BUKET

KURANDA AKIL VE KALP AYRI AYRI VARDIR

Bu konuda 189 ileti var

İşte akıl ile ilgili ayetlerden bazıları:

Bakara(*) Sûresinin 76 . Ayetinde

Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”

Bakara(*) Sûresinin 269 . Ayetinde

Allah hikmeti70 dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

Not: Hikmet, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaya yarayan derin ve yararlı bilgi demektir. Hz. Peygamber yararlı bilgi istemeyi tavsiye etmiş, bizzat kendisi de Allah’tan bu dilekte bulunmuştur.

Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde

O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Âl-i İmrân(*) Sûresinin 190 . Ayetinde

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

Enfâl(*) Sûresinin 22 . Ayetinde

Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

Yûnus Sûresinin 42 . Ayetinde

Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?

Tâ-Hâ Sûresinin 128 . Ayetinde

Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kalp kelimeside birçok ayette kullanılmış. Bazen aklı çağrıştıracak kullanımları var. Ancak esas anlamı insanın anlayışını ve duygularını vurgulaması. İnsanda bazen akıl öndedir bazen duygular. İnsan aptalca akıl yürüterekte birçok iş yapar. Aklını yerinde kullanarakta yapar. Ancak kalben birşeyi sevmek, benimsemek ve yakınlık duymak vardır. Kalben bir eğilim taşımak vardır. Bu insan aklına çok etki eder. Bir insan birşeyi severse tavrı çok başkadır sevmezse çok başka. Kuranda bu sebeple Allahın kalplere olan etkisinden bahsedilir. Zaten Allah diler sevdirir diler sevdirmez. Bunda insanların yaptıkları ve söyledikleride etkili oluyor anlaşılan. Ayetlerde bu var.

Âl-i İmrân(*) Sûresinin 103 . Ayetinde

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

Âl-i İmrân(*) Sûresinin 156 . Ayetinde

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Nisâ(*) Sûresinin 155 . Ayetinde

Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah’ın âyetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve “kalplerimiz muhafazalıdır” demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.30

Not: Âyetin son cümlesi, “onların pek azı inanır” veya “onlar pek az inanırlar” şeklinde de tercüme edilebilir.

Nisâ(*) Sûresinin 156,157 . Ayetinde

Bir de inkarlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryemoğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Yûnus Sûresinin 57 . Ayetinde

Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.

Enfâl(*) Sûresinin 62,63 . Ayetinde

Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah’tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır.Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz o mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tevbe(*) Sûresinin 8 . Ayetinde

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Tevbe(*) Sûresinin 77 . Ayetinde

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için o da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Tevbe(*) Sûresinin 127 . Ayetinde

Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.

Ra’d Sûresinin 28 . Ayetinde

Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.

Nahl Sûresinin 22 . Ayetinde

Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Görüldüğü gibi kalp kelimesi akıl yerine kullanılmamıştır. Düşünme organı kalp olarak değerlendirilmemiştir. Kuran beynin ve kalbin organ olarak işlevlerinden bahsetmiyor. Kuran insanların aklına hitap ediyor ve kalplerine şifa oluyor. Çünkü kalbin huzura ve şifaya ihtiyacı vardır. Kuranın hitabı inanmayanların kalbine sıkıntı veriyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Düşünme organı kalp olarak değerlendirilmemiştir.

:)

''Andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır; düşünmezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. Onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hatta daha da sapıktır onlar. Onlardır gaflette kalanların ta kendileri.''

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bağlantı şahtı şahbaz oldu, cübbeli modunda ayet yapıştırmaya başladı...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26

Not: Âyette sözü edilen kimseler, kendilerine verilen bu yetenekleri kötü kullandıkları için, cehennemlik olmuşlardır. Allah, bunların böyle davranacaklarını ezelde bildiği için, onları “cehennemlikler” olarak belirlemiştir.

Sangre, ayetin doğrusu böyle. Bak bakalım burada öyle mi? Nereden buldun bu meali bilmiyorum. Benim getirdiklerim diyanetin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26

Not: Âyette sözü edilen kimseler, kendilerine verilen bu yetenekleri kötü kullandıkları için, cehennemlik olmuşlardır. Allah, bunların böyle davranacaklarını ezelde bildiği için, onları “cehennemlikler” olarak belirlemiştir.

