zeppelin üzeyir

Sadece 1 mantık hatası keşfedip dinden cikmak (kisisel bir seruven)

Bu konuda 66 ileti var

On 20.12.2016 at 10:52, mmmrkl yazdı:

O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30)

   

Usta hani insanı topraktan, cıvık çamurdan falan yaratmıştı nereden çıktı şimdi bu su ?

^_^

Ayrıca bu her şeyin su'dan gelme fikri muhammedden yaklaşık 1100 yıl önce bir Anadolu Çocuğu olan Thales tarafından dile getirilmiş ve kitaplara yazılmıştı.

Tevratta da Thales'in öğrencisi Anaksimandros'un fikirlerinden araklamalar var bi araştır istersen

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

okur yazar olmayan bir kişi için yazılı bir metnin hiç bir anlamı yardımcılığı rehberliği yoktur...

kendi ana dilinden başka bir dildeki metine karşı  da insan okuması yazması olmayan biri gibidir...

hem tek bir dilde hem de yazılı bir metinin dünyadaki tüm insanların yegane doğruluk rehberi olarak sunulması ne kadar adil ve mantıklı olabilir...

 bunun adil bir tanrıdan beklenebilecek bir davranış olmadığını buradan da çıkarımlayabiliriz...

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 20.12.2016 at 10:15, mmmrkl yazdı:

'Kuranla çelişen hadis bulamazsınız ve kuranla çelişmeyen hadis de bulamazsınız' demişsin, pek anlamadım; neyse.

Ve işte sana Kur'an'la çelişmeyen bir hadis:

Bir hayra vesile olan, o hayrı işleyen gibidir. (Tirmizi)

Bu hadis, kuran'la da, islam mantığıyla da çelişiyor....;

Mesela bilim adamları, milyonlarca insanı sağlığına kavuşturabilecek keşiflerde bulunurken, kuran'a göre onların tüm bu yaptıkları boşa gitmektedir!

Üstelik, bunu maddiyattan çok, insan sevgisiyle yapmış olsalar bile.., üstelik müslümanlar da bu keşiflerden faydalansa bile, onlar sonsuza kadar dehşet verici işkencelerle yakılmayı... ve ayrıca dünyada yaşarken de aşağılanmayı haketmektedir !!

Bu kuran'a göre hiçbir tartışmaya açık olmayan net bir gerçek. aksini iddia edebilecek varsa buyursun, delillerini görelim...!??

 

İşte islam, böylesine akıl ve ahlak dışı, zerre kadar adalet duygusu barındırmayan bir vicdansızlık öğretisidir!

Bu gerçekleri öğrenip de, hala islamı savunmaya çalışanlar, insanlığından utanmalıdır !           
 

 

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuranı anlamadaki en büyük sıkıntımız kuranın tek başına yetmeyeceği düşüncesidir fakat bu düşünce tamamen yanlıştır. Kuran yeterince açıktır ve tek başına yeterlidir(bkz.75:19). Hatta bunu Müslümanlar bile kabul etmez eğer kabul edecek olurlarsa bir sürü hadis, tefsir, kelam, fıkıh ilimleri ve Buhari, Müslim, Hanefi, Şafi gibi alimleri de çöpe gidecektir. Hatta siz bunu dile getirdiğinizde " eeee namazı nasıl kılacağız o zaman göster hadi kurandan" gibi reflekslerle karşılaşırsınız. Aslında bu onların atalarının dininden kopamadığının göstergesidir. Namaz konusuna gelecek olursak öncelikle 'namaz' yani Arapça 'salat' kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeniz gerekir. Salat "dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek, yalvarmak" gibi anlamları vardır. Tanrı kafanı 2 kere yere yatır, 3 kere kaldır, kalkerken şunu söyle yatarken bunu söyle gibi sınırlamalar koymamıştır, çünkü biliyordur ki indirdiği şey evrenseldir. Namaz öyle bir şeydir ki kutuplardaki adam da bunu kılabilir Kenya'da ki adamda bunu kılabilir, Amerika'dakiler de, Arabistan'dakilerde. Aslında kuran evrenseldir, kuranı ulusallaştıranlar Müslümanlardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, sena dkmn yazdı:

Kuranı anlamadaki en büyük sıkıntımız kuranın tek başına yetmeyeceği düşüncesidir fakat bu düşünce tamamen yanlıştır. Kuran yeterince açıktır ve tek başına yeterlidir(bkz.75:19). Hatta bunu Müslümanlar bile kabul etmez eğer kabul edecek olurlarsa bir sürü hadis, tefsir, kelam, fıkıh ilimleri ve Buhari, Müslim, Hanefi, Şafi gibi alimleri de çöpe gidecektir. Hatta siz bunu dile getirdiğinizde " eeee namazı nasıl kılacağız o zaman göster hadi kurandan" gibi reflekslerle karşılaşırsınız. Aslında bu onların atalarının dininden kopamadığının göstergesidir. Namaz konusuna gelecek olursak öncelikle 'namaz' yani Arapça 'salat' kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeniz gerekir. Salat "dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek, yalvarmak" gibi anlamları vardır. Tanrı kafanı 2 kere yere yatır, 3 kere kaldır, kalkerken şunu söyle yatarken bunu söyle gibi sınırlamalar koymamıştır, çünkü biliyordur ki indirdiği şey evrenseldir. Namaz öyle bir şeydir ki kutuplardaki adam da bunu kılabilir Kenya'da ki adamda bunu kılabilir, Amerika'dakiler de, Arabistan'dakilerde. Aslında kuran evrenseldir, kuranı ulusallaştıranlar Müslümanlardır.

uydurmaktasınız.

anlattığınız islam değil, sizin kafanızdan uydurduğunuz, islam soslu bir dindir.

