- - -
KARANLIK MADDE VE ENERJİ KAVRAMLARININ
Ateistforum > BİLİM FORUMU > BİLİM FORUMU
haci
Karanlık Madde ve Karanlık Enerji kavramları ne zaman ve nasıl Big Bang modeli ile birleştirilmişlerdir?

Bunlar bilim adamlarının Big Bangi cük oturtmak için uydurdukları bazı fantaziler değillerdir. Hesaplanarak bulunan somut değerlerdir.

Astronomler bir galakside maddenin dağılımını iki ayrı yöntemle ölçmüşler ve onları birbirleri ile karşılaştırmışlardır.
Önce galaksilerdeki yıldızların yörünge hızlarını ölçmüşlerdir. Bunu Newton’un yasalarını dikkate alarak yapmışlardır. Newton yasalarına göre bir yıldız ne kadar büyükse etrafında dönen gezegenlerin yörünge hızı o kadar fazladır. İki yıldız ve etraflarında aynı mesafede ve büyüklükte dönen iki gezegen imgeleyim. Büyük yıldızın etrafındaki bir yörüngede dönen gezegenin hızı daha fazla olacaktır. Eğer bu gezegenlerin hızını ve yıldızdan ne kadar uzak olduğunu biliyorsanız, yıldızın kütlesini hesaplayabilirsiniz.

Ayni ilke galaksilerinin merkezinde bir yörüngede dönmekte olan yıldızlar için de geçerlidir. Yıldızın yörünge hızını ölçerek, galaksi içinde maddenin dağılımını hesaplayabilirsiniz.

Yukarda değindiğim gibi astronomlar önce galaksilerdeki yıldızların yörünge hızlarını ölçmüşlerdir. Daha sonra direkt ölçmelere başlamışlar ve galaksi içindeki her yıldızın, gaz ve tozun tümünün kütlesini ölçmüşlerdir.

Amaçları direkt ölçmelerle bulunan değerleri, hesaplanan değerlerle karşılaştırmaktır. Her iki ölçme de galakside mevcut tüm kütlenin miktarını ve dağılımını doğru olarak vermeli, yani birbirleri ile uyuşmalıdır....
Bu ölçmeler 100’den fazla galakside yapılmış ve onların birbirleri ile uyuşmadıkları gözlemlenmiştir. Arada 10’a yakın faktör farkı vardır. Her seferinde yıldızların gözlemlenen hareketlerine dayanarak yapılan hesaplar, direkt olarak ölçülen yıldız, gaz, tozdan, çok daha fazla kütle olduğuna işaret etmektedir. Başka bir deyişle direkt olarak yapılan gözlemlerde hata vardır. Mevcut bütün madde bize görünmemektedir. Yani ne ışığı yansıtmaktadır, ne de kendisi ışık yaymaktadır. Görünmemektedir ama, çekim gücüne katkıda bulunmaktadır. Ona karanlık madde denmiştir.

Karanlık enerjinin de ilginç bir öyküsü vardır.

Eğer evreni milyarlarla ışık yıllık geniş ölçülerle ele alır, incelersek, Einstein’ın genel görelik kuramının yapılan gözlemleri tatmin etmediğini görürüz.. Karanlık maddeyi hesaplara eklesek bile genel görelik evrenin neden giderek hızlanarak genişlediğini açıklayamamaktadır. Normalde hesaplanan değerlere karanlık maddeyi de ekleyince evrenin hızla genişlemesi değil, genişleme hızının yavaşlaması gerekmektedir. Bunun anlamı nedir? Genel görelik kuramı yanlış mıdır? Bizim güneş sistemi için doğru olan genel görelik kuramı yoksa bütün evren için doğru değil midir?

Yoksa buna neden olan yeni bir madde veya enerji mi vardır? Başka bir deyişle yalnız evrenin genişlemesini sağlayan bir enerji mi söz konusudur? Görünmediği ve kaydedilmediği için buna da karanlık enerji denmiştir. Ancak bu enerji negatiftir. Genel görelik kuramına göre bir enerji yeterince negatif ise, etrafında itici bir güç oluşturacaktır. Evren bu gücün etkisi altında giderek artan bir hızla genişlemektedir.

En son hesaplamalara göre: Mevcut madde yoğunluğunun yüzde 70’i karanlık enerjidir. Yüzde 26’sı karanlık maddedir. Yalnız yüzde 4’ü bildiğimiz olağan maddedir.

Karanlık madde ve karanlık enerji bazı hesapları doğrulamak için ortaya atılan değerler değillerdir. Yapılan gözlemler ve hesaplamaların sonucu ortaya çıkan, ölçülen, biçilen somut değerlerdir.

