Jump to content

Tüm Aktiviteler

Bu akış otomatik güncelleniyor     

  1. Bugün
  2. Smile Buddha

    TÜRKLERDE DİN YOK,İNANÇ VAR.(N.K.ZEYBEK

    mevlana sunni müslüman değil. Aleviler gibi doğu dinlerinin islam dini ile karıştırıp oluşturulan panteistik bir tanrıya inanıyor. Her şey tanrının parçası. ihlas süresi böyle bir tanrıyı kabul etmiyor.
  3. https://slideplayer.biz.tr/slide/12665182/ Hala metafizik devredeyiz. Teorik fizikçilerin açıklamaları deneysel olmadıkları için açıklamaları metafiziktir. Onun için bilim dinin yerini alamadı. Okullarda eğitim deneysel değil ezbere dayanıyor. Gelir dağılımı eşit olmadığı için eğitim eşitsizliğide var. Çocuk gibi avutulanlara yapacak birşey yok.Onlar eğitim ile de düzelmezler. Hayal dünyasında yaşayıp duracaklar.
  4. Yavaş yavaş kalkıyor ama siz farkında değilsiniz.
  5. Smile Buddha

    Deizm ve panteizm de ateizmin kolları sayılamaz mı?

    Her panteizm aynı değil çeşitleri var. sağlık,güç,zenginlik vb şeyler için.
  6. tolonbey