Nisa 102

Onların içinde bulunur da namaz kıldırırsan onların bir kısmı seninle berâber ve silâhları yanlarında olarak namaz kılsın, secde ettiler mi öbür kısmı, arkanızda dursun. Sonra namaz kılmayan takım gelsin, seninle namaz kılsın, kalkanlarını, silâhlarını üstlerinde bulundursunlar. Kâfirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizin silâhlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler. Ancak yağmurdan dolayı müşkülâta uğrarsanız, yahut hastaysanız silâhlarınızı çıkarmada vebal yok size,

Nisa 103

Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allah'ı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.

Bakara 45

Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin. Bunlar ağır ve büyük şeylerdir ama saygılı kimselere göre değil.

Bakara 238 

Koruyun namazları, hele orta namazına çok dikkat edin ve Allah'a itaat ederek namaz kılın.

Tevbe 108

Orada hiçbir zaman namaz kılma. İlk günden îtibâren Allah'tan çekinmek ve ona itaât etmek temeli üstüne kurulmuş olan mescit, elbette namaz kılmana daha lâyıktır. Orada öyle erler var ki arınmayı severler ve Allah, temizlenip arınanları sever.

 

Daha uzayıp gider. ama islamın kitabına göre namaz oldukça hareketlere bağlı bir ritüeldir. evrenselliği falan da yoktur. dosdoğru kılınması gerekir, oldukça da zahmetli bir iştir. içinde yatıp kalkma vardır...

bu uyduruk kitabı kendiniz okumamışsınız, bizlere satmaya çalışıyorsunuz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, sena dkmn yazdı:

 Kuran yeterince açıktır ve tek başına yeterlidir(bkz.75:19). Hatta bunu Müslümanlar bile kabul etmez eğer kabul edecek olurlarsa bir sürü hadis, tefsir, kelam, fıkıh ilimleri ve Buhari, Müslim, Hanefi, Şafi gibi alimleri de çöpe gidecektir. 

 Kuran'ın tanrı kitabı olduğu konusunda, zaten bahsettiğiniz alimlere güvenip inanmaktasınız.

Böyle bir peygamber olduğunu... ve kuran'ı arapların değil, tanrının yazdığını size kim söylüyor... bunun güvencesini kim veriyor...?

Elbette bahsettiğiniz islam alimleri ve onların hizmet ettiği katliamcı halifeler.


 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 saat önce, bir_akil_insan yazdı:

uydurmaktasınız.

anlattığınız islam değil, sizin kafanızdan uydurduğunuz, islam soslu bir dindir.

Nisa 102

Onların içinde bulunur da namaz kıldırırsan onların bir kısmı seninle berâber ve silâhları yanlarında olarak namaz kılsın, secde ettiler mi öbür kısmı, arkanızda dursun. Sonra namaz kılmayan takım gelsin, seninle namaz kılsın, kalkanlarını, silâhlarını üstlerinde bulundursunlar. Kâfirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizin silâhlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler. Ancak yağmurdan dolayı müşkülâta uğrarsanız, yahut hastaysanız silâhlarınızı çıkarmada vebal yok size,

Nisa 103

Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allah'ı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.

Bakara 45

Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin. Bunlar ağır ve büyük şeylerdir ama saygılı kimselere göre değil.

Bakara 238 

Koruyun namazları, hele orta namazına çok dikkat edin ve Allah'a itaat ederek namaz kılın.

Tevbe 108

Orada hiçbir zaman namaz kılma. İlk günden îtibâren Allah'tan çekinmek ve ona itaât etmek temeli üstüne kurulmuş olan mescit, elbette namaz kılmana daha lâyıktır. Orada öyle erler var ki arınmayı severler ve Allah, temizlenip arınanları sever.

 

Daha uzayıp gider. ama islamın kitabına göre namaz oldukça hareketlere bağlı bir ritüeldir. evrenselliği falan da yoktur. dosdoğru kılınması gerekir, oldukça da zahmetli bir iştir. içinde yatıp kalkma vardır...

bu uyduruk kitabı kendiniz okumamışsınız, bizlere satmaya çalışıyorsunuz.

