Jump to content

Tüm Aktiviteler

Bu akış otomatik güncelleniyor     

  1. Yesterday
  2. ck789

    Deizm eleştirisi, sadece Deistler gelsin tartışalım...

    @akılsızşuursuzatom bu videoda alıntı yaptığın kısımla ilgisini anlamadım. videoda kendince mantık yürütüp kendi argümanlarını sunuyor. herhangi bir delil iddiası yok. aklın ve mantığın tek yolunun bu olduğu, bunu reddedenlerin zerre şuuru olmadığı vs söylenmiyor. alıntı yaptığın mesajdaki benim temel itirazım bu tabur-asker, usta-eser gibi klasik nurcu argümanlarının delil olarak sunulmasınaydı. bunu da nurcular ya delil kavranımını eğip büküp emareleri delil diye itelemeye çalışarak ya da bu başlıkta gördüğümüz analojiyi delil üretme mekanizması olarak pazarlamaya çalışarak yapıyorlar. kimsenin kendi görüşünü ifade etmesiyle bir sorunum yok. onu mutlak hakikat olarak gösterip sözde delillerle çakma bilimselliklerle süsleyip insanları kandırma girişimlerine itirazım var. bunu da sistematik olarak yapanlar nurcular. videoda risale-i nur göndermeleri olmasına rağmen belki de itici görünmemek için böyle sözde bilimsel karşıdakini küçümseyici argümanları kullanmamışlar. video casttır değildir benim için önemli değil, castsa da olabilir yine youtube üzerinden kendi görüşünü anlatmaya çalışmaktır ona da laf etmem. kişisel görüşü aklın ve mantığın kabul ediecğei hakikat vs. olarak göstermeye çalışmak sözde "delil" üretmek itirazım olan nokta. daha önce de söylemiştim bu insanların sorgulama beceresinin sakatlanmasına sebep oluyor. adamlar öyle bir pozisyona sokuyolar ki ya evrensel aklı mantığı reddedip onların çakma mantığını kabul edip iman edeceksin ya da evrensel bilimsel aklı mantığı kabul edip onların saçma sapan argümanlarını reddettiğin için dini reddeceksin. halbuki tabur-asker, usta-eser tamamen nurcu zırvasıdır. dinlere inanmak için bunlara gerek yoktur. yeni akım islamcıların böyle saçma sapan iddiaları yok mesela. nurcular çıkıp bunları tekfir edebiliyor mu? anca orda burda zırvalıyorlar aklım mantığın götürdüğü tek yol, bunu kabul etmeyenin zerre şuuru yoktur diye. adamların düşman olarak gördüğü şey resemen bilimsel akıl ve mantık yürütme. saçma sapan yöntemi mantık diye itelemeye çalışıyorlar. bunun din ile falan da alakası yok. dine inanmak için bu saçma sapan alegorik yöntemi benimsemek vs. gerekmiyor. müteşabih bir ayet üzerine tarikat kurup saçma sapan akıl dışı bir yöntemi dayatmanın hiçbir savunulcak yanı falan yok. bi de utanmadan jstor linki falan atıyolar. çok saygıları varmış gibi akademik yayınlara. google dan denk geldi herhalde. analogy science yazınca ilk sayfada çıkıyor.
  3. riana

    Çok uzun zamandır forumda yoktum

    bende çoktandır girmiyordum özlemişim buraları
  4. Mantık

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Senin kafadaki biri cin ali kitabından bile din yaratır. Bu o dini doğru yapmaz, seni bir şeye tapınma meraklısı yapar! Ayetleri ve hadisleri işine geldiği gibi görme inancı sende nasıl işliyor ise, işidliler de işlerine geldiği gibi görüyorlar. Yani aslında teoride bir farkınız yok, sadece pratikte biraz farklısiniz ki O DA sonsuza kadar değil, senin görmek istediklerinin değişeceği zamana kadar sürer.
  5. saygsayg

