Merhaba arkadaşlar,
Kütüphane'de İslam ansiklopedilerine göz atarken "Zeynep Bint. Cahş" (Türkçesi - Eşşeğinoğlu Zeynep) için Prof. Dr. Hasan İ. Hasan'ın ayrı bir başlık ayırdığını gördüm. Şimdi bakalım ne yazmış:
Zeynep bint. Cahş
Resullullah onunla evlenmesi teşrii (kanun vaz etme) gayeyle matuftur. Araplar cahilliye döneminde evlatlığın eşinin, öz oğlunun eşi gibi olduğuna inandıkları için onunla evlenmeyi haram sayıyorlardı. Resulullah bu inancın batıl olduğunu göstermek için onunla evlendi. Yahudi ve münafıkların yalan uydurup iftira ederek gelenekleri çiğnediğini iddia etmelerinden korkunca şu ayet-i kerime nazil olmuştur: "Zeyd o kadından ilişiği kesince biz onu sana nikahladık ki (bundan böyle) evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestikleri (onları boşadıkları) zaman o kadınlarla evlenmek hususunda müminlerle bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir."(Ahzap37)
Sen buna Resullullah’ın daha önce azatlı bir köle ile evlenmiş olmanın Zeynep'e getirdiği ezikliği gidermek ve itibarını korumak maksadıyla evlendiğini de ilave edebilirsin. Zeynep, Abdulmuttalip'in kızı ve Resullullah’ın halası olan Ümeyme'nin kızıydı. Resulullah onu azatlı kölesi Zeyd b. Harife için istemiş, fakat bu teklif Zeynep'in ailesine güç gelmiştir. Zira Zeyd bir köleydi, ama peygamberin sözünü kabul etmeleri gerekiyordu. Evlendikten sonra Zeynep, Zeyd'e karşı onun tahammül edemeyeceği bir büyüklük ve kibir gösterdi. Zeyd, durumu Peygamber'e şikâyet etmiş, o da, sabırlı olmasını tavsiye etmiştir. Fakat nazil olan ayet-i kerime Zeynep'in boşanmasını ve eşler arasındaki anlaşmazlığı kesip atmak için bizzat Resullullah onunla evlenmesini emretmiştir.
Böylece Arap ailelerinin en şereflilerinden birinin kızı olan Zeynep'in köle ile evlenmekte zedelenmiş olan itibarı iade edilecekti.
Bunun yanında Resullullah’ın Zeynep ile evlenmesinde, İslam'ın tamayyuz ettiği eşitlik örneklerinin en yücesini de görmekteyiz. Bu sistemde peygamberin dünkü kölelerinden birinin eşi olan bir hanımla evlenmesi garipsenemez. Bu eşitlik ki, Resulullah onun temellerini, Arap’ın en şereflilerinden biri ve kendi halasının kızı olan Zeynep'in azatlı kölesi ile evlendirilmekle atılmıştı. Ki, Zeyd Zeynep'i boşadıktan sonra Resulullah onunla evlenmekten çekinmemiştir.
Prof. Dr. Hasan İbrahim HASAN
İslam Tarihi Ansiklopedisi
Cilt-I
Ahzap suresinin ilgili ayetinin sonunda "Allah'ın emri yerine getirilmiştir." kısmını okuduktan sonra içimden derin bir "oooh" çektim.
Umarım Müslüman arkadaşlar da yazıdaki bariz çelişkili bakışı görebilmektedirler. Sayın Prof. Dr. H.İ.Hasan ya bizi ahlaksız, ahmak sanıyor ya da kendisi... Neyse. Şimdi şuna dikkat edelim: Arapların cahilliye devrindeki bu âdeti (bence) çok ahlaklıdır. Çünkü evlatlık öz oğul gibidir denmesi çok ahlaklıdır bence. Ayrıca Zeyd hayatta iken Muhammed "sen çekil ben alayım" diyor ve Prof. Dr. H.İ.Hasan bunu ne kadar güzel bir olaymış gibi bize aktarıyor. Bu resmen namussuzluktur, ahlaksızlıktır.
Adam önce “Muhammed toplumsal eşitliği sağlamak için zenginin kızını köleye veriyor.” diye anlatıyor (nasıl eşitlik sağlanacaksa), ardından da Muhammed o kadını alınca, onun zedelenen itibarını “Resulullah kurtardı.” diye bize anlatıyor. Bu ne çelişki ya? Sürekli Zeynep'in zedelenen itibarı... Bir kere sen eşitliği sağlamak niyetindeysen köleleri toplumda saygı duyulan insanlar gibi olmaları için uğraşacaksın, o konumlara getirmeye çalışacaksın. Öyle bir adamı öyle bir kızla evlendirirsen tabiî ki kadın öyle davranır (bu birçok kadının doğasında var). Ardından Muhammed'in tanrısı da işi gücü bırakıp Resullullah'ın cinsel yaşamının şenlenmesi için ilgili ayet-i kerimeyi indiriyor. Sevgili H.İ.HASAN olayı lâfebeliği içerisinde örtbas etmeye çalışmış ama maalesef başaramamış.
Aslında konunun farklı bir boyutu da var. Mevcut hadislerde Muhammed'in onu gecelikleriyle görmesi mevzusu var; ancak burada değinmeyeceğim. Diğer cevaplarda olayın bir de o yönünü ele alırız. Acaba Muhammed burjuva kızı Zeyneb'i niye nikahına almış daha iyi anlarız.