Hayır bence siz gerçeği görmek istemiyorsunuz. Bahsettiğiniz ayetlerde namazın evrenselliği giderici bir şey yok. Ayrıca satmaya çalıştığım bir kitap veya tanrı yok. Tanrının ne benim O'nu savunmama ihtiyacı var ne de senin inancına ihtiyacı var. Ben sadece kafasında soru işareti olan arkadaşlara bir görüş sunuyorum. Yani size değil keşke üstünüze alınmasaydınız, çünkü siz gerçeği arama aşamasını geçmişsiniz ve uyduruk diye milletin inancına saldırıyorsunuz. Ayrıca ateist arkadaşlara bir önerim var. Eğer cidden gerçeği arama peşindeyseniz lütfen dinleri kurcalamaktan vazgeçip ' bir tanrı varsa acizliğimi kabul edip onun önünde eğilebilecek miyim?' diye düşünün. Eğer bu acizliğinizi kabul edip, bir tanrının varlığını kabul ederseniz, O'ndan yardım isteyin. Eğer samimi iseniz size bir yol gösterecektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
29 dakika önce, sena dkmn yazdı:

Hayır bence siz gerçeği görmek istemiyorsunuz. Bahsettiğiniz ayetlerde namazın evrenselliği giderici bir şey yok. Ayrıca satmaya çalıştığım bir kitap veya tanrı yok. Tanrının ne benim O'nu savunmama ihtiyacı var ne de senin inancına ihtiyacı var. Ben sadece kafasında soru işareti olan arkadaşlara bir görüş sunuyorum. Yani size değil keşke üstünüze alınmasaydınız, çünkü siz gerçeği arama aşamasını geçmişsiniz ve uyduruk diye milletin inancına saldırıyorsunuz. Ayrıca ateist arkadaşlara bir önerim var. Eğer cidden gerçeği arama peşindeyseniz lütfen dinleri kurcalamaktan vazgeçip ' bir tanrı varsa acizliğimi kabul edip onun önünde eğilebilecek miyim?' diye düşünün. Eğer bu acizliğinizi kabul edip, bir tanrının varlığını kabul ederseniz, O'ndan yardım isteyin. Eğer samimi iseniz size bir yol gösterecektir.

Bak dostum,

evvela bu tipik dindar alınganğınızı bir tarafa koyunuz.  Her elestiriyi hakaret ve saldırganlık olarak görmeniz yanlıs.

Dininiz, Tanrınız ve kitabınız insan ürünüdür. Var mı buna itirazınız ?

Bu gerçeğe dinleri sorgulayarak, kurcalayarak, mantıklı düsünerek, elimizdeki verileri değerlendirerek ulastık.

Yok ne yapacaktık peki ?.

Tavsiye ettiğiniz gibi körü körüne kafamızı yere ve kıçımızı havaya dikmemizi bekliyorsanız, nafile.

Zaten eğer bir Tanrı varsa sayet, bırakın bizzat kendisi derdini anlatsın millete.

Neden Siz dindarlar onun borazanlığını yapıyorsunuz veya onu savunma ihtiyacını hissediyorsunuz?

Bunun herseye gücü yeten Tanrınızı aciz duruma düsürdüğünü görmüyormusunuz ?

 

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 saat önce, Mindsurfer yazdı:

 Kuran'ın tanrı kitabı olduğu konusunda, zaten bahsettiğiniz alimlere güvenip inanmaktasınız.

Böyle bir peygamber olduğunu... ve kuran'ı arapların değil, tanrının yazdığını size kim söylüyor... bunun güvencesini kim veriyor...?

Elbette bahsettiğiniz islam alimleri ve onların hizmet ettiği katliamcı halifeler.


 

Hayır!  Ama sorgulama yolunuz doğru. Eğer içindeki ayetleri Müslümanların uydurduğu bir takım rivayetler ile veya kafanızda oluşturduğunuz tabularla okuduysanız, zaten oradaki gerçek anlatılmak istenen şeyleri, mecazları, geçmişi anlatan olayları ve gelecekle ilgili mesajları görememişsinizdir. Fakat tanrı 21.yüzyılın sorgulayan beyinleri için bir mucize göndermiş ve artık kuranın bir insan yazımı olmadığı açığa çıkmıştır. Eğer kuranı okuduysanız bazı surelerin başında 'elif-lam-mim', 'ha-mim' veya 'nun' gibi harfler görürsünüz. Tıpkı bir kitapta bazı bölümlerin başında A-L-M, H-M, T-H, N.. harflerinin olması gibi. Ve siz bu harflerin ne olduğunu merak edersiniz fakat bir anlam veremezsiniz. Aslında bunlar bir şifredir, kuran size bir şifre vermektedir fakat bu şifreyi islam alimleri dahi çözememiştir. Çünkü şifreyi kırmak için insan beyninden daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bir bilgisayar. O şifre artık biliniyordur. Ve lütfen şunu unutmayın tanrı bilime karşı değildir, çünkü onu yaratan kendisidir. Ve tanrının varlığı sadece akılla bulunabilir.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, sena dkmn yazdı:

Hayır bence siz gerçeği görmek istemiyorsunuz. Bahsettiğiniz ayetlerde namazın evrenselliği giderici bir şey yok. Ayrıca satmaya çalıştığım bir kitap veya tanrı yok. Tanrının ne benim O'nu savunmama ihtiyacı var ne de senin inancına ihtiyacı var. Ben sadece kafasında soru işareti olan arkadaşlara bir görüş sunuyorum. Yani size değil keşke üstünüze alınmasaydınız, çünkü siz gerçeği arama aşamasını geçmişsiniz ve uyduruk diye milletin inancına saldırıyorsunuz. Ayrıca ateist arkadaşlara bir önerim var. Eğer cidden gerçeği arama peşindeyseniz lütfen dinleri kurcalamaktan vazgeçip ' bir tanrı varsa acizliğimi kabul edip onun önünde eğilebilecek miyim?' diye düşünün. Eğer bu acizliğinizi kabul edip, bir tanrının varlığını kabul ederseniz, O'ndan yardım isteyin. Eğer samimi iseniz size bir yol gösterecektir.

