haci
Nov 3 2006, 06:11 PM
Üç yıl önce karanlık enerjinin kökeni hakkında bir kuram ortaya atmış ve eski Alternatiforum Bilim forumunda yayınlamıştım. Alternatiforum’un popülaritesinin giderek azaldığı bir zamana rastladığı için yeterince ilgi görmemişti.. Aynı kuramı biraz modifiye ederek yeniden yayınlamak istiyorum. Nasıl bir tepki göstereceğinizi merak ediyorum. Meraktan ölüyorum desem daha doğru..
Einstein’ın genel görelik kuramı, çağdaş kozmolojinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu kuramında Einstein çekim gücünü uzay ve zamanın oluşturduğu geometrik tablonun bir öğesi olarak imgelemiştir. Uzayın bir dokusu vardır ve bu doku, içinde yer alan madde tarafından katlanmakta, bükülmekte ve çeşitli şekillerde deformasyona maruz kalmaktadır. Bu evren statiktir. Yani ne büyümekte veya genişlemekte, ne de küçülmekte veya daralmaktadır. Einstein genel görelik kuramını ortaya attığı zaman evrenin statikten başka bir davranışı olabileceği düşünülmüyordu.
Ancak görelik kuramı evrenin neden statik olduğunu yeterince açıklayamıyordu. Çekim gücünden dolayı evrenin küçülmesi (daralması) gerekmez miydi? Eğer evren gerçekten statik ise, maddenin çekim gücüne karşı olan bir güçle dengede tutulması gerekiyordu.
Bu arada Einstein’la mektuplaşan ünlü Rus fizikcisi Friedman genel görelik kuramının evrenin genişlediğini ortaya koyduğunu iddia etmişti. Einstein bu iddiaya da karşı idi. Kuramının evrenin çökmesini önlemesi için ona kozmolojik bir sabit eklemeye karar verdi.. Bu katsayı itici bir güç idi ve evrenin kendi üzerine çökmesini önleyecekti. Daha sonra Hubble evrenin genişlediğini buldu. Einstein formülüne eklediği kozmolojik sabitin hayatının en büyük gafı olduğunu itiraf etti ve onu formülünden çıkarıp attı.
Ama kozmolojik sabit yok olmadı.. Yok olmadığı gibi yeni bir anlam da kazandı. Önceleri evrenin genişleme hızının, çekim gücünün etkisi altında, yavaşladığı sanılıyordu. Daha sonra evrenin giderek artan bir hızla genişlediği anlaşıldı. Bu genişleme hızının kozmolojik sabite eşit olduğunun anlaşılması bu sabite yepyeni bir anlam kazandırdı.
KARANLIK ENERJİ NEDİR?
Karanlık enerjinin doğası iyi bilinmemektedir. Son yıllarda yapılan hesaplamalara göre gözle görünen ve doğası az çok bilinen olağan maddenin ve radyasyonun evrenin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturduğu hesaplanmıştır. Görülmediği için karanlık madde olarak isimlendirilen ve doğası hakkında çok az şey bilinen madde ise yüzde 22 gibi küçük bir oranla temsil edilmektedir. Karanlık madde proton-nötron-elektron’lardan oluşan olağan madde ile tepkileşmemektedir ve direkt olarak gözlemlenmemiştir.
Kozmologlara göre karanlık maddenin varlığı kesindir. Kütlesi ve hareket halindeyken momentumu vardır. Ayrıca çekim gücünden de etkilenmektedir.
Evrenin geride kalan yüzde 74’ü ne olağan maddedir ne de karanlık maddedir. Çekim gücünü etkiler ve basınca sahiptir. Çekimi etkilemesine rağmen momentumu yoktur. Şimdiye kadar karşılaşılan hiç bir şeye benzememektedir. Ama ilginç olarak Einstein’ın formülünde değindiği kozmolojik sabitin ta kendisi gibi ddavranmaktadır. Kozmologlar karanlık enerjinin neden olduğu basıncın evrenin genişlemesi için gerekli basınca eşit olduğunu, biraz da şaşkınlık içinde, bulmuşlardır.
Evren genişledikce yeni karanlık enerji ortaya çıkmakta ve olağan maddenin oranı giderek azalmaktadır. Geçmişte evrende mevcut karanlık enerji oranının çok düşük olduğuna inanılmaktadır.
Evren şimdiki evrenin onda biri yaşında iken, olağan maddenin mevcut madde ve enerjinin yüzde 98’ini oluşturduğu hesaplanmıştır.
O zamandan beri evren genişlemekte olup, karanlık enerji oranı artarken, olağan madde oranı düşmektedir.
İlerde evren şimdikinin beş katı genişleyince olağan madde oranının evrende mevcut bütün madde ve enerjiye oranının milyonda 15’i düzeyine düşeceği hesaplanmıştır.
Özetle diyebiliriz ki evren giderek artan bir hızla genişlemekte ve ona parelel olarak karanlık enerji oranı da artmaktadır. Olağan maddenin miktarı değişmediğinden oranı sürekli olarak düşmektedir. Bunlar bilinen ve tahmin edilen katı gerçeklerdir.
Karanlık enerji nedir bilinmemektedir. Neden arttığı da meçhuldür.
Evrenin en bol metası, hakkında en az bilinenidir. Yapılan bütün gözlemlerin ve hesapların ne gibi bir anlamı olabilir?
Karanlık enerji hakkında geliştirdiğim eski bir kuramı gelecek iletimde yeniden gündeme getirerek tartışmak istiyorum. Umarım katılırsınız.
Selamlar..
HACI
drekinci
Nov 3 2006, 07:03 PM
Aydınlık Enerjinin doğasını ortaya koyabildik.
Karanlığı eksik kalmıştı şimdi sıra ona geldi.
Sevgiler
Rastlantı
Nov 3 2006, 09:34 PM
ALINTI
Kozmologlara göre karanlık maddenin varlığı kesindir. Kütlesi ve hareket halindeyken momentumu vardır. Ayrıca çekim gücünden de etkilenmektedir.
Bu cümlenin tercümesi şudur. Big bang'cilere göre yani evrenin big bang ille yaratıldığını savunanlara göre karanlık madde olmak zorundadır. Çünkü kuram bunu gerektirir. Big bangcilere göre evren 15 milyar yıl önce yaratıldı ise görünmez "karanlık madde" nin yardımı olmaksızın, gözlemlediğimiz maddenin galaksilere doğru nasıl büyüp evrenin gördüğümüz halini aldığını açıklayamazlar. Big bangcilerin başları her sıkıştığı zaman yaratılış efsanesi halindeki teoriyi terketmek yerine kara madde gibi olguların peşine düşmeleri dikkate değer bir durum.
fenasi
Nov 3 2006, 09:36 PM
sn hacı
karanlık madde nin varlığı ile ilgili uzak galaksilerin yapılan gözlemlerinde disk'in görüntüsünün bozulduğunu ve galaksi halesinin bozulmuş olarak gözlemlenmesini bir kanıt olarak sunulduğunu biliyoruz,gerekçe olarak yakınlarda bulunan karanlık maddenin doğası gereği kütle çekimsel mercek etkisi yaptığı düşünülüyor.
