Jump to content


* * * * * 1 votes

Teori, Kuram, Kanun


  • Please log in to reply
47 replies to this topic

#1 murteddd

murteddd

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 12.134 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 24 Mart 2009 - 01:09 ÖÖ

okullarda bize verilen tanımlar gerçekte de bilimsel yayınlarda ya da bilimsel literatürde kullanılanların karşılığı mı acaba?
----------------------------------------------------------------------------------------
Bilimsel Çalışmanın Basamakları

Problem Tespiti
Veri Toplama
Hipotez Kurma
Tahminler Yapma
Kontrollü Deneyler


1) Hipotez hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde doğrulanırsa, evrensel gerçek haline gelir. Buna kanun(yasa) denir.
2) Hipotez kısmen doğrulanır, tamamen reddedilmezse ve yeni bulgularla desteklenirse Teori(Kuram) haline gelir.

3) Hipotez doğrulanmazsa Hipotez değiştirilir ve kalan basamaklar yeniden uygulanır.


1) Problem Tespiti: Problem doğru, açık anlaşılır olarak sorulur. Karmaşıksa basite indirgenir. Uzunsa, anlamlı bölümlere ayrılır. Her bölüm ayrı bir problemmiş gibi çözülerek sonuçları birleştirilir.

2) Veri Toplama: Deneyler, gözlemler, inceleme ve araştırmalar yaparak, problemle ilgili tüm gerçekler(veri) toplanır.

3) Hipotez(varsayım) Kurma: Hipotez problemin geçici çözüm yoludur. Başka bir deyişle ön kestirmeye dayanan cevabıdır. Hipotez cümlesinin temel kalıbı;
Belki de . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . dır. Şeklindedir.
* Bir hipotez şu özelliklere sahip olmalıdır:
a) Probleme yanıt vermelidir.
b) Eldeki tüm verileri kapsamalıdır.
c) Değiştirilebilmelidir.
d) Üzerinde tahminler yapılarak, deneylerle sınanabilmelidir.

4) Tahmin(vargı): Hipoteze dayalı mantıksal açıklamadır. Tahminler mantıksal cümleler sonucunda ileri sürülen fikirlerdir. Tahmin cümlesinin temel kalıbı;
Eğer . . . . . . . . . ise . . . . . . . . . . . . . dır. Şeklindedir.

5) Kontrollü deneyler: Hipoteze dayalı yapılan tahminlerin dolayısıyla hipotezin geçerliliğinin, doğruluğunun araştırılması işlemidir. Bu araştırma, deney sonuçları tahminlerle karşılaştırılarak yapılır. Bu karşılaştırmadan 3 ayrı sonuca ulaşılabilir.

1) Deney sonuçları hipotez ve tahminleri destekliyorsa hipotez evrensel gerçek halini alır ve kanunlaşır.
2) Deney sonuçları hipotez ve tahminleri kısmen destekliyor, tamamen reddetmiyorsa, hipotez yeni bulgularla desteklendikçe kökleşir ve teori halini alır.

3) Deney sonuçları hipotez ve tahminleri desteklemiyorsa hipotez değiştirilir.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
BİLİM ADAMININ ÇALIŞMA PRENSİBİ

1) Problem Tespiti;
2) Gözlem Yapmak;
Gözlem; Duyu organlarımızla yaptığımız incelemedir.2 çeşittir.
a)Nitel gözlem; Ölçü aletleri kullanmadan yapılan gözlemdir.
Örnek; Bugün hava çok sıcak.
* Sayısal değer elde edilmez.Sonuçları kişiden kişiye değişir.
b)Nicel gözlem; Duyu organlarımız yanı sıra ölçü aletlerininde kullanıldığı gözlemdir.
* Bugün hava 40 derecedir.
Veri toplamak;
Gerçek; Aynı koşullarda değişik kişiler tarafından tekrarlandığında aynı sonuçların elde edildiği bilgidir.
Veri; Özel bir problemle ilgili gerçeklere veri denir.
3)Hipotez kurmak; Probleme sunulan geçici çözümdür.
* Çürütülebilir.Eğer hipotez verileri desteklemiyorsa değiştirilir.
Tahminde bulunma;Hipoteze dayalı olarak ortaya çıkan mantıksal sonuç.
Eğer…………..ise……………….dır şeklindeki cümlelerden oluşturulur.
4)Kontrollü deney yapmak;Bir deneyin sonucunu etkileyecek faktörlerden her seferinde yalnız birinin değiştirilmesiyle yapılan deneylerdir.
5) Sonuç; Çürütülme,Çözüm,Teori
Çürütülme; Kontrollü deneyler hipotezi desteklemiyorsa yeni bir hipotez kurulur.
Teori; Doğruluğu kesin olarak ispatlanamayan ,ancak yapılan deney ve gözlemlerle desteklenen kökleşmiş hipotezlerdir.
6)Kanun; Teorilere göre daha geçerli olan evrensel sonuçlardır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

bu arada okullarda halen bu şekilde veriliyor.

