<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>ERKEN &#x130;SLAM, MUHAMMED ve KUR'AN Latest Topics</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/forum/38-erken-islam-muhammed-ve-kuran/</link><description>ERKEN &#x130;SLAM, MUHAMMED ve KUR'AN Latest Topics</description><language>tr</language><item><title>M&#xFC;sl&#xFC;manlar&#x131;n % 92' si  M&#xFC;sl&#xFC;man de&#x11F;il!</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70753-m%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1n-92-si-m%C3%BCsl%C3%BCman-de%C4%9Fil/</link><description><![CDATA[<p>
	Gerçek islam dendiğinde şeriat hukuku olmak zorundadır,
</p>

<p>
	bu bir hadis değil ayetlerden oluşan kurallardır,
</p>

<p>
	 siz şeriat hukukunu kabut etmeyip müslüman olarak bu forma geliyorsanız ben sizi asla ciddiye alıp yorum yapmam, çünkü siz gerçek müslüman değilsiniz,
</p>

<p>
	 gerçek islamı yaşamanın tek bir yolu var, şeriat hukuku yani Allahın hukuku ,
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	SİZ  şeriat ayetlerini inkar ediyorsanız, islamdan çıkmışsınız demektir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	bu şekilde sadece sahtekar olduğunuzu düşünürüm, sonra bu forma gelip adminler beni neden attı? demeyin,
</p>

<p>
	adminler bu konuda haklılar,
</p>

<p>
	bende bu konuda onların sonuna kadar arkasındayım,
</p>

<p>
	bir karar vermek zorundasınız ya seriat yada deist  hangisi sizin için uygun?
</p>

<p>
	Sana, kendinden önceki Kitab’ı doğrulayan ve onun üzerinde denetleyici olan (bu) Kitab’ı hak olarak indirdik. Onların arasında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Sana gelen haktan (seni saptıracak olan) hevalarına/arzularına uyma. Sizden her bir (ümmet) için bir şeriat ve yol kıldık. Şayet Allah dileseydi sizi (şeriatı ve yolu aynı olan) tek bir ümmet yapardı. Lakin size verdiklerinde sizleri denemek için (şeriat ve yollarınızı farklı kıldı. Öyleyse) hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. İhtilaf ettiğiniz şeylerde (kimin haklı olduğunu) size haber verecektir. (5/Mâide 48)
</p>

<p>
	► Biz, her ümmete bir ibadet yolu belirledik, o yol üzere ibadet etmektelerdir. Sakın bu konuda seninle tartışmasınlar/tartışmalarına müsaade etme. Sen, Rabbine davet et! Hiç şüphesiz sen, dosdoğru bir hidayet üzeresin. (22/Hac 67)
</p>

<p>
	► “Dini (tevhidle) ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.” diye Nuh’a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim, Musa ve İsa’ya emrettiğimizi<span style="background-color:#e74c3c;"> sizin için dinde şeriat kıldık</span>. Müşrikleri kendisine davet ettiğin (tevhid) onlara ağır geldi. Allah dilediği kulunu (tevhid ve ayrılıksız din için) seçer ve O’na yönelenleri hidayete erdirir. (42/Şûrâ 13)
</p>

<p>
	► Yoksa, Allah’ın izin vermediği şeyleri, kendilerine dinden <span style="background-color:#e74c3c;">şeriat kılan/kanun yapan ortakları mı var? </span>Şayet (azaplarının kıyamete erteleneceğine dair) kesin bir söz olmasaydı elbette, aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz ki zalimlere can yakıcı bir azap vardır. (42/Şûrâ 21)
</p>

<p>
	<span style="background-color:#e74c3c;">Allah’ın (cc) izin vermediği şeyleri şeriat hâline getiren, haram-helal, yasak-serbest şeklinde kanunlaştıranlar, Allah’a (cc) şirk koşulan ortaklardır. Çünkü kanun yapma, şeriat belirleme ve yasama Allah’ın (cc) en belirgin sıfatlarındandır. </span>(bk. 12/Yûsuf, 40; 18/Kehf, 26) 
</p>

<p>
	► Sonra seni, (ilahi) emre dayalı bir şeriat üzere kıldık. Ona uy. Bilmeyenlerin hevalarına/arzularına uyma. (45/Câsiye 18)
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70753</guid><pubDate>Thu, 26 Aug 2021 08:58:08 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;SLAM&#x2019;IN ORTAYA &#xC7;IKI&#x15E; NEDENLER&#x130;</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/49671-islam%E2%80%99in-ortaya-%C3%A7iki%C5%9F-nedenleri/</link><description><![CDATA[
<p><strong>İslam, insanlık tarihinin en karanlık zamanlarından birinde ve ulaşılması en zor yerlerden biri olan çöl ortamında ortaya çıkarak çevreye yayılan, ilkel toplumlara ait antik değer yargıları ile, ritüel, gelenek ve göreneklerinin hemen hiç değişmeden günümüze kadar ulaşmasından sorumlu, her türlü yeniliğe bütünüyle kapalı bir dindir. </strong></p>
<blockquote data-ipsquote="" class="ipsQuote" data-ipsquote-contentapp="forums" data-ipsquote-contenttype="forums" data-ipsquote-contentid="49671" data-ipsquote-contentclass="forums_Topic"><div>Başlangıcı Muhammed ile açıklanır. İslam’a göre Muhammed adında, aslı koyun çobanı olan bir Bedevi, 610 yılında Mekke’de peygamberliğini ilan etmiş ve İslam’ı yaymaya başlamıştır. Ümmi olan, yani okuma ve yazması olmayan bir cahil olduğu söylenen bu ilginç karakter, kısa bir zaman içinde İslam dinini yalnız kabul ettirmekle kalmamış, çevreye geniş ölçüde yaymıştır da. Daha da ötesi bu müthiş peygamber komşu ülkeler üzerine akınlar düzenlemiş, diğer ülkelerin liderlerine yazdığı tehdit dolu mektuplarla onları ikna ederek İslam’ı etrafa yaymış ve bir dünya dini yapmıştır. İddiaya göre veda hutbesini 100 bin Müslüman büyük bir huşu içinde izlemiştir. Bütün bunlar 23 yıl gibi kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiş, İslam ani ve müthiş bir çöl fırtınası gibi etrafa hızla yayılmıştır. <p></p>
</div></blockquote>
<p><strong>Tabii bunlara inanan Ali Baba ve kırk haramilere de inanır. </strong></p>
<p>İslam kendi tarihini yozlaştırarak değiştiren dinlerden biridir. Diğeri ve daha da ilkel olanı, Yahudiliktir. </p>
<p>Bu dinler yalnız kendi tarihlerini çok sonraları ve geriye dönük olarak yazmakla kalmamışlar, kendi zamanlarında vuku bulan bazı tarihsel olguları da, onları kendi yazdıkları tarih ile bağdaştırmak üzere, değiştirmişlerdir. </p>
<p>Başka bir deyişle İslam ve Yahudilik, kendi gerçek tarihlerini yok etmişlerdir. </p>
<p>Yozlaştırılan ve çok sonraları sorulan sorulara bir yanıt olmak üzere kendisi ile ilgili tarihçesi değiştirilen, sürekli olarak ortaya atılan öykü ve masallarla günümüze gelene kadar, giderek abartılıp zenginleştirilen bir tarihe sahip olan İslam dini, nasıl ortaya çıkmıştır? </p>
<p>Bu ilkel dinin amacı ne olabilir? </p>
<p>Kime ve neye hizmet etmek için ortaya çıkmıştır? İslam neden vardır? </p>
<p>Son gelişmelerin ışığında bu ve benzeri soruları sormanın, onlara bilimsel yanıtlar aramanın, İslam’ın kendi yazdığı ve bütün dünyaya kabul ve dikte ettirdiği tarihi sorgulamanın ve o tarihin şimdiye kadar ilginç bir başarı ile insanlıktan gizlediği bazı gerçekleri yeryüzüne çıkarmanın zamanı gelmiştir.</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">49671</guid><pubDate>Wed, 28 Mar 2012 14:16:21 +0000</pubDate></item><item><title>&#x130;slam'&#x131;n K&#xF6;keni H&#x131;ristiyanl&#x131;k m&#x131;d&#x131;r?</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/49572-islam%C4%B1n-k%C3%B6keni-h%C4%B1ristiyanl%C4%B1k-m%C4%B1d%C4%B1r/</link><description><![CDATA[
<p>Her ne kadar İslam kaynakları bu tarihi Muhammed’in peygamberliğini ilan ettiği 610 yılı olarak kabul ederlerse de, öyle bir tarihsel başlangıcın söz konusu olmadığına eminiz. </p>
<p>İslam’ın başlangıç tarihini kesin olarak bilmiyoruz. Kur'an bu konuda bizi ilginç bir şekilde aydınlatıyor. </p>
<p>Kur'an'la ilgili geişmeler İslam'ın başlangıcının Muhammed olmadığını kantılıyor.</p>
<p>Bilindiği kadarıyla İslam'ın bilinen kesin bir başlangıcı yoktur.</p>
<p>İslam’ın kesin bir başlangıç tarihinin olmamasına rağmen, var olduğuna göre, bir zaman önce başlamış olmalıdır. </p>
<p>O başlangıçla ilgili tarihsel gelişmelerin doğası yeterince bilinmemektedir. </p>
<p>Onlarla ilgili tarihsel kayıtlar yoktur. </p>
<p>Aslında o tarihle ilgili kayıtların ve delillerin yokluğunu biz, yokluğun delili olarak yorumlamak ve İslam’ın başlangıcını uzun yıllar, belki de yüzyıllar alan, bir süreç olarak kabul etlmek zorundayız. Aksine deliller mevcut olmadığına göre bunu yapmaya mecburuz.</p>
<p>Hiç kuşkusuz İslam nisbeten yavaş ama sürekli olarak vuku bulan bir dizi oldukça ilginç ve gizemli sosyal süreçler sonucu ortaya çıkan bir dindir. </p>
<p>Önce bu dinin ortaya çıktığı zaman diliminde yörede varlıklarını sürdüren toplumlar ve onlara hükmeden güçler hakkında bilinenlerin kısa bir özetini yapmak istiyoruz.</p>
<p>6 ve 7nci yüzyıllarda İslam’ın içinden çıktığı ortamı incelersek, orada iki büyük gücün var olduğunu görürüz. </p>
<p>Onlar Roma ve Pers imparatorluklarıdır.</p>
<p>Ayrıca ortamda küçük devletler şeklinde örgütlenen toplumlar da mevcuttur. </p>
<p>Doğu Roma imparatorluğunu temsil eden Bizans o devirlerde Anadolu ile Yakındoğu, Mısır ve Afrika’nın kuzey kısımlarına hakimdir. </p>
<p>Pers’lerin sınırları ise İran ve Hazer Denizi’nin doğusuna kadar uzanmaktadır. </p>
<p><strong>Ortamda egemen din Hristiyanlıktır. </strong></p>
<p>Hristiyanlık üçüncü yüzyılda imparator Constantin zamanında bir kült olmaktan çıkarılmış ve resmen bir Roma dini yapılmıştır.</p>
<p>6’ncı yüzyılda artık iyice yerleşmiş ve Hristiyan misyonerler tarafından Çin’e kadar yayılmıştır. </p>
<p>Ancak bu din her yerde ve her toplumda aynı değildir. </p>
<p>Daha da önemlisi bu farklılığın ayrıntılarda değil, temelde olmasıdır. </p>
<p><strong>Bu temel üçlü birlik, yani teslisdir. </strong></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">49572</guid><pubDate>Sat, 24 Mar 2012 15:04:35 +0000</pubDate></item><item><title>Araf Suresi 80.Ayet</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69885-araf-suresi-80ayet/</link><description><![CDATA[<p>
	7:80-Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği mi yapıyorsunuz?"
</p>

<p>
	Yukarıdaki ayet eksik çeviridir. Geleneksel olarak böyle çevriliyor. Ayette geçen ifade olan "fahişe" kelimesini hemen "fuhuş" diye çevirerek hata yapıyorlar. Eğer "fuhuş/fahişe" diye çevirirsen o zaman Kur'an'da hata olmuş oluyor. Çünkü çeviride geçen ifade olan "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği mi yapıyorsunuz?" ifadesinde hata vardır. Çünkü Lut Kavmin'den önce kavimlerde eşcinsellik vardır. Bu çeviriye göre Lut Kavmin'den önce hiçbir halk/millet yapmamış oluyor. Ateist kardeşlerimde bu ayeti kullanarak "Kur'an'da hata var" diyerek "Kur'an'ın insan sözü" olduğunu söylemektedirler. Türkçe dilimize eksik geçen bir ifadedir.
</p>

<p>
	Çünkü Arapça'da "fahişe" kelimesi aynı zamanda "aşırı" anlamına da geliyor.(El Müfredat page 782-Hans Wehr 4th ed., page 817-Dict. of Quran by M.G. Farid, page 641) Kur'an müteşabih bir kitap olduğu için bir kelimenin birçok anlamı olur ve en uygun anlamı vermemiz gerekir. Bana göre ve tarihsel olarak en uygun anlam "aşırı" anlamıdır.
</p>

<p>
	Benim çevirim; ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: 'Sizden önce Evren'de hiç kimsenin aşırıya gitmediği bir işi mi yapıyorsunuz?
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69885</guid><pubDate>Wed, 30 Oct 2019 13:58:34 +0000</pubDate></item><item><title>Kuran-Mezhep ya da Yumurta-Tavuk</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70234-kuran-mezhep-ya-da-yumurta-tavuk/</link><description><![CDATA[<p>
	Resmi İslam Tarihine göre hemen Muhammed'in ölümünden sonra "taht kavgaları" başlamıştır. Tabi bu ve benzeri masalların herhangi bir temeli yoktur, tarihi verilerle uyuşmazlar, çünkü müslümanların Erken İslam tarihini destekleyecek eşzamanlı tarihi  belge yoktur.
</p>

