Tam Forum Görünümü: Kurana Göre Namaz Nasil Kilinir ?
Ateistforum > FORUMLAR > ATEİSTFORUM
KaBuS
Bu baslikda iki ayri siteden alinti yaparak kurana göre nasil namaz kiliniyor onu inceliyelim , Bakalim kurana göre namaz islam aleminin bildigimiz gibi kildigi namazmidir yoksa degisikmidir ? Degisikse bunun sebeplerini inceliyelim hep beraber.Alintilarin icindeki yesil yazilar kendi yorumlarim olacak.

Kaynak Kuran'daki Din

Önce namaz icin sart olan abdeste bakalim:

ABDEST VE BOY ABDESTİ(GUSüL)

Kuran'da abdest, sadece ve sadece namazın bir şartı olarak anlatılır. Ayrıca camiye girerken, Kuran okurken, namaz dışındaki her hangi bir ibadet için abdestin, ve de boy abdestinin (gusül) alınmasına ihtiyaç yoktur. Kuran'da abdest ve boy abdesti birazdan vereceğimiz iki ayette geçer. Bu iki ayet dışında Kuran'da abdest ve boy abdesti ile ilgili hiçbir ayet yoktur. Yani abdest ve boy abdestinin ne yapmamız için gerektiği, ne zaman gerektiği, su olmazsa ne yapılacağı sadece bu iki ayetten anlaşılacaktır.

Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda; Yıkayınız: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi. Sıvazlayınız: başınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Eğer hasta veya yolculukta iseniz, veya biriniz ayak yolundan geldi ise, ya da kadınlara dokunduysanız, ve de su bulamamışsanız: Temiz bir toprakla yüzünüzü ve ellerinizi sıvazlayın. Allah size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki; şükredersiniz. (Maide Suresi 6)

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken de yolculuk hali müstesna yıkanıncaya (gusül edinceye, boy abdesti alıncaya) kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculuktaysanız, biriniz ayak yolundan gelmiş, yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi sıvazlayın. Allah affedici, bağışlayıcıdır. (Nisa Suresi 43)

Şimdi sorularımızı sorup bu iki ayete göre cevap verelim:

1) Abdest ve Boy Abdesti Niçin Lazımdır?

Ayetlerden açıkça anlaşılıyor ki; abdest de, boy abdesti de bir tek namaz için lazımdır. 5 Maide Suresi 6. ayetin başında abdestin namaz için alınması gerektiği söylenir. 4 Nisa Suresi 43 ayette de cünüp olanın yıkanmadan namaz kılamayacağı anlatılır.

Kurana göre namaz kilmiyacaksak gusül sart degilmis ilginc! Neyse Siteden alintilarla devam...

2) Abdest Ne Zaman Alınır?

İki ayetin de son kısımlarına dikkat ederseniz, bize suyun gerekli olup da suyu bulamadığımız hallerde ne yapmamız gerektiği açıklanır. Suyun bize gerekli olduğunun açıklandığı hal ile, abdesti neyin bozduğu da açıklanmıştır. Burada "ayak yolundan geldiğinizde" diye çevirdiğimiz ifade bize abdestin ayak yolundan gelince alınması gerektiğini göstermektedir. "Ayak yolu" diye çevirdiğimiz kelimenin Arapça'sı “gait”tir. Arapça bu kelime “çukur yer” anlamında olup, "ayak yolu, tuvalet" kelimelerine karşılık gelmektedir.(Kelimeyi "tuvalet" diye çevirmedik çünkü; "tuvalet" günümüzde küçük ve büyük tuvalet dışında başka amaçlarla da kullanılan bir yerdir. Oysa “ayak yolu” ile kastedilen yer, sırf bu iş için kullanılır.) Yani abdestin çukur yerlere yapılanlardan sonra alınması gerekmektedir. Bunun dışında tarif edilen hiçbir şeyle, ne kanın akması, ne deve eti yenmesi abdesti bozmaz. Ayetten abdesti neyin bozduğu açıktır. Kişiler "ayak yolunda", çukur olan yere ne yapıyorsa abdesti o bozar.

Demekki müslüman oldugum seneler hacilar hocalar hep keklemis beni , zararin neresinden dönersen kârdir diyip hala keklenenlere aciyorum laugh.gif

3) Boy Abdesti (Gusül) Ne Zaman Alınır? Bu bölüm bizi simdilik ilgilendirmedigi icin es geciyorum.

4) Abdest Nasıl Alınır?

Maide Suresi 6. ayetin başında abdesti nasıl almamız gerektiği anlatılır.
(...) Bu arada konunun teferruatli aciklamasi yapilmisdi ama asagidaki özet kisminda kisaca anlattigi icin burayi sildim istiyen verdigim kaynak linkine tiklayip okuyabilir.

Kısacası abdestte yüz ve dirseklere kadar eller yıkanır, baş ve topuklara kadar ayaklar sıvazlanır, ayrıca da bir şey gerekmez. İsteyen ağzını ve burnunu çalkalar, üç parmakla ensesini sıvazlar, serçe parmağı ile kulağını hilaller, ayaklarını topuklarıyla birlikte yıkar, her uzvunu yıkayışta Arapça dualar okur. Fakat bunları yapan bilsin ki bunların abdestle alakası yoktur. Abdesti Allah, Kuran’da açıklamıştır ve bunlar o açıklamada yoktur.

Anlasilan o ki abdestin alinisi konusundada keklenmisiz laugh.gif

Abdesti aldik simdi namaza gecelim:

KIBLEYE DÖNMEK

Bakara Suresi 144,149 ve 150. ayetlerde Müslümanlar'ın nerede olursa olsunlar Mescidi Haram'a, Kabe'nin olduğu yöne dönmeleri söylenir. Bu, namaza düzen de veren bir uygulamadır. özellikle toplu kılınan namazlar bu sayede daha düzgün ve düzenli olur.Bakara Suresi 115. ayette nereye dönersek dönelim Allah'ın orada olduğu söylenerek, Kabe'ye dönmeye yanlış manalar yüklenilmesi, Mescidi Haram ve çevresinin putlaştırılması önlenir. Mevcut camiler Bakara Suresi'nin ayetlerine binaen Mescidi Haram'a doğru yapılmıştır. Müslümanlar kıldıkları namazı Mescidi Haram'a dönerek kılmaktadırlar. Müslümanlar kıbleyi biliyorlarsa (Mescidi Haram yönünü) oraya dönüp namazı kılar. Eğer yönü bulamazlarsa Allah'ın her yerde olduğunu bilip ibadetlerine devam ederler (Bakara Suresi 115)

NAMAZDA KIYAFET, TEMİZLİK

Kuran’da namaz için özel bir kıyafet geçmez. Tek başına namaz kılan namazını istediği gibi kılar. Namazın toplu kılındığı yerlere gidenin güzelleşmiş, düzgün kıyafetle gitmesi iyidir (Bakınız Araf Suresi 31). Araf Suresi 26. ayette insanların avret yerlerini örtecek giyim tarzı olduğu gibi güzellik ve süs kazandıracak giyim tarzı da olduğu söylenir. Bundan beş ayet sonra Araf Suresi 31’de mescit yanında (namaz kılınan bölgede) süslenmeden bahsedilir. Baş örtüsü diye bir şeyin olmadığını kitabın 22. Bölüm'ünde, kitabın diğer kısımlarında ise erkeğin baldırını örtmesinin gerekmediğini gördük. Normalde olmayan bu zorunluluklar namaz kılarken de yoktur. Çünkü Kuran’da namaz kıyafeti diye özel bir kıyafet tarif edilmez.

Bakara Suresi 125 ve Hac Suresi 26. ayetlerden namaz kılınacak bölgenin temizlenmesinin ve temiz tutulmasının önemi anlaşılır.

Keklenmeye devam blink.gif

NAMAZ VAKİTLERİ

Kuran'da namazın, vakitleri belirlenmiş bir farz olduğu geçer (Nisa Suresi 103). Korku zamanında bile namaz kılınmasını açıklayan Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de eksiksiz olarak açıklamıştır. Namaz vakitlerinin açıklanmasından kastımız, farz olan namazların açıklanmasıdır. Namaz övülmüş bir ibadettir. Allah'a yönelmenin, Allah'ı hatırlamanın bir şeklidir. Bu yönüyle namaz her an kılınabilen, her an yerine getirilebilen bir ibadettir. Fakat her kılınan namaz, farz namaz değildir. örneğin gece yarısı fazladan namaz kılınabilir, fakat bu gece yarısı kılınan namazın farz olduğunu göstermez. Peygamber de, Peygamber’in yakınları da şüphesiz birçok kereler namaz kılmışlardır. Kuran'ın tek kaynak olduğunu unutan mezhepçi zihniyetliler bu namazların kimisini farz, kimisini sünnet ilan etmişler; Kuran’dan dini anlamak yerine, Peygamber yakınlarının hareketlerini kendilerince yorumlayarak din oluşturmuşlardır. Sünni mezhepler sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı diye beş namazı farz kılmışlardır. Şiiler üç vakit namazı farz kılıp bu vakitlerde beş vakit namazı birleştirdiklerini söylerler. Daha eski zamanlardaki Hariciler'in iki veya üç vakit kıldıklarına dair hadisler de vardır. Bu farz namazların dışında Kuşluk, Duha, Güneş, Ay tutulması, İstihare, Kadir, Regaip, Beraat gecesi namazları gibi birçok namaz da vardır. Vitir namazı ise kimilerine göre vacip olup farza yakındır, kimilerine göre ise sünnettir.

Savaş zamanı namazın kılınmasıyla ilgili bilgileri veren Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de açıklamıştır. Kuran'dan delillendirilmeyen namazların belirli dönemlerde belirli kişilerce, halifelerce, hatta Peygamber tarafından kılınmış olması mümkündür. çünkü Kuran namazı över ve farz namazların haricinde de namaz kılınması elbette ki iyidir. Bu açıdan bakıldığında yukarıda adı geçen ve yukarıda adını geçirmediğimiz, fakat namaz kitaplarında adı geçen namazların kılınmış olması mümkündür. Fakat Kuran’da adı geçmeyen namazların, farz namaz olarak algılanması çok büyük hatadır. Bu noktadan olaya baktığımızda sorun, hadislerin yorumlanış şeklindeki hatalardan kaynaklanmıştır. Şimdi dinin tek kaynağı olan Kuran'dan farz olan namazları isim ve vakitleriyle birlikte öğrenelim.