Sangre, ayetin doğrusu böyle. Bak bakalım burada öyle mi? Nereden buldun bu meali bilmiyorum. Benim getirdiklerim diyanetin.

''Kalpleri vardır, bununla düşünmezler''

''Kalpleri olup da bunlarla anlamayan''

Bu iki meal arasında ki farkı açıklarmısın rica etsem :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

22/46 E fe lem yesıru fil erdı fe tekune lehüm kulubüy ya'kılune biha ev azanüy yesmeune biha* fe innehü la ta'mel ebsaru ve lakin ta'mel kulubülletı fis sudur

Koyu kısım kalbleriyle akletmek demek.

22/46 Düşünen beyinlerle ve işiten kulaklarla yeryüzünü dolaşmadılar mı? Gerçek körlük, gözlerin körlüğü değil; göğüslerdeki gönüllerin körlüğüdür.

Bak Edip amcan düşünen beyin çevirmiş kalbi beyin yapmış mealinde.

Kuran'da akletme organı kalptir ayetlerle sabittir.

Boş ve zırva bir çalışma olmuş seninkisi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Akıl ile beyin aynı şeyler değildir.Ayetlerde beyin geçimiyor ki.

Yine aynı hata işte, aklın kalpte olduğunu ima ediyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Ayrıca kalbin sevmek, benimsemek, yakınlık duymak gibi her hangi bir işlevi yoktur..

Kalbin işlevlerini görmek için bknz; http://tr.wikipedia.org/wiki/Kalp

Duyguların sadece hormonlardan kaynaklandığını kim ispat etmiş? Ateistler böyle diyor diye böyle olmak zorunda değil. Kalpte olsun beyinde olsun insan duygularının nereden ve nasıl kaynaklandığı daha çözülememiş bir durumdur. Hormon falan duyguları açıklamaya yetmez. Çoluk çocuk lafı bunlar.

Getirdiğin kaynak kalbin organ olarak işlevini anlatıyorsa duygu olayı çözüldü mü yani? Böyle basit ve küt yaklaşımlarla gelme. Komik oluyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayrıca bilimsel olarak, kalbim işlevlerini sayarmısın??

Yazında sevmek, yakınlık duymak, benimsemek gibi işlevlerinden bahsetmişsin.. Kalbin bu işlevlerini kanıtlayacak her hangi bir kaynak var mı??

Benim bildiğim, yukarıdaki saydığın şeylerin tümünü yapan beyindir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O verdiğin ayetlerde ki akletmezler mi kalb in akletmesinden bahseder..

Öyle kolaya kaçmak yok..

Sizler 21 yy da akletmek deyince bunu beyinle ilişkilendiriyosunuz..

Bedevi MUHAMMED DÖNEMİNDE BU İŞİ YAPAN ORGAN Kalptir..

Bizlere akletme işini beynin yaptığını söyleyen ayet getirmen lazım...

Sangre kalple düşünülüp akıl edildiğine dair açıkça ayeti getirdi suratınıza çarptı..

Sizlerde beyinle akıl edildiğinden bahseden ayet getiriniz..

Buyurun o Bedevi zırvalığı kitap sizin kitabınız...

Bekliyoruz..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Duyguların sadece hormonlardan kaynaklandığını kim ispat etmiş? Ateistler böyle diyor diye böyle olmak zorunda değil. Kalpte olsun beyinde olsun insan duygularının nereden ve nasıl kaynaklandığı daha çözülememiş bir durumdur. Hormon falan duyguları açıklamaya yetmez. Çoluk çocuk lafı bunlar.

Getirdiğin kaynak kalbin organ olarak işlevini anlatıyorsa duygu olayı çözüldü mü yani? Böyle basit ve küt yaklaşımlarla gelme. Komik oluyor.

Kim demiş çözülememiş diye.. Sen böyle diyince doğru mu oldu şimdi :)

Kalbin organ olarak işlevinden başka, ne gibi bir işlevi var?? .. Ben de diyorum ki sevmek, benimsemek işlevlerini yerine getiren aslında akciğerdir.. Eee ne oldu?? Bu mu bilimsellik şimdi!?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kalp diye arattım 121 sonuç çıktı.,

Akıl diye arattım 37 sonuç çıktı.

