mantik

Bilim ve Din Sitesi

Bu konuda 144 ileti var

bu kimsenin dikkatini çekmedi mi yaw ?....

neyse ben gerçeği tekrar yazayım bari...

dinciler hemen heveslenmesinler....

MÜMİNUN 14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Bu sure her şeyi anlatıyor

1 Kemiklere et giydirilmesi : Biyoloji embiryonun et olduğunu önce kıkırdaksı yapıların sonra kemiklerin oluştuğunu kanıtladı

2 Yapıp yaratanların en güzeli allah yücedir(Allah konuşmuyor muhammet konuşuyor.)ayrıca bu cümlenin açılımı şudur: Birçok yapıp yaratan var güzellik müsabakası o birçok Allah arasında yapıldı Bizim allah kainat allahlar güzeli seçildi.)

yani Müşrik kimmiş Birden fazla Allah var diyenler .Peki kuran ne diyor En güzeli bizimki seçildi ...

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24769

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Din ile bilim arasında yüzeysel bir çatışma, derin bir uyum vardır. Ateizm ve bilim arasında ise yüzeysel bir uyum fakat derin bir çatışma vardır. -Alvin Plantinga.

Kim bu salak?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Din ile bilim arasında yüzeysel bir çatışma, derin bir uyum vardır. Ateizm ve bilim arasında ise yüzeysel bir uyum fakat derin bir çatışma vardır. -Alvin Plantinga.

Sözün her kelimesi yanlış.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki yanlış olduğunu düşündüğün yerler neresi ve neden yanlış?

Biraz kafanı kullansan görürdün, bilim kanıtla, deneyle, gözlemle alakalıdır, din ise insanların kıçından sallamasıyla. Bu yüzden hiç dinle bilim uyum içinde olabilir mi? Ama mesela dinle masal gayet uyum içersindedir. İkisinde de hayali ve doğaüstü varlıklar ve olaylar vardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Biraz kafanı kullansan görürdün, bilim kanıtla, deneyle, gözlemle alakalıdır, din ise insanların kıçından sallamasıyla. Bu yüzden hiç dinle bilim uyum içinde olabilir mi? Ama mesela dinle masal gayet uyum içersindedir. İkisinde de hayali ve doğaüstü varlıklar ve olaylar vardır.

Bilimi üreten insan zihnidir. İnsan zihni evrimsel mekanizmalar sonucu neslin hayatta kalmasına odaklanacak şekilde oluşmuştur. Peki sadece hayatta kalmaya odaklanmış bazı tesadüfi mutasyonlarla oluşan insan beynine nasıl güvenilebilir? Bu bir. Ayrıca ateizm paradigmasında evrendeki fizik yasalarının sürekliliğini temellendirebilecek bir şey de yoktur. Bunu ancak tümevarım yöntemiyle temellendirebilirsiniz ki burda bu tümevarımın güvenilirliği de yine tümevarıma dayandığı için kısır döngüsel r mantık hatasıyla karşı karşıyayız demektir. Teizm perspektifinden ise Tek Tanrı inancı olduğu için nasıl olup da evrenin her yerinde ve her zaman diliminde geçerli, değişmez fizik yasalarının olduğu makul şekilde açıklanabilir. Fizik yasaları neden var sorusuna ise Teizm, Ateizm'den çok daha makul cevap verir. Geçmişte İslam altın çağını yaşarken birçok bilim adamı, din kendisine emrettiği için bilim yaptığını söyler. Kur'an'ı okuduysanız şayet, bilim yapmaya, dış dünyayı gözlemlemeye teşvik eden onlarca ayetin varlığı yadsınamaz bir gerçektir. Kuran bilim yapmaya teşvik eder.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimi üreten insan zihnidir. İnsan zihni evrimsel mekanizmalar sonucu neslin hayatta kalmasına odaklanacak şekilde oluşmuştur. Peki sadece hayatta kalmaya odaklanmış bazı tesadüfi mutasyonlarla oluşan insan beynine nasıl güvenilebilir? Bu bir. Ayrıca ateizm paradigmasında evrendeki fizik yasalarının sürekliliğini temellendirebilecek bir şey de yoktur. Bunu ancak tümevarım yöntemiyle temellendirebilirsiniz ki burda bu tümevarımın güvenilirliği de yine tümevarıma dayandığı için kısır döngüsel r mantık hatasıyla karşı karşıyayız demektir. Teizm perspektifinden ise Tek Tanrı inancı olduğu için nasıl olup da evrenin her yerinde ve her zaman diliminde geçerli, değişmez fizik yasalarının olduğu makul şekilde açıklanabilir. Fizik yasaları neden var sorusuna ise Teizm, Ateizm'den çok daha makul cevap verir. Geçmişte İslam altın çağını yaşarken birçok bilim adamı, din kendisine emrettiği için bilim yaptığını söyler. Kur'an'ı okuduysanız şayet, bilim yapmaya, dış dünyayı gözlemlemeye teşvik eden onlarca ayetin varlığı yadsınamaz bir gerçektir. Kuran bilim yapmaya teşvik eder.

Yani kendi beynine değil 1400 yıl önceki yağmacı cahil çöl araplarının yazdığı ilkel, rezil, cahillik ve saçmalıklarla dolu bir kitaba mı güveniyorsun?

Söyle bakalım bu tanrı zırvası sizin beyinlerinizden başka nerede var?

Konuşan kuşlardan, karıncalardan, ateşten ve ışıktan yapıldığı iddia edilen görülmeyen varlıklardan, yılana veya ejderhaya dönüşen asadan, ikiye yarılan denizden, balığın karnında yaşayan insandan falan bahseden bir kitap Kuran. Bildiğin masal yani. Sen de tutmuş bir kitabı rehber diye bize tavsiye ediyorsun.

Ahzab/37. Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Ahzab/50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Ahzab/52. Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir.

Tahrim/4-5. (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Enfal/41. Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Al, bilime teşvik ediyor dediğin cahilin el kitabından örnekler. Muhammed'e karı ve servet ayarlamakla meşgul bir kitap nasıl insanları bilime teşvik ediyor acaba?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani kendi beynine değil 1400 yıl önceki yağmacı cahil çöl araplarının yazdığı ilkel, rezil, cahillik ve saçmalıklarla dolu bir kitaba mı güveniyorsun?

