zeppelin üzeyir

Sadece 1 mantık hatası keşfedip dinden cikmak (kisisel bir seruven)

Bu konuda 66 ileti var

10 yil aradan sonra herkese merhaba. 10 yıl önce burada  radikal islamci bir genc olarak bulunmaktaydim. Simdi inancsizligin esigindeyim. Boyle bir baslikta sesli dusunmeye ve desteginize ihtiyacim var. Benim icin dini sorgulama surecini baslatan şey acik soyleyeyim ensar vakfindaki tecavüz olayidir. Tabi bu olay ilk degil tarih boyu belki daha carpici olaylar da oldu fakat bu olayin farki benim ilk defa gercek islam bu degil kolayciligini aşarak dini sorunsallastirmaya girismeme neden olmasidir. Bu baslikta kendi dusunme sureclerimi ve tecrubelerimi tamamen seffaf bicimde ortaya koymak istiyorum ve desteğinizi bekliyorum. 

Gelelim ilk meseleye. Inancli ve inancsiz arasindaki en temel fark dinin iceriginden once orijinine dair sanirim. Inancsiz dinin insan urunu oldugunu inancli ise tanridan geldigini dusunur. 

Islamda bilginin kokenine dair mantik hatasi şurada. Kuran hadisler islam tarihi tefsir kelam fikih gibi bilgi kaynaklarindan sadece kuranin allah sozu oldugunu diger kaynaklarin insan urunu olduğuna sanirim hicbir musluman itiraz etmez. Nitekim sadece kuran diyenlerin islam toplumunda bir itibari yoktur. Peygamber sahabe mezhep imami muctehit fakih alim veli evliya padişah emir ve benzerlerinin insan olduguna bir suphe var mi. Fakat kuran dışındaki kaynaklarin allah tarafindan korunduğuna dair bir kanit yoktur. Bildigim kadariyla boyle bir iddia bile yoktur. Taberinin islam tarihi mesela. Bu kitabin ilahi bir koruma altinda olduguna dair bir iddia ve kanit var midir. Buradan su sonuc cikar. Kuran disindaki kaynaklarin iceriginden bağımsız olarak, isterse en faydali en guvenilir en dogru en ahlakli bilgileri icersin, isterse tum insanligin kurtulusu onlarda olsun,  hicbir baglayici tarafi yoktur. Cunku korunduklarina dair bir iddia ve kanit yoktur. Gelelim kurana. Kuranin tamamen allah sozu oldugunu ve kendisinin iddia ettigi gibi allah tarafindan korundugunu kabul etsek bile diger kaynaklar olmadan bir anlami olmadigi aciktir ki muslumanlar da bunu kabul etmektedir. Mutesabih muhkem nesih mensuh sebebi nuzul tevil tefsir etimoloji tercume gibi dil ve anlama dair meseleler kuran metninin baglamina dair bilgiler olmadan hicbir anlam ifade etmeyecegini ortaya koyar. Baglama dair bilginin insan urunu olduguna ve korunduguna dair bir kanit olmadigina gore daha icerigi bile tartismaya gerek kalmaksizin islamin teorik olarak bir baglayiciligi olmadigi ortadadir. Ne dersiniz?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öncelikle hosgeldin..

Anladigim kadariyla kisaca sunu demek istiyorsun galiba :

Kuran ayetleri tek basina bir anlam ifade etmez, bu ayetler ancak kuran disi kaynaklar ile yorumlanirsa bir anlami olur. Ama kuran disi butun kaynaklar da insan ürünü oldugu icin kuranin dedigini anlamak imkansizdir. 

Bunu mu demek istedin? Yani "kuranin teorik olarak baglayiciligi yoktur" ne demk? Bu söz islamı neden cökertsin? 

tarihinde Primatrium tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben de bıraktım bu dini.Küçükten bize dayatmışlar.hep dayatma yani. Sanki japonyada doğsaydik, musluman olacaktik. Kuranda çok çelişki var,işin aslında.Sadece korkmadan özgür bir beyinle sorgulayacaksın.Ama bunu herkes yapmiyor.Yapmak kolay degil. Birçok insanin bilinç altina işlemiş bu korkular. Benim gordugum kadariyla, kuran muhammedin gunluk siyaset kitabı.Sırf kendi çıkarları için yazmış da yazmış. İşin garibi, eskiden islamı savunurdum,simdi cok fena düşman oldum.Çünkü hep kandırılmışız. Resmen sapıklık dini.Zaten küçük kızlarla cinsellige evlilige izin veriyor.bu beni deli ediyor. Reformist islamcilar da surekli olarak halkı kandırıyor.Yani reformistler de resmen gelenekçilere hizmet ediyorlar, dini aktif tutmak için ve iman pekiştirmesi için. Boyle ulke duzeninin içine sçayım.Halka gercekler anlatılmıyor. Gercekleri haykıranlar da öldürülmüş .Turan Dursun gibi......Saygılar...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, zeppelin üzeyir yazdı:

10 yil aradan sonra herkese merhaba. 10 yıl önce burada  radikal islamci bir genc olarak bulunmaktaydim. Simdi inancsizligin esigindeyim. Boyle bir baslikta sesli dusunmeye ve desteginize ihtiyacim var. Benim icin dini sorgulama surecini baslatan şey acik soyleyeyim ensar vakfindaki tecavüz olayidir. Tabi bu olay ilk degil tarih boyu belki daha carpici olaylar da oldu fakat bu olayin farki benim ilk defa gercek islam bu degil kolayciligini aşarak dini sorunsallastirmaya girismeme neden olmasidir. Bu baslikta kendi dusunme sureclerimi ve tecrubelerimi tamamen seffaf bicimde ortaya koymak istiyorum ve desteğinizi bekliyorum. 

