Jump to content

Tüm Aktiviteler

Bu akış otomatik güncelleniyor     

  1. Bugün
  2. lawrenceKrauss

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Başlangıç olarak söyleyeyim big bang bir patlama değil. Türkçeye yanlış çeviriliyor .Tam anlamını net bir ifade ile yazayım. Big bang : Mevcut kozmolojik teorilere göre evrenin kökenini belirleyen enerjinin aşırı yoğun ve yüksek sıcak bir noktadan başlayarak genişlemesi. Kesin olarak olarak bildiğimiz ve gözlemlediğimiz şey galaksilerin birbirlerinden uzaklaşması yani bu sonuca göre şuan gördüğümüz her şey tek bir noktadan yayılmış olmalı. Evren sadece bir noktadan değil bir çok noktadan genişler yani belli bir hız kavramından söz edemeyiz. Bu sebeple genişleme evrenin her yerinde olur galaksilerde bu yüzden uzaklaşır birbirinden. Şuan bulunduğumuz evrendeki maddenin ve enerjinin toplam enerjisi zaten sıfır dır. Bu başlangıçtada sıfır dı. Sıfır kuantum dünyasında hiçliği belirtmez. Pozitif ve negatif yüklü parçacıklar olduğu gibi, Pozitif enerji - Negatif enerji ,Madde - Antimadde , Sanal parcacık - Sanal Anti parçacık gibi kavramlar vardır. Kuantum Dalgalanma sonucunda sanal parçacıkların madde - antimadde çiftleri hiç yoktan var olabilmektedir. Bu parçacıklar, doğrudan yapılan gözlemlerle tespit edilememektedirler.Aynı higgs bozonu gibi o da doğrudan tespit edilemiyor. Matematiksel hesapların gözlenebilir ve tespit edilebilir kısımları üzerinde etkileri olmadığı için, bunlara "sanal" parçacık denmiştir. Sanal parçacıklar ise, her zaman kendilerini iptal eden karşıt sanal parçacıklarla bir arada oluştukları için, fiziğin tüm temel ilkelerini ihlal edebilirler. Sanal parçacık çiftlerinin tekil halleri, madde ve enerjiyle etkileşebilir. Ancak sanal parçacıkların sistemin toplamına etkisi sıfırdır. Sanal parçacıkların etkileri, sayısız defalar, çok çeşitli fiziksel araştırmalarda tespit edilmiştir. Coulomb kuvveti, dipoller arası manyetik kuvvet, elektromanyetik indüksiyon, zayıf çekirdek kuvveti, kuarklar arası güçlü çekirdek kuvveti, fotonların spontane saçılımı, vakum polarizasyonu, Casimir etkisi, atomik düzeydeki Lamb kayması, Hawking radyasyonu gibi sayısız olguda, sanal parçacıkların etkisi tespit edilebilmiştir. Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, kuantum dalgalanmanın hiçlik içerisinden toplam enerjisi sıfır olan bir varlığı, kendiliğinden ve durup dururken yaratabileceğini doğrulamış oluyor. Kuantum dalgalanma olayı Evren içinde de, muhtemelen Evren'in oluşmasından önce de, sürekli gerçekleşen bir olay olabilir. Hatta biz kocaman bir sanal parçacık içerisinde yaşıyorda olabiliriz. Evrenimiz bir genişliyor bir içine çöküyor olabilir yani bir var olup bir yok oluyor aynı sanal parçacık gibi. Kesin olarak bilmediğimiz diğer şeylerden biride big bang in öncesi. Çünkü , bu evren için zaman o noktada başlıyor yani ölçümleyemiyoruz şuan ki teknoloji ile. Birden fazla evren olma ihtimali ise hiç de düşük değil. Big bang öncesi için ise güçlü teoriler var. Bunlardan biri 10 boyutlu sicim teorisi diğeri ise 11 boyutlu Membrane teorisi. Hawking bütün hayatını 'M' teorisini yani ''herşeyin teorisi'' ne adadı ama yaşam süresi bunu tamamlamaya yetmedi. M teorisine göre 3 boyutlu evrenimizi, çok daha büyük ölçülerde daha fazla boyuttan oluşan bir uzay-zaman içinde dolaşan üç boyutlu bir zar olarak tanımlar. İçinde yaşadığımız evrenin 11 ya da daha küçük boyutta bir uzay-zamanda bir ada (bir D-zar) olabileceği ve bu uzay-zamanda benzeri birçok evren olabileceği bu teoremle ortaya konulur.
  3. Yesterday
  4. ck789

