- - -
ÖLÜM'E ŞİİRLER...
Ateistforum > ATEİSTCAFE > ATEİSTCAFE
haci
Ölümü yaşamdan soyutlayamazsınız.. Yaşam olmasaydı, ölüm de olmazdı. Her ölüm öyküsü aslında bir yaşam öyküsüdür. Ölerek yok olmaz insan..

Ölümsüzlüğe kavuşur...

Burada ölüm temali birkaç şiir yayınlamak istiyorum.. İsteyen katılır...

Selamlar..

HACI


haci
SON UMUT

Ölümsün......

Sonsuzdan bakan,
Kara, derin gözlerin ve,
Bilinmezliğin eşiğinde yücelen,
Ulu heybetinle,
Kaçınılmaz bir sonu simgelersin.

Bir ruh gibi,
Hafif bir esinti gibi,
Sessizce gelip,
Görevini yaparsın.

Sonra yine yokluğa yönelip,
Sonsuzluğun karanlık gölgesine
Kaçarsın.

Acı ve ızdırap bırakırsın,
Geride.
Özlenmezsin, sevilmezsin,
Aranmazsın, istenmezsin,
Çoğu kere.

Kimdir sana hükmeden,
Nedir seni coşturan,
Bilinmez,
Kan, orağının ucundan
Eksilmez.

Hiç yorulmazsın,
Hiç acımazsın,
Kadın, çocuk bebek demez,
Ayrım yapmazsın.

Yine de her bedduaya kulak asmaz,
Her suçluyu cezalandırmazsın.
Her çağrıya hızla koşmaz,
Her dileği hemen uygulamazsın.

Kimbilir?
Belki sen de benim gibi,
Sevmeyi sevilmeye yeğleyen,
Platonik bir aşık ve,
Cömert bir sarhoşsun.
Unutmasan bile sonunu her aşkının,
Unutulmaktan pek yakınmazsın.

Korkulu ününe rağmen,
Umutsun,
Her umudunu yitirene .
Çaresin,
Her çaresiz derde düşene.
En güvenilir dostsun,
Ey tatlı ölüm.
Bir son gibi görünsen de,
Belki de yeni bir başlangıçsın,
Hem bu dünyada kalana,
Hem öte dünyaya göçene...


HACI
burçakk
hacı yoksam sen şairmisin ne güzel şiirler biggrin.gif
haci
ÖLÜMÜ TADIYORUM..

Gün bana sormuyor günlüğünü...
İşini biliyor,
Geceler de öyle,
Aradan geçen yıllar da.....

Yanılsamalar bana ait,
Sonunda ölüm de..

Şafakla başlıyor gün,
Durmuyor..
Bir devinimdir gidiyor....

Ömür bir gün daha kısalıyor,
Ölüm bir gün daha yaklaşıyor...

Ölümü düşlüyorum,
Nasıl bir deneyim, diye...

Gözlerini kapat,
Görme.
Duyma kulaklarınla,
Koklama artık,
Dokunma...

Ölüm bu olmalı, işte...
Kekre bir tad,
Damağında, dilinde...

Buruk lezzetiyle
Ölüm, her yerde..
Her zaman seninle,
İç içe.......


HACI
haci
ÖLMEK İSTERDİM...

Ölmek isterdim gençliğimde,
Yaşlanmadan ölmek, hem de..
Genç ve taze bedenim ve
Çocukca düşlerimle..

Boğaz köprüsünden atlayarak,
Martı gibi uçmak isterdim denize,
Ve dalmak, boğazın serin sularına,
Bir daha çıkmamak üzere....

Ölmek isterdim gençliğimde,
Genç ve taze bedenim,
Ve masum düşlerimle,
Korkmazdım..

Artık çok geç,
Biliyorum...
Yaşlılığa teslim oluyorum...
Gençken verdiğim bir söze,
Yaşlanınca ihanet ediyorum...

Düşlerim masumiyetlerini yitireli,
Çok oldu,
Ölmek arzu ve cesaretim,
Onlarla birlikte,
Yok oldu....

Yaşlı bir adam oldum,
Yaşlanmaktan korkarken,
Ölmek istemeyen artık,
Ölümden hiç korkmazken..

Genç ölemedim bir türlü
Ne yazık!
Yaşlandım....
Aslını inkar eden,
Bir hain oldum..........


HACI
haci
HAVADA ÖLÜM VAR!