Gelelim ilk meseleye. Inancli ve inancsiz arasindaki en temel fark dinin iceriginden once orijinine dair sanirim. Inancsiz dinin insan urunu oldugunu inancli ise tanridan geldigini dusunur. 

Islamda bilginin kokenine dair mantik hatasi şurada. Kuran hadisler islam tarihi tefsir kelam fikih gibi bilgi kaynaklarindan sadece kuranin allah sozu oldugunu diger kaynaklarin insan urunu olduğuna sanirim hicbir musluman itiraz etmez. Nitekim sadece kuran diyenlerin islam toplumunda bir itibari yoktur. Peygamber sahabe mezhep imami muctehit fakih alim veli evliya padişah emir ve benzerlerinin insan olduguna bir suphe var mi. Fakat kuran dışındaki kaynaklarin allah tarafindan korunduğuna dair bir kanit yoktur. Bildigim kadariyla boyle bir iddia bile yoktur. Taberinin islam tarihi mesela. Bu kitabin ilahi bir koruma altinda olduguna dair bir iddia ve kanit var midir. Buradan su sonuc cikar. Kuran disindaki kaynaklarin iceriginden bağımsız olarak, isterse en faydali en guvenilir en dogru en ahlakli bilgileri icersin, isterse tum insanligin kurtulusu onlarda olsun,  hicbir baglayici tarafi yoktur. Cunku korunduklarina dair bir iddia ve kanit yoktur. Gelelim kurana. Kuranin tamamen allah sozu oldugunu ve kendisinin iddia ettigi gibi allah tarafindan korundugunu kabul etsek bile diger kaynaklar olmadan bir anlami olmadigi aciktir ki muslumanlar da bunu kabul etmektedir. Mutesabih muhkem nesih mensuh sebebi nuzul tevil tefsir etimoloji tercume gibi dil ve anlama dair meseleler kuran metninin baglamina dair bilgiler olmadan hicbir anlam ifade etmeyecegini ortaya koyar. Baglama dair bilginin insan urunu olduguna ve korunduguna dair bir kanit olmadigina gore daha icerigi bile tartismaya gerek kalmaksizin islamin teorik olarak bir baglayiciligi olmadigi ortadadir. Ne dersiniz?

 

Peygamber efendimizin sünneti seniyesi korunmuştur. DÖRT HAK MESHEP OLAN dan gayrısı başka fırkalardır. HAKTAN SAPMIŞ FIRKALARDIR. dilersen bu konuyla ilgili  önemli videolar koyabilirim eğer anlamak istiyorsan

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 dakika önce, Primatrium yazdı:

Anladigim kadariyla kisaca sunu demek istiyorsun galiba :

Kuran ayetleri tek basina hir anlam ifade etmez, bu ayetler ancak kuran disi kaynaklar ile yorumlanirsa bir anlami olur. Ama kuran disi butun kaynaklar da insan ürünü oldugu icin kuranin dedigini anlamak imkansizdir. 

Bunu mu demek istedin? Yani "kuranin teorik olarak baglayiciligi yoktur" ne demk? Bu söz islami neden cökertsin? 

Inananlar icin kurani gunumuzde baglayici kilan temel dayanak onun değişmeyecegi ve ilahi koruma altinda oldugudur. Ben de diyorum ki metinsel olarak kuran degismese bile baglama ihtiyac duydugu icin korunmasinin bir anlami yoktur. Hadis tefsir ve islam tarihi kaynaklarinin da ilahi koruma altinda oldugunu da kimse iddia etmemistir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, Mikelanjo007 yazdı:

Peygamber efendimizin sünneti seniyesi korunmuştur. DÖRT HAK MESHEP OLAN dan gayrısı başka fırkalardır. HAKTAN SAPMIŞ FIRKALARDIR. dilersen bu konuyla ilgili  önemli videolar koyabilirim eğer anlamak istiyorsan

totolojiyi bi kenara birakacak olursak. Sunneti seniye nasil korunmustur. Mesela kutubi sitte kendisinin tahrif edilemeyecegine dair bir iddia barindirmakta midir. 

Sadece kuran yeterli diyorsan 1400 yillik kulliyati cope atarsin. Kuran yetmez diyorsan kuran disi kaynaklar insan urunudur ve tahrif edilebilir. Hem metinsel olarak hem de mana olarak. Bu durumda kuran korunsa nolur korunmasa nolur. Somut orneklere de gelecegim elbette.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, zeppelin üzeyir yazdı:

totolojiyi bi kenara birakacak olursak. Sunneti seniye nasil korunmustur. Mesela kutubi sitte kendisinin tahrif edilemeyecegine dair bir iddia barindirmakta midir. 

Sadece kuran yeterli diyorsan 1400 yillik kulliyati cope atarsin. Kuran yetmez diyorsan kuran disi kaynaklar insan urunudur ve tahrif edilebilir. Hem metinsel olarak hem de mana olarak. Bu durumda kuran korunsa nolur korunmasa nolur. Somut orneklere de gelecegim elbette.