    Said Nursiye göre Atatürk Deccaldir

    Bu teklif doğrudur, Atatürk'ün (özellikle ilk yıllarda) nasıl adamlarla çalışmak zorunda olduğunu göstermesi açısından önemlidir. İslam deccali meselesi için ise : Başka bir risalesinde (büyük ihtimal Sikke-i Tasdik-i Gaybir) açıkça "Bu zatın Mustafa Kemal olduğu anlaşıldı" demektedir. Gerçekte bunların ne zaman yazıldığını bilemeyiz çünkü sorsan kendiine yarı ümmi diyor yani güya yazma bilmiyor. (Barla'da kendi el yazılarını gururla göteriyorlar bu arada) Bu kitaplar basımevine gitmiyor, zaten matbaa kullanmak kesinlikle yasak, herşey elle yazılıyor, ne zaman yazıldığını bulmak imkansız. Mustafa Kemal'in adını net bir şekilde verdiği dönem de gayet açık. Atatürk İslam deccali yani süfyandır. Çok gizli bir risalediir beşinci şua. Üstad bediüzzaman, kendine peygamber diyemez ama peygamberdeki her özellik ondadır. Risaleleri kendi yazmamıştır, zaten yarı ümmidir, onları kendisine Allah yazdırmıştır. Birden ilham gelir, "Yaz keçeli" der, tıpkı peygamber gibi epilepsi numarası da yaptı mı belli değildir. Evet, bu numaralar yirminci yüzyılda bile işe yaramaktadır. Şakirdleri de hiç görmedikleri bu adamı, abilerinden öğrendikleri ölçüde savunmaktadır. Atatürrk'ün en büyük hatası, İsmet İnönü gibi mülayim bir adamı arkasına hazırlamak olmuş. Baştan sona yalanlar ve cehaletle dolu bir çöl kitabının türevinin (celcelutiye) türevi (R.Nur) bir kitap bugün hala revaçtaysa, buna İsmet İnönü'nün demokrasi kahramanlığı ile çok partili hayata geçmeye çalışması sebep olmuştur. Demokrasi eğitimsiz çoğunluklar için felaket bir rejimdir.
  6. ck789

    Deizm eleştirisi, sadece Deistler gelsin tartışalım...

