Tanah

KURAN'I YERLE BİR EDEN BİR BAŞKA ÇELİŞKİ: HARUN'UN KIZKARDEŞİ MERYEM

Bu konuda 76 ileti var

Meryem'in annesinin ismini belirtmeyen Kur'an'a göre, Meryem'in babasının adı İmran'dır:

Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem'i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi. (Tahrim 12)3

Dahası, Kur'an'da Meryem bir kez de "Harun'un kız kardeşi" olarak tanıtılır:

Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın! Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi." (Meryem 27-28)

Hıristiyanlık ve İslam'ın Meryem'in babasının kimliğini farklı bir biçimde sunmaları ne Müslüman ne de Hıristiyan dünyası için büyük bir sorundur; çünkü zaten pek çok konuda görüş ayrılığı varken bunlara bir yenisi daha eklenmiştir. Ancak Kur'an'a inananlar için asıl büyük sorun yukarıda alıntıladığımız iki Kur'an ayeti bir arada okunduğunda ve "İmran kızı, Harun'un kız kardeşi Meryem" tanımlamasına ulaşıldığında başlar. Bunun sebebi de Yahudiliğin kutsal metinlerinde İmran'ın kızı ve Harun'un kızkardeşi başka bir Meryem'in bulunuyor olmasıdır! Eski Ahit'teki verilere göre İmran (İbranice'de Amram) Musa, Harun ve Meryem'in (İbranice'de Miriam) babasıdır (1. Tarihler 6:3). İşte bazı İslam ve Kur'an eleştirmenleri, Musa'nın kız kardeşi Meryem ile ondan 1000 küsur sene sonra yaşamış olan İsa'nın annesi Meryem hakkında Kur'an'da yazılı olan veriler arasındaki bu büyük benzerlikten (daha doğrusu benzerlik değil de özdeşlik söz konusudur) yola çıkarak Kur'an'ı yazan kişilerin iki farklı Meryem'i tek bir şahısmış gibi algılayıp çok belirgin bir tarihsel hataya imza attıklarını ileri sürerler.

Tahmin edileceği üzere, gerek Müslüman ilahiyatçılar gerekse bazı ateşli Kur'an savunucusu Müslümanlar bu ağır suçlama karşısında sessiz kalmamışlar ve İslam'ın kutsal metninin hatalı ve güvenilmez olduğu iddialarını çürütmeye çalışmışlardır. Farklı süreçlerden geçen ve her defasında biraz daha gelişme gösteren savunma argümanlarından ilkine göre Kur'an'daki Meryem ile Eski Ahit'teki Meryem'in aileleri hakkındaki verilerin şok edici özdeşliği basit bir tesadüfün ürünüdür! Başka bir deyişle, bazı Kur'an yorumcularına göre farklı zaman dilimlerinde yaşamış iki adaş kadının – üstelik ilahiyat açısından aralarında hiçbir bağ bulunmayan iki kadının – hem babalarının hem de erkek kardeşlerinin isimlerinin aynı olması son derece normal karşılanması gereken bir durumdur (!).Oysa bir mucizeyi çağrıştıran bu özdeşlik niteliğindeki benzerliğin tesadüf olarak değerlendirilmesi pek mümkün değildir; zira Kur'an'da Musa'nın kız kardeşinin adı verilmediği gibi, iki farklı Meryem'den ve bunlar arasındaki benzerlikten de söz edilmez. Kısacası, Musa'nın kız kardeşi ile İsa'nın annesi arasında herhangi bir rastlantısal benzerlik olduğu iddiası Kur'an tarafından en baştan reddedilmektedir. Bazı İslamcı ilahiyatçılara göre ise bu benzerlikler kasıtlı olarak vurgulanmıştır; ancak bu teoriyi ileri süren yorumcular iki farklı Meryem'in Kur'an'da niye aynı kişiymiş gibi gösterilmiş olduğu sorusuna tatmin edici bir yanıt veremezler; ayrıca iki Meryem'in ilahi bilgelik uyarınca ve kasıtlı olarak tek bir kişiye indirgendiğini kanıtlayan veya destekleyen bir Kur'an ayeti bulmak da imkansızdır.

"Tesadüf teorisi" ve esasında ondan türemiş olan "sembolik benzeştirme teorisi"nin Kur'an'daki tarihsel hata savlarını ve eleştirilerini reddetmekte yetersiz kaldığını gören bazı yorumcular ise İsa'nın annesi Meryem'in, İmran'ın kızı olarak tanıtılmasından yola çıkarak farklı bir okuma geliştirmeyi başarmışlardır ve bu alternatif okuma uyarınca İmran'ın babalığı harfiyen değil de sembolik olarak yorumlanmaktadır. "Sembolik babalık" olarak nitelendirilebilecek bu yeni teoriye göre Kur'an'daki Meryem, Musa'nın soyundan gelen bir İbrani'dir; dolayısıyla İmran da Meryem'in atası, yani Onun bağlı bulunduğu soyun babasıdır. "Baba" kelimesinin daha kapsayıcı ölçüde "ata" kelimesi yerine de kullanıldığı gerçeğinden destek alan bu yorumcular sonuçta İmran'ın Meryem'in fiziksel babası değil de sadece atası olduğunu savunurlar.

Hemen belirtelim, bu "sembolizm" teorisi Kur'an'ı aklamış gibi gözüktüğü için bazıları tarafından hala savunulsa bile, İsa'nın annesi Meryem'in doğumunu anlatan Kur'an cümleleriyle açıkça çelişmektedir. Kuran'ın üçüncü suresi olan Al-i İmran Suresi'nin 33-34. ayetlerinde İmran'ın büyük bir soyun babası (atası) olduğu vurgulanmaktadır:

Şüphesiz, Allah, Adem'i, Nûh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı.Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Al-i İmran 33-34)

Bu ayetlerden iki ayet sonra İmran'ın karısının hamileliğinden bahsedilmekte ve doğan kız çocuğuna "Meryem" isminin verildiği söylenmektedir:

Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti. Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilir "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum." (Al-i İmran 35-36)

Bu cümlelerden açıkça anlaşılacağı gibi, Kur'an'a göre Meryem, İmran'ın karısından doğmuştur; yani İmran'ın babalığını sırf Kur'an'ı eleştirenlerin savlarını çürütebilmek için harfiyen değil de mecazi olarak yorumlamak Kur'an'a aykırıdır.

Bu teorinin de Kur'an'ı eleştirilerden koruyamadığını gören bazı çevreler ise bu sefer yöntemde köklü bir değişikliğe giderek, İmran merkezli alternatif okumalar yerine, Harun merkezli okumalar geliştirmeyi tercih etmişlerdir. Bu yeni teorilerden pek yaygın olmayanına göre Kur'an'ın 19. Suresi'nde Meryem'e "Harun'un kız kardeşi" diye hitap eden kişiler, aslında Musa'nın kardeşi Harun'u değil de başka bir Harun'u kastetmişlerdir! İsmail Hakkı İzmirli'nin bir dönemler çok tutulan meal çalışmasında söz konusu ayete dipnot düşülerek bu ifadenin "Harun adındaki kötü bir adamın kız kardeşi, yani fahişe" veya "Harun adındaki doğru bir adamın kız kardeşi" anlamına geldiği iddia edilir (s. 308).4 Daha detaylı olarak açıklamak gerekirse, bu "farklı Harun" teorisine göre Meryem'in İsa'yı doğurduğunu gören Yahudiler, Meryem ile kötü bir nam sahibi Harun isimli kişi arasında akrabalık bağı kurarak Meryem'in iffetsizliğini dolaylı olarak dile getirmek istemişlerdir. Bu teorinin zıt uçta bulunan ikinci versiyonuna göre ise Harun aslında herkes tarafından iyi nam sahibi biri olarak tanınmaktadır ve İsa'nın doğumuna kadar Meryem de pek çok İbrani kadın gibi Harun'un akrabası olan iffetli bir İbrani olarak görülmüştür.

