Pua

Ben neden varım ?

Bu konuda 31 ileti var

Evet arkadaşlar sizlere bir sorum olacak
Ben dediğimiz şey neden var  ?
ben dediğimiz şeyi aslinda beynin olusturdugu bir bilgisayar programina benzetebiliriz
Tüm islem beyin tarafından gerçekleşiyor aslında bilimsel açıdan baktigimizda ,beyin düşünüyor beyin konuşuyor beyin öğreniyor beyin kârar veriyor,  ben dediğimiz bu programda beyinden aldığı komutları uyguluyor ancak bundan haberi yok tüm sistemi kontrol ettiğini zannediyor ben üzüldüm diyor ben kârar verdim diyor ben dusundum diyor tüm herşeyi sahipleniyor
Peki beyin herşeyi kendi halledebilirken böyle bir programa niye ihtiyacı var okuduğum bilimsel aciklamalar beni pek tatmin etmedi acikcasi  o yüzden işin biraz felsefi tarafını konusalim

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu bilimin önemli konularından biri ; Nedensellik.

Nedensellik bilimin olduğu kadar felsefenin de önemli bir konusu felsefi olarak da google amcaya güvenebilirsin öbür türlü o konuları buraya açsak sitenin veritabanını doldururuz. Ama diğer türlü bu site bu konuşmalar için var aslında :)

Ama şunu söylemek isterim ki nedeni olmayan bir olgu olsaydı bilim varolmazdı. İnsanların "O neden olmuştur?", "Bunun sebebi nedir?" gibi soruları sayesinde bilim oluşmuştur ve bu bilim denen şeyin "Tanrının bir kudreti" cevabından daha mantıklı cevapları var.

tarihinde saraceno tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben yada benlik farkındalığın farkındalığıdır. Sinirsel aktivitelerin  dışarıdan gerçekleşen etkilerle oluşması sebebiyle gelişmiş beyinsel aktivitenin kendini nedensellik ilkesi ve etki tepki yasasına dayanarak dışarıdan aldığı iletilerle sorgulamasıdır.

Temelde her durum etki tepkinin sonucudur yani benlik aslında yanılsamadır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çok boş laflar üzerindesiniz..

Ama bu konuda size herhangi bir mesuliyet yüklemek insafsız bir garabet olur.

Şöyle ki, hiçbiriniz, bu dünyada neden var olduğunuzu gösterecek olan bu dünyaya nasıl geldiğinizi hatırlamıyorsunuz.

Ama bizzat bildiğimiz, hiç bir şekilde tartışılamaz olan hakikat şu. Babanız azdı, canı karı çekti. Bir kadın bulup hırlaya hırlaya onu becermek istedi. Bu da gayet doğal ve aslen o kadar masum bir sitek aslında. Belki ananız da o ara acayip kızışmışıt, o da kendini gevretene kadar düzecek bir erkek istiyordu. Belki istemiyordu farketmez. Babanız geldi, anınızın vajinasına kendi dölünü koydu. Sonra da elbette bilindiği gibi olaylar gelişti ve siz oldunuz.

Kısaca varlık sebebiniz, gayet kesin ve basit şekilde, babanızın üreme güdüleri ile ananızı becermiş olması. Ha, bu noktada ananızın da belki gene üreme güdüleriyle babanıza iyice bir ayırıvermesi de rol oynamış olabilir meselede. Ama nihayetinde, varlık sebebiniz işte tam olarak bu.

Ve bu hakikati inkar edip, sizi var eden bu üreme sürecini bir küfür aleti, bir çirkin süreçmiş gibi görüp, onu inkar ettikçe, başka saöma sapan zırvalara batıp durmaktan geri kalmayacaksınız elbette.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 saat önce, Pua yazdı:

Ben dediğimiz şey neden var  ?