#2 euclid

euclid

    Advanced Member

  • Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 4.497 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 24 Mart 2009 - 01:41 ÖÖ

Okullarda bilim okulun yönetim anlayışına göre ve öğretmene bağlı.

Mesela Van'da bir ilkokul öğretmeni depremin sebebi için cebrail'in yeraltındaki kanatları demişti.Kendisi Nobel'e layık görülmedi bu dahice tezinden ötürü.Biz saygıyla analım.
Sorulara duymak istediğin cevabı beklersen Gerçeği öğrenemezsin. Euclid.

#3 Pante

Pante

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 9.717 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 24 Mart 2009 - 02:04 ÖS

Bu bilimsel tanımların içinde ve son sırasında olması gereken bir kavram daha var: Öndeyi.
Öndeyi, bilimsel yasalardan yola çıkarak gelecekteki bir olayı açıklamak, ileri sürmektir.
Yani bir anlamda kehanetin, tahminin bilimsel olanıdır.
Örneğin, İstanbul'da 20-30 yıl içinde bir büyük deprem olacağının açıklaması bir öndeyidir.
Ama zaman belirtip 2010 yılı Nisanında deprem olacağını iddia etmek kehanettir.
Güneş ve ay tutulmalarının zamanı, kuyruklu yıldız geçişi vs. bildirimler öndeyi örnekleridir.

Bu mesaji duzenleyen Pante: 24 Mart 2009 - 02:04 ÖS


#4 murteddd

murteddd

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 12.134 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 14 Nisan 2009 - 10:42 ÖS

bilen arkadaşlar şu konuyu bir açıklığa kavuşturun yaf.
bakın evrim 150 yıldır teori,
gerçek olsa çoktan kanun olurdu diyorlar. laugh.gif
ben size havale ettim böyle diyenleri ama sizde ses soluk yok.

#5 Birvesen

Birvesen

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 304 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 14 Nisan 2009 - 10:47 ÖS

Ensest ilişkiyi olağan hale getiren kafalar sıfır ihtimalin ismini kanun koysa ne farkeder ki... O soruyu bende sormuştum küfürden başka bişey alamadım..
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır

#6 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 14 Nisan 2009 - 10:50 ÖS

''Bilim dünyasında, kanun, yasa ya da prensiplere bakarsanız; genellikle içlerinde bir veya daha fazla formül barındırdıklarını görürsünüz. İşte; evrim kuramının belki de hiçbir zaman “Evrim kanunu” şeklinde anılmayacak oluşunun nedeni burada yatmaktadır. Canlıların evrimi formüle dökülemez. Çünkü basitçe tanımlarsa; bir formül, çeşitli değişkenleri kullanarak, sonucu bilmemizi sağlar. Örneğin; ”x=V.t, d=m/V, …”gibi formüllerde, değişkenlere bağlı olarak sonucu kesin olarak bilebilirsiniz.Fakat, evrimde böyle bir şey söz konusu değildir.Evrimde çok fazla değişken mevcuttur, bunların arasında yukarıdaki formüller gibi tam bir matematiksel bağlantı yoktur ve en önemlisi evrim bilinçli bir süreç olmadığı için, sonucu önceden tahmin edilemez. Yani; bir canlı türünü oluşturan populasyonun tamamının ya da içinden bir grubun populasyondan göç edip etmeyeceği, değişen çevre şartlarının nasıl olacağı ve bu şartlara bağlı olarak genlerinde hangi mutasyonların meydana geleceği ve bu meydana gelen mutasyonlardan hangilerinin doğal seçilimde ayıklanarak, populasyonun gen havuzuna ekleneceği, bu süreçlere bağlı olarak evrimin hangi özellikler lehine veya aleyhine işleyeceği ancak tahmin edilebilir.Ama kesin bir sonuca ulaşılamaz. Ya da çok basitçe düşünürsek; evrimde, 2+2=4 diye bir kural yoktur. Evrim için böyle bir formül oluşturulsa bile; o 2’lerden biri mutasyon geçirerek 3’e dönüşürse, ya da 4’ü oluşturan 1’lerden bir grup populasyon dışına göç ederse, o formülün geçerliliği kalmaz.