<p>
	Muhammed'in yaşamadığını, bir masal figürü olduğunu artık biliyoruz. Aynı şey Muhammed'in peşinden geldiği iddia edilen 4 halife için de geçerlidir: O 4 halife de masal figüründen başka bir şey değildir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Asıl konuya gelirsek:
</p>

<p>
	- Muaviye ve Abdulmelik'in yaşadığı belli. Bellidir, çünkü bu şahıslar yazıtları ile, sikkeleri ile tarihe iz bırakmış kişiliklerdir. Bu şahısların hristiyan oldukları ve Ortadoğu'da bir hristiyan devleti yönettikleri de biliniyor. (Bir İslam hareketi en erken 8. yüzyılın ikinci yarısı-9. yüzyılın başları arasında başlamış olabiilir.)
</p>

<p>
	- Kuran en erken 9. yüzyılda yazılmış bir kitaptır. Bir bütün diyebileceğimiz en eski Kuran 1002 senesine tarihlenmiştir.
</p>

<p>
	- Ortadoğu halklarının/devletlerinin 7., 8. ve 9. yüzyılda birbirleri ile savaştıkları, birbirlerini boğazladıklarını da biliyoruz. Büyük bir ihtimalle bunlar "mezhep" savaşları idi. Tabi önceleri hristiyan "mezhepleri" iken, süreç içinde evrimleşerek müslüman "mezhepleri" ortaya çıktı.
</p>

<p>
	...<br />
	Resmi İslam masallarına göre önce Muhammed ve Kuran vardı, Muhammed öldükten sonra mezhepler ortaya çıkmıştır.
</p>

<p>
	Fakat yukarda saydığım basit üç nedenin zorunlu sonucu bambaşkadır:
</p>

<p>
	Önce "mezhepler" vardı. Daha doğrusu "mezhepler" zaten hep vardı. Kuran ise daha sonra ortaya çıkmıştır, daha sonra ortaya çıkmış olmak zorundadır!
</p>

<p>
	Ve bir adım daha ileriye gideyim ve bir de tahminde bulunayım:
</p>

<p>
	Kuranın bazı cümlelerin muğlak ve lastik gibi formüle edilmesinin nedeni, her mezhep kendi yaşam/ibadet/dini kurallarını Kuranda bulabilsin diyedir. Bu mezhep farklılıkları muhtemelen süre içerisinde Kuranın bir çok sefer değiştirilmesinin nedenlerinden birisidir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Sevgiler
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70234</guid><pubDate>Sat, 11 Apr 2020 19:07:12 +0000</pubDate></item><item><title>&#xDC;zerinde 19 Var kitab&#x131;n&#x131;n ele&#x15F;tirisi.</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70430-%C3%BCzerinde-19-var-kitab%C4%B1n%C4%B1n-ele%C5%9Ftirisi/</link><description><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<b><span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>Üzerinde 19 Var kitabının eleştirisi.</span></b><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>Edip Yüksel benden </span><b><span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>Üzerinde 19 Var kitabının eleştirisini yapmamı istedi. Aşağıda o eleştiriyi bulacaksınız.</span></b><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>Üzerinde 19 Var kitabının okunması gereken bütün bölümlerini dikkatle okudum. Sayılarla ilgili bölümlerini yakından inceledim. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>Dili sade ve akıcı. Sayıları konu edinen bölümler dışında kitabı okumak oldukça kolay. Okuyucu içeriğini ve bazı kavramları anlamada zorluk çekmiyor. Başlangıçta kitabın ana teması giderek artan bir heyecanla işleniyor ve gerilim ustaca artırılıyor.  Ama sayılarla ilgili bölümlere gelince ve sonlara doğru tekrarlar, dayatmalar, israrlar, ikazlar, suçlamalar ve savunmalar başlıyor. Bu arada okuyucuyu sonunda yazar gibi düşünmesi için gerekli bilgilerle donatmak da ihmal edilmiyor. Başka bir deyişle kitabı okuyanlar, sistematik bir şekilde, yazarın vardığı sonucu kabul etmeye hazır bir bilgi düzeyine ulaştırılmaya çalışılıyor.  </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'>19’un temelinde karmaşık olmaktan uzak, daha çok bölme ve çarpmadan ibaret basit matematiksel hesaplamalar var. Buna rağmen matematik biliminin önemini belirtmekten yana özel bir çaba harcandığını görüyorum. Hem annesi, hem de babası bir matematikçi olan ben, elbette matematiğin insan yaşamındaki yerini ve önemini çok iyi takdir ediyorum. Her ne kadar matematikte sayılar manüple edilir ve sonuçlardan bazı anlamlar çıkarılır ise de, matematik sayıların manüplasyonlarından çok daha derin ve geniş bir bilim dalıdır. Üzerinde 19 var kitabında matematik üzerinde çok durulduğu için, benim de matematik konusunu biraz geniş tutmam gerekiyor.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span lang="TR" style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:TR'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Genel bir tanıma göre matematik en ilkel ve eski bir pratik olan sayma, ölçme ve objelerin şekillerini tanımlamadan kaynak alan yapı, düzen ve ilişkilerle ilgili bir bilimdir. Matematik mantıksal muhakeme ve nicel hesaplama ile uğraşır ama, temel olarak insanın sezgi duyusuna dayanır.  </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematiğin en büyük özelliklerinden biri, uğraştığı objeleri duygusal olarak algılamamasıdır. Ayrıca matematiksel çıkarsamalar diğer bütün bilim dallarından farklı olarak, kesin bir şekilde kanıtlanbilirler.</span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematiksel çıkarsamaların sonuçlarının doğru ve kesin olduğuna nasıl karar verilecektir?.   </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Kanıt nedir?</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Her kanıtın kabul ettiği bir başlangıç noktası vardır. Bu başlangıç noktasının  doğru olduğunu nasıl bilebiliriz?</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Ayrıca bunlara dayanan çıkarsamaların doğru olduğuna nasıl emin olabiliriz? Her çıkarsama için bir delil istediğimiz an sonsuz geçmişe gerilememiz gerekecektir. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Bu durumda ilerde bilgileri üstüne yükleyeceğimiz başlangıç noktasını simgeleyen herhangi bir kanıta gereksinimiz olduğu bir gerçektir.Bu başlangıç noktası ya kesin olarak doğru olmalıdır, ya da doğru olduğu kesin olarak bilinmese bile, başka türlü nitelendirilmesi mümkün olmamalıdır. </span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Buna göre matematikde kanıtlar birbiri ardından geleceklerinden hiyerarşik bir sıralanma oluşacaktır. Bazı temel ilkeler kanıtsız kabul edilen öneriler olarak kalacaklardır. Diğer matematik teoremler kanıtlanarak bu ilk ilkeler üstüne kurulacaklardır. Diğerleri onları  izleyeceklerdir. Bu şekilde matematikte hiyerarşik bir düzen ortaya çıkacaktır.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematikte muhakeme deductive (tümdengelilimli)dir. Oysa bilimde muhakeme inductive (tümevarımsal) dır. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematik kendini diğer bilimler gibi tekrar tekar sorgulamaz. Temel olanları hariç, her teorinin kanıtı vardır ve sorun orada bitmiştir. Matematiğin tekrar o teoremi kanıtlaması diye bir sorunu yoktur. </span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> Matematik doğal olguları anlamaya yardım eder ama, şimdiye kadar kesin olarak çözmeyi başardığı tek bir doğal olgu bile yoktur.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:&#13;
"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Evrenin matematiksel bir düzeni olduğu söylenmektedir. Peki insanoğlu nasıl olmuşda o düzeni farketmiştir? Matematik doğada yoktur. Matematik insanın doğayı anlamak, deneyleri ve yapılan gözlemleri açıklamak için kullandığı bir sistem, daha doğrusu bir alettir. Dil nasıl insanın kendini belirtmede ve haberleşmede kullandığı bir alet ise, matematik de öyledir. </span><span style='font-size:&#13;
16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematik doğayı anlamada yeterli midir?  </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:&#13;
"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:12.0pt;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Ben yeterli olduğuna inanmıyorum. Matematik bir süre daha gelişmesini sürdürecek ve sonunda bir yere ulaşacak ve oraya takılıp kalacaktır. </span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Kanıtlanamayan postülatlar üzerine kurulan ve tümüyle insansal bir bilim olan matematiğin evrenin gizemini  çözeceğine inanmak, son derece görkemli ve karmaşık evrensel olguları basite indirgemekle özdeştir.</span><span style='font-size:&#13;
16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Matematikle ilgili bir diğer ilginç özellik, bazı doğal süreçleri açıklamak için özel bir matematiğin icad edilmesi zorunluğudur. Newton yasalarını açıklamak için integral hesaplarına baş vurmuş ve integralı yaratmıştır. Heisenberg de belirsizlik kuramını açıklamak için yeni bir matematik oluşturmak zorunda kalmıştır. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Üzerinde 19 var kitabında ben sayılarla karşılaştım, numeroloji ile karşılaştım, sayısal harmoni ile karşılaştım ama, matematikle karşılaşmadım. Matematiğin en ilginç ve yararlı tarafı soyut kavramlar ve formüllerle somut bir sonuca ulaşılmasını sağlamasıdır. Özel görelik kuramında Einstein e=mc2 ile böyle bir sonuca ulaşmıştır. Kur’an’ın 19 yorumu ile bazı çıkarsamalara varılmıştır ama, somut hiç bir sonuca ulaşılmamıştır. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:&#13;
"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Hiç kuşkusuz varılan çıkarsamalar şaşırtıcıdır. Hatta onlar için mucize terimini bile kullanabiliriz. Olağanüstü tesadüfleri de mucize olarak nitelendirmek mümkündür. Ama sonuç somut bir değer değilse bu nasıl bir mucizedir?</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>19 mucizesi ile ne açıklanmaktadır? </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Böyle bir kitabın yazılmasının mümkün olmadığı mı? </span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Bu doğru bir çıkarsama değildir. Çünkü böyle bir kitap yazılmıştır. </span><span style='font-size:&#13;
16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>19 mucizesi bu kitabı korumakta mıdır?</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Kitabın bazı harflerinin 19’un katları olması onu nasıl koruyacaktır? Bütün harfleri 19 kuralına uysaydı böyle bir sonuç haklı görülebilirdi. </span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Ama ancak bazı yerleri bu kurala uyduğundan, bu konuda yapılabilecek tek iddia, yalnız o yerlerin korunduğu olmalıdır. Ve bunu tesadüflerle açıklamak mümkündür. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>19 mucizesi böyle bir kitabın tekrar yazılmasını önlemekte midir?</span><span style='font-size:16.0pt;&#13;
font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Hayır. Bu iddia da geçersizdir. Bu kurala çok daha sadık bir kitap yazılabilir. Ve bunu kimse önleyemez. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>19 mucizesi bize bu kitabın ilahi bir yapıt olduğunu mu kanıtlamaktadır?</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Bir yaratıcının böylesine karışık, dolambaçlı ve anlaşılması zor bir sisteme baş vurarak insanlığı inandırmaya çalışması ne dereceye kadar mantıklıdır.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Bir kitabın değeri bazı harflerinin gizemli, ne olduğu belirsiz ve anlamsız sıralar izlemesi ile değil, içeriği ile anlaşılır. Önemli olan kitabın ana temasıdır.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'> </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:&#13;
"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Bu yazı Kur’an’ın eleştirisi değildir. </span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;&#13;
line-height:normal">
	<span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black'>Kur’an’ın 19 yorumunun eleştirisidir.</span><span style='font-size:16.0pt;font-family:"Times New Roman",serif;&#13;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman"'><p></p></span>
</p>

<p class="MsoNormal">
	<span style="font-size:16.0pt;line-height:107%"><p> </p></span>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70430</guid><pubDate>Mon, 17 Aug 2020 15:53:57 +0000</pubDate></item><item><title>M&#xFC;sl&#xFC;man K&#x131;z&#x131;n Ateizme Ge&#xE7;i&#x15F;i</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/65725-m%C3%BCsl%C3%BCman-k%C4%B1z%C4%B1n-ateizme-ge%C3%A7i%C5%9Fi/</link><description><![CDATA[
<p>
	İslam bataklığından kurtulmuş bir kardeşimiz. Doğru yol ateizmi seçmiş. Umarım bütün insanlık İslam bataklığından kurtulur.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Türkçe alt yazılı.
</p>

<p>
	 
</p>

<div class="ipsEmbeddedVideo">
	<div>
		<iframe allowfullscreen="true" frameborder="0" height="270" src="https://www.youtube.com/embed/uO16BBV44ws?feature=oembed" width="480"></iframe>
	</div>
</div>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">65725</guid><pubDate>Tue, 11 Apr 2017 21:44:10 +0000</pubDate></item><item><title>Muhammed'in Okuyamad&#x131;&#x11F;&#x131; Tevrat</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70023-muhammedin-okuyamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1-tevrat/</link><description><![CDATA[<p>
	Kuran'daki peygamber hikayelerinin ana kaynağı olan Tevrat, o dönemde arap yarımadasında bir kitap halinde değil, nüshalar halinde bulunuyordu, tüm nüshalara ulaşmak[1] mümkün değildi. Hz.Muhammed de bunu itiraf etmiştir. [2]  Bu yazımda, Hz.Muhammed'in peygamber hikayeleri anlatırken hangi önemli nüshaya ulaşamadığını anlatacağım.
</p>