SABAH (FECR) NAMAZI


Kuran'da namaz kelimesi "salat" kelimesi ile ifade edilir. "Bağlantı kurmak" tipinde manalara sahip olan "salat" kulun yaratıcısıyla kurduğu bağlantı, yani namaz için de kullanılır. “Salat” kelimesi “ikame” fiiliyle beraber “namaz kılmak“ manasında kullanılmıştır. "Salatı Fecir" yani "Sabah namazı" ismi Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. "Fecir" gecenin karanlığında güneşin ilk ışıklarının çıkışını ifade eder. Bu bir süreçtir ki güneşin doğuşuna kadar devam eder. Nitekim varlığı adından belli olan bu namazın, Hud Suresi 114. ayette vakti de tam belli olmaktadır.

Gündüzün iki tarafında, gecenin yakınlarında namaz kıl. Güzellikler çirkinlikleri giderir. (Hud Suresi 114)

Arapça'daki "nehar" "gündüz", "leyl" "gece" demektir. "Tarafeyinnehari" ifadesi gündüzün iki tarafını ifade eder. "Taraf" ise; "uç, dıştan bitişik bölüm” manalarına gelmektedir. Kuran'da geçtiği diğer ayetlerde de aynı anlamda kullanılır. Gündüzün başlangıcını güneşin doğuşu, günün bitişini güneşin batışı olarak alırsak günün iki tarafında sabah ve akşam namazları vardır. Bu zamanların tam anlaşılması için "zülefen minelleyl" ifadesi ile bu vakitlerin, aynı zamanda gecenin gündüze yakın zamanları olduğu vurgulanır.

Yani sabah namazı, ismi ile Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle “Salatul Fecir” adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter

AKŞAM (İŞA) NAMAZI


İşa namazının ismi de Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. Sözlükten “işa” kelimesinin anlamına bakanlar, güneşin batışından havanın kararmasına kadar olan vakte, yani bizim Türkçe'de "akşam" dediğimiz vakte "işa" denildiğini görürler. Yusuf Suresi 16 ve Naziat Suresi 46. ayette de aynı kelime geçmektedir. Diğer iki ayetteki aynı kelimeyi "akşam" diye çeviren bazı çevirmenlerin, bu kelimeyi Türkçe bir kelime olan "yatsı namazı" diye çevirmeleri, mezhep izahlarının etkisinde kalmalarındandır. Bu çeviri "yatsı namazı" diye mezheplerin tarif ettiği namazı Kuran'ın da farz kıldığı izlenimini vermektedir ki bu yanlıştır. Fakat "yatmak" kökeninden gelen "yatsı" kelimesinden kasıt "işa namazının" yatmadan önce kılınan son farz namaz olması ise bu doğrudur. Ayette buna işaret de vardır:

Ey iman edenler! Yönetiminiz altındakilerle, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesinler. Fecir(Sabah) namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkardığınızda, işa(akşam) namazından sonra. çıplak olabileceğiniz üç vakittir bunlar. (Nur Suresi 58)

Düsünebilen biri icin sadece su ayet bile kuranin birtek araplar icin uydurulmus bir din oldugunu anlar.Ayrica ne kadar sapik bir din oldugunuda anlar.Ayette ne diyor bu üc vakitte ciplak olabileceginiz icin yaniniza gelmek istiyenler izin istesinler.Hadi sabah namazindan önce insanlar yataktan yeni kalkdigi icin ciplak olabilir , aksam namazindan sonrada yatmak icin soyunmus olabilirsiniz , peki ögle namazindan önce neden insanlar ciplak olsunki ? Nedeni cok basit , arap toplumlarinin yasamini incelerseniz , ögle vakitlerinde hava cok isindiginda insanlar evlerine cekilip soyunup dökünürler.Samanyolu tv'deki "ayna" programini izliyenler bunu görmüsdür.Peki araplar sicak diye soyunuyorda bizler neden soyunalimki ? Evrensel(!) kuran mekkeden baska biryerlerdede müslüman olabilecegi hesabini unutmus olabilirmi ? Eskimo öglen vakti neden soyunsun ? laugh.gif Neden sapik dedim onuda acikliyim , ayeti dikkatli okursaniz , bu 3 vakitte ergenlik yasina gelmemis olanlar diye gecer.Ama ergenlik cagina girmisse o kisi kizi yada oglu yanlarina girebilir.Düsünün adam yada kadin ciplak yatiyor ergenlik cagina girmis kizi yada oglu ciplak vaziyette yanlarina geliyor! Islam ahlaki bu olsa gerek...ilginc huh.gif

Son namazı kılmak için mescide giden, topluca namazı kılan kişi bu namazdan sonra mescide gitmeyeceği için muhtemelen üzerini değiştirecektir. Ev kıyafetine bürünecektir. Bu yüzden yatmadan önceki son namaz işa namazı olarak düşünülüyorsa bu doğrudur. Yoksa vakit olarak akşamı ifade eden bir kelime, namaz kelimesiyle birleşirse bambaşka bir vakit olan yatsıyı ifade eder deniliyorsa, bunun yanlışlığı ortadadır. Bu ayette son farz namazın akşam namazı olduğunu destekleyici bir ifade tarzı vardır. Arapça sözlüklerden "işa" kelimesinin manasını araştıran herkes, "işa" kelimesinin "güneşin batışından gecenin karanlığına kadar olan zaman dilimi"ni ifade ettiğini görecektir.(Evdeki çocukların çıplaklığın mümkün olduğu vakitlerde izinsiz odalara dalmamalarını öğütleyen bu ayetten bir sonraki ayette, bu çocukların ergenlik yaşına gelince, her zaman özele saygı gösterip, izin alarak ebeveynlerinin odalarına girmeleri öğütlenir.) Ayetlerin pespese inmedigini toplamda 23 senede tamamlandigini düsünürsek , bir önceki ayet tepki almis olmaliki pesinden böyle bir ayet uydurulmus

Akşam namazının vaktinin anlaşıldığı ayet (Hud Suresi 114) sabah namazında belirttiğimiz ayettir. Gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan biri sabah namazı olunca, diğeri de bu namazın simetriği olan akşam namazıdır. Bu namazın vakti de aynı şekilde gecenin gündüze yakın olan zamanıdır. Bu ayet dışında akşam namazının vaktini belirleyen bir ayet daha vardır:

Güneşin sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecir(sabah) vakti Kuran'ı, fecir(sabah) vakti Kuran’ına tanık olunur. (İsra Suresi 78)

Gecenin kararması, akşamın bitiş vaktini vermektedir. Işığın alametlerinin tamamen yok olmasıyla akşam namazının vakti biter. Bu durumda da "güneşin sarkması" ifadesi güneşin ufukta batışını belirler. Böylece güneşin batımı ve gecenin kararmasının arasındaki vakit, namaz vakti olarak belirtilir. Bu ayetin devamında sürekli akşam namazıyla beraber geçen sabah namazının vaktinin vurgulanması da ilginçtir. Fakat bu ayette sabah namazı değil, sabah Kuran okumak vurgulanır. Demek ki sabah namazının vaktinin içinde veya namazın dışında Kuran okumaya özel bir önem vermek gerekir. Görüldüğü gibi akşam ve sabah namazları isimleriyle beraber Kuran'da geçerler. üstelik bu isimler namazın kılınacağı vakti de ifade ederler. İlaveten sabah ve akşam namazının zamanı da açıklanmıştır. üstelik Nur Suresi 58. ayette sabahın günün ilk, akşamın günün son namazı olduğuna işaret vardır.

VUSTA (ORTA, EN İYİ) NAMAZI


Vusta namazına delil olarak Bakara Suresi 238. ayet gösterilir.

Namazları koruyun. Ve vusta (orta, en iyi) namazı da. (Bakara Suresi 238)

Sabah ve akşam namazının vakitlerini çıkardığımız ayetler ve bu ayet dışında namaz vakitlerinin çıkartılabileceği hiçbir ayet yoktur. Demek ki namaz vakitleri bu ayetlerden anlaşılacaktır. Günün bir ucundaki namaz sabah namazı, günün diğer ucundaki namaz da akşam namazı olunca orta namazını bu iki namazın ortasında aramak lazımdır. Tüm kültürlerde günün uyanmayla başladığını, gecenin dinlenmemiz için yaratıldığını, geceleyin kalkıp ibadetin bir tek Peygamberimiz'e has kılındığını (İsra Suresi 79) düşünürsek orta namazı, sabah ile akşam namazının arasında gündüz kalan vakit olur. "Vusta" kelimesine "orta" manasının verilmesinden günün ortalarında kılınan bir namaz olduğunu düşünenler olabilse de bu kelimeyi sınırlayan hiçbir ifade olmadığı için sabah ile akşamın arasında kalan tüm zaman dilimini, bu namazın vakti olarak kabul etmek gerekir. Vusta namazı ifadesinden, orta namazı sonucuna varıldığında "vusta" kelimesi hem namazın ismini, hem zaman dilimini belirleyen kelime olur.

Görüldüğü gibi Kuran'da namazın beş vakit olduğuna dair bir ifade yoktur. Namazın uzunluğu, rükuda, secdede ne söyleneceği de Kuran'da geçmez. Aslında hadislerde de namazın uzun mu, kısa mı olduğu, rükuda, secdede ne söylenmesi gerektiği bulunmaz. Bugünkü anlatılan namazın uydurma dolu hadislerle bile açıklanması mümkün değildir. Namazdaki birçok husus tamamen mezhep kurucularının şahsi görüşleriyle oluşmuştur. Peygamber'in hem çok uzun hem de çok kısa namaz kıldığına; uzun rüku, uzun secde ettiğine dair de birçok hadis vardır. Ama mezhepçiler, rükuları üç "Subhane rabbiyel azim", secdeleri üç "Subhane rabbiyel ala" ifadeleriyle belirlemiş, taklitçilerini sadece bu ifadelere mahkum edip, Allah'ın serbest bıraktığını gereksiz yere sınırlamışlardır. Normalde rükuda ve secdede belirli ifadeleri söylememizin gerekip gerekmediği, namazın süresinin kişinin şahsi görüşüne bırakıldığı, Kuran'dan anlaşılacağı gibi hadisler doğru yorumlansaydı da anlaşılabilirdi. Mezhepler serbest bir alanı kendi belirlemeleriyle dondurmuşlardır.

Hadislerin hepsinden namazın beş vakit olduğu da çıkmaz. Birçok hadisten Peygamberimiz'in üç vakit namaz kıldığı çıkar. özellikle Şiiler üç vakit namaz kılarken bunu kendi hadislerine dayandırırlar.Burda yazilanlardan anlasildigina göre herkes kendine göre hadis uydurmusdur laugh.gif Şiiler'in üç vakit kılıp, bu üç vakitte beş vakit namazı birleştirmelerinin, iki ekol arasında orta yol bulma gibi bir çabadan kaynaklandığını sanıyoruz. Kuran'ın hiçbir yerinde birleştirme(cem) diye bir konudan bahsedilmez. Kuran'a göre namaz belirttiğimiz vakitlerde farzdır. Eğer üç vakit namaz kılıp, bu üç vakitte beş veya yirmi vakit namaz kılıyorsanız yine de üç vakit kılmış olursunuz.

