- - -
GÖRSEL DÜŞÜNME...
Ateistforum > BİLİM FORUMU > BİLİM FORUMU
Sesil

İnsan konuşmaya başlamadan önce görsel olarak akıl yürütüyordu.

Daha sonra sözcüklerle anlamlandırma yöntemini modelleştirmişler.
Sözcükler bile şekilsel sembollerdir.

Doğuştan göremeyen insan düşünme yetisine sahip.

Doğuştan sağır olan insan da düşünme yetisine sahip.

Bu başlıkta göz-beyin bağlantısını inceleyelim istiyorum.

Örneğin;
Lütfen, her birimiz görsel canlandırmalar yapmaya çalışalım.
Özellikle kendimden başlamak istiyorum. Farkettiğim ve hissettiğim, üst göz kapağı çukur sınırı ile kaş aralığında, yoğunluğun baskısı bir ağırlık oluşturduğu. Nasıl gelişmekte? Herkeste bu hissediliyor mu?
Peki ama beyinde görme merkezi arkada kalıyor. Bu farkettiğim yoğun baskı; gözden beyine ulaşan sinir ağlarının yoğun faaliyetinden mi, kaynaklanmakta?


Anatomik yapısal özellikleri araştırarak tüm akıl yürütmeleri birlikte derleyelim lütfen.


Ben araştırmalarımı sürdürüreceğim. Aslında uzun zamandır yaptığım bir çaba bu!
bilelimogrenelim
O baskı göz kapağından kaynaklanıyor, alnını yukarı doğru çekiyorsun, göz kapağındaki kaslar gözünü içeri dooru ittiriyor, gözün arkasındaki sinirler göz çukuruna temas ediyor ve böyle başın ağrıyor, herkeste var, kendini kasma, gözlerini kapat, sakin sakin, yooğun yooğun düşün, ağrımaz...

Fazla bir çabaya gerek yok biraz anatomi yeterli...
Sesil
Aaaa şikayetlenme (ağrı)anlamında dile getirmedim.

En pratik yöntem insanın kendisini denek olarak kullanması.

Görsel canlandırmaları fazlaca değerlendiren biriyimdir.(Yazım yapıtları çalışmalarımda özellikle)

Artı genelde bilgiye dayalı tüm aktivitelerimde de, deneysel bağlantılarımı, kıyaslamalarımı görsel canlandırmalarla örüntüler ve akıl yürütürüm.

Kesinlikle göz kapaklarımı kasmıyorum. Ve yukarıda açıkladığım fonksiyonel eylemin farkındayım. O an o aralıkta düşünme eylemi gerçekleşiyor sanki. Hassasiyetle hareketlenme farkediyorum.


"Fazla bir çabaya gerek yok biraz anatomi yeterli..."

Çabayı da seviyorum galiba... Anatomi bilgisini kesinlikle göz ardı etmem.

Neyse, Bu alanı deşmeye devam edelim.
bilelimogrenelim
Sesil

Seni anlamak çoook çok zor...

Yazım yapıtları çalışmaların...
kıyaslamalarımı görsel canlandırmalarla örüntüler ve akıl yürütmelerin...
yukarıda açıkladığım fonksiyonel eylemin farkında olman...
Görsel canlandırmaları fazlaca değerlendiren birisin...

Benim de gözkapaklarım ağırlaşıyor, anlayamıyorum...
bilelimogrenelim
Herneyse, aslında bilim forumu burası ama ben de kör bir arkadaşım ilgili bir hikaye anlatayım, şekil, renkler nedir nasıl algılanır faydası olur.

Devrim'le aynı yurtta kalıyoruz. Devrim altı yaşından beri kör, altı yaşına kadar da azalarak görmüş. Ama Devrim hepimizden akıllı, savaşçı, kimsenin acımasını kabul etmedi, dinleyicidir, mesafeler şekiller hepimizden daha iyi algılar, kalabalıkta bile nerede durması, nereye bakması gerektiğini bilir. Bir söylediğini, kendine bir kere söyleneni bir daha unutmadı.

Eyleme gidilmiş. Rektörlüğün önünde Devrim en önde. Elinde bir pankart, bağırıyor. Herkes Devrim'i tanıyor zaten.

Jandarma astsubay sordu buna, "Abicim elindeki pankartta ne yazıyor, biliyor musun?" O da cevap verdi: "Hassttt.r". Aldılar götürdüler bunu, jandarma nezarethanesine kapattılar.

Yahu böyle iş olur mu, adam kör, biz bu sefer rektöre Devrim için çıktık efendi efendi. Rektör tamam dedi, telefon açtı, Devrim çıkacak, biz bu sefer gittik jandarmanın önüne.

Devrim önde, kolunda iki asker çocuk, kapıya getirdiler, astsubayın surat beş karış. Devrim'e doğru eğildi, kulağına birşey fısıldadı, Devrim başını salladı, kapıya geldi, astsubaya döndü ve bağırdı "Hasssst...r". Bu sefer biz kolundan tuttuk, koşa koşa yurda kadar uçurduk.

Yurda geldik, içeri soktuk, jandarmanın yurda girmesi yasak, sorduk sonra Devrim'e, "Ne dedi adam sana?".

"Öğrendin mi, elindeki pankartta ne yazdığını?" diye sordu dedi. "Ben de cevabını verdim, dinlemememiş ki daha önce beni!" smile.gif
Sesil
Evettt, arkadaş değerli bir gençlik nostaljisi.

Görme engelli kimi insanları ben de çok gözlemişimdir. Bazı duyarlılıkları çok daha gelişkin olabiliyor.

Burada araştırdığım doğuştan engelliler. Yani görme merkezinden uyarılarla, görsel algıları nasıl biçimlenmekte?

Örneğin nasıl rüya görebilmekteler? Görselliği nasıl tanımlıyorlar? Nasıl bir imaj canlandırmaktadır beyinleri? Onlardan dinlemek isterdim.

Bunu mutlaka gerçekleştireceğim. Hem bu durumu yaşayanlardan hem de uzmanlarından bilgilenmeye çalışacağım. Bir yolunu bulacağım.

Bu arada, bu açılımı sağlayabilecek aramızda arkadaşlar var ise, ses versinler lütfen...
haci
Size tavsiyem bir körler derneğine gidip, doğuştan kör olanlarla bire bir mülakat yapmanızdır.. Bu duyarlığınızı onlara da hissettirmeniz koşulu ile tabii.

HACI