karanlık maddenin kanıtı olabilecek bir bulgu
linkler aşağıda
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/...im/S-465-15.pdfhttp://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/...im/S-442-10.pdfkaranlık enerji ile ilgilialıntıdır
(Yapılan "mikro dalga fon" ölçümleri uzayın yassı şekilde olduğunu gösterdi. Ancak bu veriler uzaydaki madde miktarı ölçümleri ile uyuşmamakta.Yani uzayın yassı olması için gerekli olan madde uzayda mevcut değil. Gerekli olanın sadece üçte biri var. Weinberg ve diğer bilim adamları, madde oranı ve mikrodalga bulguları arasındaki uyumsuzluğu, bilinmeyen itici bir kuvvetin varlığı ile açıklayabileceklerini düşünüyorlar. İşte bu kuvvete kara enerji adını veriyorlar. Bu yeni bulguyu Nobel ödüllü fizikçi Steven Weinberg "astronominin en temel keşfi" olarak adlandırıyor. Bu devamlı güç, evrenin artan bir hızla genişlemesine sebep olan ivmeyi sağlıyor.)
karanlık enerji ile ilgili olarak bulduğum en gerçekçi kanıt ile ilgili link aşağıdadır
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/...lim/S-429-4.pdfhacı senin teorini merakla bekliyorum
fenasi
Nov 3 2006, 09:45 PM
ALINTI(Rastlantı @ Nov 3 2006, 09:34 PM)

Bu cümlenin tercümesi şudur. Big bang'cilere göre yani evrenin big bang ille yaratıldığını savunanlara göre karanlık madde olmak zorundadır. Çünkü kuram bunu gerektirir. Big bangcilere göre evren 15 milyar yıl önce yaratıldı ise görünmez "karanlık madde" nin yardımı olmaksızın, gözlemlediğimiz maddenin galaksilere doğru nasıl büyüp evrenin gördüğümüz halini aldığını açıklayamazlar. Big bangcilerin başları her sıkıştığı zaman yaratılış efsanesi halindeki teoriyi terketmek yerine kara madde gibi olguların peşine düşmeleri dikkate değer bir durum.
sn rastlantı
bu tür düşüncelerinizi din forumuna yazmanızı öneririm
bilimcileri ateist-teist ayrımına tutmanızı anlayamıyorum,önceki topiktede şişme kuramına karşı çıkyordunuz,kuramın sahibi alan gut isimli , 'parlak bir MİT fizikçisidir aynı zamanda ateist bir bilimcidir
(asıl sorununuz,bence siz önkabul ile bilime yaklaştığınız için olur olmaz pekçok şeye itiraz ediyorsunuz)
yukarıda verdiğim linklerdeki bilimsel bulgulara itirazınız varmıdır,var ise karşı tezininiz nedir?,lütfen anlatınız bilelim?
haci
Nov 3 2006, 10:53 PM
Burada Big Bang'in gerçekten vuku bulup bulmadığını tartışmıyoruz. Evrenin genişlediğini biliyoruz. Ve bu genişlemenin basit bir genişleme olmadığının da farkındayız. Big Bang bir kuramdır ama, lehine çok sayıda delil vardır. Yapılan her gözlem önce Big Bang'den bağımsız olarak açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu gözlemler sonunda Big Bang'le birleştirilince bir anlam kazanmaktadırlar. Omega ve flatness gibi kavramlar bir patlama ile bağdaşmamaktadırlar. Ama bu patlama bir genişleme ise, bu sorunlara mükemmel bir çözüm getirebilmektedir. Big Bang biz zorlama değildir. İster istemez varılan bir sonuçtur. Big Bang hiç bir bilim adamının acendasında yoktur. Big Bang'i reddedenlerin kuramı, yapılan gözlemleri Big Bang kadar zarif ve gerçekci bir şekilde açıklayamamaktadır. Hiç birisi Big Bang'in günümüze kadar geçtiği testlerden geçememiştir. Hiç birisi şimdiye kadar yapılan gözlemlerin tümünü genişleme kuramı ile birleştirilen Big Bang kuramı gibi açıklayamamıştır. Big Bang kuramını reddetmek için başka bir kurama gereksinim vardır. Şu anda Big Bang kuramının rakibi yoktur.
Big Bang’in ilk 300 bin yılını izleyen 4 milyar yıl içinde kazanılan ilk momentum giderek yavaşlamış, 8 milyar yıl sonra bu yavaşlama en düşük düzeye inmiştir. Daha sonra ise genişleme tekrar hız kazanmış ve bu keresinde evren giderek artan bir hızla genişlemeye başlamıştır. Evrenin bu hızını muhafaze etmesi durumunda 150 milyar yıl sonra galaksiler birbirlerinden çok uzaklaşacaklar ve gökyüzü galaksilerden çok fakir bir görünüş alacaktır.
Peki bütün bunların anlamı nedir?
Karanlık enerjinin doğası ile evrenin giderek artan bir hızla genişlemesi arasında ne gibi bir ilişki olabilir?
Bu ilişki benim karanlık enerjinin doğası hakkında ileri sürdüğüm kuramın kökeninde yer almaktadır. Ona da ilerde değineceğim..
Selamlar..
HACI
fenasi
Nov 4 2006, 09:05 AM
ALINTI(drekinci @ Nov 3 2006, 07:03 PM)

Aydınlık Enerjinin doğasını ortaya koyabildik.
Karanlığı eksik kalmıştı şimdi sıra ona geldi.
Sevgiler
sn drekinci
itme ve çekme kuvvetlerinin doğası adlı topiği siz açtınız zannımca
hacı da itme kuvvetinin(karanlık enerji) doğası hakkında beyin jimnastiği yapıyor
karanlık enerji kel alaka demeyiniz
bilimciler karanlık enerjinin itme kuvveti olduğunu düşünüyırlar
bildiğimiz 4 temel kuvvetle ilişkilendirilemedi
bu kuvvetin doğasını anlamaya çalışıyorlar
henüz ortaya bir teori gelemedi
zannederim hacı onu betimlemeye çalışıyor
AnHedonik
Nov 4 2006, 11:59 AM
gravitasyonun tek yönlü olmasından dolayı olabilecek bir hadisedir. zira genişlemeleri açıklamak başka türlü mümkün değil.
fenasi
Nov 4 2006, 01:23 PM
ALINTI(AnHedonik @ Nov 4 2006, 11:59 AM)

gravitasyonun tek yönlü olmasından dolayı olabilecek bir hadisedir. zira genişlemeleri açıklamak başka türlü mümkün değil.
kütleçekimin itici özelliği olduğunu sanmıyorum
karanlık enerjinin itici olduğu düşünülüyor
o halde karanlık enerji ile kütle çekim arasında nasıl bağ kurdunuz anlamadım ?
AnHedonik
Nov 4 2006, 02:46 PM
kütle çekim çekiyor, karanlık kuvvet itiyor. bu da evrendeki bir başka denge. belki de en büyük denge oluyor. tabi varsayım aşamasında bir şeyden bahsediyoruz.
fenasi
Nov 4 2006, 03:43 PM
ALINTI(AnHedonik @ Nov 4 2006, 02:46 PM)

kütle çekim çekiyor, karanlık kuvvet itiyor. bu da evrendeki bir başka denge. belki de en büyük denge oluyor. tabi varsayım aşamasında bir şeyden bahsediyoruz.
denge karanlık enerjiden yana ,
şimdilik itici güç galip geliyor
aksi olsa idi evren çöküyor oalcaktı.