Yatsı namazını kılacak kişi ben beş vakit namazı yatsı namazında birleştirdim dese de bir tek yatsı namazını kılmış olur. çünkü namazı, farz olan vakit namazı yapan, kılınan rekat sayısı değil, belli bir vakitte kılınır oluşudur. Şiiler gibi Ehli Sünnet'in Şafi, Maliki, Hanbeli mezhepleri de namazları birleştirme konusunda çok toleranslı olmuşlardır. Bir kısmı hiç sebepsiz, bir kısmı şiddetli yağmurda bile namazların birleştirilebileceğini düşünmüştür. Yani mezheplere göre; Peygamber beş vakit namazı üç vakitte cem etti (birleştirdi) diyenler, aslında namazın üç vakitten çok olamayacağını kabul etmiş olurlar. Namazın minimumu farz namazlar kadardır. Namazın fazladan kılınması gayet doğaldır. Farz namazların beş ilan edilmesi Sünni mezheplerin bir yorumudur. Eğer namaz beş vakit olsaydı, Kuran'dan bunların ismi, vakti belli olurdu. Kuran'da Peygamber'e özel, fazladan ibadet vakti bile belirtilmişken (İsra Suresi 79), tüm Müslümanlara farz olan bir namazın vaktinin belirtilmemesi hiç mümkün müdür? Evvelki ayetlerden görüldüğü gibi, Kuran'da belli olan namazlar vardır. Neden vakti belli olmayan ikindi gibi, yatsı gibi namazların farz olduğunu düşünelim? Tahminimiz bazı kişiler Allah'ı zikretme (hatırlama), Allah'ı tespih etme (yüceltme, yönelme) ile ilgili ayetlerdeki tespih, zikretme faaliyetlerini düzene koymak için fazladan namazlar farzlaştırmışlardır. Zikretme ve tespih faaliyetlerini namaz kılarak yapmak güzel bir yöntem olabilir ama Allah'ın farzlaştırmadığı şekilde bu vakitleri namaz vakti olarak farzlaştırma kabul edilemez.

Öyleyse akşama erdiğinizde de, sabaha erdiğinizde de tespih (yüceltme, yönelme) Allah'adır.Övgü O'nundur. Göklerde ve yerde, günün sonunda, öğleye erdiğinizde. (Rum Suresi 17,18)

Amma keklemisler bizi ya angry.gif

NAMAZIN KAPSADIKLARI


Namaz Allah'ı zikretmek (hatırlamak) için yapılan bir ibadettir (Taha Suresi 14). Fakat Allah'ı zikretmekten farklı olarak namaz belli vakitlerde farz kılınmıştır, abdestli olarak yerine getirilmelidir ve belli hareketleri de kapsar.

Kuran’dan (İbrahim Suresi 40) namazın Hz. İbrahim'den beri varolan bir ibadet olduğunu anlıyoruz. Hz. İbrahim'in ibadet evi Kabe'yi ele geçiren, Allah'a ortak koşucu putperestler bile namazı sapkın bir şekilde olsa da uygularlardı (Enfal Suresi 35). Kuran evvelki nesillerin de uyguladıkları namaz alışkanlıklarını şehvetlerine uyma sonucu bıraktıklarını söyler (Meryem Suresi 59).Yani Peygamberimiz zamanında, namaz "salat" denildiğinde namazın ne olduğu ve hareketleri kişiler tarafından anlaşılırdı. Aynen günümüzde de namaz denilince, namaz kılmayan kişilerin bile namazın hareketlerini, Allah'a yönelmeyi ve ibadet etmeyi anladıkları gibi.Burdan anlasilan tek sey sudur.Kabe putperestlerin tanrilari icin yapmis olduklari tanrilarin eviydi ve aynen suan müslümanlarin yaptigi gibi onlarda namaz kilardi , onlarda tanrilari icin kurban keserdi uzak yerlerdeki putperestlerde tanrilari ziyaret icin hacc ederlerdi.O yüzden muhammed ibadetlerin teferruatini aciklamamisdir , cünkü herkes önceden biliyordu bu tapinmalari Kuran'da hareketli ibadet manasında üç kelime geçer.Dikkat ettiyseniz namazda hareketten bahsetmiyor sadece hareketli ibdaetten bahsediyor, bizim müslümanlar bu hareketleri alip namaza yamaliyorlar Bunlar "kıyam(ayakta durma)", "rüku(eğilme)", "secde(yüz üstü yere kapanma)"dir. Kuran'da İbrahim Peygamber'in makamının namaz yeri edinilmesi, evin temiz tutulması geçer (Bakara Suresi 125). Hac Suresi 26. ayette ise evin kıyam, rüku ve secde edenler için temiz tutulması emredilerek namazın üç hareketinin ne olduğu bir arada gösterilmiş olur.Bakalim bahsettigi ayette gercekden öyle birsey varmi ? Varsa neden ayeti alinti yapmadan sadece isim olarak yazmis.Kimse bakmaz nasil olsa diye düsünmüs olabilirmi ? Bakip anliyalim Bir zamanlar İbrahim'e Beytullah'ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.(Hac 26) Görüldügü gibi namaza uydurmaya calisdigi ayakta ibadet felan beytullahda yapilan ibadetleri anlatiyor , ayrica yazarin "namaz icin evini temiz tut" diye yazdigi bölüm bu ayetten anlasildigi gibi beytullahi temiz tut anlaminda söylenmis bir ayettir.

Namazın en önemli bölümü ve özelliği ise namazda Allah'ın hatırlanmasıdır(zikredilmesidir). Nitekim Taha Suresi 14. ayetten namazın kılınmasındaki gayenin, Allah'ın hatırlanması olduğunu anlarız. Kuran'da, namazda Kuran okunmasına dair bir ifade geçmez. Fakat Kuran bize tanıtılırken, Kuran'ın "zikir" yani hatırlatma olduğu söylenir. Böylece biz namaz kılarken, edeceğimiz duada, Allah'a yakarışta, rehberimizin Kuran olduğunu anlarız. örneğin Allah'ın bağışlayıcılığı, merhameti, her şeyi yaratması, cenneti, cehennemi, bilgisinin sonsuzluğu hep Kuran'dan öğrenilir. Namazda da merhametli, bağışlayıcı... bir Allah'ın karşısında olduğumuzu bilir, ona göre Allah'ı zikreder(hatırlar), ona göre Allah'a yöneliriz. Yani namazda illa ki Arapça Kuran okumak zorunda değiliz. çünkü namazda Kuran okuyun diye bir emir bile yokken, Arapça Kuran okumak gerektiği nereden anlaşılacaktır? Fakat namazda Allah'ı zikrederken Kuran'daki bilgileri kullanırız. örneğin Arapça "Kul huvallahu ahad" dememize illa ki gerek yoktur. Bunun yerine "De ki Allah birdir" şeklinde tercümesini okuyabiliriz. Veya "De ki" diye seslenişe gerek yoktur diye düşünüp "Allah birdir" diyebiliriz. Veya edeceğimiz duanın akışına göre "Allah'ım sen birsin..." şeklinde dua edersek, zikir olan Kuran'ın rehberliğinde zikir yapmış, yani Allah'ı hatırlamış oluruz. Kuran'ın bize verdiği mesaja, öğrettiği hatırlama şekline göre Allah'a yönelirsek, böylece Kuran'a göre namaz kılmış oluruz. Bu şekilde namaz kılmanın, Arapça bilmeden, Arapça ayetleri ezberden tekrarlayarak kılmaktan daha iyi olduğu kanaatindeyiz. Çünkü kişi ezberlediklerini tekrarladığında çoğunlukla söylediği kelimelerin farkına varmaz. Beyinde kodlu olan sözler otomatik olarak ağızdan çıkar ve çoğu zaman kişi ne söylediğinin farkında değildir. Hele kişi bilmediği bir dildeki metinleri ezberleyip tekrarlıyorsa durum tam bir felaket olur. Arapça bilmeyip, her harekette aynı sözleri tekrarlayarak namaz kılanlara, kıldıkları namazların kaçında, söylediklerinin ne kadarının farkında olduklarını bir sorun, bir araştırın, bu şekilde kılınan namazın sakıncalarını anlayacaksınız. İnsan, yaratılışı gereği ezberden okuduğu sözleri düşünmeden tekrarlayabilir. Her gün, hep aynı ayetler bilinmeyen bir dilde tekrarlanınca, Allah'ı zikretme(hatırlama) yerine bilinçsizce tekrarlar yapılmış olur. Birçok kişinin namaz kılarken akıllarına başka şeyler geldiğini söylediklerine tanık olursunuz. Tabi ki ezber bir namazda akla namazla alakası olmayan çok şey gelebilir. Çünkü beyin ezberde olan bir şeyi söylerken düşünmek zorunda olmadığı için başka şeyler düşünebilir. Allah içkili kişilerin bile namaz kılmalarını istemiş fakat onlara bir şart koşmuştur: "Ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" (Nisa Suresi 43). Böylece Allah sarhoşların ne söylediklerinden habersiz oldukları için namaz kılmalarını istemediğini bildirmiştir. Peki ayık kafalıyken hem bilmediği bir dilde, hem de ezbere Arapça Kuran okuyup ne dediğini bilmeyenlerin durumunun bu sarhoşlardan farkı nedir? Bunların namazlarında yerine getirmedikleri unsur olan "Ne söylediklerini bilmek", sarhoşların yerine getirmediği unsurla aynı değil midir?