islamdan bahsediyorsanız, yine uydurmaktasınız.

islamın tanrısının benim inancıma ihtiyacı vardır. bunun için kıvranmaktadır. hatta öyle ki, sinirden köpürür ve bana demediğini bırakmaz. bunu ayetlerde görebilirsiniz. 

kendi tanrınızı ise, islamın tanrısından farklı olarak kurgulamış olabilirsiniz.

bizler gerçeği arama peşinde değiliz; çünkü gerçek ortadadır: tanrı diye bir şey yoktur; insanlar tarafından uydurulmuş masal figürleridir bunlar.

bizlerin araştırıp anlamaya çalışığımız kısımlar, bu masalların hangi aşamalardan geçtiği, bir insanı nasıl ve neden esir aldığıdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, sena dkmn said:

Hayır!  Ama sorgulama yolunuz doğru. Eğer içindeki ayetleri Müslümanların uydurduğu bir takım rivayetler ile veya kafanızda oluşturduğunuz tabularla okuduysanız, zaten oradaki gerçek anlatılmak istenen şeyleri, mecazları, geçmişi anlatan olayları ve gelecekle ilgili mesajları görememişsinizdir. Fakat tanrı 21.yüzyılın sorgulayan beyinleri için bir mucize göndermiş ve artık kuranın bir insan yazımı olmadığı açığa çıkmıştır. Eğer kuranı okuduysanız bazı surelerin başında 'elif-lam-mim', 'ha-mim' veya 'nun' gibi harfler görürsünüz. Tıpkı bir kitapta bazı bölümlerin başında A-L-M, H-M, T-H, N.. harflerinin olması gibi. Ve siz bu harflerin ne olduğunu merak edersiniz fakat bir anlam veremezsiniz. Aslında bunlar bir şifredir, kuran size bir şifre vermektedir fakat bu şifreyi islam alimleri dahi çözememiştir. Çünkü şifreyi kırmak için insan beyninden daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bir bilgisayar. O şifre artık biliniyordur. Ve lütfen şunu unutmayın tanrı bilime karşı değildir, çünkü onu yaratan kendisidir. Ve tanrının varlığı sadece akılla bulunabilir.

 

gene 19 mucizesi. Bu forumda belki 1000 kere tartışılmış. Ama sizde bakmak araştırmak var mı? Yok. Bodoslama yazmak var.

19 safsatasının bir çok boyutu var.

one by one:

Şimdi bu 19'a göre kuran'da iki ayet fazla değil mi? Kabul ediyor musunuz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, teflon yazdı:

gene 19 mucizesi. Bu forumda belki 1000 kere tartışılmış. Ama sizde bakmak araştırmak var mı? Yok. Bodoslama yazmak var.

19 safsatasının bir çok boyutu var.

one by one:

Şimdi bu 19'a göre kuran'da iki ayet fazla değil mi? Kabul ediyor musunuz?

Safsata diyerek aslında niyetinizi belli ettiniz, siz bu konuyu kafanızda bitirmişsiniz. Bundan sonra soracağınız her soru ve yazacağınız her cevap anlamak için değil karşı tarafı mat etmek için olacaktır. Size ne kadar somut matematiksel kanıtta sunsalar anlamayacaksınız çünkü öngörüleriniz anlamaya ve öğrenmeye engel olacaktır. Ayrıca o iki ayetin bile bir amacı vardır. Ayrıntılarda takılı kalanların, o iki ayette veya harflerde takılı kalıp öteye geçememeleri içindir. Mona lisa tablosundaki  zamanın aşındırdığı lekelere takılıp, asıl sanatı görememek ve bundan mahrum kalmak gibi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, sena dkmn yazdı:

Safsata diyerek aslında niyetinizi belli ettiniz, siz bu konuyu kafanızda bitirmişsiniz. Bundan sonra soracağınız her soru ve yazacağınız her cevap anlamak için değil karşı tarafı mat etmek için olacaktır. Size ne kadar somut matematiksel kanıtta sunsalar anlamayacaksınız çünkü öngörüleriniz anlamaya ve öğrenmeye engel olacaktır. Ayrıca o iki ayetin bile bir amacı vardır. Ayrıntılarda takılı kalanların, o iki ayette veya harflerde takılı kalıp öteye geçememeleri içindir. Mona lisa tablosundaki  zamanın aşındırdığı lekelere takılıp, asıl sanatı görememek ve bundan mahrum kalmak gibi.

 

 

tanrınız öyle boş beleş bir figürdür ki, sırf bizleri tuzağa düşürmek için türlü hinlikler tasarlar. yanlış ve hatalı tasarımlar yapar, yanlış ve tutarsız sözler eder ki biz de bu ne kekim tanrı lan, kafası bile çalışmıyor diye düşünüp, yoldan çıkalım.