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    fiziksel olarak var olduğu kabul edilmesi için hacme sahip olması gerekmez, bilimsel herhangi bir şekilde gözlemlenebilmesi yeterlidir.
  5. akılsızşuursuzatom

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Bu konuda haklı olabilirsiniz gerçi .Bu arada yine malum videolarda big bang çokca söylenmeye başlandı ben big bangin bir patlama yani bildiğimiz anlamda yıkım getiren patlama gibi olmadığını daha farklı bir durumu tarif ettiğini biliyorum ama videolarda big bang gibi bir patlamadan düzen çıkamaz (yani evde bir patlama olsa gibi örneklerle teşbih yapmaya çalışıyorlar anladığım kadarıyla sıkca...) Biraz daha malumatınız çok diye sorayım cevaplarsanız sevinirim; Big bang bizim anladığımız anlamda (bummm) şeklinde patlama mıdır ? Diğer soru sıfır hacim sonsuz yoğunluk ; yokluk olarak mı tarif edilir yokluk veya hiçlik değilse fiziğin bize anlattığı nedir? Şimdiden teşekkür ediyorum.Big bang mucizesi diye söyledikleri ayetlere hiç girmiyorum tam bir fiyasko onlarda?
  6. Rhodium

    AKP MHP Koalisyonu

    Bazı yerlerde aynı bazı yerlerde farklı düşünüyorum. Tayyip hata da yapsa oy ile geldi. Oysaki fetö AKP den öncede ve AKP ile daha hızlı, sağ partiler ve kendi sinsilikleri ile sızdılar. Yine Tayyip iktidarda kalma mecburiyeti sebebini iyi okuyup hep oy veren akplilere göre adım atmak zorunda kaldı. Mesela PKK açılımından döndü. Habur infiali nedeni ile oy kaybedeceğini gördü. Oysaki fetö bizzat kendinden farklı bir maske ile davrandı. O maskenin altında ne olduğunu hiç bilmedik. Hatta solcuların bile enteresan insanları fetöcü çıktı. Cumhuriyet gazetesini bile tanıyamaz olduk. Örneğin kemalistleri AKP mi içeri attı, bu haksızlık olsa bile halk desteği ve seçimle gelmişlerdir. Oysaki fetö kemalistleri içeri attı ise bu ele geçirme, ajanlık ve terörizmdir. Çok daha alçakcadır. Biz AKP ve Tayyip ne iyi yapmıyoruz. Ama AKP ve fetöyü birbirine düşmüş çıkar kavgasında iki grup olarak görmek son derece hatalı... Örneğin Süleyman döneminde dahi askeriye ye sızmayı amaç edinmişler. O zaman ki ufacıcık türk gençlerinin beynini yıkayıp buralara sokmuşlar. Şimdi bir örgüt bunu neden yapar? Polislerin, savcıların vs. Vs. 30 yıl boyunca içine sızmayı neden amaç edinir. Demek ki ülkeyi seçimsiz esir almanın çok önceden beri amaç edinmişler. 15 Temmuz ise belliki planlanan dan çok önce sıkışan örgütün acemice yaptığı darbedir. Bir dinci, ben şeriat istiyorum dese ve AKP ye AKP şeriat getirecek diye oy verse bile bu çok anormal bir şey değildir. Tayyip artık Türkiye için iktidara gelecek kalacak veya abd ile şöyle yapacak vs konumunda değildir. Tayyip türkiyenin tarihte yerini alacak uzun bir dönemi olacaktır. Çok büyük ihtimal ibb meclisi gibi gelecek seçimde TBMM olacak. Yani AKP en çok sandalyeye sahip ama başkan olamamış olacaktır. Bu da Necdet döneminin tam tersi bir yeni siyaseti doğurur. Ama Tayyip artık döneminin doğal sonuna geliyor. Ama bir anket insanı olduğunu düşünürsek ülkede abd nefreti %95 seviyesinde iken abd ci davranmaya aktır. Kılıçdaroğlu için ise ajan demedim. O laik cenahın diktatörü.
  7. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Allah: Sırtlanlar az önce acı çektirile çektirile katlettirdiğim şu zebranın leşini ortadan kaldırma görevini size veriyorum, doğayı temiz tutmak için. Kaldırın da hastalık yaymasın şu pis leş. Sırtlan: Tamam rabbimiz. Allah: Sıtma parazitleri ve onlarla enfekte olan sivrisinekler insanları hasta ederek öldürme görevini de size veriyorum. Sıtma parazitleri ve sivrisinekler: Tamam rabbimiz. Rabbimizin şu güzelliğine bir bakın. Hastalıklar ortaya çıkıp, yayılmasın, doğa temiz kalsın diye sırtlanları görevlendirmiş. Ama tüm canlıları yoktan, birdenbire var eden rabbimiz, çeşit çeşit hastalık yapan canlıları da tasarlayıp, tasarlayıp, yoktan var edip, edip yeryüzüne salıyor canlıları hasta etsin diye. Sözcükler yetersiz kalıyor bu durumu anlatmaya. Rabbimizin nurundan oluk oluk merhamet akıyor. Düşünsene katlettirdiği zebranın leşini sırtlanlar aracığıyla ortadan kaldıran, sonsuz merhameti özünde barındıran bir nur.
  8. lawrenceKrauss