Bir birine tamamen zıt iki seçeneği bulunan bu farklı Harun teorisinin çok da güçlü bir savunma argümanı olmadığı açıktır; zira ayette adı geçen Harun'un, Musa'nın erkek kardeşi Harun ile aynı kişi olmadığını kanıtlamak imkansız gözükmektedir. Kaldı ki, Meryem'in döneminde yaşadığı varsayılan Harun'un dürüstlük veya ahlaksızlık timsali olduğunu bilmek de mümkün değildir. Hepsinden önemlisi, iffetsizlik suçlaması için bir kadının meçhul Harun'un kız kardeşi olarak tanıtılması Yahudi kültüründe bulunmayan bir uygulama olup tamamen varsayımlara dayanmaktadır. Gerçekten de, Yahudi kültüründe ne Musa'nın kardeşi Harun'a ne de başka bir Harun'a kadınların namuslu olup olmadıklarını dolaylı biçimde belirtme görevi yüklenmiştir.

Başvurulan bu yeni yorumların da tarihsel hata suçlamasıyla karşı karşıya bulunan Kur'an'ı aklamakta yetersiz kaldığını gören bazı çevreler ise son bir çaba ile yeni bir teori geliştirmişlerdir. Diğer tüm teorilerden daha etkileyici olduğu görülen bu yeni teoriye göre Kur'an'ın üçüncü suresinde açıkça belirtildiği için İmran'ın fiziksel babalığı gerçektir ve bu yüzden sembolik olarak yorumlanamaz; ancak bu İmran ile Musa peygamberin babası İmran farklı kişilerdir. Hata eleştirilerine yanıt vermek için yeniden yorumlanması gereken ayet ise Meryem'i Harun'un kız kardeşi olarak tanımlayan 19. Sure'nin 28. ayetidir. Bu yeni teori doğrultusunda bu ayet harfiyen değil de sembolik olarak yorumlanmakta ve "kız kardeş" kelimesiyle aslında Meryem'in Harun soyundan geldiğinin anlatılmaya çalışıldığı ileri sürülmektedir. Daha detaylı olarak incelenirse, İsa'nın annesi Meryem, Harun'un soyundan gelen ve Kur'an'da peygamber olarak nitelenen Zekeriya'nın ve Onun karısının akrabasıdır. Bu sayede Meryem'in Harun'un soyundan geldiği anlaşılmaktadır ve işte akrabalık ifade eden "kız kardeş" kelimesi esasında Harun'un atalığına gönderme yapmaktadır.

Kulağa ne kadar mantıklı ve hatta inandırıcı gelirse gelsin, bu okumanın da diğer okumalar gibi eksik ve hatalı tarafları vardır. Her şeyden önce, Meryem'in Harun'un soyundan geldiği bilgisi kesinlikle Kuran kaynaklı değildir(!). Dahası, Kur'an'da Meryem ile Zekeriya ya da onun karısı arasında akrabalık bağı bulunduğunu söyleyen veya ima eden tek bir ayet yoktur. Gerçi Zekeriya'nın Meryem'i korumakla görevlendirildiği Kuran'da yazılıdır (3:37); ama bu ayetlerde akrabalığa atıfta bulunulmamaktadır. Üstelik Zekeriya'nın Meryem'i tanıdığını anlatan Kur'an ayetleri Medine dönemine aittir ve Meryem'in Harun'un kız kardeşi olduğunu iddia eden ayetin yer aldığı Mekke dönemine ait 19. sureye göre Zekeriya ile Meryem bir birlerini tanımamaktadırlar. Meryem'in Zekeriya'nın karısı ile akraba olup Harun soyundan geldiği bilgisi ise son derece gizemli bir şekilde İncil'den alınmıştır.5 Bazı Müslümanlar kendi bilecekleri nedenlerden dolayı, Hıristiyanların eleştirilerine yanıt vermek ve Kur'an'ı savunmak için "tahrif" olduğuna inandıkları ve güvenilmez buldukları Hıristiyan kutsal metinlerinden medet ummuşlardır. Tüm bu çabalara rağmen Kur'an'ın tarihsel hata suçlamalarından aklanamayacağı ortadadır; çünkü Meryem'in Harun soyundan geldiğinin Kur'an tarafından bilindiğini ama her ne hikmetse söylenmediğini varsaymak onun Harun'un kız kardeşi olarak çağrılmasına mantıklı bir neden oluşturmaz. Hepsinden önemlisi, Yahudi kültürüne göre Meryem'e sembolik anlamda bile ancak Harun'un kızı denilebilir; çünkü Meryem'den 1000 küsur yıl önce yaşamış olan Harun, onun atası/babasıdır, erkek kardeşi değil!6

19. Sure'nin 28. ayetini okuyup Yahudi kavmi ile Meryem arasında geçen diyalogun gerçek bağlamını bilmek, Meryem'e "Harun'un kız kardeşi" diyen Kur'an'ın bu ifade ile gerçekten neyi kastettiğini kavrayabilmek için zorunludur:

Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın! Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi." (Meryem 27-28)

Bu ayetlere göre, Meryem'in kavmindeki bazı kişiler Onu iffetsizlikle suçlarken anne ve babası hakkında olumlu tanıklıkta bulunmakta ama Meryem'in babasının adını kullanmamaktadırlar. Bunun sebebi ise Meryem'in erkek kardeşinin adını söylemeleri ve Harun ismi aracılığıyla Meryem'in öz anne-babasını tanımlamayı tercih etmeleridir. Ayette "İmran" adının bulunmaması basit bir tesadüf değildir; çünkü Meryem'in öz kardeşi Harun'un anne ve babasının kim olduğu bilinmektedir. Harun ismini kullanan Kur'an, İmran ismini kullanmayı gereksiz görmüştür. Kur'an'daki bu bağlam kardeşlik bağının evlatlık bağını anlatmada araç olarak kullanılabileceği yolundaki görüşü desteklemesi gereği Meryem ile Harun'un öz kardeş olduklarına işaret etmektedir. Meryem'in, Harun'un kız kardeşi olduğu iddiasının sembolik olarak yorumlanması gerektiği yolundaki görüş ayette yakın akrabalık belirten kelimeler (kardeş-baba-anne) arasındaki belirgin bağlantıyı görmezden geldiği için hatalıdır. Başka bir deyişle, Meryem'e Harun'un kız kardeşi denmesinden hemen sonra Meryem'in öz anne ve babasından bahsedilmesi Meryem ile Harun arasındaki kardeşlik bağının da fiziksel olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bazı kişiler akılcı bir soru sorarak Kur'an'da Meryem'in neden sadece Harun'un kız kardeşi olarak tanımlandığını ve Musa'nın kız kardeşi olarak tanımlanmadığını öğrenmek isteyebilirler. Bu sorunun yanıtı öncelikle bir kişinin tanımlanmasında tüm kardeşlerin isminden yararlanılmasının gereksizliğidir. Birden fazla kardeşi olan bir kişinin isminin, bu kardeşlerden sadece bir tanesinin ismiyle bağlantılı olarak anılması hiçbir sorun yaratmaz. Üstelik Eski Ahit'teki Meryem'in Musa yerine Harun'un kız kardeşi olarak tanıtılmasında başka kültürel ya da teolojik gerekçelerin etkisi söz konusudur. Meryem, öncelikli olarak Harun'un kız kardeşidir; çünkü Harun, Musa'dan yaşça büyüktür. Dahası, Eski Ahit'te yer alan anlatımlara göre Meryem ve Harun bir keresinde Musa'ya karşı birlikte hareket etmişler ve onu eleştirmişlerdir (Sayılar 12:1).