    TÜRKLERDE DİN YOK,İNANÇ VAR.(N.K.ZEYBEK

    İşte böyleee, N.K.ZEYBEK bunlarımı seviyormuş.Seviyorsa ya tanımadan sevdigini söylemiştir yada....................................................................................................................................................... TARİKAT SAPIKLIKLARI Sapık tarikatlar ve Cemaatler. Gerçek Tasavvuf, gercektasavvuf.wordpress.com MENÜ VE BİLEŞENLER Mevlevi’lere göre Allah (haşa) Kimya olarak Şems’le oynaşmış! 1 oyla ….bir grup onu aramaya hazırlandıkları sırada Mevlana, Şems’in yanına girdi. Şems, şahane bir çadırda oturmuş, Kimya Hatunla konuşup oynaşıyor ve Kimya Hatun da giydiği elbiselerle orada oturuyordu. Mevlânâ bunu görünce hayrette kaldı. Onu aramağa hazırlanan dostların karıları da henüz gitmemişlerdi. Mevlânâ dışarı çıktı. Bu karı kocanın oynaşmalarına mâni olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı. Sonra Şems “içeri gel” diye bağırdı. Mevlânâ içeri girdiği vakit, Şems’ten başkasını görmedi. Bunun sırrını sordu ve: “Kimya nereye gitti” dedi. Mevlânâ. Şems: “Yüce Tanrı beni o kadar sever ki istediğim şekilde yanıma gelir. Şu anda da Kimya şeklinde geldi” buyurdu, işte Bayezid’in hali de böyle idi. Tanrı ona daha sakalı bitmemiş bir genç şeklinde göründü. [Şark İslam Klasikleri,Ariflerin Menkibeleri, Ahmet Eflaki,Cilt 2 S. 216]
  7. İşte böyleee, Hatipoğlunun deyişine göre islamın KADINA bakışı. refid:16440655 ilişkili resim dosyası Abone Ol Hürriyet Gazetesi Yazarı Nihat Hatipoğlu, kadın ve kadınla ilgili söylenen uydurma ve yanlış sözleri yazdı ve yorumladı. İşte Hatipoğlu'nun yazısı... İslam elbette kadını yüceltmiştir ÜLKEMİZDEKİ en büyük problemlerden birisi de herkesin her konuda ahkam kesmesi, konuşması ve yazmasıdır. Halbuki uzmanlık gerektiren, hassas olan konularda o işin uzmanları, özel yetişmiş bilim adamları konuşmalı, yazmalılar.� Ben tıp alanında veya teknik bilgi gerektiren bir alanda konuşursam yanlış yapmış olurum ve itibar kaybına uğrarım. Dini konularda asli kaynaklara inemeyen, tarayamayan ve bu konuda da uzmanlığı olmayan bir gazeteci veya spor yazarı veya edebiyatçı ahkam kesmeye başlarsa yanlış yapar ve itibarını yitirir. Doğru ve faydalı bilgi akışına zarar verir. Gülünç duruma düşer. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kadınlarla ilgili olarak söylediği veya söylemediği sözler bu türden insanların istismar ettiği alanların başında gelir. Peki hadislerde kadınları aşağılayan sözler olabilir mi? Bir hadis Hz. Peygamber (s.a.v.)’e dayanıyorsa elbette böyle bir şey olamaz. Ama uydurma hadislerde, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in ağzından çıkmamasına rağmen ona mal edilen hurafelerde böylesi sözlere rastlanabilir. Bu tür sözler ya ravi tarafından sonradan hadise katılan idrac- yorumlardır, ya hadisleri zayıf hale getiren an’ane denilen teknikle yapılan rivayetlerdir. Bu tür rivayetlerin tümünde ve ravilerde problem vardır. Bu tür rivayetleri taradığımızda buradaki itibarsız ravilerin mutlaka “Zehebi, İbni Hacer, Ayni, Ebu Zura Razi, Ebu Hatim, Sehavi, Aliyyül Kari, Ebul Ferec Cevzi, Beyruti, Acluni, El-Baci,Zuhri” veya başka bir tenkitçi alimin ağına takıldıklarını görürüz. Hal böyleyken “mal bulmuş Mağribi gibi” bu uydurma veya zayıf rivayetlere yapışıp İslam’a göre kadın işte budur demek ve İslam’a buradan baktırmaya çalışmak ne kadar bilimsel, objektif ve ahlakidir. Takdirini size bırakıyorum. Şimdi hepsi defolu olan ve Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından söylenmediği kesin olan bu çirkin ifadelerden bir kısmını ileteyim: - Uğursuzluk üç şeyde var: Kadında, evde ve atta. (Uydurma) - Kadınlar aklen ve dinen eksik yaratıklardır. (Uydurma) - Kadınlar erkeklerin eline, hürriyetlerini terk etmişlerdir. (Uydurma) - Eğer erkek tepeden tırnağa cerahat olsa, kadın da diliyle yalasa yine erkeğin hakkını ödeyemez. (Uydurma) - Kadına itaat pişmanlıktır. (Uydurma) - Kadınlar olmasaydı Allah’a tam itaat edilirdi. (Uydurma) - Döl getiren kadın hayırlıdır. (Uydurma) Bütün bu sözler Buhari, Süyuti, İbn Adiyy, Iraki, Mizzi, Sehavi, Aliyyül Kari gibi alimler tarafından şiddetle reddedilmiş ve uydurma oldukları deklare edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) gibi bir rahmet elçisinin ağzından böylesine alçaltıcı sözlerin çıktığını iddia etmek için kör, sağır ve vicdansız olmak lazımdır. Kadına karşı şiddeti meşru gören, kadını ikinci sınıf sayan, kadını dışlayan, erkeğin kölesi gibi gösteren, uğursuz sayan, erkeği daha faziletli sayan, kadının onurunu zedeleyen bütün rivayetler uydurmadır. Hiçbirinin sağlam bir senedle Hz. Peygamber(s.a.v.)’e ulaştığını göremezsiniz. * * * Bu yazının sonunda