melih007

Ateistler neden ahlak felsefesi geliştiremez

Bu konuda 61 ileti var

Bir ahlak felsefesi geliştirip bunu topluma dayatmak diye birşey olmaz. Tarihin hiçbir döneminde de böyle birşey olmamıştır. Böyle bir gayretin başarılı olacağını da sanmıyorum. İnsan doğasında bulunmayan, insana aykırı bir düzen ayakta kalamaz.

İnsan topluluk halinde yaşayan bir canlı. Bu topluluğun sağlıklı şekilde varlığını sürdürebilmesi için mutlaka bazı kuralların olması gerekiyor. Sürü halinde yaşayan bütün hayvanların sürü içinde uyguladıkları kurallar vardır. İnsan daha gelişmiş bir varlık olduğu için, sosyal ilişkileri düzenleyen kurallar daha geniş ve kapsamlı.

On Emir'de ortaya konan yasaklar, din ile ilgisi olmayan toplumlarda da töre, adab-ı muaşeret ya da yasak olarak var olmuştur. Çin 5000 yılık tarihi olan bir toplum. Hiçbir zaman güçlü bir dinin egemenliğine girmediler. Ama Çinde de öldürmek, hırsızlık suç olmuştur. Bu suçları tanımlayan ve cezalandıran devlet organizasyonları var olmuştur. Aynı şekilde büyüklere saygı göstermek, sosyal ilişkilerde kibar olmak gibi sosyal kurallar Çin'de de vardır. Demek ki bu yasaklar insan aklının bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.

Hammurabi Kanunları cinayet, hırsızlık, aile içi şiddet gibi konularda yasaklar koymuştur. Tarih M.Ö. 1700'ler. Hammurabi, bütün Ortadoğu'lu krallar gibi egemenliğinin kaynağını tanrı olarak gösteriyordu. Söylediği söz, tanrının sözü olarak kabul edilirdi. Ancak peygamberler gibi tanrı ile konuşup ondan fikir aldığını söyler miydi, bilmiyoruz. Söylediği sözler kendine aitti ve oturup yaklaşık olarak On Emir ile aynı içeriğe sahip bir ceza yasası manzumesi yazdırdı. Cinayeti ve hırsızlığı yasaklamak için tanrının aklına ihtiyaç duymadı. Çünkü bu fiiller, toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için zaten yasak olmalıydı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bizim eski ve yeni solcular FKÖ'yü seferler. Sebepleri de vardır. Bu tartışılabilir.

- Baas Partileri bu döneme uymuyorlar. Geçmişte de arkalarında durmazdım. Sovyetler Birliğine yakın bir takım rejimler işte. Siyasal İslamın azmasına bunlar sebep olmuştur. Arapların düzgün bir yönetime sahip olacak kadar gelişmiş olmadıkları gibi pragmatik bir felsefeye dayanarak var olurlar. Ben arap baharı sırasında yıkılmalarına sevindim. Artı: Putin Suriye'de filan demokratik değişime niye çomak soktu onu bile anlamadım. Bu ülkelere siyasal islamı (şimdilik) dışlayan bir demokrasi getireceksin ki, 100 sene sonra biraz akıllanmış / medeni bir hale gelebilsinler.

17 saat önce, epoché yazdı:

Nihilist bir adamın adam öldürmek için gerekçesi olabilir mi? 

Nihilizmi dindar yaftalamaları üzerinden içeriklendirmeyin, teologların nihilizmi idrak edecek kapasiteleri olsaydı, dini tahakkümün sonu kademeli olarak zaten gelirdi..   

George W. Bush kendi döneminde okullara bir "dinler tarihi" dersi getirmişti (gayet anti-laik bir uygulama). Siyaseten, az buçuk bir dindarlığın kimseye zararı olmaz diye düşünüyorum. Herkes entelektüel değil. Hele bu dönemde çoluk çocuk cinayet ve cinsellik dolu oyunlar / filmlerle büyüyorlar. Sonra büyüyünce silahını kaptığı gibi bakkal / manav soymaya kalkıyor. Yani sosyolojik olarak, din toplumda birleştirici / olumlu unsur olarak kabul edilir. Tabi ki ölçüsünü ayarlayacaksın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Demin de yazdım. Ebu Ammar'ı ben tanımıyorum. Yaser Arafat, FKÖ, ETA, IRA, PKK gibi örgütlerin dönemi kapanmıştır. Bu 70'lerin biraz da 80'lerin dünyasıdır. ETA ve IRA hükümetlerle anlaşmışlardır. FKÖ'de artık bitti yerini iyice Hizbullaha filan bıraktı diye biliyorum.