Bunlara sana anlatacak kapasitede bir insan değilim anlatırken hata yapmamak için sana güvenilir insanlardan videolar ekliyceğim buraya. bir kaç kere tekrar  izlersen konuyu anlarsın inşaaalah.

https://www.youtube.com/watch?v=YxVpVBgLCQE

https://www.youtube.com/watch?v=eQVER1wJSzo

https://www.youtube.com/watch?v=5ASko12tRjw

Küttibi site güvenilir kaynak. BU GÜNE GELENE KADAR Evliyaullah ve EHLİ SÜNNET ALİMLERİN ittifak ettiği konular. YANİ KABUL ETTİĞİ ŞEYLER DOĞRUDUR. EHLİ sünnet ALİM olmak kaydıyla....imam gazali İMAM RABBANİ. Mevlana CELALETTİN RÜMİ efendimize kadar. ABDUL kadir GEYLANİ EFENDİMİZ GİBİ tarihten GÜNÜMÜZE adı kalmış din büyüklerimizin EHLİ sünnet KONUSUNDA İTTİFAKLARIDA bu kaynakların doğrulçuğunu gösterir bize.....

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
24 dakika önce, zeppelin üzeyir yazdı:

Inananlar icin kurani gunumuzde baglayici kilan temel dayanak onun değişmeyecegi ve ilahi koruma altinda oldugudur. Ben de diyorum ki metinsel olarak kuran degismese bile baglama ihtiyac duydugu icin korunmasinin bir anlami yoktur. Hadis tefsir ve islam tarihi kaynaklarinin da ilahi koruma altinda oldugunu da kimse iddia etmemistir. 

Ben yine tam olarak demek istediginizi anlamadim ama anladigim sekilde cevap verecegim.

Öncelikle burada cümleye baslarken "inananlar icin" diyorsun. Yani inananlarin düsüncesini cürütmüs oluyorsun. Ama kuranin kendisinde "kuran insanlar tarafindan asla degistirilemeyecektir" yaziyor mu? Ya da buna benzer birsey. Kuranda "kuranin ilahi koruma altinda oldugu" yaziyor mu? 

Ayrica kuranin baglama ihtiyac duymasindan kasit, kuran ayetlerinin anlamini aciklayacak olan ve insan ürünü olan birsey midir? Yani kuran haricinde kesinlikle insan ürünü olan birsey mi olmalidir?

Ilk yazinda, insan ürünü olan kaynaklar olmadan kuranin anlami yoktur demissin. Niye yoktur? Butun ayetler kapali degildir ki? Ayrica her insanin bulundugu cografyada din alimi olmayabilir. O nasil olacak? 

Bu sekilde karisik oluyor. Karsilikli tam anlasamadik. Net konusmakta fayda var. Sana sunu sormak istiyorum.. Kuranin insanlar tarafindan asla degistirilmeyecegi ibaresi geciyor mu? Yani kuranin asla incil gibi carpitilamayacagi yaziyor mu? Ya bir gun birisi cikip tüm müslümanlari öldurse ve tum kurani yok etse ne olacak? Kuran buna cevap veriyor mu? 

Eger buna cevap vermiyorsa kuran korunmuyor demektir. Ve "inananlarin düsüncesi" dedigimiz düsünce kurana uygun olmaz ve bu dusunceyi curutmenin de anlami olmaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 dakika önce, Mikelanjo007 yazdı:

Bunlara sana anlatacak kapasitede bir insan değilim anlatırken hata yapmamak için sana güvenilir insanlardan videolar ekliyceğim buraya. bir kaç kere tekrar  izlersen konuyu anlarsın inşaaalah.

https://www.youtube.com/watch?v=YxVpVBgLCQE

https://www.youtube.com/watch?v=eQVER1wJSzo

https://www.youtube.com/watch?v=5ASko12tRjw

Küttibi site güvenilir kaynak. BU GÜNE GELENE KADAR Evliyaullah ve EHLİ SÜNNET ALİMLERİN ittifak ettiği konular. YANİ KABUL ETTİĞİ ŞEYLER DOĞRUDUR. EHLİ sünnet ALİM olmak kaydıyla....imam gazali İMAM RABBANİ. Mevlana CELALETTİN RÜMİ efendimize kadar. ABDUL kadir GEYLANİ EFENDİMİZ GİBİ tarihten GÜNÜMÜZE adı kalmış din büyüklerimizin EHLİ sünnet KONUSUNDA İTTİFAKLARIDA bu kaynakların doğrulçuğunu gösterir bize.....

Kutubu sitte ya da digerleri. Iyidir kotudur dogrudur yanlistir demiyorum su an. Insan urunudur diyorum. Ismini saydiklarin da birer insandir. Din insan urunudur. Gökten gelen bir sey degildir. Gokten geldigi dusunulen sadece kurandir. Onun da tek basina anlamli olmadigini reformcular haric butun islam alimleri kabul etmektedir. Ilahi koruma altinda olduguna inanilan bir kitabi ilahi koruma altinda olmayan insan urunu olan baska kitaplarla aciklamak ve tamamlamak zorunda olmak islamdaki mantik hatasidir bana gore.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
40 dakika önce, Primatrium yazdı:

Ben yine tam olarak demek istediginizi anlamadim ama anladigim sekilde cevap verecegim.