Kuran'da (Bakara Suresi 45) sabırla, namazla Allah'tan yardım dilemek geçer. Peki ana dilinde namaz kılmayan kişi kendi özel derdiyle ilgili özel duygularını nasıl dile getirip de Allah'tan yardım dileyecektir. Ana dilde ibadete karşı çıkanlar, bu ayetin hükmünün yerine gelmesini engellemiş olmuyorlar mı? Kişiler sayılara, törenlere, açılara, teferruatlara boğulmuştur. Fakat Allah'ın en çok istediği unsur uygulanmamaktadır. Allah namazın gayesinin kendisinin hatırlanması olduğunu söyler. Mezheplerin anlattığı namaz şekliyle ayaktayken ellerin bilekten tutulması, rükuda sırtın açısı, secdede önce alnın, sonra burnun yere konuşu, oturuşta bir ayağın dik, diğerinin yatık oluşu gibi Kuran'da olmayan nice teferruatlar harfiyen yerine getirilir. Ama Allah'ın hatırlanması; bu Arapçaperestlik, ezbercilik, teferruatçılık yüzünden gölgelenir, engellenir. Eğer "Hayır böyle bir şey yok" diyorsanız, etrafta bahsettiğimiz şekilde namaz kılan birçok kişiyi sorgulayıp söylediklerimizin doğruluğunu tartın. Bu satırları yazanların bir çoğu da daha evvel mezheplerin anlattığı şekilde dini öğrenmeye başladıkları, o şekilde namaz kıldıkları için kılınan namazın nasıl olduğundan haberdardırlar. Düzgün kılınan namazla:

1 Allah hatırlanmakta, kişi ne söylediğinin farkında olmaktadır (Taha Suresi 14).

2 Namazda huşu olmaktadır. Huşu kelimesine kalpsel ürperti, derin saygı manaları verilmektedir (Müminun Suresi 2).

3 Namaz kişiyi çirkin davranışlardan ve fiillerden alıkoymaktadır (Ankebut Suresi 45).

Ayrıca Cin Suresi 18. ayete göre namaz kılınan yerlerde Allah dışında kimseye yakarılmamalıdır. Peygamberlerden, evliyalardan, ölmüşlerden yardım istemek Müslümana yakışmaz. Müslüman bir tek Allah'a yalvarır, gücün bir tek Allah'ta olduğunu bilir.

Peki kuran cin suresinde böyle diyorda bakalim muhammedin millete zorladigi ve bizim milletin yazarin dedigi gibi papagan misali ezberleyip tekrarladigi namaz surelerinde neler anlatiliyor.Özellikle müslüman arkadaslara sesleniyorum , namaz hocasi kitabini acin ve orda yazan namaz surelerinin Türkce anlamlarini okuyun bakalim neler söyliyerek namaz kiliyormussunuz ve ilk defa bu namaz surelerini Türkce okudugumda önce bayagi bi utanmis daha sonra gülmeye baslamisdim
rolleyes.gif Simdi namaz sureleri cin suresinde bahsettigi gibimi yoksa degisikmi ona bakacagimiz icin diger sacma sapan namaz surelerini yazmiyorum kendiniz bakin.Sadece iki tane örnek namaz suresinin Türkcesini yazacam.
Allahümme salli ve allahümme barik sureleri: (salli) Allahim hz.ibrahim ve aline rahmet ettigin gibi hz.muhammede ve hz.muhammed alinede rahmet et.Süphesiz sen ögülmüssün (barik) Allahim hz.ibrahime ve aline bereket verdigin gibi hz.muhammede ve hz.muhammed alinede bereket ver.süphesiz sen ögülmüssün yücesin.

Hmm cin suresinde yazanlara pek uymadi gibi smile.gif

NAMAZDA REKAT VE SAYISI VAR MI?


Kuran'ı okuduğumuz zaman Kuran'da rekat diye bir kavramın geçmediğini görürüz. Allah istese Kuran'da namazların rekat sayılarını belirtirdi. Namazda Allah'ın anılması, kıyam, rüku, secde gibi şartları gördük.Sen gösterdin saniyorsun ama kimse görmedi smile.gif Rekattan kastedilen kıyam, rüku ve secdeden oluşan düzenin kaçar defa tekrarlandığıdır. Günümüzdeki uygulamaya bakarsak sabah iki, öğlen dört, akşam üç şeklinde, namazlara ayrı rekatlar biçildiğini görürüz. Oysa rekatların bu şekilde ayrı sayılarda olması, "namaz kaç rekat istenirse o kadar kılınır, isteyen iki, isteyen sekiz, isteyen yirmi rekat kılar" şeklinde de anlaşılabilir (İsteyen istediği kadar rekat kılınca, yani istediği sayıda kıyam, rüku ve secde yapınca rekat sayısı önemsiz olmuş olur). Demek ki bu ayrı rekatların farzlaştırılma süreçleri de mezheplerin bir yorumu sonucudur. Sahabeler, hatta Peygamber namazlarda bir düzen olsun diye kıyam, rüku, secde şu kadar olsun şeklinde bir düzenle namaz kılmış olabilirler. Namazlarda şaşırılmamasını sağlayan, toplu ibadetlerde kolaylık getiren bu tip uygulamalar yapılmış olabilir. Nitekim namaza başlarken elleri kaldırıp namaza başladığını göstermek, namaz bitince sağa, sola selam vererek veya bazı mezheplerde elleri dizlere vurarak namazın bittiğini göstermek gibi uygulamalar da böyledir. Bu uygulamalar belli amaçlara yönelik yapılabilir. Kuran'da bu uygulamaları yasaklayıcı bir ifade yoktur. Fakat Kuran'da geçmeyen bu tür uygulamaları farzlaştırmak kabul edilemez. Kişi on rekatlı namazı üç dakikada kılabilir, fakat bir rekatlı bir namazda saatlerce kalıp Allah'ı daha çok anabilir. Yani namazda rekat sayısının önemli olması için bir sebep gözükmemektedir. Allah da insanları namazda bu şekilde bir sayıma mecbur etmemiştir. Abdestte su bulunmayınca ne yapılması gerektiğini açıklayan Allah, eğer namazda rekat sayısı şeklinde bir farz olsaydı, onu da açıklardı.

Bazıları Nisa Suresi 101,102,103. ayetlerdeki savaş zamanı kılınan namazda namaz kısaltılmasında bir günah olmaması ifadesinden, namazın iki rekat olduğunu çıkarmaktadır. "Eğer ki kısaltılmış namaz bir rekat kılınıyorsa, tam kılınması iki rekattır" demektedirler. Peygamber'in burada iki gruba namaz kıldırdığı için iki rekat olarak kıldırmasını da delil olarak göstermektedirler. Bizce namazı kısaltmaktan kasıt, rekat olarak kısaltmak değil, zaman olarak kısaltmaktır. çünkü daha evvel dediğimiz gibi, bir rekatlık namaz saatlerce sürebilir. İki rekat namaz yarım dakikadan kısa bir sürede bitirilebilir. Savaşta düşmanın vereceği zarar kaç secde, kaç rüku yapıldığıyla değil, namazın vakit olarak ne kadar sürdüğüyle alakalıdır. üstelik daha evvel değindiğimiz gibi Kuran'da rekat diye bir kavram yoktur. Birçok konuyu rekatlara endeksli düşünmemiz sanırız geleneksel alışkanlıklarımızdan kaynaklanmaktadır. Nisa Suresi 103. ayetteki "üzerinize bir günah yoktur" diye tercüme edilen "La cünahun" ifadesi; Kuran'da, kimi yerlerde Müslümanlar'ın endişelerini yok etmek için kullanılır. örneğin Bakara Suresi 198. ayette hac veya umreye gidenlerin Safa ve Merve'yi tavaf edebileceğinin belirtilmesi için "La cünahun" ifadesi kullanılır.

Eğer bu ayet olmasaydı da Müslümanlar'ın bu bölgeyi tavaf etmesine engel bulunmazdı. Fakat belli ki Müslümanlar'ın zihnindeki endişelerin yok edilmesi için "La cünahun" ifadesi kullanılmıştır. Aynı şekilde Müslümanlar'ın namazı kısa kılmasında bir sakınca olmadığı ifadesi namazın belli bir uzunlukta olmasından dolayı değildir. Uzunluğu belirten böyle bir ayet yoktur. Fakat tahminimiz savaştaki tehlike durumunda namazı çabucak kılan Müslümanların "Namazı baştan mı savdık?" gibi endişeye kapılmalarından dolayı, savaş halinde namazı kısa kılmalarında bir sakınca olmadığı söylenmiştir. Aynı şekilde Bakara Suresi 198. ayette de "La cünahun" ifadesi Hacda lütuf ve bereket aranmasında bir sakınca olmadığını belirterek bir endişeyi yok etmek için kullanılmıştır. Bu ifade olmasa yine de Hacda lütuf ve bereket aramak sakıncalı olmayacaktı.
Zaten mantıklı düşününce rekat sayısının namazın özüne ne kadar katkısı olabilir ki? Rekat sayısı kişinin Allah'ı daha fazla anmasını sağlayan bir unsur değildir ki! Kişi namazı daha uzun süre kılarak Allah'ı daha çok anabilir. Sürenin ise rekatla bir alakası yoktur. üstelik rekat sayısıyla namazı kalıba sokanlar, aynı namazın birkaç defa kılınmasını sakıncalı görerek, kişilerin Allah'ı hatırlamalarını (zikretmelerini) kısıtlamışlardır. Namazda Allah'ın hatırlanması (zikredilmesi), kıyam, rüku ve secde edilmesi gerektiği anlaşılıyor da rekat adeti niye anlaşılmıyor? çünkü Allah bunu kullarının insiyatifine bırakmıştır, bu konuda sınırlamalar yapmak istememiştir. İstese saydığımız tüm diğer detayları veren Allah, bir ayette hem rekat kavramını oluşturabilir, hem de rekatı sayılandırabilirdi. Nasıl ki Allah dua etmemiz için dakikalar, sayılar belirtmemişse; aynı şekilde namazı da adetlere, sayılara boğmamıştır. Geleneklerle gelen alışkanlıklar yüzünden hiçbir anlamı, değeri ve fonksiyonu olmayan rekatlara akıllar takılmaktadır. Zihnimizi bütün önyargı ve alışkanlıklarından arındırırsak ve Kuran'ı elimize alıp geleneklerden bağımsız bir şekilde dini anlamaya çalışırsak, sorunlar Allah'ın izniyle hallolacaktır.


Evet arkadaslar görüldügü gibi kurandaki namazla günümüzde kilinan namazin hatta abdestin uzakdan yakindan hic bir alakasi yokdur.Namaz sekilleri , rekatlari sunlari bunlari ordan burdan toplayarak ve zorlama bi sekilde yamayarak bugünki halini almisidr.Kuranda gercekden namaz gecseydi , yazarinda dedigi gibi allah kurana bir tane namaz suresi koyardi ve namazla ilgili hersey o surede en ince ayrintisina kadar anlatilirdi , oysa o zamanki herkes zaten putlar icin bu ibadetleri yaptigindan herkes bu ibadetleri biliyordu ve muhammedde aciklama geregi duymadigi icin kurana yazmayi ihmal etmisdir.Eger kuran allahin kitabi olsaydi , allah , ilerliyen zamanlarda olur ya birinin eline kuran gecerse ve müslüman olmak isterse kimseye danismadan ibadet edebilmesi icin bunlarin aciklamalarida lazim diye düsünür ve ona göre önlemini alirdi.Insanlarda bir ayet felanca sureden bir ayet filanca sureden toplama usulüyle namazi ögrenmeye calismazdi.