Ayrıca böyle bir formül yalnızca sayısal bir sonuç verir. Örneğin; populasyonda,kaç canlının mutasyon geçireceği gibi. Ama bu mutasyonlar sonucu canlının morfolojik yapısının değişip, değişmeyeceği; değişirse nasıl olacağı hakkında herhangi bir formül sonucu elde edilmiş bir sayı bize bir fikir veremez. Böyle bir durumda da yalnızca tahminler devreye girer. ”Eğer çevre şartları şöyle şöyle değişirse; canlı şu yönde evrim geçirebilir” şeklinde tahminler yapılabilir. İşte evrim kuramının “Evrim kanunu” ya da “Evrim yasası” şeklinde anılmayışının nedeni, genel hatlarıyla bu şekilde açıklanabilir. Tabi böyle bir formülün olmayışı, evrimin kanıtlanmadığından değil, aksine; canlıların evrimi kanıtlandığı ve büyük ölçüde anlaşıldığı için böyle bir formülün oluşturulmasının doğru sonuçları vermeyeceği anlaşılmıştır. Kısacası; evrim bilinçli bir şekilde işlemediği ve mekanizmalarının etkilerinin ne olacağı önceden kesin olarak bilinemediği için; evrimin bir formülü yoktur. Bu yüzden de “kuram” olarak anılmaktadır.

Daha iyi anlaşılması için başka bir örnek vermek istiyorum. Canlıların evriminde, çevre şartlarının çok önemli olduğunu söyleriz hep. İşte bu çevre şartlarını değiştiren en önemli faktör; kıtaların hareketleridir. Kıtaların hareketlerini açıklayan bilimsel çalışma ise; ”Levha Tektoniği KURAMI”dır. Levhalar; okyanusal ve kıtasal levha olmak üzere 2’ye ayrılır ve astenosferin üzerinde hareket ederler. Hareket etmelerini sağlayan mekanizma da konveksiyon akımlarıdır. Levhalar birbirine yaklaşır, uzaklaşır, birbirinin altına dalar ve birbirleriyle çarpışırlar. Bu hareketleri sonucunda da okyanuslar kapanır ya da açılır, kıtalardan parçalar kopar ya da bütün kıtalar birleşerek dev bir kıta haline gelirler, dağlar, volkanik adalar, okyanus hendekleri, okyanus sırtları ve çok büyük depremler oluşur. Levhalarda bu hareketler olurken; canlıların yaşam ortamları da sürekli değişir. Yaşadıkları okyanuslar büyür ya da küçülür ve bu yüzden göç etmek zorunda kalırlar. Ya da kara parçaları kopar veya okyanuslarda volkanik adalar oluşur ve canlılar yaşadıkları populasyonlardan izole olarak yeni ortam şartlarında yeni özellikler geliştirmek zorunda kalabilirler. Kıtalar kutuplara doğru hareket eder ya da ekvatora doğru, buna bağlı olarak da sıcak ya da soğuk iklimde yaşayabilecek özelliklere sahip canlılar evrimleşir. Kısacası; levha hareketleri çevre şartlarını değiştiren en önemli unsurdur.

Bugün; levhaların hareket ettiği kanıtlanmıştır. Prekambriyen’den itibaren, kıtaların levha hareketleri sonucunda, hangi jeolojik zamanlarda hangi şekiller aldığını kesinlikle bilmekteyiz. Yani levha hareketleri bilimsel bir gerçektir. Kuram olarak anılmasının nedeni ise evrimin kuram olarak anılmasıyla aynıdır. Aynı evrimde olduğu gibi; levha tektoniğinde de formül oluşturamazsınız. Örneğin; kıtanın ilerleme hızıx zaman=kıtanın alacağı yol veya daha karmaşık formüller oluşturamazsınız. Ya da bir dağ oluşumunda; dağın kaç m yüksekliğe erişebileceğini kesin olarak bilemezsiniz, dağı oluşturacak çarpışmanın ya da dalma batmanın ne kadar süreceğini önceden kesin olarak bilemezsiniz. Dalma-batma zonlarında ortaya çıkan okyanus hendeklerinin kaç m derinliğe erişebileceğini yine önceden kesin olarak bilemezsiniz. Yalnızca, hareketin izlerini takip eder, buna bakarak da tahminler yürütürsünüz Levha tektoniğinde formül oluşturamamamızın nedeni; levha hareketlerinin kanıtlanmamış olması mıdır? Kesinlikle hayır! Aynı evrim kuramındaki gibi; süreçler büyük ölçüde bilindiği ve anlaşıldığı için, formül oluşturulamayacağı kabul edilmiştir Bir jeoloğa gidip, ”levha hareketleri kanıtlanamamıştır, yalnızca bir iddiadır, senaryodur, çünkü; adı hala levha tektoniği kuramıdır, kanıtlanması için kanun olması gerekir” derseniz; size ya benim yukarıda yaptığım açıklamayı yapıp anlamanızı bekler, ya da gülüp geçer.