- KOnuya madem ki girdik. Ben Troçkist'im. Stalinci / Leninist komünizme çok inanmıyorum. (zaten bitti, sosyalizmin bu sayfası artık kapandı)

21 yy sosyalizmi demokratik, ve daha çok eşitliğe, daha halkçı yaklaşımlara izin veren bir sosyalizm'dir. Benim sosyalizm anlayışım böyle.

 

Robes: son mesajı atlamışım. Çin Mao'dan önce aşırı dindar ve ilkel bir toplumdu. Mao'nun o yüzden 50 milyon insanı öldürmekten başka çaresi kalmadı. Çok da kuralcı ve gelenekçi bir toplumdur. Demokratik şekilde adam olmaları çok zordu. Hintlilerden beter durumdaydılar. Kültür devriminden sonra değişti.

- Muazez İlmiye Çığ'ın bu sümer meselesi hakkında çok güzel kitapları var. Bu çok eski dönemler günümüzden aşırı derecede farklıydı. o zamanın din anlayışı da çok farklıydı. Bunu tartışacaksak ayrı başlık açmamız gerekir.

Benim kast ettiğim de bu değil. O dönemde Mısır Firavunu Tanrı kabul ediliyordu. Ve Musevilik gayet devrimci bir şekilde buna dönüp "Hayır Tanrı'dan başka Tanrı yoktur, Sen Tanrı değilsin" diyordu. Roma İmparatorlarının Hıristiyanları öldürme sebebi de budur. Roma'da İmparator tanrıça Venüs'ün soyundan gelen bir Tanrı'dır (Yine dönemin sezar heykellerinde filan bu böyledir).

İslam'a geldiğimizde, Artık Hz. Muhammed'in elinde Karl Marks'In "Komünist Manifestosu" gibi bir kitap vardır. Toplumu baştan sona düzenlemek istemektedir. 1600'lü-1700'lü yıllarda suyu çıkartılıncaya kadar da bu kullanılmıştır. Sonra onun da yenisi çıktı.

Kalıcı olan: "Ahlak" demeyim. "Ahlak" komple kişisel bir konudur. "Değerler" diyebilirim. Karl Marks veya Adam Smith "İnsan öldürme" demez. Bu ancak İnsan hakları bildirisinde geçer. O da felsefeye dayalıdır. "Değer" konusunu siyasete de dayandırabilirsin, Felsefeye de dayandırabilirsin. Ama dine de dayandırabilirsin. Mesela "yalan söyleme çarpılırsın" derler. mantıksız. Ama herkes yalan söylerse sokakta güvenebileceğin adam kalmaz.

Birey olarak, toplum olarak sana bazı "değerler" öneren sistemler varsa, ben bunlardan niye körü körüne nefret edeyim?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, Tatarka said:

Tatarka, Leo sosyalist mi sence? Beni solculuktan attın ama Leo'ya itirazın yok galiba. O da sosyalistim diyor. Ama bir yandan da ABD'nin Suriye'ye demokrasi getireceğini iddia ediyor? Tamam mıdır?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, leonardo18 said:

 

Ya bro, Musa "tek tanrı vardır" deyince bu niçin devrimci bir tutum olsun ki? Hatta birden fazla tanrı bence çok daha demokratik bir durum. 

Roma'nın din politikası son derece demokrattır. İşgal ettiği topraklardaki halkın inancına karışmaz. Onların tanrısını da alır kendi Panteon'una dahil ederdi. O yüzden Roma Panteonundaki tanrı sayısı sürekli artardı. Şimdi bunun yerine "tek tanrı vardır" diyen adam niye demokrat olsun?

Museviler/Hristiyanlar/Müslümanlar egemenliğin kaynağını değiştirmemişlerdir. Devlet yönetimi bu üç dinde de diğer Ortadoğu dinlerinde de meşruiyetini tanrıya dayar. Musa Mısır yöneticilerine "siz tanrı değilsiniz, ben tanrı ile konuştum öyle değil diyor" gibi komik bir söz söylemiş netice itibarı ile. Bunun nesi demokrasi?