Muhammedin sex hayatini en ince noktasina kadar anlatan kuranda allah icin yapilmasi gereken ibadetlerin aciklamasinin olmamasi cok ilgincdir! Ayrica müslümanlara namazin emredildigi mirac mucizesi diye anlatilan masalin islamiyetin yaklasik 11. yilina denk geldigini , ve kuranin toplamda 23 senede bitirildigini hatirlarsak , o sagdan soldan toplama ayetlerin inis sirasina bakdigimizda bir cogunun miracdan cok cok önce bir cogununda miracdan cok cok sonra yazildigini görürüz.Bu bana ve özgür bir beyinle düsünebilen arkadaslara cok sey anlatiyor , en azindan söyle bir soru geliyor aklima: Madem kuranda namazi anlatiyorduda , peki kuran daha tamamlanmadan evvel müslüman olan bedeviler neye bakip namaz kiliyordu ? Nasil kiliyordu ? Ne zaman kiliyordu ?

Dipnot: Kaynak olarak bizim meshur emre1974 ün bütün müslüman arkadaslara tavsiye ettigi kurandakidin sitesini kullandim.Yarin diger baska bir siteden daha alinti yaparak ayni konuya devam edecem , simdi bu kadar uzun yaziyi okuyupda cevap vermek yada elestiri yapmak istiyen arkadaslar varsa yorumlarini yazabilirler.


Selamlar
FreeWill
Kuran'a gore namaz nasil kilinir?

Terlikci yazmis:

Isra-109: Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.

SAYGILAR
FreeWill
Islam dinini Kuran'a gore dort dortluk yasamak isteyen muslumanlar, oyle kafalrina gore is yapmamalidir bence.

Ucaga bin 2 saat sonra Mekke'ye in, Hac vazifeni yap, yok oyle!
Ne demis Allah:

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
(Hac-27)

Namaz kilarken, 3-5 ayet mirildan egil kalk, olmaz.
Ne demis Allah:

Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.(Isra-109)
Not: Bu benim degil, telikci'nin "Kuran'daki namaz ayeti" dedigi iddiasidir! Itirazi olanlar terlikci'ye yapsin itirazlarini!

SAYGILAR
KaBuS
QUOTE
Muhammedin sex hayatini en ince noktasina kadar anlatan kuranda allah icin yapilmasi gereken ibadetlerin aciklamasinin olmamasi cok ilgincdir! Ayrica müslümanlara namazin emredildigi mirac mucizesi diye anlatilan masalin islamiyetin yaklasik 11. yilina denk geldigini , ve kuranin toplamda 23 senede bitirildigini hatirlarsak , o sagdan soldan toplama ayetlerin inis sirasina bakdigimizda bir cogunun miracdan cok cok önce bir cogununda miracdan cok cok sonra yazildigini görürüz.Bu bana ve özgür bir beyinle düsünebilen arkadaslara cok sey anlatiyor , en azindan söyle bir soru geliyor aklima: Madem kuranda namazi anlatiyorduda , peki kuran daha tamamlanmadan evvel müslüman olan bedeviler neye bakip namaz kiliyordu ? Nasil kiliyordu ? Ne zaman kiliyordu ?


Yukardaki yorumumu acikliyabilecek bir müslüman arkadas yokmu ?
serabis
Araf (52) Muhakkak biz onlara,
inanacak herhangi bir kavme hidayet ve rahmet olması için,
tam bir bilgi ile bölüm bölüm açıkladığımız bir kitap gönderdik.


Enam (38) Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar! Biz kitapta hiçbir eksik bırakmamışızdır. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.

gecenlerde televizyonda bir alevi tartismasina sahit olmustum,
alevi bir kac bilen israrla kuranda eksik sayfalarin oldugunu söylüyorlardi
iddaalarina göre kurandan ali uzerine olan kisimlar cikarilmis??

ne belli o arada namaz aciklamasida gume gitmistir??
FreeWill
Ayrica Muhammed'in amcasi Ebu leheb, Muhammed'e, dolayisiyla Allah'a ve O'nun dinine inanmamistir. Muhammed'in amcasi Ebu Leheb, Muhammed tarafindan cehennemlik ilan edilirken henuz 5 adet sure gelmistir.

Simdi ortada topu topu 5 tanecik kisa sureler varken Ebu Leheb nasil "tamam ben Islam'i sectim" desin?
Namaz filan zaten yok, yani olsada namazda hangi sureleri okuyacak?
Ortada 5 tane sure var, bir de muhammed'in peygamberlik iddialari var?

Siz olsaydiniz inanirmiydiniz?
Evet inanirim derseniz, ayni mantiktan yola cikarak, Hasan Mezarci'ya, veya bugun yuzlerce peygamberlik iddiasinda bulunanlara da inanmaniz gerekecek!


Muhammed amcasi Ebu Leheb'e gidiyor, "Ben Allah'tan vahiy aliyorum, hadi Islam dinine gir".
Ortada Kuran yok, Kadinlarla ilgili, ganimetlerin paylasimi ile ilgili, cezalar ile ilgili hukumler yok, namaz yok, kible yok, yok da yok. Ne var ortada: Sadece bir iddia!

SAYGILAR
enes
Kabus sen böyle devam et tamam mı? Sakın geri durma... Çünkü senin bu şekilde gözü kapalı, sırf inkar etmek ve kendi ateliğine haklılık kazandırmak için saçma iddialarla İslam'a saldırman araştıran bir çok kişinin senin vesilenle İslam'a dönmesine dini daha iyi öğrenmesine neden olacaktır... Ne acaib değil mi? düşünsene sen o kadar gayret edeceksin zarar vermek için İslam'a... O kadar efor sarfedeceksin ama hesap senin istediğin gibi sonuçlanmayacak. Yine inkar ettiğin her şeyin mutlak tasarruf edicisi Allah'ın irade ettiği gibi sonuçlanacak.. Yani insanların imanlarını arttıracaksın.. smile.gif

Ama yazdıklarını da yabana atma. Şöyle bir durum daha var. bu yazılanları sadece ateler aratırmadan kabul edecek. İlk tercihlerini küfürden yana yaptıkları için de, Allah onları küfürlerinde ısrar ettirerek formülünü bilmedikleri matematiksel bir problemi çözmede bile aciz kalmalarındaki gibi iman etmede de aciz kalacaklar. Kapasite meselesi bu. Formül olmadan yolunu öğrenmeden problem bile çözemeyen bu arkadaşlar, senin yazdıklarınla daha da bir sapıtacaklar. Sonucu biliyoruz. Yok mu olacağınızı düşünüyorsunuz.

Arkadaşım arada sırada otur düşün. niye ateist oldum diye... Belki bu arasıra gerçekleştireceğin beyin fırtınarının sonucunda kimbilir belki göremediğin gerceği yada eleştirirken taşıdığın önyargılarının farkına varırsın...

bu arada son zamanlarda aklıma takılmaya başladı. acaba yanılıyor muyum? Misyonerler sizin gözü kapalı yaptığınız bu yazıları alarak bize karşı kullanmaya çalışıyorlar, sitelerinde. Sizlerde yine onların kurduğu sitelerden faydalanıyorsunuz? Öyle değil mi?
FreeWill
enes, birak simdi kisisel muhabbeti, burasi ateistforum, unutma.
Konu ile ilgili bir yorumun varsa yaz, yoksa basliklara girip parazit yapma.
serabis
enes kardesim
insanlar uzerine yorum yapacagina
yazilanlar uzerine yorum yapsana

QUOTE
Enam (155)Bu ise indirdiğimiz tam,cok mübarek bir kitaptır.Bundan böyle buna uyun ve korunun ki,rahmetimize eresiniz.

Araf (52) Muhakkak biz onlara,inanacak herhangi bir kavme hidayet ve rahmet olması için,tam bir bilgi ile bölüm bölüm açıkladığımız bir kitap gönderdik.

Hud (1)Elif, Lam, Ra.Bu,hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış,sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır,

Kehf (54)Andolsun ki,gerçekten Biz bu kuran'da insanlara ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır.İnsan ise herşeyden çok mücadelecidir.


Bakara (2) İşte o kitap, bunda şüphe yok; korunacaklar için hidayetin ta kendisi.

Enam (38) Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar! Biz kitapta hiçbir eksik bırakmamışızdır. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.


bu ayetlerde ki aciklamalara baktigimiz zaman '' tam bir bilgi ile bölüm bölüm açıkladığımız bir kitap gönderdik. '' '' tam, çok mübarek bir kitaptır. '' bu alıntılarda tam bir bilgi ile açıklanmış mübarek bir kitap olduğunun belirtildiğini görmekteyiz. Bunun haricinde '' Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır, '' olarak görmekteyiz ve yine bu Kuran '' korunacaklar için hidayetin ta kendisi. '' olduğu belirtilip, bunun haricinde '' ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır.'' denip Biz kitapta hiçbir eksik bırakmamışızdır., iddiası vardir.
simdik Kabus kalkip eee nerde namazin aciklamasi derse ,kim ögretti bunlari size diye sorarsa

yalnismi yapar?
neye dayanarak kiliyorsunuz bu namazi
allahinizin kesinlikle her bilgiyi verdim dedigi kitabin icinde bu bilgiler eksik.
serabis
dur haksizlik yapmayalim
namaz uzerine olan tum ayetleri veriyim ondan sonra yine bakalim bi!!



QUOTE
Bakara (125) Ve o vakit Kabe'yi insanlar için dönüp varılacak sevap kazanma ve güvenilir bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından kendinize bir namazgah edinin! Ve İbrahim ile İsmail'e şöyle emir verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rüku ve secdeye varanlar için tertemiz bulundurun."

Ali İmran (43) Ey Meryem, Rabbine divan dur, secdeye kapan ve rüku edenlerle birlikte rüku et!"

Araf (206) -Zira Rabbinin yanında olanlar, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler. Hep O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler!

Rad (15) Oysa göklerde ve yerde ne varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde eder.

Hicr (98) O halde Rabbine hamd ile teşbih et ve secde edenlerden ol!

Nahl (49) Göklerde ve yerde gerek canlı gerek melek kısmından ne varsa hepsi büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler.

Isra (107) De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın; zira bundan önce kendilerine bilgi verilmiş olanlara okununca çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar ve diyorlar ki:

Meryem (58) İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden Adem, soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan İbrahim ile İsmail'in soyundan hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendirler. Kendilerine Rahmanın ayetleri okunduğu zaman, ağlayarak secdeye kapanırlardı.

Hacc (26) Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: "Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, (kıyama) duranlar, rüku ve secdeye varanlar için Evim'i tertemiz et!

