mantik

Türkiye'de Ateizm

Bu konuda 47 ileti var

İnternetten önce Türkiye'deki ateist fikirler belli başlı birkaç isim dışında (Turan Dursun ve İlhan Arsel) neredeyse mevcut değildi. Bu kişiler de açıkça islami kaynaklara dayalı yazdıkları için ve felsefi bir anlamda ateist fikirlerin dile getirilmesinden ziyade, islam dininin insan yapısı olduğu noktasına vurgu yaptıkları için fikirleri bu kadar duyulmuş ve dikkat çekmişti.

Evrenin varlığından bir Tanrı'nın sorumlu olup olmadığını bilimsel ve felsefi anlamda sorgulayan başka bazı yayınlar ve kitaplar olmasına rağmen, açıkça ateist düşüncenin ve felsefenin tanıtımı ve savunusu neredeyse mevcut bile değildi diyebiliriz. Ya da mevcut idiyse bile, sadece bu tür derin kitapları okuyup takip edebilecek çok kısıtlı bir kesime ulaştığı için, Türkiye'de ateizm çok zayıftı diyebiliriz.

Son 10 yıldır ise, internetin verdiği imkanlar sayesinde, en azından sanal ortamda gözle görülür bir ateist yapılanma gerçekleşmiştir.

Ateist fikirler ilk defa cesurca, ifadeleri gereksiz yere yumuşatmaya gerek kalmadan, olduğu gibi ve net olarak insanlara ulaştırılabilmektedir.

Bu cesur yaklaşımın ise, karşı taraftan gelebilecek itirazların ne derece çürük olduğunu takip eden çoğu objektif kişiye açık olarak gösterdiği söylenebilir.

Teist fikirlerin ateizm karşısında denk farzedilmesi ve insanların dini dünya görüşü ve bakış açısını elle tutulur birşeyler zannetmeleri, ateist fikirlerin daha önce cesur olarak ifade edilememiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Din karşıtı fikirler toplum önünde çekinerek ve yumuşatılarak sunulmak zorunda kalınmıştır çoğu zaman. Hatta ateist olduğu açık olan pek çok aydın, gazeteci ve yazar yorumlarına önce bir islamı överek başlamak durumunda hissetmiştir kendilerini çoğu kez. İslama saldırmamış fakat laikliği savunmuşlardır. Fakat bu tarz bir laiklik savunusunun da zayıf kalacağı açıktır. Çünkü karşı tarafın tezleri, muhafazakar halka daha ikna edici görünecektir o zaman. Eğer islamın iyi ve güzel bir din olduğu ve ilahi olduğu açıksa, o zaman hangi gerekçeyle laiklik savunulabilir ki?

Karşı tarafın fikirleri daha mantıklı olur o zaman. Onlar ne diyor? Diyorlar ki, kuran Allah katındandır. İnsanlar hata yapar ama Allah yapmaz. İnsan yapısı düzeni mi seçeceksiniz, Allah yapısı olanı mı?

Bu teze güçlü ve mantıklı bir itiraz mümkün olmaz, eğer lafa islamı överek başlarsan.

Durum net olarak, olduğu gibi söylenmelidir. Bunun ise net bir ateist söylemden başka bir yolu yoktur. (Ya da ateist değilse de non-teist söylem diyelim ki agnostik ve deistleri falan da kapsasın).

Bu yüzden, ateist hareketin güçlenmesi, sadece sanalda kalmayıp başka alanlara da yayılması önemlidir.

Tabi ateist dernekler, TV kanallarında ateist içerikli programlar ve ateist radyolar, vs gibi fikirler Türkiye ortamında ne kadar gerçekçidir tartışılır.

Fakat bunlara kalkışılmazsa, insanların bu fikirlere tolerans edebilecekleri durumun ortaya çıkmasına da imkan yoktur. İnsanlar, ateizme bilmedikleri için karşıdırlar. Ateizmin bir tür sapık düşünce, ahlaksızlığa yol veren bir bakış açısı, vs olduğu gibi fikirler muhafazalar kesim içinde yaygındır. Bunlar ise cahillikten ve ateizm aleyhine propaganda yapan dinci kesimin sesinin bizimkine göre çok daha güçlü duyulmasından kaynaklanmaktadır.

Bu cehaletin ortadan kalkması da yine bu bahsettiğim çabalarla olur. Bunun başka yolu yoktur. Sihirli bir şekilde, bir anda insanların artık bu fikirlere tolerans gösterecekleri bir durumun oluşması mümkün değildir.

Fakat bu konuda işimiz zordur. Kendi adıyla, sanıyla, gerçek kimliğiyle, çekinmeden gerçek hayatta ateist kimliğini kabul edip bu konuda konuşacak ve söylem verecek kişiler bulmak zordur. Çünkü, toplumun bu fikirlere tolerans gösterecek duruma gelmesinden önce, pek çok cesur kişinin büyük zorluklar çekeceği, belki hayatlarının tehlikeye gireceği açıktır. Bu toplum, dine aykırı laf edenlerin kafasına kurşun sıkabilecek ve sonra da bunu alkışlayabilecek mentalitedeki insanlarla doludur.

Birileri bu riski göze almadan, bu konuda bir gelişme olmaz. Bu konuda bir gelişme olmadan ve insanlar kendilerini güvende hissetmeden de birilerinin kalkıp cesurca bu riskleri almasına imkan yoktur. Yani ortada bir kısır döngü var. İçinden ise nasıl çıkılacağı meçhuldür.

Bunun nesiller sürecek yavaş bir iyileşme ve fikirsel evrim dışında bir yolu yok malesef. Zamanında Spinoza takma isimle yazıyordu dine aykırı eserlerini.