Hz. Peygamber (s.a.v.)’den kadınlar hakkında rivayet edilen bazı sahih rivayetleri sunmak istiyorum. Uydurma sözleri hadis gibi takdim eden istismarcılar keşke sağlıklı bilgiyi tahrib edeceklerine, okyanusu bulandırmaya çalışacaklarına bu sözleri görüp nakletseler. Böyle yapsalardı hem olumlu bir şey yapmış olurlardı ve hem de batıl ve hurafeye karşı bariyer oluşturmuş olurlardı. Bizim bu konudaki gayretimize katkıda bulunurlardı. Müslüman halkların hurafeye değil, yön gösterecek olumlu bilgiye ihtiyacı vardır. İşte kadınlarla ilgili sahih hadislerden bir demet: - “Çocuklarınızı eşit tutun. Şayet çocuklar arasında fark koysaydım kız çocuğunu üstün tutardım.” - “Eşine yediğini yedir. Giydiğini giydir. Ona şiddet uygulama. Ona vurma. Onu çirkin sözlerle tanımlama. Hakaret etme.” - “Kadınlar konusunda Allah’tan korkun. Onu Allah’ın emanetiyle aldınız.” - “Kadınlar hakkında size iyi davranmayı vasiyet ediyorum.” - Haklarını almak konusunda zorlanan iki kişi hakkında sizi uyarıyorum. Bunlardan biri kadındır, biri ise yetimdir.” - “İçinizde en iyi mümin, hanımına iyi davrananızdır. - “Eve yeni turfanda-meyve getirdiğinizde meyveyi önce kız çocuğuna tattırın. - “Kadına daralmayın. Kızmayın. Eşinizin beğenmediğiniz bir huyu varsa, elbette çok güzel huyu da vardır. Siz o güzel olan yana bakınız.” - “Allah sizden kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister. Çünkü onlar sizin analarınız, kızlarınız ve teyzelerinizdir.” - “Kadınları üzmeyin. Onlar size Allah’ın emanetidirler.” - “Hanımının kötü huyuna sabreden erkek Hz. Eyüp gibi mükafat alır. Kocasının kötü huyuna sabreden kadın Hz. Asiye gibi sevap alır.” - “İki kızı olup da onlara iyilik eden -horlamayan- kişi ile ben cennette beraberiz.” - “Kız kardeşinin veya kızının ihtiyacını gideren cennete girer.” Elbette bu konuda yüzlerce rivayet vardır, kadını öven, yücelten, hak ettiği yere koyan, toplumda etkin hale getirmek isteyen. Benim merak ettiğim ise, kadınlarla ilgili uydurma rivayetleri sıralayan istismarcıların bu rivayetleri neden hiç görmedikleridir. KİMLER YALAN SÖYLÜYOR? İslam dünyasının enbüyük 3 aliminden biri olan GAZALİ ki ben ona ÖRDEKALİ adını taktım.Bakın kadınlar için ÖRDEKALİNİN islamı kadına nasıl bakıyor? GAZALİYE(ördekaliye)göre islam kasına şöyle bakıyor. 1-Giyim kuşam hevesinden dolayı kadın MAYMUNA benzer. 2-Yoksul düşmeyi kabul etmediginden KÖPEYE benzer. 3-Kocasına ve diger insanlara kibrinden dolayıysa YILANA 4-Gece gündüz DEDDİKODU yaptığından AKREPE 5-Evden şunu bunu kocasından gizli alıp sattığından FAREYE 6-Erkeklere hile kurduğundan TİLKİYE 7-Kocasına itaat ettiginde KOYUNA benzer. 8- En begenilen kadın KOYUN cinsinden olandır. Birgün peygamber evlatlığı evde yokkan evlatlıgının evine gider.Evlatlığının karısının gözlerine bakınca Allahın resulu şöyle der.KIZ nekadar güzel gözlerinvar ve ve sonrada çıkar gider.Evlatlıh eve gelince karısı derki biraz önce babalığın geldi bana GÖZLERİMİN çok güzel olduğunu söyladı. Muhammet kurana şöyle bir ayat yazmıştı, ALLAH vede PEYDAMBER birşeyi beyendimi o şey üstünde kimse hak iddia edemez.Evlatlıh bu ayatı bildiginden karısına derki benim möhteşem babalığım seni begendi,bu nedenle benim senin üstündeki SAHİPLİGİM ibtal olmuştur.Ben seni boşadım çokmu çok möhterem babalığıma karı olabilirsin.Hatunu sesini çıkarmaz çünkü oda dayısı peygamberle birleşme istegindedir. Uzatmıyalım,evde 11 karısı olan peygamberlerin en böyügü evlatlığının tek karısınıda elınden alır.Muhammet karılarının sayısını 12 çıkarırken evlatlıh GARISIZ kalır.Veeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee çok möhterem Muhammet evlatlığını orduya subay yapar, oda BİZANSLILARLA savaşırkan anlının gabagından bir ok yediginden ŞEHİT olur. Babalıkda yeni karısının kocasından kurtlmuş olur. Şimdi size bir soru DÜNYADA hiçbir ülkede EVLATLIĞIN KARISINI alan bir babalık duydunuzmu? Ben Almanyayı İsviçreyi İtalyayı İspanyayı Fıransayı Hollandaı Belçikayı Avusturyayı Macaristanı Romanyayı Bulgaristanı Sirbistanı ve diger yogoslav ülkelerinin tümünü Yunanistanı gezıp dolandım,TÜRKİYE dahil hiçbir ülkede evlatlıh garısıyla evlenen bir kişi ne GÖRDÜM Ne İŞİTTİM Nede OKUDUM. Neden dersiniz acaba? Möhterem Muhammede hörmettenmi dersiniz? Bu okuduklarınızdan islamın kadına bakışını nasıl buldunuz? Muhammedi karılarından Ömerin kızı HAFSA Ebubekirin kızı AYŞE zehirleyerek öldürdüler. Acaba neden bu işi yaptılar. Kocalarından çok çok fazla İTİBAR gördüklerindenmi dersiniz? KESTENE KEBEB ECELE CUĞAP bekliyorum sevgili okur ve yazar arkadaşlar. İnternet bu konudaki yazılarla TIKA BASA doludur.Bulun ,okuyun bana CUĞAP yazın. GALIN SAĞLICAHLA. Dedeniz
  8. John.Ahmet