Görüldüğü gibi; bir bilimsel çalışmanın kuram olması demek, onun kanıtlanmamış olması, bir iddia olması demek değildir. Halkımız arasında en çok hata yapılan ve yanlış anlaşılan kısım bu noktadır yani; “ Bilimsel bir çalışma önce teoridir, kanıtlanırsa kanun haline geçer” yanılgısı! Bu yanılgının en önemli nedenlerinden biri olarak, lise-2 biyoloji kitaplarını gösterebiliriz.

Kuramlar; uzun yıllarca deney ve gözlemlerle sınanmış, doğru olduğu çok güçlü bulgularla desteklenmiş ve desteklenmeye devam eden, bilimsel gerçeklerdir.''

Black Candle's Dance
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#7 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 14 Nisan 2009 - 10:51 ÖS

''Hipotez:

Bir gözlemin, fenomenin (olgunun) veya bilimsel bir problemin, üzerinde daha fazla inceleme yapılarak test edilmesine olanak veren, öneri niteliğinde açıklaması.

Bu tanımda dikkat etmemiz gereken kısım: Getirilen açıklama, üzerinde daha fazla inceleme yapmaya ve test edilmeye (deneye) izin vermeli. Örneğin taşlar neden aşağı doğru yuvarlanır sorusuna, "çünkü deniz onları çeker" derseniz bu bir hipotezdir. Çünkü deney yaparak doğru olup olmadığını anlamanıza izin verir. Denize doğru olmayan bir eğimde taş yine yuvarlanacak mı? sorusunun cevabını deney yaparak bulabiliriz. Ama örneğin "Taşlar tanrıdan korktukları için yuvarlanırlar." bir hipotez değildir. Çünkü deneye izin vermez. Bu önermeyi test etmek için tanrıdan korkmayan taşlar bulmamız ve onların yuvarlanıp yuvarlanmadığına bakmamız gerekir. Bu ise bilimsel olarak mümkün değildir. Daha fazla incelemeye, deney yapmaya izin vermediği için bu önerme bir hipotez değildir. Sadece incelemeden ve üzerinde mantık yürütmeden öylece kabul etmemiz gerektiğini ileri süren bu tür savlara dogma denir.

Teori Nedir?

Zaman içinde defalarca test edilmiş, fakat hiç yanlış çıktığı görülmemiş, öngörülerinde doğru çıkmış hipoteze teori (kuram) denir. Örneğin ilk Newton tarafından ortaya atılan çekim ilkesine, yerçekimi teorisi denir.

Farkedileceği üzere teorinin bilim dünyasındaki anlamı ile halk arasındaki anlamı arasında önemli fark vardır. Halk arasında teori diye geçen şey, aslında hipotezdir. Örneğin şu söz çok kullanılır: "Bu söylediğin sadece bir teori." Halbuki teori bilim dünyasındaki en yüksek kesinlik derecesidir. Bu güne kadar aksi kimse tarafından gösterilememiş, ve gelecekle ilgili öngörüleri hep doğru çıkmış görüş anlamına gelir. Tek bir deney sonucu bile kabul gören teoriyle bağdaşmazsa teori geçerliliğini yitirir.

-Bilim dünyasıyla halk arasındaki önemli bir ayrım da önerileri doğrulama yöntemleridir. Bilim adamı;

1- Olguları inceler, gözlem yapar.
2- Olguları açıklamak için eldeki verilerle bağdaşan kendince bir cevap bulur.
3- Bulduğu cevabı çürütmek için deneyler yapar. Çürütemezse bulduğu cevabın doğruluğunu test etmek için diğer bilim adamlarına da hipotezini açıklar, çürütmeye davet eder.

Bilim adamı olmayanlar ise;

1- Olguları inceler, gözlem yapar.
2- Olguları açıklamak için eldeki verilerle (kısmen de olsa) bağdaşan kendince bir cevap bulur.
3- Cevabını haklı çıkaracak örnekler aramaya başlar.