Beyin diye arattım 3 sonuç çıktı.(3 kelimede beyinsiz :D yani kastedilenin beyin organı ile aslında alakası yok salak demek gibi )

Birde ayetlere bakalım;

Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar. (tevbe-87)

Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar. (münafikun-7)

And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir.(A'raf 179)

Gördüğünüz gibi anlayan organ hep kalp olarak geçiyor. Bize beyin diye öğrettiler bu yaşıma kadar beynimle anladığımı sanıyordum, kalp kan pompalar dediler yanlış mı acaba bu yaşıma kadar kandırıldım mı? :)

tarihinde BooKLeSS tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
''Kalpleri vardır, bununla düşünmezler''

''Kalpleri olup da bunlarla anlamayan''

Bu iki meal arasında ki farkı açıklarmısın rica etsem :)

Kalp için anlayış diye belirttim zaten. İnsan duygularınında bir yapısı vardır. Yani bir anlayış yapısı vardır. Bir tarzı vardır duygulanmanında insanlarda. Anlamak düşünce ile olur. Ama kalbinde bir anlayışından bahsetmek mümkündür. Zaten insanda akıl ve duygu karışması yaşanan bir durumdur. İkisinin çekişmesi yada uzlaşması bilinir. Bu sebeple bence karışık bir durum yok Kuranda.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Emosyon hallerinde epinefrin salgısı taşikardi ve çeşitli diğer aritmilerin sebebidir... Aritmiler kalpte çarpıntı olarak hissedilir... Yani zihinsel faaliyetlerimizin sonucu olarak ortaya çıkan bir çarpıntı-vuruntu hali söz konusudur... 7. yy bilgisiyle düşünme organı olarak kalbin sayılması bu sebeple normaldir... Beyin eski Mısır medeniyetinden beri faydasız bir organ olarak görülmüş ve ölü bedenlerden mumyalama öncesi boşaltılmıştır...

Kur'an'da "beyin" yoktur; hala ona inananlarda ise varlığı şüpheli ve şaibelidir..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Duyguların sadece hormonlardan kaynaklandığını kim ispat etmiş? Ateistler böyle diyor diye böyle olmak zorunda değil. Kalpte olsun beyinde olsun insan duygularının nereden ve nasıl kaynaklandığı daha çözülememiş bir durumdur. Hormon falan duyguları açıklamaya yetmez. Çoluk çocuk lafı bunlar.

Getirdiğin kaynak kalbin organ olarak işlevini anlatıyorsa duygu olayı çözüldü mü yani? Böyle basit ve küt yaklaşımlarla gelme. Komik oluyor.

Bilimsel metod ile , deneylerle ve gözlemle elde edilen bilgiler "küt", ama senin kıçından tombala usulü edindiğin bilgiler(!) güvenilir ve duyguları açıklar nitelikte...O da iyi.

Sana endorfin enjekte etsek sence duygularına ne olur bağlantı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
O verdiğin ayetlerde ki akletmezler mi kalb in akletmesinden bahseder..

Öyle kolaya kaçmak yok..

Sizler 21 yy da akletmek deyince bunu beyinle ilişkilendiriyosunuz..

Bedevi MUHAMMED DÖNEMİNDE BU İŞİ YAPAN ORGAN Kalptir..

Bizlere akletme işini beynin yaptığını söyleyen ayet getirmen lazım...

Sangre kalple düşünülüp akıl edildiğine dair açıkça ayeti getirdi suratınıza çarptı..

Sizlerde beyinle akıl edildiğinden bahseden ayet getiriniz..

Buyurun o Bedevi zırvalığı kitap sizin kitabınız...

Bekliyoruz..

Mealler çeşit çeşit. Ben diyanetinkine bakarım. Hatta onda bile yanlışlar olabilir. Herkesin yaptığı meal kendini bağlar. Birileri bir mealde böyle dedi diye aslı öyle olmak zorunda değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Ama kalbinde bir anlayışından bahsetmek mümkündür.

Burası masal yazma yeri değil arkadaşım..

Ben de diyorum ki sevmek, benimsemek gibi işlevleri akciğer yapar..

Bu iddiamı doğrulayacak her hangi bir kanıtım var mı, yok!?