Son olarak vurgulanması gereken konu, Kur'an yazarlarının İsa'nın annesi Meryem'i "Harun'un kız kardeşi" olarak tanımlarken Eski Ahit'teki bir ayetten yararlanmış olma ihtimallerinin yüksekliğidir. Gerçekten, Eski Ahit'in Çıkış kitabının 15. bölümünün 20 ayetinde İmran kızı olan Meryem "Harun'un kız kardeşi" olarak tanıtılmaktadır. Bunu duyan yazarlar çok büyük olasılıkla bu Meryem'in aslında İsa'nın annesi olduğu zannetmişler ve büyük bir tarihsel yanılgıya düşmüşlerdir. Bu yanılgıda Eski Ahit'teki Meryem'in ilgili ayette "peygamber" olarak tanıtılması da etkin olmuştur. Kadın peygamber olamayacağını iddia eden Kur'an yazarları, İsa'nın annesi Meryem ile ilgili bazı sözlü öğretilerin etkisiyle yine de peygamber olarak nitelendirilen bu Meryem'in İsa'nın annesinden başka bir Meryem olamayacağı çıkarımına ulaşmışlardır.

Sonuçta, İslamcı yazarların tüm çabalarına ve farklı teorilerine rağmen Kur'an'daki bilgiler Meryem'in kendisinden 1000 yıldan fazla süre önce yaşamış Meryem ile aynı kişi olduğu yolundaki hatalı öğretiyi destekler niteliktedir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Müslüman dünyası bu konuda hiç kaşınmıyor. Hırsitiyan dünyası kaşınmıştır. Çünkü Müslüman alemine göre hazreti Meryeminde babasının ismi hakketen İmrandı.

Hıristiyan dünyası kaşınınca, Müslüman Alemi Bunları bir güzel kaşıdı dediki bizde sorun yok.siz sorun ediyorsanız

 

ayetlerde "İmran zevcesi" demiyor "İmran imraatini" diyor. bu imran karısı demek değil "bir İmran kadını" demektir. imran soyundan bir kadın demektir

luka incilinde de Meryemin annesi bir İmran kadınıdır Harunun soyundan geldiği için

2- Arapçadahi "uht"  bir kabile mensuplar içinde kullanılır. ve kuranda bir ayettede uht aynı bu şekilde kullanılmıştır. hulasa ayet beni israil meryeme "ey harunun hemşiresi" der. nokta. 

kısaca değindim ben çıkar bys

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Dindarr yazdı:

Müslüman dünyası bu konuda hiç kaşınmıyor. Hırsitiyan dünyası kaşınmıştır. Çünkü Müslüman alemine göre hazreti Meryeminde babasının ismi hakketen İmrandı.

Hıristiyan dünyası kaşınınca, Müslüman Alemi Bunları bir güzel kaşıdı dediki bizde sorun yok.siz sorun ediyorsanız

 

ayetlerde "İmran zevcesi" demiyor "İmran imraatini" diyor. bu imran karısı demek değil "bir İmran kadını" demektir. imran soyundan bir kadın demektir

luka incilinde de Meryemin annesi bir İmran kadınıdır Harunun soyundan geldiği için

2- Arapçadahi "uht"  bir kabile mensuplar içinde kullanılır. ve kuranda bir ayettede uht aynı bu şekilde kullanılmıştır. hulasa ayet beni israil meryeme "ey harunun hemşiresi" der. nokta. 

kısaca değindim ben çıkar bys

 

İmran kadını dense ne olacak salak İmran'ın karısının doğum hikayesi anlatılıyor ve o doğumdan Meryem adlı beebk dünyaya geliyor yani İmran'ın babalığı mecazi değil.Hayır salaksın,trollsün niye zorluyorsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
34 minutes ago, Tanah said:

İmran kadını dense ne olacak salak İmran'ın karısının doğum hikayesi anlatılıyor ve o doğumdan Meryem adlı beebk dünyaya geliyor yani İmran'ın babalığı mecazi değil.Hayır salaksın,trollsün niye zorluyorsun.

Kur'an'ın Orjinal metninde "Bir imran kadın" diyor yani "İmran soyundan bir kadın" diyerek "İmran soyunu övüyor" Nokta.

Ayetin orjinal metnini bile layıkı ile okumayan Misyonerler yahut okuyup senin gibi cahilleri kandırmayı hedefleyenler.  Burada Allah "imran karısı" dedi diyerek seni çoooook güzel kandırmışlar 

Artı islam dünyasında Torada ne yazdığı hiç önemli değildir. Çünkü tora ve yahudi tarihi uydurmalarla tahriflerle doludur  mesele lut peygamber sarhoş ve kızlarını s.kn bir allah elçisi diye gösterilir aman allahım..... ve yakup peygamberde hileci peygamber denir. davut zinacı entirikacıdır. aman allahımmmm 

O yüzden yahudi tarihinde şöyle yazar böyle yazar denmesi İslam dünyasının affedersin şeyinde bile değildir.

kaldı ki İslam dünyasına göre Meryem'in hakikatten babasının ismide harunun babasının ismi gibi "İmrandır"

İslam dünyasında bu konuda hiç bir ayrılık yoktur

İster Ayetlerde "bir imran kadını" demek : ha "bir İmranın karısı" demek olsun, Ha "İmran soyundan gelen bir kadın" manasına gelsin, bir sorun yoktur"

Zira Meryem "imran" soyunda geldiği "tartışmasız bir hakikattir"  Dolayısyla ayetin direk orjinalinde Allah'ın "İmran zevci" yerine "bir İmran kadını" demesi meryemin annesinin imran soyunda geldiğini ve İmran ailesini övdüğüne işarettir.

 

Ve Arapçdaki "uht" de sadece "kızkardeş" demek değildir. arapçada Uht  "aynı kabileye mensup kişiler içinde" kullanır "harunun Hemşiresi" demektir bununla ilgili Kuranda ayet de vadır istersen hemen şap diyerek getirerim kamon

 

nokta

tarihinde Dindarr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Tanah yazdı:

Bu beyinsizin nasıl hala ban yemediğini biri bana mantıklı iekilde açıklasın bir daha foruma girmeyeceğim.