Bizlerin de şu anda internette yaptığımız buna benzer. Fakat sadece bu yolla bu iş istenilen düzeylere gelmez, gelemez. Gerçek kimlikle ortaya çıkamamak, büyük bir zayıflıktır. Aynı zamanda da, karşı kesime bir propaganda imkanı vermektedir: "Bakın bu kişiler ateist olduklarını toplum içinde itiraf bile edemiyorlar, demek ki kabahatli olduklarının farkındalar, sapık bir fikri savunduklarının farkındalar", vs diyerek. Kendi güvenliğinden çekindiği için böyle davranmak zorunda kalan kişinin bu tavrını, yasalara aykırı birşey yaptığı için yasalardan kaçıyor gibi bile gösterebiliyorlar. Bu durum karşı propagandada onlara bir koz vermektedir.

Örneğin sitemizin orijinal adresine (ateizm.org) erişimin Türkiye'den yasaklandığı dava için de aynı şey olmuştu ve gerçek kimlik olmadan mahkeme karşısına çıkıp, bu kararı geri çevirtmek mümkün olmadığından, bu kararın devamına razı olunmuştu. Halbuki bu karar, sadece bir ihtiyati tedbir kararıydı. Yani, şikayet konusu olan bir sitenin, içinde gerçekten kanuna aykırı birşey olup olmadığına karar verilene kadar, tedbir mahiyetinde kapatılması olayıydı bu. Ama rakibimiz olan kesim, sanki site hüküm giydiği için engellenmiş olduğu gibi bir propaganda yapabiliyorlar böyle bir durumda. Normal vatandaş da böyle görme eğiliminde oluyor tabi durumu. İşin aslını bilmeden, bilmesine de imkan olmadan.

Bereket o dönemde, bir uluslararası kampanya başlatarak, böyle bir eylemin demokrasiye ve fikir hürrüyetine ne derece aykırı olduğunu herkese gösterebilmiş, oyunlarını bozmuş, benzer bir eyleme tekrar kalkışmalarını biraz daha caydırıcı bir hale getirebilmiştik.

Geçenlerde, yine malum kesimin (HY taifesi) şikayeti ile site için yine bir dava açılmaya çalışılmış, fakat dava sanal kişilere açılamayacağı için, davanın hedefi yapılacak birileri harıl harıl aranmış, sonunda yasa dışı elde edilen bazı bilgilerine dayanarak, Türkiye'den siteye giriş yapmış birileri bulunmuş ve sitenin yöneticisi oldukları ithamıyla bu kişiler dava edilmiştir.

Halbuki, sitenin sahibi Hacı'nın iğneli bir başlıkta duyurduğu gibi, sitemiz ABD'de host edilmektedir, yönetimi ABD'dedir. ABD'deki bir siteye ise Türkiye'de dava açılamaz. Sitenin içeriğinde ABD kanunlarına aykırı bir yön varsa, bunun tespiti ve soruşturması ABD savcılarınca, ABD'de yapılmak durumundadır.

Dolayısıyla, buldukları ve ulaştıkları kişiler her kim iseler, bu kişilerin site yönetimi ile ilgileri olmadığından, açıldığı söylenen davanın ilk celsede düşeceği büyük bir ihtimaldir. Fakat bu, bu sitenin ne derece ses getirdiğinin ve susturmak için malum kesimin artık site katılımcılarının peşine düşecek düzeyde çizmeyi aştığının bir göstergesidir.

Türkiye'de ateist fikirlere olan tahammülün de ne kadar düşük olduğunun göstergesidir.

Gönül isterdi ki, gerçekten site yöneticilerini bulup dava etmiş olsunlar ve onlar da çıkıp bizim sitemizde yanlış birşey yoktur diyerek göğüslerini gere gere bu siteyi ve içeriğini savunabilsinler. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin fikir özgürlüğü konusundaki mevcut ilkel yaklaşımı, ve mevcut yasaların ya içeriğinin ya da yorumlanışının fikir özgürlüğüne engel teşkil edebilmesi gibi durumlara rağmen, bu sitede yasalara aykırı birşey bulmakta güçlük çekecekleri açıktır.

Ki eğer bulurlarsa, bu sadece Türkiye Cumhuriyetinin sözkonusu yasalarının veya bunların yorumlanışının ilkelliğini gösterecektir. Yoksa bu sitenin içeriğinde tuhaf birşeyin olduğunu değil.

Bu site, yabancı pek çok ateist siteye kıyasla daha bile uysal ve sakin bir içeriğe sahiptir.

Din karşıtı içerik, veya islama hakaret (her ne demekse) eğer Türkiye'de bir suçsa, o zaman bizim siteden önce, içeriğinde islama çok daha şiddetli saldırılar bulunan pek çok yabancı sitenin peşine düşmeliler. Eğer internet yoluyla ulaşılan yabancı sitelerdeki ateist içerik, gerçekten Türk kanunlarına aykırı ise, bu tür sitelerin sayısı o kadar çoktur ki, o zaman tüm interneti Türkiye'ye kapatmaktan başka çareleri yoktur. Zaten bu gidişle olay oraya gidecektir, çünkü Youtube'a, wordpress'e, Richard Dawkins'in sitesine tahammül edemeyen AKP yönetiminin internet sansürünü İran'ın uyguladığı düzeyin bile üstüne çıkarmaktan başka bir çıkar yolu yoktur, eğer bu yoldan devam etmeye kararlılarsa.