O zaman masal anlatmamak ve susmak en iyisi.. Ne dersin?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'ın hiçbir ayetinde beyin diye bir organdan bahsedilmez.O çağlarda düşünme ve akletme organı olarak kalp biliniyordu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Duyguların sadece hormonlardan kaynaklandığını kim ispat etmiş? Ateistler böyle diyor diye böyle olmak zorunda değil. Kalpte olsun beyinde olsun insan duygularının nereden ve nasıl kaynaklandığı daha çözülememiş bir durumdur. Hormon falan duyguları açıklamaya yetmez. Çoluk çocuk lafı bunlar.

Getirdiğin kaynak kalbin organ olarak işlevini anlatıyorsa duygu olayı çözüldü mü yani? Böyle basit ve küt yaklaşımlarla gelme. Komik oluyor.

Bağlantı, insanlara vakit kaybettirmeye devam ediyorsun... Anlamamazlığa mı getiriyorsun yoksa hakikaten mi anlamıyorsun sana tane tane anlatılanları?... Eğer ikincisi ise vah yazık sana...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Emosyon hallerinde epinefrin salgısı taşikardi ve çeşitli aritmilerin sebebidir... Aritmiler kalpte çarpıntı olarak hissedilir... Yani zihinsel faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ortaya çıkan çarpıntı hali söz konusudur... 7. yy bilgisiyle düşünme organı olarak kalbin sayılması bu sebeple normaldir... Beyin eski Mısır medeniyetinden beri faydasız bir organ olarak görülmüş ve ölü bedenlerden mumyalama öncesi boşaltılmıştır...

Kur'an'da "beyin" yoktur hala ona inananlarda ise varlığı şüpheli ve şaibelidir..

En mantıklı yaklaşım budur..

Daha önceden herakles bu konuyu açmıştı ve bana en yakın gelen yanıtı yazmıştım.. Şimdi de Andromeda yazmış.. Aklın yolu bir!

Bir çok olay, kalbimizin ritmini değiştirir.. Ve heyecanlanmamıza, üzülmemize neden olur..

Zamanın insanları da bu ritim değişikliğini çok farklı şekillerde değerlendirmiştir..

Kuran'daki anlatım da, bu düşünüşün sonucudur.. Ama tabii ki, modern bilimde kabul edilmeyen bir görüştür :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran beyni nasıl bilmiyormuş Euclid? Bilmese beyinsiz kelimesi ne arasın içinde? Ama beyin değil akıl önemli tabii insanlara hitap ederken. Çünkü beyni olup aklı iyice kıt olan yada hastalıklı çalışan insanlar var. Din akıl sahipleri içindir. Siz gerçekten sadece kendinize göre yorumlayarak bu yargılara varıyorsunuz. Bence insanlar sizin söylediklerinize araştırmadan inanmamalı.

En’âm Sûresinin 140 . Ayetinde

Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

A’râf Sûresinin 155 . Ayetinde

Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden bir takım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.

Cin Sûresinin 4 . Ayetinde

“Demek bizim beyinsiz olanımız Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş.”

tarihinde BUKET tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Kuran beyni nasıl bilmiyormuş? Bilmese beyinsiz kelimesi ne arasın içinde? Ama beyin değil akıl önemli tabii insanlara hitap ederken. Çünkü beyni olup aklı iyice kıt olan yada hastalıklı çalışan insanlar var. Din akıl sahipleri içindir. Siz gerçekten sadece kendinize göre yorumlayarak bu yargılara varıyorsunuz. Bence insanlar sizin söylediklerinize araştırmadan inanmamalı.

En’âm Sûresinin 140 . Ayetinde

Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

A’râf Sûresinin 155 . Ayetinde

Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden bir takım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.

Cin Sûresinin 4 . Ayetinde

“Demek bizim beyinsiz olanımız Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş.”

Bu ayetlere BEYİNSİZ çevirisi son yıllarda özellikle Türk mealcilerce verilmiştir.Ayetteki Sefiyh kelimesi APTAL, BUDALA demek.Beyin adlı organa hiçbir zaman atıf yapmaz.

Selamlar.

tarihinde euclid tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Çünkü beyni olup aklı iyice kıt olan yada hastalıklı çalışan insanlar var.

Vallaha var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.