Dört duvar, yüksek bir tavan,
Geniş ve serin bir salon.
Garip bir koku var havada.
Üç mermer masa var ortada...
Altı kişi var odada.
Üçü mermer masalarda....
Penceresiz geniş salonda.....

Gece yarısı bile olsa, gün gibi aydınlık.
Hastahanenin morgu yine de,
Korkutucu ve zifiri karanlık..

Kanlı organ dolu kovalar var kenarlarda..
Garip bir sessizlik var odada.
Bir erkek, bir kız çocuğu ve bir kadın,
Yatıyor mermer masalarda...
Başkaları yatıyordu dün…
Yarın daha başkaları yatacak, aynı masalarda..

Biri kadın, üç doktor, bistürü ellerinde,
Onların başucunda...
Bistürünün kestiği yerler kanamıyor.
Acı ve ızdırap yok artık,
Yalnız ölüm var havada...

Havada ölüm var....

Akan musluklarda,
Kanlı organlarla dolu kovalarda,
Atmayan kalplerde,
Görmeyen gözlerde,
Kesilip parçalanmaktan yakınmayan,
Canı yanmayan cesetlerde.......

Buz gibi mermer masalardan görünmeyen bir buğu gibi yükseliyor ölüm...
Soğuk, beyaz, duygusuz duvarlardan yansıyor,
Ve salondan koridora taşıyor...
Her kapı açılışında ağır bir koku yayılıyor....
Kapıdan ve kapı aralıklarından sızıyor ölüm....
Hızla üst katlara tırmanıyor,
Hastaları ziyaret ediyor,
Görevini yapıyor...

Burasi ünlü bir kanser hastahanesi...
Sonsuza gidecek tren buradan kalkıyor...
Havada ölüm var....
Hastane koridorlarında ölüm kol geziyor....

Burası benim mekanımdı bir zamanlar..
Üç doktordan biri de bendim.....
Rosewell Park Memorial'da çok insan kestim..

HACI
umma gumma
Siirlerin cok dokunakli sevgili Haci

Bende cok sevdigim bir grafitti ilave edecegim olum uzerine

OLUM EN MUHTESEM UYUSTURUCUDUR
BU NEDENLE HEP SONA SAKLANIR...

Sevgiler Umma
haci
Ölümü yaşamdan soyutlayamazsınız.. Yaşam olmasaydı, ölüm de olmazdı. Her ölüm öyküsü aslında bir yaşam öyküsüdür. Ölerek yok olmaz insan..
Ölümsüzlüğe kavuşur...

TWILIGHT ZONE

Kac zamandır,
Uyuyordum...
Kimbilir........
Ter içinde uyandım.
Sersem gibiydim..
Nedenini bilmeden,
Acele edip duruyordum.
Sanki hemen,
Bir şeyler yapmalıydım..

Etrafıma bakındım,
Güneşi göremedim,
Ay da yoktu ortalıklarda,
Yıldızlar da...
Şafak mı atıyordu?
Yoksa gurup muydu uyandığım?
Anlayamadım...

Gündüz ve gece,
Aydınlık ve karanlık,
İyilik ve kötülük,
Güzellik ve çirkinlik,
Aşk ve aşksızlık,
Yaşam ve ölüm,
Arasındaydım.
Geliyor muydum?
Yoksa gidiyor muydum?
Bilmiyordum!

Bir umutla doğruldum,
Belki şafaktı uyandığım.
Şafak idi ise uyandığım,
Kendime hemen,
Bir sevgili bulacaktım..

Aşksız, sevgisiz yaşamaktan,
Bıkmış, usanmıştım.
İyi ve güzel olacaktım.
Sevecektim bütün kalbimle,
Söz verdim bütün varlığımla,
Artık kimseyi üzmeyecektim.

Düş kirikligi ile,
Sarsıldım.
Şafak atmıyordu,
Doğan gün değildi.
Gecenin zifiri karanliği,
Üstüme çöküyordu,

Ölüyordum!

Yoksulluğum aklıma geldi,
Kimsesizliğim..
Ne kötü bir son,
Diye söylendim...
Aşksız, sevgisiz,
Yapa yalnız yaşamak,
Ve öyle ölmek.......

Yıdızlara döndüm.
Bir yıldız tozu değilmiydim.
Geldiğim yere dönecektim.
Bu düşünce beni,
Biraz olsun teselli etti.
Sonunda ateist ruhum,
Mutluluğa erişecekti,

Ölerek, ölümsüzlüğe kavuşacaktım....


HACI