    Deizm ve panteizm de ateizmin kolları sayılamaz mı?

    Yanlış söyledim. Siz yalnızca sunni düşmanısınız. Bırakın museviliğe ve hırıstiyanlığa da düşman olmayı alevileri bile her fırsatta güzellemenizden de anlaşılıyor ki siz yalnızca sunni düşmanlarısınız. Madem ateistsin neden bütün dinlere ve islamın tüm mezheplerine düşman değilsin ve neden hepsine saldırmak yerine yalnıza sünnilere gider yapıyorsun? Muhammed'e ettiğin küfürleri neden Ali'ye de etmiyorsun. Neden diğer peygamberlere de aynını söyleyemiyorsun? İşte siz tatlı su ateistlerisiniz. Kimler sünni düşmanı ise hemen hepsiyle 1. Aleviler 2. Diğer dinlere inanlar 3. Siyasal islam karşıtları diğer bir deyişle solcu teistler ve mevlana dostları ile kol kolasınız. İşte sizin bu iki yüzlülüğünüzü eleştiriyorum. İslam'a ve Muhammed'e ettiğiniz küfürler umurumda değil, aynını diğer mezhep ve dinlere de yapamadıktan (yapmadıktan) sonra... İnanmayan şu başlığa baksın https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70442-ateist-görünümlü-aleviler-hakkında/
  9. Yesterday
  10. her hangi bir marxistin kitabında yazan yalanların beş para etmez olması...
  11. lockdown

    Deizm ve panteizm de ateizmin kolları sayılamaz mı?

    panteist niye dua etsin?
  12. Kuantum paradigması ve bu konudaki gelişmeler klasik fiziği güçlendirmez ya da tem tersi.. Bilakis kuantum fiziğindeki gelişmeler klasik fiziği hatta mantığı alt üst eder. Yakın bir zamanda yapılan bilimsel bir deneyle örnek vererek konuyu güçlendirmek gerekirse şu örneği inceleyin. http://superileri.com/bilim-adamlari-mutlak-sifirdan-daha-soguga-ulasti-kadar-dusuk-bir-sicaklik-ki-sonsuz-dereceden-bile-daha-sicak/ Çalışmanın aktarıldığı orjinal kaynak da burada... http://www.livescience.com/25959-atoms-colder-than-absolute-zero.html Bu deneyde 100 bin kadar atomu önce mutlak sıfır noktasına kadar soğutup daha sonra soğutmaya devam ettiklerinde neler olduğunu gözlemlemişler. Bu atomlar mutlak sıfır noktasına ulaştıktan sonra daha da soğutuldukça sonsuz dereceden daha sıcak hale gelmişler fakat bu sıcaklıklar bildiğimiz pozitif sıcaklıklar değil negatif sıcaklıklarmış. Bu onların mutlak sıfırdan daha düşük sıcaklıklar olmalarına rağmen sıcak olarak tanımlanacak şekilde titreşimleri demek. Dahası bunun termodinamiğin 2. yasasına aykırı olduğunu ve bu prensiple çalışan devridaim makinelerinin yapılabileceğinden bahsediyorlar. Bunları bilim adamları söylüyor arkadaşlar iyi okuyup, anlayın. "Bu sıradışı buluş yüzde yüz’den daha fazla verimli motorlar yapmaya ve enerji üretebilen devridaim makinaları geliştirmeye izin verebilir, ya da karanlık enerji adı verilen ve içinde yaşadığımız evrenin genişlemesine neden olan gizemi açıklamaya yardımcı olabilir." Şimdi bu çalışmaların klasik fiziği desteklediğini sakın söylemeyin.
  13. Ayrıca şunu da belirtelim ki teknolojinin gelişmesiyle dinlerin gelişmesi arasında doğrusal bağlantı yoktur. Tam tersine sahtekarlık ile dindar olmak doğru orantılıdır. Örneğin din adına para toplayıp cukka yapmak , tecavüze fetva çıkarıp meşrulaştırmak , hırsızlığa kılıf cinayete bir bahane bulmak istiyorsanız dindar olmak en güzelidir. Bakınız deprem olsa su Allah'ın kulları binalarin altında can verse ölenlerin yakınlarına diyeceğiniz şey şehitlik , gunahkarlik, ceza falan filan.. Ama asıl olan şey mutahit ile belediyenin elbirliği ederek halka çürük zeminde çürük bina yapıp kol gibi kazık fiyattan satmasidir. İşte din bunu görmenize engel oluyor bu yüzden de sürekli olarak sermaye tarafından desteklenir. Arap şeyhleri altın tuvalete sicarken diğerleri bir Mehdi bekleyip dursun diye din var. Bu yuzden Teknoloji geliştikçe değil , sermaye büyüdükçe dinler de büyür , hırsızlık arttıkça dinler de büyür , adaletsizlik arttıkça dindarlık da çoğalır... Konuyu açan gerzek kendisine hiç şu soruyu sormamis , heryil toplanan milyarlarca dolar yardım paralari ile tüm müslümanlar üniversite okur vede iki dil öğrenir hepsi rahatlıkla meslek sahibi yapilabilecekken neden açlık ve yoksulluk hep artar.
  14. Uygur konusu çin ABD gerilimine malzeme ediliyor. Tıpkı Türkiye'deki PKK gibi.. ve Filistin konusu da böyledir. Ben konuyu devlet politikası olarak görmüyorum. Bu açıdan bakmiyorum. Tam tersine bu konuların politikaya alet edilmesine tepkiliyim. Türkiye İsrail ile ilişkilerini düzeltiginde filistini unutur, ABD ise çin ile ilişkilerini düzelttiginde Uygurları umuruna bile koymaz. İşte buna karşıyım. Güya güvenli bir hayat için halklar tarafından kurulan devletler artık halklar için tehlikeli olmaya başladı. Feodalitenij gelişmiş şekline evrildi. Adam başı şu kadar para dan başka bir değerimiz yok. Göstermelik birkaç insaniyet videosu ile oyalamaya devam. Bebek kurtaran kahraman işçi veya köpeğe palto giydiren kahraman vatandaş senaryoları ile sadece güvende olduğumuzu düşünmemizi istiyorlarlar. Ama aslında tam tersi , masada pazarlık konusuyuz resmen.
  15. Teknoloji geliştikçe kapitalizm ve sermaye de gelişti. Ve sermaye sahipleri ellerindekini korumanın gerçek yolunu halkı dinlerle oyalamak olduğunu daha iyi anladılar. Sende varken bende niye yok demeyesin diye tanrı kimine çok kimine de az verir dedirtmek için tüm sermaye sahipleri dini gurupları desteklemeye başladılar. Bütün baronlar dini cemaatlere kendi çıkarları için nakit aktarırlar. Türkiye dahil tüm dünyada böyledir. Dinler bu yüzden yok olmuyor. Annesi ölen çocuktan demagoji yapmaya gerek yok . Birde olaya tersinden bakın Başkaları semirsin diye is kazasinda çocuğu ölen anneyi ne ile avutacaksin , yada doğum gününde kiraladigi orospuya son model araba hediye edenleri korumak için hayatını asgari ücretle ipotek edenleri ne ile avutacaksin.. Tabiki din ile.
  16. Kendi halkına eziyet eden bir rejimden ne bekliyorsunuz? Komünist Çin insan haklarını çiğneyen bir rejim değil mi?
  17. Geta

