panteon

İlk Din

Bu konuda 42 ileti var

Yazılı tarihte ilk din kast ediliyorsa tabi ki Sümer dini olacaktır. Lakin din olgusu Sümerlerden önce de vardı ve bunu ölülerini gömen ve belki de çıkacağı yolculuk için ölünün yanına mezar hediyesi koyan Neandertallere kadar uzatabiliriz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki bu ilk dinlerin çıkışında ölüm korkusu/ölümden sonra yaşam/sonsuz hayat isteği dışında etki eden bir şeyler olmuş mudur?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk din diye bir şey yok. İnançların din adı verilecek düzeyde karmaşıklaşması için çok zaman geçmesi, bir sürü efsanenin birikmesi lazım. En az 150.000 yıldır inançlar var desek doğru olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk din mısırların dini değil miydi? yanlışmı biliyorum hatta yahudilik ve müslümanlık dahil pek çok din ordan esinlenmiş diye biliyordum ben?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk din mısırların dini değil miydi? yanlışmı biliyorum hatta yahudilik ve müslümanlık dahil pek çok din ordan esinlenmiş diye biliyordum ben?

Yok, Sümerler senin bahsettiğin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki bu ilk dinlerin çıkışında ölüm korkusu/ölümden sonra yaşam/sonsuz hayat isteği dışında etki eden bir şeyler olmuş mudur?

Dinlerin asli kökenleri oldukça eskiye gidiyor. Din deyince aklınıza hemen yerleşik yaşam düzenine uyum sağlamış tarım toplumlarının inşa ettiği devasa tapınaklar ve gösterişli yapılar gelmemeli. Dinin kökeni sanılandan çok daha eskiye gidiyor. Sümer ve Mısır dinleri ilk dinler değil. Onlar günümüze kalıntılarını ulaştırabilmiş en eski dinler. Yalnız insanlar yerleşik yaşama geçmeden evvel animizm, totemizm, şamanizm gibi inançlara sahipti. İnsan toplumları son 100.000 yıldır hep doğaüstü güçlere inandı. Dinler bir anda ortaya çıkmadı, onlar da evrildiler. İnsanların çoğunun materyalist olduğu bir dönem hiçbir zaman olmadı. İnsanlar her zaman saçma şeylere inandılar. Kimisi ruhlara inandı, kimisi taşların gücüne inandı, kimisi yıldızların büyüsüne inandı. Ruh inancı, yeryüzündeki tüm dinlerin ortak paydası olduğuna göre, dinlerin son ortak atası ruhçuluk tarzında bir şeydir muhtemelen.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dinlerin asli kökenleri oldukça eskiye gidiyor. Din deyince aklınıza hemen yerleşik yaşam düzenine uyum sağlamış tarım toplumlarının inşa ettiği devasa tapınaklar ve gösterişli yapılar gelmemeli. Dinin kökeni sanılandan çok daha eskiye gidiyor. Sümer ve Mısır dinleri ilk dinler değil. Onlar günümüze kalıntılarını ulaştırabilmiş en eski dinler. Yalnız insanlar yerleşik yaşama geçmeden evvel animizm, totemizm, şamanizm gibi inançlara sahipti. İnsan toplumları son 100.000 yıldır hep doğaüstü güçlere inandı. Dinler bir anda ortaya çıkmadı, onlar da evrildiler. İnsanların çoğunun materyalist olduğu bir dönem hiçbir zaman olmadı. İnsanlar her zaman saçma şeylere inandılar. Kimisi ruhlara inandı, kimisi taşların gücüne inandı, kimisi yıldızların büyüsüne inandı. Ruh inancı, yeryüzündeki tüm dinlerin ortak paydası olduğuna göre, dinlerin son ortak atası ruhçuluk tarzında bir şeydir muhtemelen.

Aynen katılıyorum. Din deyince kurumsal bir yapı gelmemeli aklımıza. İlk tek tanrılı dini de sormadım, ilk inancı kastediyorum aslında. İnsanlık tarihi ile birliktedir arkadaşlar.