Selamlar...

HACI
drekinci
Görünmediği için. Kaydedilemediği için
Belirli mesafelerden sonra uzaya yaydığın verilerin gücü tükendiği için
herhangi bir ışık ve EMR yaymadığı için
Bu tür maddelere karanlık madde denilmesi.
Onun negatif enerji taşıdığın anlamına gelmemesi gerekir.

Dünya ve uydular tanımlanan karamaddeye benzer bir uzay cisimleridir.
Ancak enerjileri negatif değildir.

Ayrıca negatif enerjiden kasıt nedir.

Çekme enerjisi pozitif, itme enerjisi negatiftir şeklinde bir enerji kategorisi var mı?

Benim bildiğim enerji.
Herhangi bir kütlenin uzaydaki yerini ve konumunu değiştiren güçtür.
Bir çekme eylemi hangi nedenden gerçekleşiyor ise itme eylemi de aynı nedene bağlı olmalıdır.
Çekme eylemi hangi tür bir enerji içeriyor ise itme eylemi de aynı tür enerjiyi içermelidir.

Bence bu karamadde, kara enerji. Anti madde vs gibi tanımlamaların da temelinde bildiğimiz madde yatmaktadır.
Bu türden tanımlamalar populist yaklaşımlardır.

Sevgiler.

gezgin95
Hesaplanmış olması, olmasını gerektirmez.

Karanlık madde:
Bakmışlar, hesapları gözlemlere uydurmak için gözlemlenenden çok kütle lazım.
Hop, karanlık madde.... hesapların gözlemlere uyması için de şu kadar olması lazım.
Şu anda ne olduğunu bulmaya çalışıyorlar. Bulurlarsa devam. Bulmazlarsa ???

Karanlık enerji:
Bakmışlar, Bigbang teorisinin redshift hesaplamaları gözlemlere uymuyor. Gözlemler galaksilerin birbirinden uzaklaşma hızının (redshift doppler'den ötürü sayılırsa) gittikçe arttığını gösteriyor.
Hop, negatif bir "karanlık enerji", yani galaksileri iten ve hızlandıran bir güç. Az buz da değil. BigBang teorisine uydurmak için uzayın (kütle+enerji) sinin %75inin karanlık enerji olması lazım.
Şu anda ne olduğunu bulmaya çalışıyorlar. Bulurlarsa devam. Bulmazlarsa ???

Karanlık enerjiye gelelim: uzaydaki normal kütle ve enerjinin 3 misli (yazıyla: üç misli) olan cisimleri iten, ŞİMDİYE KADAR GÖZLEMLENMEMİŞ bir enerji. Bizim buralarda (güneş sisteminde) gözlemlenmiş olması gerekirdi diyorum.

Tabii karanlık madde ve karanlık enerji olabilir. Aramak lazım. Ama bunları gerektirmeyen daha basit teorileri de "BigBang'ı çoğunluk kabul etmiş, doğrudur" diyerek çöpe atmamalı.

Sevgiler.
haci
Birçok gök cisminin varlığı ve hareketlerinin özelliği önce hesaplardaki sapmalardan anlaşılmış, sonra onlar gözlemlenmişlerdir. Matematik soyut bir bilim dalıdır ama, somut obje ve olguları inceler.

Karanlık maddenin ve enerjinin varlığından kimse kuşkulanmıyor. Çünkü onların varlığı direkt ölçmelerle kanıtlanıyor. Moleküler hidrojenin onların neden olduğu etkilere sahip olacak kadar çok olduğuna inanılmıyor. Uzayın her metreküpünde bir hidrojen atomunun olduğu hesaplanmış...
Karadelikleri de indirekt etkilerinden dolayı biliyoruz. Karanlık madde de öyle bir şey.. Karanlık enerji de..

Henüz Big Bang'in yerini alacak bir teori yok.

İlginç olarak görülmediği için kara delik denen gök cisimleri ile karanlık maddenin en ufak bir ilişkisi yok. Kara delikler bizim bildiğimiz olağan maddeden oluşan gök cisimleridir. Karanlık madde ise olağan maddeden oluşmamıştır. Çekim gücü hariç, davranışı farklıdır.
Ancak laboratuvarda olağan maddeden (atom ve moleküllerden) olağan olmayan madde oluşturmak mümkündür. Bose-Einstein condensatı böyle bir maddedir.. Değişik koşullarda çok daha değişik maddelerin oluşturulması mümkündür. Big Bang sırasında enerji maddeye dönüşürken değişik bir patika izlemiş olabilir.

HACI