Her şey komplo teorisinden ibaret müslümancıkların kafasında, ne gülünç. uyduruk tanrınız bile sizin bu sığ komplo dünyanıza boyun eğmiş, tmm ya siz ne derseniz o olsun, milleti yoldan çıkartmak için koydum ben onları diye boynunu bükmüş sefil gibi.

işin ilginç tarafı şu ki: örneğin matematik asla şaşmaz, fizik asla şaşmaz, kimya asla şaşmaz. fakat uyduruk tanrınız şaşıyor ve bunu da sizi yoldan çıkartmak için diye açıklıyorsunuz. uyduruk tanrınız bizi bu kadar saptırmak istiyorsa;  matematiği, fiziği, kimyayı şaşırtamıyor mu, bunlara hükmü geçmiyor mu?

uyduruk tanrınız, kimin kendisine inanacağını, inandığını bilmiyor. sürekli testler yapıyor. uyduruk tanrınız asla şaşmayan matematik, fizik, kimya gibi sistemler üretebiliyor. bu sistemlerin varlığı, maddenin varlığı ile uyumlu. yani maddeyi asla şaşmayacak şekilde üretiyor. fakat aynı maddeden ürettiği insanın şaşıp şaşmayacağını bilmiyor. bu ne gülünç bir kurgudur? tanrınızın güç yetiremediği bir başka varlık var demek ki, tanrınız onun etkilerini kestiremiyor.

tanrınızı, irademizi kontrol edemeyecek şekilde, aciz mi kurguladınız?

tanrınızı, bizlerin ne yapabileceğini bilemeyecek şekilde, aciz mi kurguladınız?

tanrınızı, şaşmayacak bir evren kurabilecek şekilde yetkin; görece sonsuz evrenin zerresi küçüklüğünde olan ve kıçını yıkamaktan aciz cahil arabı yola sokmaya uğraşıp, beceremeyecek ve bu konuda sürekli zırırldayacak bir sünepe olarak mı kurguladınız? 

ne de gülünç bir hayal dünyanız var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, bir_akil_insan yazdı:

 

 

tanrınız öyle boş beleş bir figürdür ki, sırf bizleri tuzağa düşürmek için türlü hinlikler tasarlar. yanlış ve hatalı tasarımlar yapar, yanlış ve tutarsız sözler eder ki biz de bu ne kekim tanrı lan, kafası bile çalışmıyor diye düşünüp, yoldan çıkalım.

Her şey komplo teorisinden ibaret müslümancıkların kafasında, ne gülünç. uyduruk tanrınız bile sizin bu sığ komplo dünyanıza boyun eğmiş, tmm ya siz ne derseniz o olsun, milleti yoldan çıkartmak için koydum ben onları diye boynunu bükmüş sefil gibi.

işin ilginç tarafı şu ki: örneğin matematik asla şaşmaz, fizik asla şaşmaz, kimya asla şaşmaz. fakat uyduruk tanrınız şaşıyor ve bunu da sizi yoldan çıkartmak için diye açıklıyorsunuz. uyduruk tanrınız bizi bu kadar saptırmak istiyorsa;  matematiği, fiziği, kimyayı şaşırtamıyor mu, bunlara hükmü geçmiyor mu?

uyduruk tanrınız, kimin kendisine inanacağını, inandığını bilmiyor. sürekli testler yapıyor. uyduruk tanrınız asla şaşmayan matematik, fizik, kimya gibi sistemler üretebiliyor. bu sistemlerin varlığı, maddenin varlığı ile uyumlu. yani maddeyi asla şaşmayacak şekilde üretiyor. fakat aynı maddeden ürettiği insanın şaşıp şaşmayacağını bilmiyor. bu ne gülünç bir kurgudur? tanrınızın güç yetiremediği bir başka varlık var demek ki, tanrınız onun etkilerini kestiremiyor.

tanrınızı, irademizi kontrol edemeyecek şekilde, aciz mi kurguladınız?

tanrınızı, bizlerin ne yapabileceğini bilemeyecek şekilde, aciz mi kurguladınız?

tanrınızı, şaşmayacak bir evren kurabilecek şekilde yetkin; görece sonsuz evrenin zerresi küçüklüğünde olan ve kıçını yıkamaktan aciz cahil arabı yola sokmaya uğraşıp, beceremeyecek ve bu konuda sürekli zırırldayacak bir sünepe olarak mı kurguladınız? 

ne de gülünç bir hayal dünyanız var.