<p>
	Tevrat'ın Tora adı verilen 5 önemli nüshası vardır. Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye...
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<span style="font-size:18px;">TEKVİN</span> NÜSHASI
</p>

<p>
	<span><span>   K</span></span>ainatın 6 günde yaratıldığından başlar, Hz.Adem'in cennetten çıkarılışıyla devam eder, dillerin oluşumu, Nuh'un gemisi, İbrahim'in ve Lut'un maceralarıyla devam eder. Hz.Muhammed'in bu hikayeleri aklında kaldığı ölçüde Kuran'da özetlediği, sıkıntılı yerleri Nihat Hatipoğlu yöntemiyle tevil ettiği görülmektedir. Yani Hz.Muhammed, Tekvin kitabına ulaşmıştır.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<span style="font-size:18px;">ÇIKIŞ NÜSHASI</span>
</p>

<p>
	<span style="font-size:18px;">   </span>Esas bahsedeceğim nüsha budur. Hz. Muhammed, Çıkış nüshasına da ulaşmıştır ve aklında kaldığı kadarını Kuran'a koymuştur. Bir kitap okusanız, anlatmaya kalksanız, hata yapacağınız en büyük mesele ayrıntıda geçen insan isimleri, sayı isimleri ve yer isimleri olacaktır. Hz.Musa'nın hayat hikayesi anlatıldığı bu nüshada detaylara dikkat edeceğim. Ama olayın KOPMA NOKTASINI bulunca, konunun çok kritik olan esas başlığına geleceğim.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	1. Çıkış'a göre; Firavun bir rüya görür ve İbrani erkek çocuklarının nehre atılmasını emreder. O sıralarda Levili bir adam, akrabalarından bir kızla evlenir ve güzel bir çocukları olur. Bu çocuğu en fazla üç ay saklayabilirler, daha sonra nehre bırakırlar. [3] Ne var ki, çocuğun ablası, kardeşine ne olacağını izlemeye devam eder. [5]  Firavunun kızı, çocuğu bulur.[4] Çocuğun ablası, telkinlerle çocuğu Firavun'un sarayına sokmayı başarır. Üstelik kendi annesini de sütanne olarak saraya sokar.[6]  Bu konu, Hz.Muhammed tarafından Kasas Suresi'nde hatırladığı ölçüde özetlenmiştir. Hikayede özel isim kullanılmaz, Hz. Muhammed de kullanmamıştır. Yani Firavun'un kızı kimdir, karısı kimdir, Musa'nın annesi kimdir, ablası, babası kimdir, Tevrat'ta bir bilgi verilmez, Hz.Muhammed de vermemiştir. Buradaki belki tek ciddi hatası, Musa'yı Nil nehrine değil de denize atması olmuştur. #YerHatası
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	2. Ardından Musa'nın kavga eden iki adamı ayırırken cinayet işlemesi de anlatılır. Hz.Muhammed ise, Tevrat'ın Nihat Hatipoğlusu olduğunu bir kez daha gösterip konuyu yumuşatarak Kuran'da bahseder [7] Halbuki Musa, kavgadaki Mısırlı adamı kasten öldürüp, cesedini de gömmüştü [8] Hz.Muhammed, Musa'nın yanlışlıkla öldürdüğünü ve pişman olduğunu belirten Hatipoğlu cümleleriyle devam eder (28/15-17)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	3. Musa, ertesi gün başka iki İbrani'nin kavga ettiğini görünce onları uyarır, adamın biri ona çıkışır ve dün yaptığı olayı ona hatırlatır. Başkalarının da olayı bildiğini gören Musa, "Bu iş ortaya çıkmış" der korkar. Halbuki Hz.Muhammed, ertesi gün suç ortağı olan aynı İbraniyle karşılaştığını anlatır. Tevrat'ı duyularıyla öğrenen bir adamın kaçırabileceği bir ayrıntıdır bu. Hangi hikayenin daha mantıklı olduğu size kalmış.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	4. Musa'nın adam öldürdüğünü duyan Firavun, idam fermanı verince Musa kaçarak şehri terkeder. Musa'nın kaçtığı şehir Medyen'dir. Hz.Muhammed de aynı bilgiyi verir (28/20-21)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	5. Musa, Medyen'e gelir. Yedi kız su çekmeye çalışıyor, çobanlar da onları kovuyorlardır. Musa, kızlara yardım eder ve kızlar suyu çekerler. Aynı hikayeyi Hz.Muhammed aynı kronolojide ve aynı şekilde anlatmıştır ama YEDİ KIZ gitmiş İKİ KIZ olmuştur. ( #RakamHatası ) Kızların sayısı tabii ki şaşırılabilir ama iki kız üzerinden geliştirdiği hikaye enteresandır. 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	6. Kızların babası [11] kızlarına yardım eden Musa'yı işe alır ve hemen kızlarından biriyle evlendirir. Hz.Muhammed'in kafası ise Yakup hikayesindedir. Yakup, Lavan'ın "İKİ KIZ" ından Rahel için yedi yıl hizmet etmeyi göze almıştı. Hz.Muhammed'e göre adam dedi ki,  "<font size="3">sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu İKİ KIZ ımdan birisini sana nikâhlamak istiyorum"</font> (28/27) Halbuki Hz.Musa hikayesinde böyle şeyler yok, Yakup hikayesinde var. Yakup, yedi yılı, on dörde tamamlamıştı, Hz.Muhammed sekiz yılı ona tamamlatmıştır. [12] Hikayede kayınbaba isimleri de tutmamaktadır #İsimHatası
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	7. Ufak bir Hz.Muhammed eklemesinin ardından "Çıkış" nüshasını aynen okumaya devam ediyoruz. Musa, Medyen'den ayrılır ayrılmaz Horev adlı dağda bir ateş görür, ona yaklaşınca Tanrı ile konuşur. Tanrı, ona kendini tanıtır. Evet Musa ve tanrı muhabbet ederler. Hz.Muhammed, dağın ismi dışında bu meseleyi aynı şekilde aktarmıştır [13] Musa'nın tanrısı vaatlerini sıralar. Hz.Muhammed, bu ıvır zıvırları atlamıştır. Ancak bir sonraki babda geçen Musa'nın asası hikayesini aynen anlatmış, es geçmemiştir [14] Daha sonra kardeşi Harun ile aynı dağda karşılaşır ve olanları konuşurlar. Rab, Harun'u Musa'ya yardımcı yapar. Musa'nın tanrısının amacı, Yahudiler'i Mısır'dan çıkarmaktır. Bu hikayeye Hz.Muhammed tarafından Hatipoğlu süsü verilmiş ve amaç Firavun'u iman ettirmek olmuştur.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	8. Bu zamana kadar Kasas Suresi'nde anlatılan hikaye buradan itibaren Araf Suresi'nde devam ediyor. Musa'nın değneğini atıp sihir yapması, diğer sihirbazları yenmesi anlatılmış. (7/103-155) Ancak Çıkış nüshasında biz hala yedinci babı bitiremedik. Bütün Çıkış'ı anlatamam, gereksiz ve sıkıcı, özetlemem lazım, Hz.Muhammed de öyle yapmış, dört babı tek bir ayette özetlemiş. Çıkış nüshasında "Dolu belası, kan belası, kurbağa belası, sivrisinek belası, atsineği belası, hayvanların ölümü, çıban belası, dolu belası, çekirge belası, karanlık belası, ilk doğan çocukların ölümü" ayrıntılarıyla anlatılırken Hz.Muhammed " <font size="3">Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular" (7/133) ayetiyle durumu özetlemiştir.</font>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	GELELİM ESAS KONUYA
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<font size="3">Bütün bunlardan Hz.Muhammed'in Çıkış nüshasını satır satır okuduğunu ve anlattığını anlıyoruz. Fısıh bayramı konusunu atlayıp, Mısır'dan Çıkış'a gelmek istiyorum. İlk babdan bu yana tam 360 ayet geride kalmıştı. Dakikada üç ayet okusak, aralıksız en az iki saat geçmişti.  Musa, İsrailliler'i zor şartlar altında, asasının da yardımıyla(!) Mısır'dan çıkarır. Peşlerine düşen Mısırlılar'ın boğulduğunu görürler. Bunun üzerine kutlamaya başlarlar, ezgiler söylerler. Onları kurtaran Tanrı'ya övgüler düzerler.  Harun'un kızkardeşi peygamber Meryem tefini eline alır, diğer kadınlar da ona eşlik ederler. Yeni bir ezgi söylerler.</font>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Kimdi bu Peygamber Meryem, hangi harunun kardeşiydi, buradan anlaşılmıyor. Hz.Harun'un Musa'dan ayrı bir kardeşi mi vardı bilemiyoruz? Başka bir harun muydu bu, onu da bilmiyoruz? Ama mühim bir şahsiyetti belli ki. Çıkış nüshasını okumaya devam ediyorsunuz, bir daha rastlamıyorsunuz. Nasıl bir bağıntı kurabiliriz. Hz.İsa'nın annesi Hz.Meryem olabilir miydi? Meryem, meleklerle konuşan peygamber gibi bir insandı. O olabilir miydi gerçekten? Hz.Meryem, Mısır'dan çıkmış, daha sonra Zekeriya ile tanışmış ve mucizevi yollarla hamile kalmış olabilir miydi? Ben olsam, eldekileri kendi yorumlarımla birleştirmem, riske girmem, ucu açık bırakırım. Ayrıntıya girmem ama Hz.Meryem'e "Harun'un kızkardeşi Meryem" der, "bak bu konuyu da biliyorum" havası verir geçerim. Nitekim Hz.Muhammed de öyle yapmış [15]
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İşte bu noktada başlangıçtaki soruya cevap vereyim : Hz.Muhammed'in okuyamadığı nüsha SAYILAR nüshasıdır. Kuran'da Sayılar nüshasından tek bir ayet bile yoktur. Evet, tek bir ayet bile yoktur....
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Bu nüsha, İsrailliler'in Sina Çölü'nü geçişini anlatır. Çıkış nüshasında kimliğini anlayamadığımız Meryem'i burada net bir şekilde anlıyoruz. Meğerse Meryem,  hem Hz.Musa'nın hem de Hz.Harun'un kızkardeşiymiş. Üstelik, Musa doğduğu zaman onun Mısır Sarayı'na girmesini sağlayan abla yine oymuş. Çölde orduya liderlik eden üç kardeşten biri Meryem imiş. Kadın haliyle orduya liderlik ediyormuş. Rab ile yaptığı toplantılar, hastalanma süreci, hastalığı döneminde ordunun onu beklemesi, iyileşmesi, ölümü, mezarı ayrıntılarıyla anlatılıyormuş. Ancak maalesef Hz.Muhammed, bu nüshaya ulaşamadı ve tüm Kuran'ın en beşeri ve en bariz hatasını yaptı. Hz.Musa, Hz.İsa'nın dayısı oldu.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	ALİ İMRAN SURESİ NASIL YAZILDI
</p>

<p>
	  Peygamber tarihi Mekke'de yazılmıştır. Ali İmran Suresi ise Medine'de yazılmıştır. Yazılışı ise bu konuyla alakalı ayrı bir skandaldır. Bunu da daha sonra tartışırız.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	ÇIKIŞ NÜSHASININ DEVAMI
</p>

<p>
	   Muhammed, Meryem skandalını kendince halledip Çıkış nüshasını okumaya devam etti. İlerleyen safhada Tevrat'ın Allah tarafından getirilişi, buzağı hikayesi anlatılmaktaydı. Muhammed, bu konuları da Araf Suresi'nde anlatmıştır. Ama dediğim gibi, Saylar nüshasını ise asla anlatmadı çünkü elinde yoktu.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	KAYNAK
</p>

<p>
	1. <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Ulaşmaktan kasıt okumak, dinlemek veya okutturmak olabilir</span></span>
</p>

<p>
	2.  <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?”  (6-91)</span></span>
</p>

<p>
	3.  <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"> Kasas-7 :  " Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik. " Burada "Nil" yerine "deniz" kelimesinin kullanılması manidardır. Hikayeler akılda kalıcıdır ama insan isimler, yer isimleri o kadar akılda kalıcı değildir.</span></span>
</p>

<p>
	4.<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"> Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. (28/8) </span></span>
</p>

<p>
	5<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. </span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Annesi, Mûsâ’nın kız kardeşine, “Onu takip et” dedi. O da Mûsâ’yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi. (28/11)</span></span>
</p>

<p>
	6 <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. Biz, daha önce onun, sütanalarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, “Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi. (28/12)</span></span>
</p>

<p>
	7<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, “Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır” dedi. (28/15)</span></span>
</p>

<p>
	8. <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Bir yahudi müfessiri olsanız buradan çıkaracağınız hüküm "İsrailli olmayanların öldürülmesi caizdir" olmalıdır, ya da o temelde başka bir hüküm olmalıdır.</span></span>
</p>

<p>
	9<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. </span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Mûsâ da ona, “Belli ki sen azgın bir kimsesin” dedi. (28/18) </span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, “Ey Mûsâ! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun” dedi. (28/19)</span></span>
</p>

<p>
	10<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. </span></span> <span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"><span style="font-size:12px;">Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Mûsâ onlara, “(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?” dedi. Onlar, “Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır” dediler. (28/23)</span></span>
</p>

<p>
	11<span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"><span style="font-size:12px;">. Kızın babası olarak "Reuel"  adı bir sonraki babda "Yitro" olarak verilmiştir. İncil ve yahudi müfessirleri muhakkak buna bir kılıf bulmuşlardır.</span></span>
</p>

