mmmrkl

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    441
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

mmmrkl Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  1. Bütün bu yazdıkların yazım dilinde doğru olabilir, fakat Kur'an oturup,imlâ kurallarına göre yazılmış bir kitap değil, o anki olaya binaen muhatabına hitapediyor; dolayısıyla bu tür iletişimin olabileceğine inanıyorum ben.
  2. Verdğiniz örnek, bir matemaik, bir kesin yargı taşıyor; Kur'an'ın tefsirinde ise 1400 yıl önce yaşamış bir toplumun dilini,kütürünü anlamaya çalışmak var, kesin yargı yapamıyorsunuz matematik gibi. O zamanki toplumun insanları gayet iyi anlıyorlardı, çünkü kendi dilleri, kendi gelenekleri, kendi coğrafyaları... Tanrının varolup olmamasın konusuna gelince, her zaman olan bir tartışma.Sanırım siz kendinizden başka düşünülebileceğinin farkında değilsiniz ki, tahkir edici sözlerle kendinizi avutuyorsunuz.
  3. Metin bir tane, yorum çok; gayet normal herkesin aklı farklı düşünüyor. Âyetlerin farklı yorumları olur, doğrusunu sen seçersin. Zaten problem bu: Allah var mı, yok mu, Big Bang bir başlangıç mı değil mi, evren yaratıldı mı ezelî mi?... Sen inanmyorsun diye herkes senin gibi mi düşünsün? Ceza tehdidine maruz kalanlar inanmayanlar değil, hem inanmayıp hem saldıranlar. Kara cahil insanlar için, gözdağı vermek,yaptırımın ilk basamağı değil midir? Muhatabın insan değil mi? Elbette hitap ettiğine göre davranırsın. Hayır kıvırma yok, samimî yazıyorum.
  4. Yapma bunu! Bu ibareler Kur'an'dan değil, tahrif edilmiş Tevrat'tan! ''yevm'' kelimesi, Arap dilinde ''devir,dönem'' anlamına da geliyor. ''Bin yıl'' çokluktan kinayedir, ''binlerce,onbinlerce...yıllık zaman dilimi demek.
  5. Sanıyorum bunu ''...ebedi kalırlar veya kalacaklar'' ibarelerinden etkilenerek yazıyorsun; oradaki ''ebedi'' sözü ''çok uzun zaman'' olarak düşünülmeli; çünki ebedi olan sadece Allah'tır. O gün için, konuşma dilinde, ''ebedi'' derken, kesinlikle çok uzun zaman kasdediliyor olsa gerek. Tehdit tabiki olur, biz de benzer şekilde, uyarırken en azılı şeylerle tehdit etmiyo muyuz?
  6. Bütün bunların bir şekilde izahının olduğunu düşünüyorum ben. Üstelik bunlar Kur'an'da, toplasan birkaç cümlelik yer kaplıyor; halbuki Kur'an, bize Allah'ı tanıtıyor her yerinde. Siz bardağın boş tarafına bakıyorsunuz, ben ise dolu tarafına.
  7. Zaten ben Kur'an'ı bir masal olarak görmene katı bir önyargı dedim.
  8. Sevgili ilkeli, altı gün, altı devir demek; yani yaradılış altı devirde, altı aşamada oldu demek; artık ''yevm'' kelimesinin sadece gün değil, devir anlamına geldğini de öğrenin. Bunun çok önemli olduğunu düşünmüyorum; ...görmezler mi formunda çevrilebilir.
  9. Sanki o zamanı yaşamış biri gibi yazmışsın, mucizevî bir âyet olmadığını nereden biliyorsun? ''Aklım bunu almıyor' diyeceksin. Bu cevap sadece katı bir önyargıdan kaynaklanıyor, Allah'ın varolmadığı yargısından, yoksa saf ve önyargısız akıl bu kadar katı ve seçeneksiz olmamalı.
  10. Sevgili kardesim, bu âyeti aktararak, demek istediğini pek anlayamadım; bence, bu âyet, gelecekteki inkâr edenlere hitap ediyor.