AnHedonik
Nov 4 2006, 06:56 PM
evren çok büyük bir yer ve bugün gözlemlediğimiz bazı yıldızlar, patlamalar v.s. bundan 10-15 milyar yıl önce vuku bulmuş hadiseler. bence evren için hüküm vermek için henüz çok çok çok erken. bu konunun uzmanlarının bizden beklediği metafizik yerine bunlara zaman ayırmamızdır. ben okumayı tercih ediyorum. çünkü bilmiyorum.
fenasi
Nov 4 2006, 07:03 PM
ALINTI(AnHedonik @ Nov 4 2006, 06:56 PM)

evren çok büyük bir yer ve bugün gözlemlediğimiz bazı yıldızlar, patlamalar v.s. bundan 10-15 milyar yıl önce vuku bulmuş hadiseler. bence evren için hüküm vermek için henüz çok çok çok erken. bu konunun uzmanlarının bizden beklediği metafizik yerine bunlara zaman ayırmamızdır. ben okumayı tercih ediyorum. çünkü bilmiyorum.
metafizği karıştırdığımı nereden çıkardın
herneyse
çok daha güzel olan ne biliyormusun okuyup öğrenmendir
işe tubitak popüler bilim kitapları ile başlayabilirsin
haci
Nov 4 2006, 07:55 PM
Bilindiği üzere hareket eden maddenin kineti enerjisi artacaktır. Enerjinin kütle olarak karşılığı vardır. Einstein bunu E=MC^2 formülü ile ifade etmiştir. Hareket etmekte olan bir otomobil, duran bir otomobilden daha büyük bir kinetik enerjiye, dolayısıyla daha fazla bir kütleye sahiptir. Bu fazla ağırlığı ölçmek bile mümkündür.
Aynı gözlemi hızla genişlemekte olan evren için de düşünmek, hatta artan kütleyi veya enerjiyi hesaplamak bile mümkündür. Bence hızla genişlemekte olan evrenin toplam kinetik enerjisi artmakta ve bu enerji galaksilerin etrafında karanlık enerji şeklinde birikmektedir.
Evren genişledikce yeni karanlık enerji ortaya çıkmaktadır. Bu enerji, negatif bir enerji olduğunu bildiğimiz kütleçekim enerjisinden farklıdır ve itici güce sahiptir. Bu haliyle karanlık enerjiyi pozitif enerji olarak düşünebilirsiniz.
Özet olarak diyebilirizi ki evren genişlerken kazanılan kineti enerji galaksilerin etrafında karanlık enerji olarak birikmekte ve bu enerji evreni daha da artan bir hızla iterek genişlemeye zorlamaktadır. Bana göre evrenin giderek artan bir hızla genişlemesinin nedeni kinetik enerjiden kaynak alan itici güçtür.
Genişlemenin kinetik enerjisi itici güce dönüşmekte ve bu güç kaynak aldığı genişlemeyi daha da hızlandırarak, kısır bir döngünün ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı evren giderek genişlemek zorundadır. Kütleçekim gücü, kütleitim gücünden biraz daha fazla olabilir. Evren kuantum yasalarını tatmin etmek üzere aniden genişleyerek ortaya çıkmış ve ilk anında negatif çekim gücü ile, pozitif madde birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu dönemde henüz karanlık enerji yoktur. Karanlık maddenin de olmaması mümkündür. Karanlık madde ve enerji evrenin genişlemesine bağlı olarak sonradan ortaya çıkan varlıklar olabilir.
Evrenin genişlemesinden de itici güç sorumludur ama, bu benim bahsettiğim karanlık enerjiden farklı bir güçtür. Yalancı zerre içinde enerji yoğunluğu düşemediği için çok kısa bir süre içinde büyük bir negatif basıç ortaya çıkmış ve o etrafında itici gücün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu Einstein’ın genel görelik kuramı ile bağdaşmaktadır. Ancak çok kısa bir süre sonra (10^-37 ile 10^-34 saniyeleri arasında) itici güc kaybolmuş yerini çekici güce terketmiştir. İlk dönemde genişleme ışık hızını yaklaşık 100 kere geçmiştir. Daha sonra evren ışık hızının altında hızlarla genişlemesine devam etmiştir.
Evren bugün de genişlemektedir. Her an işgal edilen boşluk içinde galaksiler yayılırlarken etraflarında onlarla ilgili artan kinetik enerjiye bağlı karanlık enerji birikmektedir. Yani karanlık enerji yoktan var olmaktadır. Nedeni ise kinetik enerjinin sürekli artmasıdır..
Sonuç olarak diyebiliriz ki karanlık enerjinin varlığı kaçınılmazdır. Çünkü evrenin hızla genişlemesi sırasında Einstein’ın E=MC^2 formülüne göre ortaya çıkması gereken kinetik enerjinin bir yerlerde bir tür birikmesi gerekmektedir. Karanlık enerjinin nedeni evrenin genişlemesidir. Evren giderek genişleyecek ve karanlık enerji giderek artacaktır.
Nitekim gözlemler bunu göstermektedir.
Selamlar.
HACI
drekinci
Nov 4 2006, 10:48 PM
Evrenin genişlediğine veya daraldığına ilişkin iddialar ancak, veri alabildiğimiz kadarı ile sınırlıdır.
Evrenin veri alabildiğimiz, farkında olabildiğimiz kısmının genişlemiş olması evrenin genişlemiş olması anlamına gelmez.
Evrenin tümü hakkında, genişleyip veya daraldığına ilişkin hiçbirşey söyleyemeyiz.
Çünkü evreni modelleyemiyoruz.
Evrenin sınırları yok ki. Genişlesin veya küçülsün.
genişlediğine yalnız zemin ışıması ile karar veriyoruz. Zemin ışıması görebildiğimiz zeminin ışımasıdır.
Halbuki görebildiğiniz, veri alabildiğimiz evren gerçek evrenin kaçta kaçıdır bilemeyiz.
Felsefi anlamda genişleme alan açısından değerlendirilirse. bir alanın diğer alan lehine büyümesidir. yani bir alan genişlerken işgal ettiği kısım kadar bir başka alanı daraltır.
Böyle bir genişleme bir başka alanın aleyhinedir.
Yani evrende değilde, aleyhine genişlediği alanda olsak, o zaman içinde bulunduğumuz evrenin daraldığına hükmetmemiz gerekecektir. Alacağımız zemin ışıması evrenimizin küçüldüğünü gösterecektir.
Sonuç itibariyle evrenin tümü hakkında hiçbir iddiada bulunulamaz.
Çünkü evrenin tümü diye bir şey yoktur.
Evreni modelleyemiyor. Sınırlırını bilmiyoruz.
Bu sınırlar üzerinde konuşulacak her şey. Hayal gücünden ve palavradan başka bir anlam taşımaz.
Sevgiler.
haci
Nov 4 2006, 11:02 PM
Bilim adamları sana katılmıyor sevgili Drekinci..
Ne acı..
HACI
fenasi
Nov 4 2006, 11:26 PM
ALINTI(haci @ Nov 4 2006, 07:55 PM)

Bilindiği üzere hareket eden maddenin kineti enerjisi artacaktır. Enerjinin kütle olarak karşılığı vardır. Einstein bunu E=MC^2 formülü ile ifade etmiştir. Hareket etmekte olan bir otomobil, duran bir otomobilden daha büyük bir kinetik enerjiye, dolayısıyla daha fazla bir kütleye sahiptir. Bu fazla ağırlığı ölçmek bile mümkündür.