Elbette bunun sebebi ölümdür. İnsanlar ölenleri gördüğünde onların içinden birşeyin gittiğini düşündüler. Birisinin onu aldığını. Düşünün hareket eden, oynayan, yaşayan insan birşey oluyor ve aniden hareket etmeyi, bakmayı, ses çıkarmayı durduruyor. E ama bedeni orda... Bilim filan da yok tabi o dönemde beyin filan... Böyle düşünmeleri, yani içlerinden birşeylerin çekilip alınmasını düşünmeleri gayet doğaldır. İnancın doğası bu şekildeydi peki tapınmanın doğası nedir?

Benim anlamayadığım budur. İnsanlar neden tapınma ihtiyacı duymuş, ibadet ihtiyacı duymuş?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aynen katılıyorum. Din deyince kurumsal bir yapı gelmemeli aklımıza. İlk tek tanrılı dini de sormadım, ilk inancı kastediyorum aslında. İnsanlık tarihi ile birliktedir arkadaşlar.

Elbette bunun sebebi ölümdür. İnsanlar ölenleri gördüğünde onların içinden birşeyin gittiğini düşündüler. Birisinin onu aldığını. Düşünün hareket eden, oynayan, yaşayan insan birşey oluyor ve aniden hareket etmeyi, bakmayı, ses çıkarmayı durduruyor. E ama bedeni orda... Bilim filan da yok tabi o dönemde beyin filan... Böyle düşünmeleri, yani içlerinden birşeylerin çekilip alınmasını düşünmeleri gayet doğaldır. İnancın doğası bu şekildeydi peki tapınmanın doğası nedir?

Benim anlamayadığım budur. İnsanlar neden tapınma ihtiyacı duymuş, ibadet ihtiyacı duymuş?

Ruh inancının kökeninin ölüm olduğu konusunda bence de haklısın. Canlı beden ve ölü beden arasında bir fark olduğu belli. Canlıyı cansızdan ayıran bir bilinç unsuru olduğunu düşünmüş olmalılar. Ölümü de ruhun bedenden ''geri dönüşümsüz'' ayrılması olarak tanımlamışlar. Uykuyu da ruhun bedeni ''geri dönüşümlü'' olarak terk etmesi olarak yorumlamış olabilirler. Bugün İslam hadislerinde bile rüya sırasında ruhun bedenden çıkıp dolaştığına dair bir sürü rivayet var. İnsanlar kendilerini doğadan ayıran bir bilinç olarak ruhu tanımlamışlar. Hatta topraktan gelme inancı hakkında da ilginç bir tez var. İnsanlar cesetlerin toprağa karıştığını görünce, topraktan yaratıldıklarını yorumlamış da olabilirler. Beyin zaten bilinmiyor. Kuran'ı yazanlar bile beyni tanımıyor, kalbi düşünme organı sanmışlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dinlerin asli kökenleri oldukça eskiye gidiyor. Din deyince aklınıza hemen yerleşik yaşam düzenine uyum sağlamış tarım toplumlarının inşa ettiği devasa tapınaklar ve gösterişli yapılar gelmemeli. Dinin kökeni sanılandan çok daha eskiye gidiyor. Sümer ve Mısır dinleri ilk dinler değil. Onlar günümüze kalıntılarını ulaştırabilmiş en eski dinler. Yalnız insanlar yerleşik yaşama geçmeden evvel animizm, totemizm, şamanizm gibi inançlara sahipti. İnsan toplumları son 100.000 yıldır hep doğaüstü güçlere inandı. Dinler bir anda ortaya çıkmadı, onlar da evrildiler. İnsanların çoğunun materyalist olduğu bir dönem hiçbir zaman olmadı. İnsanlar her zaman saçma şeylere inandılar. Kimisi ruhlara inandı, kimisi taşların gücüne inandı, kimisi yıldızların büyüsüne inandı. Ruh inancı, yeryüzündeki tüm dinlerin ortak paydası olduğuna göre, dinlerin son ortak atası ruhçuluk tarzında bir şeydir muhtemelen.