Örneğin Darwin, "Doğada kendi soyunun devamına zarar verme pahasına başka bir canlı türüne hizmet eden tek bir canlı bulunduğu anda teorim çürütülmüş olur." demiştir. Böyle bir canlı bugüne dek bulunamamıştır.

- Peki kanun nedir ve teoriden ne farkı vardır? Kanun bir olguyu (genelde nicelikle) "tanımlamaya" çalışır. Teori ise "açıklamaya" çalışır. Örneğin "ideal gaz kanunu" dediğimiz şeyi PV=nRT olarak yazarız. Dikkat edilirse burada basıncın sıcaklıkla neden arttığının bir açıklaması yok, sadece nicelikler arası bir tanım var. Veya "kütlenin korunumu kanunu" dediğmiz şey, kapalı bir sistemde toplam kütlenin değişmeyeceğini söyler, fakat neden böyle olduğunu açıklamaya girişmez. Kanunlar da teoriler gibi %100 mutlak doğrular değil, fakat neredeyse kesindirler çünkü aksi tek bir örnek bugüne kadar bulunamamıştır.

- Matematikte ise teori değil teorem vardır, örneğin Pisagor teoremi. Teorem tamamen mantık silsilesiyle ulaşılan gerçek demektir. Teori gibi deneye dayanmaz.

- Bir hipotezin teori olarak kabul görmesi için sadece çürütülememiş olması yetmez, aynı zamanda gelecekle ilgili de doğru önermelerde bulunmalıdır. Örneğin başlarda Einstein'in görecelik kuramı yaygın kabul görmüyordu çünkü o zamanlarda bununla ilgili deney yapılamıyordu. Fakat Einstein'in hipotezi çok net bir öngörüde bulundu: Eğer bu hipotez doğruysa, Güneş, yanından geçen ışıkları büküyor olmalı. Bir güneş tutulması sırasında bu öngörü test edildi ve güneşin arkasındaki yıldızlardan gelen ışığın gerçekten büküldüğü görüldü. Hipotez ortaya atıldığında böyle bir olgu o güne kadar bilinmediğinden, görecelik kuramı için önemli bir destek oldu.''

Nalbur
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#8 murteddd

murteddd

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 12.134 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 14 Nisan 2009 - 11:13 ÖS

Evrim Kuramı'nın bilimsel statüsü ---------------------------------------------------

Modern bilimde kuram, tutarlı bir bütün oluşturan gerçekler ve açıklamalardır. Modern fiziğin temel taşlarından olan Görelilik ve Kuantum kuramları, şu an üzerinde deliller toplanan, yeteri kadar test edilip güven verdiklerinde kanun konumuna yükselecek hipotezler değillerdir. Evrim kuramı da aynı statüye sahiptir. Biyolojideki bir çok veriyi birleştirip anlaşılır kılar; henüz kanıtlanmamış, test aşamasında olan bir "tahmin" değildir.

Evrim kuramı, insanlığın kökenine ilişkin sonuçları nedeniyle ortaya atıldığından bu yana sosyal ve politik alanda en çok tartışılan bilimsel kuramdır. Bunun sonucunda, kuramın bilimsel algılanışı ile popüler algılanışı oldukça farklı olagelmiştir. Evrim kuramına popüler düzeyde karşı çıkan ve onun yerine yeryüzündeki canlılığın kökeni ve çeşitliliğini doğaüstü bir yaratıcıya bağlayan akımlara genel olarak yaratılışçılık adı verilir.

Evrim kuramı, üç hususta açıklamalar getirir:-------------------------------------------

Evrimin olgusu (İng: fact of evolution) - canlı organizmaların ortak atalardan geldikleri ve birbirleri ile akraba oldukları bilgisi.
Evrimsel tarih - Türlerin birbirlerinden tam olarak ne zaman ayrıldıkları ve bu ayrımların detayları.

Evrimi gerçekleştiren mekanizma ve süreçler. ---------------------------------------------

Bu basamaklardan birincisi olan evrimin olgusu, evrimin temel taşı ve son derece kesinlik arzeden bilgilere sahip olunan kısmıdır. Bu hususta Darwin'in topladığı bir çok delilin üzerine yüzyıllardır bir çok farklı biyoloji dalı tarafından toplanan deliller eklenmiştir. Günümüzde organizmaların evrimsel kökenlerine dair sahip olunan bilgiler, dünyanın yuvarlaklığı, gezegenlerin hareketleri ya da maddenin moleküler yapısı kadar "kesinlik arzeden" bilimsel çıkarımlardır. Burada kastedilen kesinlik, şüphe götürmez bir gerçekliği ifade etmektedir. Diğer iki husustaki bilimsel çalışmalar ise aralıksız devam etmekte, her geçen gün yeni bir sonuca ulaşılmaktadır. Örneğin şempanze ve gorilin insana olan yakınlığının, babun veya diğer maymunlara olan yakınlıklarından daha fazla olduğu bugün kesin olarak bilinmektedir.