<p>
	12<span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"><span style="font-size:12px;">. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. (28/27)</span></span>
</p>

<p>
	13<span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;"><span style="font-size:12px;">. Mûsâ, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi (28/29) </span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım. (28/30)</span></span>
</p>

<p>
	14<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">. </span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">Değneğini (yere) at.” (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.” (28/31)</span></span>
</p>

<p>
	15<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">.</span></span> <span style="font-size:12px;"><span style="font-family:'Comic Sans MS', cursive;">“Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” (28/32)</span></span>
</p>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70023</guid><pubDate>Tue, 17 Dec 2019 13:50:14 +0000</pubDate></item><item><title>KURANDA MERYEM</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69962-kuranda-meryem/</link><description><![CDATA[<h2 style="color:#000000;text-align:center;">
	KURANDA MERYEM
</h2>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	Sevgili arkadaşlar, bugün sizlere bir çok şahsın aklında yer alan<b><span> </span>''<span style="font-size:16px;text-align:justify;">İmran'ın kızı''</span><span style="color:#656565;font-size:16px;text-align:justify;"><span> </span></span><span style="font-size:16px;text-align:justify;">ve ''</span></b><b style="background-color:#fefefe;">Harun'un kız kardeşi''</b><span style="background-color:#fefefe;"> konusunu ele alacağım. Bu konuda Müslüman olmayan şahıslara göre bir<span> </span><b>''karışıklık''</b><span> </span>diğer adı ile<span> </span><b>''çelişki''<span> </span></b>söz konusudur. İşin aslını öğrenmek maksadı ile başlayalım.</span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;">Öncelikle Tevrattan yola çıkacağız, </span><b><span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;text-align:justify;">Levi ailesinden Amram ile Yokebed’in 3 çocuğu dile getiriliyor; </span><span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;text-align:justify;">Hârûn, </span><span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;text-align:justify;">Mûsâ, </span><span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;text-align:justify;">Miryam</span></b>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<strong><span>Çıkış 15:20  </span>Mika 6:4  Çıkış 6:20</strong>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	Yani Miryam(Meryem) kız kardeşleri.şimdi birde Kuran ayetlerine yer verelim;
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;font-size:14px;"><b>Elmalılı Hamdi Yazır / Tahrim 12 </b></span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;"><b>''Irzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi.''</b></span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<b style="font-size:14px;">Elmalılı Hamdi Yazır /  Meryem 28</b>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;"><b>"Ey Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz bir kadın değildi."</b></span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;">Şimdi çelişki olduğu düşünülen nokta tam olarak şu; Musa ve Harun'un kız kardeşi olan, Miryam(Meryem) ile İsa'nın annesi olan Meryem'in karıştırıldığı.</span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;">Şimdi bu konuda bir tahlil yapalım;</span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;">Öncelik ile şu hadis ile başlayalım;</span>
</div>

<div>
	 
</div>

<p>
	<b style="color:#000000;font-size:medium;"><span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;">Ben, Necran'a gelince bana sordular: Sizler şu ayeti okuyorsunuz: "Ey Harun'un kızkardeşi: Baban kötü bir kimse değildi..." (Meryem 28). Halbuki, Hz. Musa, Hz. İsa (a.s.)'dan yüzlerce yıl önce yaşamıştır. (Nasıl olur da Hz. İsa'nın annesi olan Hz. Meryem, Hz. Musa'nın erkek kardeşi olan Hz. Harun'un kızkardeşi olur?)" Ben Medine'ye Resulullah (sav)'ın yanına gelince, bu meseleyi ona sordum, şu cevapta bulundular: "Onlar, kendilerinden önce yaşamış olan peygamberlerinin ve salih kişilerin isimleriyle isimleniyorlardı."</span><br style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;" />
	<span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;">Ravi:</span><span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;"> Mugire İbnu Şu'be</span></b>
</p>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;">Kaynak:</span><span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;"> Müslim, Adab 9, (2135); Tirmizi, Tefsir, Meryem, (3154)</span><span style="background-color:#fefefe;"> </span></b>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#fefefe;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Peki,</span> </span><span style="background-color:#ffffff;color:#292b2c;font-size:16px;text-align:justify;"><b> "Onlar, kendilerinden önce yaşamış olan peygamberlerinin ve salih kişilerin isimleriyle isimleniyorlardı."<span> </span></b>ne demek? </span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;text-align:justify;">
	<font color="#292b2c" face="arial"><span style="background-color:#ffffff;">Burada söylenilmek istenilen şeye Kuran ayetleri ile bakalım tekrardan;</span></font>
</div>

<p>
	<b style="color:#000000;font-size:medium;">''Rahmetimizden de ona, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik.'' Meryem 53</b>
</p>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<b>''Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık'' Saffat 119</b>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	Bu ayetlere dikkat! Verdiğim 2 ayet ile açıkça Kuranda da yazdığı üzere belli oluyor ki, Harun'un temizliği(hangi manaya vurulmak istenilirse istenilsin) öne çıkarılıyor. Yani burada da vurgulanmak istenen ''Harun'un bacısı olabilecek kadar temiz birisi'' olmasıdır. Birde soy konusu var.
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Peki buna farklı anlamlarda yüklenebilir mi? Evet yüklenebilir, üstte verdiğim iki ayeti </span><span style="font-size:14px;"><strong>kâle</strong> almazsak tabi ki. </span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="font-size:14px;">Lakin bu ayetler neticesinde baktığımızda başka bir şekilde yüklenemeyeceği bir açıklıktır. Özellikle <strong>Saffat 119</strong>, bu konuda bir ışık tutar.</span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="font-size:14px;">Ayrıca Harun'un kız kardeşi denilmesinde ki bir diğer sebep ise Musa'nın soyundan geliyor olmasıdır. </span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="font-size:14px;">Bu konuda şu kaynaklarda yeterli bilgi mevcuttur;</span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	<span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;text-align:justify;"><b>(Taberî, Câmiʿu’l-beyân, III, 235, 244; Târîḫ, I, 585; Sa‘lebî, s. 284; Zemahşerî, I, 548)</b></span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;text-align:justify;">
	Yani, Meryem'in temizlik yönü ile Harun'a benzemesi bir yana onun, soy açısından da bir olduklarını belirtmek maksadı ile bu tabir kullanılmıştır.
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;text-align:justify;">
	Kuranda ise Meryem'in babasının adının İmran olduğunu bilmekteyiz <span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;"><b>(Âl-i İmrân 3/35; et-Tahrîm 66/12)</b></span>
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;text-align:justify;">
	 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;text-align:justify;">
	<font face="Calibri, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff;font-size:19px;">Ayrıca şu ayet ile de Meryem'in, soy konusunda Musa'nın soyundan olduğu kesindir;</span></font>
</div>

<p>
	<b style="color:#000000;font-size:medium;">''Allah, birbirinden gelme nesiller olarak Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesini ve İmrân ailesini seçip âlemlere (bütün yaratılmışlara) üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir.'' Âl-i İmrân Suresi  33-34</b>
</p>

<p>
	 
</p>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	Böylece Meryem konusunda ki belirsizlikleri tümüyle ortaya sermiş bulunmaktayız. Yüce Allah'a niyazımdır ki bizlere kendisi ile yol tutacağımız ilim nasip eylesin. 
</div>

<div style="color:#000000;font-size:medium;">
	Sevgilerimle, saygılarımla....
</div>
]]></description><guid isPermaLink="false">69962</guid><pubDate>Sat, 23 Nov 2019 14:07:39 +0000</pubDate></item><item><title>ALTIN BUZA&#x11E;I - HARUN- KURAN-I KER&#x130;M VE AZ&#x130;Z EFREM</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69964-altin-buza%C4%9Fi-harun-kuran-i-keri%CC%87m-ve-azi%CC%87z-efrem/</link><description><![CDATA[<p>
	HARUN'UN ALTINDAN BUZAĞI GÜNAHINA ORTAK OLMAMASI VE ÖLDÜRÜLMEYE ÇALIŞILMASI ( KURAN'I KERİM VE AZİZ EFREM ÖRNEĞİ)
</p>

<p>
	<br />
	Biliyorsunuz İsrailoğulları için , Musa Sina Dağı'na 10 Emir Levhaları'nı almaya çıktığında , Harun Musa'nın kardeşi ve bir peygamber olarak kavmiyle kalmıştı. Musa uzun süre dönmeyince kavmi altından bir buzağı putu yapıp ona tapındı.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Kuran'da da anlatılan ve Samiri adlı bir kişiye atfedilen (bu başka bir konunun meselesidir) bu olayda,  Tevrat'taki anlatıma göre  Harun kavminin bu put günahına ortak olmuştur. Yani Harun onların bu günah girişimine  müdahale etmemiş dahası bunu denememiştir de hatta putun yapımında rol almıştır:
</p>

<p>
	<br />
	Tevrat | Mısırdan Çıkış Kitabı 32. Bölüm:
</p>

<p>
	<br />
	1-Halk Musa’nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap” dediler, “Bizi Mısır’dan çıkaran adama, Musa’ya ne oldu bilmiyoruz!”
</p>

<p>
	2- Harun, “Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin” dedi. <br />
	3- Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun’a getirdi. <br />
	4- Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, “Ey İsrailliler, sizi Mısır’dan çıkaran Tanrınız budur!” dedi.<br />
	5- Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, “Yarın RAB’bin onuruna bayram olacak” diye ilan etti. <br />
	6- Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi.<br />
	(Aynı Bölüm)<br />
	19-Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı. 
</p>

<p>
	20-Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailliler’e içirdi.<br />
	21- Harun’a, “Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?” dedi.<br />
	22- Harun, “Öfkelenme, efendim!” diye karşılık verdi, “Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir. <br />
	23- Bana, ‘Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır’dan çıkaran adama, Musa’ya ne oldu bilmiyoruz’ dediler. <br />
	24- Ben de, ‘Kimde altın varsa çıkarsın’ dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!”<br />
	25- Musa halkın başıboş hale geldiğini gördü. Çünkü Harun onları dizginlememiş, düşmanlarına alay konusu olmalarına neden olmuştu. 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Görüldüğü gibi Harun suçsuz görünmüyor bu anlatıda. Antik Tevrat yorumcuları sormuşlar :
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	''Tanrı'nın Levililer aracılığıyla kahinliği verdiği ve peygamber yaptığı Harun nasıl olur da böyle bir günaha ortak olur? Üstelik Musa kardeşine, onlara göz kulak olmasını söylemişken bu mümkün müdür? ''
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Çeşitli açıklamalar getirilmiş popüler olansa anlaşılan (en azından Kuran'ın coğrafyasında) Harun'un kavmini uyardığı (yapmayın etmeyin dediği) putu ise ''öldürülmekten çekindiği için yaptığı'' görüşü olmuş. Bakın Kuran-ı Kerim bize ne söylüyor:
</p>

<p>
	<br />
	Taha Suresi 90.Ayet : <br />
	- And olsun ki Harun daha önce onlara: "Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<br />
	Peki bu ''Harun'un kavmini uyardığı nasihat verdiği'' yorumunun yer aldığı Kuran'a yakın coğrafyalardan veya inançlardan bir metin veya eser var mı? Var efendim. Buyrun, 4. yüzyılda yaşamış Süryani Aziz Efrem Tevrat'ın Mısır'dan Çıkış kitabı üzerine yaptığı tefsirde şöyle diyor:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	'' Harun dedi ki: O (Musa) gözünüzün önünde dağa çıkmadı mı? O bulutun içine gittiğinde orda değil miydiniz? Hadi şimdi de , O'nun(Musa'nın) bulunduğu dağa çıkın eğer Yeşu (Joshua- Musa'nın yardımcısı) ve O (Musa)  orada değilse ne arzuluyorsanız onu yapın (yani putu yapın diyor) fakat  Manna'nız varsa (Manna-kudret helvası-gökten gelen ekmek) ya da bıldırcın yiyebiliyorsanız (o da gökten geldi mucize olarak) ,ya da bulut sütünu ve bulut gölgesine sahipseniz (Tevrat'a göre İsrailoğulları'nı mucize olarak bulut takip ediyordu ve  Tanrı'nın onlarla olduğunun işareti gibi bir şeydi)  nasıl olur da O (Musa) şimdi dediği yerde (orda ,dağda) olmaz? Sahip olduğunuz her şey O'nun sayesindedir.  ''
</p>

<p>
	[Alıntı Yeri : Aziz Efrem -  Mısırdan Çıkış 32:1 Üzerine Tefsir]
</p>

<p>
	(Parantezler bana aittir)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Peki Harun'un , Kuran'da  öldürülmekten çekindiği için kavminin put yapımında rol almasını anlatan Araf Suresi'nin şu ayeti için ne diyebiliriz? :
</p>

<p>
	<br />
	Araf Suresi 150. Ayet:<br />
	Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi:<br />
	"Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbiniz'in emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "inan ki, bu kavim beni güçsüz buldu, az daha beni öldürüyorlardı, sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutma."
</p>

<p>
	<br />
	Yine bu Kuran'da da yer alan ''öldürülme endişesi'' teması Yahudi-Hristiyan gelenekten farklı eserlerde yer alıyor fakat ben yine bütünlük açısından Aziz Efrem'in tefsirinden alıntı yapacağım:
</p>