Öncelikle burada cümleye baslarken "inananlar icin" diyorsun. Yani inananlarin düsüncesini cürütmüs oluyorsun. Ama kuranin kendisinde "kuran insanlar tarafindan asla degistirilemeyecektir" yaziyor mu? Ya da buna benzer birsey. Kuranda "kuranin ilahi koruma altinda oldugu" yaziyor mu? 

Ayrica kuranin baglama ihtiyac duymasindan kasit, kuran ayetlerinin anlamini aciklayacak olan ve insan ürünü olan birsey midir? Yani kuran haricinde kesinlikle insan ürünü olan birsey mi olmalidir?

Ilk yazinda, insan ürünü olan kaynaklar olmadan kuranin anlami yoktur demissin. Niye yoktur? Butun ayetler kapali degildir ki? Ayrica her insanin bulundugu cografyada din alimi olmayabilir. O nasil olacak? 

Bu sekilde karisik oluyor. Karsilikli tam anlasamadik. Net konusmakta fayda var. Sana sunu sormak istiyorum.. Kuranin insanlar tarafindan asla degistirilmeyecegi ibaresi geciyor mu? Yani kuranin asla incil gibi carpitilamayacagi yaziyor mu? Ya bir gun birisi cikip tüm müslümanlari öldurse ve tum kurani yok etse ne olacak? Kuran buna cevap veriyor mu? 

Eger buna cevap vermiyorsa kuran korunmuyor demektir. Ve "inananlarin düsüncesi" dedigimiz düsünce kurana uygun olmaz ve bu dusunceyi curutmenin de anlami olmaz.

Tam olarak demek istediğim şu: Din, insan ürünüdür. Kuranın tamamen orijinal ve Allah sözü olması bile dinin insan ürünü olduğu gerçeğini değiştirmez. Epistemolojik bir mesele. 

En bilindik örneklerden biri. Kuranda namaz var mı yok mu ve varsa kaç vakittir? Kuranda namaz vardır, 5 vakittir ve şöyle şöyle kılınır diyenlerin ya da aksini söyleyenlerin tamamı insani kanaatlere göre hareket etmektedir. Ortada göksel bir durum söz konusu değildir. Allah'ın 5-10 maddelik bir "temel ilkeler" yerine tarihsel bilgi gerektiren ve her türlü zıt yoruma mahal veren bir kitap gönderip içine de kitabı koruyacağını, kimsenin ekleme çıkarma yapamayacağını hatta peygamberin böyle bir şeye kalkışması durumunda onun şahdamarını koparacağını yazması mantıksızdır. Peygamberin başından geçen bütün olayların, hangi ayetin hangi olay üzerine indiğinin, hangi ayetin hükmünün kaldırıldığının anlatıldığı  "tahrif olmama garantili" bir kitap yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İkinci bahsi açıyorum. Beni en çok düşündüren meselelerden biri. Bakara Suresi, 260. Ayet:

Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Sevgili dostlar, Allah'la bire bir iletişim halinde olan, "halilullah" Allahın dostu olarak bilinen, semavi dinlerin atası, İbrahim peygamber bile kalbinin tatmin olması için Allah'tan gözle görülür elle tutulur bir "kanıt" istiyor. Beş duyu organından biri ile (kulak) Allahı tanımak yetmiyor, bir başka duyu organıyla (göz) Allahın iddiasını ispat ettiğine tanık olmak istiyor.

O halde, bizim sıradan insanlar olarak, Allahtan gelen en ufak bir ses ya da görüntü olmadığı için, inanmak istemeyişimiz gayet tabii değil midir? Allah'ın kimi insanlara somut kanıtlar gösterirken kimilerini binlerce yıl öncesinde bilmedikleri bir dilde yazılmış kitaplara mahkum etmesi adaletsizlik değil midir?

Ben dine karşı önyargısı olan biri değilim. Bilakis mevzunun tam içinden geliyorum. Ve şuna söz veriyorum, eğer 4 tane parçalanmış kuşun öldükten sonra uçarak geldiğini görürsem ben de yeniden iman ederim. Öteki türlü, iman etmediğim için yargılanmam haksızlıktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

islam dini, var olması %50 ihtimaldeki evrensel bir Tanrı ile hiç iletişim kurmamış yapay bir dindir. Muhammed'in peygamberliğindeki islami yıllara anarşi ve kaosun hakim olduğunu görüyoruz. Sümerlerden başlayan tarihsel bir perspektif ile aynı tarihe ve aynı bölgeye baktığımızda, Eski Mısır'da Gebelik ve Cinsiyet Öğrenme testleri yapılabilirken, sümerler takvim yapmış kullanıyorlarken, araplar zır cahil kalmayı başarmışlardı. Muhammed, Eski Mısır ve Sümerlerin geliştirmiş oldukları pozitif bilimlerden aşırma yaparak, o zır cahil arapları, kendisinin allahın peygamberi olduğuna inandırmıştı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@Tumagü hz muhammedin insanları ne kadar inandırdığı da şüpheli bir durum gibi. Avam kesimini inandırmış olabilir. Ama temelde yaptığı şey akla ve gönüllere hitap eden bir iknadan ziyade siyasi egemenliğe daha yakın gibi. Dinden dönenlerin cezasının ölüm olması islamın akıl ve vicdanla değil güç ilişkileriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bunları siz mutlaka biliyorsunuzdur tabi. Benin jeton yeni düşüyor. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
34 dakika önce, zeppelin üzeyir yazdı:

Kutubu sitte ya da digerleri. Iyidir kotudur dogrudur yanlistir demiyorum su an. Insan urunudur diyorum. Ismini saydiklarin da birer insandir. Din insan urunudur. Gökten gelen bir sey degildir. Gokten geldigi dusunulen sadece kurandir. Onun da tek basina anlamli olmadigini reformcular haric butun islam alimleri kabul etmektedir. Ilahi koruma altinda olduguna inanilan bir kitabi ilahi koruma altinda olmayan insan urunu olan baska kitaplarla aciklamak ve tamamlamak zorunda olmak islamdaki mantik hatasidir bana gore.