Sorumun cevabı bu değildi ama olsun o kadar yazmışsın emeğine sağlık :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorumun cevabı bu değildi ama olsun o kadar yazmışsın emeğine sağlık :)

Ben cevaplayayım... Elbette olmuştur. İlk dini metinleri okursanız doğaya yüklenen anlamlar ile tanrı inancının nasıl bağdaştırıldığını görürsünüz. Yani bu denli büyük dağları, denizleri, gökleri yaratan biri olmalıdır.

Düşünün kendi kendinize alet yapmaya başlıyıorsunuz ve bunu kullanıyorsunuz. Ben yaptım diyorsunuz. Ama bu ağacı ben yapmadım. demek ki onu da başkası yapmış diye düşünmüş olmalılar ki bütün dinlerin ortak yanı doğanın bir sahibinin olmasında birleşir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Buna kesin olarak bir yanıt vermek imkansız ki zaten bu konunun amacı da beyin fırtınası.

Bence,

İnançtan önce kutsallık kavramı ortaya çıktı. Bir şeyi ya da bazı şeyleri kutsallaştırdılar önce. Bir şeyi kutsallaştırmak için de ya çok değer vermeleri ya da çok korkmaları gerekiyordu, bu yüzden de her topluluğun/kabilenin farklı farklı kutsiyetleri olmalıydı. Belki bazıları bu kutsiyetleri totemleştirip, daha da sonra tapmaya başladı. Bazıları da olaya daha geniş bakıp o kutsiyetlerinin aslında doğanın bir parçası olduğunu farkedip, şamanizmi ortaya çıkardılar.

Dinlere gelirsek, sümerliler diyorum, uzaylılar diyorum, niburu diyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

biraz saymaya ve düsünmeye baslayan ilk insanlar, uzakta ve giemli oldugu icin günes ve aya tapmaya baslamis olabilirler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu heykel ilk dinler ile bir alakası olmalı farklı dönemlere ait farklı kazı alanlarında bu heykelden veya buna benzeyen çok fazla heykel bulunmuş.

tarihinde herkes1ben1 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Animizm olsa gerek. Ama ilk organize din diye sorsaniz, sanirim Hinduizm. Ama bu Gaziantep Gobeklitepe civarinda bulunan tapinagin da simdiye kadar bulunan en eski tapinak oldugunu biliyoruz. Hatta belki dinlere esin kaynagi olan Adem/Havva hikayesinin gectigi "Garden of Eden" denen yerin burasi olma ihtimali bile var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk din beynin evrimiyle birlikte evrilmiştir. İlk insanların biyolojik, psikolojik ve bilişsel sezgileri bir arada olmadığı ve bunları birleştiremedikleri için doğada olmayan, doğa dışında yer alan doğaüstü varliklara bir Tanrıya veya Tanrılara ya da günümüz anlamdaki ilahi şeylere başlangıçta inanma ve idrak etme yetenekleri bulunmuyordu. İlahi şekilde doğa üstünde de var olabilecek doğa üstü şeyler ancak insanın bilişsel modları biraraya getirip birleştirebilmesinden sonra ortaya çıkabilmiştir.

İlk din benzeri inanış şekilleri muhtemelen animalizme, hayvanların sahip olduğu güçlerin soyutlanmasına dayanıyordu.

200px-Lion_man_photo.jpg

Görsel: 30.000 yıl öncesi Paleolitik dönemden kalma bir yarı aslan yarı insan heykeli (bulunduğu yer Almanya, ismi Löwenmensch veya Lionman of the Hohlenstein Stadel)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk din beynin evrimiyle birlikte evrilmiştir. İlk insanların biyolojik, psikolojik ve bilişsel sezgileri bir arada olmadığı ve bunları birleştiremedikleri için doğada olmayan, doğa dışında yer alan doğaüstü varliklara bir Tanrıya veya Tanrılara ya da günümüz anlamdaki ilahi şeylere başlangıçta inanma ve idrak etme yetenekleri bulunmuyordu. İlahi şekilde doğa üstünde de var olabilecek doğa üstü şeyler ancak insanın bilişsel modları biraraya getirip birleştirebilmesinden sonra ortaya çıkabilmiştir.