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Pişkin pişkin hala şu vahşeti savunuyorsunuz ya yazık....Kendin empati yapamıyorsun bari senin yerine biz yaptıralım. Kendini o canlının yerine koy.Başka bir canlı geldi sana saatlerce işkence ederek canlı canlı seni ve yavrunu yemeye başladı. Tepeye bakıp ah yaradanım ne güzel de temizliyorsun doğayımı diyeceksin? Ama sizde empati duygusu nerde, bir gram bile sorgulmaktan korkan müslümanlar. İşte cehennem korkusu böyle bir şey. İnsanlara neleri savundurtturuyor. Şu korkutma olmasa bu dine kimse inanmazdı... Doğayı temizlemek için böyle bir yönteme başvuran tanrıya ne denir bilmiyorum! Gücü yok herhalde başka yoldan yapmaya Ayrıca temizleme diye bir şey yok o canlı zaten ölecek. Sonsuza kadar yaşasaydı belki o zaman senin dediğin mantıklı olurdu... o da BELKİ !
  9. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Ölecek tabi. Göğü üstümüze çökertip bizi öldürmeyen ve buna merhamet ve şefkat diyen rabbimiz, bizi çeşitli yollarla yine de öldürecek, bizlere acılar verecek. Şu şekilde öldürmüyor merhametli, şu şekilde öldürüyor yine merhametli. Bu arada herkes bir şekilde ölmeyecek mi diyip, çocuklar yapacaksınız. Yaşama içgüdüsü olan, ölümden korkan canlılara ölümü dayatacaksınız alay eder gibi. Sonra tüm o pişkinliğinizle herkes bir şekilde ölmeyecek mi diyeceksiniz. Rabbiniz sizin hamurunuza pişkinlik katmış sanırım. Tabi çocuklarınız ölünce de, başında gözyaşı döküp, ağıt yakarken de ölüm nerede olursanız olun sizi bulur diyen allaha yalakalık ve yancılık yaparak zihinsel uyumsuzluğun dibine de vuracaksınız aynı zamanda. Şu tasarımın kusursuzluğuna bakın. Pişkinlik, zihinsel uyumsuzluk. Ne ararsan var. Bu tasarımda zihinsel uyumsuzluğa bağlı gelişen bir pişkinlik var. Düşün yani. Çocuğunun ölmesini ister misin diye sorsan, yok diyebilir. Ama var ederek ölümüne neden olmuş. Pişkin pişkin herkes ölmeyecek mi diyor, birde ölüm nerede olursanız olun sizi bulur diyen allaha yalakalık yapıyor. İşte yüceltilen anne ve baba sevgisi bu. Bu tasarımın merhamet ve şefkat anlayışı da bir tuhaf abi. Başka canlılara acıyı, ızdırabı, hastalığı, ölümü dayatan bir merhamet ve şefkatten söz ediyoruz.
  10. yani demek istediğim bu arakdaşların atomla derdi ne atomun arkasındaki gücü iradeyi bilgiyi görebiliyorlarken biz niye göremiyoruz.Yani neyi eksik veya fazla yapıyoruz.
  11. lawrenceKrauss