Aslında gülünç değil de cidden gülümsememi sağlayan ve inandığım şeylerle mutlu olduğum bir dünyam var. İnsan inandığı şeyle mutludur aslında, fakat sizde bunu göremiyorum. Sizden ricam dinsel kimliğimi bir kenara bırakıp bir arkadaş olarak beni dinlemeniz, inancınız beni rahatsız etmiyor, inandığınız şey her ne ise bu size karşı tavrımı değiştirmez fakat İnandığınız şeyle mutlu değilsiniz gibi. Diğer yazanlardan farklı bir şey var sizde, farklı bir isyan, farklı bir saldırganlık. İnsan inanmadığı bir şeye bu kadar karşı olamaz aslında. İsa'nın benim hakkımda dedikleri veya Budistlerin benim diğer hayatımda  bir böcek olacağımı iddia etmeleri umurumda değil çünkü inanmıyorum. Öyle sanıyorum ki aslında kızdığınız kişi kendinizsiniz. Kendinizle barışık değilsiniz. Bunun nedeni çocuklukta yaşadığınız veya size yaşatılmış olaylar olabilir, yakın veya uzak zamanda ki yaşadığınız bir takım olaylarda olabilir. Hayatınızın bir döneminde duygusal olarak bir çöküntü yaşamış olmalısınız ki dinlere yönelmişsiniz. Yoksa kimse geçmişte hangi masallar anlatılıyor ve bu insanları bağlayan ne diye dinlere yönelmez. Amacınız cidden buysa din psikolojisi okumanız yeterli. Fakat araştırdığınızda hep tanrının hep cehennem tasvirleri, kendisine tapılmasını istediği gibi şeyleri  üstünüze almış olmalısınız ki, bu tasvirlerin tam zıddı olan tanrının ne kadar bağışlayıcı olduğuna değinen noktaları görmemişsiniz bile. Çünkü sizin algınızda siz zaten kötüsünüzdür ve cezayı hak ediyorsunuzdur. Ayrıca tanrıyı reddetme sebebinizin bilimsel gerekçeler olduğunu da düşünmüyorum. Anlayacağınız bir otorite kabullenememe probleminiz olabilir. Baba ile ilgili olabilir veya başka bir şey, yazdıklarım tamamen Zan'dır. Lütfen kötülüğünüzü istediğimi düşünmeyin veya sizi bir tanrıya inandırma cabamın olduğunu. Fakat ikidir size yazmamama rağmen uyduruk, komplo, aciz gibi kelimelerin yoğunlukta olduğu cümleler kuruyorsunuz. Lütfen kendinizle barışınız, inandığınız şeylerle mutlu olunuz ve insanların inandığı şeylerle mutlu olduğu gerçeğini kabulleniniz. SELAM(barış demektir.)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 saat önce, sena dkmn yazdı:

Aslında gülünç değil de cidden gülümsememi sağlayan ve inandığım şeylerle mutlu olduğum bir dünyam var. İnsan inandığı şeyle mutludur aslında, fakat sizde bunu göremiyorum. Sizden ricam dinsel kimliğimi bir kenara bırakıp bir arkadaş olarak beni dinlemeniz, inancınız beni rahatsız etmiyor, inandığınız şey her ne ise bu size karşı tavrımı değiştirmez fakat İnandığınız şeyle mutlu değilsiniz gibi. Diğer yazanlardan farklı bir şey var sizde, farklı bir isyan, farklı bir saldırganlık. İnsan inanmadığı bir şeye bu kadar karşı olamaz aslında. İsa'nın benim hakkımda dedikleri veya Budistlerin benim diğer hayatımda  bir böcek olacağımı iddia etmeleri umurumda değil çünkü inanmıyorum. Öyle sanıyorum ki aslında kızdığınız kişi kendinizsiniz. Kendinizle barışık değilsiniz. Bunun nedeni çocuklukta yaşadığınız veya size yaşatılmış olaylar olabilir, yakın veya uzak zamanda ki yaşadığınız bir takım olaylarda olabilir. Hayatınızın bir döneminde duygusal olarak bir çöküntü yaşamış olmalısınız ki dinlere yönelmişsiniz. Yoksa kimse geçmişte hangi masallar anlatılıyor ve bu insanları bağlayan ne diye dinlere yönelmez. Amacınız cidden buysa din psikolojisi okumanız yeterli. Fakat araştırdığınızda hep tanrının hep cehennem tasvirleri, kendisine tapılmasını istediği gibi şeyleri  üstünüze almış olmalısınız ki, bu tasvirlerin tam zıddı olan tanrının ne kadar bağışlayıcı olduğuna değinen noktaları görmemişsiniz bile. Çünkü sizin algınızda siz zaten kötüsünüzdür ve cezayı hak ediyorsunuzdur. Ayrıca tanrıyı reddetme sebebinizin bilimsel gerekçeler olduğunu da düşünmüyorum. Anlayacağınız bir otorite kabullenememe probleminiz olabilir. Baba ile ilgili olabilir veya başka bir şey, yazdıklarım tamamen Zan'dır. Lütfen kötülüğünüzü istediğimi düşünmeyin veya sizi bir tanrıya inandırma cabamın olduğunu. Fakat ikidir size yazmamama rağmen uyduruk, komplo, aciz gibi kelimelerin yoğunlukta olduğu cümleler kuruyorsunuz. Lütfen kendinizle barışınız, inandığınız şeylerle mutlu olunuz ve insanların inandığı şeylerle mutlu olduğu gerçeğini kabulleniniz. SELAM(barış demektir.)

Öncelikle, şurayı okumanızda fayda var:

Sonrasında ise: sizinle kişisel bir sorunum olduğunu düşünmeyin; siz benim dilimde siz gibileri kapsar. size verdiğim her yanıt, siz gibilere verdiğim yanıttır. siz gibiler buraya sık gelirler; atayizleri ikna etmeye çalışırken, aslında kendilerini ikna etmeye çalışırlar. çünkü aslında kendi kafalarına yatmayan şeyler vardır ve eğer bir tanrıtanımazı bile ikna edebiliyorsa, aslında bu şeylerin kafasına yatmıyor oluşu ondan kaynaklanıyordur, yoksa bu şeylerde sorun yoktur inancı ile rahatlamak isterler. 

Bu tür insanlar en zehirli insanlardır.