Hacc (77) Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

Secde (15) Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.

Sad (73) Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

Zümer (9) Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıllı olanlar anlar.

Fetih (29) Muhammed, Allah'ın peygamberidir. Onun beraberindekiler ise, kafirlere karşı çok çetin, kendi aralarında son derece merhametlidirler. Onları cemaatle rükü ve secde ederek, Allah'ın lütfunu ve hoşnutluğunu dilerken görürsün. Nişanları yüzlerindedir secde eserinden. Bu onların Tevrat'taki misalleri, İncil'deki misalleri ise, kendileriyle kafirleri öfkelendirmesi için, filizini çıkarmış, onu güçlendirmiş sonra kalınlaşıp sapı üzerine dimdik doğrulmuş, çiftçilerin hoşuna giden bir ekin gibidir.Onlardan iman edip de iyi iyi işler yapanlara Allah hem bir bağışlama vaad buyurdu, hem de büyük bir mükafat.

Kaf (40) Geceleyin de onu tesbih et, secdelerin ardından da.

Necm (62) Haydi secdeye kapanın ve kulluk edin!

Sad (24) (Davut) dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten karışıkların (bir toplum içinde yaşayanların) çoğu biribirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az. Davut kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi , rüku ederek yere kapandı , tevbe ederek (Allah'a) yöneldi.

Bakara 238- Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.


bundan baskada bir sey yazmiyor
ruku secde
diyor.

ayeti-suresi ,rekati,zamani vs vs vs
nerde
serabis
hadi onuda gectik bari kendi icinde tutarli olsa

(elimizdeki kuran cevirilerinin 5 para etmedigini arastirmalara girdikce anliyorum)

birde suna bakin

ALİ BULAÇ:ARAF 138 İsrailoğullarını denizden geçirdik. Putları önünde bel büküp eğilmekte olan bir topluluğa rastladılar. Musa'ya dediler ki: «Ey Musa, onların ilahları gibi sen de bize bir ilah yap.» O: «Siz gerçekten cahillik etmekte olan bir kavimsiniz» dedi.


harun amcalari bi iyi is becerdi en sonunda.

bel bukup egilmekde ne demek???
al sana namaz iste????????????????
FreeWill
Sen bakma Allah'in Kuran icin 'anlayasiniz diye apacik, ayetleri acik bir dilde indirdik, herseyi yazdik, aha bu kitabi biz indirdik biz oruyacagiz' falan dedigine.
Tevrat ve Incil'i indiren kimdi acaba, ki 'Kuran'i biz indirdik biz koruruz' diyor? Hadi onu gectik, Allah Kuran'i muslumanlardan korumasi lazim.
1400 senedir insanlar anlayamamis bu 'apacik' Kuran'i!

Kurani eline alan oynamis durmus.
Bu gun bile gozumuzun icne baka baka ayetleri degistiriyorlar.
Biri tercume eder 'itaatsiz kadini dov' , oteki der 'baska bir yere gotur'

Biri der Allah size 'tomurcuk memeli kizlar' verecek, oteki der 'yasit esler'

Biri der 'Allah evreni yaratti, O genis guc sahibidir, oteki der 'Allah evreni genisletiyor'.

300-400 sayfalik bir kitabin neresini tartisiyorsunuz 1400 yildir.
Bir kitapla bu kadar oynanir mi yaw! Kurcalaya kurcalaya mundar ettiniz, isin suyu cikti.
Allah kitabini koruyacaksa, muslumanlardan uzak tutsun yeter. O zaman hicbir sey olmaz o kitaba.

21.yy'dayiz diye, Allah'in ayetlerinden rahatsiz olan, onlari cikarip yerine kendi ayetlerini koyuyor, piyasaya suruyor.
Millet aliyor okuyor, ortaya boyle yeni yeni tipler cikiyor, forumlara daliyor, e yok o oyle degilmis de boyleymis!...

1400 senedir yanlis anlasilmis, Allah'in ayetleri. Bak sen!...

Hayir o degil, bi de gelirler ateistlere kafa tutarlar. Sen git once muslumanim deyipte Allah'in hukumlerini yanlis uygulayanlara cat.
Sanki o ayetleri, hadisleri, Islam tarihini ateistler yazdi.

Allah'iniz size akil fikir versin, ne diyeyim baska!
enes
Andolsun, Allah'ın Resülünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır. (Ahzap:21)

And olsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Âl-i İmrân;164)

Bütün bu saydıklarınızı (namazı- secde ve Rukuyu ve tüm ibadet şekillerini biz Kur'an'da emredildiği üzere Peygamberimizden öğreniriz. Yukarı daki ayetlerde Allah-u Zülcelal Peygamberimizin örnek olduğunu anlatıyor. Zikr kelimesiyle namazın da kastedildiğini İslam usul ve Tefsir metodları ile iştigal eden herkes bilir.

ikinci ayette Allah kur'anı öğreten bir Peygamber gönderdik derken de Ayetlerini açıklayan ve öğretenin Resulullah olduğunu bizlere bildirmiştir.
enes
QUOTE(enes @ Apr 6 2007, 06:47 AM) *
Andolsun, Allah'ın Resülünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır. (Ahzap:21)

And olsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Âl-i İmrân;164)

Bütün bu saydıklarınızı (namazı- secde ve Rukuyu ve tüm ibadet şekillerini biz Kur'an'da emredildiği üzere Peygamberimizden öğreniriz. Yukarı daki ayetlerde Allah-u Zülcelal Peygamberimizin örnek olduğunu anlatıyor. Zikr kelimesiyle namazın da kastedildiğini İslam usul ve Tefsir metodları ile iştigal eden herkes bilir.

ikinci ayette Allah kur'anı öğreten bir Peygamber gönderdik derken de Ayetlerini açıklayan ve öğretenin Resulullah olduğunu bizlere bildirmiştir.


Biz namazın vakitlerini de nasıl kılındığını da Allah'ın emri gereği Rasulullah'tan öğreniriz...
dinsavar
QUOTE
QUOTE(terliksi @ Apr 6 2007, 02:01 AM)
Abdülbaki Gölpınarlı

Ağlayaağlaya yüzüstü yere kapanıyorlar ve Kur'an'ı dinleyiş onların gönül alçaklığını ve itaatlerini arttırıyor.


Ali Bulaç Meali

Çeneleri üstüne kapanıp ağlıyorlar ve (Kur'an) onların huşu (saygı dolu korku)larını arttırıyor.


Diyanet İşleri Meali

Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.


Diyanet Vakfı Meali

Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların saygısını artırır.


Edip Yüksel Meali

Ağlayarak yüz üstü kapanırlar; çünkü o (ayetler) onların saygısını arttırır.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.


Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ağlayarak çeneleri üstüne kapanırlar ve (Kur'an) onların tevazusunu arttırır.


Muhammed Esed

İşte [böyle deyip] ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve [Allah'tan yana gösterdikleri] bu [bilinç ve duyarlık] onların saygı ve sakınmasını artırır.


Suat Yıldırım

109 – Yine ağlayarak yüzüstü secdeye kapanırlar.”İşte Kur’ân, onların saygısını böyle artırır. [47,17; 41,44; 3,113-115]


Süleyman Ateş Meali

Ağlayarak çeneleri üstüne kapanırlar ve Kur'an onların derin saygısını artırır.


Şaban Piriş Meali

Ağlayarak artan bir huşu içinde yüzüstü secdeye kapanırlar.


Ümit Şimşek Meali

109. Böylece ağlayarak yüzüstü kapanırlar. Zira Kur’ân onların saygısını arttırır.


Yaşar Nuri Öztürk

109 Ağlayarak çeneleri üstü kapanıyorlar; o onların huşûunu artırıyor.


Yusuf Ali (English)

109- They fall down on their faces in tears, and it increases their (earnest) humility.


M. Pickthall (English)

They fall down on their faces, weeping, and it increaseth humility in them.




Çene üstü olarak tercüme edenler doğru,diğeriini sittiret gitisin

Ya allah şaşırmış,yada sizler şaşkınsınız.Madem bu ayet secdeyi tarif ediyorsa niye bu ayetteki gibi çene üstü secde etmiyorsunuzda,alın ve burun üstü secde ediyorsunuz?

çene üstü secde edersen alnın yere değmez,alnı yere değidirirsen çene yere değmez,çünkü arada burun vardır. İkisini birden değdirmek istersen burnunu kesmen lazım.

Sakın bana ha çene ha alın ne farkeder diye kaçamak yapama. Önemli değilse neden alın üstü secde edip allaha karşı geliyorsunuz? Bu bir

İkincisi,Bu ayetin namazdaki secdeyi anlattığına eminmisin ? Niye rakam yok.Önemsiz diyemezsin çünkü namazda her rekatta iki kere secde ediyorsunuz. Önemsiz olmasa iki kere yapmazdınız.

Hem niye ayeti konunun bağlamından koparıp cımbızladın,


İsra suresi.

106- Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.

107- Ey Muhammed! De ki: İster ona (Kur'ân'a) inanın, ister inanmayın; o daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda onlar, çene üstü secdeye kapanırlar.

108- Ve derler ki: Rabbimizi tenzih ederiz. Şüphesiz ki Rabbimizin vaadi gerçekleşir.

109- Ve ağlayarak çene üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.


Bu ayetlerde namazla ilgili bir ibare varmı ? Ey iman edenler salatta iken şu şeklide seedce edin diye bir cümle varmı ? Yok. Kuran okunurken gösterilecek tavrı söylüyor. O tavrın ne olduğunu sonra açıklayacağım ve seni ve senin şahsında din sadece kuran diyen herkesi burda rezil edeceğim ama önce bu sorularıma cevap ver bakalım
gezgin95
Antimuhammed'den,

http://www.youtube.com/watch?v=wipq7vp-2Jg


İnsancıklar işte böyle.

"kul" olduklarına inananlar, böyle yerlerde sürünürler.
.
dinsavar
QUOTE
Görüldüğü gibi Kuran'da namazın beş vakit olduğuna dair bir ifade yoktur. Namazın uzunluğu, rükuda, secdede ne söyleneceği de Kuran'da geçmez. Aslında hadislerde de namazın uzun mu, kısa mı olduğu, rükuda, secdede ne söylenmesi gerektiği bulunmaz. Bugünkü anlatılan namazın uydurma dolu hadislerle bile açıklanması mümkün değildir. Namazdaki birçok husus tamamen mezhep kurucularının şahsi görüşleriyle oluşmuştur. Peygamber'in hem çok uzun hem de çok kısa namaz kıldığına; uzun rüku, uzun secde ettiğine dair de birçok hadis vardır. Ama mezhepçiler, rükuları üç "Subhane rabbiyel azim", secdeleri üç "Subhane rabbiyel ala" ifadeleriyle belirlemiş, taklitçilerini sadece bu ifadelere mahkum edip, Allah'ın serbest bıraktığını gereksiz yere sınırlamışlardır. Normalde rükuda ve secdede belirli ifadeleri söylememizin gerekip gerekmediği, namazın süresinin kişinin şahsi görüşüne bırakıldığı, Kuran'dan anlaşılacağı gibi hadisler doğru yorumlansaydı da anlaşılabilirdi. Mezhepler serbest bir alanı kendi belirlemeleriyle dondurmuşlardır.




