Tam Forum Görünümü: Neden bir sürü dil var?
Ateistforum > FORUMLAR > ATEİSTFORUM
uğur
blink.gif Yeryüzünde bir çok dil var.Dillerin oluşumuyla ilgili bilimsel gerçekler nelerdir?Neden insanlar aynı dili konuşmuyorlar?Eğer insanlığın çıkış kaynağı dinlerin yazdığı gibi, Adem ve Havva ise; neden bu kadar çok dil ortaya çıkmıştır?Dinler bunu nasıl açıklar?
CultureClub
Güzel soru,bunu hiçbir dindar açıklayamaz. laugh.gif
uğur
İnsan evrimi olarak bakıldığında dillerin ortaya çıkışı çok basit olarak açıklanabilir,diye düşünüyorum.Ancak dinler noktasında tıkanma olduğu açık..
DOSTANE
Bunun dinlerle alakasını anlamış olsam sizede güzel bi açıklama yapardım ama...Adem ve Havvadan sonra milyarlar türedi kim bilir kaç yıl geçmiştir bunu kimse bilemez...ayrı ayrı kavimler oluştu hepsi değişik isimler verdiler bunu derin arıştırmak fln bile sonuç getirmez..bu ancakl dinciler bişey bilmiyor dersiniz buna gülersiniz... oysa hiç bi kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur...üstünlük ancak takva iledir bizim dinimizde..
CultureClub
QUOTE(ugurxxx @ Mar 24 2007, 04:53 PM) *
İnsan evrimi olarak bakıldığında dillerin ortaya çıkışı çok basit olarak açıklanabilir,diye düşünüyorum.Ancak dinler noktasında tıkanma olduğu açık..



Her canlının birbiriyle haberleştiği bir dili vardır,ilkel ya da ileri.Aynı ortamda yaşayan canlılar birbirlerinin dillerinden tehlike ifade edenlerle,yiyecek bulunduğunda çıkarılan sesler gibi ortak anlaşılabilen ses sembollerini anlarlar.

İnsanın dil yeteneği diğer hayvanlara göre daha karışıktır ve insan aklının gelişimi ile birebir ilgilidir.

Akıl geliştikçe dili ilerlemiş,dili ilerledikçe aklı gelişmiştir.
hezekiel
Yahudiler ve Hristiyanlar , bir çok dilin oluşumunu Babil Kulesi Efsanesi'ne bağlarlar. Güya geçmiş zamanlarda tüm insanlar tek bir dil konuşuyorlarmış. Tanrı-Rab ise , insanların boyu göklere ulaşan bir kule inşaa etmesi sebebiyle onlara kızıp , cezalandırarak kuleyi darmadağın etmiştir. İnsanlarda bu sebeple yollarını bulamamış ve yeryüzünün her bir tarafında dağılmışlardır. Tanrı-Rab , insanlara ceza vermek için böyle bir eylemde bulunmuştur.

Yani , yaptıkları açıklamalar hikayeden öte birşey değildir. Hatırladığım kadarıyla , böyle bir efsane geçer Tevrat'ta... Fakat müslümanlar nasıl bir açıklama yapıyorlar bilemiyorum. Zira Kuran'da bu soruya cevap niteliği taşıyan herhangi bir ayet yok. Bildiğim kadarıyla yok desem daha doğru olur.

Zaten verecekleri cevapta , Yahudilerin ve Hristiyanlarınkinden pekte farklı olmayacaktır.
Çünkü hikaye , sadece bir hikayedir.
uğur
Bir mümin kardeşimizden de aklıbaşında bir açıklama bekliyoruz.Bakınız Adem ,Havva türeyişi olsa idi ;aynı dilin farklı lehçeleri oluşması mümkün .Bu çevresel etkenlerle olabilir blki.Ancak görüyoruz ki ; bir Fransızın dil yapısı ile bir Çinlinin dil yapısı çok farklı.Telafuzu bile zor olabiliyor ,dilinizi dahi döndüremiyorsunuz.Toplulklar aynı dilin farklı lehçelerini dahi anlamakta zorluk çekerken,bu farklılıkları görmezden gelmek;iman sahiplerinin mesnetsiz inançlarını gösterir.Dilleri ortak bir çıkış noktasına götüren bilimsel birşey yok,keza ayrı kavimler olarak dağılmış olsalar dahi birbirinden çok farklı dillerin gelişmesi mümkün değildir,çünkü insan aldığı bilgiyi geliştirir.Kalkıp da, yaww biz bu dili kullanmayalım yeni bir dil geliştirelim diyen bir kavim olduğunu düşünmüyorum.
Trajito
Tekvin kitabında ilgili kısım şöyledir (Bap 11):