    Ben kullarıma zulmedici değilim. Kaf 29

    nogotbutallah, senin saçmalıklarına cevap yazmaktan usandım, sen saçmalamaktan usanmadın. işi piranaya kadar getirmiş, her seferinde yaptığın gibi çorbaya çevirmişsin. herkesi kendin gibi salak mı sanıyorsun! o pirana g.tünden ısırsın da gör hikmetini! bu kafayla her b.kta bir hikmet bulmak zor olmasa gerek. zulüm sınır bilmemekmiş... sen saçmalamakta, konuyu dağıtmakta niye sınır tanımıyorsun? senin tanrın merhametli mi değil mi? muhammed'in peygamber olmadığını, dinlerin de uydurma olduğunu düşünen biri sonsuza kadar yanacak mı? merhamet bunun neresinde diye soracağım ama sen yine g.tünden uydurmaya başlayacaksın! dağlardan taşlardan piramitlerden nemrut'tan girip ezberini tekrar edeceksin! gelmiş bize piranaların hikmetini anlatıyor! piranalarla ilgili en geniş bilgileri bilim bize anlatıyor zaten! sen tanrının merhametini anlat bize, milyarlarca insanı kebaba çevirecek tanrın nasıl merhametli olur! ne lafı evirip çevirip koyuna et, ite ot verilmez edebiyatına getiriyorsun! bir insanın beyni bu kadar mı sulanır ya! kelimelerle oynamak, ekinden kökünden girip lafı dolandırmaktan bıkmadın mı?
  18. Bu iletiye kimse tepki göstermedi.Konu dağıldı. Aşağıdaki adreslere bakmanızı tavsiye ediyorum. İngilizce bilenler durumu anlayacaktır. https://en.wikipedia.org/wiki/Quantum_decoherence Decoherence | Definition of Decoherence at Dictionary.com www.dictionary.com › browse › decoherence noun. physics the process in which a system's behaviour changes from that which can be explained by quantum mechanics to that which can be explained by classical mechanics.
  19. Smile Buddha

    Deizm ve panteizm de ateizmin kolları sayılamaz mı?