Söyle bakalım bu tanrı zırvası sizin beyinlerinizden başka nerede var?

Konuşan kuşlardan, karıncalardan, ateşten ve ışıktan yapıldığı iddia edilen görülmeyen varlıklardan, yılana veya ejderhaya dönüşen asadan, ikiye yarılan denizden, balığın karnında yaşayan insandan falan bahseden bir kitap Kuran. Bildiğin masal yani. Sen de tutmuş bir kitabı rehber diye bize tavsiye ediyorsun.

Ahzab/37. Hani sen Allahın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allahtan sakın diyordun. İçinde, Allahın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda müminlere bir zorluk olmasın. Allahın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Ahzab/50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allahın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer müminlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygambere bağışlayan, Peygamberin de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mümin kadını da (sana helâl kıldık.) Müminlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Ahzab/52. Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir.

Tahrim/4-5. (Ey peygamberin eşleri!) Eğer siz ikiniz Allaha tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygambere karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih müminler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Enfal/41. Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allaha, Peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allaha; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedirde) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Al, bilime teşvik ediyor dediğin cahilin el kitabından örnekler. Muhammed'e karı ve servet ayarlamakla meşgul bir kitap nasıl insanları bilime teşvik ediyor acaba?

Üslubunuz çok sert. Bu bakış açısıyla zaten söylediklerimi anlamaz ve dinlemezsiniz. Fakat Nahl 125: "Sen Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır..." böyle der iman ettiğim Tanrı. Üzerinizde bir zorlayıcı değiliz biz. "...O bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır." Abese 11-12.

Öncelikle kendi beynime ve 1400 yıl önce, beni, dünyayı ve evreni yaratan Tanrı'nın indirdiği kelama güveniyorum. Çünkü benim kendi iç dünyam ve dış dünyamda gördüğüm ayetler (Arapçada ayet kelimesi işaret, delil vb. anlamlara gelir), yani Tanrı'mın yarattığı ayetler ile indirdiği ayetlerin uyum içerisinde olduğunu gördüm.

"Şüphesiz hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun diye biz hem afakta hem de enfüste (iç ve dış alemde) onlara ayetlerimizi göstereceğiz. Senin Rabb'inin her şeyin üzerinde şahit olması yetmez mi?" Fussilet 53.

"De ki: Yeryüzünde dolaşınız da bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır?.." Ankebut 20. Mesela bu ayete bakın. Demek ki yeryüzünde dolaşıp bakmalıyım, araştırmalıyım, fosilleri felan bulup Darwin'in Lamarck'ın yaptığı gibi evrimi araştırmalıyım.

"De ki: "Onu göklerin ve yerin sırlarını bilen indirmiştir..." Furkan 6.

Yani Kur'anı indiren şahıs Tanrı olduğu için gökleri ve yeri dolayısıyla bilimsel verilerle elde ettiğimiz şeyleri bilir.

Şimdi bakalım 1400 yıl önce Dünya'nın yuvarlıklığının bile bilinmediği, Dünya tepsidir, öküzün boynuzlarındadır şeklinde absürd fikirlerin kol gezdiği bir dönem. Hadislere bakın. -Ki şunu söyleyeyim hadisleri kabul etmiyorum. İstersen işine gelmiyor de istersen reformist de istediğini de. Ama hadisleri inkar ettiğim doğrudur efendim.- Peygamberden 200-300 yıl sonra yazılan hadis kitaplarındaki bilimsel ifadelere bakarsanız eğer Kur'an'ı insan yazmış olsaydı nasıl olurdu sorusunun cevabını bulursunuz. Dünya balığın sırtındadır vs. vs. envai çeşit safsatayla karşılaşabilirsiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani kendi beynine değil 1400 yıl önceki yağmacı cahil çöl araplarının yazdığı ilkel, rezil, cahillik ve saçmalıklarla dolu bir kitaba mı güveniyorsun?

Söyle bakalım bu tanrı zırvası sizin beyinlerinizden başka nerede var?

Konuşan kuşlardan, karıncalardan, ateşten ve ışıktan yapıldığı iddia edilen görülmeyen varlıklardan, yılana veya ejderhaya dönüşen asadan, ikiye yarılan denizden, balığın karnında yaşayan insandan falan bahseden bir kitap Kuran. Bildiğin masal yani. Sen de tutmuş bir kitabı rehber diye bize tavsiye ediyorsun.

Ahzab/37. Hani sen Allahın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allahtan sakın diyordun. İçinde, Allahın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda müminlere bir zorluk olmasın. Allahın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Ahzab/50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allahın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer müminlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygambere bağışlayan, Peygamberin de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mümin kadını da (sana helâl kıldık.) Müminlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Ahzab/52. Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir.

Tahrim/4-5. (Ey peygamberin eşleri!) Eğer siz ikiniz Allaha tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygambere karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih müminler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Enfal/41. Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allaha, Peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allaha; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedirde) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Al, bilime teşvik ediyor dediğin cahilin el kitabından örnekler. Muhammed'e karı ve servet ayarlamakla meşgul bir kitap nasıl insanları bilime teşvik ediyor acaba?

Üslubunuz çok sert. Bu bakış açısıyla zaten söylediklerimi anlamaz ve dinlemezsiniz. Fakat Nahl 125: "Sen Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır..." böyle der iman ettiğim Tanrı. Üzerinizde bir zorlayıcı değiliz biz. "...O bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır." Abese 11-12.

Öncelikle kendi beynime ve 1400 yıl önce, beni, dünyayı ve evreni yaratan Tanrı'nın indirdiği kelama güveniyorum. Çünkü benim kendi iç dünyam ve dış dünyamda gördüğüm ayetler (Arapçada ayet kelimesi işaret, delil vb. anlamlara gelir), yani Tanrı'mın yarattığı ayetler ile indirdiği ayetlerin uyum içerisinde olduğunu gördüm.

"Şüphesiz hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun diye biz hem afakta hem de enfüste (iç ve dış alemde) onlara ayetlerimizi göstereceğiz. Senin Rabb'inin her şeyin üzerinde şahit olması yetmez mi?" Fussilet 53.

"De ki: Yeryüzünde dolaşınız da bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır?.." Ankebut 20. Mesela bu ayete bakın. Demek ki yeryüzünde dolaşıp bakmalıyım, araştırmalıyım, fosilleri felan bulup Darwin'in Lamarck'ın yaptığı gibi evrimi araştırmalıyım.