1. Ve bütün dünyanın dili bir, ve sözü birdi.
2. Ve vaki oldu ki, şarkta göçtükleri zaman, Şinar diyarında bir ova buldular; ve orada oturdular.
3. Ve birbirlerine dediler: Gelin, kerpiç yapalım, ve onları iyice pişirelim. Ve onların taş yerine kerpiçleri, ve harç yerine ziftleri vardı.
4. Ve dediler: Bütün yeryüzü üzerine dağılmıyalım diye, gelin, kendimize bir şehir ve başı göklere erişecek bir kule bina edelim, ve kendimize bir nam yapalım.
5. Ve âdem oğullarının yapmakta oldukları şehri ve kuleyi görmek için RAB indi.
6. Ve RAB dedi: İşte, bir kavmdırlar, ve onların hepsinin dili bir dili var; ve yapmağa başladıkları şey budur; ve şimdi yapmağa niyet ettiklerinden hiçbir şey onlara men edilmiyecektir.
7. Gelin, inelim, ve birbirinin dilini anlamasınlar diye, onların dilini orada karıştıralım.
8. Ve RAB onları bütün yeryüzü üzerine oradan dağıttı; ve şehri bina etmeği bıraktılar.
9. Bundan dolayı onun adına Babil denildi; çünkü RAB bütün dünyanın dilini orada karıştırdı; ve RAB onları bütün yeryüzü üzeri oradan dağıttı.

Buralar da Avni Çetinkurt'tan:

Nihayet, iki set arasına ulaştı. Setler arasında öyle bir topluluk buldu ki neredeyse söz anlamıyorlardı. (Kur'ân, Kehf:93)

- - -

Kız: "Çok sempatiksin." (ya da öyle bir şey)
Mahsun Kırmızıgül, yaklaşık on saniye sonra: "Ha?!" (ya da öyle bir şey)

(Sioux'ların kış masallarından)
CultureClub
Tevratın masalları güzeldir laugh.gif

Bu ayeti ben de biliyordum ama kitabın neresinde olduğunu bulamamıştım.
sair
Diller birnirlerinden türemiştir

neye dayanarak söylüyorum

Bye bye Türkçe / Oktay Sinanoğlu

Türkçe ve Japoncanın birbirlerine benzerliklerini ortaya koyuyor

bence çok önemli bir şey değil

bu konu
CultureClub
Dillerin gelişimi ile evrim aynıdır.

İnsanımsıların ilkel dilleri insanımsılar (hominidler)çiftleştikçe karıştı..Melezler dünyanın değişik yerlerine dağıldılar,farklı diller oluştu.Son aşamada 200 bin yıl önce Homo Sapiens,(insan) dünyanın değişik yerlerine göç edince değişik diller oluştu.Bu göç aynı zaman diliminde olmamıştır.
uğur
Birbirlerinden etkileşim olabilir,ama türemesi mümkün değil.Bazı kelimeler, birbirleriyle coğrafi ve siyasi olarak ilişkleri olan toplumların dillerine kaynamıştır.Kız alıp, kız vermek gibi..
Emre1974tr
22. Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır.
uğur
Bu mu yani:)))Yni tebrik ederim Emrecim...Çok iyi bir delil getirdin canım..Ben de Emrecim nerde kaldı diyordum:))
Emre1974tr
Hucurat Suresi 13 Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.
uğur
Demekki Muhammed zamanında da farklı diller varmış,kuran bunu kanıtlıyor:))
uğur
Eeee neden ayrı diller yaratmış?bir koşum sorda gel
CultureClub
Emre boşuna uğraşma,Kuran bu konuda bir şey demez,diyemez wink.gif
uğur
Neden bir anadan babadan yaratıp da ;ayırır,farklı diller verip tekrar tanışmalarını bekler allah, anlayan beri gelsin..Dilleri aynı olsaydı daha kolay kaynaşmazlarmıydı?
Yawww bende kuran gibi saçmalamaya başladım:))
mamuli
Müsloları iyi sindirmişsiniz. seslerini çıkaramıyorlar laugh.gif Aptal aptal konuşmaktan daha iyidir tabi.
Emre1974tr
Hayır Highlandırcık, ayetler cevapları yapıştırıverdi suratınıza .