Kuranda,namazda ruku ve secde edin diye de geçmez. Bu dingillere sormak lazım. Peki,namazda ruku ve secde edilmesi gerektiğini nerden biliyorsunuz ?
dinsavar
QUOTE(enes @ Apr 6 2007, 05:52 AM) *
Biz namazın vakitlerini de nasıl kılındığını da Allah'ın emri gereği Rasulullah'tan öğreniriz...


Senin gibi müslümanlara bir şey dediğimiz yok enes.Din sadece kuran diyen densizlerin nasıl çifte standart içinde olduklarını millete gösteriyoruz.
mamuli
Çene üstü secde nasıl oluyor anlamadım. Örnek bir resim bulabilir miyiz? Hem müslolar da görür nasıl secde edeceklerini. laugh.gif laugh.gif
idol
QUOTE(FreeWill @ Apr 6 2007, 05:12 AM) *
Ayrica Muhammed'in amcasi Ebu leheb, Muhammed'e, dolayisiyla Allah'a ve O'nun dinine inanmamistir. Muhammed'in amcasi Ebu Leheb, Muhammed tarafindan cehennemlik ilan edilirken henuz 5 adet sure gelmistir.

Simdi ortada topu topu 5 tanecik kisa sureler varken Ebu Leheb nasil "tamam ben Islam'i sectim" desin?
Namaz filan zaten yok, yani olsada namazda hangi sureleri okuyacak?
Ortada 5 tane sure var, bir de muhammed'in peygamberlik iddialari var?

SAYGILAR


Ebu Leheb'İ İnandıramayınca da; hemen ayet inivermiş(!)


TEBBET

1. Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten
2. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.
3. O, bir alevli ateşe girecektir
4, 5. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir.)

Ne güzel bir silah !
pergel
QUOTE(enes @ Apr 6 2007, 05:27 AM) *
Arkadaşım arada sırada otur düşün. niye ateist oldum diye... Belki bu arasıra gerçekleştireceğin beyin fırtınarının sonucunda kimbilir belki göremediğin gerceği yada eleştirirken taşıdığın önyargılarının farkına varırsın...

Sen aklınsıra dalga mı geçiyorsun? Bir ateist, bu özelliği elbette düşünerek kazanmıştır. Sen oturup düşündün mü hiç; neden müslümanım diye?
Beyin fırtınalarından, önyargılardan, görülemeyen gerçeklerden bahsediyorsun ama bunların kavram olarak ne olduklarını bile biliyor değilsin.
Biliyorum, bir müslüman olarak çok zor bir şey ama bir dene, düşünmeye çalış. Ezberlenmiş cümlelerin ağızdan anlamsızca dökülmesi, namaz suresi ezberlemekten gelme kötü bir alışkanlıktır. Sarfettiğin cümlelerin anlamını da düşünmeye çalış.
ERCUMENT
[
Selamlar
[/quote]

salatı vusta diye belirtilen namaz..orta yada en faziletli diye çevrilmiştir..ama hangi namaz olduğu üerinden itilaflar olmuştur..akşam namazına ..sabah namazına öle namazına cuma namazına kuşluk namazına korku namazına cemaatle kılınan namaza ,vitir namazına gece namazına ikindi namazına yatsı namazına .....salatı vusta diyenler olmuştur..

bence salatı vusta hiiç kıvırmazsak orta namazlar demektir..

sabah ve akşam namazlarının vakitleri güneşin hareketlerine göre belirlenmiş..ama salatı vusta güneş hareketine göre belirlenmemiş..orta namazlar denmiş..

sabah ve akşam namazı vakitleri kuranda belirtildiğine göre diğer tüm namazlar salatı vusta olmalı..insanların itilaf düşmelerinin nedenide kendienlemlerine göre düşünmüş olmaları..

işte kutuplardaki namazın vakitleri bu salatı vusta ifadesiyle anlamlaşıyor..çünkü salatı vustada nın vakti güneşin hareketine bağlanmıyor..

demekki kutuplarda ve diğer tüm enlemlerde bir güneş doğduğunda bir güneş battığında vede bu olayların aralarında namazlar kılacaksın..
KaBuS
Enes,

Neden celallendin anlamis degilim.Bu basligi acmakdaki birinci sebebim , 1400 senedir süre gelen kuran/sünnet/icma/kiyas dörtlemini yoka sayip din sadece kuranda anlatilan gibidir diyen basda emre1974 e , peki o zaman kurana göre nasil abdest alip nasil namaz kiliyorsun diye sormak icindir.Hatta yazinin sonuna not bile yazmisdim , müslümanlarin okumadan , düsünmeden önyargili bir sekilde kaynak göstermeden ezberledikleri kaliplari cevap olarak yazdigina acik bir delilsin.

QUOTE
Dipnot: Kaynak olarak bizim meshur emre1974 ün bütün müslüman arkadaslara tavsiye ettigi kurandakidin sitesini kullandim.


Konunun acilmasinin ikinci sebebi ise , cahiliye dönemi putperestlerin suanda sizin yaptiginiz bütün ibadetleri zaten bildiklerini o yüzden muhammedin bu ibadetleri kuranda aciklmadigini göstermek icindir.Namaz kilin dendigi zaman zaten herkes biliyordu namazin ne oldugunu , nasil kilindigini.Bu dedigimi hanginiz inkar edebilirsiniz ? Kabe daha önce putlarin evi degilmiydi ? Uzak yerlerde oturanlar kabeyi hacc etmiyorlarmiydi ? Putlara kurban kesmiyorlarmiydi ? Putlar icin sizin simdi yaptiginiz gibi tapinmiyorlarmiydi namaz adi altinda ? Sizin seytan tasladiginiz yerde ayni sekilde putperestler kötü ruhlari kovalamiyormuydu ? Milyonlarca insanin öpüp yaladigi hacerül esved tasi putperestlerin en büyük tanrisini temsil etmiyormuydu ? Onlarda o tasdan basliyarak 7 kere beytullahin etrafinda dönmüyormuydu ? Tasin sekline bakarsan zaten neye benzedigini görürsün , dogurganligi yani yaraticiyi temsil eden al-ilah'i simgesiydi o tas , hadi onlar kendilerinin en büyük tanrisi oldugu icin o tasi öpüyorlardi siz ne icin öpüp yaliyorsunuz ? Kurandaki ayetleri iyi okursan bunlarin zaten bilinen ve uygulanan seyler oldugunu görürsün.Bugünkü dinlerin icjnde en büyük putperest din islamiyettir.Agaca dua edersiniz , inegin kicini yalarsiniz allah yaziyor diye tasa tapinirsiniz kutsal diye , sonrada bizlere kör dersiniz.

Ayrica ateist oldugumu nerden cikardin onuda anlamis degilim.Bu kitabin allahin kelami oldugunu diyende sizlersiniz , sonra kitapta yazanlarin tersini iddia edende sizlersiniz.Ayette ne diyor ? "insanlarin kalplerindekini ancak allah bilir." Sormak istiyorum sen allahmisin ?

QUOTE(enes @ Apr 6 2007, 05:47 AM) *
Bütün bu saydıklarınızı (namazı- secde ve Rukuyu ve tüm ibadet şekillerini biz Kur'an'da emredildiği üzere Peygamberimizden öğreniriz. Yukarı daki ayetlerde Allah-u Zülcelal Peygamberimizin örnek olduğunu anlatıyor. Zikr kelimesiyle namazın da kastedildiğini İslam usul ve Tefsir metodları ile iştigal eden herkes bilir.

ikinci ayette Allah kur'anı öğreten bir Peygamber gönderdik derken de Ayetlerini açıklayan ve öğretenin Resulullah olduğunu bizlere bildirmiştir.


Peki evrensel dininizin allahi , herhangi bir yerde yasiyan birinin müslüman olmak istiyebilecegini düsünememismiki , kitabi ona göre yazmamis ? Diyelim bir eskimonun eline bir yerlerden bu kitap gecse kime sorup ögrenecek ? Bir din kitabinda ibadetlerin aciklamasi olmasi gerekmezmiydi ? Ganimetleri , cariyeleri , peygamberin sex hayatini uzun uzun anlatan bir kitaba 5-6 ayetlik bir namaz suresi koyupta her ayette namazin bir kismini anlatmak bu kadar zormuydu allah icin ? Mesela bir ayette seklini tarif ederdi , baska ayette rekatlari sunu bunu anlatirdi , baska ayette namaz dualarini yazardi , cokmu zordu bunlar ? Ayni sekilde oruc suresi kurban suresi hacc suresi vs. bu kadar zormuydu bunu yapmak ?

Dininizin temeli olan kitapta bunlar yazmadigi icin , biri sordugunda , kuranin her bir kösesinden bir ayeti cimbizlayip namaza uydurmaya calisarak komik duruma düsüyorsunuz.Namaz mirac gecesi emrolundu yani islamiyetin 11. senesinin sonlarina dogru , ama sizlerin cimbizladiginiz ayetler miracdan önceki ayetler veya miracdan cok cok sonraki ayetler oluyor.Peki namaz emrolmadan evvel gelen icinde namaz kelimesinin gecdigi ayetler ortada namaz felan yokken ne icin gelmisdir diye düsünmezsiniz.Miracdan 7-8 sene sonra yazilan ayetleri namaz icin delil diye gösterirken , bu ayetler yazilmadan evvel bedeviler nasil namaz kiliyordu diye düsünmezsiniz.Sonrada bize düsünmeden önyargili hareket ediyorsunuz dersiniz.

Selamlar
enes
QUOTE(pergel @ Apr 6 2007, 12:14 PM) *
Sen aklınsıra dalga mı geçiyorsun? Bir ateist, bu özelliği elbette düşünerek kazanmıştır. Sen oturup düşündün mü hiç; neden müslümanım diye?
Beyin fırtınalarından, önyargılardan, görülemeyen gerçeklerden bahsediyorsun ama bunların kavram olarak ne olduklarını bile biliyor değilsin.
Biliyorum, bir müslüman olarak çok zor bir şey ama bir dene, düşünmeye çalış. Ezberlenmiş cümlelerin ağızdan anlamsızca dökülmesi, namaz suresi ezberlemekten gelme kötü bir alışkanlıktır. Sarfettiğin cümlelerin anlamını da düşünmeye çalış.