Peki beyin herşeyi kendi halledebilirken böyle bir programa niye ihtiyacı var okuduğum bilimsel aciklamalar beni pek tatmin etmedi acikcasi  o yüzden işin biraz felsefi tarafını konusalim

Ben veya bilinç vardır çünkü evrimsel avantaj sağlamaktadır. Nasıl?
Belirsizliği azaltacak yönde ek girdiler sağlayarak hayatta kalma şansını arttıracak çıktılar oluşturmayı sağlayarak.
Bilinç kendi içsel modelini oluşturmanı sağlar. Duygularını, korkularını, neyi isteyip neyi istemediğinin farkında olursun. Böylece sahip olduklarınla, bulunduğun yerde ve bulunduğun zamanda en verimli nasıl hareket etmen gerektiğini tahmin edebilirsin.
Kendi içsel modelini bilerek başka birisinin içsel modelini de kurgulayabilirsin. Böylece onun davranışlarını tahmin edebilir, ne zaman nasıl tepkiler vereceğini öngörerek bunu kendi avatajına kullanabilirsin. Yani bilincin varlığı sana daha geniş bir etkileşim alanı sağlamaktadır. Daha fazla veri işleyerek daha avantajlı kararlar almanı sağlar.

Anibal'ın yukarıda verdiği çiftleşme örneğinde A veya B dişisiyle birlikte olmanda mekaniksel olarak bir farkı yok ancak ortaya çıkabilecek sonuçları şans seviyesinde. Oysa ki kendi modeline uygun sana daha avantaj sağlayabilecek C veya D dişilerini tespit edip aynı işlemleri onlarla gerçekleştirebilirsin. Ben bilgisi sana bunu ek girdileri sağladığı için evrimsel süreçte ortaya çıkmış olmalıdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 hours ago, Pua said:

Evet arkadaşlar sizlere bir sorum olacak
Ben dediğimiz şey neden var  ?
ben dediğimiz şeyi aslinda beynin olusturdugu bir bilgisayar programina benzetebiliriz
Tüm islem beyin tarafından gerçekleşiyor aslında bilimsel açıdan baktigimizda ,beyin düşünüyor beyin konuşuyor beyin öğreniyor beyin kârar veriyor,  ben dediğimiz bu programda beyinden aldığı komutları uyguluyor ancak bundan haberi yok tüm sistemi kontrol ettiğini zannediyor ben üzüldüm diyor ben kârar verdim diyor ben dusundum diyor tüm herşeyi sahipleniyor
Peki beyin herşeyi kendi halledebilirken böyle bir programa niye ihtiyacı var okuduğum bilimsel aciklamalar beni pek tatmin etmedi acikcasi  o yüzden işin biraz felsefi tarafını konusalim

Evrimi bedenin adaptasyonundan çok birden fazla bedenin ortak hareketi ile bakmalıyız. Kuşların bir arada uçması gibi. 
 
İnsan bu bir arada uçmanın daha komplike yapısına sahip. Her şeyden önce ben ve toplum varlığını devam ettirmeli. Bu sebeple maslow ihtiyaçlarına geliyoruz. Yani beyin ve ben diye yaptığın bu sınıflandırma da, ben bu piramidi oluşturmak için ben kavramını kurmak zorunda.
 
Öte yandan, ben ve beyin bir dildir. Her şey bir dildir. Gerçekte bunlar yoktur. İşte materyalizmi anlamak burdan başlıyor. Düşünüyorum öyle ise varım, varlığın kanıtı değildir. Kısaca varlık, matriks filmi gibi, korkmak, acı çekmek, beyinsel gözlemlerimizle kanıtlanamaz. Kimse gerçekliğini ve beni ispat edemez.
 
Bunu bir boşluk olarak da görmemek lazım. Yani bu Tanrıyı bulmaya açılan bir kapı değildir. Önemli olan metaryalizmdir. Yani dildir. Yani madde değil maddenin bizdeki yansıması dildir.
 