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Tamam ! Merhametli allah'ına söylede sizin gibileride temizlesin. Çünkü insanlığa baya zararlısınız.
  12. akılsızşuursuzatom

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Herkes bir şekilde ölmeyecek mi, durup dururken ölse sonra ortadan yok olsa sihirbazlık gibi bir şey olur ama neden sonuç vardır dünyada.
  13. Hangi arkadaşın? Makinalı tüfek gibi konuşan müslümalı diyorsan, onun sıkıntısı bebekliğinden bu yana arap masallarının beynine entegre edilip düşünemeyen bir canlı haline gelmesi. Genç ateistleri diyorsan hepsi daha öğrenci onların evren ve biyoloji bilgisi yok, genel olarak Türkiyede yok zaten. Dinden çıkmak için illa herşeyi bilmek gerekmez. Bir saçmalık görmüşsündür çıkarsın.
  14. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Doğayı oldukça güzel temizliyorlar gerçekten. Şu merhamet, şefkat dolu temizliğe bir bakınız. Hastalık yayan zebrayı nasıl da ortadan kaldırıyorlar, acı çektire çektire. Bu arada leş ölü üreten bu sistemi kuran rabbimize de şükürler olsun, doğayı temiz tutuyor da leşleri ortadan kaldırarak, hastalıkların ortaya çıkmasını ve yayılmasını engelliyor. Rabbimiz tarafından tasarlanarak yoktan var edilen ve düzenin içine salınan sıtma parazitleri enfekte olan sivrisinekler her yıl yüzbinlerce kişiyi öldürmüyor mesela. Hastalıklar yüzünden acı çeken, ölen yok. Rabbim biz ölmeyelim de, çok güzel bir sistem kurmuş. Göğü üstüme çökertip bizi öldürmüyor da, çünkü çok merhametli ve şefkatli deprem yoluyla öldürüyor örneğin. Haiti de bir deprem oluyor, 360.000 kişi ölüyor. Ama gök üstümüze çökmüyor. Önemli olan nokta bu. Aşağı da ölümler yaşansa da, ölü yığınları üstünde yükselen bu mezarlıkta, bu acı ve ızdırap gezegeninde bu şekilde ölmüyoruz.
  15. ck789

    Hoşgörü hakkında

    Hoşgörü genelde tolerans manasında kullanıyor fakat çok önemli fark var. Tolerans, farklılıklara tahamül etme, bunları sorun etmeme bunlarla uzlaşabilme potansiyeli taşıma anlamına geliyor. Yani kendi konumunu üstün görmeme diğerlerini kabul etme var. Hoşgörü ise sözcük tanımı ile hoş-görü olarak baktığımızda diğer görüşler hoş değil ama hoşgörüyorum anlamı taşıyor. Yani daha baştan bir kendi görüşünü üstün görme diğerlerinin sadece varlığını kabul etme onları hoşolmamalarına rağmen hoşgörme var. Yani lütfediyor da hoşgörüyor de hoşgörü sahibi gibi bir anlam var. Eski dildeki müsamaha'ya alternatif olduğu düşünüldüğünde bunun toleranstan çok daha farklı olduğu daha net anlaşılır. Tabi hoşgörünün hakkını yemeyelim. Eğer diğer görüşler objektif olarak daha kötü ise onların olumlu yanlarını görmeye çalışıp (hoşgörü - hoş tarafını görmek olarak düşünürsek) bu yönlerini ön plana çıkarıp kalanını yoksaymaya, saydırmaya çalışma da olabilir. Tabi burada da objektif olarak iyi/kötü tartışmasına gireriz. Hoşgörü her türlü benmerkezci bir konuma düşer. Yani hayatımızın her yerinde hoşgörü uygulamaya çalışırsak kendimize göre hoş olan şeyleri görüp diğerlerini gözardı etmeyi kabul etmiş oluruz. Bu da kendi değer yargılarımızı merkeze aldığımızı gösterir. Bu belki de doğal gerçektir sonuçta kimsenin değer yargısına bir şey demediğimiz sürece onların kendimize göre hoş taraflarını görüp diğerlerini yoksaymak makul gelebilir. Ama bu hoşgörünün benmerkezci olduğunu, değişime ve uzlaşmaya kapalı olduğu gerçeğini değiştirmez. Farklı değerlere sahip iki hoşgörülü insan hoşgörünün sınırlarına dayandıklarında ben senin şu şu değerlerini hoşgörmüştüm, hayır asıl ben sana hoşgörülü davranmıştım şeklinde birbirine girebilir. Çünkü ilk adımda bir uzlaşma değil, birbirinin olumlu yanlarını görme olumsuzlarını sümen altı etme var. Bu bağlamda bakıldığında hoşgörü ahlaki bir davranış mıdır, toplumsal dengenin sağlanması için gerekli basit bir pratik midir? Sonuçta herkesle oturup değer yargısı tartışacak değiliz. Olumlu yönlerine odaklanalım geçelim diyebiliriz. Ama bu erdemli bir davranış mı olur? Bize ters gelen noktalardaki tepkisizliğimizi hoşgörü altında normalleştirmeli miyiz?
  16. akılsızşuursuzatom