Pergelciğim biz bu bahsettiğin şeyleri tefekkür ve muhasebe başlığı altında zaten müslümanlar olarak yaşamımızın standartlarından kabul ederiz...Bir mü'minin 24 saatlik programı içerisinde bunlar zaten vardır. Bu yüzden de pek zor değildir bizim için düşünmek..

Suç İslamın değil, İslamı düzgün yaşayamanlarındır. Zaten sizde bu yüzden hakkımızda yanlış düşüncelere sahipsiniz.

Anlayamayacağınızı bile bile söylüyorum. Kainatta her zerrenin Allah diye haykırdığını duyabiliyorum tefekkürlerimin derinliğinde. Bunu da Allah-u Zülcelal ancak kendisine sağlam ve şaşmaz bir imanla bağlanmış samimi bir şekilde zikreden kullarına duyurur. Yani bir ateistin bunları duyabilmesi yada böyle bir tefekküre sahip olması inkarcısı olduğu Allah nasip etmediği için zaten mümkün olmayacaktır. laugh.gif

birde emin olabilirsin yada olmayabilrsin o senin sorunun, ezberlenmiş cümleler aktarmıyorum sana. bu iddiada bulunurken çok kötü bir demogog olarak görünmekten öteye geçemiyorsun toplum nazarında...
enes
Kabus arkadaşım.. Emre hakkındaki fikrimi başka bir topic altında yazmıştım. O ate arkadaşlara şirin görünmeye çalışan birisi.. İslamı da doğru düzgün bilmiyor. Emre ve tavsiye ettiği sitenin fikirleri ile ortalarda arzı endam edenler İslami usul ve kaideleri anlamada bir metod sahibi olmadıkları için İslamı anlayamamışlardır.

Kabus Sen ateist değil misin? Yanlış mı anlıyorum seni...
KaBuS
QUOTE
Kabus Sen ateist değil misin? Yanlış mı anlıyorum seni...


Hayir degilim ben deistim.

Yaratana inaniyorum ama dinlerin sacmaligini kabul etmiyorum.Din kitabi diye önümüzde duran kitaplara inanmayi yaradana hakaret sayiyorum.Tanri eger din kitabi yollamak isteseydi , kuran gibi sacmaliklarla sapikliklarla dolu bir kitabi kesinlikle yollamazdi , kurandaki onca sacma sapan masalin yanina en azindan bir tane namaz suresi oruc suresi vs, sureler koyardi ve kendisi icin yapilmasini istedigi ibadetleri yazardi.

Objektif bir gözle kurani okursan yarisinin efsanelesmis masallar oldugunu , diger yarisininda muhammedin cikarlari icin yazilmis ayetler oldugunu görürsün.Yok ganimetlermis yok cariyelermis , yok muhammed hangi gece hangi karisiyla yatacakmis ? Kimi neden ilgilendirsinki muhammedin yatak sirasi ?

Hangi topluma göre , evlat edindigin kizi büyütünce evlenmek normal karsilanabilir ? Hangi topluma göre evlatliginin karisiyla evlenmek normal karsilanabilir ? Hangi toplumda anasini bosayip kizini almak normal karsilanir ? Tanri kuranin allahi gibi en basit bir islemi yapamiyacak kadar cahilmidir ki allahin yazdigi ayeti düzeltmek icin en basit bir miras konusunda bile insanlar avliye ismi altinda bir sistem gelistirmek zorunda kalsinlar.

Kurani okursan sadece kisiye özel (muhammede özel) onlarca ayet görürsün.Evrensel(!) kitapda kisiye özel hükümler ne icin olsun ? Kimi niye ilgilendirsin muhammede özel ayetler ?

Kainati yaratan allah , deveden keciden köpekden baska hayvan , hurmadan üzümden baska meyvalarin adini bilmiyormuki kuranda sadece araplarin cevresinde görülebilen hayvanlardan meyvalardan bahseder ? Ibadet vakitleri icin günesin hareketlerine göre hüküm koyan evrensel(!) kitap kuzey ülkelerinde yasiyanlarin bu hükümlere uyarak ibadet edemiyeceklerini düsünememismidir ?

Konu icin aslinda basli basina yeni bir topic acmak gerekir burda iki satirla anlatmayla olmaz , o yüzden fazla uzatmiyorum.

Bu arada bu foruma ilk girdigim zaman allaha inaniyorum yazdigimda beni uyaran basda ekzamo ve diger arkadaslara tesekkür ediyorum , gercekden haklilarmis allah dedigim zaman sadece kuranda bahsedilen allah anlasiliyor.O yüzden benden artik Tanri diye kullaniyorum.

Selamlar
dayee
[quote name='enes' date='Apr 6 2007, 01:39 PM' post='73824']


Suç İslamın değil, İslamı düzgün yaşayamanlarındır. Zaten sizde bu yüzden hakkımızda yanlış düşüncelere sahipsiniz.

Anlayamayacağınızı bile bile söylüyorum. Kainatta her zerrenin Allah diye haykırdığını duyabiliyorum tefekkürlerimin derinliğinde. Bunu da Allah-u Zülcelal ancak kendisine sağlam ve şaşmaz bir imanla bağlanmış samimi bir şekilde zikreden kullarına duyurur. Yani bir ateistin bunları duyabilmesi yada böyle bir tefekküre sahip olması inkarcısı olduğu Allah nasip etmediği için zaten mümkün olmayacaktır. laugh.gif


Sen neymişsin be abi..
Ne kulak varmış sende yahu..
Binmişsin bir alamate gidiyorsun değilmi ?
Sermaye çok tabi, Kainatta her zerrenin Allah diye haykırdığını bile duyacak versiyona sahipsin !!
Bizimde böyle bir duyğuya sahip olamayacağımızı, Allahın nasip etmemesine bağlamanda güzel..
Senelerce müslüman yaşayıp (35 yıl) oruç,tutup,namaz kılıp,kurban kesip,zekat ve fitre verip tefekkür eyledigimiz günleri nerene sokacaksın ?

Adamı sinirlendirmeyin yahu ..
Git nasıl biliyorsan öyle tapın.. Kimsenin sana bir diyeceği yok !!
Ama kutsalınla ilğili konularda başka türlü düşünen olursa :BU SİZİN EKSİKLİĞİNİZ.. anlatsamda anlayamazsınız deyip işin içinden çıkma..
Saygılar
dinsavar
Terlikçi,secde ile bir ayet verdin kaçtın gittin.Sorulan sorulara cevabını hâlâ bekliyorum.
SanaLMucahiD
Ancak işinize geleni yazıyorsunuz
Bir gün bunu anlicaksınız ama ne zaman ahirettemi dünyadamı sizin için umarım ahirette olmaz
dinsavar
Ohhh hoşgeldin bedevi ninja.
CultureClub
QUOTE(SanaLMucahiD @ Apr 7 2007, 11:57 PM) *
Ancak işinize geleni yazıyorsunuz
Bir gün bunu anlicaksınız ama ne zaman ahirettemi dünyadamı sizin için umarım ahirette olmaz



Şebek,sen Türk müsün arap mı?
Antimuhammed
Kuran a göre namaz kılarsan çuvallarsın.. Namazını Hinduya bakarak kılarsan doğru kılmış olursun...

http://www.youtube.com/watch?v=rxBIPlYRojw
dinsavar
QUOTE(dinsavar @ Apr 6 2007, 07:58 AM) *
Çene üstü olarak tercüme edenler doğru,diğeriini sittiret gitisin

Ya allah şaşırmış,yada sizler şaşkınsınız.Madem bu ayet secdeyi tarif ediyorsa niye bu ayetteki gibi çene üstü secde etmiyorsunuzda,alın ve burun üstü secde ediyorsunuz?

çene üstü secde edersen alnın yere değmez,alnı yere değidirirsen çene yere değmez,çünkü arada burun vardır. İkisini birden değdirmek istersen burnunu kesmen lazım.

Sakın bana ha çene ha alın ne farkeder diye kaçamak yapama. Önemli değilse neden alın üstü secde edip allaha karşı geliyorsunuz? Bu bir

İkincisi,Bu ayetin namazdaki secdeyi anlattığına eminmisin ? Niye rakam yok.Önemsiz diyemezsin çünkü namazda her rekatta iki kere secde ediyorsunuz. Önemsiz olmasa iki kere yapmazdınız.

Hem niye ayeti konunun bağlamından koparıp cımbızladın,
İsra suresi.

106- Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.

107- Ey Muhammed! De ki: İster ona (Kur'ân'a) inanın, ister inanmayın; o daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda onlar, çene üstü secdeye kapanırlar.

108- Ve derler ki: Rabbimizi tenzih ederiz. Şüphesiz ki Rabbimizin vaadi gerçekleşir.

109- Ve ağlayarak çene üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.
Bu ayetlerde namazla ilgili bir ibare varmı ? Ey iman edenler salatta iken şu şeklide seedce edin diye bir cümle varmı ? Yok. Kuran okunurken gösterilecek tavrı söylüyor. O tavrın ne olduğunu sonra açıklayacağım ve seni ve senin şahsında din sadece kuran diyen herkesi burda rezil edeceğim ama önce bu sorularıma cevap ver bakalım


Hadisleri islamdan saymayan hiç bir müslüman bu sorulara cevap vermedi. Artık bir daha şu hadis uydurmadır bu hadisin aslı yoktur diye itiraz etmeye hakkınız kalmadı.Hadisler sünnet olmadan bir secdeyı bile anlatamadınız.Bundan sonra her hadisi paşa paşa kabul edeceksiniz.

Hacı alinin hatırasına

Hadi bakemmm laugh.gif
ErwinRommel
namaz olayı çok detay ya adamlar hiç üşenmemiş yazmışlar şole olur bole olur müminlerin amacı allaha ulaşmak degilmi peki niye kendi diliyle allaha şükürler olsun fala demiyorlar 1000 tane arapça sözcük konuşuolar namazda anlamınıda bilmezler allah tek arapça mı biliyor yada arapça konuşmak daha mı sevap?

Türkçe efendi efendi yapın işinizi islam kolaylık dini derler bi kolaylığını görmedim şimdiye kadar............

mellow.gif
godDAR
namaz insanların kulluğunu tüm hücrelerinde hissetmeleri için uydurulmuştur..köle ruhlu insanlar, kabullenmiş, sorgulayamayan, cahillerin sığınağıdır..

çoğu insan toplum tarafından kabullenilmek için namaz kılar..dostlar alışverişte görsün..

kendi kendini kandırır dururlar bir ömür..
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.