Bu yansıma ile biz beyni ve beni tanımlıyoruz. Ve ben, maslow ile evrimi anlamızı sağlıyor. Vücudumuzu istemli istemsiz kontrol etmemiz ve bilgisayar programı gibi bir yapı yani donanım ve yazılım. Bu da yine dilden oluşuyor. Yani sen ben, beyin, donanım ve yazılım süreçlerini tanılamışsın. Sonra burdan bir benzerlik kurup sormuşsun. 1500 lü yılların felsefelerine girmeye gerek yok. Gerçek üreme sistemindeki tanımlamalardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 hours ago, anibal said:

Çok boş laflar üzerindesiniz..

Ama bu konuda size herhangi bir mesuliyet yüklemek insafsız bir garabet olur.

Şöyle ki, hiçbiriniz, bu dünyada neden var olduğunuzu gösterecek olan bu dünyaya nasıl geldiğinizi hatırlamıyorsunuz.

Ama bizzat bildiğimiz, hiç bir şekilde tartışılamaz olan hakikat şu. Babanız azdı, canı karı çekti. Bir kadın bulup hırlaya hırlaya onu becermek istedi. Bu da gayet doğal ve aslen o kadar masum bir sitek aslında. Belki ananız da o ara acayip kızışmışıt, o da kendini gevretene kadar düzecek bir erkek istiyordu. Belki istemiyordu farketmez. Babanız geldi, anınızın vajinasına kendi dölünü koydu. Sonra da elbette bilindiği gibi olaylar gelişti ve siz oldunuz.

Kısaca varlık sebebiniz, gayet kesin ve basit şekilde, babanızın üreme güdüleri ile ananızı becermiş olması. Ha, bu noktada ananızın da belki gene üreme güdüleriyle babanıza iyice bir ayırıvermesi de rol oynamış olabilir meselede. Ama nihayetinde, varlık sebebiniz işte tam olarak bu.

Ve bu hakikati inkar edip, sizi var eden bu üreme sürecini bir küfür aleti, bir çirkin süreçmiş gibi görüp, onu inkar ettikçe, başka saöma sapan zırvalara batıp durmaktan geri kalmayacaksınız elbette.

 

hahahah. Bu mudur yani felsefi olarak açıklaman? :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
20 saat önce, ateistdusunce yazdı:

yani benlik aslında yanılsamadır.

Yanılsama ise kendin ile bir başkasının aynı kişi/şey olduğunuzu iddia ediyorsun demektir. Sen ve annen aynı kişi mi? Neden sınırı çizip bu benim o ise annem diyebiliyorsun o zaman?

İllüzyonsa temelde hiçbir şeyin ayrımını yapamaman gerekir. Karşındaki ekran ile kendinin ayrımını yapamıyor olman gerekir eğer illüzyonsa...

İllüzyon olduğunu iddia ediyorsanız bunu test etmek için nasıl bir yöntem önerirsiniz?

Eğer ben bir illüzyonsa bildiğim herşey de illüzyondur. O zaman neyin gerçek neyin illüzyon olduğunu nasıl bilebilirim?

İllüzyon ise çok tutarlı ve sürekli bir illüzyonmuş demek ki. Çünkü sarhoş olsan da, hastalansan bayılıp geri gelsen de her zaman "ben" orada duruyor, varlığının her zaman farkındasın... Böyle bir illüzyon mümkün mü?
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

chappie filminde ölen kişinin beyni flashta yüklüdür daha sonradan bunu robota aktarıyorlar ve robot canlanıyor.
peki ölen kişi ile o robot aynımıdır ? o ölen kişi ile o robot arasındaki fark nedir? onu o yapacak olan ? 
beni ben yapan nedir ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 hours ago, denizi bölen musa said:

hahahah. Bu mudur yani felsefi olarak açıklaman? :)

Valla bunun felsefesi falan yok, dibine kadar biyolojinin meselesi, bu mesele. 