"De ki: "Onu göklerin ve yerin sırlarını bilen indirmiştir..." Furkan 6.

Yani Kur'anı indiren şahıs Tanrı olduğu için gökleri ve yeri dolayısıyla bilimsel verilerle elde ettiğimiz şeyleri bilir.

Şimdi bakalım 1400 yıl önce Dünya'nın yuvarlıklığının bile bilinmediği, Dünya tepsidir, öküzün boynuzlarındadır şeklinde absürd fikirlerin kol gezdiği bir dönem. Hadislere bakın. -Ki şunu söyleyeyim hadisleri kabul etmiyorum. İstersen işine gelmiyor de istersen reformist de istediğini de. Ama hadisleri inkar ettiğim doğrudur efendim.- Peygamberden 200-300 yıl sonra yazılan hadis kitaplarındaki bilimsel ifadelere bakarsanız eğer Kur'an'ı insan yazmış olsaydı nasıl olurdu sorusunun cevabını bulursunuz. Dünya balığın sırtındadır vs. vs. envai çeşit safsatayla karşılaşabilirsiniz.

Bakın o zamanlar evrenin başlangıcı olduğu dahi bilinmiyordu.

Peki diyelim Muhammed yazmış olsun.

Kur'an başlangıcı olan bir evren modeli öngörüyor. Buna kimse ciddi şekilde karşı çıkamayacaktır. Peki modern kozmolojinin verileri ne diyor? Evrenin başlangıcı var. Şimdi mucizeci deyip hemen önyargıyla yaklaşmayınız. Şahsen ben de birçok mucize eleştirisiyle karşılaştım, gerek dinciler gerekse dinsizler tarafından yapılan. Şahsen fazla sıcak bakmıyordum mucizelere. Fakat tüm önyargı ve alaylara rağmen şu an mucizelerin olduğu fikrine sahibim.

Neyse devam edeyim. Zariyat 47'de evrenin genişlediği yazıyor. Bununla ilgili birkaç eleştiri okudum. Fakat kayda değer bir şey bulamadım. Kuran'da evrenin genişlediği bilimsel gerçeğiyle de uyumludur.

Bilimsel veriler, Kuranın evrenin sonunun geleceği ile ilgili iddiasını da doğrulamıştır. (Bkz.: entropi yasası, big crunch veya o tür teoriler de var ama entropi sonu olan bir evrende yaşadığımızın kesin kanıtıdır)

Bakın biz hep bu şekilde bildiğimiz için garip gelmiyor ama 14 yüzyıl önce evrenin sonu var mı yok mu başı var mı yok mu bunlar hiçbir şekilde kesinliği olmayan ve hakkında çok çeşitli egzantrik fikirlerin üretildiği ve çöplük gibi bilgilerin olduğu konulardı.

Kuran evreni araştırmaya yönlendirir. O kadar çok ayet var ki.

Bazı kıssalarda geçen olağanüstü olaylardan bahsetmiş ve bunları masala benzetmişsiniz.

Öncelikle kıssalarla ilgili muhtelif görüşler var.

Ancak, öncelikle eğer tüm evreni yaratan ve bu evrene birtakım yasalar koyan Tanrı dilerse bu yasalara müdehale edebilir. Bunda herhangi bir mantıksızlık yoktur. Tanrı her şeye kadirdir.

Fakat şöyle bir şey de var. Bu peygamberlerin gösterdiği mucizeler vb. doğaüstü gibi görülen anlatıların hepsi fizik kurallarına aykırı olmak zorunda değil. Tanrı'nın koyduğu kanunlar çerçevesinde de gerçekleşebilecek şeylerdir.

Ayrıca attığınız ayetlerle ilgili hiç araştırma yapmadan bu şekilde saldırmanız hoş değil. Ben fazla ehil biri değilim. O yüzden detaylı cevap vermeyeceğim attığınız her ayete. Ancak attığınız türden ayetler Kuran'ın hacminin %1'ini kaplamaz. Ayrıca onlardan çıkarılabilecek birçok ders vardır. Peygamberin görevinin kolaylaşması ve yükünün hafiflemesi için, elçilik görevinin sekteye uğramaması için inen ve içinde de birçok mesaj barındıran ve Kuran'da da bir elin parmakları kadar bulunan ayetlerle yeterli bir eleştiri getiremeyeceğinizi düşünüyorum.

Üstelik attığınız Ahzab 52'de Muhammed yazmış olsa şayet, adam kendine sınırlama getiriyor resmen niye yapsın bunu. Kuran'da Muhammed'i eleştiren ayetler de var.

Kur'an'ı objektif şekilde okuyup da Kuran bilime teşvik etmiyor diyenin samimiyetinden şüphe ederim.

Kuran, İncil, Tevrat bunların ortak özelliği, insanları dış dünyayı izlemeye, gözlemlemeye teşvik etmesidir. Bu yüzden bilim geçmişte de en çok Teist dinlerin olduğu coğrafyada gelişmiştir. Çünkü eğer Tek Tanrı varsa, evrende düzenden söz edilir. Buna karşılık Uzak Doğu'da daha çok politeist inançlar hakim olduğu ve dış dünyanın yanılgı olduğu türünden mistik düşünceler olduğu için orada bilimden çok teknik gelişmiştir.

"Bilimden natüralizmi, dinden de geleneği ayırırsanız, bilim ve din arasında hiçbir çelişki olmadığını görürsünüz." -Enis Doko.

Artık şu tabuyu yıkmamız lazım, Ateizm bilimin bir varsayımı değildir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Üslubunuz çok sert. Bu bakış açısıyla zaten söylediklerimi anlamaz ve dinlemezsiniz. Fakat Nahl 125: "Sen Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır..." böyle der iman ettiğim Tanrı. Üzerinizde bir zorlayıcı değiliz biz. "...O bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır." Abese 11-12.

Peki Kuran'ın üslübu hakkında ne diyorsun? İnanmayanlara yapılan hakaretlere karşı var mı bir lafın?

Yahu senin her şeye gücü yeten, muhteşem tanrın kendi yarattığı bir insana geberesice, elleri kuruyasıca diyen bir tanrı.