  11. Arkadaşlar, Sorun şu: Siz bardağın boş tarafına bakıyorsunuz, zaten sadece Kur'an'a bakarak,ilk bakışta, her gerçekliği bilmek mümkün olmuyor; sorular aynı olunca, cevaplar farklı olamazki!... Evrene bakınca, sahipsiz, kendi kendine meydana çıkmış, kendi kendine işleyen bir mekanizmayı reddeden bir akıl ile reddedemeyen aklın münazarası olarak düşünmek lâzım.
  12. Kur'an hakkındaki iddialara cevap yazıyorum, fakat karşı cevap alamıyorum. Bu, iddiaların köksüz, önyargılı olduğunu gösteriyor.
  13. ''Evreni yoktan, üstün bir akıl tarafından yaratıldığını, evrenin genişlediğini, insanın alâktan yaratıldığını, ana karnındaki yaradılış hallerini, insanın sudan yaratıldığını...vs. kimse bilmezken, bu Kitap kendi uslûbunca yazmıyor mu?'' demiştim. İşte âyetler: O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. (Enam 101) Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz. (Zariyat 47) İnsanı bir alaktan yarattı. (Alak 2) O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30)
  14. 'Kuranla çelişen hadis bulamazsınız ve kuranla çelişmeyen hadis de bulamazsınız' demişsin, pek anlamadım; neyse. İşte sana Kur'an'la çelişen bir hadis: Hz. Ebû Hüreyre r.a. Anlatıyor: “Resûlullah a.s.v. buyurdular ki: Sizden biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın.” (Buhari, Itk 20, Müslim, Birr, 112, (2612). ) Müslim’in ifadesinde şu ziyade var. “... Zirâ Allah Âdem’i kendi sûretinde yaratmıştır.” ( K.S. 3483 Cilt 10 Baskı 1990) Ve işte sana Kur'an'la çelişmeyen bir hadis: Bir hayra vesile olan, o hayrı işleyen gibidir. (Tirmizi)
  15. Yazdıklarını bilgim, aklım ölçüsünde cevaplamaya çalışayım: Cennet-Cehennem sonsuz mu? Olamaz, çünkü sonsuz olan ancak Allah'tır. Sonsuzluğu ifade eden ''ebedî'' kelimesi, o günlerde ''kesinlikle,katiyen'' gibi bir anlamda olsa gerek, Kur'an'ın başka yerlerinde benzer anlamda kullanımlar var.Dillerin canlı olduğunu, 'etimoloji' diye bir blm dalı olduğunu biliyoruz. Kafirlerin, inanmayanların sonsuza kadar Cehennem'de kalması diye birşey yok, Kur'an'da kastedilen kafirler, inananlara saldıranlardır; zaten Cennet- Cehennem çeşitli derecelerde, sadece bir yangın olarak algılamak saçma. ''Hür-köle'' konusuna gelince: Bunlar, o günün toplumunda önceden yerleşmiş bir kurum, İslam bunu kaldırmaya çalışıyor. Böyleyken, bu insanlıkdışı uygulamayı İslam'a maletmek çok insafsızca. *Muhammed'e tüm kadınlar helaldir- torpil ! Nikah yapmadıkça ve nikah çağında gelmedikçe kimseyle evlenemezsin, evlenmenin nesi kötü?! *Adet görmemiş kızlar eşiniz olabilir (küçük kızlar dahil) Yanlış anlam veriliyor ''Adet görmeyen'' derken, birşekilde adet göremeyen kadınlar kastediliyor olsa gerek, orada 'kızlar' ibaresi yok. *Ahirette erkeklere şarap-kadın hepsi var; kadınlara hiçbirşey yok. ..vs..vs. Hayır kadın-erkek ayırımı yok; ''Huri'' kelimesi hem erkeği hem de dişiyi ifade ediyor, erkek için ne varsa kadın için de o var.''Şarap'' kelimesi de lezzetli içecek demek, şerbet gibi, sarhoş edici, sufli içecek değil.