Kuranı kerim Peygamber efendimize VAHYEDİLMİŞTİR.  ÖYLECe  bırakılmamıştır insanlar yalnız kitaba uysun kendileri nasıl anlarsa anlasın.denmiyor. PEYGAMBERE UYMAKTA VAR KİTAPTA ne verdiyse ALIN. DENİLİYOR. ÖYLEYSE sahabeyi kiram EFENDİLERİMİZ bu AYETE çok dİKKAT EDİP NE VERDİYSE almışlardır... YANİ hadisleri DE KORUMA altına ALMIŞLARDIR. çok sağlam KAYNAKLARDAN BU GÜNE GELMİŞTİR........

Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi ögreten bir Peygamber gönderdik.) [Bakara 151]

kitabı GETİREN VE BAŞKA NE GETİRMİŞ HİKMET KİTAP

kuranı kerim

OZAMAN hikmet ne

(Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi ögreten bir Peygamber gönderdik.) [Bakara 151]

Demek ki, Peygamber efendimiz, Kitabin [Kur'ân-i kerîmin] disinda, bir de hikmet getirmistir.

Ayrica, Kurân-i kerîme ragmen, insanlarin bilmedigi seyleri de ögretmistir. Allahü teâlâ, hikme ehlini de övmüstür:

(Allah, hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilmisse, muhakkak ona çok hayr verilmistir.) [Bekara 269]

Hikmet, fen ma'nâsina geldigi gibi, fikih ilmi ma'nâsina da gelir. (Dürr-ül muhtâr)

Peygamber efendimiz, 0bin Abbâs hazretleri için, (Yâ Rabbî, bunu fakîh kil, hikmet sâhibi eyle ve buna Kur'ân-i kerîmin bilgilerini ihsân eyle) buyurdu. (Buhârî)

Kur'âni ehli olan açiklar

Peygamber efendimiz, fikh bilgilerini de eshâb-i kirâma ögretmistir. Peygamberimizin ögrettiklerine sünnet dendigi için, ögrettigi fikh ilmine de sünnet de denir.

0mâm-i Sâfiî hazretleri, (Bu âyetteki hikmet'ten maksat, Resûlullahin sünnetidir. Önce Kur'ân zikredilmis pesinden hikmet bildirilmistir) buyuruyor. (Risâle s.78)

yani DİN İslamiyet DENİNCE dinin bütün konuları yani kapsayan herşey koruma altındfır nerden anlıyoruz yine ayetten

Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin üzerinizdeki nîmetimi (lütuflarımı) tamamladım ve size din olarak İslâm'ı seçtim (yalnız İslâm'dan razı ve ondan hoşnûd oldum)". (el-Mâide, 3)

"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, ondan [seçtiği dîni] kabûl edilmiyecektir ve o, âhirette hüsrâna [büyük zarara] uğrayanlardan [olacak]tır."

SÜNNET ve hadisler ayrıca SAHABE EFENDİLERİMİ,Z İSLAMİYET DEYİNCE ONDAN AYRI DEĞİLDİR.

SAHABE efendimizden nakledilenlerde koruma altındadır.

İSLAMİYET

 

Resûlullaha itâ'at Allah'a itaat ayri midir?

 

Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allahü teâlâ, kendine itâ'ati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki:

(Resûle itâ'at eden, Allah'a itâ'at etmis olur.) [Nisâ 80]

(Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Hasr 7]

(De ki "Eger Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!") [A.0mrân 31]

[Bu âyet-i kerîme inince, münâfiklar, simdiki mürted ve zindiklar gibi, "Muhammed kendine tapilmasini istiyor" dediler. Bunun üzerine asagidaki âyet-i kerîme indi. (Sifâ-i serîf)]

(De ki, "Allah'a ve Peygambere itâ'at edin! Eger [Peygambere uymayip] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar]Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [A.0mrân 32]

Allahü teâlâ, Peygamber efendimize itâati emrettigi gibi, ona muhâlefeti, isyâni da yasaklamistir:

(Kim Allah'a ve Resûlüne isyân eder ve hududullahi asarsa Allah onu, temelli kalacagi Cehenneme sokar.) [Nisâ 14] [Hududullah, Allah'in emir ve yasaklari]

(Dogru yol belli olduktan sonra, Peygambere karsi geleni ve mü'minlerin yolundan baska bir yola uyani, o yolda birakir ve cehenneme sokariz.) [Nisâ 115]

Allah'a, Resûlüne isyân

(Allah ve Resûlüne karsi gelen, bilsin ki Allah'in azâbi çetindir.) [Enfal 13]