Falsefi olarka her tür doldur boşaltı yapabilirsin, ama hepsi de hikaye olacaktır. Aslolan, insan türü özelinde özellikle, babanın azması (ki, doğaldır, gayet makuldür, kınanacak falan bir şey değildir) ve ananı döllemesidir. Bu hakikati unuttuğunuz sürece, alakasız ve gerzekçe anlamlar aramakla mesai telef etmeniz kaçınılmazdır. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 01.08.2016 at 11:11, Pua yazdı:

ben dediğimiz şeyi aslinda beynin olusturdugu bir bilgisayar programina benzetebiliriz
Tüm islem beyin tarafından gerçekleşiyor aslında bilimsel açıdan baktigimizda ,beyin düşünüyor beyin konuşuyor beyin öğreniyor beyin kârar veriyor,  ben dediğimiz bu programda beyinden aldığı komutları uyguluyor ancak bundan haberi yok tüm sistemi kontrol ettiğini zannediyor

Böyle bir benzetme çok yerinde değil bence... O zaman "insanın bir programlayıcısı var" anlamına gelir bu.
Yani bilinmeyen bir gücün kuklasıyız demektir. Bu inanç, insanlığı etkisizleştirir ve potansiyelini zayıflatır.

İnsan beyninde dış etkenlere tepki veren, mantık yürüten ve karar alma eylemini gerçekleştiren bir bölüm var.
Bu yetenek, insanın farklılığını ortaya koyan bir özelliktir. 

                                           

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 saat önce, anibal yazdı:

Çok boş laflar üzerindesiniz..

Ama bu konuda size herhangi bir mesuliyet yüklemek insafsız bir garabet olur.

Şöyle ki, hiçbiriniz, bu dünyada neden var olduğunuzu gösterecek olan bu dünyaya nasıl geldiğinizi hatırlamıyorsunuz.

Ama bizzat bildiğimiz, hiç bir şekilde tartışılamaz olan hakikat şu. Babanız azdı, canı karı çekti. Bir kadın bulup hırlaya hırlaya onu becermek istedi. Bu da gayet doğal ve aslen o kadar masum bir sitek aslında. Belki ananız da o ara acayip kızışmışıt, o da kendini gevretene kadar düzecek bir erkek istiyordu. Belki istemiyordu farketmez. Babanız geldi, anınızın vajinasına kendi dölünü koydu. Sonra da elbette bilindiği gibi olaylar gelişti ve siz oldunuz.

Kısaca varlık sebebiniz, gayet kesin ve basit şekilde, babanızın üreme güdüleri ile ananızı becermiş olması. Ha, bu noktada ananızın da belki gene üreme güdüleriyle babanıza iyice bir ayırıvermesi de rol oynamış olabilir meselede. Ama nihayetinde, varlık sebebiniz işte tam olarak bu.

Ve bu hakikati inkar edip, sizi var eden bu üreme sürecini bir küfür aleti, bir çirkin süreçmiş gibi görüp, onu inkar ettikçe, başka saöma sapan zırvalara batıp durmaktan geri kalmayacaksınız elbette.

 

soruyu anlamadığını düşünüyorum verdiğin cevabın soruyla bir ilgisi yok

20 saat önce, vitamin yazdı:

Ben veya bilinç vardır çünkü evrimsel avantaj sağlamaktadır. Nasıl?
Belirsizliği azaltacak yönde ek girdiler sağlayarak hayatta kalma şansını arttıracak çıktılar oluşturmayı sağlayarak.
Bilinç kendi içsel modelini oluşturmanı sağlar. Duygularını, korkularını, neyi isteyip neyi istemediğinin farkında olursun. Böylece sahip olduklarınla, bulunduğun yerde ve bulunduğun zamanda en verimli nasıl hareket etmen gerektiğini tahmin edebilirsin.
Kendi içsel modelini bilerek başka birisinin içsel modelini de kurgulayabilirsin. Böylece onun davranışlarını tahmin edebilir, ne zaman nasıl tepkiler vereceğini öngörerek bunu kendi avatajına kullanabilirsin. Yani bilincin varlığı sana daha geniş bir etkileşim alanı sağlamaktadır. Daha fazla veri işleyerek daha avantajlı kararlar almanı sağlar.