Tabi işin bir de uygar ve mantıklı yolu vardır ki, o da bu içerikleri artık tolerans edebilecek bir olgunluğa ulaşmak ve bu tür konularda açılan davaları, daha açılış sırasında reddetmek. Çünkü davalar, gerçekten yasalar gereği olduğu bile şaibeli olan gerekçelerle açılmaktadır ve maksadın aslında insanları ve ateist kesimi rahatsız etmek olduğu açıktır. Eğer bu davaların açılabilmesine imkan veren yasalar gerçekten varsa Türkiye'de, AB üyeliği hayalleri kuran Türkiye'nin zaten bu yasaları da değiştirmesi gerekmektedir.

Dinci zihniyet, antidemokratik ve çağdışı bir anlayışı savunmak zorunda hissediyor kendisini. İşte AKP'nin temsil ettiği islamcı bakış açısı ancak bu kadar demokrattır.

Gazete sahiplerine, maaşını ödediğiniz yazarlara engel olun, huzursuzluk çıkarmasınlar diyebilen bir zihniyettir bu (darbe girişimi iddiasına ikişkin son olaylardan sonra). Bu kişilerin demokratlığına ne kadar güvenebilirsiniz?

Türkiye'nin ateist fikirlere her zamankinden fazla ihtiyacı var şu anda. Cesur bir şekilde, mümkünse kendi adı ve kimliğiyle, Türk kamuoyu karşısında ateist fikirleri duyurup savunabilecek insanlara ihtiyaç var.

Bu sitenin katılımcılarına buradan sesleniyorum. En azından kendi yakın çevrenizde, lütfen bu konularda aktif olun. Cesurca konuşun ve fikirlerinizi söylemekten çekinmeyin.

Ülkenin geleceği, bizim gibi aydın fikirlilerin cesaretine bağlıdır.

Bizler dogmatik despotlardan daha cesur, veya en az onlar kadar cesur olamadığımız sürece, ülkenin ilerlemesi mümkün değildir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

iranda bizden daha çok ateist var.Bizde %9 onlarda %16 dinsizlik oranı bir araştırma vardı.Ateistliğin yasak olduğu bir ülkede %16 ateist varsa ve laik cumhuriyette %9 ateist varsa bu %9 ülkeyi derhal terketmelidir geleceklerine yazık.

tarihinde Matadorlar tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bence de terket sen matador.

Türkiyede dinsiz sayısı sanıldığından çok daha fazla,sadece sesleri çıkmıyor,onları tanımıyoruz.Cesaretlendirmek lazım.

Ben aileme ateist olduğumu söyleyemiyorum,söyleyemem korkumdan değil,üzülmelerini önlemek için.Ama arkadaşlarıma rahatça söylüyorum.

Birçoğu da benim fikirlerimle sorgulamaya başladı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mantık yazdık yazı baştan sona ateizmin dinini övmeye , göklere çıkarmaya yönelik bir propagandadan başka birşey değildir...

Asıl sorulması gereken şudur...

Bir ateist için ateizmin yayılması neden bu kadar önemlidir...

Örneğin bir Müslüman için Müslümanlığın yayılması, dünyada hakim olması, Türkiye'de hakim olması en önemli bir vazifedir. Çünkü bu din bunu emrediyor. Bir ateistin çıkıp bunu dilemesi açıkçası beni acayip düşündürüyor.

Bir Müslüman dinini yaymak için çeşitli propagandalar, faliyetler yapabilir ama bir ateist bunu yapıyorsa dinleri terkederek özgür olduğunu zannederek aslında başka bir dine inandığının farkında bile değildir...

Halbuki, sitenin sahibi Hacı'nın iğneli bir başlıkta duyurduğu gibi, sitemiz ABD'de host edilmektedir, yönetimi ABD'dedir. ABD'deki bir siteye ise Türkiye'de dava açılamaz. Sitenin içeriğinde ABD kanunlarına aykırı bir yön varsa, bunun tespiti ve soruşturması ABD savcılarınca, ABD'de yapılmak durumundadır.

Demişsin

Sormak istiyorum o zaman eski tartışmalarda kişiler neden Atatürk ilke ve inkilaplarına hakaretten atılma gereğini duyuldu...

Hem dini eleştiri yapamıyoruz diye ahkam kesiyorsunuz..

Biri siteyi şikayet etti ya da dava etti diye bu komik savunmayı yapıyorsunuz...

Başka biri de Atatürk'e eleştiri ya da sizin deyiminizle hakaret ettiği zaman o kişiyi siteden uzaklaştırıyorsunuz...

Siz önce bu çelişkileri düzeltin de ondan sonra ateizmin dininin propagandasını yapmaya soyunuz.

tarihinde ferditayfur tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bu forumda dine küfür etmek hos görülüyor nedense. Normal sartlarda, forum ne forumu olursa olsun küfürün yasak olmasi lazim. Millet utanmadan kisinin kutsal degerlerine hakaret ediyor kimse bisey demiyor. Bu saygisizlikdan ve kötülükden baska bisey degildir ve bazi ateistlerin karakterini apacik gösteriyor aslinda.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Asıl sorulması gereken şudur...

Bir ateist için ateizmin yayılması neden bu kadar önemlidir...

Örneğin bir Müslüman için Müslümanlığın yayılması, dünyada hakim olması, Türkiye'de hakim olması en önemli bir vazifedir. Çünkü bu din bunu emrediyor.

İnsanlar birbirini saçma sapan sebeplerden dolayı öldürmesin diye,birbirinden saçma sapan nedenlerden dolayı nefret etmesin diye.

Birbirlerini taşlamasın,birbirlerinin ellerini kollarını kesmesin diye.