    benim itirazım analojinin delil olarak gösterilmesineydi. nurcular saçma sapan analojileri delil diye sunuyolar. bunlar delil değildir. bunu söylüyorum. düşünce tarihindeki analojinin yerini reddetmedim. felsefede dahi kullandılığını kabul ettim. hatta bu yöntemin nurcuların kendi bakış açılarını göstermede neden yanlış olduğunu, cevap vereyim derken daha fazla soruya sebep olduklarını örneklerle açıkladım. analojinin varlığını ve insanların analojik düşünme yetisi vs. reddetmiyorum. eğitimde de elbette kullanılabilir. bununla beraber analoji delil değildir. nurcuların en büyük iddiası bu. "analoji delil değildir" sözümün arkasındayım. verdiğiniz kaynaklardan gidelim. Sizin yaptığınız alıntının 2. paragrafında dahi "bu sezgiyi inceleyeceğiz" diyor. Yani bu makalede analojinin delil olarak iddia edildiği vs. yok. Yine de makalenin devamına da bakalım. Burada da batılı düşünürlerin söylemlerde analoji kullanılması hakkındaki görüşlerini görüyoruz. Bazılarının komple analojiyi yasaklamaya çaıllştığını söylüyor. Berkeley'in felsefecilerin metafordan kaçınması gerektiğini söylediğini görüyoruz. Aristo da açık olmayan dilin argümanlarda kullanılmasından kaçınılmasını istemiş. Bununla beraber simyacılar metaforu kabul etmiş ve hatta abartmışlar. Vickers in dediğine göre onlar bu analojilere değil analojiler onlara sahip olmuşlar. Genel olarak makale düşünce ve bilim tarihinde analojinin yeri üzerine. Bunu zaten reddetmiyorum. Delil olarak kullanılamaz diyorum. Berkeley ve aristonun da kaygıları bu yöndedir muhtemelen. Çünkü analojiler formel değildir. Açık net değildir. Bunlardan bir sonuca varılamaz, bizi sonuca götrecek deliller değillerdir. Analogy in Science da öncelikle analojiden ne kast edildiği açıklanmış: Burada analojiden kast ettiğinin metaforlar olmadığını, yapısal bir benzerlik olduğunu ve alegori gibi soyut bir şeyi somutlaştırmadan ya da genel anlamda benzerlikten bahsetmediğini söylüyor. Nurcuların yöntemini "yapısal benzerlik" kategorisine mi koyuyorsunuz? Neden öyle bir benzerlik olmadığını hatta böyle bir benzerlik iddiasının daha fazla soruya sebep olduğunu anlattım. Bununla beraber "yapısal benzerliğin" dahi delil olduğu iddia edilmiyor bu makalede de devamına bakalım: Burada açıkça analojinin gerçeklik için kriter olmadığı söyleniyor. Bir teorinin doğruluğunun bu yöntemle ele alınabacağını hakikatin analiz, tecrüme, nesnellik gibi bilimsel karakteristikte olası gerektiğini söylüyor. Bununla birlikte analojinin bilimsel düşüncedeki yerini de vurguluyor. Bunu ben de reddetmiyorum. Analojinin, benzetmenin delil olmadığını söylüyorum. Bu makalede de bunun aksi bir şey yok. Burada da sizin yaptığınız alıntıda dahi analojik argümanların tartışmaya açık olduğunu söylüyorlar. Felsefi anlamda tartışılabilir tabi ki. Delil değildir diyorum. Burada da aksi bir şey söylenmiyor. Bu söylediğiniz temelde doğru fakat kadim birikimin tamamı formelleşmedi. Bir çok uyduruk şey de vardı bunlar formelleşemedi. Mesela simya, farklı alternatif tıp yöntemleri, büyücülük vs. formelleşmedi. O dönemden gelen her bilginin doğru olmadığnı herkes kabul edecektir. Bunları ele alacak bir yöntemimiz olmalı. Formelleşme bu noktada devreye giriyor. Formelleşme ise sizin ikinci kaynağınızda belirtilen "yapısal benzerlik" sayesinde oluyor. Tüm icatlar bugün deney gözlem ile test edip formel olarak ele alabildiğimiz fizik, mekanik kanunlarına göre çalışıyor. Kimyanın da kendi kuralları var, bu nedenle simya artık eskisi kadar saygı görmüyor. Bugün çok farklı bir şeyle karşılaşsak bilim onu da öncelikle yapısal benzerlik arayarak önceki kuralları kapsamında ele almaya çalışır. İcatlar mesela bu kurallara uygun çalışır. Çünkü mekaniğin kuralları bu icatların basit hallerinin çalışma prensebleri incelenerek ortaya konmuştur. Deney gözleme dayanır. Tabi ki gemi yapmak için akışkanlar mekaniği bilmemize, yelkenlerin aerodinamiğini hesaplmamız şart değildir. Deneme yanılmayla da gemi yapmayı öğrenebiliriz. Bunları bilip hesaplamız ise daha iyi gemileri daha maliyetsiz yapmamızı sağlar. Bu formel bilimlere daha da hakim olmamız bilgisayar gibi akıllı telefon gibi inanılmaz detaylı sistemler yapmamızı sağlar. Bunları böyle bir disiplin kullanmadan deneme yanılma ile yapmak çok zordur. Her şeyi zaten formelleştiremeyiz. En basitinden konuşmalarımızda yazışmalarımızda kullandığımız doğal dili bile formelleştiremeyiz. Tonla istisna karşımıza çıkar. Felsefeyi de formelleştiremeyiz. Buna yönelik girişimler, analitik felsefe vs. var ama felsefenin matematik kadar formüllere indirgenemeyeceği açıktır. Sanatın hiçbir formu formelleştirilemez. Buradan ne sonuca varıyoruz? Bunlar formelleştirilemiyorsa analoji delil midir? Bu nasıl bir akıl yürütmedir. Buradan nurcuları aklayamayız. Analoji her haliyle yoruma açık bir argüman üretme aracıdır. Delil değildir. Sınırlama vs. yok, delil olduğunu iddia ettiğiniz için böyle bir ithamda bulunuyorsunuz. Yoksa çağdaş felsefe formellikten son derece uzak. Varoluşçuluğa mesela klasik anlamda felsefe bile diyemeyiz. Bayağı ekol gibi, adamlar klasik felsefeyi işlevsel olmamakla itham edecekler neredeyse. Bu bir bilim dalının matematiğin "kendisini" işlevsel olmamakla itham etmek gibi bir şey. Özetle kafalarına göre at koşturuyolar kimse de kalkıp sınırlar budur bunun içinde oynayın demiyor. Kalkıp tek hakikat budur, aklın mantığın şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterdiği tek yol varoluşçuluktur, bunu anlayamayan zerre şuuru yoktur deseler itin götüne sokulurlar tabi. Nurcuların analojik argümanlara delil delil diye gezmeleri, kendilerini aklın mantığın tek sahibi ilan etmeleri sorun. yoksa diğer felsefi görüşler gibi kendi köşelerinde oynasınalar kimsenin bir şey dediği yok.
  7. kavak