İlk din benzeri inanış şekilleri muhtemelen animalizme, hayvanların sahip olduğu güçlerin soyutlanmasına dayanıyordu.

200px-Lion_man_photo.jpg

Görsel: 30.000 yıl öncesi Paleolitik dönemden kalma bir yarı aslan yarı insan heykeli (bulunduğu yer Almanya, ismi Löwenmensch veya Lionman of the Hohlenstein Stadel)

asil allah iste budur o zaman. bu degilse bile, torunlarindan biri yada torunlarinin torunu falan. inanmayan kafirdir. iman etmek lazim hemen. amiin :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O kadar peyganber geldiği idda edilir ama heykeli yapıılan tanrının dininin hadi değiştiğini varsayalım. O dinlerde, bu heykellerde mi değişimiştir. Değişmeyen heykel fikri sizi tek tanrılı dinlere götürmez. Olsa olsa tek tanrılı dineri yanlışlar.. Yanlış mı düşünüyorum, sizce.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlk Putperestliğin çıkışı

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

"Ev kitap ehli! Dininizde aşırı gidip ölçüyü aşmayın." (Nisa: 4/171)

"Dediler ki: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr'ı asla terketmeyin." (Nuh: 71/23)

Bu ayeti kerime ile ilgili olarak İbn Abbas (r.a.) diyor ki:

"Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr, Nuh kavminde yaşıyan salih kişilerin adları idi. Bunlar ölünce şeytan, insanlara bunların hatıralarını devam ettirmek için yaşadıkları yerlere heykellerini dikmelerini ilham etti. Onlar da bunu yaptılar ve diktikleri heykellere onların isimlerini verdiler. Önceleri bunlara tapan yoktu; fakat onları dikenler öldükten sonra zamanla haklarındaki bilgiler ve heykellerin dikiliş gayeleri unutuldu ve insanlar bunlara tapmaya başladılar." (Buhari Tefsir: 71/3)

İbni Kayyım sahabenin pek çoğunun bunlar hakkında:

"Bu salih kişiler öldükten sonra insanlar bunların kabirlerinde ibadet etmeye başladılar. Sonra unutulmasın diye heykellerini diktiler, resimlerini yaptılar. Bir süre sonra bunlara tapmaya başladılar." dediklerini naklediyor. Ömer (r.a.)'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Hristiyanların İbni Meryem'i batıl üzere övdükleri gibi siz de beni övmekte aşırı gitmeyin. Şüphesiz ki ben bir kulum. Öyleyse benim için Allah'ın kulu ve Rasulü deyin." (Buhari Enbiya: 48. Darımi Rıkak: 6S. Ahmed: 1/21-24. 47.)

İbni Mesud'un rivayet ettiği hadiste Rasulullah (s.a.v.):

"Aşırı gidenler mahvoldular" buyurmuş ve bunu üç defa tekrar etmiştir. (Kitab-ul Tevhid-Muhammed Ibn Abdulwahhab)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O kadar peyganber geldiği idda edilir ama heykeli yapıılan tanrının dininin hadi değiştiğini varsayalım. O dinlerde, bu heykellerde mi değişimiştir. Değişmeyen heykel fikri sizi tek tanrılı dinlere götürmez. Olsa olsa tek tanrılı dineri yanlışlar.. Yanlış mı düşünüyorum, sizce.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

islam heykelsiz bir dindir.nerede bir dinin heykelini buldunuz o islam değildir.

Aslinda islam'da hangi sanat dali var, merak etmiyor degilim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.