Troçkizm diye bir sosyalizm türü yok. Trokçkistler emperyalizmin emrindedir. Nitekim sen de Ortadoğu'ya ABD'nin demokrasi getireceğini iddia ediyorsun. Böyle solculuk mu olur? Troçki batıya kaçarak sosyalizmden de kaçmıştır.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Alıntı

 

Ya bro, Musa "tek tanrı vardır" deyince bu niçin devrimci bir tutum olsun ki? Hatta birden fazla tanrı bence çok daha demokratik bir durum. 

Roma'nın din politikası son derece demokrattır. İşgal ettiği topraklardaki halkın inancına karışmaz. Onların tanrısını da alır kendi Panteon'una dahil ederdi. O yüzden Roma Panteonundaki tanrı sayısı sürekli artardı. Şimdi bunun yerine "tek tanrı vardır" diyen adam niye demokrat olsun?

Museviler/Hristiyanlar/Müslümanlar egemenliğin kaynağını değiştirmemişlerdir. Devlet yönetimi bu üç dinde de diğer Ortadoğu dinlerinde de meşruiyetini tanrıya dayar. Musa Mısır yöneticilerine "siz tanrı değilsiniz, ben tanrı ile konuştum öyle değil diyor" gibi komik bir söz söylemiş netice itibarı ile. Bunun nesi demokrasi?

 

- İşte YNÖ'nün Firavun diye bir kitabı var. Oradan esinlendim. Antik çağda, Tıpkı El-Kaide gibi, Kralın kendini tanrı ilan etmesi, söylediğinin yasa olması, yasayı çiğneyenlerin otomatik olarak "kafir" olması durumu var. Eski Roma'da bir sürü tanrı var. İmparator da Tanrı. Biri çıkıp "gerçekte sadece bir tane tanrı var ve hiçbirimiz Tanrı değiliz" demesi, o yüzden büyük bir olay. Öteki tabi ki daha ılımlı "seninkini kabul ederiz, bizimkine karışma" der. Daha demokratik. Ama olayın bir de bu yönü var.

- İlerletince tam demokrasiye giden yol budur. Önce İmparator'Un Tanrı olmadığını kabul ettik, sonra orta çağda (bence Luther'in de dahil olduğu) "tanrı hepimizin içindedir" anlayışı türedi. Ben bunu gelişme olarak tanımlıyorum.

Alıntı

Troçkizm diye bir sosyalizm türü yok. Trokçkistler emperyalizmin emrindedir. Nitekim sen de Ortadoğu'ya ABD'nin demokrasi getireceğini iddia ediyorsun. Böyle solculuk mu olur? Troçki batıya kaçarak sosyalizmden de kaçmıştır.

-Ben 1960'larda değil 2017'de yaşıyorum. Trocky sola göre daha sol, Stalin sola göre daha sağ bir ideolojiyi savunmuştur. Biri ölmüş diğerinin ülkesi iflas etmiştir. Ben Trocky modelinin, daha idealist olsa da denenebileceğini düşünenlerdenim.

Bugün artık Sovyetler birliği yok. Fidel Kastro bile rahmetli oldu. Pusulayı nereye çevirelim? - Hugo Chavez'i filan beğendiğimi söylemiştim. Bu tür şeyleri de savunurum.

Da şimdi ABD Liberal demokrasi (Obama'dan sonra biraz daha Avrupa'ya yakın sosyal demokrasiye yakın çizgide), Rusya'da sosyal devlet var. Ama diktatörlük, özgür basın yok, Çinde doğru hatırlıyorsam Facebook / Twitter'in, ya da ona benzer bazı App'lerii kullanmak yasak. Asıl soru kime benzemek istiyoruz?

Solcular ABD'ye direndikleri için bu ülkelere sempati duyuyorlar. Bende sempati duyuyorum. Ama bir yere kadar. Putin'İn oy orası %80, Duma'daki koltuk oranı %90 filan. E siz bu adamdan korkmuyor musunuz?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Putin'den mi korkmuyoruz? O bizden korksun.

Bence ideal dünya düzeninde denge olmalıdır. Rusya ya da ABD'nin net hakimiyeti herkes için zararlı. Hatta o ülkelerin kendi halkları için bile iyi değil bu durum. Birbirini dengeleyen iki ya da daha fazla güç olursa, bizim gibi ülkelerin boğazındaki ilmikler açılır. Ülkemizin üzerinde öyle rahat operasyon yapamazlar. Bunun için Rusya'yı destekliyoruz. Yoksa yemişim Putin'i.

