Jump to content


- - - - -

Evliya kerametleri ve Ermiş mucizeleri


  • Please log in to reply
7 replies to this topic

#1 Spenser

Spenser

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 214 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 12:36 ÖS

Muhammedin bile yapamadığı mucizeleri evliyalar ermişler yapmışmış
muhammed gösteriş yapmak istememişmiş
yanı başındaki adam yaralanıyor ölüyor
o ise gösteriş yapmamak için mucize göstermiyor saçmalığa bak
tutturmuşlar muhammedin mucizesi kuran dır diye
kuranı kitap haline getirmeyi bile başaramamış zaten uğraşmamış kitap yapmaya
allah insanlar arasında sözde en çok sevdiği kıymet verdiği adama
mucize vermeden aciz durumda bırakırmı hiç

Evliya ve Ermişler nasıl olduysa muhammedi bile sollayıp mucizeler göstermişlermiş
savaşlarda kilometrelerce çekiç sallayanlardan tut ta
bilmem nerden nereye ışınlananlara kadar
-dedem korkut bizi- bilim kurguları var
bildiğiniz hikayeler varsa burada beklerim


#2 AteTürk

AteTürk

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 878 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 01:57 ÖS

Bugunki Sabah Gazetesinde tamda bu konuyu okuduktan sonra bir haber gördüm subhanallah ibretlik bir paylasim :p

http://www.sabah.com...abutlarin_sirri
Karanlıktan korkan bir çocuğu,kolaylıkla hoşgörebiliriz.
Yaşamdaki asıl trajedi; Yetişkinlerin,aydınlıktan korkmasıdır.
Plato M.Ö.427 - 347

#3 Protagoras

Protagoras

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 1.108 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 02:17 ÖS

Jesuss  bu bir mesaj olmalı  titredim ve kendime geldim

Yollanan resim

#4 Spenser

Spenser

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 214 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 08:00 ÖS

Mesajı görAteTürk, on 17 Mayıs 2011 - 01:57 ÖS, said:



tabuttakilerin hayat hikayelerini tabutların hareketlerine ilişkilendirmişler
bu taşlarda günahkar :)

Mesajı gör1, on 17 Mayıs 2011 - 01:57 ÖS, said:

ABD�nin Kaliforniya ve Nevada eyaletlerinin sınırında bulunan Ölü Vadi denilen bölgede, Racetrack Playa adı verilen eski göl yatağındaki taşlar kendi kendine hareket ediyor. Racetrack Playa 2 km. genişliğinde, 5 km. uzunluğunda olan ve denizden 200 metre yükseklikteki, kuru, sert ve çatlamış bir zeminden oluşuyor.

Attached Thumbnails

  • 9.jpg


#5 bilirkisi

bilirkisi

    Advanced Member

  • Normal Üye
  • PipPipPip
  • 887 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 08:12 ÖS

Bir de yatir hikayeleri vardir.
"Burada bilmemne baba yatar, yol genisletmek icin greyder geldi, kepcesi kirildi yatiri kaldirmaya calisirken."

:)

#6 Spenser

Spenser

    Advanced Member

  • Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 214 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 17 Mayıs 2011 - 08:20 ÖS

ABDÜLKEBÎR EVLİYÂ

Hindistan velîlerinden. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Ne zaman doğduğu bilinmemektedir. Aslen Pâni-püt şehrindendir. "Şeyh-i kebîr", "Vâlâ pîr" lakabları verildi. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti.

Küçük yaşta, yüksek babası Abdülkuddûs hazretlerinin feyzlerinden istifâde etti.
Talebesi olmakla şereflendiği hocalarından ve yüksek babasından kısa zamanda çok şey öğrendi.
(babadan oğula geçen bir sapıklık daha)

Sayısız kerâmetleri görüldü. Daha yürümeye başladığı zamanlarda, elinin hareketiyle elbisesinin kollarında bir arslan görünüp kaybolurdu.


Zamânın ilim ve hâl sâhipleri, onun büyüklüğünü kabûl ve tasdîk ederler, hizmetinde bulunmayı şeref sayarlardı. Huzûruna gelenler, heybetinden bir tek söz söyleyemeyip, başları önünde, geldikleri gibi giderlerdi.