    Deist ile panteist dua ediyorsa dini ritueller uyguluyorsa ateizm ile eş tutulamaz.
  20. bilgivehis yakalamış, dinlerin varlık sebebi budur işte: avutmak! kendi ağzınla söylemişsin! sınırsız olan şey, insanoğlunun bitmek bilmeyen hayalleridir. açgözlülüğüdür, yetinmezliğidir, ölümü kabullenemeyişidir! kim hurilerle sonsuz bir hayat istemez? milyarlarca insan inanıyor işte... kimi fakirlikten, kimi çaresizlikten, kimi de sonsuz haz isteğiyle! evet, dinlerin büsbütün ortadan kalkacağını ileri sürenler yanıldı. ancak senin ileri sürdüğün gibi bir dindarlaşma süreci yok. avrupa'da kiliseler bir bir kapanıyor... doğu ise batı'nın gerisinden geldiğinden ha babam tapınak yapmaya devam ediyor. ve sen bununla övünüyorsun! islam en hızlı büyüyen dinmiş! cumadan cumaya ancak dolan tapınaklar... 14 asırda müslümanların sayısı, dünya nüfusunun kaçta kaçına karşılık geliyor? ayrıca bu kadar cehalet içinde bir nüfusun neyiyle övünüyorsun! 5-10 milyon yahudiye söz geçiremeyen 1 milyar 800 milyon müslüman! bütün istatistiklerde büyüyen müslüman nüfus daha ne kadar filistin topraklarının küçülmesine seyirci kalacak! 80 yaşındaki babamın bütün ömrü israil'e lanetler okuyarak geçti. her namazında filistinlilere dualar eden babam öylece bu dünyadan göçtü gitti. israil'i yenmenin tek yolunun bilim olduğunu o da senin gibi bilmiyordu! hadi babam okul yüzü bile görmemişti, sen nasıl böyle cahil kalabiliyorsun? duadan, büyüden medet umarak mı düzelecek bu müslümanların hali? yoksa bilime sarılarak mı?
  21. "1400 yıl önce insanlar kayıp şehir Ubar'ın bir çölün ortasında olduğunu düşünüyorlardı. Bir nehrin kıyısında uzandığını kimse bilmiyordu. Radar görüntüleme, Ubar'ın akan bir nehrin kıyısında uzandığını gösteriyor. Bu yakın zamanda biliniyordu, ancak keşfedilmeden 1400 yıl önce Kuran'da tasvir edilmiştir. Ad kavmine hitap ettiğinde, Tanrı'nın onlara bahçeler ve pınarlar verdiğini söyledi. " Bahçeler ve pınarlar " Bugün Ubar'ın akan bir nehrin kıyısında uzandığını biliyoruz. Nehir kurudu ve tüm alan çöle dönüştü." http://www.miracles-of-quran.com/desertification.htm?fbclid=IwAR0tqSZAMzEZ1docrHeM4G-_7T_E1Dj-6g1xS0Of8FK2VM2VT2KHNW1drZA
  22. Annesi ölmüş bir çocuğu nasıl avutacaksın diye soran sen, aynı zamanda da doğum övücülüğü yapıp, annesi ölecek, acı çekecek, baskı ve stres yaşayacak olan çocukların var edilmesini destekliyorsun. Dinine göre bu çocuğu yaratan, bu duruma neden olan allaha da övgüler diziyorsun. Ve çözüm olarak da sorunu yaratana, zarar verene tapınılmasını öneriyorsun. O çocuk, annesini öldüren allaha tapınmalı, onu övmeli, bu avutur onu sana göre. Ama avunmayan çocuklar da var. Anne mezarları başında intihar eden, gözlerine hüzün dolan, yüzlerine keder çöken, gülüşlerinde acı saklayan çocuklar.
  23. bir çok modern sandığımız şeylerin kökenine indiğimizde bayağı ilkel bir kök üzerinden geldiğini görürüz esasen bir çok kompleks şeyin kökü sade ve basittir sonra sonra gelişir değişir ancak temeli esası esasen ayndır misal saatler önce dikilen çubuğun güneşe göre gölgesinin dönmesi kısalması uzaması ile güneş saatleri doğdu sonra çinde japonyada yağ lambaları ve mum saatleri kullanıldı ki mumlar eşit düzeyde çizgi ile ayrılıyor her birimin yanma süresi zamanı ölçüyordu sonra kum saatleri mekanik su saatleri ve çarklı saatler sarkaçlı saatler derken quartz atomik saatlere kadar geldi ama temeli güneşin ayın hareketleri ayın şekil değişmesi 12 burç v.s dir biliyoruz ki kutsal metinlerde ayın güneşin hesaplayıcı özelliği ve 12 ay sayısı ifade edilir gerçi 60 ve 360 sayısı daha önce kullanılıyordu sanırım dairevi yörünge veya gök cisimleri şekli sebebi ile bu sistem oluştu.ama 60 ve 360 sistemi 12 li sistem ile de pekala uyumludur ** enterasan bir şey daha var https://tr.wikipedia.org/wiki/Karat_(ağırlık_birimi) https://en.wikipedia.org/wiki/Carat_(mass) https://culinarylore.com/food-history:carat-and-carob-seeds/ karat denilen elmas mücevher ölçüsünün kökü nerden gelir çok ilkeldir keçiboynuzundan gelir hayvan olanı değil tabii bitki olanı niye zira orta doğuda araplar arasında eskiden elmas mücevher gbi şeyler aynı büyüklükte çekirdek taşıyan keçi boynuzu çekirdekleri kullanılmış yani ortalama 24 çekirdek bir saf altın ağırlığına eşit olduğu için 24 ayarın da burdan geldiği söylenir zaten ölçüde temel olan uniform eşit aralık olmasıdır keçiboynuzu çekirdekleri de hem ağırlık hem büyüklük olarak eşit sayıldığı için tartmada kullanılmış etimoloji sözlükte carat un anlamı: https://www.etymonline.com/search?q=carat "also karat, late 15c., "a measure of the fineness of gold," from Middle French carat "measure of the fineness of gold" (14c.), from Italian carato or Medieval Latin carratus, both from Arabic qirat "fruit of the carob tree," also "weight of 4 grains," from Greek keration "carob seed," also the name of a small weight of measure, literally "little horn" diminutive of keras "horn of an animal" (from PIE root *ker- (1) "horn; arapça keçi boynuzu harub خَرُّوبٌ dır farsça harnub tur ki arapçadan alınmadır zaten harnub pekmezi filan da deniliyor malum batı osman diyemediği için ottoman diyor harub ta carob karata dönmüş .
  24. İşte böyleee, Çin, yıllardır işgal ettigi Türk yurdunda katliamları sürdürüyor.Karşılığıda her fırsatta verilmelidir.Haliyle amarika ordaki TÜRKLERİ destekleyecektir.Kendisininde bundan büyük yararı olacaktır.Batılılar göz göre göre nasıl PKK yı ve diger kürt terör guruplarını suriyede dertekliyor.AynınıdaTürkistanda işgal bölgesinde yapar. Talibanı ortaya çıkaran kim,Amarıka. Yıllarca destekleyen kim AMARIKA.Şimdi ne yapıyor amarıka talibanı gördügü yerde defterini dürüyor Onun için sorun yoktur.İsterse defteri dürer,istersede istemediginin dibine sürer.Çünkü kimseye ihtiyacı yoktur. Çünkü nerdeyse dünyanın tümü aMARİKANIN GÖTÜNÜ yalamak zorundadır.Yalamayanın defterini dürüyor vede dibinede sürüyor. Amerika askerlerimizi ırakta kışlalarından aldı başlarına ÇUVAL geçirdi.Götürüp hapsetti.Söyleyin bakıyım siz ne yaptınız? İsreil gemimizi basıp 10 kişimizi öldürdü ,söyleyin siz ne yaptınız. Filistinliler 3 İsreil askerini yakalayıp öldürünce.Filistine kara ve hava harekatı baslattıFilistinin nerdeyse yarısını bombalayıp yıktı.Bu yıkıntıları yapmaya veya yaptırmaya kalksa Filistin.20 yıllık bir zaman gerek.Üstelikte 2,000 filistinliyi öldürdü. Ondan sonra Filistin İsreile karşı bişi yapabildimi? Müslümanların işi gücü SOPA yemek.PALAVRA savurmak. Yalnız müslümanlar birbirlrrini öldürmekte DÜNYA birincisidirler. Haniiiiiii 1 müslüman 20 kafire bedeldi.Kuran öyle diyor. Sonrada arabın ALLAHI kusura bakmayın yanlış söyledim bir müslüman iki gağura bedeldir dedi fellahın allahı.Gene yanlış söyledi.8 milyonluk KAFİR İSREİL 530 milyonluk ortadoğu müslümanlarının agzını,burnunu kırıyor her çatışmada. - Atatürk 17 yılda 46 fabrika kurdu osmanlıysa 620 yılda 4 fabrika yaptı ikisi şarap fabrikasıydı.Bunlarıda YAHUDİLER kurduydular. Dedeniz
  25. Buzul