Aynı gözlemi hızla genişlemekte olan evren için de düşünmek, hatta artan kütleyi veya enerjiyi hesaplamak bile mümkündür. Bence hızla genişlemekte olan evrenin toplam kinetik enerjisi artmakta ve bu enerji galaksilerin etrafında karanlık enerji şeklinde birikmektedir.
Evren genişledikce yeni karanlık enerji ortaya çıkmaktadır. Bu enerji, negatif bir enerji olduğunu bildiğimiz kütleçekim enerjisinden farklıdır ve itici güce sahiptir. Bu haliyle karanlık enerjiyi pozitif enerji olarak düşünebilirsiniz.
Özet olarak diyebilirizi ki evren genişlerken kazanılan kineti enerji galaksilerin etrafında karanlık enerji olarak birikmekte ve bu enerji evreni daha da artan bir hızla iterek genişlemeye zorlamaktadır. Bana göre evrenin giderek artan bir hızla genişlemesinin nedeni kinetik enerjiden kaynak alan itici güçtür.
Genişlemenin kinetik enerjisi itici güce dönüşmekte ve bu güç kaynak aldığı genişlemeyi daha da hızlandırarak, kısır bir döngünün ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı evren giderek genişlemek zorundadır. Kütleçekim gücü, kütleitim gücünden biraz daha fazla olabilir. Evren kuantum yasalarını tatmin etmek üzere aniden genişleyerek ortaya çıkmış ve ilk anında negatif çekim gücü ile, pozitif madde birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu dönemde henüz karanlık enerji yoktur. Karanlık maddenin de olmaması mümkündür. Karanlık madde ve enerji evrenin genişlemesine bağlı olarak sonradan ortaya çıkan varlıklar olabilir.
BENCE OLMAMALIDIR,VEYA NASIL OLMUŞ OLABİLİR BİRAZ DAHA AÇABİLİRMİSİN AYRICA KAPALI EVREN MODELİNİ UNUTMALIYIZ, FELSEFİ ÇIKARIMDA BULUNUYORUM ,AÇIK EVREN MODELİ ÖN PLANA ÇIKAR ,DOLAYISI İLE GÖRELİLİK KURAMI ÇÖKER DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Evrenin genişlemesinden de itici güç sorumludur ama, bu benim bahsettiğim karanlık enerjiden farklı bir güçtür. Yalancı zerre içinde enerji yoğunluğu düşemediği için çok kısa bir süre içinde büyük bir negatif basıç ortaya çıkmış ve o etrafında itici gücün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu Einstein’ın genel görelik kuramı ile bağdaşmaktadır. Ancak çok kısa bir süre sonra (10^-37 ile 10^-34 saniyeleri arasında) itici güc kaybolmuş yerini çekici güce terketmiştir. İlk dönemde genişleme ışık hızını yaklaşık 100 kere geçmiştir. Daha sonra evren ışık hızının altında hızlarla genişlemesine devam etmiştir.
GÜNÜMÜZDE EVRENİN IŞIK HIZINA YAKIN HATTA IŞIK HIZINDA GENİŞLEDİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR
Evren bugün de genişlemektedir. Her an işgal edilen boşluk içinde galaksiler yayılırlarken etraflarında onlarla ilgili artan kinetik enerjiye bağlı karanlık enerji birikmektedir. Yani karanlık enerji yoktan var olmaktadır. Nedeni ise kinetik enerjinin sürekli artmasıdır..
ENERJİNİN KORUNUMU İHLAL EDİLMEMELİDİR,BU BANA DURAĞAN DURUM KURAMINI HATIRLATTI,(SÜREKLİ MADDDE YARATILMALIDIR GİBİ
Sonuç olarak diyebiliriz ki karanlık enerjinin varlığı kaçınılmazdır. Çünkü evrenin hızla genişlemesi sırasında Einstein’ın E=MC^2 formülüne göre ortaya çıkması gereken kinetik enerjinin bir yerlerde bir tür birikmesi gerekmektedir. Karanlık enerjinin nedeni evrenin genişlemesidir. Evren giderek genişleyecek ve karanlık enerji giderek artacaktır.
GÖRDÜĞÜM KADAR,KARANLIK MADDEYE DEĞİNMEMİŞSİNİZ,KURAMINIZDA KARANLIK MADDENİN HİÇ RÖLÜ YOK MU,
Nitekim gözlemler bunu göstermektedir.
KASTEDİLEN GÖZLEMLER KARANLIK ENERJİNİN VARLIĞI İLE İLGİLİ OLMALIDIR
Selamlar.
HACI
(kalın yazılar bana aittir)
haci
Nov 4 2006, 11:56 PM
Karanlık enerjinin doğası hakkındaki kuramın tam bir spekülasyon olduğunu unutmayalım. Ama asılsız ve temelsiz değildir. Dayandığı bazı gözlemler vardır. Bazı kuramların başlangıç dönemlerinde dayandıkları gözlemler olmayabilir bile. Örneğin Einstein genel ve özel görelik kuramlarını onlara ait hemen hiç bir gözlem yapılmamışken ortaya atmıştı. Daha sonra yapılan gözlemler onları desteklemişlerdir. Bugün bile Einstesin'ın kuramları kesin olarak kanıtlanmamışlardır. Ve kesin doğru olmadıklarına dair bazı gözlemler bile vardır.. Bu hususları göz önüne alarak soruları yanıtlamaya çalışacağım.
ALINTI
Genişlemenin kinetik enerjisi itici güce dönüşmekte ve bu güç kaynak aldığı genişlemeyi daha da hızlandırarak, kısır bir döngünün ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı evren giderek genişlemek zorundadır. Kütleçekim gücü, kütleitim gücünden biraz daha fazla olabilir. Evren kuantum yasalarını tatmin etmek üzere aniden genişleyerek ortaya çıkmış ve ilk anında negatif çekim gücü ile, pozitif madde birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu dönemde henüz karanlık enerji yoktur. Karanlık maddenin de olmaması mümkündür. Karanlık madde ve enerji evrenin genişlemesine bağlı olarak sonradan ortaya çıkan varlıklar olabilir.
BENCE OLMAMALIDIR,VEYA NASIL OLMUŞ OLABİLİR BİRAZ DAHA AÇABİLİRMİSİN AYRICA KAPALI EVREN MODELİNİ UNUTMALIYIZ, FELSEFİ ÇIKARIMDA BULUNUYORUM ,AÇIK EVREN MODELİ ÖN PLANA ÇIKAR ,DOLAYISI İLE GÖRELİLİK KURAMI ÇÖKER DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Acaba olmamalıdır yorumu kütleçekim gücünün kütleitimden daha fazla olması gerektiği husus için mi?
Öyle ise şu şekilde bir açıklama yapabilirim..
Evrenin başlangıç döneminde, genişleme döneminde yani, negatif çekim gücü, pozitif maddenin tam olarak karşıtıdır. Yani ikisinin toplamı sıfırdır. Evren sıfır enerji ve madde içerir. Ancak çekim gücü ile madde ve enerjinin dağılımı eşit olmadığında ve onlar birbirlerinden ayrıldıklarından evren artık hiç bir zaman sıfır olmayacaktır. Bu arada genişlediği için bir tür kineti enerji kazanmaktadır. Yani enerjisi giderek artmaktadır. Hiç bir şey yoktan var olmaz ama, evren hareket halinde olduğu için, bu hareket bağlı sürekli bir kinetik enerji birikimi vardır.
Bu bahsettiğim kuram aslında daha çok açık evren modeli ile uyuşmaktadır. Karanlık enerji sürekli artacağı için itici güç çekici gücü aşacak ve evren hep genişeleyecektir.