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Allah sırtlanlara görev vermiş ki doğayı temizleme görevi ,akbabalarda buna örnektir bu sayede doğa temiz kalır leşler ortada kalmaz.
  17. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Bir antilopu düşünün abi. Çiftleşiyor. Neden? Çünkü bir başka antilopa yaşam armağanı vermek istiyor, merhameti ve şefkati nedeniyle. Sonra yavrusunu sırtlanlar acı çektire çektire, canlı canlı yiyorlar. Bu antilop da acı çekerken rabbine şükür edip, yüceltiyor. Ne güzel bir armağan lan bu yaşam. Merhamet ve şefkat dolu şu görüntülere bakın ya. Lan bu ateistleri cidden anlayamıyorum. Lan şu görüntülere bakıp, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi iyi bir tanrıyı nasıl göremiyorsunuz ya.
  18. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Yokluğunda yiyecek, içecek yoksunluğu çeken, muhtaç canlıları var edip sonra onların yoksunluğunu gidermek merhamet ve şefkattir elbette. Sonuçta o canlı yokluğunda yoksunluk çekiyor yani. Yokluğunda anne, babasına da bağımlı. Bu durumdan da oldukça rahatsız. Bunu gidermenin yolu da o canlıyı var etmek ve böylece yoksunluğunu gidermek. Şu merhamete ve şefkate bak abicim. Nasıl cömert, yüce bir rabbimiz var lan bizim böyle. Hem rabbinize, hem anne ve babanıza şükür edin lan nankörler.
  19. ck789

    Ateizm ve materyalizm ayrılmaz bir bütün müdür?

    Böyle bir iddiam kesinlikle yok. Materyalist felsefeye hakim değilim ama muhtemelen vicdan ve empatiyi de maddeden kaynaklı olarak görüyorlardır. Metaryalist demek vicdansız, ahlaksız demek değildir. Bu değerlerin de madde kaynaklı olduğunu iddia ediyorlardır. Ateizm tanrıyı reddediyosa metafiziği de reddediyordur diye düşündüm. Bu da bizi materyalizme götürmez mi? Açıkçası bence götürmez ama bana ateizm materyalizmle birlikte anılıyor gibi geliyor. Dinleri reddetmek insanı doğrudan ateist yapmaz ki. Tanrı inancı dinlerden önce de vardı ve dinlerin tekelinde de değildir. Ateizmi tanrıyı reddettiğinde bir çok varoluşsal soru ile karşılaşır. Bunları felsefi olarak nasıl cevaplandırıyor? Akla gelen ilk cevap materyalizm oluyor. Bu ateistler arasında yaygın bir görüş mü? Başlıkta şakayla belki de biraz da provokatif olarak bunu sormak istedim. Ben madde, enerji vs. ile her şeyin açıklanamayacağını düşünüyorum. Ateistlerin bu konuda bir görüşü var mı? Varsa her şeyin madde, enerji ile açıklanamayacğaını ispatlayıp materyalizmi, dolayısıyla ateizmi çökerteceğim . Böyle bir iddia yoksa durduk yere çökertmeyelim metaryalizmi . Çünkü elimdeki argümanlar sadece materyalizmi sağlam şekilde eleştriyor, ateistler idealizme yakınsa boşa gitmesin. Bu daha ikinci başlığım, diğer konu çok dallandı budaklandı. Ayrı ayrı ele almak daha iyi olur diye düşündüm. Dinci değilim sadece varım
  20. Buzul