Yaşar nuri öztürk ve benzerleri bu ülkeye en büyük zararı vermiş olanlardır. çünkü bunlar, pislik dolu bir kitabı ve bu kitabın yarattığı kanseri topluma kabul ettirmek için ellerinden geleni yapmışlardır; sırf kendilerini rahatlatmak için. Örneğin: nisa 3 ve nisa 127 de yetimlerle evlilik söz konusudur. yetim, adet görmemiş babasız kız çocuğudur. yaşar nuri bunu kendine yediremez, diğer bütün çevirmenlerden farklı olarak, yetim kızlar değil, yetimlerin bakıcı kadınları olarak çevirir. insanlar islamın pisliğini gömeye ve sorğulamaya başladığında yaşar nuri karşılarına dikilip, onların hoşuna gidecek çevirilerle onları yeniden bu pisliğin içine çeker.

siz de aynı yoldasınız. sözlerinizi dönüp yeniden okuyun. özetle şunu diyorsunuz: ya içinde berbat şeyler de olabilir ama ben güzel taraflarını görmeye çalışıyorum.

yalnızca kendinizi değil, kendinizi kandırabilmek için öncelikle başkalarını kandırmaya çalışıyorsunuz.

bu yüzden kişisel olarak sizinle değilse de, düşüncenizle sorunum var. bu hastalıklı düşünceyi, savunulacak tarafı olmadığını görene kadar her açığından silkelemektir yaptığım şey; ta ki toplumu da zehirlemeyin.

bu kadar yazıp da bilgi vermemek olmaz: ateizm bir inanç değildir, durumdur. teizm tanrıcılık demektir. a-teizm tanrıcı olmama durumudur. bu bir düşünce veya inanç sistemi değildir. ne yazık ki, aa sonunda ism var demek ki bu da bir ideoloji gibi garip bir çıkarım yapıyor cahil kitleler. sonundaki ism teism'in ismidir. a ön eki ise olmama belirtir. apolitik -> siyasetle ilgili olmayan, aseksüel -> cinsellikle ilgili olmayan, ateist -> tanrıcı olmayan vb

fikirlerim ve siz gibiler dahil, kişilere verdiğim tüm yanıtlar  için ileti geçmişimi okuyabilirsiniz.

tarihinde bir_akil_insan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 16.01.2017 at 02:04, sena dkmn said:

Safsata diyerek aslında niyetinizi belli ettiniz, siz bu konuyu kafanızda bitirmişsiniz. Bundan sonra soracağınız her soru ve yazacağınız her cevap anlamak için değil karşı tarafı mat etmek için olacaktır. Size ne kadar somut matematiksel kanıtta sunsalar anlamayacaksınız çünkü öngörüleriniz anlamaya ve öğrenmeye engel olacaktır. Ayrıca o iki ayetin bile bir amacı vardır. Ayrıntılarda takılı kalanların, o iki ayette veya harflerde takılı kalıp öteye geçememeleri içindir. Mona lisa tablosundaki  zamanın aşındırdığı lekelere takılıp, asıl sanatı görememek ve bundan mahrum kalmak gibi.

Bu ne menem bir yorumdur böyle. Herhangi bir konuya ilişkin bir "yargıya" sahip olmak ne zamandan beridir konuyu kafada bitirmek, karşı tarafı mat etmeye çalışmak oluyor? Bu bakış açısı ile aksi durum da geçerli değil mi? Siz kuran'a, 19'a ve allaha'a inanıyorsunuz. Konuyu kafanızda bitirmişsiniz, bundan sonra sadece karşı tarafı vb.  vb... Nasıl? Güzel oldu mu?

Görünen o ki, konuyu kafada asıl bitiren ve tanımadığınız kişiler adına türlü niyet okumaları yaparak onları yaftalayan asıl sizsiniz. Benim ya da bir başkasının adına ipsiz sapsız niyet okumaları yaparak atıp tutmayın lütfen. Ha, keyfiniz bilir. Kendi kendinize gelin güvey olarak tasarladığınız niyet okumalarına bağlı çıkarımlarınız da sadece sizi bağlar, kaale almaya değmez.b

19'la ilgil bir soru sorduk ( Bkz: Şimdi bu 19'a göre kuran'da iki ayet fazla değil mi? Kabul ediyor musunuz?)  cevap gelmedi. Bir daha bu forumda yazıp yazmayacağınız dahi belli değil. (Yeni gelin gibi foruma dalan teistlerde pek sıklıkla görülür bu. Forum, duvara çarpma ya da soğuk duş benzeri bir etki yapar. Tesit abi akabinde toz olup, sonsuzluğa karışır..)

Eyvallah. Ama soruya cevap verir, foruma yazmaya devam ederseniz, 19 mevzusunun da itina ile paçavra edileceğine şahitlik edebilirsiniz.