Görelik kuramı açık evren modeli ile daha çok bağdaşmaktadır..
HACI
drekinci
Nov 4 2006, 11:57 PM
ALINTI
Bilim adamları sana katılmıyor sevgili Drekinci..
Ne acı..
HACI
Onlar senin kafandaki bilim adamları.
İyi ki bana katılmıyorlar.
Ben palavra sevmem.
Yazımı o bilimi kendinden menkul bilimadamlarına havale et.
Evreni modelleyebilen beri gelsin.
Evrene sınır koyabilen beri gelsin.
Palavracılar bilinemezlik sınırlarında yürür.
Tıpkı peygamberler gibi.
Bana katılan bilim adamları da vardır.
Çünkü benim balans ayarım aklımdır.
Aklımın almadığı benim yetersizliğim olabilir.
Ama aklı alan aldığını eninde sonunda anlatır.
Diğer aklı olanlar da anlar.
evrene sınır koyan fizikçi beri gelsin.
evrene başlangıç koyan da.
Meselenin püf noktası
genel görelilik kuramındadır.
Çoğu fizikçi kabul eder ama ne anlama geldiğini kavrayamamıştır.
Benim kafamda fizikçilerde var.
Ararsan bulursun.
Bulamazsan senin fizikçilerini bana gönder.
Sevgiler.
haci
Nov 5 2006, 12:15 AM
Sevgili Drekinci....
Bilimsel kuramlar ve çıkarsamalar bazı kanıtı olan gözlemlere dayanır. Onları reddetmek de bazı kanıtlara dayandırılmalıdırlar. Zaten kuramlar kendiliklerinden kaybolmazlar. Yerlerini başka kuramlara terkederek yok olurlar.
Şu aralar bilim Big Bang'i savunuyor. Gözlemler ve bulgular Big Bang'in gerçekten vuku bulmuş olması olasalığı üzerinde yoğunlaşıyor..
Astronomi ve fizik biliminin gittiği yönü ben de pek sevmiyorum. Fanntazilere çok yer veriliyor. Daha bizim evrenin sorunları çözülmemişken paralel evrenlerden, multiverslerden falan bahsediliyor.
Ama ana yoldan ve genel eğilimden uzaklaşmadan bilimi uzaktan izleyen bizler için Big Bang tek gerçektir. O kuramı değiştiremeyiz. Bu yüzden ben Big Bang'i ve Einstein'ın kuramlarını bir gerçek olarak kabul ederek kendime göre bir kuram ortaya attım. Sen onu eleştireceğine, sekonder ve tersiyer konularla uğraşıyorsun..
Sadede gelsene.. Yani "cut to the chase.. " Bu sana ikinci ingilizce ihtarım.. keh keh keeeehhhhhhh
Selamlar..
HACI
fenasi
Nov 5 2006, 10:50 AM
hacı
(Bu bahsettiğim kuram aslında daha çok açık evren modeli ile uyuşmaktadır. Karanlık enerji sürekli artacağı için itici güç çekici gücü aşacak ve evren hep genişeleyecektir.
Görelik kuramı açık evren modeli ile daha çok bağdaşmaktadır..)
genel görelilik
kütleçekiminin uzay zamanı bükeceğini öngörür
sonuç ;evren kapalıdır
yoksa ben mi yanılıyoruım
http://casa.colorado.edu/~ajsh/cosmo_04/scalefactorold.html
drekinci
Nov 5 2006, 11:20 AM
Bu hikayeyi daha önce de anlatmıştım.
Kim bilir nerdedir şimdi.
Fizikçinin biri sensus galaksisine gidip gelinebileceğini iddia ediyormuş.
Hatta daha da ileri giderek kendisinin gidip geri döndüğünü söylemeye başlamış.
Bir psikiatriste götürmüşler birkaç hafta sonra bizim psikatrist te fizikçinin iddialarınına hak vermeye başlamış.
İkisini birden fizik bilen bir psikiatriste götürmüşler.
Fizik bilen psikiatrist nerde hata yaptıklarını göstermiş.
Meseleler soyut kavramlar üzerinden yürütüldüğü zaman,
Çok basit bir bulgunun ne anlama geldiği açığa çıkarılmadığı zaman,
Ne idiü belirsiz soyut kavramlar üretildiği zaman.
Her türlü evren kurmak mümkündür. Başka galaksilere de gidilir. Quasarlara da.
Sevgili hacı
iki kezdir sadede gelmemi istiyorsun.
Ancak ben biraz kalın kafalıyımdır bilirsin.
Saadet'i bulsam kimseye kaptırmayacam.
Her taşın altından Saadet çıkmıyor.
Kih kih
Sevgiler.
fenasi
Nov 5 2006, 12:28 PM
sayın arkadaşlar
ben forumda sizlere göre çok yeniyim
sizler kıdemlisiniz
bizlere usul yönünden yol gösterici olmalısınız ,iletiniz hiç olmamış
diye düşünüyorum
haci
Nov 5 2006, 02:58 PM
Fenasi... Hikayeyi biliyorsun. Sonunda adam olsa da demiş,olmasa da..
Biz tartışmaya bıraktığımız yerden devam edelim..
Einstein'ın kuramı kütleçekim uzay zaman dokusunu büktüğüne işaret eder ama, evren sonsuza kadar genişleyecektir.
fenasi
Nov 5 2006, 03:24 PM
sn hacı
çok iddialı bir söz diye düşünüyorum
henüz
karanlık enerjinin,ve karanlık madddenin doğası bilemiyoruz
evrende görünen maddenin oranı % 4 ,karanlık enerjinin oranı % 73,karanlık maddenin oranı % 23 iken ,bilimsel olmayacak ama bence
omega 1 den büyük olmalıdır
sizinde bildiğiniz gibi
omega 1'den büyük ise evren kapalıdır
birde aklıma takılan
kinetik enerjinin karanlık enerjiye dönüştüğünü söylediniz
''şişme'' kuramı bunu öngörüyor mu ?
haci
Nov 5 2006, 03:32 PM
Herşeyden önce şurasını belirtmeliyim ki bu bana ait bir kuramdır. Doğru olup olmadığını bilemeyiz. Kanıtı yoktur. Mevcut bir kaç gözleme dayanarak ortaya atmışımdır. Bir beyin jimnastiğidir. Düşünmek ve düşündürmek için işe yarar.. Hepsi o kadar.. Fazla önemli bir kuram değildir.
Omega bire yakındır ama, evrenin sonu hala kesinlik kazanmamıştır. ve daha binlerce, onbinlerce yıl kesinlik kazanmayabilir..
AnHedonik
Nov 5 2006, 06:47 PM
ALINTI(fenasi @ Nov 4 2006, 07:03 PM)

metafizği karıştırdığımı nereden çıkardın
herneyse
çok daha güzel olan ne biliyormusun okuyup öğrenmendir
işe tubitak popüler bilim kitapları ile başlayabilirsin
sen tartışma üslübunu çok seviyor olabilirsin ama ben o kadar da sevmiyorum.
ben metafizik diye genel konuştum. sana özel bişey söyleyesim de yok.
bir insana oku diyebilmek için en az onun kadar bilgili olmak gerekir. ben yıllardır okuyorum bilgileri mi de buna borçluyum. her neyse patavatsız da olsa birinin oku demesi hoş birşeydir. insanın ne ömrü ne de yapısı dünyadaki her bilgiyi öğrenmesine müsait değildir. bu bakımdan herkes bazı şeyleri bilebilir. bu konuda insanoğlunun sistematikleşmiş bir eğitim sistemi ve bilgi durumunu belirleyen akademik ünvanları vardır. ben bazı konularda tübitağa kitap da hazırlayabilirim. etrafta benim gibi bir insan bulmak da zordur.