Bilim ,bilgiye,bilim adamına hakettiği gerçek değer verilsin diye.İnsanlar masallarla kandırılmasın,sömürülmesin,kullanılmasın diye.

Düşünce özgürlüğü olsun diye.

Dine harcanan gayret,para ve zamanın daha iyi koşullarda yaşamamız için harcansın diye.

Cami yerine okul,hastane yapılsın diye.

İmam yerine doktor yetiştirilsin diye.

Kız çoçukları okullara gönderilebilsin diye.

Kadınlar ezilmesin diye.

Fakirlik önlensin diye.

...Daha çoook şeyler yazılabilir.

Sizin ulvi değerlerinizden çok daha ulvi.

tarihinde CEBRrail tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mantık yazdık yazı baştan sona ateizmin dinini övmeye , göklere çıkarmaya yönelik bir propagandadan başka birşey değildir...

Asıl sorulması gereken şudur...

Bir ateist için ateizmin yayılması neden bu kadar önemlidir...

Örneğin bir Müslüman için Müslümanlığın yayılması, dünyada hakim olması, Türkiye'de hakim olması en önemli bir vazifedir. Çünkü bu din bunu emrediyor. Bir ateistin çıkıp bunu dilemesi açıkçası beni acayip düşündürüyor.

Bir Müslüman dinini yaymak için çeşitli propagandalar, faliyetler yapabilir ama bir ateist bunu yapıyorsa dinleri terkederek özgür olduğunu zannederek aslında başka bir dine inandığının farkında bile değildir...

Halbuki, sitenin sahibi Hacı'nın iğneli bir başlıkta duyurduğu gibi, sitemiz ABD'de host edilmektedir, yönetimi ABD'dedir. ABD'deki bir siteye ise Türkiye'de dava açılamaz. Sitenin içeriğinde ABD kanunlarına aykırı bir yön varsa, bunun tespiti ve soruşturması ABD savcılarınca, ABD'de yapılmak durumundadır.

Demişsin

Sormak istiyorum o zaman eski tartışmalarda kişiler neden Atatürk ilke ve inkilaplarına hakaretten atılma gereğini duyuldu...

Hem dini eleştiri yapamıyoruz diye ahkam kesiyorsunuz..

Biri siteyi şikayet etti ya da dava etti diye bu komik savunmayı yapıyorsunuz...

Başka biri de Atatürk'e eleştiri ya da sizin deyiminizle hakaret ettiği zaman o kişiyi siteden uzaklaştırıyorsunuz...

Siz önce bu çelişkileri düzeltin de ondan sonra ateizmin dininin propagandasını yapmaya soyunuz.

Okuduğun yazıyı da anlamıyorsun.

Kimse siteyi şikayet etmiş değil, bunu yapamazlar zaten. Site yönetimiyle ilgisi olduğunu düşündükleri/sandıkları kişileri dava ettiler. Kullandıkları bütün yollar yasa dışıdır zaten, dava da geri tepmiştir. Amaçsa Türk ateistlerine gözdağı vermek, sindirmektir.

Mantık da bunu vurguluyor.

Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti yasalarına da uymak istememiz, siteyi değil, üyeleri korumak adınadır. Kaldı ki politik nedenlerle açılacak davaları üstlenmek gibi bir görevimiz, isteğimiz yok. Bu sitenin kuruluş amacı dinleri eleştirmek ve ateizmi anlatmak, tartışmak ise, bu konuda karşılaşılacak her türlü zorluğa, engele göğüs gerilecektir, bu zaten göze alınmıştır. Yaşadığımız ülke gittikçe gerileşen ve dine batan Türkiye'dir çünkü.

Bu açıklama Ateistcafe'de iğneli olarak bulunmaktadır.

Ben de dahil bütün inançsızlar bu forumda dinleri istediğimiz gibi eleştiriyoruz, eleştirmeye de devam edeceğiz.

Ortada bir çelişki falan yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

zavalli müslümanlar, dinleri öyle çürük ki savunacak argüman bulamiyor , bu yüzdende siteye erişimi engelletme gibi basit yollara başvuruyorlar, hepsine acıyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sormak istiyorum o zaman eski tartışmalarda kişiler neden Atatürk ilke ve inkilaplarına hakaretten atılma gereğini duyuldu...

Hem dini eleştiri yapamıyoruz diye ahkam kesiyorsunuz..

Biri siteyi şikayet etti ya da dava etti diye bu komik savunmayı yapıyorsunuz...

Başka biri de Atatürk'e eleştiri ya da sizin deyiminizle hakaret ettiği zaman o kişiyi siteden uzaklaştırıyorsunuz...

Siz önce bu çelişkileri düzeltin de ondan sonra ateizmin dininin propagandasını yapmaya soyunuz.

Kimse Atatürk'ü eleştirdiği için atılmadı bu forumdan.

Atatürk'ü eleştirenlerin diğer bazı önemli sapıklıkları da vardı.

O yüzden atıldılar. Ve atılanların hepsi ateist idi. Senin gibi Atatürk düşmanı yobazlar sadece Atatürk'e hakeret ettiği için atılmadı..

Bunu unutma.. Ve yalan söyleme...

Kimi kandırıyorsun zübük........

Biz düşünce ve inançları ne kadar sapık olursa olsun, kurallarımızı çiğnemeyenleri aramıza almaktan çekinmiyoruz.

Farklı düşünce ve inançlardan korkmuyoruz.

Kendi inanç ve düşüncelerimizin doğruluğuna bütün varlığımızla inanıyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

zavalli müslümanlar, dinleri öyle çürük ki savunacak argüman bulamiyor , bu yüzdende siteye erişimi engelletme gibi basit yollara başvuruyorlar, hepsine acıyorum.