    Doğar doğmaz çeşme gibi akan süt

    Ben yokken nasıl süt içsem, yemek yesem diye düşünüyordum. Bu yoksunluklarımı gidermenin bir çözümünü arıyordum yokken. Sağolsun rabbim beni çocuk yapanlar aracılığıyla yarattı da, yokluğumda çektiğim bu yoksunlukları giderdi. Rabbimizin yaptığı şu cömertliğe, güzelliğe bakın ya. Yokluğumuzda çektiğimiz yoksunlukları nasıl da gideriyor.
  21. Ben yokluğumda yoksunluk çekiyor, nasıl yiyip, içsem diye düşünüyordum. Benim en büyük dertlerimden biri buydu. Bu yoksunluğumu gidermenin bir çözümünü arıyordum yokluğumda. Sonra rabbimiz beni çocuk yapanlar aracılığıyla yarattı da, yokluğumda çektiğim bu yoksunluğu giderdi. Şükürler olsun rabbim. Sizler de yokluğunuzda çektiğiniz yoksunluğunuzu verdiği nimetlerle gideren rabbinize şükür edin nankörler.
  22. O zaman bu videodaki arkadaşın sıkıntısı ne ?
  23. Ahlak hakkındaki bilimsel çalışmalar felsefi anlamdaki ahlak çalışmaları ile aynı değil. Felsefe hangi davranışın ahlaki olup olmadığı ile ilgilenir. Şu eylem eylem ahlak açısından doğru mudur diye sorar. Bilim ise canlılarda ahlakın oluşumu gibi konularla ilgilenebilir. Hayvanlarda da ahlaki davranış vardır, şöyle gözlemlerde bulunulmuştur gibi. Doğrudan şu eylem ahlaken doğrudur şeylinde bilimsel bir çalışma olacaığnı sanmıyorum çünkü bilimsel yöntem ortada. Bu tarz sorular deney gözlemle, tümevarım, tümdengelimle ele alınabilecek sorular değil doğaları itibari ile. Felsefede sorular esastır bence. İlla ki pragramatik cevaplar vermesi gerekmez. Açıkçası o konuları görmedim ama dediğim gibi ahlak ve estetiğe ait temel soruların bilimsel yöntem ile incelenebileceğini sanmıyorum. Şu güzeldir çünkü şu şu gözlem ve deneylerlerden dolayı şeklinde bir bilimsel çalışma olacağını sanmıyorum. Tanrı fikri felsefi olarak dinlerden de eski. Dini boyutu dogma, felsefi boyutu değil. Felsefe bize sorgulama mı diyor. Tam aksine aklı kullanan ilk disiplinlerdendir felsefe bir çok formel bilmin ilham kaynağıdır. Organize dinin yaptığı zulüm dinleri bağlar, felsefeyi değil. Felsefe dönemin koşullarına tarihi olaylara bağlı bir şey değildir. Ateizmi siz de mi tepkisel bir şey olarak görüyorsunuz? Yani dinler olmasa ateizme gerek olmayacak mıydı? Ben buna katılmıyorum onun için organize dinin insalara yaptığı zulüm üzerinden ateizimin felsefi olarak savunulmasını doğru bulmuyorum. Ateizmin kendi görüşünü desteklemek için bence kendi argümanları olmalı bence. Ben bilginin kaynağını bilim olarak kabul ediyorum. Tanrının varlığı yokluğu da bilimsel yöntemle incelebilecek bir konu değil. Bu nedenle bilmediğim şey hakkında kesin yargıya varmak ahlaksızlık olur diye düşünüyorum. Kendimce bir inancım var ama bunu "bilgi" bazlı olduğunu iddia edemem. Bence ateistlerin de bilgiyi bilimi rahat bırakıp kendi yargılarının öznel olduğunu kabul etmeleri gerekir. Ateizim gibi felsefi bir görüşün bilgi, bilim bazlı olduğunu iddia etmek bilimi ateist bir çizgiye çalışmak oluyor bence asıl ahlaksızlık bu. Agnostik görüşün fazla ilkesel, robotik olduğunun farkındayım. Bu açıdan daha ruhsuz ve tutarlı. Ben bu açıdan bilimsel yöntemi olarak illa bir sonuca varacaksak agnostik yaklaşım daha uygun olur dedim. Çünkü bilimsel bir sonuca varamıyoruz agnostiklerde bilemeyiz diyor. Tabi ki kalkıp agnostisizm bilimseldir falan diyecek halim yok. Bu yorum benim kişisel yorumumdur. Biz insani olarak sırf bu bilimsel duruşla hareket etmiyoruz söz konusu inanç olunca bilimsel gerçeklerin yanında vicdan, duygular, hisler vs de giriyor ve öznel bir yargıya varıyoruz. Bu nedenle agnostik çizgide kalmak bence de zor oluyor. Ama bu bi yandan agnostikliğin daha nesnel olduğunun