(Ey îmân edenler, sizi hayat verecek seylere [dinin emîrlerine] da'vet edince, Allah'a ve Resûlüne icâbet edin!) [Enfâl 24]

(Allah'a ve Resûlüne karsi gelen, apaçik bir sapikliga düsmüs olur.) [Ahzâb 36]

Sünnet-i seniyyeye uymanin farz oldugunu yukarida âyet-i kerîmelerle bildirmistik. Bu konudaki hadîs-i serîflerden birkaçi da söyle:

(Bana uyan Cennete girer, isyân eden giremez.) [Buhârî]

(Resûlün harâm kilmasi, Allah'in harâm kilmasi gibidir.) [Tirmizî]

(Allah'in kitabina, Peygamberin sünnetine sarilan sapitmaz.) [Hâkim]

(Sünnetimden yüz çeviren benden degildir.) [Müslim]

(Benden sonra ihtilâflar çikar. O zaman sünnetime ve hülefa-i râsidînin sünnetine uyun!) [Tirmizî]

Kur'ân-i kerîm, Peygamber efendimize inmistir. Muhatabi odur. Eshâb-i kirâm, Peygamber efendimize, Kur'ân-i kerîmin açiklamasini suâl ederlerdi. Açiklamayi gerektirmiyen âyetler hariç, her âyetin açiklamasini bilen yalniz odur. Resûlullah efendimizin bildirdiginden baska türlü açiklamak yanlis olmakla kalmaz, Allah'a ve Resûlüne iftirâ olur. Hiç bir kimse, Peygamber efendimizden daha iyi bildigini söyleyemez. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

(Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi ögreten bir Peygamber gönderdik.) [Bakara 151]

Demek ki, Peygamber efendimiz, Kitabin [Kur'ân-i kerîmin] disinda, bir de hikmet getirmistir.

Ayrica, Kurân-i kerîme ragmen, insanlarin bilmedigi seyleri de ögretmistir. Allahü teâlâ, hikme ehlini de övmüstür:

(Allah, hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilmisse, muhakkak ona çok hayr verilmistir.) [Bekara 269]

Hikmet, fen ma'nâsina geldigi gibi, fikih ilmi ma'nâsina da gelir. (Dürr-ül muhtâr)

Peygamber efendimiz, 0bin Abbâs hazretleri için, (Yâ Rabbî, bunu fakîh kil, hikmet sâhibi eyle ve buna Kur'ân-i kerîmin bilgilerini ihsân eyle) buyurdu. (Buhârî)

Kur'âni ehli olan açiklar

Peygamber efendimiz, fikh bilgilerini de eshâb-i kirâma ögretmistir. Peygamberimizin ögrettiklerine sünnet dendigi için, ögrettigi fikh ilmine de sünnet de denir.

0mâm-i Sâfiî hazretleri, (Bu âyetteki hikmet'ten maksat, Resûlullahin sünnetidir. Önce Kur'ân zikredilmis pesinden hikmet bildirilmistir) buyuruyor. (Risâle s.78)

Kurân-i kerîm açiklamasiz ögrenilseydi, Peygamber efendimize, (teblig et yeter) denilirdi, ayrica (açikla) denmezdi. Halbuki, açiklanmasi da emredilmistir:

(Kur'âni insanlara açiklayasin diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Biz bu Kitabi, hakkinda ihtilâfa düstükleri seyi insanlara açiklayasin ve imân eden bir kavme de hidâyet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

Bu âyet-i kerîmeler, açiklamayi gerektiren âyetlerin bulundugunu gösterdigi gibi, bunu açiklamaya Resûlullah efendimizin yetkisi oldugunu da göstermektedir.

Kurân-i kerîmde her bilgi vardir. Ancak açik degildir. Peygamber efendimiz bunlari vahy ile ögrenmis ve ümmetine bildirmistir. Bir âyet-i kerîme meâli:

(Onun sözleri vahydir.) [Necm 4]

Hz.Cebrâil, Peygamber efendimize gelip 5 vakit namazin her seyini bizzat tatbîkî olarak ögretmistir.

Peygamber efendimiz de (Namazi benim kildigim gibi kiliniz) buyurmustur. (Buhârî)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

‘Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.’ Müslim-İman 302; Buhari 97/24, 10/29; Hanbel 3/1. Hocam bu hadis ne demek istiyor, açıklayabilir misiniz? / alın size kutubu sitte... 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 29.07.2016 at 11:53, zeppelin üzeyir yazdı:

Baglama dair bilginin insan urunu olduguna ve korunduguna dair bir kanit olmadigina gore daha icerigi bile tartismaya gerek kalmaksizin islamin teorik olarak bir baglayiciligi olmadigi ortadadir. Ne dersiniz?

"Çok doğru" deriz. Özetle söylemek gerekirse, insanlar sadece aradaki rivayetçilere inanıyor.

Peki bu rivayetçiler nasıl kimseler.......?
Cahil olduklarını bizzat kendisi söyleyen, "islam akıl dini değil, nakil dinidir. sorgulama, şüphe etme, iman et." diyerek kendilerini ifşa eden dogmatik cahiller. 

Dikkat ederseniz, bu beyanatlarla kendilerinin de hiçbir zaman sorgulamadan önceki adamlara uyduklarını açıkça itiraf etmiş durumdalar.

Diğer taraftan, aynı şekilde, tanrı adına ve aynı derecede iddialı, ama birbirini yalanlayan din ve mezheplerin de günümüze geldiğini unutmayalım.