Bence acıma. Acınacak duruma bile gelebilirsin. İslamcılar hala çok güçlü bu ülkede. Hem forumun 1 ay kadar kapalı kaldığı durumlar olmuş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanlar birbirini saçma sapan sebeplerden dolayı öldürmesin diye,birbirinden saçma sapan nedenlerden dolayı nefret etmesin diye.

Birbirlerini taşlamasın,birbirlerinin ellerini kollarını kesmesin diye.

Bilim ,bilgiye,bilim adamına hakettiği gerçek değer verilsin diye.İnsanlar masallarla kandırılmasın,sömürülmesin,kullanılmasın diye.

Düşünce özgürlüğü olsun diye.

Dine harcanan gayret,para ve zamanın daha iyi koşullarda yaşamamız için harcansın diye.

Cami yerine okul,hastane yapılsın diye.

İmam yerine doktor yetiştirilsin diye.

Kız çoçukları okullara gönderilebilsin diye.

Kadınlar ezilmesin diye.

Fakirlik önlensin diye.

...Daha çoook şeyler yazılabilir.

Sizin ulvi değerlerinizden çok daha ulvi.

Bak sevgili arkadaşım,

Kuranda bir ayet vardır: Der ki; Allah aklını kullanmayanın üstüne pislik yağdırır.

Bugün islam ülkelerinin büyük çoğunluğu bu batağın içindedir, neden, çünkü aklını kullanmayıp üstelik başka sömürücü akıllara ipotek ettirdiklerinden.

Ve bir ayet daha vardır, der ki; Sakın o yaman aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın!

Ben gibi inanırlarda bu ülkede çok var. Ve bu insanlar kurana bakıp senin gördüğünü görüyor, arada zerrece fark yok.

Ama ateist zihniyet benimle el ele vermek yerine, yobaz bir manevra ile beni dışlıyor, müslüman olmamakla hatta münafık olmakla itham ediyor.

Halbuki ben onunla aynı şeyleri istiyorum insanlık adına.

Bir insan nasıl Tanrı var diyebiliyorsa ve buna inanıyorsa, bir başkası da rahatlıkla Tanrı yok bana göre diyebilmeli ve bu düşüncesinden dolayı eleştirilemez/eleştirilmemeli.

Çünkü var ya da yok dediği bir birey değil, birebir (bizim inancımıza göre) muhatap olduğu Tanrı. Tanrı varsa o hesabını yok diyenle görür zaten, bundan bize ne.

Ama her türlü dayatmanın sonuna kadar karşı duran insanlarla, inançları ne olursa olsun boğuşmanın bir anlamı yok. Bu yüzden iyi ateistler çok fazla olmasına rağmen, ateizm inancı toptan reddettiği için topluma faydalı inanırı da red ediyor. Benim bu başlıkta tek itiraz ettiğim şey budur.

Selamlar...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuranı atıp gel bergüzar.Daha önce de konuştuk bunu, kuranı terketmeden faydalı olamazsınız.

Kuran bir kişinin olan biteni kendi aklınca açıklamaya çalışma gayretinden başka birşey değil,bunu göremiyorsunuz.

Bunun ilahi olduğunda ısrarcı olduğunuz sürece kimseye faydalı olamazsınız,farkında olmadan zararlı olursunuz.

Daha iyisi var bizde.Tanrıya inandığın için dışlamıyoruz seni, antik bir kitabı farkında olmadan dayattığın için.

tarihinde CEBRrail tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

berguzar: Kuranda bir ayet vardır: Der ki; Allah aklını kullanmayanın üstüne pislik yağdırır.

Ayet numarasını verir misin?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuranı atıp gel bergüzar.Daha önce de konuştuk bunu, kuranı terketmeden faydalı olamazsınız.

Kuran bir kişinin olan biteni kendi aklınca açıklamaya çalışma gayretinden başka birşey değil,bunu göremiyorsunuz.

Bunun ilahi olduğunda ısrarcı olduğunuz sürece kimseye faydalı olamazsınız,farkında olmadan zararlı olursunuz.

Daha iyisi var bizde.Tanrıya inandığın için dışlamıyoruz seni, antik bir kitabı farkında olmadan dayattığın için.

İşte bu yaptığın dayatma.

Ben kurandan senin insanlık için istediğinin aynısını buluyorum. Ve o kitapda seni dışlayan bir unsurda göremiyorum. Benim dinim bana, senin dinin sana diyen bir kitap var. Ve bu kitap herkesi iyiliğe ve doğruluğa çağırıyor ve insan olduğunun farkını ortaya koy diyor.

Sen bu yolda Tanrısız gidersin, ben Tanrılı giderim. Sonuçta olay Tanrıda bitiyorsa var ya da yok diyerek, Onunla ilgili konu benim dışımdadır diyorum.

Ama sen bana kuranı at gel dersen ben nasıl uzlaşırım seninle?

Hem sen benim konuma neden cevap vermedin ?

http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=35545

Ben reformcu değil, orijinciyim. Ondan olabilir mi? :)

berguzar: Kuranda bir ayet vardır: Der ki; Allah aklını kullanmayanın üstüne pislik yağdırır.

Ayet numarasını verir misin?

Yunus 100

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İşte bu yaptığın dayatma.

Ben kurandan senin insanlık için istediğinin aynısını buluyorum. Ve o kitapda seni dışlayan bir unsurda göremiyorum. Benim dinim bana, senin dinin sana diyen bir kitap var. Ve bu kitap herkesi iyiliğe ve doğruluğa çağırıyor ve insan olduğunun farkını ortaya koy diyor.