Adam saçmalamayı bir gelenek haline getirmiş.Öyle bir saçmalıyor ki,saçmalamanın beden bulmuş hali gibi kendisi.Ayrıca çok pişkin ve arsız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Brezilya dizisi gibi... :lol: Ya da eski Yeşilçam filmleri gibi... "Ben aslında senin babanım yavrum! "Nayırrr nolamazzz!" :D Nayırrr nevlenemezsin nonunla o senin kardeşin!" "Nayırrrrr!" :D

Müslümlerin yapabileceği tek şey kelimelerle oynamak. Çünkü kelimeler lügat anlamları ile değişik kullanım anlamları arasında epey bir yelpazeye sahiptirler. Dilin yapısı bu şekildedir. Arada bazen ne alaka var bulmak zorolabilir. Bu kavrama niye bu isim verilmiş, nerden bağlantı kurulmuş dilbilim açısından bayağı inceleme gerekebiliyor.

İşte bu belirsizlik dincilerin tek sığınağı, her zaman, daima... Bunlar huri aslında su damacanasıdır bile derler, diyorlar zaten.

Fakat bu tabii ahlaksızlık. Bir kelimenin başat, yaygın bir kullanımı vardır. Türev anlam kullanılmışsa, dili kullanmada ustalıklı olan bir kişi, bunu direk söylemez  ama  belli eder. Sözün ustalığı burdan kaynaklanır. Kuran'da hiç böyle söz sanatı yoktur. Son derece adi ve bayağı cümleler kurar. Cümle yapıları genellikle bozuktur. Ne demeye çalıştığını ya dambadak çok sıradan bir şekilde söyler, hiç bir söz sanatı bulunmaz, ya da ne söylemeye çalıştığını beceremez. Ya da kasıtlı olarak belirgin bir şey söylemez. Cahilliği ortaya çıkmasın diye. Kuran'ın başat özellikleri bunlardır.

Bu işin bir yönü... İkinci daha önemli yönü, böyle hayata yön verme iddiasındaki, kural, yasa koyma iddiasındaki bir kitaptan asla böyle mecazlar, türev anlamlar kastetmesi beklenemez. Bu doğrudan ve direk bir ahlaksızlıktır. Böyle ne yana çekileceği belli olmayan yasalar, kurallar koymak, ilkel toplumların en başat özelliğidir. Hani lastikli kanunlar lafı vardır bir, aynen öyle. Bu, geri kalmış ilkel toplumların en belirgin özelliği. Bu ilkel yasalarda sık sık "kömür karadır, ancak kömürün kara olmadığı durumlar vardır" deyip kömürün kara olmadığı durumlar sıralandığında kara olmayan pek bir kömür kalmadığını görürsünüz. Anca işte gücü yetmeyen, zavallı kömürler kara olarak kalır! Öbür hepsi apapkak çıkar! :lol:  

Şimdi binti, uhti, ebi... Bunlar çok temel kavramlar. Bunlar üzerinden mecaz yapılacaksa bunun usturubunca yapılması lazım. Söz sanatı böyle olur. Öyle bir cümle kurar ki, aslında kızı demek istemediğini, kızı gibi sevdiğini anlattığını sanatsal bir duyguyla sezersin. Bu iş böyle olur. Öyle filan binti filan dediğinde yok yaaa aslında manevi kızı demek istiyor filan diye kıvırtma yapılamaz. Mecaz, söz sanatı öyle odun gibi dümdüz laf söyleyerek olmaz, yapılmaz. Artı, yasa koyma iddiasında bir kitap böyle türev anlamlar kullanmaz, kullandıysa açıkça türev anlam tercihini belirtir.

Müslümler laf salatası yaparlar, yazdıklarının yanıt niteliği taşımasına önem vermezler. Yanıt verildi mi verildi, bu yanıt mı, kimin umrunda. Verildi ya, sen ona bak. Müslüm ahlaksızlığının binbir çeşidinden yalnızca biri bu. Bunlar okumazlar. Şöyle bir bakarlar, haaa yanıt vermiş, "allah razı olsun kardeş, ibretlik paylaşım"!!! :lol: Ne yazmış, konu ne, yanıt konuyla örtüşüyor mu hiç önemli değil. Yap ortaya bir laf salatası, aklına ne gelirse, bunlar için bir şey farketmez.

Kültür yok yani, delinin hani bir bellediği olurmuş, ondan başka şey sayıklamazmış. Bunların bellediği çölde bi allah mı ne, öyle ne idüğü belirsiz bir halt varmış, bedevinin biriyle mağarada konuşmuş! Bunların tek ezberi bu. Başka bir halttan anlamazlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu Müslümlerin bütün muhabbeti bu tek belledikleri ezber üzerinden döner. Herhangi bir konu at yani ortaya, herhangi! Ne olursa olsun. Bunlar Pavlov köpeği gibi tek şey düşünürler. Bu mevzu allahın muhammede kuran gönderdiği inancımıza bir zarar veriyor mu, zararsız mı, yoksa bunu destekliyor mu. Zararı yoksa seslenmezler. İsterse en yararlı bir kültür ögesi olsun. Salla gitsin, allaha yalakalığa yaramıyorsa önemsiz. Allaha zarar veriyorsa açar bunlar ağzını. Destekliyorsa allahı, o da sıradan, zaten desteklemesi şart, "allah razı olsun" o zaman da!

Böyle bir yozluk yobazlık bunlarınki... Bunlardan artık gına geldi, nefret geldi, tiksinti geldi ama yapacak bir şey yok. Elini değil neyini sallasan ellisine çarpıyor. Zombi gibiler, biz aslında Walking Dead'ı bizzat yaşıyoruz. Ben hiç farkını göremiyorum. Nereye gitsen yığın yığın zombi... Her an bir zombi ile karşılaşmak an meselesi!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Dindarr yazdı:

Kur'an'ın Orjinal metninde "Bir imran kadın" diyor yani "İmran soyundan bir kadın" diyerek "İmran soyunu övüyor" Nokta.

Ayetin orjinal metnini bile layıkı ile okumayan Misyonerler yahut okuyup senin gibi cahilleri kandırmayı hedefleyenler.  Burada Allah "imran karısı" dedi diyerek seni çoooook güzel kandırmışlar 

Artı islam dünyasında Torada ne yazdığı hiç önemli değildir. Çünkü tora ve yahudi tarihi uydurmalarla tahriflerle doludur  mesele lut peygamber sarhoş ve kızlarını s.kn bir allah elçisi diye gösterilir aman allahım..... ve yakup peygamberde hileci peygamber denir. davut zinacı entirikacıdır. aman allahımmmm 

O yüzden yahudi tarihinde şöyle yazar böyle yazar denmesi İslam dünyasının affedersin şeyinde bile değildir.

kaldı ki İslam dünyasına göre Meryem'in hakikatten babasının ismide harunun babasının ismi gibi "İmrandır"

İslam dünyasında bu konuda hiç bir ayrılık yoktur

İster Ayetlerde "bir imran kadını" demek : ha "bir İmranın karısı" demek olsun, Ha "İmran soyundan gelen bir kadın" manasına gelsin, bir sorun yoktur"

Zira Meryem "imran" soyunda geldiği "tartışmasız bir hakikattir"  Dolayısyla ayetin direk orjinalinde Allah'ın "İmran zevci" yerine "bir İmran kadını" demesi meryemin annesinin imran soyunda geldiğini ve İmran ailesini övdüğüne işarettir.