da kabulü anlamına geliyor bence. Teist tartışmalarda bu doğal çünkü dinlerin bilim ile çelişen noktaları olabilir ya da dindarlar coşup bilim dışı iddiaları gerçekmiş gibi ortaya sürebilir. Sorun "ateizm bilimseldir" demede başlıyor. Benim bu başlık altında eleştirdiğim temel konu budur. Ateizmin bilimden beslenmesinin felsefi tartışmalarda bir anlamı yok çünkü ateizm ne kadar bilimselse deizm vs. de o kadar bilimseldir (ikisi de bilimsel değildir). Çünkü bilim tanrının varlığı hakkında bir yorumda bulunmaz. Tanrının varlığı bilimsel bir soru değil, burada felsefeye giriyoruz. Agnostik görmüyorum kendimi ama agnostik yaklaşımı deizm/ateizme göre daha tutarlı buluyorum. Bu başlığı da agnostik bir çizgiden bakarak ateizmin bilimsel olmadığını vurgulamak için açtım. Bununla birlikte ateizmin bilimsel olma zorunluluğu tabi ki yoktur. Deizm de bilimsel değildir, ateizm de bilimsel değildir. Ateistler teist tartışmalara sık sık girdiklerinde bilimden yararlanmalarından olsa gerek "ateizm bilimseldir", "bilim metaryalisttir" gibi önermeler kullanmaya başladılar. Benim eleştirim bunlaradır. Halbuki ateizm de deizm de bilimsel açıdan aynı konumdadır çünkü bilim tanrının varlığı ya da yokluğu hakkında yorum yapmaz. Bu yorum yapmama durumunu ben bilinemezci olarak yorumluyorum yani agnostik çizgiye daha yakın görüyorum bilimi. Tabi bu benim öznel yorumumdur. bilim agnostiktir bu bilimsel bir gerçektir diyecek kadar ileri gitmiyorum. "bilim materyalisttir" söylemi de yine bu başlıkta defalarca kullanıldı mesela. Bunlar hep ateistlerin kendilerini bilimsel gösterme, bilime yamama çabası olarak görüyorum. Bunları eleştiriyorum. Yoksa tabi ki ateizmin bilimsel olma zorunluluğu falan yoktur. Hiçbir gerekçe göstermeden ateizm tercih edilebilir. Dünya dışı yaşam örneğini, "tanrı yok hani varsa nerede" sorusunun tutarsızlığına cevap olarak söyledim. "Tanrı yok ki bir tane daha neden olmasın" da yine felsefi bir soru, tanrının varlıığını iddia edenler zaten tekil olduğunu vurguluyorlar. agnostikler zaten bilemeyiz diyorlar, belki de yoktur. benzeri yok diye olmayacağı sonucuna da direkt varamaıyız. Bu soru zaten benzerini de yine mevcut evrende arıyor. deistler bundan farklı bir bir tanrı da iddia edebilir. Evet düşünce deneyi olarak anibalın Russell'in çaydanlığı çakması tanrısından bir farkı yok. Anibal özellikle tartışmaları kişiselleştirip sulandırmak ve nesnellikten uzaklaşmak için olsa gerek böyle bir tanrı uydurmuş. Agnostik çizgide Russell'in çaydanlığına da bilinemez denebilir çünkü elde hiçbir nesnel veri yok, özellikle veri olamacak bir örnek seçilmiş. Bilinemeceğinin söylenmesi agnostiklerin ona kafa takacağı anlamına gelmiyor. Bu tarz bir ton pratik anlamda saçma gelecek şey uydurulabilir. Bunlar anlamlı örnekler değildir. İnsanların dünya görüşüne, hayat felsefesine bir etkisi olmadığı için "bilmiyoruz" diyip geçmek agnostikler için de bir şey ifade etmiyor. Tanrı hakkında da elimizde bilimsel veri yok. Bu konuda da agnostikler Russel'in çaydanlığındaki gibi bilmiyoruz diyorlar. Yöntem olarak aynı doğru. Anlam olarak ise bence tanrı konusunda "yok" demek ile "bilmiyoruz" demek arasında uçurum var. Burada anibal olayı kişiselleştirmek için süper zenci fikrini ortaya atıyor. Tam net tanmını yapmamış. Süper zenci tanrısı eğer insanların hayatına "müdehale" ediyorsa böyle bir iddiası varsa russell'in çaydanlığı kadar incelenemez bir noktada değil. Yok kimsenin hayatına karışmayan bilimsel olarak da gözlemlenemez, incelenemez bir tanrıysa o zaman agnostik anlayış ona da bilemeyiz der.
  24. nasıl cevaplar verirdiniz madde madde yazar mısınız ?
  25. Abdülmalik