    Ben kullarıma zulmedici değilim. Kaf 29

    Hastalık verip, acı çektirip, işkence ettiği kişi sağlık bulsa bile bu eylemin zulüm olduğu gerçeğini değiştirmez. Ki hastalıklarla uğraşıp, sağlık bulamayanlar da var. Ama tabi o da ölünce biter, değil mi? Ölünce bitince acıları, işkence, zulüm olmuyor allahın yaptıkları. Ayrıca, hastalıkları tedavi eden, sağlık veren insanların bu eylemlerini, allah bunu yaptı, allah şafi adıyla sağlık verdi diyerek, allaha üstlendiren ve allaha övgü bekleyenlerin, işlerine gelmeyen insan eylemlerini ise, bunu yapan insandır, bunun sorumlusu allah değildir, allaha üstlendirmediklerini görürsünüz. Şafi adıyla sağlık veriyor, ama kendisi ed darr adıyla zarar verip, kötülük yapmıyor, zulüm etmiyor. Kendisi korunmak için zırh yapan insanların bu eylemlerini üstlenip, sizi korusun diye zırhı yarattım beni övün, bana şükür edin, diyor. Ama kendisi birbirlerine zarar vermek silahlar yapan insanların bu eylemlerini üstlenip, zarar verin diye silahları yarattım diyor mu? Korunma eylemini üstleniyorsun, ama zarar verme eylemi de senden değil mi? Şimdi ne yapalım. Zarar veren seni övüp, yüceltelim mi allah? Şu da tuhaf değil mi? Allah ed darr adıyla hastalık veriyor, şafi adıyla da sağlık veriyor. Kendi kendini yeniyor. Yoksunluk verip, muhtaç ediyor, nimet verip yoksunluk gideriyor. Sorunu yaratıp, kendi neden olduğu sorunu çözüyor. Ve kendisine övgü ve şükür bekliyor. Bu nasıl absürtlüktür böyle? Gerçekten şaşkınlık verici bir durum.
  26. İşte sorunun cevabını kendin vermişsin, din avutur. Din elbette avutacak, işin içinde trilyonlar dönüyor, sermayesi avutmaktan ibaret, böylesi bir ticaret ortamı kolay bırakılmaz. Aslında yükselişte olan dinlerin ticari gelirinin yüksek olması, yoksa bir avuç geri zekalıdan başka kimsenin dinleri taktığı yok.
  27. Buzul