 

Ve Arapçdaki "uht" de sadece "kızkardeş" demek değildir. arapçada Uht  "aynı kabileye mensup kişiler içinde" kullanır "harunun Hemşiresi" demektir bununla ilgili Kuranda ayet de vadır istersen hemen şap diyerek getirerim kamon

 

nokta

Ayrıca saf hiçbir tefsirde ,mealde ''imraetu'' kelimesini senin gibi soy manasına gelecek şekle sokan yok ''hanımı,karısı'' denmiş hep bu da senin Yeşu konusunda olduğun gibi işkembeden salladığını gösteriyor. Nasıl bir trollsün olum sen ?

tarihinde Tanah tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 hours ago, Tanah said:

Ayrıca saf hiçbir tefsirde ,mealde ''imraetu'' kelimesini senin gibi soy manasına gelecek şekle sokan yok ''hanımı,karısı'' denmiş hep bu da senin Yeşu konusunda olduğun gibi işkembeden salladığını gösteriyor. Nasıl bir trollsün olum sen ?

Allah kuranı kerim çarpsın, ben bunu Elmalı Hamdi Yazır beyin tefsirinde aldım, git oku

Elmalı Hamdi Yazır bey "imraetu" kelimesinden "bir imran kadını" olduğunu dolaysıyla gene hırsitiyanlar hatadır çünkü kelime İmran soyunda bir kadın manasına gelir der. 

yani bilgisizsin cahilsin safsın saftiriksin, hoş, iyi güzel niyetli, iyi bir kadınsın ama böylede pek cahilsssin :pppp sonra gelip birde milleti trollükle suçluyorsun... sıkılıyorsun biliyorum ama... bende hak ve hakikate savunmak... daha doğrusu mevzuu din mevzuu olması dolayısyla, cevap vermek zorunda kalıyorum. sıkılsanda gerçekleri doğruları söyliicem, güzeli tatlısı yavrusu, hanimiş hanimiş tanah nerdeymiş tanah :p :Dasasas

:D 

tarihinde Dindarr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
28 minutes ago, Tanah said:

Bu mk salağının beni inadına kadın sanması bile banlanması için sebep adminler uyuyor mu?Biz yapsak hemen banlanırız .Bir de bana tefsir öğretmeye çalışıyor puşt.

Nisa 148: Allah (değil kötülüğü), kötü süzün (bile) aşikar söylenmesini (istemiyor) O, kötü sözün meydanda konuşulmasını sevmez. Sefketi ve merhameti buna razı değildir.

Ancak zalimin kötü sözüne karşı mazlumun durumdakinin mukabele-i bilmisilde bulunmasına Cenabı hak müsade etmiştir. hatta böyle  yapmalarını sever.

Sayın Tanah merhaba nasılsınız ? Sizi şikayet ettim  siz puştun puştu, dingili, pezenfenki, o'su, pu 'su, hepsi sensin. sana küfür etmek bir hakarettir özür dilerim zira küfür bile senin yanında iyi kalır. sen pislik sevdiğinden senim yanında küfürler güzel kalır. iylik sana hakarettir. eddünüzbillah

tarihinde Dindarr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 05.11.2016 at 13:59, Buzul yazdı:

Adam saçmalamayı bir gelenek haline getirmiş.Öyle bir saçmalıyor ki,saçmalamanın beden bulmuş hali gibi kendisi.Ayrıca çok pişkin ve arsız.

İslam öğretisinin gerçekte bu olduğunu ne zaman anlayacaksınız? Adam saçmalamıyor, İslam'ı anlatıyor... İslamın gerçekte tamamı budur... Buna tahammül edemiyorsanız burada yazmayın... Yazarak kirlilik yaratmayın...

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, Kaunos yazdı:

İslam öğretisinin gerçekte bu olduğunu ne zaman anlayacaksınız? Adam saçmalamıyor, İslam'ı anlatıyor... İslamın gerçekte tamamı budur... Buna tahammül edemiyorsanız burada yazmayın... Yazarak kirlilik yaratmayın...

 

Yeter artık adminler uyuyor mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
33 dakika önce, Kaunos yazdı:

İslam öğretisinin gerçekte bu olduğunu ne zaman anlayacaksınız? Adam saçmalamıyor, İslam'ı anlatıyor... İslamın gerçekte tamamı budur... Buna tahammül edemiyorsanız burada yazmayın... Yazarak kirlilik yaratmayın...

 

İslamın bu olduğunu anlayalı çok oldu.Ben o sözleri dindar için söylemiştim.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu nasıl bir savunmadır ? bu kadar yalan söylemek ve kıvırmak olur mu ? 

Buradaki Harun, İsrailoğulları tarihinde salahati ve iyiliğiyle meşhur bir şahıstır. Eskiden beri güzellikler için örnek olarak gösterilen bir kişiydi. Hz. Meryem, hep saliha bir kadın olarak bilindiği için ona -benzetilmek üzere- nispet edilmiştir.

"Bu zat, bildiğimiz Hz. Musa’nın kardeşi olan Hz. Harun’dur. Burada “Harun’un kız kardeşi” ifadesi, onun gibi iyi ve sempatik olduğuna işaret edilmiştir.

https://sorularlaislamiyet.com/yuce-kitabimiz-kuranda-hz-meryemin-hz-harunun-kiz-kardesi-olduguna-dair-ayetler-var-oysa-meryem-oglu

Onun gibi sempatik ve iyi biriymiş, buna işaret edilmiş ! :lol:ahahahahhahaa...... Artık müslüman kelimesi duyunca aklıma "kıvıran" kelimesi geliyor. Ya da dansöz :lol: ahahhahahahhaaaa...... 

Çok güzel bir konu. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaaaa anlatamamış geri salak çöl yağmacıları beee! Durun ben düzeltivereyim! :D

Şimdi bu Meryem kucağında bebekle gelmiş ya, bunu abisi görünce vaaaayyy kız kardeşim beni rezil etti diye uzaktan görüp hışımla o tarafa doğru gelmeye başlamış. Bunun pek hayra gelmediğini gören Meryem'in annesi de Meryem'e: "Yaaaa uhteha, Run!" demiş yaaa! :D

Yani "ey onun, yani şu hışımla gelen oğlumun kız kardeşi! Kaç!" Ya tamam da run İngilizce diyeceksiniz. Ya işte o ara ana kız İngilizce dersleri alıyormuşmuşlar, geliştirelim diye aralarında İngilizce konuşma kararı almışlarmış! :D

Tabii şaka bir yana da, bu işin tek çözümü, Musa'nın kardeşi Harun ile Meryem'in kardeşi Harun'un ayrı kişiler olması. Fakat Kuran öyle herkesin adını anıvermez, büyük lütuf yani Kuran'da ismi geçmek! Anca karını boşayıp muhammede takdim filan edecen de öyle Zeyd gibi adını Kurana yazdıracan! Yok öyle beleşe! Peygamber filan değilsen, yalakalığın hasını yapmadıysan olmaz!