Böyle ağzı bozuk bir tanrıya inanıp sonra da benim üslubuma laf etmek çelişki değil mi?

Üstelik attığınız Ahzab 52'de Muhammed yazmış olsa şayet, adam kendine sınırlama getiriyor resmen niye yapsın bunu. Kuran'da Muhammed'i eleştiren ayetler de var.

Kaç karıdan ve cariyeden sonra sınırlama getiriyor?

Burada 6 yaşındaki bir çocukla evlenip 9 yaşında o çocukla (Aişe) gerdeğe giren, evlatlığını karısı ile evlenen, cariye hediye alıp cariye hediye eden, yağmadan kendine beşte bir pay ayıran birisinden bahsediyoruz. Sen de böyle bir adamın peşine takılarak sonsuz hayat ve hurilere kavuşacağını sanıyorsun. Daha da acısı böyle bir adama inanmazsan bir tanrının seni sonsuza kadar kebap yapacağına inanıyorsun. Buna aptallık denmez de ne denir?

Öncelikle kendi beynime ve 1400 yıl önce, beni, dünyayı ve evreni yaratan Tanrı'nın indirdiği kelama güveniyorum.

Sen sadece 1400 yıl önceki cahil yağmacı çöl bedevilerine güveniyorsun. Elinde bu heriflerin palavralarından başka hiç bir şey yok. Bu araplar taa 1400 yıl öteden hala seni kukla gibi oynatıyorlar.

Bu arapların lafıyla gidip kara bir taşı öpen topluluksunuz daha ötesi mi var? Kara bir taşa yüz sürüp o taşı öpüyorsunuz yahu.

tarihinde sağduyu tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki yanlış olduğunu düşündüğün yerler neresi ve neden yanlış?

Ateizm salt bilimdir bilimden öte bir şey demez idealizm safsatalarına yani ''yok işte aslında hiçbir şey gerçek değil ilüzyon'' bok çukuruna düşmez bilim ne derse onu söyler Tanrı hakkında direkt net olarak yok diyeceği zaman da felsefeyi temel alır.Teizminse bok çukuruna düşmüş bir fikir olarak temel aldığı dualizm,idealizm,Platonculuk,mitoloji, New Age safsataları ,kuantum safsatalarıdır. Bu yüzden yargın tamamen false.

tarihinde Tanah-Gospel Theologist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fizik yasaları neden var sorusuna ise Teizm, Ateizm'den çok daha makul cevap verir. Geçmişte İslam altın çağını yaşarken birçok bilim adamı, din kendisine emrettiği için bilim yaptığını söyler. Kur'an'ı okuduysanız şayet, bilim yapmaya, dış dünyayı gözlemlemeye teşvik eden onlarca ayetin varlığı yadsınamaz bir gerçektir. Kuran bilim yapmaya teşvik eder.

Şuradaki ifade bile neden bahsettiğin hakkında en ufak bir bilgin olmadığını gösteriyor. Sen bir müslüman olarak hangi mantıkla teizm fizik yasalarının neden var olduğuna dair makul cevaplar verebilir diyorsun? Kuran'a ve İslam'a göre bu söylediğin resmen şirk.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki Kuran'ın üslübu hakkında ne diyorsun? İnanmayanlara yapılan hakaretlere karşı var mı bir lafın?

Yahu senin her şeye gücü yeten, muhteşem tanrın kendi yarattığı bir insana geberesice, elleri kuruyasıca diyen bir tanrı.

Böyle ağzı bozuk bir tanrıya inanıp sonra da benim üslubuma laf etmek çelişki değil mi?

Kaç karıdan ve cariyeden sonra sınırlama getiriyor?

Burada 6 yaşındaki bir çocukla evlenip 9 yaşında o çocukla (Aişe) gerdeğe giren, evlatlığını karısı ile evlenen, cariye hediye alıp cariye hediye eden, yağmadan kendine beşte bir pay ayıran birisinden bahsediyoruz. Sen de böyle bir adamın peşine takılarak sonsuz hayat ve hurilere kavuşacağını sanıyorsun. Daha da acısı böyle bir adama inanmazsan bir tanrının seni sonsuza kadar kebap yapacağına inanıyorsun. Buna aptallık denmez de ne denir?

Sen sadece 1400 yıl önceki cahil yağmacı çöl bedevilerine güveniyorsun. Elinde bu heriflerin palavralarından başka hiç bir şey yok. Bu araplar taa 1400 yıl öteden hala seni kukla gibi oynatıyorlar.

Bu arapların lafıyla gidip kara bir taşı öpen topluluksunuz daha ötesi mi var? Kara bir taşa yüz sürüp o taşı öpüyorsunuz yahu.

Evet Tanrı tabiiki zulüm yapana hakaret edecektir. Tanrı'nın inanmayanlara söylediği tehdit ve uyarılardan yola çıkarak bu nasıl Tanrı böyle Tanrı var olamaz diyemeyiz. Tanrı adaletli olduğu için uyarır. Dileseydi uyarmadan azap ederdi. Uyarmasında ne problem var. Ayrıca Tanrı'nın "Elleri kurusun." vb. ifadeler kullanmasından bahsediyorsunuz sanırım. Bunu söylenen adam tarihi kaynaklara göre o kadar zulümler yapmıştır ki. Ayrıca Tebbet suresi Ebu Leheb hayattayken inmiştir. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bakın surede Ebu Leheb'in kesin cehennemlik olduğu yazıyor. O dönemde ne Ebu Sufyanlar ne Vahşi'ler, Hamza'nın ciğerini çiğ çiğ yiyenler bile Müslüman oldu. Düşünsene Muhammed yazmış olsa diyelim, nu resmen gelecekle ilgili öngörüdür. Eğer Muhammed yazmış olsa bunu düşünememiş midir? Ya Ebu Leheb Müslüman olsaydı? O zaman ne olacaktı? Kuran'da Tebbet Suresinde Ebu Leheb'in kesin cehennemlik olduğu yazarken Ebu Leheb peki Muhammed'i yalancı çıkarmak için Müslüman oldum deseydi sonra Muhammed'e kim inanırdı? Tebbet Suresi, Tanrı'nın kudretini ve ilmini ve adaleti gereği zalimleri cezalandırmasını anlatır. Surede, Ona malı da fayda vermedi ifadesinden mal sahibi biri olduğunu görüyoruz ki burdan onun malını paylaşmadığı da çıkabilir çünkü Ebu Leheb'in malı kötü şekilde anılmış. Sizce herkese çok iyi davranmak iyi olmanın bir alameti midir yoksa duygusallığın mı? Toplumda iyi insanlar iyi muameleyi, kötü insanlarsa kötü muameleyi hak eder. Tanrı merhametlidir, adaletlidir ama kesinlikle duygusal değildir. Bu bir zaafiyettir. Elleri kurusun vb. demeyi de duygusallık olarak anlamak mantıksızdır. Tanrı insanlar kolayca anlasın diye onların dilinden konuşur. Bu tür ifadeler deyim gibi, asıl olarak şahsiyetin yaptığı davranışın kötü olduğunu anlatmak içindir. Kur'an'da şahıslar değil, davranışlar önemlidir. Mesela, Firavun ismi veriliyor Firavun adamın gerçek adı değil, Ebu Leheb de değil, Karun, Haman vb. bunlar lakap gibidir. Kur'anda şahıslar o kadar önemli değildir. Tevrat'ta falan şahıslarla ilgili bazı bilgilere yer verildiği halde Kur'anda bunlara daha az rastlanır. Kur'anın üslubu farklıdır. Kur'anın üslubunu anlamak için ayetlere bütünsel bakmak gerekir. Kur'an kendi kendini açıklayan bir kitaptır. Ayetlere bütünsel bakarsanız ne denmek istendiğini daha net anlarsınız. Tanrı'nın ağzı bozuk değildir. Bazı deyimleri kullaması anlatımı güçlendirir ve olayın ciddiyetinin idrakine yardımcı olur.