    Çok uzun zamandır forumda yoktum

    Değişen fazla birşey yok... Buraya damlayan safkan müslümanlar, hălă İslam güzellemesi yapma derdindeler. Bizim gibi dinsiz imansızlar, onların hayatlarına ayrı bir anlam katıyor gibi. Bizsiz yapamıyorlar...
  8. kavak

    Allah katilleri neden yaratır?

    Katiller, masum küçük çocuklara tecavüz edenlerin yanında melek kalırlar. Piyasadaki tüm tanrılar (bunların içinde elbette bu Arap tanrısı da vardır), bu eyleme kayıtsız kaldıkları gibi muhtemelen kendileri de masturbasyon yapıyorlardır. Eylemsizliklerinin başka bir açıklaması olamaz. Artı tüm tanrı taparlar, inandıkları tanrıyı/tanrıları eylemsizliklerinden ötürü kınayamadıkları sürece, bu tecavüz eylemini kendilerinin de onayladığı anlamına gelir. Mesela @nogodbutAllah, taptığı Arap tanrısını kınayamaz diyorum hatta kınamaya dili varmaz.
  9. buyrun deizm eleştirisi ve açmazları
  10. Bilimin "% 100 böyledir" demediği hiçbir şeyden emin olamam. Kendimi bu yüzden ateist'den ziyade agnostik olarak tanımlarım. "Bir ihtimal tanrı olabilir" düşüncesinde değilim. Günümüzdeki insan icadı tanrıların hepsinin zırvalık olduğu aşikar. Ama şöyle bir seçenek var: Bizden daha ileri bir uygarlık bu evreni kodlamış olabilir. Bunu şuanda yanlışlamak imkansız. Fanatik ateistler nasıl oluyor da bu ihtimali kökten inkar edebiliyorlar?
  11. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Peki ya gözü görmeyenler müslümanlar ise. Din dediğimiz şey insanları kontrol edebilen büyük bir güç. Ya sırf bu yüzden insanları savaşa sürüklemek için, topraklar, sömürgeler elde etmek için oluşturulduysalar? Örneğin Kuran'da bununla ilgili ayetler var. Savaş ganimetlerinin paylaşılması adına. İnanç olayı perspektifle alakalı. Kim hangi pencereden bakarsa o şekilde görüyor. Kendi gördüklerini başkalarına anlatıyor fakat başka pencereden bakansa sadece kendi gördüklerine odaklanıyor. Sonsuz bilinemezlik içinde sonsuz tartışmalar.
  12. Fridolin

    Allah katilleri neden yaratır?

    Türkiye okuduğunu anlamada 70 ülke arasında 50. sıradaymış. Sınava katılan öğrencilerin yarısının okuduğunu anlayamadığı ortaya çıkmış. Aha örneklerden bir tanesi. Ben diyorum Ankara, sen diyorsun götüm kara.
  13. nogodbutAllah

    Allah katilleri neden yaratır?

    dinler tarihine bakıldığında dinlere ilk inanan fakir köle garip zayıf kimselerdir islamı örnek verirsek bilal habeşi selman farisi gibi köleler tüm öldürme tehditlerine azap ve işkencelere aç bırakmalara karşın iman ettiler iman ı kuvvetle zenginlikle açıklamak beyhudedir .
  14. bilgivehis

    Allah katilleri neden yaratır?