Şimdi Musa'nın kardeşi bir Harun'dan bahsetmişsen, hiç bir açıklama yapmadan bir de Meryem'in kardeşi bir Harun'dan daha bahsedemezsin! Bu bir açıklamayı gerekli kılar. Ha, tabii ki "yalnız bakın bu Harun başka Harun, bu bildiğiniz Harunlara benzemez" filan demeyecek. Ama dolaylı ustaca bir usturupla bunun başka Harun olduğunu belli ediverecek.

Ama tabii nerden o söz sanatı bu cahil çöl yağmacılarında... Eşşek parfüm kokacak... Ölme eşşeğim ölme... 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, democrossian said:

Yaaaa anlatamamış geri salak çöl yağmacıları beee! Durun ben düzeltivereyim! :D

Şimdi bu Meryem kucağında bebekle gelmiş ya, bunu abisi görünce vaaaayyy kız kardeşim beni rezil etti diye uzaktan görüp hışımla o tarafa doğru gelmeye başlamış. Bunun pek hayra gelmediğini gören Meryem'in annesi de Meryem'e: "Yaaaa uhteha, Run!" demiş yaaa! :D

Yani "ey onun, yani şu hışımla gelen oğlumun kız kardeşi! Kaç!" Ya tamam da run İngilizce diyeceksiniz. Ya işte o ara ana kız İngilizce dersleri alıyormuşmuşlar, geliştirelim diye aralarında İngilizce konuşma kararı almışlarmış! :D

Tabii şaka bir yana da, bu işin tek çözümü, Musa'nın kardeşi Harun ile Meryem'in kardeşi Harun'un ayrı kişiler olması. Fakat Kuran öyle herkesin adını anıvermez, büyük lütuf yani Kuran'da ismi geçmek! Anca karını boşayıp muhammede takdim filan edecen de öyle Zeyd gibi adını Kurana yazdıracan! Yok öyle beleşe! Peygamber filan değilsen, yalakalığın hasını yapmadıysan olmaz!

Şimdi Musa'nın kardeşi bir Harun'dan bahsetmişsen, hiç bir açıklama yapmadan bir de Meryem'in kardeşi bir Harun'dan daha bahsedemezsin! Bu bir açıklamayı gerekli kılar. Ha, tabii ki "yalnız bakın bu Harun başka Harun, bu bildiğiniz Harunlara benzemez" filan demeyecek. Ama dolaylı ustaca bir usturupla bunun başka Harun olduğunu belli ediverecek.

Ama tabii nerden o söz sanatı bu cahil çöl yağmacılarında... Eşşek parfüm kokacak... Ölme eşşeğim ölme... 

ya demakrosyon sen her gün dermason kuru fasulye mi yiyorsun ya bu kadar saçmalanmaz her gün her gün ya

eddünüzü kilah

şimdi Kuranda zeyd Hani Allahın nimetlendirdiği ve seninde nimetlendiriği zeyd

Şimdi Bu cümleler dikkat edin

Allahın kendisni nimenlendirdiği diyince boşa mı konuşuyor allah burada

ne demek

 

ben sana söyliim

Meşhur bir hadistir Bir gün Resülüllah Zeyde Bu akşam nasıl sabahladın diye soruyorlar

-İman ile sabahladım

-her şeyin bir hakikati vardır senin imanının hakikatini nedir.

Zeyd başlıyor anlatmaya işte gece cennete gittim şöyle oldu oraya gitim

dur duramıyor kendinsini zevk ile anlatıyor herkese.. Y aresülüllah ashabın zuhriyetinden kimlerin cennete kimlerin cehenneme gidecekleri haber vereyim mi diye devam ederken

durduramıyor kendisini

Peygamberimiz "Ya zeyd Elini sözden uzak tut" buyuruyorlar

Aaa Ona ne demek valla öyle demişler peygamberimiz ben bilmem  Oda ayrı bir ilim. 

Zeyd neden o ilmi biliyor ben bilmiyorum. Çünkü sen o ilmi bilsem dedeni beğenmezsin

ufacık bir malumat sahibi olursun babanı dedeni beğenmezsin

hulasa i klema ALlahın zeydi nasıl nimenlendirdiği anlatmıuş bulunmakla berabar

şunuda şöyleyeim bu dinde köle sınıfı çok çabuk yükselmiştir.

mesela Zeyd gibi mesela hz. Bilal gibi

Ömer gibi ehli beytten başkasına yüz vermeyip ayağa kalmayan Zat Bilal için şöyle demiştir

Hazreti Bilil efendimizi Ebu bekir azad etti

aman allahım ya allah bismillah allahu ekber

kamooon

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 05.11.2016 at 12:08, Dindarr said:

Kur'an'ın Orjinal metninde "Bir imran kadın" diyor yani "İmran soyundan bir kadın" diyerek "İmran soyunu övüyor" Nokta.

Ayetin orjinal metnini bile layıkı ile okumayan Misyonerler yahut okuyup senin gibi cahilleri kandırmayı hedefleyenler.  Burada Allah "imran karısı" dedi diyerek seni çoooook güzel kandırmışlar 

Artı islam dünyasında Torada ne yazdığı hiç önemli değildir. Çünkü tora ve yahudi tarihi uydurmalarla tahriflerle doludur  mesele lut peygamber sarhoş ve kızlarını s.kn bir allah elçisi diye gösterilir aman allahım..... ve yakup peygamberde hileci peygamber denir. davut zinacı entirikacıdır. aman allahımmmm 

O yüzden yahudi tarihinde şöyle yazar böyle yazar denmesi İslam dünyasının affedersin şeyinde bile değildir.

kaldı ki İslam dünyasına göre Meryem'in hakikatten babasının ismide harunun babasının ismi gibi "İmrandır"

İslam dünyasında bu konuda hiç bir ayrılık yoktur

İster Ayetlerde "bir imran kadını" demek : ha "bir İmranın karısı" demek olsun, Ha "İmran soyundan gelen bir kadın" manasına gelsin, bir sorun yoktur"

Zira Meryem "imran" soyunda geldiği "tartışmasız bir hakikattir"  Dolayısyla ayetin direk orjinalinde Allah'ın "İmran zevci" yerine "bir İmran kadını" demesi meryemin annesinin imran soyunda geldiğini ve İmran ailesini övdüğüne işarettir.

 

Ve Arapçdaki "uht" de sadece "kızkardeş" demek değildir. arapçada Uht  "aynı kabileye mensup kişiler içinde" kullanır "harunun Hemşiresi" demektir bununla ilgili Kuranda ayet de vadır istersen hemen şap diyerek getirerim kamon

 

nokta

Diyorsunki:

Artı islam dünyasında Torada ne yazdığı hiç önemli değildir. Çünkü tora ve yahudi tarihi uydurmalarla tahriflerle doludur  mesele lut peygamber sarhoş ve kızlarını s.kn bir allah elçisi diye gösterilir aman allahım..... ve yakup peygamberde hileci peygamber denir. davut zinacı entirikacıdır. aman allahımmmm 

O yüzden yahudi tarihinde şöyle yazar böyle yazar denmesi İslam dünyasının affedersin şeyinde bile değildir.