AnHedonik
Nov 5 2006, 07:01 PM
sevgili hacı karanlık maddenin basıncından bahseden görüşler evrenin genişlemesine sebep olduğunu söylerken, sen evrenin genişlemesinin karanlık maddeyi doğurduğunu söylemişsin. bu haliyle biraz tavuk yumurta hikayesine benzemiş. nacak ne tavuktan ne de yumurtadan bu kadar emin değiliz.
fenasi
Nov 5 2006, 07:15 PM
anhedonik
bilime ve bilimciye saygılar
buyrun bizi aydınlatınız
haci
Nov 5 2006, 07:44 PM
Tavuk-yumurta döngüsü olduğu düşünülebilir...
Ama biz iki ayrı itici güçten bahsediyoruz.. Onların farkına kısaca değindim ama, gözden kaçması mümkün..
İlk itici güc daha madde yokken, yoğunluğu düşemeyen false vacuum da negatif basınca sahip enerjinin etrafında ortaya çıkıyor ve evreni ışık hızından 100 kere hızlı müthiş bir hızla genilşetiyor. Evren kısa bir zaman içinde 1 sm çapına ulaşıyor. Daha sonra genişlemeye devam ediyor ama, genişleme hızı ışık hızının altına düşüyor.
Bu dönemde karanlık enerji hiç yok.. Evren yaklaşık 1,5 milyar yılında iken mevcut bütün maddenin yalnız yüzde 2'sini karanlık enerji oluşturuyor. Daha sonra evren genişledikce karanlık enerjinin miktarı artıyor.
Yani bilimsel gözlemler karanlık enerjinin evrenin genişlemesine parelel olarak arttığını gösteriyor.
Ben bu bilimsel gözlemden yararlanarak karanlık enerji ile evrenin genişlemesi arsında bir ilişki kuruyorum.
Karanlık enerjinin bir kaynağı olmalı değil mi?
Evreni ilk iten itici güç çekici güce dönüşerek aradan çekiliyor ama, evren hala genişliyor. Muhtemelen ilk kazanılan momentum devam ediyor. Artık ilk itici güc yok ama, genişleme var. Bu genişlemenin neden olduğu kineti enerji birikim var ve o karanlık enerjiden sorumlu..
Başka bir deyişle ilk itici gücün neden olduğu genişleme Big Bang'de oluşan maddeyi iterek onun kinetik enerji kazanmasını sağlıyor ve o kineti enerji karanlık enerji şeklinde birikiyor ve bu keresinde bu ikinci itici güç evreni genişletmeyi üstleniyor..
Bu kuram iyi kötü, doğru yanlış benim vebalim... Fantazim desem.. keh keh kehhhhhh
Selamlar.
HACI
AnHedonik
Nov 5 2006, 08:15 PM
vallaha ne diyim bir ara gravitonlar hakkında çok şey söylemiştik, şimdi de bu beşinci kuvvet ortalarda. eskiden bu kuvvetleri birleştirmeye çalışıyoduk şimdi çoğaltıyoruz.
benim bildiğim en son yapılan büyük bir araştırmanın sonuçları karanlık enerji lehine yorumlandı. galaksilerin arkasından kaynaklanan ve galaksileri kat eden fotonların enerjilerinde artış olduğu iddia ediliyor. bu konuda kanıt sayısı artması lazım. bu sonuç doğruysa bile başka yorumları da olabilir. ilginç diyorum.
elektromagnetik kuvvetin doğması için evrenin 3000 Cº'nin altına kadar soğuması gerekmişti. soğudukça yeni kuvvetlerin doğacağını da ben iddia edeyim. böylece farklı bir görüş olsun.
eheh
haci
Nov 5 2006, 09:02 PM
Foton enerjisi nasıl artar bilmiyorum. Benim bildiğim fotonlar enerjilerini yaratıldıkları anda kazanırlar. Elektronların yörünge değiştirmeleri durumunda görünen fotonlar salınır. Çekirdeğe en yakın elektron X ışını fotonları salar. Çekirdekten kaynak alan fotonlar (çekirdeğin parçalanması veya şiddetle sarsılması durumlarında) gama ışınlarına aittir. Bu fotonlara sonradan enerji yüklemek mümkün müdür bilmiyorum. Ama neden olmasın.. Quantum dünyasında çok garip şeyler oluyor..
Beşinci gücün varlığı henüz gösterilemedi. İtici güç beşinci güç olarak kabul edilmiyor yanlış hatırlamıyorsam. Elektromanyetik güç nasıl ik güç şeklinde tek bir güç ise, çekim-itim gücü de öyle. Aynı güç.. Bazan itiyor, bazan çekiyor. Kaynağı ne olursa olsun karanlık enerji itici niteliğe sahip bir güç olabilir. Bunlar beyin jimnastiği..
Çekim gücünün nasıl yayıldığı anlaşılırsa, yani gravitonlar bulunursa, bütün bu sorulara daha mantıklı açıklamalar getirilebilir. Şimdilik biz fantazilerimizle uğraşıp duralım..
HACI
fenasi
Nov 18 2006, 08:55 PM
alıntıdır
'Karanlık enerji' baştan beri varmış...
Evrenin en az yüzde 70’ini oluşturduğu düşünülen "karanlık enerjinin", başlangıçtan beri var olduğu anlaşıldı
17 Kasım 2006 Cuma
Amerikalı astrofizikçiler, evrenin yavaşlamak şöyle dursun gittikçe hızlanarak genişlemesine yol açtığına inanılan "karanlık enerjinin", baştan beri var olduğunu uzay teleskobu Hubble’ın verilerinden yararlanarak tespit etti.
Bu gözlem, "boşluk enerjisi" olarak da tanımlanan "karanlık enerjinin" yoğunluğunun, olağan maddenin yoğunluğuna bağlı olarak zamanla değiştiği yolundaki teoriyi çürüttüğü için önemli sayılıyor.
Baltimore kentindeki John Hopkins üniversitesinden astrofizikçi Adam Riess, "Boşluk enerjisi, evrenin yüzde 70’den fazlasını temsil ediyor, ama onun hakkında bildiklerimiz çok sınırlı" dedi.
1998 yılında sunduğu tebliğde, "karanlık enerjiden" ilk kez söz etmiş olan Riess, bu enerjinin en az 9 milyar yıl önce kozmik genişlemeye hız kazandırarak kendini hissettirdiğini basın toplantısında anlattı.
Uzmanlar, evrenin yaşını 13,7 milyar yıl olarak hesaplıyor.
Riess ve çalışma arkadaşlarının vardığı sonuç şu: Evrimlerini tamamlayarak kendi içlerine çökerken infilak ederek çok yoğun ışık saçan süpernova adlı dev yıldızların yaşlıları birbirlerinden daha yavaş, genç olanlarıysa daha hızlı şekilde birbirlerinden uzaklaşıyor. Astrofizikçiler, bu devasa patlamaları, evrenin ne hızla genişlediğini tespitte kullanıyor.