Bu durumu daha da trajikomik hale getiriyor. çünkü sonsuz hayat resmen rezil bir kumara dönüştürülmüş oluyor!

 

Evet, durum aynen budur.   Hoşgeldiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Kuran'dan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile anlam çıkaran kişilerin imanı gider" diyen Muhammed, sonra demiştir ki; "Allah her yüzyılın başında ümmete bir müceddid - yenileyici gönderecektir". Allah da durur mu, salıvermiş Müceddid\Yenileyici ve Müctehid\İctihad yapan imamları üzerimize... Her zaman olduğu gibi Muhammedin dediğini hemen yapmış, her yüzyılın başında Müceddid göndermiş. Müceddidlere ilaveten Müctehid mezhep imamlarını da ayrıyeten bonus + olarak göndermiş. Tüm bunlara rağmen Gavur milleti, insanlara ve doğaya yarar sağlayan her konuda Muhammed'in ümmetinden ilerideler.

14432932_576952735839540_755925998536868

tarihinde Engse Hohol tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kur'an'ın korunduğu apaçık bir âyet,elbette mü'min'i bağlar.

Kur'an dışı bütün kaynaklar insan ürünü, doğru da olabilir yanlış ta,doğruyu seçmek senin ilmine kalmış.

Kur'an'ı anlamak ta, aynı şekilde; senin ilmine bağlı.

Yukardaki takvim yaprağındaki Hadis'in uydurma olduğu bence çok açık.

Kur'an, sık sık aklını kullanmayı emrederken, Hz Muhammed'in böyle söylemesi mümkün mü?!

Cübbeli'yi dinlemedim, çünkü ona güvenmiyorum; söylemleri Kur'an'a dayanmıyor çoğu zaman

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, mmmrkl yazdı:

Kur'an'ın korunduğu apaçık bir âyet,elbette mü'min'i bağlar.

Kur'an dışı bütün kaynaklar insan ürünü, doğru da olabilir yanlış ta,doğruyu seçmek senin ilmine kalmış.

Kur'an'ı anlamak ta, aynı şekilde; senin ilmine bağlı.

Yukardaki takvim yaprağındaki Hadis'in uydurma olduğu bence çok açık.

Kur'an, sık sık aklını kullanmayı emrederken, Hz Muhammed'in böyle söylemesi mümkün mü?!

Cübbeli'yi dinlemedim, çünkü ona güvenmiyorum; söylemleri Kur'an'a dayanmıyor çoğu zaman

Kuran aklı kullanmayı öğütlemiyor. Bir kitap nasıl hem aklı kullanmayı öğütleyip hem insanların konuşan karıncalara,950 yıl yaşayan insanlara, 3 gün balığın karnında kalan adamlara,çamurdan kuşlar yapıp canlandırmaya inan diyebilir. Kuran aklı(Kuran'a göre akıl kalptedir) kullanmayı öğütlerken bunu sadece puta taparlara ve dehrilere(materyalistlere) yönelik tanrı var ve tek babında kullanıyor.

tarihinde Tanah tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bütün bunlar, niçin o günün toplumuna etkili olan bir anlatım şekli olmasın?

Kur'an'da 6300 civarında âyet var, bir-ikisine takılıp hepten reddetmek doğru olur mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, mmmrkl yazdı:

Bütün bunlar, niçin o günün toplumuna etkili olan bir anlatım şekli olmasın?

Kur'an'da 6300 civarında âyet var, bir-ikisine takılıp hepten reddetmek doğru olur mu?

Bir ikisi mi Kuran'ın çoğunluğu  mitolojidir.

tarihinde Tanah tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 saat önce, mmmrkl yazdı:

Bütün bunlar, niçin o günün toplumuna etkili olan bir anlatım şekli olmasın?

Kur'an'da 6300 civarında âyet var, bir-ikisine takılıp hepten reddetmek doğru olur mu?

Bir sinek bir çorbayı kirletir mi? Bir çok insan için kirletir. Bir kısım ise, çorba lan işte der, devam eder içmeye. Önemli olan midenizin ne kadar kaldırdığıdır.

Kaldı ki, islamın sinekten yüzü gözü görünmez halde.

asıl konuya dönersek, özetle: islamın dayandığı temel kaynaklardan olan hadisler korunmamışken, islam nasıl doğru olabilir diyor. haklı.

Daha gülünç bir bağlamsal olguyu da işin içine katalım. Allah sözü olan kuran en az 3 kere yeniden toparlanmış. Yani en az 3 farklı aşamada, birbirinden farklı kuranlar söz konusu. Demek ki allah sözünü ne sıraya koydurabilmiş ne de koruyabilmiş. Diğer yandan, toparlama işlemi, muhammedden gittikçe uzaklaşan bir süreçte gerçekleşiyor. Bu bedeviler, gün geçtikçe, ağızdan ağıza aktarıldıkça daha iyi mi hatırlıyorlar ya da biliyorlar da en sonuncu toparlama gerçek sırasıyla ve en düzgün haliyle oluyor? Belki bu bedeviler uydurma işinde her seferinde daha uzmanlaştıkları için 3.de bu sefer oldu lan diye yetinip bırakmışlardır. Buna rağmen gülünç hatalarla, aynı masalların birbirini tutmayan tekrarlarıyla dolu bir kitap olmuş.