Ama Ondan sonrada dersinizki Torah tahrif edilmiştir!

Be kardeşim bu Kitap bir dinin kitabıysa şayet en başta seninde belirtmiş olduğun  o pasuklar kaldırılırdı.Adamlar neden dinlerini bu pasuklarla lekelesinler?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, Buzul yazdı:

İslamın bu olduğunu anlayalı çok oldu.Ben o sözleri dindar için söylemiştim.

Tamam işte, dindarr da bir müslü.. Bunlar kıvırtır, çeşitli şekillerde raks eder, sıkışınca yalan söyler... Tıpkı İslam ve temel öğretilerinde olduğu gibi. Bu tavır dindarr'ın şahsi tavrı değil, müslülerin genel tavrıdır.  Bunu peşinen bilecek ve yılmadan iddialarına cevap vereceksiniz, yapamıyorsanız bu mücadeleden vaz geçeceksiniz...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, yeniçeri53 said:

Diyorsunki:

Artı islam dünyasında Torada ne yazdığı hiç önemli değildir. Çünkü tora ve yahudi tarihi uydurmalarla tahriflerle doludur  mesele lut peygamber sarhoş ve kızlarını s.kn bir allah elçisi diye gösterilir aman allahım..... ve yakup peygamberde hileci peygamber denir. davut zinacı entirikacıdır. aman allahımmmm 

O yüzden yahudi tarihinde şöyle yazar böyle yazar denmesi İslam dünyasının affedersin şeyinde bile değildir.

Ama Ondan sonrada dersinizki Torah tahrif edilmiştir!

Be kardeşim bu Kitap bir dinin kitabıysa şayet en başta seninde belirtmiş olduğun  o pasuklar kaldırılırdı.Adamlar neden dinlerini bu pasuklarla lekelesinler?

 

Ne diyorsun anlamadın, anladığımı anlatmaya çalışaym, eddünüz billah 
misela  İslamda küçük çocuklarla evlenmek yok iken. muaviye denilen gılmancı pedofolcü herif Halifeliği Hanedanlığı saltanatlığa dönüştürmesi ve iç savaş çıkarması Aliyi öldürtmesi Aişeye hakaret edilmesi vs. bu tarihi süreçten sonra gelen Saltanatcılar  kütübü sitteye aişe 6 yaşıdna evlendi yok efendim allah senin arzuna göre ayet indirdi gibi şeyler yazıldığında şahit olmuşlardır. :D 

bunlar İslamda Kuranda yoktur.

Bu nasıl böyle olmuş bozulmuşlarsa. Yahudilerde öyle bozulmuştur şahsi saltanatların araya girmesiyle her türlü ipslik rezalet tora denilen kitaplarına yazılmıştır.

Yani tabiri caiz ise esse bi üzzülah karayelden :D Yahudilerin ellerinde bulunan Tora "küttübü sitte" gibidir. "tevrat" değildir. nokta 

tarihinde Dindarr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yönetimi elinde bulunduran bir şahıs sapıksa şayet dinide kendi sapıklığına göre düzenletip sapıklığa meşruiyet verdirtmez..Aksine sapıklığı şiddetle yasaklar ve kendi sapıklığınıda saklar.Aksi halde ayağını diğer alt kesim yönetici veya ruhbanlar kaydırıverirler.

İşin bir diğer yönü Muaviye pedofiliciliği ,Gılmancılığı hadislere geçirmişde neden acaba Kurana geçirememiş?Öyle ya Güç onda! Cesaret edemezdi diye düşünelim.Peygamberin torunlarını oğlu Yezit kıtır kıtır keserken nasıl cesaret etti o zaman?Yahu Müslüman değilim deyip Kuranıda bir kenara pek ala atabilirdi .Bu güçe Emeviler sahiptiler.

Ha birde şu var Gogıldan girip ve Emevi sikkelerine bakacak olursan şayet Bunların Emeviler tarafından basırılan üzerinde MHMD ve Haç bulunan Müslümanlığı değilde Hiristiyanlığı temsil ettiğini görürsün.

Tora Tevrat değildirde Kuranda Kuran değildir.Çünkü Kendi diyor :Yazılmaya kalkınılsaydı Okyanuslar mürekkep ağaçlar kalem olsaydı yetmezdi.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 hours ago, Dindarr said:

ya demakrosyon sen her gün dermason kuru fasulye mi yiyorsun ya bu kadar saçmalanmaz her gün her gün ya

eddünüzü kilah

şimdi Kuranda zeyd Hani Allahın nimetlendirdiği ve seninde nimetlendiriği zeyd

Şimdi Bu cümleler dikkat edin

Allahın kendisni nimenlendirdiği diyince boşa mı konuşuyor allah burada

ne demek

 

ben sana söyliim

Meşhur bir hadistir Bir gün Resülüllah Zeyde Bu akşam nasıl sabahladın diye soruyorlar

-İman ile sabahladım

-her şeyin bir hakikati vardır senin imanının hakikatini nedir.

Zeyd başlıyor anlatmaya işte gece cennete gittim şöyle oldu oraya gitim

dur duramıyor kendinsini zevk ile anlatıyor herkese.. Y aresülüllah ashabın zuhriyetinden kimlerin cennete kimlerin cehenneme gidecekleri haber vereyim mi diye devam ederken

durduramıyor kendisini

Peygamberimiz "Ya zeyd Elini sözden uzak tut" buyuruyorlar

Aaa Ona ne demek valla öyle demişler peygamberimiz ben bilmem  Oda ayrı bir ilim. 

Zeyd neden o ilmi biliyor ben bilmiyorum. Çünkü sen o ilmi bilsem dedeni beğenmezsin

ufacık bir malumat sahibi olursun babanı dedeni beğenmezsin

hulasa i klema ALlahın zeydi nasıl nimenlendirdiği anlatmıuş bulunmakla berabar

şunuda şöyleyeim bu dinde köle sınıfı çok çabuk yükselmiştir.

mesela Zeyd gibi mesela hz. Bilal gibi

Ömer gibi ehli beytten başkasına yüz vermeyip ayağa kalmayan Zat Bilal için şöyle demiştir

Hazreti Bilil efendimizi Ebu bekir azad etti

aman allahım ya allah bismillah allahu ekber

kamooon

 

 

 

Satatü önemlidir.Statü Hukuki mevkiidir.Kölenin durumu bellidir.Ama sen ona efendi olarak iyi muammele edersin o başka birşeydir.Malesef Araplar ve Osmanlılarda Uzak tarih değil 1.cihan savaşı sıralarında dahi kölelik vardı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, yeniçeri53 said:

İşin bir diğer yönü Muaviye pedofiliciliği ,Gılmancılığı hadislere geçirmişde neden acaba Kurana geçirememiş?Öyle ya Güç onda! Cesaret edemezdi diye düşünelim.Peygamberin torunlarını oğlu Yezit kıtır kıtır keserken nasıl cesaret etti o zaman?Yahu Müslüman değilim deyip Kuranıda bir kenara pek ala atabilirdi.