Kaç karıdan ve cariyeden sonra sınırlama getiriyor demişsiniz. Peygamberin yaptığı çok eşli dönemi zaten 50li yaşlarda başlamıştır ve eşlerinin çoğuyla siyasi vb nedenlerle evlenmiştir. Hepsiyle demiyorum dikkat. Zaten o kadar savaş ortamı falan var. Peygamber keyfi için mi 50 yaşından sonra o kadar evlilik yaptı. Zaten bu evlilikler peygamber için bir yüktü. İyi bir şey değildi ki onun için. Kur'an'da bunlarla ilgili birkaç tane ayet var toplasanız. Hadi inanmayın tamam ama inanmasanız ve yanlış olduğunu düşündüğünüz yerler olsa bile bir kitap olarak bile Kuran'dan öğreneceğiniz şeyler olduğunu kabul etmelisiniz. Kaç eşden kaç cariyeden sonra sınırlama getiriyor geçerli bir eleştiri değildir. Eğer gerçekten kendi nefsi için evlilik yapsa zaten sınırlama hiç getirmezdi. Eğer kendi yazmış olsa ne diye sınırlama getirsin. Kuranda geçmiş milletlerle ilgili kıssalar anlatılır. Bunları da öyle anlayabilirsiniz. Geçmiş milletlerin kıssaları gibi. Peygamberin dönemi için zaten yaptığı ayıp değildi ve daha fazlasını da yapabilirdi ve o zaman savaşlar falan vardı ve onu suikast kuran birçok kişi falan da vardı. Öyle bir ortam olağanüstü haldir. Tarihi olaylar günümüz şartlarıyla değerlendirilmez. Peygamberin çok eşliliği de tarihi bir olay olarak değerlendirilmeli. Evrensel bir hüküm içermez ama evrensel mesajlar içerir. Yahudilerle ilgili anlatılar gibi. Cumartesi yasağıyla ilgili anlatılar vardır. Burada cumartesi yasağı evrensel bir hüküm içermez. Tarihsel bir şeydir. Geçmiş bir olay anlatılır. Ehil biri değilim. O yüzden yeterli açıklama yapabildiğimi düşünmüyorum ama şahsen dediğiniz şeyler benim için sorun teşkil etmiyor. Araştırırsanız daha detaylı açıklamalara da ulaşabilirsiniz. Ayetlere bütünsel bakmak önemli. Ben de konuyla ilgili bazı araştırmalar da yaptım. Şahsen bir problem görmüyorum. Size tam olarak aktaramadım. Anlatabildiğim kadarıyla. Ama dediğim gibi bu alan fazla ehil olduğum bir alan değil. Ganimetler falan o konularda detaylı araştırma yapmadığım için bir şey söylemeyeceğim. Konu hakkında kendi subjektif yorumlarım olsa da detaylı bilmediğim ve geniş çaplı araştırma yapmadığım konuda fazla bir şey söylemek istemiyorum. Evlatlığının karısıyla evlenmesi konusu da buna dahildir. Cariye hediye alıp cariye hediye etmesi ise dönemin şartlarıyla değerlendirildiğinde bir anormallik yoktur. Kölelik cariyelik de uzun bir konu. Birkaç şey söyleyebilirim de bu konu da fazla ehil olduğum bir konu değil. O yüzden bu konuda da bir şey söylemeyeceğim. Detaylı araştırma yaptığım konular olmadığı için.

6 yaşında evlenmesi ve 9 yaşında gerdeğe girmesi ise bir hadis rivayetidir. Ve uydurmadır. Bu rivayete neye dayanarak güveniyorsunuz? Bu rivayetin yer aldığı kitaplarda, Peygamber, Ay'ı ikiye yardı, yarısı da Ali'nin bahçesine düştü de yazıyor. İkisini de rivayet edenler aynı kişiler ikisi de aynı kitaplarda yer alıyor. Birine güvenip diğerine güvenmemek nasıl bir çelişki? Bir kere Kur'an'da Nisa suresinde evlenme çağı diye ifade geçer. Nisa suresinin 6. ayeti. Burdan anladığımız evlenmek için buluğ çağı bile yetmez. Malı idare edebilecek bir yaş olmalıdır. Bunun da 6 ya da 9 olmadığı kesindir. Ayrıca Peygamberin Ayşeyle 6 yaşında evlendiği, diğer rivayetlerle de çelişir. Bazı rivayetlerden, Peygamber'in Ayşe'yle evlendiğinde Ayşe'nin yaşının 17-20 gibi bir şey olduğu çıkıyor. Dolasıyla 6 yaşında evlendiğiyle ilgili rivayet uydurmadır. Bir başka görüş de bu rivayette bahsedilenin nikah kıyma değil de, nikah çağı gelince evlendirelim gibi bir söz gibi bir şey olduğudur. Fakat Peygamber'in Ayşe'yle 6 yaşında evlendiğini hiçbir şekilde temellendiremezsiniz.