Anibal'ın yukarıda verdiği çiftleşme örneğinde A veya B dişisiyle birlikte olmanda mekaniksel olarak bir farkı yok ancak ortaya çıkabilecek sonuçları şans seviyesinde. Oysa ki kendi modeline uygun sana daha avantaj sağlayabilecek C veya D dişilerini tespit edip aynı işlemleri onlarla gerçekleştirebilirsin. Ben bilgisi sana bunu ek girdileri sağladığı için evrimsel süreçte ortaya çıkmış olmalıdır.

güzel bir cevap ancak kendi içsel modelini bilinç veya ben denen şey oluşturmuyor,bilinçdışı süreçte oluşan bir durum. Bilinçdışında oluşan şeyde adeta özet halinde bilince sunuluyor.Örneğin ben yeşil rengi seviyorum veya benim sarışın kadınlar daha çok hoşuma gidiyor,peki niye yeşili ve sarışın kadınları daha çok seviyorum, buna dair bir fikrim yok,bilinçdışında bir süreç işlemiş ve meydana gelen çıktılar bunlar tek bildiğim bu. veya ben agnostiğim niye diye soracak olursan dinler mantıksız geliyor derim,mantıksız gelmesinin sebebini soracak olursan sana yine birkaç neden sayarım ancak bunlar yine bilinçdışının bilince sundugu özet bilgiler olur. Belki gördüğüm şeyler ben farkında olmadan beni etkiledi belki okuduğum şeyler bilinçaltıma yerleşti ve bilinçdışında oluşan süreç sonucu ben agnostik oldum

Ben diyorum ki bizler biyolojik bir robotuz,ben algısı olsa da olmasada şu an insan denen organizma yaptıklarının aynısını yapar.o yuzden ben algısının olması manyakça delice geliyor evrimin biryerinde bir hata mı oluştu acaba da böyle birşey ortaya çıktı:)

20 saat önce, Rhodium yazdı:
Evrimi bedenin adaptasyonundan çok birden fazla bedenin ortak hareketi ile bakmalıyız. Kuşların bir arada uçması gibi. 
 
İnsan bu bir arada uçmanın daha komplike yapısına sahip. Her şeyden önce ben ve toplum varlığını devam ettirmeli. Bu sebeple maslow ihtiyaçlarına geliyoruz. Yani beyin ve ben diye yaptığın bu sınıflandırma da, ben bu piramidi oluşturmak için ben kavramını kurmak zorunda.
 
Öte yandan, ben ve beyin bir dildir. Her şey bir dildir. Gerçekte bunlar yoktur. İşte materyalizmi anlamak burdan başlıyor. Düşünüyorum öyle ise varım, varlığın kanıtı değildir. Kısaca varlık, matriks filmi gibi, korkmak, acı çekmek, beyinsel gözlemlerimizle kanıtlanamaz. Kimse gerçekliğini ve beni ispat edemez.
 
Bunu bir boşluk olarak da görmemek lazım. Yani bu Tanrıyı bulmaya açılan bir kapı değildir. Önemli olan metaryalizmdir. Yani dildir. Yani madde değil maddenin bizdeki yansıması dildir.
 
Bu yansıma ile biz beyni ve beni tanımlıyoruz. Ve ben, maslow ile evrimi anlamızı sağlıyor. Vücudumuzu istemli istemsiz kontrol etmemiz ve bilgisayar programı gibi bir yapı yani donanım ve yazılım. Bu da yine dilden oluşuyor. Yani sen ben, beyin, donanım ve yazılım süreçlerini tanılamışsın. Sonra burdan bir benzerlik kurup sormuşsun. 1500 lü yılların felsefelerine girmeye gerek yok. Gerçek üreme sistemindeki tanımlamalardır.

 

3 saat önce, vitamin yazdı:

Yanılsama ise kendin ile bir başkasının aynı kişi/şey olduğunuzu iddia ediyorsun demektir. Sen ve annen aynı kişi mi? Neden sınırı çizip bu benim o ise annem diyebiliyorsun o zaman?

İllüzyonsa temelde hiçbir şeyin ayrımını yapamaman gerekir. Karşındaki ekran ile kendinin ayrımını yapamıyor olman gerekir eğer illüzyonsa...