Bu farklı ırklarda yaratılma sonucu farklı özellikler ve güzellikler ortaya çıkmaktadır. İşte bu olumlu çeşitlilik sayesinde insanoğlunun derinliğinin daha çok farkına varırız.

Selam ve sevgiler.
barisarock
İnsanlar neden bir çok dil kullanıyor yani niye tek dil kullanmıyor ?
Daha önce bu konuyu biliyordum.Ama zamanla unuttum.Eski kaynakları da bulamıyorum ben de yanlış bilgi vermemek için emin olmak için internette arama yaptım.

Babil Sendromu
‘Babil Sendromu’ düşüncesine göre, Babil’in kulesinde çalışan insanlığın dilinin yetmiş iki buçuk parçaya ayrılması, aynı zamanda insanoğlunun birbirlerini anlamayan, öfkelenir insanlar da olmalarının ve de çatışmalara tutuşmalarının başlangıcı olmuştur!
Tarihte yaşandığı ileri sürülen ‘Babil Kulesi Efsanesi’, bugün yeryüzündeki mevcut bütün kavgaların ve anlaşmazlıkların sebebi olarak gösterilmekte, ‘Babil laneti’ sonrası ortaya çıkan dağılma aynı zamanda, ‘Babil Sendromu’ olarak da tanımlanmaktadır.
Kökeni Musevilik olan bu inanç, İslam’da ya da bilimsellikte yerini bulamamakta, bulunduğu yer olan Tevrat’ta ise, Babil Kulesi ve dillerin ayrılması haberi şu şekilde anlatılmaktadır:
1- Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı:
2- Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
3- Birbirlerine, “Gelin tuğla yapıp iyice pişirelim” dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
4- Sonra, “Kendimize bir kent kuralım” dediler. “Göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız.”
5- RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağı indi.
6- Ve şöyle dedi: “Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.”
7- Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirini anlamasınlar.
8- Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
9- Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırdı ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıttı (Tevrat/Tekvin/Yaratılış Kitabı 11).
Tevrat’a göre, dillerin çoğalması böyle doğmuş, böylece de, o güne dek huzur ve bolluk içinde bir arada yaşayan insanoğlu, bölünmüş, birbirinden farklı dillerde konuşmaya, farklı dinlere de sahip olmaları yüzünden de birbirleriyle çatışmaya ve kavgaya başlamışlardır! İşte bu hadise, insanlık tarihine ‘kaos’un sembolü olarak geçmiş, dolayısıyla da bu ‘sorun’un çözümü (çatışmanın sonu), aynı zamanda ‘düzen’in başlangıcı olacağı öngörülmüştür.
........
Ve böyle sürüyor.Şöyle bir site de siyasi bir konuya ilgili yazı aslında ama buna da kısaca bir değinmişler.
http://www.ahmetmusaoglu.org/index1.php?s=...d=babilsendromu
Sonra başka bir sitede şöyle bir yazı var :
http://www.allahvar.com/insan_bedeni/insanbedeni_37.html
Bunlar teoloji kaynaklı bir de biyoloji temeline inmeli tabi.
Blackrock
Ya inanmıyorum hakikaten. Gerçekten de bu durumu masallarla mı açıklamaya çalışıyor insanlar? Bu kadar basit mi dilleri falanca kitaptaki tek ayetle açıklamak? Bu işe yıllarını vermiş antropologlar, palograflar ne güne duruyor? Size ancak gülüyorum müslocuklar. Bu kadar aciz oluşunuza, bu kadar edilgen oluşunuza gülüyorum. Gerçekten de çağımızı yakalayamamışsınız. İçinde bulunduğunuz çağ ile beraber zihniyetiniz tarihe gömülüp gidiyor. Kendi kendinizin soyunu kurutuyorsunuz.
barisarock
Aşağıdaki linkler de konuyla ilglidir.Bir faydası olur.
Bizim gibi meraklılar da diğer forumlarda tartışmışlar.O forumların linklerini de ekledim.

http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=49275
http://dilbilimi.net
http://www.cevaplar.org/index.php?khide=vi...mp;yazi_id=4921
http://netcevap.org/propaganda_dilin_evrimi.html
http://www.vazgectimsenden.com/topic.asp?c...=Tez+%26+%D6dev

Sevgiler.
Emre1974tr
Çağdışı ve akılsız olan sensin blcakrock. Olayın gerçek nedenini hem de yaratıcının sözlerinden verdik.