    Ateizm ve materyalizm ayrılmaz bir bütün müdür?

    Ateizm de vicdan ve empatiye yer yok mu diyorsun? Ateizm materyalist bir konu değildir, tarafsız bir vicdan, empati dolayısıyla aklın sesidir. Din gibi farklılaştırıp, küçümseyen, değiştirilemez, insanları nesne gibi gören iğrenç fikirleri reddeder. Şüphesiz ki bu vicdanının sesidir. Bir kadının 40 derece sıcakta din adına kara çarşafla dolaşmasını ne vicdanımla ne de Tanrı’yla bağdaştırabilirim. Bu arada papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsun, agnostik ayağına yatan dinci misin nesin? Sıkmaya başladın.
  26. Ateizm/Deizim/Agnostiklik bilimsellik olayına taktığım için sorunun aslını cevaplamamışım. Bu soruya her deist kendine göre cevap verecektir. Sırf vicdanen, duygusalar olarak öyle hissettiği düşündüğü için deizmi benimsemiş olabilir. Teistik inanca çok bağlanmıştır buna bağlı kendi tanrı yorumu vardır fakat dini metinleri vicdanen kabullenemiyordur. Sonuç olarak Dini reddetmiş deist olmuş olabilir. Aslında bu bile teizmin zıttının mutlaka ateizm olmak zorunda olmadığnı gösteriyor. Bunlardan farklı nedenlerde olabilir. Tabi ki bunlar tamamen öznel, bilimsel olmayan, nesnel delil içermeyen nedenlerdir. Ben ateizmi salt materyalizm olarak görüyorum. Yani tanrı yoksa her şey maddedir diye algılıyorum. Tüm varoluşun maddeden, enerjiden ibaret olmadığını düşündüğüm için bunun her şeyi açıklamadığını düşündüğüm için ateizme uzak duruyorum. Maddeden fazlasının olduğunu düşünmek de deistik bir sebep olabilir.
  27. ateizmde de deizmde de tanrının varlığı ya da yokluğu üzerine net bilimsel bir dayanak yoktur. bu nedenle ikisi de tutarlılık açısından eşit görüyorum. bence ikisi de inanmayı veya inanmayı seçme yönünden kişisel tercihtir. herhangi bir somut dayanakları yoktur. bilimsel veri olmadığı için herhangi bir karara varılamayacağını söyleyen agnostikler bana daha tutarlı geliyor. ama robot değil insan olduğumuz için sadece tutarlılığa değil aklımıza, vicdamıza, duygularımıza da bakıyoruz. bu nedenle agnostik insan sayısının deist, teist, ateistlerden daha az olduğunu düşünüyorum. agnostisizm daha doğru ama daha politik bir duruş gibi geliyor.
  1. Daha fazla aktivite göster
×
×
  • Yeni Oluştur...