Çok basite indirgemişsiniz. Ödül ve ceza amaç değildir. Onlar amaca ulaşanlara ödüldür. Asıl amaç da Allah rızasıdır.

"Allah inanan erkeklere ve inanan kadınlara içinden ırmaklar atan ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel evler söz vermiştir. Allah'ın hoşnud olması ise hepsinden daha büyük bir şeydir. İşte en büyük kurtuluş budur." Tevbe 72.

Ödül ceza adalet gereği gereklidir.

Ayrıca o kara taşı öpmek bir hurafedir. Hadisler aracılığıyla İslam'a sokulmuştur. Hurafeden başka bir şey değildir.

Ben size Sünni-Türk geleneğini savunmuyorum. Ben size saf İslam'ı savunuyorum. İslam'a o kadar hurafe sokuldu ve o kadar tahrif edildi ki. Kavramların içi o kadar boşaltıldı, Kur'an o kadar rafa kaldırıldı, din o kadar şekilsel ritüellere ve bazı menkıbelere indirgendi ki.

Şunu söyleyeyim. Şahsen Kur'an inanma gerekçesi olarak bakın inanmazsanız yanacaksınız bu yüzden inanmalısınız demez. Kuran inanıp iyi bir insan olursanız cennete gidersiniz, kafir olursanız (kafir gerçeği örten demektir) Allah'ın delillerini çevrede ve kendi içinizde görmez ve indirdiği ayetlere de inatçı kesilir ve kötü bir insan olursanız da yanarsınız der. Ama inanma gerekçesi olarak bunu sunmaz. Daha çok deliller sunar. Kur'an'ı okuyan biri demek istediğimi anlayacaktır. Kur'an inanmak için birçok delil sunar. İnanmayanları ise mantığını doğru kullanmayan ve delilleri görmeyenler olarak tanımlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateizm salt bilimdir bilimden öte bir şey demez idealizm safsatalarına yani ''yok işte aslında hiçbir şey gerçek değil ilüzyon'' bok çukuruna düşmez bilim ne derse onu söyler Tanrı hakkında direkt net olarak yok diyeceği zaman da felsefeyi temel alır.Teizminse bok çukuruna düşmüş bir fikir olarak temel aldığı dualizm,idealizm,Platonculuk,mitoloji, New Age safsataları ,kuantum safsatalarıdır. Bu yüzden yargın tamamen false.

Ateizmi kabul edersen bırak bilim yapmayı, dış dünyanın varlığını bile temellendiremezsin. Teizm ise bilim yapmak için motivasyon ve bir temel oluşturur. Doğada yasaların varlığı bile başlı başına ancak bir Tanrı varsa var olması beklenen bir şeydir. Dahası başlangıcı olan bir evrende yaşadığımızdan bu da büyük oranda Teizm ile Ateizm ile olduğundan çok daha uyumlu bir fikirdir. Bir ideolojinin ne olduğuna ya da doğru olup olmadığına o ideolojiyi savunanların ne yaptığının neyi düşündüğünün etkisi %0'dır. Ateizm sadece doğa vardır görüşünü savunabilir. Ama bu onun bilimle uyumlu olduğu anlamına gelmez. Doğaüstü yoktur önermesi deneysel olarak doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir bir önerme olmadığı için bilimsel bir iddia değildir. Bilimin varsayımı da değildir. Bilimin ilgi alanı bile değildir. Çünkü zaten bilim doğayı inceler.

İslam delile ve akla önem verir. İnsanı doğayı incelemeye teşvik eder ve doğa yasalarına dikkat çeker. İslam bilim yapmak için bir motivasyondur. Evrenin her yerinde değişmez aynı fizik yasalarının var olması Teizm perspektifinden makul şekilde açıklanabilir. Bilim en çok Teizm ile uyumludur. Politeizm ve Ateizm ile ise bırakın uyumu birçok yönden tutarsızdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateizmi kabul edersen bırak bilim yapmayı, dış dünyanın varlığını bile temellendiremezsin. Teizm ise bilim yapmak için motivasyon ve bir temel oluşturur. Doğada yasaların varlığı bile başlı başına ancak bir Tanrı varsa var olması beklenen bir şeydir. Dahası başlangıcı olan bir evrende yaşadığımızdan bu da büyük oranda Teizm ile Ateizm ile olduğundan çok daha uyumlu bir fikirdir. Bir ideolojinin ne olduğuna ya da doğru olup olmadığına o ideolojiyi savunanların ne yaptığının neyi düşündüğünün etkisi %0'dır. Ateizm sadece doğa vardır görüşünü savunabilir. Ama bu onun bilimle uyumlu olduğu anlamına gelmez. Doğaüstü yoktur önermesi deneysel olarak doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir bir önerme olmadığı için bilimsel bir iddia değildir. Bilimin varsayımı da değildir. Bilimin ilgi alanı bile değildir. Çünkü zaten bilim doğayı inceler.

İslam delile ve akla önem verir. İnsanı doğayı incelemeye teşvik eder ve doğa yasalarına dikkat çeker. İslam bilim yapmak için bir motivasyondur. Evrenin her yerinde değişmez aynı fizik yasalarının var olması Teizm perspektifinden makul şekilde açıklanabilir. Bilim en çok Teizm ile uyumludur. Politeizm ve Ateizm ile ise bırakın uyumu birçok yönden tutarsızdır.

Polieizm ve ateizmi aynı kefeye koyarak neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrin olmadığını ordan burdan copy+paste yaptığını kabul etmiş oldun bu kadar saf olmayın.

E be geri zekalı evrenin her yerinde doğa yasaları aynı mı e be manyak doğa yasalarının hepsinin önceden ayrık olmadığını düşündüğümüzde ve evrenin farklı yerlerinde micro ve makro boyutlarda farklı yasaların yani doğanın davranış şekillerinin çalıştığını düşündüğümüzde nerde aynı e be saf e be köylü e be cahil e be teist?