Evrim kuramının bilimsel statüsü, eğitim, din, felsefe, bilim ve politika bağlamında sıkça gündeme getirilmektedir. Bu konu daha çok Amerika Birleşik Devletleri'nde Hıristiyan cemaat ve lobilerin öncülüğünde gündeme gelmektedir. Fakat diğer ülkelerde, eğitim ve politikaya uzanmaya çalışan yaratılışçı görüşlerin savunucuları tarafından da gündeme getirilmektedir. Evrim kuramını destekleyen reddedilemez kanıtlar ve neredeyse mutlak denebilecek derecede bir bilimsel konsensüs olmasına rağmen, yaratılışçı şeklinde adlandırılan çevrelerce bilim dünyasında iki kutup varmış gibi gösterilmeye çalışılır. Yaratılışçı çevreler Amerika Birleşik Devletleri'nde, toplumdan büyük oranda destek görmediği iddiası ile Evrim Kuramı'nın okullarda bilim derslerinde okutulmasına karşı çıkmaktadır. Bu konuda Amerika'da yüzbinlerce bilim insanını temsil eden bilimsel meslek kurumları ve onun yanında 72 Nobel ödülü sahibi bilim insanı Evrim Kuramı'nı destekleyen bildiriler yayınlamıştır. Buna ek olarak açılan davalarda evrim kuramının bilimsel olduğu kabul görmüş bir teori olarak kabul edilmiş ve okullarda okutulmasının devamına karar verilmiştir.

Kaynak



#9 murteddd

murteddd

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 12.134 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 15 Mayıs 2009 - 12:20 ÖS

foruma ilk geldiğimde ben de lise biyololoji bilgilerimle hareket ediyormuşum.
tıpkı bağlantı gibi, ben doğrusunu öğrendim, darısı sizin başınıza. smile.gif
bize kavramları yanlış belleten bütün meb çalışanlarının validelerinin ellerinden öpüyorum.

QUOTE(Calinos @ Mar 29 2008, 18:09) <{POST_SNAPBACK}>
Peki teori ile tez arasındaki fark ne ve de bilimle teori arasındaki fark ne?


QUOTE(murteddd @ Mar 29 2008, 18:36) <{POST_SNAPBACK}>
dostum bir gerçek kanun olmadan önce teori  olur.
yerçekimi kanunu diye birşey vardır.sen de pek seversin zaten.çünkü her yerde her şekilde kainattaki tüm varlıklar buna tabidir.her zaman her koşulda bu kanun geçerlidir.

teori ise sürekli kanıtlarla desteklenir,bütün sonuçların kendisini gösterir,dolaylı olarak ispatlanmıştır ve tersi ispat edilemez.
ancak kanun kadar kesin değildir.bir kanunun ortaya çıkması için önce mutlaka teori olması gerekir.teori her zaman her koşulda ispatlanacak duruma geldiğinda artık kanundur.

blink.gif


QUOTE(Zecalufinon @ Mar 29 2008, 18:45) <{POST_SNAPBACK}>
Kuram veya teori, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür.

Kuram kavramlaştırmaya yönelik olarak, değişkenler arasındaki ilişkiyi basit ve anlaşılır bir biçimde ifade etmek amacıyla birleştirilmiş tanımlar, örgütlendirilmiş gözlemler, koşullar ve ilkeler bütünüdür.

Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Bir tahmin veya hipotez değildir. Kuantum kuramı, Görelilik kuramı, Evrim kuramı gibi birçok kuram, günümüz bilim çevrelerinde yaygın olarak kabul gören, az sayıda prensiple çok sayıda gözlemi birleştiren ve açıklayan kavramlar ve açıklamalar bütünüdür. Şu an deneme aşamasında olan, ve bir gün yeteri kadar denendiklerinde kanun konumuna yükselecek olan tahminler değildir.