Sen bu seçimler meselesini fazla önemsiyorsun. Seçimler ve seçimler ile belirlenen parlamento falan, bunlar ikincil önemdeki konulardır. Seçimlerde çıkan sonuç halkın kendisine yapılan propagandaya verdiği tepkiyi gösterir. Başka bir anlamı yok. Son ABD seçimlerinde Trump -afedersin- skinin boyundan bahsetti. Bu ne? Böyle bir "tartışma"dan çıkan sonucu ciddiye mi alayım yani?

Troçkistim diyorsun ama aşırı bir burjuva demokrasisi güzellemesi var sende. Troçki'nin "teorisi" uygulanabilir olmadığı için uygulanamadı. Hadi Sovyetler'de iktidar oyununu kaybetti, o yüzden uygulanamadı diyelim. Başka ülkelerde özellikle Latin Amerika'da ciddi bir "Troçkist" birikim oluştu. Onlar niçin birşey beceremediler? Hayatla sınanmamış teori bir fantazidir. Hayatta bir laboratuvar ortamında yaşamıyoruz. Herşey tam kafamızdaki gibi gerçekleşmiyor. Ne olabiliyorsa o olur.

Ha, Troçkist Brezilya devlet başkanı Lula yolsuzlukla yargılandı diye biliyorum. Troçki'nin elinde de sihirli bir formül yoktu.

Solun 60 modeli 70 modeli yoktur. Sol ekonomiye kamu müdahalesi demektir. Bunun dışındaki hiçbir gevezeliğin sol ile bir ilgisi yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Alıntı

 

Putin'den mi korkmuyoruz? O bizden korksun.

Bence ideal dünya düzeninde denge olmalıdır. Rusya ya da ABD'nin net hakimiyeti herkes için zararlı. Hatta o ülkelerin kendi halkları için bile iyi değil bu durum. Birbirini dengeleyen iki ya da daha fazla güç olursa, bizim gibi ülkelerin boğazındaki ilmikler açılır. Ülkemizin üzerinde öyle rahat operasyon yapamazlar. Bunun için Rusya'yı destekliyoruz. Yoksa yemişim Putin'i.

 

Buna katılıyorum. Ama bir yere kadar. Mesela Çin Güney Çin denizine yayılmak istiyor. Yayılsın. Hem ABD / NATO mu yayılacak. Biraz da onlar korksun tabi.

Rusya'nın Kırım'ı alması: Alır, Nüfusun çoğu Rus.

Rusya'nın Ukrayna Politikası: Burada yavaş yavaş bozuluyor. Kendi çıkarı/menfaati için bu ülkenin ABD / NATO üyesi olmasını engelleyip iç siyasetine karışıyor?

-Peki ne adına? - Sosyalizm bitti. Öyleyse? - "Menfaatim öyle" diye, veya kendi tabiriyle "Amerika beni kuşatmasın" diye.

Bu noktada işin içine diktatörlük giriyor. Bütün diktatörlerin bir büyük düşmana ihtiyacı vardır. Soğuk savaş da bitmiştir. Niye böyle yapıyor? Çin gibi çalışıp üretse olmuyor mu?

- Da adama çok da yüklenmek istemiyorum. Neticede Rus ekonomisini Yeltsin'den sonra toparlamış adamdır. Demirel bu konuda "böyle bir şey nesil ister" filan diyordu. Da adam ülkesini iyi-kötü toparladı.

Ama Suriye / orta doğu: Benim açımdan İŞİD'de bunlardan çıkmıştır. İŞİD'in önde gelenleri hep baas partisinin generalleri, Saddam'ın bir numaralı adamlarıdır. Kanıtlayamam ama bence kesin Ruslardan çıktı. Sonra Esat "Ya ben ya İŞİD" diyebildi.

Bence bu adamın insani duyguları en üst düzeyde değil. Yaptığının mantıklı olduğunu varsayıyorum, ama insanca bulmuyorum.

Putin ortadoğuyu rahat bıraksaydı (Anladığım kadarıyla ABD öyle yapacak sandı) Irak, sonra Mısır, sonra Suriye, sonra Libya, domino taşı gibi gidiyordu. Ilımlı islam yada Tunus'taki gibi tam demokrasi olacaktı. G.W. Bush'un dediği gibi, "Irak harekatı bitince, harekatın sonucu daha güzel görünecekti".