    Dinler onlar için bir kazanç kapısıdır, sırf dinden nemalanmak için kendi tanrılarını kandırmaya çalışıyorlar, aynen tanrılarının yaptığını yapıyorlar, tanrı onları onlar da tanrılarını kandırmaya çalışıyor. Bu yüzden dini bırakamıyorlar, dini bıraksalar işsiz kalacaklar, çünkü hiç bir sahtekarlık din kadar etkili değildir.
  15. nogodbutAllah

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    ben buna karşı çıkmıyorum ki tam tersi katılırım neden? yine Kur'an dan. mealen der: Bu kitap kalbinde hastalık olanları saptırır, ihlaslı olanların imanını artırır hidayete götürür aynı şey bazılarına zehir bazılarına şifadır güneş yarasayı rahatsız eder gözü sağlamı da nurlandırır gördürür.
  16. bilgivehis

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Neden bu kadar ön yargılısınız, ben de okuduktan sonra inanmadım, herkes senin gibi okudukça daha çok batacak diye bir şart mı var? Turan Dursun da okudu hem de alasını okudu ama bataklıkta olduğunu anladığı anda oradan çıktı. Her sarıklıyı hoca mı zanediyorsun, benim bile tanıdığım bir çok imam var inanmayan. Hem sen kurana daha çok sarıldıysan kendinden başka herkesi düşman sayan bir dini bilerek ve isteyerek kabul etmiş oluyorsun. Bu durumda Işid ile aynı kafadansın, onlar da kelle koparmadır, tecavüzdür aynen kuranı uyguluyor.
  17. yukarıdaki resimde de dediği gibi düşünme bize formel olarak öğretilmiyor analoji ve benzetmelerde öyle bunla fıtridir bütün bebekler harfleri yazıyı formel öğrenir ancak konuşmayı sesleri doğal öğrenir anne dili dediğimiz budur sanki bilim filim fistan uçağu kuştan gemiyi balıktan analoji ile öğrenmemi taklid etmedi de sanki insan damaları ve kanın akışı suların borular ile taşınmasına eşlik etmedi de hepsi hipotez kuruldu labta test edildi sonra meydana çıktı:) dikkat edin bu gün cari olan tüm bilimsel keşifler modern lab ve modern materyalistik bilimden çok daha öncedir insan düşüncesini dar kalıplara haps edip efendim hipotez teori kanun düzeninde gidilecek miş sanki tüm bilimsel miras modern yeni kalıplar üzerinde gelişti hayır tam tersi modern paradigmaların çoğu eski kadim birikimin mirasın üzerinde formelleşti. . **** ümmilik bir nevi modern kalıpların tecavüzüne uğramadan saf temiz bakir kalmaktır modern bilimi taşyan temmeler öyle formel modern mantıkla olmadı çok daha sade basit düşünmeler analojiler ile başladı. bu güne damga vuran aşıklar şairler formel müzik nota bilmiyordu belki aruzda bilmiyordu serbest yazıyordu işte o doğal organik ozanlar şairler hala yaşıyor sözleri günümüze kadar gelmiş belki müzik ve ses dünyası 7 notayı aşan daha geniş bir şeydir belki bağlamadaki tel sayısı da böyledir formelleştirme notasyona dökme aynı zamanda kuşa çevirmedir ona çerçeve çizip sınırlamadır su sesi rügar sesi kuş sesi gibi doğal sesler ile terapi edilen ruhen iyileştirilen insanlar var bunlar fıtri seslerdir hangi notalara gelebilir daha geniş düşünmek lazım.
  18. Müslümanlara göre Allah hiçbir canlıyı yaratmadan önce vardı. Öyle bir an geldiki aynı anda bütün canlıları yarattı. Muhammed'ten tutun da en azılı katile kadar. Hesapta Allah diyor ki bana inananı, iyilik yapanı cennete atarım, kötülük yapanı da cehenneme. O halde Allah cehenneme atacağı bir insanı neden yaratır? Tamamen kendi tasarladığı bir şeyden söz ediyoruz. O tasarlayana kadar katil yoktu, kötülük yoktu. Allah bir katili göz göre göre neden yaratsın ki? Hem o adama yazık değil mi? Onu peygamber yaratma kudretine de sahip. Kimisini peygamber yapıp en büyük kıyağı yapıyor; kimisi de yerin dibine batırıyor. Bu nasıl bir çifte standart, nasıl bir adaletsizlik ? Hala 6. yüzyılın Arap hikayelerine inanarak yaşayan badem bıyıklı saplamalar, bu zırvalıkları kendilerine nasıl açıklıyorlar?
  19. bilgivehis