QUOTE(sangre @ Mar 29 2008, 18:38) <{POST_SNAPBACK}>
Bu konuyu araştırmanı dilerim .. çünkü teori hiçbi zaman kanun olmaz..  wink.gif


QUOTE(murteddd @ Mar 29 2008, 18:51) <{POST_SNAPBACK}>
dostum iyi de...
bak bilim yapılırken şöyle bi yol izlenir:

önce sorun belirlenir.sonra çözüme yönelik geçici bi önerme oluşturulur.bu da hipotezdir.hipotez deneylerle ispatlanırsa artık teoridir ve teori zamanla öyle kökleşir ki,tersi hiçbir şekilde ispatlanamaz olur.artık kanundur.

lise biyoloji dersi gibi oldu ama en basit yolu budur.fen bilimlerinde metod budur.
rolleyes.gif

bilgimin yanlış olduğunu sanmıyorum,ama uyarın için teşekkür ederim. rolleyes.gif


QUOTE(Mohammed @ Mar 29 2008, 19:20) <{POST_SNAPBACK}>
Kuram veya teori, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür.

Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Bir tahmin veya hipotez değildir. Kuantum kuramı, Görelilik kuramı, Evrim kuramı gibi birçok kuram, günümüz bilim çevrelerinde yaygın olarak kabul gören, az sayıda prensiple çok sayıda gözlemi birleştiren ve açıklayan kavramlar ve açıklamalar bütünüdür.

Şu an deneme aşamasında olan, ve bir gün yeteri kadar denendiklerinde kanun konumuna yükselecek olan tahminler değildir.

Evrim tamamen bilimseldir. İçinde biyoloji, fizik, fosil bilim, zooloji, mikrobiyoloji, embriyoloji gibi onlarca bilim dalını ilgilendirmektedir..


değişime, gelişime açık olmalı. smile.gif

Bu mesaji duzenleyen murteddd: 15 Mayıs 2009 - 12:22 ÖS


#10 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:21 ÖS

Mesajı görsangre, on 02 Kasım 2009 - 01:04 ÖS, said:

Tanrının elçileri, zensen ve zensen gibi düşünenlerdir bu çağda.. Başka kim olacak :)

Selamlar

Ben bilim adamlarına elçi derim de belki zensen de buna benzer şeyler söyleyecek.zensen'in düşüncelerini beğeniyorum.
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/

#11 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:29 ÖS

Mesajı görAlphabeta, on 02 Kasım 2009 - 01:21 ÖS, said:

Ben bilim adamlarına elçi derim de belki zensen de buna benzer şeyler söyleyecek.zensen'in düşüncelerini beğeniyorum.

Bu bilimadamları elçiliklerini, çok fazla kitap okumalarına ve kendilerini geliştirmelerine borçlular sanırım.. Bu bana İslam'ın peygamber iddiasını değil, Hinduların farkındalığa ulaşan bilgelerinin 'veda'ları yazmasını hatırlatıyor nedense..

Konu din olunca herşeyi referans alabilirsin.. Yeter ki, iyi bir hayal gücün olsun.
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#12 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:39 ÖS

Mesajı görsangre, on 02 Kasım 2009 - 01:29 ÖS, said:

Bu bilimadamları elçiliklerini, çok fazla kitap okumalarına ve kendilerini geliştirmelerine borçlular sanırım.. Bu bana İslam'ın peygamber iddiasını değil, Hinduların farkındalığa ulaşan bilgelerinin 'veda'ları yazmasını hatırlatıyor nedense..

Konu din olunca herşeyi referans alabilirsin.. Yeter ki, iyi bir hayal gücün olsun.


Ben konunun gerçekliğine bakıyorum.Bilim adamları doğadaki realiteyi sunuyorlar ise elçilik yapıyorlar demektir.Realiteyi sunan her olgu her veri bir elçi neticede:)
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/

#13 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:43 ÖS

Mesajı görAlphabeta, on 02 Kasım 2009 - 01:39 ÖS, said:

Ben konunun gerçekliğine bakıyorum.Bilim adamları doğadaki realiteyi sunuyorlar ise elçilik yapıyorlar demektir.Realiteyi sunan her olgu her veri bir elçi neticede:)

Bilim adamları hangi realiteyi sunmuşlar? .. Onların söyledikleri salt gerçeklik midir, yanlışlanamaz mıdır, dogma mıdır?

Hangi bilim adamı, ''Benim söylediklerim salt gerçekliktir, yanlışlanamaz'' demiştir..

Söylediklerinin yanlışlanabileceğini kabul eden elçi mi olurmuş.