Western Kentucky üniversitesinden astrofizik uzmanı Lou Strolger de, "Bildiğimiz olağan maddenin çekim gücünü göz ardı edersek boşluk enerjisinin itici gücünü görebiliriz" dedi.
Riess ve arkadaşları, bu sonucu çıkarmak için çoğu son iki yılda evrenin en ücra köşelerinde gözlemlenen 23 süpernova patlamasını değerlendirdi. Süpernovalar, ışık yoğunlukları sayesinde, uzmanların adeta geçmişe yolculuk yapmasına imkan veren "işaret fişekleri" olarak değerlendiriliyor.
"Boşluk enerjisinin" keşfi, izafiyet teorisinin babası Albert Einstein’ın yaklaşık bir asır önce ortaya atıp sonra vazgeçtiği "evrensel sabite" fikrine ilgiyi yeniden canlandırdı.
Einstein, evrendeki dengeyi açıklamak için ortaya attığı teoride, çekim gücünün karşısında itici bir güç bulunması gerektiğini, aksi halde kütle çekiminin evrenin kendi üzerine çökmesi sonucunu doğuracağını söylemiş, ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçmişti.
Bilim adamlarına göre, evrenin yüzde 70’ini "karanlık enerji", yüzde 25’ini "karanlık madde", yüzde 5’ini de "bildiğimiz madde" oluşturuyor.
http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=1989
haci
Nov 18 2006, 10:54 PM
Bu yazının dayandığı makalenin bir benzerini buldum sanırım. Aşağıya yapıştırıyorum. İngilizce.. Anladığım kadarıyla karanlık enerjiyi farklı şekilde yorumluyor.
The good news from NASA's Hubble Space Telescope is that Einstein was right — maybe.
A strange form of energy called "dark energy" is looking a little more like the repulsive force that Einstein theorized in an attempt to balance the universe against its own gravity. Even if Einstein turns out to be wrong, the universe's dark energy probably won't destroy the universe any sooner than about 30 billion years from now, say Hubble researchers.
"Right now we're about twice as confident than before that Einstein's cosmological constant is real, or at least dark energy does not appear to be changing fast enough (if at all) to cause an end to the universe anytime soon," says Adam Riess of the Space Telescope Science Institute, Baltimore.
Riess used Hubble to find nature's own "weapons of mass destruction" — very distant supernovae that exploded when the universe was less than half its current age. The apparent brightness of a certain type of supernova gives cosmologists a way to measure the expansion rate of the universe at different times in the past.
Riess and his team joined efforts with the Great Observatories Origins Deep Survey (GOODS) program, the largest deep galaxy survey attempted by Hubble to date, to turn the Space Telescope into a supernova search engine on an unprecedented scale. In the process, they discovered 42 new supernovae in the GOODS area, including 6 of the 7 most distant known.
Cosmologists understand almost nothing about dark energy even though it appears to comprise about 70 percent of the universe. They are desperately seeking to uncover its two most fundamental properties: its strength and its permanence.
In a paper to be published in the Astrophysical Journal, Riess and his collaborators have made the first meaningful measurement of the second property, its permanence.
Currently, there are two leading interpretations for the dark energy as well as many more exotic possibilities. It could be an energy percolating from empty space as Einstein's theorized "cosmological constant," an interpretation which predicts that dark energy is unchanging and of a prescribed strength.
An alternative possibility is that dark energy is associated with a changing energy field dubbed "quintessence."
This field would be causing the current acceleration — a milder version of the inflationary episode from which the early universe emerged.
When astronomers first realized the universe was accelerating, the conventional wisdom was that it would expand forever. However, until we better understand the nature of dark energy—its properties—other scenarios for the fate of the universe are possible.
If the repulsion from dark energy is or becomes stronger than Einstein's prediction, the universe may be torn apart by a future "Big Rip," during which the universe expands so violently that first the galaxies, then the stars, then planets, and finally atoms come unglued in a catastrophic end of time. Currently this idea is very speculative, but being pursued by theorists.
At the other extreme, a variable dark energy might fade away and then flip in force such that it pulls the universe together rather then pushing it apart.
This would lead to a "big crunch" where the universe ultimately implodes. "This looks like the least likely scenario at present," says Riess.
Understanding dark energy and determining the universe's ultimate fate will require further observations. Hubble and future space telescopes capable of looking more than halfway across the universe will be needed to achieve the necessary precision. The determination of the properties of dark energy has become the key goal of astronomy and physics today.
CONTACT
Don Savage
NASA Headquarters, Washington, DC
(Phone: 202-358-1547; E-mail: dsavage@hq.nasa.gov)
Ray Villard
Space Telescope Science Institute, Baltimore, MD
(Phone: 410-338-4514; E-mail: villard@stsci.edu)
Adam Riess
Space Telescope Science Institute, Baltimore, MD
(Phone: 410-338-4509; E-mail: ariess@stsci.edu)
fenasi
Nov 19 2006, 03:16 PM
sn hacı
ingilizce metni bir yakınıma çeviri yaptırdım
aşağıdaki gibimi dir hata var ise lütfen düzeltiniz
elimden geldigince yardimci olayim. sanirim icerigi evrenin cokusuyle ilgili...tam metin:
NASA'nin Hubble Uzay Teleskopundan iyi haberler-Einstein dogru olabilir, belki.
"Kara enerji olarak" adlandirilan korkunc duzeydeki enerji, Einstein in teorize ettigi gibi kendi yercekimine karsi evreni dengeleyen bir itici guc gibi gorunuyor. Eger Einstein yanlis ciksa bile, bu kara enerjinin 30 milyar yildan once evreni yok etmeyecegi Hubble bilim adamlari tarafindan ongoruluyor.
"Su an Einstein'ýn kosmolojik sabit( burasi cosmological constant diye geciyo tam olarak neye refer ettigini bilemiyorum) inin dogrulugundan 2 kat daha eminiz, en azindan evrendeki kara enerjinin cok yakýnda evrenin sonunu getirecek kadar hizli buyumedigini biliyoruz" diyor Uzay teleskop enstitusu(Baltimore) bilim adamlarindan Adam Riess.
Riess, hubble'i evrenin kendi "kitle imha silahlari" ni bulmasi icin kullandi- evrenin su anki yasinin yarisi kadar yil once olmus olan supernova patlamasi. Supernovanin gozel gorulebilir parlakligi kozmolojistlere evrenin gecmiste farkli zamanlarda gerceklesen genisleme oranini olcme imkani verdi. Riess ve ekibi, guclerini buyk arastirmalar ve derin tetkik programiyla (kisaltmasi GOODS) birlestirerek, Hubble'i gelmis gecmis emsali gorulmemis bir supernova arastirmasi icin kullanmak icin girisimde bulundu. Bu girisim sonucu olarak da GOODS alaninda 42 supernova patlamasi buldu ve bunlarin 7sinden 6si daha simdiye dek bilinenlerdendi.
Kozmolojistler, halen evrenin %70 ini kaplayan kara enerjiyle ilgili hicbise bilmiyorlar. Umutsuzca iki ozelligini aciga cikarmaya calisiyorlar: gucu ve surekliligi.
Astrophysical dergisinde Riess ve ekibi en azindan iki kisim olan surekliligi ile ilgili mantikli olcumler yapmayi basardilar.
su an, kara enerjiyle ilgili bi cok degisik tahminin yanisira iki cikarim daha var: Birisi, Einstein'in Kozmolojik sabit dedigi, gucunu bos bir alandan suzerek aldigi, degimseyen ve ongorulen bir guce sahip oldugu cikarimi. Alternatif bir tahmin olarak da kara enerji "quintessence/bir seyin en mukemmel ornegi" diye adlandirilan degisen bir enerji alanindan aldigidir.
simdiki ivmelenmenin sebebi iste bu alan olabilir-evren olusurken gozlemlenen surekli artarak ivmelenen versiyon.