<p>
	[benim okuduğum kitapta gördüğüm kaynaklar Tevrat'ın Levililer Kitabı Üzerine Midraş, Targum Neofiti (Aramice Tevrat tercümelerinden biri ) ve Efrem'in aşağıda vereceğim tefsiri.. Gördüğünüz gibi 2'si Yahudi , biri Hristiyan kaynağı, yazar bunları örnek vermiş.]
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Aziz Efrem şöyle diyor: 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	''Bu nedenle Harun'la tartışmaya başladılar.  Harun, onların , onu tıpkı Hur'u taşladıkları gibi taşlayacağını gördü. Çünkü  Hur , Musa dağa tek başına çıktığı zaman, İsrail ileri gelenlerine (yaşlılara) '' sorunlarınızı Hur ve Harun'a başvurun'' dediği kişilerden biriydi."<br />
	. (Buradaki dağa çıkış  Mısır'dan Çıkış 24. Bölüm'de geçiyor. Hur ise Mısır'dan Çıkış  24:12'de )
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Devam ediyor Efrem: 
</p>

<p>
	<br />
	 "Musa geri dağdan indikten sonra Hur'dan bir daha Kutsal Kitap'ta bahsedilmemektedir bu nedenle denir ki Hur , Harun'a karşı altın buzağı putu yapmak konusunda patlak veren isyanda öldürüldü çünkü Hur onları azarlamıştı. (yani putperestlikle suçladı onları.) İşte bu yüzden , (put yapmak isteyenler) Harun'u da öldürüp bu cinayetin suçlusu olmasınlar veya kendilerine yalnızca bir değil birden çok buzağı putu yapmasınlar ya da Mısır'a geri dönmesinler diye , Harun, onların put yapma isteğini kabul edip zekice bir emirle put yapmak isteyenlerden,karılarının altın küpelerini istedi umuyordu ki bu kadınlar kocalarını buzağı putu yapmaktan alıkoyarlar çünkü kadınlar küpelerine el sürülmesine izin vermezler. ''
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	[Alıntı Yeri: - Aziz Efrem- Mısırdan Çıkış 32:2 Üzerine Tefsir]<br />
	(Parantezler bana aittir.)
</p>

<p>
	<br />
	Kaynak:  James Kugel-  Traditions of The Bible :  A Guide To The Bible As It Was At The Start Of the Common Era, Tevrat, Kur'an
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69964</guid><pubDate>Sun, 24 Nov 2019 06:26:39 +0000</pubDate></item><item><title>1- FAT&#x130;HA SURES&#x130; (diyanet meali)</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/56518-1-fatiha-suresi-diyanet-meali/</link><description><![CDATA[
<p><strong>Bu konuda sadece FATİHA  suresi  tartışılacaktır. Genel görüşe göre en önemli surelerden biri olarak kabul edilen Fatiha suresindeki hikmetler, Allah'ın sözü olduğu kabul edilen bu ilk surenin (yeri değiştiği için ilk olmuştur) anlamı ve insanlığa getirdikleri tartışılacaktır.</strong></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(235,221,154);"><span style="background-color:transparent;">Bismillahirrahmânirrahîm</span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(235,221,154);"><span style="background-color:transparent;"> </span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(235,221,154);"><span style="background-color:transparent;">﴾</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:12px;"><span style="background-color:rgb(235,221,154);"><span style="background-color:transparent;"><strong>1</strong></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(235,221,154);"><span style="background-color:transparent;">﴿</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"> </span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.</span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"> </span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴾</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:12px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"><strong>2-4</strong></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴿</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"> </span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.</span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"> </span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴾</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:12px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"><strong>5</strong></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴿</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"> </span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.</span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"> </span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴾</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:12px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;"><strong>6-7</strong></span></span></span></span></span></span></span><span style="color:#000000;"><span style="color:#A38610;"><span style="font-family:Tahoma, Arial;"><span style="font-family:KuranFont, 'Traditional Arabic';"><span style="font-size:14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="background-color:rgb(255,244,218);"><span style="background-color:transparent;">﴿</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></description><guid isPermaLink="false">56518</guid><pubDate>Fri, 20 Dec 2013 19:49:05 +0000</pubDate></item><item><title>KURAN&#x2019;A G&#xD6;RE KUTSAL K&#x130;TAPLARIN TAHR&#x130;F&#x130; MESELES&#x130;</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69969-kuran%E2%80%99a-g%C3%B6re-kutsal-ki%CC%87taplarin-tahri%CC%87fi%CC%87-meselesi%CC%87/</link><description><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align:center;">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:26pt;vertical-align:baseline;">KURAN’A GÖRE KUTSAL KİTAPLARIN TAHRİFİ MESELESİ</span></b>
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Öncelikle söz konusu ayetlere bakalım;</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık.</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları sever.’’ Maide 13</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yahudilerden bir kısmı, (Allah'ın kitabındaki) kelimeleri esas mânâsından kaydırıp</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">; dillerini eğerek ve dine saldırarak, "Sözünü işittik, emirlerine isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet)" diyorlar. Halbuki onlar, "İşittik ve itaatettik; dinle ve bize de bak" deselerdi bu, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Artık onlar, pek azı müstesna, iman etmezler.’’ Nisa 46</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">bile bile onu tahrif ederlerdi.</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">’’ Bakara 75</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Ey peygamber, ağızlarıyla "inandık" deyip, kalbleriyle inanmamış olanlardan ve yahudilerden küfürde yarış edenler seni üzmesin. Onlar yalana kulak verirler, sana gelmeyen diğer bir topluluğa kulak verirler, </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">kelimeleri yerlerinden değiştirirler,</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> "eğer size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının" derler. Allah birini şaşırtmak isterse, sen onun için Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar öyle kimselerdir ki, Allah, onların kalblerini temizlemek istememiştir. Onlar için dünyada rezillik var ve yine onlar için ahirette de büyük bir azab vardır.’’</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Şimdi bakalım;</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bu âyetlerde geçen “tahrîf” kelimesi iki şekilde yorumlanmıştır. Dilbilimcilere göre, sözün </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">tahrîfi veya “kelimelerin mevzilerinden tahrîf edilmesi”, sözün farklı bir</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">şekilde yorumlanması, lafzının değil de anlamının bozulması demektir. </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, IX/43; İsfehânî, Müfredât, 228.)</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bazı müfessirlere göre ise; Yahudiler hem Tevrat’ta Hz. Peygamberin sıfatlarıyla ilgili ifadeleri tahrîf </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">etmişler hem de “recm” kelimesini “had” kelimesiyle değiştirmişlerdir. </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Mevdûdî, Ebu’l-A’lâ, Tefhîmu’l-Kur’ân, İstanbul 1997, I/88.) (Zemahşerî, Keşşâf, I/157, 507; Nesefî, Abdullah b. Ahmed, Tefsîru’n-Nesefî, Beyrut 1989,</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">I/83, 316.)</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Taberî, tahrîfi, mananın ve hükümlerin değiştirilmesi olarak görmektedir. </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Taberî, Ebû Cafer Muhammed, Câmiu’l-beyân an te’vîli âyi’l-Kur’ân, Kâhire 1968, I/367-369.)</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Benimde şahsi fikrim bu yöndedir, ilerleyen satırlarda göreceksiniz sebeplerini.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Tahrîfin metin ve yorum tahrîfi şeklinde ikiye ayrılabileceğini söyleyen </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Fahreddin er-Razî’ye göre, Kur’an’da bahsedilen tahrîf, yalan-yanlış yorumlar </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">yaparak ya da kelime oyunlarıyla sözün anlamını başka yönlere </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">çekmektir. </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Râzî, Fahruddîn, et-Tefsîru’l-Kebîr, Mısır, ts., III, 134-135; XI, 187; VIII, 114.)</span></b>
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Tahrîfe yüklenen ikinci anlam, Tevrat’ta bazı kelimelerin yerlerinin </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">değiştirilmiş olmasıdır. Bu tür bir tahrîfin varlığını Ehl-i Kitap’tan bazı </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">kimseler de kabul etmekte ve bunun Tevrat’ı düzeltmek için yapıldığını </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">savunmaktadırlar. </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Reşid Rıza, Tefsîru’l-Menâr, V, 140.) (İlgili kaynakta bu konu detaylı açıklanmakta.)</span></b>
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Reşid Rıza, Mâide 5/13’ün tefsirinde ise, “kelimelerin mevzilerinden tahrif </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">edilmesini”, takdim-tehir, ekleme ve çıkarma yapmak ya da yanlış anlam </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">vermek şeklinde açıklamaktadır. Ona göre, Tevrat ve İnciller’de hem mana </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">hem de metin tahrîfi yapılmıştır. (Reşid Rıza, Tefsîru’l-Menâr, VI, 282. 389.)</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Süleyman Ateş’e göre, Hz. Peygamber dönemindeki Yahudiler, kendi </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">kutsal kitaplarında Hz. Muhammed’in peygamberliğine işaret eden bazı </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">cümleleri saklamışlardı</span><span style="background-color:transparent;color:#1c4587;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Mâide, 5/15)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">; daha sonra saklanan bu parçalar kaybolmuştur; </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">zira o dönemde elle yazılan Kutsal Kitap nüshaları çok fazla değildi. Herhangi </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">bir nüshadan bazı parçaların saklanması, o nüshanın, eksik bir şekilde </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">yayılmasına neden olmuştur. Nitekim Yahudi Kutsal Kitabı Tanah’ta </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yaşar, Süleyman’ın Tarihi gibi kitaplardan bahsedilmektedir</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Yeşu, 10:13; I. Krallar, 11:41, I. Krallar, 14:19, 29; 15:7, 23,31.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">; ancak bu kitaplar mevcut Tevrat’ta bulunmamaktadır.</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> (Ateş, Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri, II/495-496.)</span></b>
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nisa Suresi 46 da ki ayet hakkında ise şöyle bir görüş var; </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Taberî’de İbn Abbas’tan gelen bir rivayette, Yahudiler’in, Allah’ın kitabına bazı ilaveler yaptıkları açıklanmaktadır(metin tahrifi). </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Taberî, Câmiu’l-Beyân, III, 324.)</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Elmalılı Hamdi Yazır’a göre, Yahudiler, kendilerinin yazdığı düşünce </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ve tercümeleri Tevrat’la karıştırmışlar; Hz. Muhammed ile ilgili âyetleri </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">saklamışlardır </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, I/285.)</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Taberî’de Osman b. Affân kanalıyla gelen bir rivayette </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Hz. Peygamber, Yahudilerin, hoşlarına giden bazı şeyleri Tevrat’a ilave </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ettiklerini, hoşlanmadıkları şeyleri Tevrat’tan çıkardıklarını ve “Muhammed” </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ismini Tevrat’tan sildiklerini söylemiştir.</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Taberî, Câmiu’l-beyân, I, 378-379.)</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Belirtilen kaynaklar neticesinde sizlere bu konularda detaylı açıklama sunduğumu düşünüyorum, Kuranda geçen tahrif lafzı, mananın tahrifi olarak genel bir görüş olarak kabul edilmekte. Bende önceden  tartıştığım 2 arkadaşa binaen, bu tahriften kastın, hem metin hemde mana olduğunu dile getirmiştim. Şimdi bu konuda ki dayanaklarımı açıklayayım;</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Öncelikle yukarıda verdiğim ayetlerin mana konusuna işaret ettiği hususunda benim ters bir düşüncem bulunmamaktadır. Ancak şöyle ki, şu çelişkiler benim için metinen tahrif edildiklerinin de bir kanıtıdır;</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yahudi Kutsal Kitabında yedi yüz hanımı ve üç yüz cariyesi olan Süleyman’ın, </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ömrünün sonuna doğru Tanrı’ya kulluk etmeyi bıraktığı; hanımlarının </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">izinden giderek başka tanrılara ibadet ettiği; başka tanrılar için </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ibadet yerleri kurduğu ve İsrail’in Tanrısı kendisine iki kez görünüp ‘başka </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">ilahlara tapma’ diye uyardığı halde, bu uyarıları dikkate almadığı yönünde </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">bir rivayet de bulunmaktadır</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(I.Krallar, 11:1-13.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">. </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Kuran’da ise, başka tanrılara kulluk ettiği hiçbir şekilde ima edilmeyen Hz. Süleyman, daima, Allah’a yönelmiş bir kimse olarak anılmaktadır</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Sâd, 38/30.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Tevrat’ta, Hz. Musa Tanrı’yla görüşmek üzere dağa çıktıktan bir müddet </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">sonra, İsrailoğulları’nın bir buzağıya tapmaya başladıkları anlatılmaktadır.</span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bu buzağıyı yapan kişi Harun’dur</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Çıkış, 32:1-4.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">. Kur’ân’da ise, putu yapan kişinin </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Harun değil, Samirî olduğu açıklanmakta; fakat bu olaylara engel olmadığı </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">için Harun da kınanmaktadır(Tâhâ, 20/85-97.).</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Tevrat’a göre Tanrı, yeri ve göğü altı günde yaratmış ve yedinci günde </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">istirahat etmiştir</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Yaratılış, 2:2-3.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">. Bu ifade Tanrı’nın yorulduğu çağrışımını yapmaktadır. </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Halbuki Kuran-ı Kerim’de Allah’ın, gökleri, yeri ve bu ikisi arasındaki </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">şeyleri altı günde yarattığı ve kendisine herhangi bir yorgunluğun çökmediği </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">açıklanmaktadır</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Kaf, 50/38.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">. Kur’ân’ın Tevrat’ta geçen “istirahat” kelimesini, </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">“yükselmek, karar kılmak” anlamlarına gelen “istivâ” kelimesi ile düzelttiği </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">görülmektedir</span><span style="background-color:transparent;color:#0b5394;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(A’râf, 7/54; Yûnus, 10/3; Furkân, 25/59.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Kur’an ve İnciller arasındaki en büyük çelişki çarmıh konusudur. </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Kuran, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediğini söylerken</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Nisâ, 4/157-158; Âl-i İmrân, 3/55.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">, İnciller İsa’nın çarmıhta </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">öldüğünü ve öldükten üç gün sonra dirildiğini iddia etmektedir</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">(Matta, 27:45-66; 28:1-10; Markos, 15:33-41; 16:1-10; Luka, 23:44-49; 24:1-12; Yuhanna,</span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">19:28-30; 20:1-10.)</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">.</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yuhanna İncili’nde (1:1) vurgulanan “Kelâm’ın Tanrı olduğu” iddiası da </span></b><b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Kur’an’ın tevhit öğretisiyle çelişmektedir.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Dayanaklarım bunlardır. </span></b>
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69969</guid><pubDate>Mon, 25 Nov 2019 16:46:00 +0000</pubDate></item><item><title>Peygamber ba&#x15F;ar&#x131;l&#x131; oldu mu?</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69690-peygamber-ba%C5%9Far%C4%B1l%C4%B1-oldu-mu/</link><description><![CDATA[<p>
	 500-600 lü yıllarda Allah tarafından bir peygamber seçildi. Tüm insanlığın sınava tabi tutulduğu bir yapıda, Peygamber'in sınavsız olarak seçilmesi çok adil gelmedi bana; evet ayrı bir konu bu. Bu görevi belki çok daha iyi birine verebilir miydi? Sonuçta insanlık Allah'ın tüm emir ve yasaklarına uymuyor, Müslüman olsa da olmasa da ortada yapılması emredilen şeyler ya yapılmıyor yada eksik yapılıyor. Sizce peygamber seçilen kişi bu görevi tam anlamıyla yerine getirdi mi?
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69690</guid><pubDate>Wed, 04 Sep 2019 22:19:27 +0000</pubDate></item><item><title>"Elif, lam, mim." ayetinin muhtemel anlam&#x131;</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70105-elif-lam-mim-ayetinin-muhtemel-anlam%C4%B1/</link><description><![CDATA[<p>
	Selam,
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Arap alfabesinin kökeni ve Kuran'ın diğer dini metinlere yaptığı muhtemel atıfları dikkate alarak, "Elif, lam, mim." ayetinin muhtemel anlamı konusunda şöyle bir video hazırladım:<br />
	<br />
	<a href="https://www.youtube.com/watch?v=VYF2RRxqbzE" rel="external nofollow">https://www.youtube.com/watch?v=VYF2RRxqbzE</a><br />
	<br />
	Eleştiri ve katkılarınızı merakla bekleyeceğim.<br />
	<br />
	Saygılar...
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70105</guid><pubDate>Thu, 06 Feb 2020 18:57:22 +0000</pubDate></item><item><title>Hadislere G&#xF6;re Namaz K&#x131;l&#x131;n&#x131;r M&#x131; ?</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/70038-hadislere-g%C3%B6re-namaz-k%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1r-m%C4%B1/</link><description><![CDATA[<p>
	Sadece Kur’an diyenlere getiren eleştirilerden birisi de “hadisler olmadan namaz kılınmaz” diyorlar. Tam tersi olarak kendi hadis kitaplarına göre namaz kılamazsınız. Birkaç örnek verelim.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Namaza besmele ile başlamak</b>
</p>