    ateist yapamazsınız

    Ne alakası var?
  20. dil bilenler ve sabit mekanik düşünmeyenler için bir kaç link paylaşayımda isteyen baksın analojinin metaforun nasıl bilimde dahil çok alanda çok icatta kullanıldığı buralarda anlatılıyor: http://groups.psych.northwestern.edu/gentner/papers/GentnerJeziorski93.pdf https://www.jstor.org/stable/23737540?seq=1 https://plato.stanford.edu/entries/reasoning-analogy/ *** adamlar robot gibi sabit dar şablonları var onları mutlak hakikat sanıp her şeyi onunla çerçeveliyorlar onların çerçevelerine sığmıyorsa ya reddederler yada nasrettin hocanın leyleğin uzun gaga ve ayaklarını kesip şimdi kuşa benzedin demesi gibi:) hakikatleri kuşa çeviriyorlar bunlar ile tartışılmaz robot gibiler ateş et desen düşünmeden öldürürler hakikatlerede ateş ediyorlar ama hakikatler güneş gibi ulaşılmaz noktada attığın mermi sana geri döner.
  21. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Kusura bakmayın müsait olmadığım bir anda okumaya çalıştım. Biraz yanlış anlamışım dediklerinizi. Peki inançsız insanların cehennemde ebedi yanmasına karşın ne düşünüyorsunuz?
  22. ck789

    Deizm eleştirisi, sadece Deistler gelsin tartışalım...

    yöntem olarak benzetme, analoji kullanımını eleştirdim. nurcular aklın ve mantığın reddetemeyeceği şüpheye yer bırakmayacak sözde delillerini bu yöntem ile açıklamaya çalışıyorlar. bıraksak bu yöntemin bilimselliğini falan iddia edecekler. sorun bu. felsefi bir görüş açıklanırken, edebiyatta bir duygu, düşünce ifade edilmeye çalışılırken benzetme, analoji elbette kullanılabilir. bunlar delil değildir. bilimsel değildir. aklın mantığın şüpheye yer bırakmayacak yolu değildir. bunu söylüyorum. yoksa bir görüşü ifade etmede kullanılmasında bir sakınca görmüyorum. yeter ki delil olarak görmeyelim. son derece yanlış. bilim analitik inceleme, deney gözlem, tümevarım gibi yöntemlerle ilerler. her bilim dalının farklı yöntemi vardır fakat bu kadar uç benzetmelerle ortak yön, fark vs bulup ilerleme gibi farazi bir yöntem bilimde kabul görmez. insani bir şekilde iki farklı doğa olayı arasında sığ bir benzerlik görüp bunun üzerine bilimsel araştırma yapmaya karar verebilirsiniz bunda bir sorun yoktur. bilimsel araştırmada kullanacağınız yöntemler ise bunları delil olarak kabul etmezler, deney gözlem veya çalışma alanınınız kendi yöntemleri ile ile bunları teyit etmeniz gerekir. tarih, matematik gibi alanlarda deney gözlem yoktur bunların da kendi yöntemleri vardır. yani esas olan yöntemdir ve benzetme, analoji bilimsel bir yöntem değildir. bununla beraber felsefede mesela istediğiniz yöntemi kullanabilirsiniz. yönteminizi açıklayıp neden böyle bir yöntemle hareket ettiğinizi, bu yöntemin tutarlığını vs gösterip felsefi anlamda akıl yürütmede elbette kullanılabilir. benim yaptığım yöntem eleştirisi de bunun üzerineydi. analoji, benzetme bir cevap verirken birden fazla yeni soruya sebep oluyor. nurcu yaklaşımda ortaya çıkan bu sorular kendi temel argümanları ile çelişiyor. bunlar İslam eleştirisi de değildir. nurculuk eleştirisidir. adamlar tartışmaya açık bir ayet üzerine tarikat kurup analoji gibi bilimsel olmayan, felsefi yönüde son derece tartışmalı bir yöntemle aklın mantığın tek yolu buymuş gibi atıp tutuyorlar. kabul etmeyeni şuursuzlukla falan itham ediyorlar. hegel yapmadı, kant yapmadı, descartes yapmadı böyle bir ithamı. hiçbir felsefi düşünce yöntemini bilmeden kendi tutarsız yöntemlerini hakikatin tek anahtarı olarak sunuyorlar. bu kibir değil de nedir?
  23. Abdülmalik

