Güneşin çocuklarının ne halt olduğu ortaya çıktı,komünistlik maskesi altında kürtçülük yapanlar ,PKK'lılar....Türk Silahlı Kuvvetleri düşmanları,anadolu çocuğu katilleri...CC bunların maskelerini daha önce düşürmüştü.Güneşin çocuğuymuş..güneş çocuğu olmak için refah ülkesinde olman lazım,güneş çocukları cinayet işlemez,çiçek çocukları barış yanlısıdır savaş değil...Allah'ın kroları.
bakın bunların derdi ne;
.........................................................
Kürt sorunu
Kürt sorunu ne midir?
ROJAN HAZIM
Başbakan R. T. Erdoğan ”Kürt Sorunu” dedi! Ah aman, „oldu, gözlerimiz doldu“!
Iyi, güzel de, bu söylevciliğin hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığı TC
başbakanlarının benzer „nutuk“larıyla sabittir. Ayinesi iştir kişinin, lafa
bakılmaz! Söylenen „sözün“ niyet ölçüm zemini, pratiktir. Erdoğan ne yapacak,
uygulamasına bakacağız!..
Başbakan’ın, hem de başkent Diyarbakır’da, Türk hakimiyetli „Türkiyeci“liğin
sloganı haline gelen „tek bayrak, tek millet ve tek devlet“ haykırışlarının
gölgesinde kalan bu “sözü”nü, ilk elde olumlu bulmakla birlikte, abartılı
yorumlama zorlamaları hayret verici boyutlarda seyrettiği için bunu geçiyoruz.
Ancak kimi Türk basın mensubunun algılamakta güçlük çektiği „Kürt sorunu“ ile
ilgili muhtemel meraklarını giderici ve aslında hiçte ütopya olmayan „Kürt
hissiyatı“ da özce ve net olarak izah edilmelidir.
Türk basınının, ”pozisyonu net” olanların dışında kalan, ama yerini, safını
belirlemekte zorlanan kimi yazar ve gazetecisi hala ikircimli ve soruyorlar,
„nedir Kürt sorunu?”. Oysa yanıbaşlarında, Irak ”resmi sınırları” içinde, yani
Kürdistan’ın güney parçasında çözüldüğü gibidir ”Kürt sorunu”!
O halde Kürdistan’ın kuzey parçasında da benzer gelişmeler olacak.
Çünkü Kürdistan bir ülkedir. En büyük parçası TC devletinin TSK’si [Türk Silahlı
Kuvvetleri] tarafından işgal edilerek ilhak edilmiş ve sömürgeleştirilmiştir. TC’nin „resmi sınırlar“ı içindeki Kürdistan kentleri batıdan başlayarak
şunlardır:
Sivas, Maraş, Adıyaman, Osmaniye, Antep, Kilis, Urfa, Diyarbakır, Malatya,
Elazığ, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Bingöl, Muş, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır,
Batman, Bitlis, Siirt, Şırnak, Hakkari, Van. Yani 25 büyük il. Bu illerde, bu
coğrafyada yaklaşık nüfus 20 milyon. Batıya göç eden ve ettirilenler 10 milyon
civarında. TC’nin „resmi sınırlar“ı içinde yaklaşık 30 milyonluk bir Kürt ulus
nüfusu. Sadece TC döneminde sayısız kesintili „isyan“ vermiş ve son „isyan“ ile
de savaşımı kesintisizleştirmiş bin yılların yerleşik halkı Kürtler.Kürtlerin ülkesi yeraltı ve yerüstü madenleri bakımından zengindir. Bol
akarsuludur. Sihri büyük Fırat, Dicle, Munzur ve Zap ırmakları Kürdistan’ın
bedeninde paha biçilmez elmas aksesuarlardır. Başta Van Gölü olmak üzere büyük
gölleri ve kendine yeter petrol rezervleri var. Uçsuz bucaksız ovaları, yüksek
platoları, derin ve büyüleyici vadileri, erişilmez dağları, zengin bitki örtüsü
ve sık ormanları ile bir doğa harikasıdır Kürdistan. Bugün TC’nin ürettiği
elektrik enerjisi ve çıkardığı petrol Kürdistan suları ve topraklarından elde
ediliyor.
Ne ki, Kürdistan bugün bir klasik sömürge statüsü ile TC tarafından idare
ediliyor. Başta Kürt dili olmak üzere tüm kültür, sanat, edebiyat ve folklor,
yasak çemberi içinde asimile, yağma ve talan ediliyor.
Kürtler kendi kaderlerine kendileri hakim olmak için bu köle yaşamına
başkaldırmış ve özgürlük istiyorlar.
Kürtler kendi coğrafyalarını TC işgalinden
kurtarmak, kendi yurtlarında bağımsız bir devlet, özgür ve demokratik bir yaşam
kurmak için çetin bir savaşım veriyorlar. Kürt halkı adına kurtuluş savaşımı veren kişi, örgüt ve kurumlar, „terörist“
değil, birer özgürlük abideleridir. Kürdistan’ın bağımsızlığı, Kürt ve diğer Kürdistan halklarının özgürlüğü ve
mutluluğu için gencecik bedenlerini feda eden ve Kürtçesi „Pêşmerge“ olan
efsanevi Gerilla, Kürdistan silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleridir.
Kürtler, politik başkenti Diyarbakır, kültür başkenti Hakkari olan bir devlet
kurmak istiyor ve bunun için sınırsız bir bedel ödeyerek kararlı bir savaşım
sürdürüyorlar. Kürtler, kendi coğrafyalarında birlikte yaşayan tüm etnik topluluklara
demokratik hak ve hukuk tanıyarak, özgürlük ve eşitlik vaad ediyor, Kürdistan
Devleti’ni onlarla birlikte kurmak istiyorlar.
Kürdistan Devleti’nde, Kürtçenin yanısıra diğer etnik toplumların dilleri ile de
eğitim yapılacak, Kürdistan bayrağının yanısıra, o etnik toplumların ulusal
simgeleri saygı ve işlev görecek.
Kürdistan Devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak, demokratik
ve uygar dünyanın saygın bir üyesi olacak.
Kürtler, sivil ve askeri olarak haklı ve meşru bir savaşım veriyor ve ülkelerini
TC zulmünden kurtarmak istiyorlar. Kürtler, aş ve işten önce özgürlük istiyorlar.
Kürtler, TC devletinin bütün zalimliğine karşın, kurmayı amaçladıkları Kürdistan
Devleti ve halk olarak, TC Devleti ve Türk halkıyla iyi komşuluk ilişkileri
içinde ve barış içinde yanyana yaşamak istiyorlar.
Kürdistan ve Kürt sorunu işte budur!
ROJAN HAZIM
15 Ağustos 2005
Kaynak
http://www.xweza.com/tirkî.htm