Evrenin ivmelendigini ilk olarak astronomlar tarafindan kesfedilince, basmakalýp bir mantýkla evrenin sonusuza dek genilsleyecegini ongorduler. Ancak kara enejiyinin yapisini ve gucunu anladikca evrenin sonu oldugu dusuncesi mantikli gelmeye basladi.
Eger kara enerjini geri itmesi/puskurtmesi Einstein in tahminden daha buyuk olursa evren gelecekte olacak "Buyuk Rahmetli" (burada Buyuk Patlamaya gonderme yapmis, Buyuk Rip dieyerek yani, rip olumlerde topragi bol olsun demek gibi bise) bu ise ilk basta galaksileri sonra yildizlari sonra gezegenleri ve en sonunda atomlari bir daha bir araya gelemiyecek ve birbirlerini tutamayacak sekilde genislyerek yok olacagi ongorusu dogru olarak kabul edilmektedir ve bir cok bilim adami tarafindan desteklnmektedir.
diger ucta ise, kara enerjini yok olup gidecegi ve bu bosluk sonucu evrenin parcalanmasi ve patlamasi yerine tekrar biraraya getirerek yok olacagi fikri ongorulmektedir. Bu durum evrenin cokmesi anlamina gelen "Buyuk Cokus" e yol acacaktir. "sun anki teorilerde bu yonde" diyor riess.
Kara enejiyi anlamak ve evrenin sonunu belirlemek daha ote calismalar gerektirmektedir. Hubble ve diger uzay teleskoplarinin evrende gozlemlediginin yarisi kadar otesini daha gorebilmeleri gerekmektedir. Kara enerjini ozelliklerini tespiti bugun Astronomi ve fizik baslica amaci olmustur.
Ceviri: Turan KALAYCIOGLU
haci
Nov 19 2006, 03:31 PM
Fenasi kardeşim..
Bütün bu anlatılanlar bilimsel spekülasyonlar.. Herkes kendine göre bir şeyler uyduruyor.. Ama karanlık enerjinin hep aynı kaldığı şeklinde bir anlatış tarzı yok. Karanlık enerjinin ne olduğu bilinmiyor şeklinde bir anlatış tarzı var.. Ve ilerde bu enerjinin çekme enerjisine dönüşeceği de vurgulanıyor..
Bu yazılardan anlaşıldığı kadarıyla evren ilerde kendi üzerine çökebilir. Bu olasalık hala mevcut.. Aksi bir durum var ama, kesin değil..
HACI
fenasi
Nov 19 2006, 07:18 PM
sn hacı
sanırım senin alıntıladığın habele ilgili aynı kaynaktan türkçesini buldum
http://www.onlinefizik.com/content/view/771/146/Hubble Uzay Teleskobu, ilk kez Albert Einstein tarafından ortaya atılan evreni genişlettiği düşünülen kara enerjiye ait bulgulara rastladı.
Evrenin yüzde 70'i kara enerji, yüzde 25'i kara madde, yüzde 5'i ise bilinen olağan maddeden oluşuyor.
Kara enerji adıyla tanınmlanan gizemli bir güç evrenin 9 milyar yıldır genişlemesine önayak oluyor. Kara enerjinin varlığı bilim insanları tarafından matematiksel olarak kabul ediliyordu, ancak direkt kanıt elde edilememişti. Hubble Uzay Teleskobu’nun tespit ettiği bulguler ise, Johns Hopkins Üniversitesi profesörü ve NASA’nin Uzay Teleskopları Estitüsü uzmanı Adam Riess’a göre “Kara enerjinin varlığına işaret eden ilk kanıtlar”.
Riess ve ekibi, Hubble üzerinden 23 eski süpernovayı gözlemledi. Bu süpernovaların ışığının Hubble’ın gözlem eksenine ulaşmasının en az 7 milyar yıl sürdüğü tahmin ediliyor. Bu hesaplama, söz konusu süpernovaların evrenin erken çağlarında oluştuğu gösteriyor.
Evrenin yaşı 13.7 milyar yıl olarak varsayılıyor. Riess’in gözlemlerinin detaylı hali Astrophysical Journal dergisinin 10 Şubat sayısında yayımlanacak. Kara enerji evrenin yüzde 70’ini oluşturuyor; uzayın yüzde 25’i kara madde, yüzde 5’i ise bilinen olağan maddeden müteşşekkil. Riess, kara enerjinin evreni 9 milyar yıldır genişlettiğini düşünüyor.
GENİŞLEMENİN ANAHTARI KARA ENERJİDE
Astronomlar süpernova patlamalarından, referans alınan süpernovanın uzaklığını ve hatta patlama esnasında evrenin ne hızla genişlemekte olduğunu kestirebiliyor. Riess, süpernova patlamaları için bu nedenle ‘evrenin anahtarı’ olarak niteliyor. Mevcut kütleçekim gücüne karşın evrenin neden genişlediği sorusunun yanıtı olarak kara enerji fikri Einstein tarafından ortaya atılmıştı. Edwin Hubble, 1929’da evrenin sabit bir hacmi olmadığını gerçekten de genişlediğini gösterdi. Daha gelen astronomlar bu düşün ekseninde Big Bang teorisine ulaştı.
UZAY-ZAMAN YAKINLAŞIRKEN ‘KAÇIYOR’
Astronomlar, 1998’de bir gözlemde eski süpernovaların ışınlarının Dünya’ya gelirken ‘kaçtığını’ farketti. Şöyle ki, evrenin genişlemesiyle Dünya belli bir hızla uzaklaşırken, süpernova patlamasının ışığı bu genişleme hızından dapa düşük bir hızya Dünya’ya yakınlaşıyordu. Diğer bir deyişle, evrenin genişlemesi Big Bang’in tahmin ettiğinden daha hızlı olduğu için süpernova patlamasını ışığı Dünya’ya yaklaşırken görece uzaklaşıyordu. Bu bulgunun bir tek anlamı vardı; evrenin genişlemesi sürekle artarak hızlanan bir süreç. Bunu da sağlayan kara enerji olabilir miydi?
KARA ENERJİ: ‘UZAYIN MİZACI’
Kozmologlar, evrenin genişlemesini hızlandırdığı düşünülen, etkisi üzerinden dolaylı olarak varsaydıkları bu gizemli güce kara enerji diyor. Kara enerjiyi basit tabiriyle ‘gidip yerinde incelemek’ olanaksız, araştırmalar daha çok akıl yürütme ve matematiksel hesaplama şeklinde yapılıyor.
Einstein’a göre kara enerji uzayın doğasından gelen bir özellik, kimilerine göre ise elektromanyetik alanlarını birbirine ittirimi. Belki de kütleçekim alanlarını henüz bilinmeyen bir şekilde bükülmesinden meydana gelen bir anormallik de olabilir.
NASA, 2008’de Hubble Uzay Teleskobu’nu güncellediğinde bu konuyu araştıracak özel bir gözlem cihazı takılacak. Ayrıca ABD Enerji Bakanlığı 2011’de yörüngeye kara enerji konusunda uzmanlaşan bir gözlem cihazı yerleştirecek.