Bilimadamları sadece bunun ayrıntılarını açıklarlar. Ama evrim hurafesine bulaşarak dini inançlarını sergilerlerse zaten onlar bilim adamı değil, kilim adamıdır olsa olsa.

Selam.
uğur
Emrecim yine bir sürü laf ettin ama hepsi boş.Bir tane akıllı cümle kur,dişimi kırıcağım.
Fidel
hak tuela oyle istemis!

dusunenler icin burda bir mesaj var!

anlayana!

keeh keeh keeh
gezgin95
Müslümanlar buna cevap veremez.

Diller de türler gibi birbirinden ayrılmıştır.
Birbirleriyle iletişimleri kesilen toplulukların yavaş yavaş dilleri birbirinden farklılaşır. Aynı, birbirleriyle ilişkileri kesilen toplulukların ayrı DNA havuzu oluşturması gibi.
Çok dağlık bölgelerde (mesela kafkaslar, himalayalar) yanyana iki vadinin insanları birbirleriyle iletişim kuramadıkları için ayrı lehçeler, diller geliştirmişlerdir.

Dillerin farklılaşması (birbirlerinden türemesi) ve farklı türlerin oluşmasının kökeni aynıdır:

toplulukların birbirlerinden izole olmaları.

Evrimi anlayan, dillerin oluşmasını da anlar.
serkancc
Arkadaşlar dinlere göre insan yaratılmadan önce zaten dili vardı.Çünkü kuranda bir çok ayette allah ademle konuşabiliyor. Hatta adem diğer meleklerlede konuşabiliyordu. Eğer ademin dili olmasaydı allahla ve meleklerle nasıl konuşabilecekti ?
Allahın dili arapça olduğuna göre ve ademlede muhabbet edebildiklerine göre tüm dillerin temelinde arapçanın olması gerekir. İlk insan doğuştan arapça konuşabiliyor ise bugün bütün dünya dilleri temelde az veya çok arapça olmalıdır. ve bunun böyle olmadığı artık apaçık ve kabak gibi ortadadır.. Ama tabi yinede inanmak isteyen bir yolunu bulup inanacaktır bu safsatalara ne diyelim...
bilinc
İncil Tevratta mı arapça.Allah'la Ademin neyce konuştuğunu nerden bileceksin?

Hiç kulaktan kulağa oynadınız mı?A denen birkaç dakika içinde B 'ye düşünür.

5 dakikalık bir kulaktan kulak oyunu ile binlerce yıldır insan dilinin değişiminin çok farkı olmasa gerek.

İnsanlar ayrıldıkları,yaşadıkları,etkilendikleri şeylere göre farkında olmadan veya olarak dillerine yön verebilirler.
suevari
QUOTE(ugurxxx @ Mar 24 2007, 05:20 PM) *
blink.gif Yeryüzünde bir çok dil var.Dillerin oluşumuyla ilgili bilimsel gerçekler nelerdir?Neden insanlar aynı dili konuşmuyorlar?Eğer insanlığın çıkış kaynağı dinlerin yazdığı gibi, Adem ve Havva ise; neden bu kadar çok dil ortaya çıkmıştır?Dinler bunu nasıl açıklar?


öncelikle farklı dillerin tek-ortak bir dilden çıktığının delili ne olabilir, onun üzerinde duralım:

dille ilgili incelemeler(dil bilgisi ve onun kuramsallığını ifade eden dil bilimi) toplam 5 ana dilin var olduğunu söylüyor. söz konusu sınıflama dil biliminin 5 alt dalına göre yapılmaktadır: anlambilim, biçimbilgisi, sesbilgisi, cümle bilgisi, kökenbilim..