<p>
	<span> </span>“Ben, Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman (ra) ile birlikte namaz kıldım. Onlardan hiçbirinin bismillahirrahmanirrahim'i okuduklarını işitmedim.”
</p>

<p>
	Ravi: Enes
</p>

<p>
	Kaynak: Buhari, Ezan 89; Müslim, Salat 50, (399); Muvatta, Salat 30, (1, 81); Ebu Davud, Salat 124, (782)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	“Resulullah (sav) kıraatini bismillahirrahmanirrahim ile başlatıyordu.”
</p>

<p>
	Ravi: İbnu Abbas
</p>

<p>
	Kaynak: Tirmizi, Salat 181, (245)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Yukarıdaki hadise göre peygamber namaza besmele ile başlamamış. Başka bir hadise göre Peygamber namaza besmele ile başlamış.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Namazı uzun mu kısa mı kılacağız ?</b>
</p>

<p>
	Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Öğle namazı başlardı, bu anda bir kimse Baki'ye gider, ihtiyacını görür, sonra abdest alır, gelir ve uzunluğu sebebiyle Resulullah'ın birinci rek'atine yetişirdi."
</p>

<p>
	Kaynak:<span>  </span>Müslim, Salat 161, (454); Nesai, İftitah 56, (2, 164).
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden kim halka namaz kıldırırsa namazı(kısa) tutsun. Zira cemaatte zayıf, sakat, hasta ve ihtiyaç sahibi vardır. Müstakil kılınca dilediği kadar uzatsın."
</p>

<p>
	Kaynak:<span>  </span>Buhari, Ezan 62 ; Müslim, Salat 186, (467) ; Muvatta, Cema' at 13, ( 1,134) ; Ebu Davud, Salat 127, (794, 795) ; Nesai, İmamet 35, (2, 94) ; Tirmizi, Salat 175, (236).
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Yukarıdaki hadise göre uzun namaz kılacağız. Diğer hadise göre kısa namaz kılmamız gerekir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b>Cuma günü hutbede konuşmak</b>
</p>

<p>
	Ebû Hureyre (r.a.) Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	“Kim güzelce abdest alır, cumaya gider, dinler ve susarsa, o cumadan bir önceki cumaya kadar olan günahları bağışlanır ve buna üç gün de ilave edilir. Kim bir taşa dokunursa boş iş yapmış olur.” (Ebû Davûd, Cuma 1050)
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	Hazreti Ömer, kendisininki ile oğlu Abdullah’ın kumaş hissesini birleştirerek üzerine bir hırka diktirdi.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Bir Cuma günü üzerindeki yeni hırkasıyla hutbe irad etmeye çıkıp:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	_ “Ey mü’minler beni dinleyin ve bana itaat edin” diye seslendiği zaman, ashaptan biri ayağa kalktı ve:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	_ “Üzerindeki elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemiyor ve sana itaat da etmiyoruz. Çünkü ganimetten bize düşenle bir elbise yapmak imkânsızdı. Sen nasıl oluyor da elbise olabilecek kumaş alabiliyorsun” dedi.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra, oğlu Abdullah’a:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	_ “Ey Ömer’in oğlu kalk cevap ver” dedi. Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	_ “Allah’a yemin ederim ki, babamın üzerindeki kumaşın yarısı benim hisseme düşen kumaştır. Babam ikimizinkini birleştirdikten sonra elbise yaptı” diyerek meseleyi izah etti.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak:
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	_ “Ya Ömer, şimdi konuş. Hem seni dinliyor ve hem de itaat ediyoruz” dedi. Hazreti Ömer de ancak ondan sonra hutbesini okumaya devam etti.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Kaynak: Müslim b. Kuteybe ed-Dineveri, Uyunu’l-ahbar, 1/118; Ebu’l-ferec İbnü’l-cevzi, Sıfetü’s-saffe, 1/203-204)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Yukarıdaki birisinde hutbede konuşmak yasaktır. Diğer hadise göre hutbede konuşmak serbest.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Akşam Namazı</b>
</p>

<p>
	Zeyd ibnu Sabit (ra) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısaru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın Tula't-Tuleyeyn'i okuduğunu işittim." (Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tüla't-Tuleyeyn nedir? Bana "el-A'raf, öbürü de "el-En'am" diye cevap verdi.")
</p>

<p>
	Ravi: Mervan İbnu'l-Hakem
</p>

<p>
	Kaynak: Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Resulullah (sav)'ı akşam namazında et-Tur süresini okurken işittim.
</p>

<p>
	Ravi: Cübeyr İbnu Mut'im
</p>

<p>
	Kaynak: Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tür 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23,
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Resulullah (sav), A'raf süresiyle akşamı kıldırdı. Süreyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu.
</p>

<p>
	Ravi: Aişe
</p>

<p>
	Kaynak: Nesai, İftitah 67, (2,170)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Hz. Ebu Bekr (ra)'in hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım, ilk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa sürelerden birer süre okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. Ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbena la tuziğ kulübena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab" (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet. SDen çok lutfedenlerdensin) ayetini okuduğunu işittim.
</p>

<p>
	Ravi: Ebu Abdillah es-Sunabihi
</p>

<p>
	Kaynak: Muvatta, Salat 25 (1,79)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İbnu Mes'ud (ra)'un arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu.
</p>

<p>
	Ravi: Ebu Osman en-Nehdi
</p>

<p>
	Kaynak: Ebu Davud, Salat 133, (815)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İlk 3 hadiste akşam namazında uzun sure okunuluyor ve kısa sure okumak eleştiriliyor. Ama sahabelerin başında gelen<span>  </span>Ebubekir ve İbni Mesud kısa sureler okunuyor ve eleştirilmiyor.<span>  </span>Akşam namazında kısa sure mi yoksa uzun sure mi okuyacağız?
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Fatiha okumadan namaz olur mu ?</b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	Resulullah (sav) gece namazına kalktı ve sabah vakti girinceye kadar namaza devam etti. Namazda tek ayet okudu. O da şu (mealdeki) ayettir: "Onlara azab edersen, doğrusu onlar senin kullarındır. Onları bağışlarsan, güçlü olan, hakim olan şüphesiz ancak sensin" (Maide 118).
</p>

<p>
	Ravi: Ebu Zerr
</p>

<p>
	Kaynak: Nesai, İftitah 79, (2, 177)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Ubade bin Samit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
</p>

<p>
	‘Fatiha okumayan kimsenin namazı yoktur’ buyurdu.”
</p>

<p>
	Buhari 765, Müslim 394, Ebu Avane 2/124, Ebu Davud 822, Nesei 909, Tirmizi 247, İbni Mace 837
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Hz. Ömer (ra), halka akşam namazı kıldırmıştı. Namazda kıraatte bulunmadı. Namazdan çıkınca kendisine: "Kur'an okumadın!" dendi. "Rükü ve secdeler nasıl oldu?" diye sordu. "İyi oldu!" dediler. "Öyleyse, tamamdır!" dedi. [Rezin tahric etmiştir. Bu hadise Beyhaki Sünen'inde yer vermiştir (2, 381)]
</p>

<p>
	Ravi: Ebu Seleme
</p>

<p>
	Kaynak: Rezin
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Yukarıdaki namaz hadisinde Muhammed namazını tek ayet okuyarak kılmış. Ama diğer hadiste Fatiha olmadan namaz olmaz demektedir. En son hadiste ise Ömer namazda Kur’an okumamış.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	<b>Cuma namazı kime farz<span>  </span>?</b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	Abdullah İbnu Amr İbni 'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Ezanı her işitene cuma farzdır."
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Kaynak:<span>  </span>Ebu Davud, Salat 212, (1056).
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	"Cuma namazını cemaatle kılmak her Müslüman üzerine borçtur, vazifedir; ancak başkasının mülkiyetinde olan köle, kadın, çocuk ve hasta müstesnadır; cuma namazı bunlara farz değildir."
</p>

<p>
	Kaynak:<span>  </span>Ebu Davud, Salat 215, (1067).
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İlk hadiste herkese Cuma namazı farz derken. İkinci hadiste kadına Cuma namazı farz olmuyor.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Vitir namazı </b>
</p>

<p>
	<b> </b>
</p>

<p>
	Resulullah (sav) buyurdular ki: "Vitr namazı haktır. Kim bunu kılmazsa bizden değildir." Bunu Efendimiz üç kere tekrar etti.
</p>

<p>
	Ravi: Büreyde
</p>

<p>
	Kaynak: Ebu Davud,Salat 337, (1419)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	“Üç şey vardır ki bana farz kılınmıştır, fakat sizin için nâfile hükmündedir: Vitir namazı, kurban kesme ve kuşluk namazı” (Müsned, I, 231)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Ali’nin, “Vitir farz olan namazlar gibi zorunlu değildir, bu namaz Resûlullah’ın ortaya koyduğu sünnetidir” şeklindeki sözü (Tirmizî, “Vitir”, 2)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İlk hadiste farz yapıp kılmayanları Müslüman görmüyor. İkinci ve üçüncü hadiste nâfile/sünnet olduğu söyleniyor.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<b>Yolculuk zamanında nafile namazı</b>
</p>

<p>
	Resulullah (sav)'a (Onsekiz defa) refakat ettim. Ancak, sefer sırasında nafile kıldığını hiç görmedim.
</p>

<p>
	Ravi: İbnu Ömer
</p>

<p>
	Kaynak: Buhari, Taksiru's-Salat 11; Müslim, Müsafirin 9, (689); Muvatta, Kasru's-Salat 22, (1, 150); Ebu Davud)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Ben, Resulullah (sav)'a onsekiz seferde iştirak ettim. Onun, güneş meyledince öğleden önce kıldığı iki rek'ati terkettiğini görmedim.
</p>

<p>
	Ravi: Bera
</p>

<p>
	Kaynak: Ebu Davud, Salat 276, (1222); Tirmizi, Salat 393, (550)
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	İlkinde seferde nafile namazı kılmadığını söylüyor. Ama ikinci hadiste seferde iken nafile kıldığını söylemektedir. Yolculuk yaparken nafile namazı kılmamız lazım mı yoksa kılmamamız mı gerekir<span>  </span>?
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">70038</guid><pubDate>Sat, 28 Dec 2019 11:50:55 +0000</pubDate></item><item><title>YUSUF</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69588-yusuf/</link><description><![CDATA[<p>
	Yusuf suresi 26. ………….Kadının <span> </span>ailesinden <span> </span>bir <span> </span>şahit <span> </span>şahitlik <span> </span>etti……………………</p><p></p>