Ortada allah diye bir şey yok. Tutarsızlıkların nedeni, bunların insanlar tarafından günün inançları ve ihtiyaçları doğrultusunda uydurulmuş zırvalar olmalarıdır. adamların elinde bilgisayar vb olmayınca da, binlerce zırva arasından birbiri ile çelişenleri ya da  aynı masalın birbirinden farklı anlatımlarını farketmeleri mümkün olmamış. aradan geçen binlerce yılda da bu zırvaları okuyanlar: ya ondan ekmek yiyenler ya onun ne saçmalık olduğunu merak edenler ya da hazır inançla okumaya başlamış olanlar olmuş. geri kalan milyarlar hayatlarında kabını açmadıkları masal kitabı uğruna ölmüş, öldürülmüş ya da hiç değilse hayatları kirlenmiş.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 hours ago, Tanah said:

Bir ikisi mi Kuran'ın çoğunluğu  mitolojidir.

Sevgili Tanah,

ne desem bir kulp bulacaksın belli;

Kur'an'ı tefekkürle okuduğunu da sanmıyorum.

Fakat yukarda yazdığın gibi yuvarlak laflar etme, örnekler yaz ki, ben de karşılık yazabileyim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, bir_akil_insan said:

Bir sinek bir çorbayı kirletir mi? Bir çok insan için kirletir. Bir kısım ise, çorba lan işte der, devam eder içmeye. Önemli olan midenizin ne kadar kaldırdığıdır.

Kaldı ki, islamın sinekten yüzü gözü görünmez halde.

asıl konuya dönersek, özetle: islamın dayandığı temel kaynaklardan olan hadisler korunmamışken, islam nasıl doğru olabilir diyor. haklı.

Daha gülünç bir bağlamsal olguyu da işin içine katalım. Allah sözü olan kuran en az 3 kere yeniden toparlanmış. Yani en az 3 farklı aşamada, birbirinden farklı kuranlar söz konusu. Demek ki allah sözünü ne sıraya koydurabilmiş ne de koruyabilmiş. Diğer yandan, toparlama işlemi, muhammedden gittikçe uzaklaşan bir süreçte gerçekleşiyor. Bu bedeviler, gün geçtikçe, ağızdan ağıza aktarıldıkça daha iyi mi hatırlıyorlar ya da biliyorlar da en sonuncu toparlama gerçek sırasıyla ve en düzgün haliyle oluyor? Belki bu bedeviler uydurma işinde her seferinde daha uzmanlaştıkları için 3.de bu sefer oldu lan diye yetinip bırakmışlardır. Buna rağmen gülünç hatalarla, aynı masalların birbirini tutmayan tekrarlarıyla dolu bir kitap olmuş.

Ortada allah diye bir şey yok. Tutarsızlıkların nedeni, bunların insanlar tarafından günün inançları ve ihtiyaçları doğrultusunda uydurulmuş zırvalar olmalarıdır. adamların elinde bilgisayar vb olmayınca da, binlerce zırva arasından birbiri ile çelişenleri ya da  aynı masalın birbirinden farklı anlatımlarını farketmeleri mümkün olmamış. aradan geçen binlerce yılda da bu zırvaları okuyanlar: ya ondan ekmek yiyenler ya onun ne saçmalık olduğunu merak edenler ya da hazır inançla okumaya başlamış olanlar olmuş. geri kalan milyarlar hayatlarında kabını açmadıkları masal kitabı uğruna ölmüş, öldürülmüş ya da hiç değilse hayatları kirlenmiş.

 

 

İslam'ın tek kaynağı Kur'andır; Hadis, eğer Kur'an ile çelişmiyorsa, kabul edilebilir.

Bunu birçok kere duymuş olmalısın, aynı şeyi tekrar tekrar söylemek, samimiyetsizlik değil mi?

Ayrıca;

daha geçen sene o döneme ait Kur'an yaprakları bulundu,televizyonlar,gazeteler duyurdu, birebir, tıpatıp aynı;

zaman zaman bulunan kutsal yazıtlar da Kur'an'ı destekler nitelikte.

Yuvarlak söylemlere cevap yazamam ki.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, mmmrkl yazdı:

İslam'ın tek kaynağı Kur'andır; Hadis, eğer Kur'an ile çelişmiyorsa, kabul edilebilir.

Bunu birçok kere duymuş olmalısın, aynı şeyi tekrar tekrar söylemek, samimiyetsizlik değil mi?

Ayrıca;

daha geçen sene o döneme ait Kur'an yaprakları bulundu,televizyonlar,gazeteler duyurdu, birebir, tıpatıp aynı;

zaman zaman bulunan kutsal yazıtlar da Kur'an'ı destekler nitelikte.

Yuvarlak söylemlere cevap yazamam ki.

 

Kuranla çelişen hadis bulamayabilirsiniz. Ya da kuranla çelişmeyen hadis bulamayabilirsiniz. Bakış açınıza bağlıdır. Çünkü kuran kendisi ile çelişmektedir. Aynı konuda farklı hükümlere sahip bu uyduruk kitap -ki mezheplerin varlıklarının temel nedenlerinden biri  de budur- doğal olarak neredeyse bütün hadislerle aynı zamanda hem uyumlu hem de çelişkilidir.

Bahsettiğiniz yazmaların konuyla ilişkisi bulunmuyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.