Tam iki saat önce şu kendinden emin sözlerini okuyunca bir haftalık corablarımı ayağımdan çıkardım ve evet kokladım :D 

Yani senin şu sözlerini bırak Kallabi islam tarihini bilenler, azıcık dahi islam tarihini okuyup bilenler duysa, ya katıla katıla gülerler yada susarlar, kendine cici bak derler tebessüm ederler el sallarlar ve görüşürüz derler ve by by derlerdi:D

Quote

 

Tora Tevrat değildirde Kuranda Kuran değildir.Çünkü Kendi diyor :Yazılmaya kalkınılsaydı Okyanuslar mürekkep ağaçlar kalem olsaydı yetmezdi.

 

Burada da çok dikkatsiz bir hataya imza atmışsın zira ilgi ayet de "Cennet'e girenlerden bahsedip ve oradan çıkmak istemezler" diyip ardında denizler mürekkep dağlar kalem olsa mürekkepler biter Allahın kelamı bitmez buyurarak cennet'e de girseniz,konuşma biter mi ? Bitmez manasını işaret etmişlerdir

Teşekkür ederim sevgi ve selamlarımı iletirim iyi günler diler esslatü cümle aleme aleyküm :D

tarihinde Dindarr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 saat önce, Tatarka yazdı:

Bu nasıl bir savunmadır ? bu kadar yalan söylemek ve kıvırmak olur mu ? 

Buradaki Harun, İsrailoğulları tarihinde salahati ve iyiliğiyle meşhur bir şahıstır. Eskiden beri güzellikler için örnek olarak gösterilen bir kişiydi. Hz. Meryem, hep saliha bir kadın olarak bilindiği için ona -benzetilmek üzere- nispet edilmiştir.

"Bu zat, bildiğimiz Hz. Musa’nın kardeşi olan Hz. Harun’dur. Burada “Harun’un kız kardeşi” ifadesi, onun gibi iyi ve sempatik olduğuna işaret edilmiştir.

https://sorularlaislamiyet.com/yuce-kitabimiz-kuranda-hz-meryemin-hz-harunun-kiz-kardesi-olduguna-dair-ayetler-var-oysa-meryem-oglu

Onun gibi sempatik ve iyi biriymiş, buna işaret edilmiş ! :lol:ahahahahhahaa...... Artık müslüman kelimesi duyunca aklıma "kıvıran" kelimesi geliyor. Ya da dansöz :lol: ahahhahahahhaaaa...... 

Çok güzel bir konu. 

 

Ben bu kadar saçma bir savunma görmedim dindarr da aynı mallığı yapıyor ya deliriyorum bunlarla uğraştığıma .

 

 

Bu teorinin de Kur'an'ı eleştirilerden koruyamadığını gören bazı çevreler ise bu sefer yöntemde köklü bir değişikliğe giderek, İmran merkezli alternatif okumalar yerine, Harun merkezli okumalar geliştirmeyi tercih etmişlerdir. Bu yeni teorilerden pek yaygın olmayanına göre Kur'an'ın 19. Suresi'nde Meryem'e "Harun'un kız kardeşi" diye hitap eden kişiler, aslında Musa'nın kardeşi Harun'u değil de başka bir Harun'u kastetmişlerdir! İsmail Hakkı İzmirli'nin bir dönemler çok tutulan meal çalışmasında söz konusu ayete dipnot düşülerek bu ifadenin "Harun adındaki kötü bir adamın kız kardeşi, yani fahişe" veya "Harun adındaki doğru bir adamın kız kardeşi" anlamına geldiği iddia edilir (s. 308).4 Daha detaylı olarak açıklamak gerekirse, bu "farklı Harun" teorisine göre Meryem'in İsa'yı doğurduğunu gören Yahudiler, Meryem ile kötü bir nam sahibi Harun isimli kişi arasında akrabalık bağı kurarak Meryem'in iffetsizliğini dolaylı olarak dile getirmek istemişlerdir. Bu teorinin zıt uçta bulunan ikinci versiyonuna göre ise Harun aslında herkes tarafından iyi nam sahibi biri olarak tanınmaktadır ve İsa'nın doğumuna kadar Meryem de pek çok İbrani kadın gibi Harun'un akrabası olan iffetli bir İbrani olarak görülmüştür.

Bir birine tamamen zıt iki seçeneği bulunan bu farklı Harun teorisinin çok da güçlü bir savunma argümanı olmadığı açıktır; zira ayette adı geçen Harun'un, Musa'nın erkek kardeşi Harun ile aynı kişi olmadığını kanıtlamak imkansız gözükmektedir. Kaldı ki, Meryem'in döneminde yaşadığı varsayılan Harun'un dürüstlük veya ahlaksızlık timsali olduğunu bilmek de mümkün değildir. Hepsinden önemlisi, iffetsizlik suçlaması için bir kadının meçhul Harun'un kız kardeşi olarak tanıtılması Yahudi kültüründe bulunmayan bir uygulama olup tamamen varsayımlara dayanmaktadır. Gerçekten de, Yahudi kültüründe ne Musa'nın kardeşi Harun'a ne de başka bir Harun'a kadınların namuslu olup olmadıklarını dolaylı biçimde belirtme görevi yüklenmiştir.

tarihinde Tanah tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Biraz kafası çalışan Müslümler, Kuran'ın Emeviler tarafından değiştirildiğini söylerler. Kuran'ın da aslının hiç bir kitap gibi korunamadığını kabul ederler. Allahın hiç bir konuda hiç bir garanti vermediğini ve zaten de vermeyeceğini söylerler.

Fakat bir çıkmazları vardır: O zaman ya yeni bir kitap daha gelecek, ya kıyamet kopacak. İkisi de olmuyor. Burada biraz zorlanırlar. Sonra da insanlık artık allaha muhtaçlıktan çıktı, evrensel insan haklarını geliştirdi, dolayısıyla artık allahın kitabından öğrenecekleri bir şey kalmadı derler.

Yani doğru ama şimdi... Allah diyelim var ve yeni bir kitap gönderdi. Bunda bizim bildiklerimizden iyisini yazması olasılılığı sıfır! Ne yani, füzyon reaktörünü nasıl yapacağımızı ve yıldızlara nasıl gideceğimizi mi tarif edecek bu kitapta?

Emeviler ise Kuran'ı değiştirmedi, zaten onlar yazdı. İlkel, öncül protokuranlar elbette vardı. Bunlar da tıpkı Yahudilikten yeni bir mezhep yaratılıp bunun da ayrı bir dine, yani Hristiyanlığa dönüşmesi gibi ortaya çıktı. Yani bir çok İnciller vardı deniliyor ya, Kuranlar da vardı ve tekleştirildi. Bu işi yapan da Emevilerden başkası değil.

İşin doğrusu, benim de islamdan çıkmadan önce son inandığım şey, buydu. Kuran'ı Allah gönderdi ama Emeviler bozdu. En son buna inanıyordum. Sonra İslam hakkında hiç bir şeye inanmadığım şu anki durumuma kısa sürede geldim. Şu an İslamın baştan aşağı tümüyle yalan olduğunun bilincindeyim. Tamamen yani, tümüyle yalan. İçinde en küçük bir gerçek yok. Baştan sona tamamen uyduruk bir senaryo. Ne aslı var ne astarı.

tarihinde democrossian tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.