Sen bu yolda Tanrısız gidersin, ben Tanrılı giderim. Sonuçta olay Tanrıda bitiyorsa var ya da yok diyerek, Onunla ilgili konu benim dışımdadır diyorum.

Ama sen bana kuranı at gel dersen ben nasıl uzlaşırım seninle?

Benim isteklerimin aynısını buluyor olabilirsin kendince, birçok insan bulamıyor,birçoğu içindeki kötü unsurlarla birlikte anlıyor.

Nesilden nesile geçiyor bu böyle.Ve biz enerjimizi sizin bu gereksizliğiniz yüzünden onları ateist yada reformist yapmaya harcıyoruz.

Sen şimdi sosyal çevrende kuranın propagandasını yapıyorsun,arkadaşın kendi sosyal çevresine.Bu böyle yayılıp gidiyor.

Herkes senin gibi anlasa istediğin kadar yap, ama olmuyor işte çoğu içindeki kötülükleri de benimsiyor.Çünkü ilahi bir kitap olduğunu ısrarla söylüyorsunuz.

İlahi bir kitap,kutsal bir kitap dedin mi,dananın kuyruğu koptu.

tarihinde CEBRrail tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

berguzar, Ifeelgood sence akıllı mı? Eğer cevabın evet ise o niye Allah'a inanmıyor?

İnanıyor da farkında değil,farketmez o da cennete gidecek.Bergüzar fetvayı verdi ateistler de cennete gider diye.

ayinanmıyorumcübbeli işte böyle.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnanıyor da farkında değil,farketmez o da cennete gidecek.Bergüzar fetvayı verdi ateistler de cennete gider diye.

Bir de bana kızarlar haşa Allah'lık yapıyorum diye. Ama onlar Allah'ın cennetine istediklerini koyuyorlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ferditayfur,

Sitenin nihai olarak ABD kanunlarına tabi olması ama mümkün olduğunca Türkiye Cumhuriyeti yasalarına da riayet etmesinde çelişkili bir taraf yok.

Hemfikir olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti yasalarına neden uymayalım?

Değişik ülkelerin yasaları genellikle pek çok temel konuda örtüşür zaten. Örtüşmedikleri konularda da, eğer sitenin misyonunu etkileyen bir durum yoksa, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını korumak ve siteyi daha az tepki çekecek duruma getirmek açısından, elbette ki Türkiye Cumhuriyeti yasalarına da uyulacaktır.

Ancak Türkiye Cumhuriyetinin yasalarında bu sitenin temel işlevini yerine getirmesine engel unsurlar varsa, o durumda asıl hesap verilecek merci ABD yasaları olduğu için, o durumda ABD yasalarına uyulur.

Bu bir yana, bu sitede Atatürk'ü eleştirmek de yasak değildir. Hiçkimsenin de Atatürk'ü eleştirdiği gerekçesiyle atıldığını zannetmiyorum. Atatürk'ü eleştirmiş bazı kişiler atılmış olabilir, ama atılma gerekçeleri Atatürk'ü eleştirmek değildir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayrıca, neden İslam'ı eleştirmenin ve ateizmin propagandasını yapmanın bu kadar önemli olduğu sorulmuş. Derdiniz ne denmiş bir bakıma.

Bu konu çok sorulduğundan, bu soruya cevap olarak yıllar önce yazdığım ve portal açıkken portalımızda da yer almış olan "Dine İle Alıp Veremediğimiz Ne?" isimli yazıyı buraya kopyalıyorum:

Din İle Alıp Veremediğimiz Ne?

Bilmiyorum inançlı arkadaşlar dinlerle ve dinsel düşünceyle alıp veremediğimizin ne olduğunu merak ediyorlar mı, veya anlıyorlar mı. Tahmin edebiliyorum ki, bizlerin dinlere olan tavrı onlara çok katı, önyargılı ve geçersiz temellere oturtulmuş gibi görünüyor olmalı. Muhammed ile, İslam’la, insanların ibadet etmesiyle ne alıp veremediğiniz var diye sorduklarını duyar gibiyim. Onlar son derece masum gördükleri tüm bu inanç ve aktivitelere karsı gösterildiğini düşündükleri tepkileri çok katı, önyargılı ve gereksiz görüyorlar mutlaka.

Bu yüzden, en azından kendi şahsım adına, asıl sevmediğim ve karşı çıktığım noktanın ne olduğunu örnekleriyle açıklamak isterim. Benim kişisel olarak eleştirdiğim nokta, ne ibadetler, ne inançlar, ne de masum görünen herhangi bir şey. Ben inançlının mentalitesiyle ilgiliyim. Problem yaratan faktörün “düşünce biçimi” olduğu, dinsel inancın ister istemez içinde taşıdığı ve farkında olmadan önerdiği bu “düşünce biçimi”nin anti bilimselliğe yol açtığı ve bu yüzden de kendisiyle savaşılması gerektiği kanısındayım.

İnançlı için, dinsel bilgi doğru olduğundan, bilimle de çelişmemesi gerekir ve dolayısıyla ortada bir sorun olamaz. Eğer çelişirse, asıl referans dini bilgi olduğu için, bilimsel bilgi reddedilecektir. Bilimsel bilgi insan yapısı olduğundan, insanlar da hata yapabildiğinden, bilimsel bilginin reddedilmesi inançlı için dinsel bilginin reddedilmesinden çok daha kolaydır. Bunun bolca örnekleri de vardır. Bilinen en meşhur iki örnekten biri, dünyanın düz mü, yuvarlak mı olduğu tartışması; bir diğeri de son 150 yıldır süregelen evrim teorisi tartışmasıdır. Ayrıca evrenin 6 günde yaratılması, dünyanın yaşının 6000 yıldan fazla olup olmaması, vs. gibi pek çok başka konuda da bilimsel bilgiyle dinsel bilgi arasında çelişki ortaya çıkmaktadır.