İllüzyon olduğunu iddia ediyorsanız bunu test etmek için nasıl bir yöntem önerirsiniz?

Eğer ben bir illüzyonsa bildiğim herşey de illüzyondur. O zaman neyin gerçek neyin illüzyon olduğunu nasıl bilebilirim?

İllüzyon ise çok tutarlı ve sürekli bir illüzyonmuş demek ki. Çünkü sarhoş olsan da, hastalansan bayılıp geri gelsen de her zaman "ben" orada duruyor, varlığının her zaman farkındasın... Böyle bir illüzyon mümkün mü?
 

çok doğru

1 saat önce, marlonpitt yazdı:

chappie filminde ölen kişinin beyni flashta yüklüdür daha sonradan bunu robota aktarıyorlar ve robot canlanıyor.
peki ölen kişi ile o robot aynımıdır ? o ölen kişi ile o robot arasındaki fark nedir? onu o yapacak olan ? 
beni ben yapan nedir ?

bunu bilemeyiz cunku bilim daha beynin yapısını tam olarak anlayabilmiş değil

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, vitamin yazdı:

Eğer ben bir illüzyonsa bildiğim herşey de illüzyondur. O zaman neyin gerçek neyin illüzyon olduğunu nasıl bilebilirim?

İllüzyon ise çok tutarlı ve sürekli bir illüzyonmuş demek ki. Çünkü sarhoş olsan da, hastalansan bayılıp geri gelsen de her zaman "ben" orada duruyor, varlığının her zaman farkındasın... Böyle bir illüzyon mümkün mü?

Çok mantıklı sorular. Peki "sanal dünyada yaşıyor olabiliriz" diyorsan, aynı problem o konuda da geçerli değil mi..? 
Mesela ruyada isek, o zaman da algıladıklarımız gerçek olmayabilir.

Bu durumda maddesel olarak algıladığımız herşeyin, bazı özellikleri algıdan bağımsız da olsa, var olması gerekir.

   

                             

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
57 minutes ago, Pua said:

soruyu anlamadığını düşünüyorum verdiğin cevabın soruyla bir ilgisi yok

Ben ise senin cevabı zerre kadar anlamadığını düşünüyorum.

Nerden geldin sen, yer yarıldı, altın bir beşkile içinden mi çıktın? Yoksa gökte parlak bir yıldız göründü, büyüdü, büyüdü, dünyaya inince nurlar içinde bir bebek olarak mı indin?

Yada gökten menzille mi gelidn, nerden, nasıl geldin?

Şimdi, maalesef, acıtsa da gerçekleri söylemek zorundayız sana. 

Sen ananın amından çıktın. O kadıncağızı bağırta bağırta hem, acılar içinde. Bunu inkar edebiliyor musun?

Ananın amına bir şekilde babanın ananı sikmesi yoluyla girdin, bunu inkar edebiliyor musun?

Evet, olay gayet basit, babanın anaı sikemsi ile dünyaya ananın amından inmiş bir varlıksın sadece. Felsefe falan kasarak bu hakikati yok edebileceğini düşünüyor musun?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, anibal yazdı:

Ben ise senin cevabı zerre kadar anlamadığını düşünüyorum.

Nerden geldin sen, yer yarıldı, altın bir beşkile içinden mi çıktın? Yoksa gökte parlak bir yıldız göründü, büyüdü, büyüdü, dünyaya inince nurlar içinde bir bebek olarak mı indin?

Yada gökten menzille mi gelidn, nerden, nasıl geldin?

Şimdi, maalesef, acıtsa da gerçekleri söylemek zorundayız sana. 

Sen ananın amından çıktın. O kadıncağızı bağırta bağırta hem, acılar içinde. Bunu inkar edebiliyor musun?

Ananın amına bir şekilde babanın ananı sikmesi yoluyla girdin, bunu inkar edebiliyor musun?

Evet, olay gayet basit, babanın anaı sikemsi ile dünyaya ananın amından inmiş bir varlıksın sadece. Felsefe falan kasarak bu hakikati yok edebileceğini düşünüyor musun?

