http://www.blogcu.com/toplumvetarih/
30.9.2006
Gazete haberlerinden ogrendigime gore,sayın Muazzez İlmiye Çığ ve kitabinin yayincisi hakkinda bir dava açılmıs.Bunun ilk duruşmasi 1 Kasım'da yapılacakmis.
Sayın Çığ ,eski Mezopotamya toplumlarinin,ozel olarak “Sumer” adi verilen ve butun insanlik tarihinde buyuk yeri olan bir toplumun taninmasi yolundaki çabalariyla çok degerli bir bilim insanidir.Calismalarini ve konuyla ilgili dusuncelerini yayinlamis olmasi,dusunce dunyamiz için bir kayip degil, kazançtir.Binlerce okur,onun çalismalarindan yararlanmis,bilgilerini gelistirmistir.
Dogal olarak,sayın Çığ’in,yaptigi çalismalarda varmis oldugu sonuçlara, yargilara, butunuyle dogru imis gibi yaklasamayiz.Eski toplumun degerlendirilmesine iliskin konularda,eserlerinde ciddi yanilgilar,eksiklikler de bulunmaktadir.Buna karsilik o,bu alanda çalisan bir dizi uzmanin yapmadigi bir seyi,geçmisle gunumuz toplumlari arasinda var olan baglari kurmaya,bunlari gostermeye çabalamistir.Koca bir omre sigdirmaya çalistigi bu çabalari her zaman takdirle anilacaktir.
Ben,sayın Çığ'in,eski toplumda "basortmek" ve kutsal genel fahiselik ile, gunumuzdeki Islamin turbani arasinda kurmus oldugu çikarsamalar veya paralelliklerin bir bolumune katilmiyorum.
Herseyden once,bu noktada, Sumer adi verilenler ile Asur'lularin uygulamasi arasinda temel bir fark bulunmaktadir.Sumer adi verilenlerde ve onlara baglanan dini egilimlerde,kadin dini gorevlilerin bas ortmesi ve ozel giysi turleri bulunuyordu.Dinsel gorevli kadinlarin basortme ve ozel giysi gelenekleri,erken donemin kutsal fahiselik donemlerine degin uzanmaktadir. Bu durumda demek ki,bu toplumlarda,ayni zamanda tapinak fahiseligi de yapan kadinlar disindakiler için,ozel bir bas ortme gelenegi bulunmuyor olmaliydi ki,dinsel gorevli olmayan musevi veya hiristiyan kadinlarin ve-ya evlenmemis kizlarin baslarini ortmeyen bir gelenege dayanmalari bu nokta ile iliskili olmalidir.
Buna karsilik,çesitli yanlarini inceledigimiz Assur yasalarinda, yukardakinin tam tersi olan bir kural bulunuyordu:Fahise basini ortemezdi,kutsal fahisenin basi mutlaka açik olmaliydi.Assur yasalari,-2. binli yillardan itibaren,kutsal fahise olmayan kadinlarini ve genç kizlarini ortunmeye zorlamaktadir.Ortunme,bu toplumda fahise olan kadinla fahise olmayan kadinin bir taninma biçimi olarak daha kati kurallar temelinde kullanilmaya baslanmaktadir.
Kadinlarin ortunmesiyle ilgili olarak Muhammed'in devralip surdurdugu gelenek iste bu Assur gelenegidir.Kuran'da,kadinin "ayagini yere vurmamasi" gibi kurallarla desteklenerek yayginlastirilan ortunme gelenegi,demek ki,Muhammed'den bin,binbesyuz yil daha eski bir gelenegin devamiydi.
Hiçbir eski toplumsal kurum veya gelenek,sonraki donemde,baslangiçtaki anlamlari surdurecek diye bir kural yok.Hatta tam tersine.Butun eski kurumlar,bozularak,anlam kaybi ve kazanmasi sureci geçirerek gunumuze ulasirlar.Boyle bir durumda sayin M.İlmiye Çığ'ın "camilerde kutsal kadinlik yapilmasi"na yonelik vargiları,çok asiri zorlamalar içermektedir.
Turkiye'de laik kesimlerde,bunlarin aydin bolumunde,dine karsi mucadeleyi Islama karsi mucadele olarak;islama karsi mucadeleyi ise gerekmeyen bir zeminde surdurmek gibi bir gelenek bulunuyor.Sayın Çığ'in sozlerinde de bu ozelligi goruyoruz.Oysa dine karsi mucadele sadece 'islamla cebellesme' olmadigi gibi,yaratici tanri fikri yanlisina karsi,sansasyonel ve provokatif olmayan,egitici; kisa sureli 'ustun gelme' hedefleriyle yaralanmamis,bilimsel zeminden ayrilmamaya ozen gosteren sabirli bir çalisma olarak ele alinmalidir.
Konumuza bu bakimlardan yaklastigimizda,sayin Çığ'la aramda buyuk yontem ve içeriksel farklar bulunmaktadir. Bununla birlikte,dusunce açiklamaktan baska bir sey olmayan bir kitap nedeniyle onun yargilanmasina tam bir kesinlikle karsiyim.Bu Turkiye'deki adalet ayiplarindan bir yenisi olacaktir.
Konuya,hiçbir sekilde onun "92 yasinda" olup olmamasi bakimindan yaklasamayiz.Radikal'de yazan T.Alkan,sayin M.I Çığ'ın yargilanmasina karsi çikmak gibi guzel bir tutum almakla birlikte,sorunu 'yas'lilik,'Sumerler uzerine soylenmis sozler' gibi alanlara çekerek faydaci,geçistirici bir tutum ortaya koyuyor.Bu dogru degildir.
Sayin Çığ'ın yargilanmasi,dusuncenin açiklanmasina yoneliktir.Onun açiklamalarinin, simdiki yasalarin bazilarina gore belki 'suç' olusturdugu varsayiliyor.Dusuncenin açiklanmasi, sadece 'dogru','yararli' oldugu varsayilan turdeki dusuncelerle ilgili olamaz! Tam tersine.Dusunce hurriyeti,'yanlis','hatali' oldugu varsayilan dusuncelerin açiklanma hakkini guvence altina almak demektir.
Sayin Çığ'ın,dusuncesi nedeniyle yargilanmasi yeni bir adalet ayibidir.
Bu ayiplardan kurtulalim artik!