Yani idealistim belki, Ama bu çağda mülteci krizini bile silah olarak Batı'ya doğrultan kişi Putin'dir. Her olayda olduğu gibi bazı detay bilgiler vardır.

Alıntı

Sen bu seçimler meselesini fazla önemsiyorsun. Seçimler ve seçimler ile belirlenen parlamento falan, bunlar ikincil önemdeki konulardır. Seçimlerde çıkan sonuç halkın kendisine yapılan propagandaya verdiği tepkiyi gösterir. Başka bir anlamı yok. Son ABD seçimlerinde Trump -afedersin- skinin boyundan bahsetti. Bu ne? Böyle bir "tartışma"dan çıkan sonucu ciddiye mi alayım yani?

Herhalde haklısın. Bizdeki tayyip için "Sen Ankara/İstanbul / İzmir dışını bilmiyorsun" derler (ki ben oralara da çok gittim). Da bu nedir? Ben anlamadım. Ruslar yaptı sandım. Obama çıkıp "yapamadılar, biliyorduk, engel olduk" filan dedi. Zaten o yüzden millet merak ediyor. Ne yalan söyleyeyim bende merak ediyorum ne olacak diye.

Alıntı

 

Troçkistim diyorsun ama aşırı bir burjuva demokrasisi güzellemesi var sende. Troçki'nin "teorisi" uygulanabilir olmadığı için uygulanamadı. Hadi Sovyetler'de iktidar oyununu kaybetti, o yüzden uygulanamadı diyelim. Başka ülkelerde özellikle Latin Amerika'da ciddi bir "Troçkist" birikim oluştu. Onlar niçin birşey beceremediler? Hayatla sınanmamış teori bir fantazidir. Hayatta bir laboratuvar ortamında yaşamıyoruz. Herşey tam kafamızdaki gibi gerçekleşmiyor. Ne olabiliyorsa o olur.

Ha, Troçkist Brezilya devlet başkanı Lula yolsuzlukla yargılandı diye biliyorum. Troçki'nin elinde de sihirli bir formül yoktu.

Solun 60 modeli 70 modeli yoktur. Sol ekonomiye kamu müdahalesi demektir. Bunun dışındaki hiçbir gevezeliğin sol ile bir ilgisi yoktur.

 

trocky anlayışını Stalin anlayışına tercih etmem beni trockyst yapar. Komple "anarşistim" desem iyice kuramlara, idealist tartışmalara gireriz. Stalincilik yerine, o dönemde denenseydi, belki çok farklı şeyler olacaktı, bilemeyiz. Stalin'in daha gerçekçi olmuş olabileceğini de kabul ediyorum. bugüne göre son derecede agresif bir dönemdi. Trocky olsaydı ya Amerika bir günde yıkardı, ya da da sağlam/ Avrupa benzeri bir Sovyetler birliği olurdu. Tabi bunlar komple varsayım. Bilemeyiz.

-19 yy sonu, 20 yy ortalarında değiliz. Dünyanın bir alakası yok. O dönemin kapitalizmi ile bugünün kapitalizmi bir değil. Öyle bir yerdeyiz ki, kapitalizm gitgide, kapitalizmin yaşaması için kapitalizmin sınırlanması / düzenlenmesi gerektiğini anlıyor.

Sosyalizm de değişiyor. Sosyalist iktidar demek, her şeyi kamulaştırmak demek değil. Başa geçip bazen liberal politika uyguluyorlar.

Değişmezler şunlar: Halkçı / sol bir anlayış artık ABD'de bile var. Trump "Obamacare"'i kaldıracam filan diyor. Kaldıramazsın. Burada AKp bile hastaneleri halka filan açıyor. Zaten AKP eğitim sistemini de birleştirmesi / devletleştirmesi gerektiğini anlasa ben gidip AKP'li olurdum.

Yani sağ / sol ayrımları eskisi kadar net değil.

Bozucu unsur olarak da bu "siyasal islam" meselesi var. O konuda da şunu söyleyeyim: medyatik olmanın haricinde kimsenin ipinde değil. Herkes "havlar havlar susar" zihniyetinde. Bende öyleyim. Olan ülkenin 20-30 senesine olur, sürekli de onu söylüyorum.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ahlak felsefesi gelistirmekten maksat onu topluma dayatmak degil...

Ahlakin dayandigi temel akli mantiki kurallari onermeleri ortaya koyar ve bunun diger akillar tarafindan elestirilmesine birakirsiniz...

Sonucunda benimsenir yahut birakilir...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.