Elçiler, birbirlerinin tezlerini mi yanlışlamaktadır?.. Öne sürdüğü tezi yanlışlanan bilim adamının, elçiliğide yanlışlanmış mı olmaktadır?
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#14 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:46 ÖS

Mesajı görsangre, on 02 Kasım 2009 - 01:43 ÖS, said:

Bilim adamları hangi realiteyi sunmuşlar? .. Onların söyledikleri salt gerçeklik midir, yanlışlanamaz mıdır, dogma mıdır?

Hangi bilim adamı, ''Benim söylediklerim salt gerçekliktir, yanlışlanamaz'' demiştir..

Söylediklerinin yanlışlanabileceğini kabul eden elçi mi olurmuş.

Elçiler, birbirlerinin tezlerini mi yanlışlamaktadır?.. Öne sürdüğü tezi yanlışlanan bilim adamının, elçiliğide yanlışlanmış mı olmaktadır?

Yasalaşmış olanlar yanlışlanamaz artık.Yasalaşanlar realitedir.

Tez ve teorilerse gereklidir çalışmalara metod sunmak adına.Ama onlar yanlışlanabilir geliştirilebilir.
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/

#15 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:49 ÖS

Mesajı görAlphabeta, on 02 Kasım 2009 - 01:46 ÖS, said:

Yasalaşmış olanlar yanlışlanamaz artık.Yasalaşanlar realitedir.

Tez ve teorilerse gereklidir çalışmalara metod sunmak adına.Ama onlar yanlışlanabilir geliştirilebilir.

Sen önce, 'Yasa, Teori, Hipotez' kavramlarının ne olduğunu öğren bence.
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#16 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:52 ÖS

Mesajı görsangre, on 02 Kasım 2009 - 01:49 ÖS, said:

Sen önce, 'Yasa, Teori, Hipotez' kavramlarının ne olduğunu öğren bence.

Gayet iyi bilen birisiyim.
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/

#17 bayşapka

bayşapka

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 4.949 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 01:57 ÖS

Mesajı görAlphabeta, on 02 Kasım 2009 - 01:52 ÖS, said:

Gayet iyi bilen birisiyim.

Teori yasalaşmıyor. Yasalar varlıklar ya da kavramlar arasındaki matematiksel ilişkileri belirtir. Örneğin kütle çekimi teori, kütle çekimindeki ters kare orantısı yasa.
Dincilerin kabusu: Çamur zıpzıpı
Yollanan resim
http://tinyurl.com/ykqct5n
http://tinyurl.com/yf37db2

#18 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 02:03 ÖS

Mesajı görbayşapka, on 02 Kasım 2009 - 01:57 ÖS, said:

Teori yasalaşmıyor. Yasalar varlıklar ya da kavramlar arasındaki matematiksel ilişkileri belirtir. Örneğin kütle çekimi teori, kütle çekimindeki ters kare orantısı yasa.

Teoriler gerçekliğe ait birer modellemedir.Bu modellemelerin mutlak gerçekler olmamalarından dolayı yasa gibi değiller.

Big bang, sicim teorisi gibi teoriler yanlışlabilir yahut ilk sunuldukları şeklinden farklı bir boyuta ilerleyebilirler.Tüm verileriyle mutlak gerçekliği ifade ettiğinde elbette yasalaşabilirler.
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/

#19 sangre

sangre

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 3.038 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 02:06 ÖS

Mesajı görAlphabeta, on 02 Kasım 2009 - 01:52 ÖS, said:

Gayet iyi bilen birisiyim.

Bundan bi sonraki msjdan, gayet iyi bilen biri olduğun belli oluyor.
_b/s/en s/b/enim

/gölge'li_

#20 Alphabeta

Alphabeta

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.472 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 02 Kasım 2009 - 02:09 ÖS

Mesajı görsangre, on 02 Kasım 2009 - 02:06 ÖS, said:

Bundan bi sonraki msjdan, gayet iyi bilen biri olduğun belli oluyor.

Senin arzuladığın cevapları biliyorum fakat bu cevapları neden verip senin gibi dayatmaya maruz kalınmış ezberleri tekrarlayayım ki.Biz burada bilimi konuşmuyoruz salt bazda.


Bilim adamları bize yasaları açıklayan sunan ve bunlarla birlikte tezler sunan teoriler sunan birer elçilerdir.

Yasalar yanlışlanamaz teorilerse yanlışlanabilir geliştirilebilir.Bu konuda fikrimin değişeceği yok:)

Bu mesaji duzenleyen Alphabeta: 02 Kasım 2009 - 02:09 ÖS

Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

ÖMER HAYYAM

http://heraklessokrates.blogspot.com/




0 kişi bu konuya bakıyor

0 üye, 0 ziyaretci, 0 gizli üye