 

Belki senin gibi sezeryan olup özürlü çıkmıştır. :) Puhahhhaahha. Ben dediğin şey , aslında ruh. Tabii; gerçek ben'i arıyorsan. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, anibal yazdı:

Ben ise senin cevabı zerre kadar anlamadığını düşünüyorum.

Nerden geldin sen, yer yarıldı, altın bir beşkile içinden mi çıktın? Yoksa gökte parlak bir yıldız göründü, büyüdü, büyüdü, dünyaya inince nurlar içinde bir bebek olarak mı indin?

Yada gökten menzille mi gelidn, nerden, nasıl geldin?

Şimdi, maalesef, acıtsa da gerçekleri söylemek zorundayız sana. 

Sen ananın amından çıktın. O kadıncağızı bağırta bağırta hem, acılar içinde. Bunu inkar edebiliyor musun?

Ananın amına bir şekilde babanın ananı sikmesi yoluyla girdin, bunu inkar edebiliyor musun?

Evet, olay gayet basit, babanın anaı sikemsi ile dünyaya ananın amından inmiş bir varlıksın sadece. Felsefe falan kasarak bu hakikati yok edebileceğini düşünüyor musun?

 

Anladığım kadarıyla argodan hoşlanan beynin var, bende onun anladığı dilden konuşayım o zaman ,mümkünse bir siktir git benim konumdan senin fikirlerine ihtiyacım yok.(Mod arkadaşım kusura bakma, anibal kendi kaşındı çünkü,mümkünse benim ve onun küfürlü konuşmalarını silersen sevinirim)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Pua yazdı:

güzel bir cevap ancak kendi içsel modelini bilinç veya ben denen şey oluşturmuyor,bilinçdışı süreçte oluşan bir durum. 

Ben diyorum ki bizler biyolojik bir robotuz,ben algısı olsa da olmasada şu an insan denen organizma yaptıklarının aynısını yapar.o yuzden ben algısının olması manyakça delice geliyor evrimin biryerinde bir hata mı oluştu acaba da böyle birşey ortaya çıktı:)

O farkında olmadığın kısımdaki işleyişin bilinçten kesinlikle bağımsız gerçekleştiğini söyleyemezsin.

Gece gökyüzüne baktığında yıldızları görürsün oysa ki gündüz baktığında yıldızları göremezsin ancak yıldızların orada olmadığını düşünmezsin.
Sadece, güneşten gelen ışınlar onları görmeni engellemektedir, saklamaktadır. Yıldızlar aynen gece olduğu gibi gündüz de yerlerindedir.
Bu mantıktan hareketle bilinç dışı gibi görünen işleyişleri saklayan bir mekanizma mevcut olabilir ama kesinlikle bilinçsiz, mekanik işleyişlerdir demek zor.
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsan beyni dış dünyadan almış olduğu sinyallere göre şekillenir. Aldığı her bilgiyle yeni sinapslar oluşur. Bi de aynı bilgi çokça tekrarlanırsa o sinapslar da çok daha aktif hale gelirler. Ve insan beyni de bu çokça oluşan sinapsları çok kullanmayı sever. 

Bu çokça kullanılan sinapslar sezgisel bilgiyi oluşturur. Sezgisel bilgiyi biz düşünmeden kullanırız. Duygudurumumuzu ve duygulanımlarımızı belirler hatta. Dinsel inanışları örnek verebiliriz mesela. Sezgisel bilgileri o kadar sağlamdır ki yanlış olması bile imkansızdır. Hatta tüm duygu durumları da bu sezgisel bilgiler üzerine kuruludur. 