Teizm hiçbir şeyi açıklayamaz açıkladığını iddia eder olmayan şeylere inandırıp uyuşturucu ekisiyle aynı etkide bir rüyalar aleminde yaşatır.

tarihinde Tanah-Gospel Theologist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şuradaki ifade bile neden bahsettiğin hakkında en ufak bir bilgin olmadığını gösteriyor. Sen bir müslüman olarak hangi mantıkla teizm fizik yasalarının neden var olduğuna dair makul cevaplar verebilir diyorsun? Kuran'a ve İslam'a göre bu söylediğin resmen şirk.

Tek Tanrı varsa eğer, mantıklı olarak beklenen evrende bir düzen olmasıdır bu da fizik yasalarıyla sağlanıyor. Uzak Doğu dinlerinde daha çok dış dünyanın yanılgı olduğu gibi inanışlar vardı ve politeist inançlar hakimdi. Sabit doğa yasalarının olması beklenmediği için bilimsel gelişmelerden çok teknik gelişmiştir. Avrupa ve Orta Doğu'da ise Teist, Tek Tanrılı inançlar hakim olduğu için bilimin en çok geliştiği coğrafyadır.

"Gökler ve yerde Allah'tan başka tanrılar olsaydı ikisi de kaosa girecekti.." Enbiya 22.

Dolayısıyla evrende kaos yerine fizik yasalarının olması, Tek Tanrı'lı evren modeliyle tutarlıdır.

Kur'an'a göre ve İslam'a göre (ki İslam demek Kuran demektir. Başka bir şey değil.) bu söylediğim nasıl şirk oluyor lütfen açıklar mısınız?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tek Tanrı varsa eğer, mantıklı olarak beklenen evrende bir düzen olmasıdır bu da fizik yasalarıyla sağlanıyor. Uzak Doğu dinlerinde daha çok dış dünyanın yanılgı olduğu gibi inanışlar vardı ve politeist inançlar hakimdi. Sabit doğa yasalarının olması beklenmediği için bilimsel gelişmelerden çok teknik gelişmiştir. Avrupa ve Orta Doğu'da ise Teist, Tek Tanrılı inançlar hakim olduğu için bilimin en çok geliştiği coğrafyadır.

"Gökler ve yerde Allah'tan başka tanrılar olsaydı ikisi de kaosa girecekti.." Enbiya 22.

Dolayısıyla evrende kaos yerine fizik yasalarının olması, Tek Tanrı'lı evren modeliyle tutarlıdır.

Kur'an'a göre ve İslam'a göre (ki İslam demek Kuran demektir. Başka bir şey değil.) bu söylediğim nasıl şirk oluyor lütfen açıklar mısınız?

Evrende kaos vardır.Bilimden bi bok anladığın yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Polieizm ve ateizmi aynı kefeye koyarak neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrin olmadığını ordan burdan copy+paste yaptığını kabul etmiş oldun bu kadar saf olmayın.

E be geri zekalı evrenin her yerinde doğa yasaları aynı mı e be manyak doğa yasalarının hepsinin önceden ayrık olmadığını düşündüğümüzde ve evrenin farklı yerlerinde micro ve makro boyutlarda farklı yasaların yani doğanın davranış şekillerinin çalıştığını düşündüğümüzde nerde aynı e be saf e be köylü e be cahil e be teist?

Teizm hiçbir şeyi açıklayamaz açıkladığını iddia eder olmayan şeylere inandırıp uyuşturucu ekisiyle aynı etkide bir rüyalar aleminde yaşatır.

Politeizm ve ateizmi aynı kefeye koymadım. Sadece evrendeki değişmez fizik yasalarının varlığını açıklamak için mevcut fikirlerden birkaçını karşılaştırdım. Teizm'in bunu en iyi şekilde açıkladığını söyledim. Ancak Teizm'le açıklanabildiğini söylemek için Teizm olmayan, Politeizm olan coğrafyalarda bilimin değil de tekniğin geliştiğini delil gösterdim. Aynı şekilde Ateizm'in de bilimle tutarsız olduğunu söyledim. Çünkü Natüralist-evrimde insan bilincine güvenmek için bir sebep bulamayız. Bu da insan bilincinin ürettiği her bilgiyi zan altında bırakır. Dolayısıyla bilimi de. Ayrıca ateizm fizik yasalarını temellendiremez. Burda tümevarıma başvurulursa şayet, tümevarım metodunun da güvenilirliği burada yine tümevarıma dayanacağı için bir tutarsızlık olur.

Şununla ilgili özellikle bir açıklama yapmak istiyorum.

Neden bahsettiğin hakkında en ufak fikrin yok oradan buradan copy-pase yapmışsın felan demişsiniz. Öncelikle yazıda herhangi bir copy-pase yoktur. Ancak şu olabilir, okuduğum kitaptan ya da dinlediğim bi teologtan öğrendiğim bilgileri kendi cümlelerimle size aktardığım yerler vardır ki bu da copy pase demek değildir. Bir şeyi kendi cümlelerinizle ifade edebilmeniz onu öğrendiğinizin delilidir. Kendi anlamadığınız şeyi kendi cümlelerinizle ifade edemezsiniz. Ben burda size daha kendimin anlamadığım şeyi tutup da argüman olarak da sunmam. Söyledikleriniz çirkin, saldırgan iftiralardır.

Evrenin her yerinde fizik yasaları aynı ile kast ettiğimiz şudur: Kütle Çekim Yasası, her madde için geçerlidir, evrenin her yerinde aynıdır. 2 Hidrojen 1 Oksijen evrenin her yerinde suyu oluşturur. Bu tür bazı yasalar evrenin her yerinde aynıdır değişmez. Her zaman aynıdır. Duran bir cisme yeterli enerji uygularsanız istisnasız her zaman hareket eder. Bahsettiğimiz bu tür değişmez doğa yasalarıdır.

Teizm hiçbir şeyi açıklayamaz demişsiniz.

Açıklar efendim. İnsanın en temel varoluşsal sorularına cevap verir.

Ben burada hadislerle, mezheplerle, envai çeşit din ve kültürün harmanlanmasıyla oluşan Hurafe Dinini savunmuyorum.

Ben Allah'ın indirdiği ve tek kaynağının Kur'an olduğu dini savunuyorum.

Kur'an insanları düşünmeye, uyanmaya, araştırmaya teşvik eder, iyiliğe teşvik eder.