İnançlının bu tür çelişkiler ortaya çıktığını ilk otomatik tepkisi, bilimsel bilginin reddi olmaktadır. Fakat eğer bilimsel bilginin doğruluğu çok açıksa, veya zamanla açık hale gelirse, ancak o zaman bilimsel bilgiyi mecburen kabul edip, bu sefer, bu yeni bilgi ışığında dinsel bilgiyi farklı yorumlayarak, ortadaki çelişkinin üstünü örtmektedirler.

Fakat, eğer eninde sonunda doğru ortaya çıkıyorsa, o zaman problem ne diye sorulursa, problem açıktır. Dinsel düşünce, bilimin ortaya çıkarttığı bulgular kendi bilgileriyle çeliştiği surece, bilimsel bilginin gelişip yaygınlaşması ve toplumda kabul görmesi için bir engeldir, bilimsel bilgiye gösterilen bir dirençtir. Bu ise doğrunun anlaşılması ve kitlelere öğretilmesinde bir engel, bir pürüz, hatta pürüzden de öte, ciddi bir direnç ortaya çıkartmaktadır.

Ve bilimsel bilgiyle dinsel bilginin çeliştiği noktaların sayısı, zannedilenin çok üstündedir. Din, insanlık tarihinin önemli bir bölümünde insan hayatinin önemli bir parçası olduğundan, günlük hayatın pek çok noktasına girmiş ve pek çok ayrıntıyla ilgili tespitlerde bulunmuştur. Bu ayrıntıların tümü kutsal kitaplarda yer almadığından, pek çok nokta dinsel söylemle karışık bir toplumsal gelenek olarak topluma yerleşmiştir ve dinsel söylemle alakaları belirsizdir. Örneğin akraba evliliği konusundaki tutumlar, temizlik ve hijyen alışkanlıkları, vs. gibi günlük hayatin parçası olan pek çok konuda, açıkça kutsal kitapların söylemi olmayan durumlarda, bu kutsal kitaplardan tarih boyunca güç almış din adamlarının, zamanla pek çoğu gelenek halinde topluma yerleşmiş söylemleri mevcuttur.

Bu noktalarda çağdaş bilimsel bilgiyle bir çelişki ortaya çıktığında, halkın bunları düzeltmesi biraz daha kolay olmaktadır. Ne de olsa, konu dinin özündeki bir bilgi değil, daha çok “gelenek” türünde bir bilgidir. Fakat, sonuçta bu da bir dirençtir ve gelenek haline gelmiş, dinle karışık olarak topluma girmiş bu alışkanlık veya yanlış bilgilerin düzeltilmesi de oldukça zordur.

Kısacası, özetle din ve dinsel bilgi, değişimin önündeki bir engeldir ve bir dirençtir. Çünkü dini söylem Tanrısal olduğu düşünülen kesin bilgilere dayanır. Değiştirilmesi için getirilmiş şeyler değildir. Fakat sonuçta bu bilgiler Tanrısal değil insan yapısı olduğundan, üstüne üstlük binlerce yıl öncesinin bilgisini ve dünya görüşü olduklarından, sıkça yanlış çıkmaktadırlar, ve bundan kaynaklanan çatışmalar, insanlığın gelişiminin önünde engel oluşturmaktadır. Dini inancın birinci ve en büyük zararı buradadır.

Dinin bir diğer zararı, düşünce alışkanlığı olarak, bilimsellikle bağdaşmayan bir düşünce biçimine insanları alıştırmasıdır. Bilimde yargılar deneyden (testten) sonra yapılır. Testin sonucuna göre yargılar ve fikirler gerekirse değiştirilir. Dinsel düşünce tarzında ise, doğru bastan belli ve verilmiş olduğundan, yargı deneyden (testten) önce yapılır, ve testin sonucu, bu yargıya göre yorumlanır. Eğer bu prensibe beyninizi alıştırırsanız, başarılı bir bilimsel zihin geliştirmeniz mümkün değildir. Beyniniz her zaman doğrunun ne olması gerektiği konusunda baştan kendisini şartlandırmış olacaktır.

Hatta dini inancın bununla bağlantılı bir başka problemi, bu sebeple, yeni bilgi arama ve araştırma konusunda ortada bir motivasyon bırakmamasıdır. Öyle ya, eğer doğrular zaten belliyse, niye şüphe edip gerçekten doğru olup olmadıklarını araştırmaya kalkayım? Niye deney, gözlem yapıp asıl doğrunun ne olduğunu ortaya çıkarmaya uğraşayım? sonuçta en temel doğrular bize zaten verilmiştir. Allah’ın bütün canlı türlerini bir defada yarattığına inanıyorsam niye fosilleri inceleyeyim, niye doğayı, ekosistemleri inceleyip anlamaya çalışayım?

Dini inancın bu aynı sonuca yol açan bir başka yönü daha var. O da, asıl hayatın öbür dünyada olması konusu. Öyle ya, eğer bu dünya faniyse, asil hayat, sonsuz süreli olarak öbür dünyadaysa ve bu dünyadaki maksadımız, bir imtihandan geçip öbür dünyaya hazırlanmaksa, o zaman milyonlarca çeşit böcek türünü sınıflandırmak için, veya yer kabuğunun tektonik yapısını incelemek için niye vakit harcayayım? Onun yerine Allah’ı düşünür, ibadet ederim, iyi bir dindar olup öbür dünyadaki yerimi garantilerim. Dolayısıyla, dinsel inancın, bilimsel araştırma için motivasyon yaratmaması konusundaki bir diğer önemli faktör budur.