Benlik de aynı şekilde doğduğumuz andan beri bize öğretilmiş bir sezgisel bilgidir. Ya da edinmiş olduğumuz bütün sezgisel bilgimizi benlik adı altında bütünlüyoruz. Sezgisel Bilginin değişmesi durumunda benlik krizlerine giriyoruz mesela. Çünkü beyinde çokça kullanılan bi sinaps ağı artık kullanılmayacak. Ve bu da beyin için sıkıntılı bi durum. Dinsel inançlarında insanların bu kadar ısrar etmelerinin sebeplerinden biri de bu olabilir bence.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 hours ago, vitamin said:

Yanılsama ise kendin ile bir başkasının aynı kişi/şey olduğunuzu iddia ediyorsun demektir. Sen ve annen aynı kişi mi? Neden sınırı çizip bu benim o ise annem diyebiliyorsun o zaman?

İllüzyonsa temelde hiçbir şeyin ayrımını yapamaman gerekir. Karşındaki ekran ile kendinin ayrımını yapamıyor olman gerekir eğer illüzyonsa...

İllüzyon olduğunu iddia ediyorsanız bunu test etmek için nasıl bir yöntem önerirsiniz?

Eğer ben bir illüzyonsa bildiğim herşey de illüzyondur. O zaman neyin gerçek neyin illüzyon olduğunu nasıl bilebilirim?

İllüzyon ise çok tutarlı ve sürekli bir illüzyonmuş demek ki. Çünkü sarhoş olsan da, hastalansan bayılıp geri gelsen de her zaman "ben" orada duruyor, varlığının her zaman farkındasın... Böyle bir illüzyon mümkün mü?
 

Etki- tepki ve sen.

Birden fazla  durum etki tepki kanununun bir sonucu .bu konumda bir madde yığını olan canlı evrenden gelen etkilere tepki veriyor yani özgür irade yok. Özgür irade yoksa benlik de yok.

Bir madde yığını sadece etkiye tepki verecektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, ateistdusunce yazdı:

Etki- tepki ve sen.

Birden fazla  durum etki tepki kanununun bir sonucu .bu konumda bir madde yığını olan canlı evrenden gelen etkilere tepki veriyor yani özgür irade yok. Özgür irade yoksa benlik de yok.

Bir madde yığını sadece etkiye tepki verecektir.

Sorularıma cevap vermemişsin kendini tekrar etmişsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 08/01/2016 at 23:52, anibal said:

Çok boş laflar üzerindesiniz..

Ama bu konuda size herhangi bir mesuliyet yüklemek insafsız bir garabet olur.

Şöyle ki, hiçbiriniz, bu dünyada neden var olduğunuzu gösterecek olan bu dünyaya nasıl geldiğinizi hatırlamıyorsunuz.

Ama bizzat bildiğimiz, hiç bir şekilde tartışılamaz olan hakikat şu. Babanız azdı, canı karı çekti. Bir kadın bulup hırlaya hırlaya onu becermek istedi. Bu da gayet doğal ve aslen o kadar masum bir sitek aslında. Belki ananız da o ara acayip kızışmışıt, o da kendini gevretene kadar düzecek bir erkek istiyordu. Belki istemiyordu farketmez. Babanız geldi, anınızın vajinasına kendi dölünü koydu. Sonra da elbette bilindiği gibi olaylar gelişti ve siz oldunuz.

Kısaca varlık sebebiniz, gayet kesin ve basit şekilde, babanızın üreme güdüleri ile ananızı becermiş olması. Ha, bu noktada ananızın da belki gene üreme güdüleriyle babanıza iyice bir ayırıvermesi de rol oynamış olabilir meselede. Ama nihayetinde, varlık sebebiniz işte tam olarak bu.

Ve bu hakikati inkar edip, sizi var eden bu üreme sürecini bir küfür aleti, bir çirkin süreçmiş gibi görüp, onu inkar ettikçe, başka saöma sapan zırvalara batıp durmaktan geri kalmayacaksınız elbette.

 

Biyolojinin dibi olmuş bu açıklama.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Tetrahedron yazdı:

Var olduğuna emin misin?

Kendini çevrendeki diğer şeylerden ayırt edebiliyorsan "ben" denen şeyin var olduğunu kabul edersin.
Olmasaydı iç ve dış dünya ayrımını yapamazdık. Öyle bir farkındalık olmazdı. Bir bardağın bardak olduğunun farkında olmaması gibi...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.