<p>
	Veya ………. Kadının ailesinden olayı gören birisi gördüğü şey hakkında konuştu……………….</p><p></p>


<p>
	……..Eğer <span> </span>yusufun <span> </span>gömleği <span> </span>önden <span> </span>yırtılmışsa <span> </span>kadın <span> </span>doğru <span> </span>söyledi…………</p><p></p>


<p>
	Sen nasıl bir şahitsin?<span>  </span>Gömleğin yırtıldığını biliyorsun ama önden mi yırtıldı yoksa arkadan mı yırtıldı bilmiyorsun.</p><p></p>


<p>
	Şahit misin değil misin?<span>  </span>Olayı gördün mü görmedin mi?</p><p></p>


<p>
	Vallahi gördüm hakim bey ama önden mi yırtıldı yoksa arkadan mı göremedim.</p><p></p>


<p>
	Lan koskoca gömleğin <span> </span>önden mi yoksa arkadan mı yırtıldığını nasıl göremezsin?</p><p></p>


<p>
	Şimdi burada iş karıştı, burada şüpheli bir durum var.</p><p></p>


<p>
	Yusuf 28. <span> </span>Kadının kocası yusufun gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce…….</p><p></p>


<p>
	Kadının kocası kapının yanında<span>  </span>Yusuf ve kadınla karşılaşıyor ama daha gömleğin yırtılıp yırtılmadığının farkında değil.<span>  </span>Şahitlik eden yırtıldı ama önden mi arkadan mı bilmiyorum deyince bakıyor ve görüyor!</p><p></p>


<p>
	Kadının kocası yakını göremiyor herhalde, koskoca gömleği göremiyor.<span>  </span>Gözlükle yoksa büyüteçle veya dürbünle falan mı bakıyor<span>  </span>koskoca gömleği görmek için anlamadım ki ben bu işten bir şey.</p><p></p>


<p>
	Yusufcum sen gömleğin içine girdin, ay pardon yani giydin.<span>  </span>Senin gömleğin dilim dilim<span>  </span>ekmek gibi, pastırma gibi doğranırken<span>  </span>senin elin armut mu topluyordu, neden hiçbir şey yapmadın?</p><p></p>

]]></description><guid isPermaLink="false">69588</guid><pubDate>Thu, 01 Aug 2019 09:48:50 +0000</pubDate></item><item><title>PEYGAMBERE &#x130;TAAT (S&#xDC;NNET KONUSU)</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69982-peygambere-i%CC%87taat-s%C3%BCnnet-konusu/</link><description><![CDATA[<p>
	 
</p>

<p>
	
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify;">
	Bu konuyu da hazırlamışken buraya bırakayım. Ayrıca forum ahalisine bir sesleniş yapmak istiyorum, Müslüman olmayan tüm forum ahalisine açıkça meydan okuyorum. İslam konusunda. 
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify;">
	Hodri Meydan Forumunda tartışmak isteyen tüm ahaliyi(ister 5, ister 10)özel mesaj kutuma bekliyorum. İslamı ilgilendiren(özellikle Kuran!)tüm konular dahildir bu meydan okumaya.
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify;">
	Konu için iyi okumalar.
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center;">
	 
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center;">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:26pt;vertical-align:baseline;">PEYGAMBERE İTAAT</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">“…Resûl size ne verdiyse onu alın! Size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve Allâh’tan korkun! Çünkü Allâh’ın azâbı şiddetlidir.” </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Haşr/7</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Haşr suresinde olan bu ayet, malların taksimi ile ilgilidir. Lakin temel olarak, malların dağıtımında itaat bir yana, her manada kapsamlı bir itaat sunulmuştur. Öyle ki, sadece mallar ile alakalı bir itaat bulunacak olsaydı; ‘’</span><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Size mallardan ne verdiyse onu alın, size mallardan neyi yasakladıysa da ondan kaçının’’</span><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> lafzı geçerdi. Halbuki böyle bir lafzın geçmeme sebebi ile bu konu her şeyi kapsar bir durumdadır.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11.5pt;vertical-align:baseline;">“Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin ve Peygamber’e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!” </span><span style="background-color:#ffffff;color:#1155cc;font-size:11.5pt;vertical-align:baseline;">Muhammed/33</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11.5pt;vertical-align:baseline;">Muhammed suresinde olan bu ayet, dini anlamda itaat bir yana her konuda itaati kesinleştirmiştir. Öyle ki önce geçen Allah lafzı, bizler için önceliğin Allah, daha sonra elçisi olduğunu bir kez daha göz önüne serer.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">“Kim Allâh’a ve Resûl’e itâat ederse, işte onlar, Allâh’ın kendilerine nîmet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerle berâberdir. Onlar ne güzel dost(lar)dır.” </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nisa/69</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Ayet gayet açık bir şekildedir. Sadece bir konuya has bir ayet değildir. </span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">“Kim ki Allâh’a ve Resûlü’ne itâat eder ve Allâh’tan korkup O(nun azâbı)ndan ko­runursa, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.” </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nur/52</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Ayette de açık bir şekilde belirtildiği gibi </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">önce Allah’a daha sonra Resul’e</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> itaat vurgulanır.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">“Kim Resûl’e itaat ederse, Allâh’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, (Ey Resûlüm, bil ki) Biz Seni onlar üzerine bekçi göndermedik!”</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> Nisa/80</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Öyle ki bu ayet bu konuda en önemli ayettir. Resule itaat kavramı sadece, o gün ki durumlar için değil bütün zamanları kapsayan bir kavramdır. Eğer sadece o gün için yahut belli bir olay için emrolunmuş olsaydı, bu konuda Allah açıklayıcı davranır, bunu mevzu bahis konu ile alakalı kılardı. Halbuki bu surenin, ileride ki ve geride ki ayetlerinde mevzu bahis sadece tek bir konu değil, o sebepten bu ayet tümüyle bir geçerliliği ele almakta. Şu ayetlerde bunu destekler niteliktedir; </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nisa/59</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Öyle ki bu ayette geçen, </span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’</span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">onu Allah ve Resulüne arz edin’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">kısmı, bir konuyu önce Allah’a, yani Kuranda olan emirlere göre uygulayacağımız, orada da yoksa Resule itaat, yani sünnet ile uygulayacağımız bu ayette de açık bir şekilde görünmektedir. Bu konunun, anlattığım şekilde oluşu İslam Alimlerinin ittifakı ile sabittir. </span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nisa/105</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Burada, iki şey vurgulanmakta; Allah’ın gösterdiğinden kasıtlardan ilki bugün bizim okuduğumuz Kurandır. Uyulması gereken ilk yer Kuranı Kerimdir. </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Ancak bazı olaylar vardır ki - hadisler ile sabittir - bu konularda Kuranda bir hüküm bulunmaz.</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Peygambere götürüldüğünde ise bu ayette de geçen; </span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin’’</span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">sadece Kuran ile değil, diğer Kuranda yazmayan meselelerde de Peygamberin Allah’ın öğrettiğine(tasdik ettiğine)göre hüküm verdiği sabittir. Evvela bu ayet, Kuran’ı birinci öncelikle belirtmekte ancak daha sonrası için ise Muhammed’in Sünneti dediğimiz olay öne çıkmaktadır.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yine bu ayetlerde dediklerimi destekler niteliktedir;</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab (Kur'an)ı ve </span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">hikmeti</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür.’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Nisa/113</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.’’ </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bakara/151</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#141823;font-size:13pt;vertical-align:baseline;">‘’O´na kitabı, hikmeti, Tevrat´ı ve İncil´i öğretecek.’’ </span><span style="background-color:#ffffff;color:#1155cc;font-size:13pt;vertical-align:baseline;">Al-i İmran/48</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bazı arkadaşlar burada ki hikmetten kasıtın, Kuran olduğunu dile getirir, öyle ki bazı ayetlerde Kurandan hikmetli bir kitap olarak bahsedildiği doğrudur; </span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’İşte bu sana okuduğumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur’ân’dandır.’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Al-i İmran/58</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar o hikmetli kitabın âyetleridir.’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Yunus/1</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Burada açıkça görüldüğü üzere, diğer ayetlerden farklı olarak </span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’hikmetli kitap’’</span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">denilmiş. Ancak diğer ayetlerde kitap ayrı bir şekilde, hikmet ayrı bir şekilde belirtilmiş. O yüzden arada ki bu farkı saptamak mühimdir. </span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Ayrıca Kuranda farklı şekilde hikmetlerden de bahsedilmektedir, ancak bu ayetlerde temel konu Allah ve Resulü olduğu için, bahsedilen konu diğerlerinden farklılık arz etmektedir.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Bu da dediklerimi tasdik eden bir ayettir;</span></b>
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">‘’O'dur, ümmiler içinde kendilerinden olup onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkarıp parlatan, onlara kitap ve </span><span style="background-color:transparent;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">hikmet</span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> </span><span style="background-color:transparent;color:#000000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">öğreten bir peygamber gönderen. Oysa bundan önce açık bir sapıklık içindeydiler.’’ </span><span style="background-color:transparent;color:#1155cc;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Cuma/2</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Burada ki hikmetin, </span><span style="background-color:#ffffff;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Kurandaki ayetlerden farklı olarak Sünnet olduğu pek açıktır.</span><span style="background-color:#ffffff;color:#7f6000;font-size:11pt;vertical-align:baseline;"> </span><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:11pt;vertical-align:baseline;">Öyle ki bu hikmetten kasıt ayetler olsaydı, yine aynı ayet içerisinde kitap kelimesi geçmezdi.</span></b>
</p>

<p>
	 
</p>

<p dir="ltr" style="text-align:right;">
	<b><span style="background-color:#ffffff;color:#333333;font-size:13.999999999999998pt;vertical-align:baseline;">Sevgilerimle, saygılarımla...</span></b>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69982</guid><pubDate>Sun, 01 Dec 2019 14:51:42 +0000</pubDate></item><item><title>PEYGAMBER D&#xD6;NEM&#x130;NDEN KALAN KURAN</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69987-peygamber-d%C3%B6nemi%CC%87nden-kalan-kuran/</link><description><![CDATA[<p>
	Muhtemelen bir kaçınız gördü, bu konuda yeterli Türkçe kaynak yok.(BBC var ancak) Tamamiyle Karbon 14 metodu ile yapılan incelemeler sonucu kitabın en az 1370 yıllık olduğu belirlendi.(Testi yapan Oxford Üniversitesi) Yüzde 95 olasılıkla 568 ile 645 yılları arasında bulunan dönemden kaldığı dile getiriliyor. İslamın tam anlamı ile 632 yılında Peygamberin ölümü ile tamamlandığını ele alırsak, bu konuda Birmingham Üniversitesinin, Hristiyanlık ve İslam profesörü bu kitabın 650 yılında son halini aldığını dile getiriyor. Kitabın, elde bulunan Kuran ile çok büyük oranda uyumluluk gösterildiği söyleniyor. Sadece(olabileceği gibi)çok az belli bir kısmında değişiklik bulunuyor. Bunlarda lafız değişiklikleri. 
</p>

<p>
	Hijaz el yazması bu kitap. Bazı kimseler bu deneylerin küçük bir sapmayla daha geç olabileceğini dile getiriyor, ancak bu konuda yetkin(Müslüman olan ve olmayan)bir çok kişi, kesinlikle bu kitabın ilk üç halifeden kalmış olacağını dile getiriyorlar. Ayrıca okunaklı bir şekilde bulunuyor. 
</p>

<p>
	Bu konuda kaynaklar sınırlı ancak halka açık bir şekilde bulunuyor kitap. Şimdi bu konuda kaynakları bırakayım, birisi Türkçe birisi İngilizce olmak üzere, okuyun. Daha detaylı araştırdım ancak bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum.
</p>

<p>
	Karbon testlerinde yanılma payınında çok az olduğunu dile getiriyor, yanılma payının bulunduğunu söyleyeceklere ise o zaman bugüne kadar ki tüm testlerde yanılma payının olduğunu kabul etmelerini istiyorum. 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<a href="https://www.mirror.co.uk/news/uk-news/worlds-oldest-koran-found-student-6116520" rel="external nofollow">https://www.mirror.co.uk/news/uk-news/worlds-oldest-koran-found-student-6116520</a>
</p>