Elbette pratik hayattan çıkan, bilimsel araştırmanın gerekliliği yönündeki ikna edici gözlemler, dini liderleri de halkı bu konuda motive edecek şeyler söylemeye itmiştir. Bu yüzden bilimsel çalışmalar sözlerle özendirilir ve motive edilir. Fakat bu tür çalışmaları gerçekten yapmaya insanları yönlendirecek psikolojik faktörler (merak, gerçeği bilmiyor olmak, vs.) ellerinden alındığından, insanların elinde bu tür araştırmalar konusunda gerçek bir motivasyon kaynağı kalmamaktadır. Peki buna rağmen, zamanında İslam dünyasında nasıl bilimsel gelişme olmuştur, nasıl matematikte, vs gelişmeler kaydedilmiştir diye sorulabilir.

İsin aslı, İslam dünyasında, iddia edildiği düzeyde güçlü ve önemli miktarda bilimsel çalışma olmamıştır. İslam dünyası daha çok eski yunanda elde edilmiş bilgiler ve bunların yazıldığı kitapları korumak ve sonraki çağlara aktarmak işlevini üstlenmiştir. Matematikte, astronomide, vs. yapılan belli bazı buluşların sebebi ise, bilimdeki gerçek motivasyon kaynağı olan “gerçeği bulmak” değil, eldeki dinsel doğmanın doğruluğunu göstermeye yönelik delil elde etmektir. Bu yüzden gelişmeler, daha çok matematik ve astronomi gibi, Allah’ın yüceliğine pay çıkarılabilecek veriler ortaya çıkaran alanlardadır. Ki bunların da miktarı sınırlıdır. Ayrıca, bu gelişmeler, dini inancın ve yaşam biçiminin toplumsal yaşamın tamamına henüz çok güçlü bir biçimde nüfuz etmediği dönemlerde veya bölgelerde ortaya çıkmış gelişmelerdir. İslam dini, yayılmasını sürdürdüğü dönemlerde, genellikle o çağ için önemli sayılabilecek miktarda özgürlük bırakmıştır eline geçirdiği topraklar üzerinde. Bilim ise özgür ortamda yeşerir. Ne zaman ki din ve dinsel düşünce, hayatin tüm noktalarına nüfuz etmeye başlamıştır ve statikleşmiştir, o zaman her türlü bilimsel gelişmenin de artık önü tıkanmaya başlanmıştır. Dolayısıyla, dinsel düşünceyle alıp veremediğimiz nokta, bilime, bilimsel düşünceye ve gelişmeye zarar vermesi sebebiyledir. Yoksa masum ibadetler veya iyi ahlaki yücelten söylemlerle doğrudan bir alıp veremediğimiz yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
bu forumda dine küfür etmek hos görülüyor nedense. Normal sartlarda, forum ne forumu olursa olsun küfürün yasak olmasi lazim. Millet utanmadan kisinin kutsal degerlerine hakaret ediyor kimse bisey demiyor.

ketama,

Dine küfretmek ne demek? Allah yoktur, dinler insan yapısıdır ve islam ilkeldir demek dine küfretmek midir mesela?

İslami kaynaklara göre Muhammed şunu demiştir, bunu yapmıştır demek, küçük yaştaki kızlarla evlenmiştir, çok sayıda hanım almıştır demek mi dine küfretmek?

Eğer bunlar dine küfretmek ise, küfür ve hakaret eşiğiniz çok düşük demektir. Sorun bizde değil sizde demektir. Bunlar dünyanın hiçbir uygar ülkesinde söylenmesi yasak olacak türde şeyler değillerdir.

Bunlar eğer dini değerlere hakaret ise ve suç sayılmalıysa, o zaman bunları hakaret kabul eden zihniyette sorun vardır.

Eğer bunların ötesinde bir küfür ve hakaretten bahsediliyorsa, o zaman da örnek isterim. Çünkü kişilere yönelmiş hakaretler bu forumda suçtur ve izin verilmez. Hatta Allah'a ve Muhammed'e hakaret edilmesine bile izin verilmez, sırf itici olmamak için.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Berguzar,

Ama ateist zihniyet benimle el ele vermek yerine, yobaz bir manevra ile beni dışlıyor, müslüman olmamakla hatta münafık olmakla itham ediyor.
Ama her türlü dayatmanın sonuna kadar karşı duran insanlarla, inançları ne olursa olsun boğuşmanın bir anlamı yok. Bu yüzden iyi ateistler çok fazla olmasına rağmen, ateizm inancı toptan reddettiği için topluma faydalı inanırı da red ediyor. Benim bu başlıkta tek itiraz ettiğim şey budur.

Ateistler inanç tartışmalarında ılımlı müslümana da karşı çıkar elbette. Ama bu karşı çıkış fikirlerin ifadesidir sadece ve fikir hürrüyeti bağlamındadır. Onların da yanılgı içinde olduğunu düşünüyorsa ateist, elbette bunu da ifade edecektir.

Bu ılımlı müslümanları dışlamak anlamına gelmez. Çünkü olay politik meselelere gelince, toplumda olan bitenlerle ilgili karar vermek, eylemde bulunmak, destek aramak ve bulmak noktasına gelince, ateistin ve ılımlı müslümanın birleştiği ve birlikte hareket edeceği de pek çok konu olacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.