    Ben kullarıma zulmedici değilim. Kaf 29

    Yani burada sırtlanlarca parçalanan, büyük acılar çeken, allah tarafından bu duruma düşürülen zebra doğru yerde olduğu için, allahın yaptığı bu davranış kötü değil, kötülük değil, merhametsizlik, işkence değil. Çünkü düzen bu. Olması gereken bu. Düzenin işlemesi gerekiyor. Düzende de zebranın sırtlanlarca parçalanması gerekiyor. Sırtlanlar zebrayı yiyecekler, çoğalacaklar. Sonra onların yavruları da başka zebraları yiyecekler. Allah böyle olsun istemiş. Peki bunca yaşanan acı ve trajedi? Bunca acı yaşamış canlı? Düzenin sürmesi için bunların yaşanması gerekiyor. İşte allah evren, yaşam, doğum övücü, bunların övülmesi gereken şeyler olduğunu söyleyen, yaşamın varlığını sürmesini isteyen ve bunu güzelleyen bir zihnin ürünü olduğu için ve kendisi için müslümanlarca o zalimlik etmez, kötülük yapmaz, merhametsizlik, işkence etmez denilen allahı savunmaya çalışan bir müslüman bakın nasıl da saçmalıyor. Müslüman evren ve yaşam övücülüğü yapmayı, bunların yaratıcısı dediği allahın yalaka ve yancılığını yapmayı, ona karşı çıkmamayı, onun dediklerine ve yaptıklarına katılmayı merhametli olmak, iyilik savunucusu olmak sanıyor. Yazısını okuyun bu kişinin. Sürekli bir yaşam övücülüğü, yaşamın varlığını sürmesini isteyen bir anlayış göreceksiniz. Leşlerin temizlenmesi önemliymiş. Kartal, doğan olmazsa kuşlar kalabalıklaşırmış. Yırtıcılar olmazca, otçullar çoğalırmış. Ama dikkat edin kendisi. Şunu demiyor. Bu acı üreten sistem yaratılmasıydı ya. Sırtlanlar zebrayı parçalamazdı. Komodo ejderi acılar içinde kalan geyiği yemezdi. Bunca acı, ızdırap yaşanmazdı. Hastalıktan kıvranan o kişi, yaratılmasaydı bu acıyı yaşamazdı demiyor. Çünkü neden? Bunun allah diye tapındığı yaşamı ortaya çıkarma potansiyeli olan evren. Zaten islamın koşullarından biri de bu değil mi? Bunların övücülüğünü yapmazsan, müslüman olamıyorsun. Birde diyorlar ya. Sizler evrene tapınıyorsunuz. Bunlar evrene tapınan, ama allaha tapındık diyerek evrene tapınmadıklarını sanan ahmaklardır. Zulüm de bu arada merhametsizlik etmektir, işkence etmektir, kötülük, vicdansızlık yapmaktır. Ama diyorum ya, evren, yaşam övücüsü bir müslüman tip olursan, yaşam övücülüğü yapmayı, yaşamın varlığının sürmesini istemeyi merhametli olmak, zalim olmamak diye sunarsın. Düşünün yani. Bu kişi şunlara neden olan allahın merhametsizlik yapmadığını, zulüm yapmadığını söylüyor. Evren, yaşam övücü zihninin bu tuhaf düşünceleri de allah da tecelli etmiş. Bunları yapan ama işkence etmeyen bir allah. Çok mantıklı değil mi, ama? Aklınız, mantığınız ne diyor bu konuda? O yüzden bir müslüman merhamet, iyilik, zulüm goygoyu yapıyorsa, şu gerçeği göz önünde bulundurun. Müslüman evreni, yaşamı öven kişidir.
  1. Daha fazla aktivite göster
×
×
  • Yeni Oluştur...