Delilsiz inancı yasaklar.

İman etmek emin olmak demektir. Dikkat edin bu subjektif bir teşbih değil. Direk kelime anlamı olarak iman etmek emin olmak demektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrende kaos vardır.Bilimden bi bok anladığın yok.

Evrende kaos yok derken kast ettiğim, bilim yapmamıza olanak sağlayan yasalardır. Kaos olduğu yönünde bir argüman sunmanızı isteyebilir miyim?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Politeizm ve ateizmi aynı kefeye koymadım. Sadece evrendeki değişmez fizik yasalarının varlığını açıklamak için mevcut fikirlerden birkaçını karşılaştırdım. Teizm'in bunu en iyi şekilde açıkladığını söyledim. Ancak Teizm'le açıklanabildiğini söylemek için Teizm olmayan, Politeizm olan coğrafyalarda bilimin değil de tekniğin geliştiğini delil gösterdim. Aynı şekilde Ateizm'in de bilimle tutarsız olduğunu söyledim. Çünkü Natüralist-evrimde insan bilincine güvenmek için bir sebep bulamayız. Bu da insan bilincinin ürettiği her bilgiyi zan altında bırakır. Dolayısıyla bilimi de. Ayrıca ateizm fizik yasalarını temellendiremez. Burda tümevarıma başvurulursa şayet, tümevarım metodunun da güvenilirliği burada yine tümevarıma dayanacağı için bir tutarsızlık olur.

Şununla ilgili özellikle bir açıklama yapmak istiyorum.

Neden bahsettiğin hakkında en ufak fikrin yok oradan buradan copy-pase yapmışsın felan demişsiniz. Öncelikle yazıda herhangi bir copy-pase yoktur. Ancak şu olabilir, okuduğum kitaptan ya da dinlediğim bi teologtan öğrendiğim bilgileri kendi cümlelerimle size aktardığım yerler vardır ki bu da copy pase demek değildir. Bir şeyi kendi cümlelerinizle ifade edebilmeniz onu öğrendiğinizin delilidir. Kendi anlamadığınız şeyi kendi cümlelerinizle ifade edemezsiniz. Ben burda size daha kendimin anlamadığım şeyi tutup da argüman olarak da sunmam. Söyledikleriniz çirkin, saldırgan iftiralardır.

Evrenin her yerinde fizik yasaları aynı ile kast ettiğimiz şudur: Kütle Çekim Yasası, her madde için geçerlidir, evrenin her yerinde aynıdır. 2 Hidrojen 1 Oksijen evrenin her yerinde suyu oluşturur. Bu tür bazı yasalar evrenin her yerinde aynıdır değişmez. Her zaman aynıdır. Duran bir cisme yeterli enerji uygularsanız istisnasız her zaman hareket eder. Bahsettiğimiz bu tür değişmez doğa yasalarıdır.

Teizm hiçbir şeyi açıklayamaz demişsiniz.

Açıklar efendim. İnsanın en temel varoluşsal sorularına cevap verir.

Ben burada hadislerle, mezheplerle, envai çeşit din ve kültürün harmanlanmasıyla oluşan Hurafe Dinini savunmuyorum.

Ben Allah'ın indirdiği ve tek kaynağının Kur'an olduğu dini savunuyorum.

Kur'an insanları düşünmeye, uyanmaya, araştırmaya teşvik eder, iyiliğe teşvik eder.

Delilsiz inancı yasaklar.

İman etmek emin olmak demektir. Dikkat edin bu subjektif bir teşbih değil. Direk kelime anlamı olarak iman etmek emin olmak demektir.

Teizm fizik yasalarını açıklamaz kardeşim ''Allah yaptı'' der bırakır.

Kütleçekim her yerde aynı değildir ve diğer yasalar da aslında evrenin farklı davranış şekilleridir ve aslında evrendeki kaosu açıklamak için kullanılan ilkelerdir daha doğrusu bulunan ilkelerdir.

Teizm varoluşsal sorulara cevap vermez verdiğini zanneder hangi teizm türü hangi insanlık tarihinde hangi dönemde hangi çağda insanlığın sorularına net ve doyurucu,akılda şüphe bırakmayan saçma olmayan tutarlı olan bir cevap verebilmiş?Hangi Dünya'da olmuş bu,hangi Dünya'da teizm net bir görüşte birleşmiş de bilim de onu tasdik etmiş hangi Dünya'da yaşıyorsunuz hayal aleminde,idealar aleminde,olmayan Dünya'da,3 günlük Dünya'da,yeri görü yaratan ne yüce Rabbim var kafasıyla yaşıyorsunuz.Gerçek dışı , absürd ve güvenilmez fikirleri sanki bilim tasdik etmiş, bilimin temeliymiş gibi ''teizm insanın varoluşsal sorunlarına cevap verir '' gibi akılalmaz bir zırvayla fikrinizi savunmuşsunuz.

,

Ateizm zaten bilimi temel alır sizin gibi ''yok işte hadisler yalan,yok işte bu meal yalan, yok işte bu hoca üfürükçü, yok işte bu Emeviler, yok işte Buhari yalancı, yok işte Sadece Kuran gibi'' İslam tarihi açısından zırva fikirleri savunmak gibi bir yanılgıya düşmez. İslam Tarihi'nden pislikleri ayıklamaya çalışsanız da bu şu vadede mümkün değil tarihiniz karanlık ve kokuşmuş ve ondan arınmak için çok kez daha kıvırmak,çok kez daha 19'lar 69'lar bulmak,tepe taklak edilmiş ayetlerle Ömer Çelakıllar'la dininizi savunmak,çok kez daha Laik İslam yorumlarına kaçıp çok kezler daha ''aslında orda dövün demiyor okşayın'' diyor demeye mecbursunuz. Çünkü tarihiniz pislik içinde,çünkü tarihiniz batmış çukura çıkmıyor o çukurdan.

Kıvırın bakalım tarihinizi,daha ne kadar İslam'ı uzay çağı dini yapmak için üfüreceksiniz?

tarihinde Tanah-Gospel Theologist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çöl bedevisinin allahı ne demiş okuyalım kimse dünaydan bir yere gideemezmiş nasa yol geçen hanına çevrdi bumu allahınızın ayeti :D

uzayag%C4%B0dems%C4%B0n%C4%B0z%C4%B0stes

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.