<p>
	<a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150722_en_eski_kuran_1" rel="external nofollow">https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150722_en_eski_kuran_1</a>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69987</guid><pubDate>Tue, 03 Dec 2019 08:10:03 +0000</pubDate></item><item><title>Namaz de&#x11F;il, salati,  Alla'ha de&#x11F;il Muhamme'de edilen &#x130;badet &#x15F;ekli  ger&#xE7;ek islamd&#x131;r.</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69960-namaz-de%C4%9Fil-salati-allaha-de%C4%9Fil-muhammede-edilen-i%CC%87badet-%C5%9Fekli-ger%C3%A7ek-islamd%C4%B1r/</link><description><![CDATA[<p>
	Siz 1 milyar müslüman namazı allaha değil aslında muhammed için kılıyorsunuz ama farkında değilsiniz. islamda namzın anlamı salatidir. salatının anlamıda muhammede edilen dulalardır..
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	kuşlık vakti başlar gece olunca sona erer.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	gerçek islamda 5 rakamının olması imkansızdır.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	1400 yıl önce at takvimi ve kum saatine göre yazılmıştır.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	gerçek kuran...
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	1400 yıl öncekı salatide şöyleydi. kuşlık vakti. mekkede müslümanlar toplanır. her evde gece oluncaya dek salati dulaları yapılırdı.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	işte namaz dediğiniz ibadet şeklinin gerçeği budur..
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	size ögretilen 5 vakit namaz miladiye göre yapılır ve monoteizm öncesi şamanızmden alıntıdır .mekkenın etrafındakı dönüşlerde monotezim öncekı şaman ayınlerınde alıntıdır.<img alt="Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı" data-ratio="139.74" width="687" src="https://scontent.fist2-3.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/s960x960/75429455_120467506071944_2339293717753495552_o.jpg?_nc_cat=108&amp;_nc_ohc=ZdWPVtPVn6IAQnPskIHejrY2BlFaPD-3aQamiv59df7Laiofbp4wQk4GQ&amp;_nc_ht=scontent.fist2-3.fna&amp;oh=dd24800751f1771aaf7be52b9ecd276e&amp;oe=5E877F36" />
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69960</guid><pubDate>Fri, 22 Nov 2019 20:02:40 +0000</pubDate></item><item><title>Zeynep ve Muhammed Peygamber Konusu</title><link>https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/69928-zeynep-ve-muhammed-peygamber-konusu/</link><description><![CDATA[<p>
	Resulullah ile Zeynep hakkında özellikle son dönemlerde bunu zaaf olarak görüp, kullanmak isteyen arkadaşlar için  öncelikle Kuran, daha sonrasında ise hadis yolu ile açıklamalar yapacağım.<br />
	Öncelik ile Kuranı Kerimde olan tüm ayetleri dikkatli bir şekilde inceleyelim.<br />
	 
</p>

<p>
	ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR * Ahzap Suresi<br />
	<strong>4 - Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.<br />
	5 - Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.<br />
	6 - Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.</strong><br />
	Bu 3 ayet öncelikle bizlerin derin bir tahlil yapabilmesi için mühimdir. Burada ki ayetleri rica ediyorum<strong> ''dikkatli''</strong> bir şekilde okuyalım. Bu ayetlerin her biri hakkında ki rivayetleri buraya yazacağım.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Şimdi bu ayetleri dikkate aldığımıza göre devam edelim;<br />
	<strong>36 - Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.<br />
	37 - Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.<br />
	40 - Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkiyle bilendir.</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Ve bu ayetlerden sonra, gelen bu ayet ile, ayette belirtilen dışında ki bütün kadınlar Resulullah'a haram kılınmıştır.(Hani derler ya, dilediği zaman dilediği kadını aldı(!))<br />
	<strong>50 - Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Burada belirtilen ayetler açık olarak kesindir. Şimdi tek tek bu ayetlerin tefsirlerini, sahih dediğimiz kaynaklardan göreceğiz. 
</p>

<p>
	<strong>1* Biz, Resulullah (sav)'ın azadlısı olan Zeyd İbnu Harise'ye sadece Zeyd İbnu Muhammed diye sesleniyorduk. Bu davranışımız, "Onları babalarına nisbet ederek çağırın..." (Ahzab, 5) mealindeki ayet ininceye kadar devam etti.<br />
	Ravi: İbnu Ömer<br />
	Kaynak: Buhari, Tefsir, Ahzab 2; Müslim, Fedailu's-Sahabe 62, (2425); Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3207)</strong>
</p>

<p>
	<strong>2* Resulullah (sav) buyurdu ki: "Ben her mü'mine, mutlaka, dünya ve ahirette insanların en yakınıyımdır. Dilerseniz (bu hususla ilgili olan) şu ayeti okuyun: "O peygamber, mü'minlere öz nefislerinden evladır. Zevceleri, mü'minlerin analarıdır..." (Ahzab 6). Hangi mü'min (vefatında) bir mal bırakırsa varisleri (asabı) ona varis olsunlar. Borç veya bakıma muhtaç birini bırakmışsa o bana gelsin, ben onun mevlasıyım."<br />
	Ravi: Ebu Hüreyre<br />
	Kaynak: Buhari, Tefsir, Ahzab 1, Kefalet 5, İstikraz 11, Nafakat 15, Feraiz 4, 15, 25; Müslim, Feraiz 14, </strong>
</p>

<p>
	<strong>3* Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmadı. (Ahzab, 4) mealindeki ayet hakkında şunu söylerdi: "Bir gün, Hz. Peygamber (sav) namaz kılmak için kalkmıştı, namazda bir hata yaptı. Cemaatte onunla namaz kılan münafıklar derhal: "Bakın, bunun iki kalbi var, bunlardan biri sizinle, biri onlarla (ashabıyla)" dediler, işte onların bu sözü üzerine bu ayet nazil oldu."<br />
	Ravi: İbnu Abbas<br />
	Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3197)</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Bu paylaştığım 3 sahihte, temel olarak bu konu ile ilgili vurgulanması gereken sözlere ek olarak, diğer sözlerde açıklanmıştır. Özellikle 4,5 ve 6.ayetleri paylaştım ki, bu hadislerin dışında kalan sözleri, 36-37 ve 40 ile bağdaştırın.
</p>

<p>
	Şimdi bu hadis<strong>(ki zaten bu konu ile ilgilenen bir çok kimse, bu hadisi göz ardı edemez!)</strong>büyük önem arz etmektedir.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<strong>Dikkat(!)<br />
	4* Eğer Hz. Peygamber (sav) kendisine inen vahiyden bir şey gizleseydi şu ayeti gizlerdi: "(Habibim) hatırla o zamanı ki; Allah'ın kendisine -İslam'la- nimet verdiği ve senin de yine kendisine lütufta bulunduğun zata sen: "Zevceni uhdende tut. Allah'tan kork" diyordun da Allah'ın açığa çıkarıcısı olduğu şeyi içinde gizliyor, insanların (dedikodusundan) korkuyordun. Halbuki Allah kendisinden korkmana daha layıktı. Şimdi madem ki Zeyd o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık. Ta ki oğullukların, kendilerinden ilişkilerini kestikleri zevceler(ini almakta) mü'minler üzerine günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir" (Ahzab, 37). Nitekim Hz. Peygamber (sav), Zeyneb'le evlenince: "Oğlunun helallığıyla evlendi" dediler. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu mealdeki ayeti indirdi: "Muhammed adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur, Allah herşeyi hakkiyle bilendir (Ahzab, 40). Resulullah (sav) Zeyd'i küçükken evlat edinmişti. Büyuyüp delikanlı oluncaya kadar yanında kaldı. Herkes onu Zeyd İbnu Muhammed diye çağırıyordu. Bu sebeple Cenab-ı Hakk şu mealdeki ayeti inzal buyurdu: "Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu, Allah indinde daha doğrudur. Eğer babalarının (kim olduğunu) bilmiyorsanız o halde (esasen) dinde kardeşleriniz (olmakla beraber) dostlarınızdır da" (Ahzab, 5).<br />
	Ravi: Aişe<br />
	Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3206); Müslim, İman 287, (177); Buhari, Tevhid 22</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Şimdi buyrun bakalım, <strong>zaten Kuranda açıklaması verilmiş </strong>ancak bazı arkadaşlar, bunu tipik bir aşk hikayesine bağlama niyetinde. Halbuki bu konuda sizleri tatmin edecek çok güzel bir yazı vardır. <strong>Tatmin olmayan arkadaşlar için özel mesaj yolu ile paylaşacağım.</strong>
</p>

<p>
	4,5 ve 6. ayetlerde belirtilen şu kelimeler öncelik ile mühimdir;<br />
	<strong>4* Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır.<br />
	5* Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır.<br />
	6* Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir.</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Bu ilk ayetlerde asıl konu evlatlık konusudur, bilindiği üzere İslâm'dan önce Araplar arasında evlât edinme anlayışı vardı. '' Bizzat Allah Resulu de Zeyd'i evlât edinmişti. Bu, şöyle olmuştu: Zeyd bin Hârise çocukken Esir edilmiş, onu Hakim b. Hizâm, teyzesi Hatice için satın almıştı. Hz. Hatice Allah Resulu ile evlenince, onu kendisine hediye etmişti. Daha sonra babası ve amcası Zeyd'i isteyince Resulullah (s.a.s.) onu muhayyer bıraktı. O da Peygamberimizi tercih etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber Zeyd'i azât edip, evlâtlık edindi. Onu "Muhammed'in oğlu Zeyd" diye çağırırlardı. ''<br />
	Yukarıda ki hadislerde de belirtmiştik zaten. O dönemlerde, evlâtlık; nesep, evlenme, boşanma, miras, sihrî hısımlık gibi konularda öz çocuk gibi hükümler doğururdu. <br />
	Bunlar tarihsel kayıtlarda da mevcuttur, dileyen araştırıp erişebilir. İşte aslında Allah'ın bu konuda, bizlere belirtmek istediği, İslam öncesinde ki evlatlık durumunun yanlış olduğu, bunun ilk elden aşılması içinde Kulu ve Resulü Muhammed Peygamberi, Zeynep ile evlendirdi.<br />
	Şimdi bunların ayetler üzerinden açıklamasına bakalım;<br />
	<strong>37* Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun.</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<strong>"Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" </strong>, ilk olarak açıkca belirtildiği üzere, Muhammed Peygamberin, Zeyd'e eşini boşaması için herhangi bir baskı yaptığını iddia edecek hiç bir güvenilir rivayet yoktur.<br />
	Kuranı Kerimde, Yüce Allahta böyle bir durumun yaşanmadığını zaten öne sermiş. Şimdi gelelim ikinci kısıma.<br />
	<strong>'' Nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. ''</strong> Nedir o saklanan? Aslında bu gayet açıktır <img alt=":)" data-emoticon="" height="20" src="https://www.ateistforum.org/uploads/emoticons/default_smile.png" srcset="https://www.ateistforum.org/uploads/emoticons/smile@2x.png 2x" title=":)" width="20" /> Lakin bazı kendini bilmez, edepsizler ordusu işte o saklananın '' aşk, cinsellik '' olduğunu vurgulamak isterler.(Kendilerince!)<br />
	Halbuki, cevap olarak şu yeterdir.<strong> '' Bu asılsız rivayetleri kabul ettiğimizde, karşımıza evlatlığının karısına göz koyan(!) toplumun baskı ve kınamasından kurtulmak için de kendisine kılıf olabilecek ayetler indiren bir Peygamber(!) Bu Peygamber'in arzusunun gerçekleşmesine önayak olan, koca konumunda bir sahabi(!) ve nihayet kocasının nikahı altındayken bir başkasıyla evlenmek için kocasını adeta yönlendiren bir kadın sahabi ve müminlerin annesi(!) tablosu ortaya çıkmaktadır. ''</strong><br />
	Böyle saçma bir tabloyu da ancak düşmanlıklarından, gece gündüz uyuyamayıp kuduran beyinsizler ordusu yapar <img alt=":)" data-emoticon="" height="20" src="https://www.ateistforum.org/uploads/emoticons/default_smile.png" srcset="https://www.ateistforum.org/uploads/emoticons/smile@2x.png 2x" title=":)" width="20" /> 
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Saklanan şey, Allah’ın kendisine, Zeynep'i nikahlayacağını haber vermesidir. Gizleme sebebi ise, insanların:<br />
	‘Oğlunun hanımıyla evlendi’ demeleri endişesidir.<br />
	Daha fazla açıklamaya gerek yok, bu konuda hala asılsız rivayetlere uyup, iftiralara devam eden şahıslara da zaten cevap vermeyeceğim.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<strong>40 - Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkiyle bilendir.</strong>
</p>

<p>
	Bunun açıklaması ise yine üstte verdiğim Aişe'nin sözleri.<br />
	<strong>Nitekim Hz. Peygamber (sav), Zeyneb'le evlenince: "Oğlunun helallığıyla evlendi" dediler. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu mealdeki ayeti indirdi: "Muhammed adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur, Allah herşeyi hakkiyle bilendir (Ahzab, 40). Resulullah (sav) Zeyd'i küçükken evlat edinmişti. Büyuyüp delikanlı oluncaya kadar yanında kaldı. Herkes onu Zeyd İbnu Muhammed diye çağırıyordu. Bu sebeple Cenab-ı Hakk şu mealdeki ayeti inzal buyurdu: "Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu, Allah indinde daha doğrudur. Eğer babalarının (kim olduğunu) bilmiyorsanız o halde (esasen) dinde kardeşleriniz (olmakla beraber) dostlarınızdır da" (Ahzab, 5).<br />
	Ravi: Aişe<br />
	Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Ahzab (3206); Müslim, İman 287, (177); Buhari, Tevhid 22</strong>
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	Uzun lafın kısası, bu konuda Peygamber Efendimize yapılan asılsız, kir, pis dolu kelimeler tamamen boşluktan ibarettir. Bu kelimeleri söyleyip, yaşları 3 ile 7 arasında değişen, beyinleri boş sürüye ise tamamiyle anlaşılıp, reddedilemeyecek şekilde açıklamış bulunmaktayım.<br />
	O vakitlerde bile, bu kadar dert edilmeyen bu konu, bugün İslama saygı duymayıp, Allaha ve Resulune sövenler tarafından ''zaaf'' olarak nitelendirilmektedir.<br />
	Asıl ''zaaf'' okumaktan, gerçek manada araştırmaktan yoksun olan, kalpleri kir, beyinleri boşluk ile dolu kafirler topluluğudur.<br />
	<strong>İlerleyen zamanlarda da diğer bir çok konuya değineceğim, İslama ve Resulune inanan tüm Müminlere selam olsun..<br />
	İslama ve Resulune saygı duyan tüm inanmayanlara da, sevgilerim ile... </strong><br />
	 
</p>

<p>
	<br />
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">69928</guid><pubDate>Tue, 12 Nov 2019 12:28:12 +0000</pubDate></item></channel></rss>