    Mekki ve Medeni Ayetlerin Sürpsiz Sonu

    Bunda şüphe yok hacı abi, İslamın ne olduğunu anlayabilmek için Kuran’ı, islam öncesi Suriye hristiyanlığı şartlarında incelemek gerekiyor. Bence Kuran’ın bütün sırları orada açık açık var.
  24. Abdülmalik

    Mekki ve Medeni Ayetlerin Sürpsiz Sonu

    Mor Yakup (Jacob Baradaeus) sıkı bir tek tek tanrıcı Suriyeli hristiyandır.Bizans, Chalcedon konsiline ( Üçlemeci doktrinin kabul edildiği) sıkı itirazları vardır. Bu nedenle diyar diyar gezmiştir. Araplara bunun uğruna sık sık mektuplar yollamış, misyonerlik yapmıştır. Mekki ayetlerin sahibi muhtemelen o’dur. Kendini Bizans tehditinden kurtarmak için saklamış, dilenci kılığına bile girmiştir. https://en.m.wikipedia.org/wiki/Jacob_Baradaeus Jacob, however, in his travels he wore a disguise and thus became known as Burde'ana, “man in ragged clothes”, Jacob gizlenmek amaçlı kirli elbiselerle gezer, bu nedenle yamalıklı, kirli elbiseli adam olarak bilinir. Bu da kuran da yazılıdır. Müdessir suresi ( mekki sure) 1.Ey (sarılıp) bürünen, 2.kalk artık uyar, 3.ve Rabbini artık büyükle, 4.elbiseni artık temizle, 5.pislikleri artık uzaklaştır, 6.çoksunarak (başa kakma 7.ve Rabbin (rızası) için sabret!
  25. ev yok...araba yok....evlenemiyosun....hastasın tipsizsin... bu adamı ateist yapamazsınız
  26. nogodbutAllah

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    kardeş sen eminmisin ilahiyat okuduğuna:) ben Kur'an ı arapça orjinaliden tam okuyup anladığımda daha çok sarıldım zira daha önce ki namazda okuduğu surenin anlamını bile bilmeden kılınan namaz elbet tesir etmez kültürel geleneksel düzeyde yüzeysel alışkanlık halini alan dinin elbet tesiri olmaz. akıl dersin mantık dersin ikiside arabi kelimedir akıl ve düşünce ile tefekkür ve tefakkuh ile alakalı kaç ayet var arapçan var ise bak akıl teakkul fikir tefekkür zikir tezekkür fıkh tefakkuh idrak hepsi Kur'ani kelimedir aklını at robot gibi iman et demiyor islam dinin kaynağı olan Kur'an işid islamını redd etmek tam da Kur'an islamına girmektir zira selefi suudi gelenek ibni teymmiye damarından gelen bu yapı mecazi kabul etmiyor Allahın eli dediğinde insan gibi bir el sanıyor arş ve kursi dediğinde bir sandalye taht sanıyor:) yani mecazı kabul etmiyor lafzi olanı zahiri kelamı aynen alıyor icra ediyor bu gün işid sakalın uzunluğunu metre ile ölçüp belli değerden kısa ise günahkar kabul ediyor islamı bu kadar şekle şemala hapseden kelle koparan islam ehlini kafir ilan edip tekfir edip öldüren bir yapı elbet redderim mevlana ise ne olursan ol gel der yani işid müslümanı kafir kabul edip keserken mevlana kafiri insan kabul edip dergaha çağırıyor bu günkü imam hatip ilahiyatlar daha çok selefi damardan gidiyor türk islamını mevlana islamını biraz geri plana attılar *** islami ekoller tefsirler fıkıhlar beşeri yorumdur eksikte olur kusurlu da hanefi de kadın eli değer abdest bozulmaz şaffi de bozulur bunlar aynı ayetten farklı yorumlardır va bazısı hadis ve sünnetler ile desteklenmiştir bu gün şia ve sunni hadis kaynakları dahi farklıdır ha ortak hadisler elbet var ama cennetle müjdelenen kişiler şia da farklı sunni de farklı veda hutbesi dahi farklı bunlar detaylardır asla zarar vermez veremez. aynen ağaç gibi kökü gövdesi sabit önemli olan odur ama dalları serbest ve sallanır değişken dinin değişken kısımlarına bakım aman da her tarafı oynuyor bunun kökü aslı yok demek gibidir dediğiniz şeyler ...
  1. Daha fazla aktivite göster
×
×
  • Yeni Oluştur...