On 16.01.2017 at 12:00, sena dkmn said:

Aslında gülünç değil de cidden gülümsememi sağlayan ve inandığım şeylerle mutlu olduğum bir dünyam var. İnsan inandığı şeyle mutludur aslında, fakat sizde bunu göremiyorum. Sizden ricam dinsel kimliğimi bir kenara bırakıp bir arkadaş olarak beni dinlemeniz, inancınız beni rahatsız etmiyor, inandığınız şey her ne ise bu size karşı tavrımı değiştirmez fakat İnandığınız şeyle mutlu değilsiniz gibi. Diğer yazanlardan farklı bir şey var sizde, farklı bir isyan, farklı bir saldırganlık. İnsan inanmadığı bir şeye bu kadar karşı olamaz aslında. İsa'nın benim hakkımda dedikleri veya Budistlerin benim diğer hayatımda  bir böcek olacağımı iddia etmeleri umurumda değil çünkü inanmıyorum. Öyle sanıyorum ki aslında kızdığınız kişi kendinizsiniz. Kendinizle barışık değilsiniz. Bunun nedeni çocuklukta yaşadığınız veya size yaşatılmış olaylar olabilir, yakın veya uzak zamanda ki yaşadığınız bir takım olaylarda olabilir. Hayatınızın bir döneminde duygusal olarak bir çöküntü yaşamış olmalısınız ki dinlere yönelmişsiniz. Yoksa kimse geçmişte hangi masallar anlatılıyor ve bu insanları bağlayan ne diye dinlere yönelmez. Amacınız cidden buysa din psikolojisi okumanız yeterli. Fakat araştırdığınızda hep tanrının hep cehennem tasvirleri, kendisine tapılmasını istediği gibi şeyleri  üstünüze almış olmalısınız ki, bu tasvirlerin tam zıddı olan tanrının ne kadar bağışlayıcı olduğuna değinen noktaları görmemişsiniz bile. Çünkü sizin algınızda siz zaten kötüsünüzdür ve cezayı hak ediyorsunuzdur. Ayrıca tanrıyı reddetme sebebinizin bilimsel gerekçeler olduğunu da düşünmüyorum. Anlayacağınız bir otorite kabullenememe probleminiz olabilir. Baba ile ilgili olabilir veya başka bir şey, yazdıklarım tamamen Zan'dır. Lütfen kötülüğünüzü istediğimi düşünmeyin veya sizi bir tanrıya inandırma cabamın olduğunu. Fakat ikidir size yazmamama rağmen uyduruk, komplo, aciz gibi kelimelerin yoğunlukta olduğu cümleler kuruyorsunuz. Lütfen kendinizle barışınız, inandığınız şeylerle mutlu olunuz ve insanların inandığı şeylerle mutlu olduğu gerçeğini kabulleniniz. SELAM(barış demektir.)

Bu şirinlik ve kibalık muskası giriş ve söylemlerin pek bir kıymet-i harbiyesi yok.

Demek isterim ki: Siz şaka mısınız?!

İsa bir yana da, özellikle budizmin sizin hayatınız üzerinde kaçıncı dereceden, ve hangi şiddette bir etkisi var ki, böyle samimiyetten yoksun yapay bir naiflik yüklü söylemlerde bulunabiliyorsunuz? Umurunuzda olmayacak da ne olacak! İlahi..

Bizlere gelince; bizler "genel itibari ile" halihazırda zaten islam toplumunun, islamın şekillendirdiği bir sosyolojik yapının içinde yaşamaya çalışmaktayız. O yapıpyı ve sonuçlarını teneffüs etmekteyiz. Ciğerlerimizin dibine, iliklerimize kadar. Oradan nasıl gözüküyor? Zerre kadar anlayamadığınız ve empati kuramadığınız belli. Yoksa böyel abes bir şaşkınlık ve yapay bir anlamazlıkla peydah olmazdınız.

Bakın o sosyolojik yapının, iflah olmaz cahilliğin dayattığı yönetim, yeni anayasayı, refendumu, evet-hayır'ı ensemizde patlatmak üzere. Atatürk müfredattan çıkıyor ya da seyreltiliyor. Evrim, müfredattan düpedüz çıkıyor..Ve ötesi...Türkiye'yi ~10 yıldan beridir saran, etrafına sarılan cahillik duvarı..

Demek farklı bir isyan, saldırganlık; demek kızdığımız kişi kendimiziz(!)..Tekrar ediyorum: siz şaka mısınız? Yoksa bunca sene boşa mı yaşadınız?! Çünkü bir insan bu konu bağlamında isyan, kızgınlık ve saldırganlığın gerekçe ve hedeflerini ancak bu kadar ıskalayabilir. Ancak bu kadar kör olabilir. Ana okulundan sonra örgün eğitime ara vermiş olmak falan lazım.

Demem o ki: bunca isyan, bunca saldırganlık ve bunca kızgınlık; az bile!

İnandığınız kitapta tasvir edilen tanrının ne kadar bağışlayıcı olduğunu iddia etmek, ancak o kitabı hiç okumamış olmakla mümkün. İkinci ıska. Iska kelimesi kifayetsiz kalıyor.

Tanrıyı reddetne sebeplerinin bilimsel gerçekler olmadığını düşünmek ise, ancak bilimden ve hatta mantıktan bi haber olmakla mümkün. Değil ıska, kifayetsiz kelimesi bile kifayetsiz kalıyor. Forumu hiç mi eşelemediniz? Bir gıdım olsun okuma dahi yapmadınız mı?

Yazdıklarınız bir "sanı" ise eğer, sanıların bile bir haddi hududu vardır. Sanılarınız haddini bilmeli. Bilsin lütfen.

İyisi mi biz bundan sonra sizi, forumun "şakacı bey"i olarak analım..Yazdıklarınızdan hareketle en uygun kullanıcı adınız bu olabilir. Ya da "boşa yaşayan"..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.