örnek: cümle bilgisine göre türke ile ingilizce farklı öge dizilişine sahip olduklarından farklı ana dillere bağlı olduklarının göstergesidir. bunun yanında türkçede ses uyumlarının aranması da söz konusu iki dilin farklı ailelerden geldiğini kanıtlamaktadır. ayrıca bir dildeki "yapmak", "etmek" , "get", "to" gibi yardımcı sözcüklerin kullanım alanları da bu dilleri kullananların düşünme yöntemlerinin farklı odluğunu dolayısıyla farklı dil ailelerinden geldiklerinin göstergesidir.

yukarıda özetlediğim durum acaba gerçekten dillerin tek-ortak bir dilden türemediğini gösterir mi? yani inglizceyle türkçeyi karşılaştıracak olursak:

1. türkçede ses uyumu aranır ama ingilizcede aranmaz.(fonetik farklılık)

2. türkçede yüklem sonda ingilizcede ise özneden hemen sonra yer alır(sentaksal farklılık)

3. türkçe sondan eklemeli, ingilizce ise hem sondan hem de baştan eklemeli dildir(yapısal-morfolojik farklılık)

semantik(anlambilim) ve kökenbilim(etimoloji)sel ayrılıklar sebep değil sonucu ifade ettiklerinden dil sınıflamasında kıstas olamazlar. şimdi ilk 3 bilim dalı olan sentaks, morfoloji ve fonetiğe göre dil sınıflaması üzerinde konumuz bağlamında duralım.

a) fonetik bakımdan: genel olarak türkçede sözcük içerisinde kalınlı-incelik uyumu varır ama yüzlerce sözcük bundan istisnadır. öyle ki sözcüğün kökeni söz konusu uyumlara uyduğu halde halkımız onu uyumsuz hale getirmiştir. bu da dilde kuralların değil kullanımların esas olduğunu gösteriyor. ör: alma sözcüğü zamanla elma'ya dönüşmüştür, karındaş kardeş'e,...

cool.gif sentaks bakımından: şiir söyleme, öfkelenme gibi durumlarda türkçeyi kullanan biri de yüklemi değil dümlenin ortasında kullanır. devrik cümle diye birşey var nitekim.

c) morfolojik olarak: türkçenin sondan eklemeli dil oluşu bugünkü durumu itibariyledir. eski türkçede böyle birşey yoktur. ör: "geliyorum" diye kullandığımız sözcük (ep)eski türkçede "gele yorır men" şeklindedir. yine türkçede bir kural olarak sözcükteki türeme esnasında kök değişmez. ama keçi,keçe, küçük, kese sözcükleri birbirinden türerken kök değişmiştir.

bunlar gibi daha binlerce örnek dilleri 5 ana dile bağlamanın sonuç değil ancak bir süreç olduğunun göstergesidir.

bu arada belirtmeliyim ki, antropolojik araştırmalar dil ailelerine parelel olarak ırk sınıflaması yapamamaktadır. yani eğer 5 dil ailesi var ve bunlar birbirinden bağımsızsa 5 ana insan ırkı bulunması gerekir. antropolojik araştırmalar bize böyle bir sınıflamayı sunmamaktadır. dolayısıyla insanların daha ellerinde kesin bilgiler olmadan "diller tek-ortak bir dilden türememiştir" demeleri acelecikten başka birşey değildir. bakalım antropolojik araştırmalar bize ne gösterecek.

tek-ortak dil inancına karşı çıkanlar peşin hükümlü de tek ana dili savunanlar bilerek mi konuşuyor. bu sorunun yanıtı HAYIRdır. herşeyden önce dillerin ortak dilden türediğini iddaa etmek bir inançtan öteye gitmiyor. aslında bu biraz da masumcadır ve insana özgü doğal bir beklentidir. zihnimiz olgular ve nesneler arası bağlantılar kurarak bunları birleştirme eğilimindedir(sentetik düşünce). bu sentetik yetimizden ötürü dilleri bir anadile bağlamayı umarız. benzer eğillim fizikçiler arasında da 4 temel kuvvet konusunda geçerlidir. malum olduğu üzere söz konusu kuvvetleri birleştirmek 21. yüzyıl fiziğinin belki de ana hedefidir.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.