Allah dostları ile sohbet etmekten çok hoşlanır, sık sık ziyâfetler vererek fakirlerin gönlünü alır, insanları sohbetleri ile şereflendirirdi.
Dört oğlunun dördü de babalarına talebe olup, yüksek derecelere kavuştular.
(gidip gördüler mi derecelerini?)

İnsanlar, Hâce Abdülkebîr Evliyâ'ya talebe olmak için birbirleriyle yarış ederlerdi. Zengin, fakir, âmir, memûr, âlim, câhil; duyan herkes ona koşar, istifâde etmenin yollarını arardı.

Birgün zamânın Dehli sultânı İskender bin Behlül Lodî, vezîri Meyân Behûde bin Havas Han ve Melik Muhammed Misvânî'yi yanına aldı. Üçü bir olup, kerâmet ve hâllerini duyup da ziyâretle şereflenemedikleri Hâce Abdülkebîr Evliyâ'ya gitmeye niyet ettiler. İçlerinde de bir şüphe vardı. Aralarında konuşup; "Herbirimiz değişik birşey arzu edelim. Bizim arzularımızı bilip de ikrâm ederse, onun büyüklüğü âşikârdır." dediler. Yolculuktan sonra bir gün gece yarısı yüksek huzurlarına kavuştular. Hâce Abdülkebîr Evliyâ, misâfirlerine yemek ikrâm etti. Sultan İskender'in önüne ceylan eti, Vezîr Meyân Behûde'nin önüne yahni, Melik Muhammed Misvânî'nin önüne de tatlı koydu. Hepsinin de yeni pişmiş olduğu gözüküyordu. Herkesin önüne arzu ettiği yemekler gelmiş, hepsinin şaşkınlıktan ağızları açık kalmıştı. Onların bu hâlini gören Hâce Abdülkebîr Evliyâ; "Dostlar, hayrete ne hâcet var? Allahü teâlâya tevekkül edip oturan fakir bir kulcağızını O, halka karşı aslâ mahcûb etmez." buyurdu. Misâfirler yemeklerini yediler. Bu zamâna kadar gelip hizmetinde bulunamadıkları için çok üzülüp, özürler dilediler. Sultan, o mübârek zâta ricâ edip yalvararak, iki köyü hizmetlerine vakfetti. Vezîr de bir köy bağışladı. Melik Muhammed ise, biricik kızını Abdülkebîr Evliyâ hazretlerinin nikâhıyla şereflendirdi.

1) Siyer-ül-Aktâb; s.230
2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.14, s.50

yokki bize rica edip yalvarıp köy verenler,kızını verenler

#7 ITmaster

ITmaster

    Advanced Member

  • Teknik Admin
  • PipPipPip
  • 454 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 18 Mayıs 2011 - 08:30 ÖÖ

Hitler'in ünlü bir sözü var sanırım bu hepsini özetliyor "Yalan ne kadar büyükse, inananı da o kadar çok olur.".
Uçan,kaçan,yardıran,kopturan,dirilten... var babam var,e haliyle inanda var.

Benim çevremde ermişin/evliya'nın tekinin ölüleri dirilttiğine ciddi ciddi inanan insanlar var.

#8 herakles79

herakles79

    Advanced Member

  • Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • PipPipPip
  • 4.496 Mesaj sayısı:

Gönderilme tarihi 18 Mayıs 2011 - 08:40 ÖÖ

İnsan inanmak istedikten sonra inanacaklarının sınırı yok.

İnançlıların komik tarafı diğer din mensuplarının yanlış kendilerininse daha doğru olduklarına inanmalarıdır.

Şii'si Sünni'ye göre daha doğrudur Sünni'si Şii'ye göre kendince, Hristiyan'ı Müslüman'a göre daha doğrudur kendince,Protestan'ı Katolik'e göre daha doğrudur vs vs vs böyle gider..
BEN BENİM




0 kişi bu konuya bakıyor

0 üye, 0 ziyaretci, 0 gizli üye