Jump to content

eyvahcubbeli

Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    10.716
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

eyvahcubbeli Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. eyvahcubbeli

    Tanrı varmıdır ?

    Kendince desteksiz bir başlangıç yapıyorsun ve o bağnazlıkta yürüyorsun. Başlangıç noktanı oturttuğun bir delilin yok.
  2. Ben de aynen öyle yapıyorum. Sakal bırakıyorum ve Rabbime koşuyorum.
  3. Köse olanlara günah yok. Ama sakalı çıkıyorken kesmek günahtır. (memur veya işçiyse değildir.)
  4. eyvahcubbeli

    Tanrı varmıdır ?

    bütün diğer önermeler böyle ilk savların veya kanıtların üzerine inşa ediliirler Senin yaptığın yobazlık. Seninle işim olmaz.
  5. Soru: "Sakal ve sarık sünnet midir? Muhalif kaviller olduğu için soruyorum. Mesela Yaşar Nuri Öztürk, "Ebu Cehil de sakallıydı ve sarık sarıyordu; o yüzden sakal ve sarık sünnet değildir. Yörenin ve zamanın adetleridir" diyor." Cevap: Sakal ve sarık sünnettir. Ebû Cehil'in veya diğer herhangi bir inkârcının sakallı-sarıklı olması, bunları sünnet olmaktan çıkarmaz. Bilindiği gibi vahiy üç türlü ahkâm vaz etmiştir: 1. Önceden hiçbir şekilde bilinmeyen ve uygulanmayan hükümler; ibadetler için niyet şartı, abdest, gusül... gibi ahkâm böyledir. 2. Mevcut uygulamaları kökünden kaldıran hükümler; faizin yasaklanması gibi. 3. Mevcut uygulamaları ıslah eden, daha doğrusu "İslamîleştiren" hükümler; alış-veriş, nikâh, talak, hac, vakıf... ahkâmı gibi. Sakal ve sarık da böyledir. Efendimiz (s.a.v) bu tür uygulamaları belli bir şekil ve içerik değişikliği ile tatbik ettiği için artık bunların inkârcılarla ilgisi kesilmiş demektir. Cahiliye döneminde müşriklerin Kâbe'yi tavaf ettiğini biliyoruz. Nasıl bu durum hac ibadetinin İslam'a has olduğu gerçeğini değiştirmezse, sakal, sarık vb. uygulamalarda böyledir.
  6. eyvahcubbeli

    Tanrı varmıdır ?

    http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=4220&st=40 Quantum mekanik uzay, enerjinin ve maddenin zıtları ile birlikte sürekli olarak yaratıldığı ve yok edildiği ilginç bir mekândır. Ayrıca elektromanyetik alanlardaki osilasyonların, kuvvetli ve zayıf nükleer güçlerin dalgalanmalarının vuku bulduğu bir yerdir de.. Madde ve enerji yaratılmakta ve yok olmaktadırlar. Bütün bu korkunç mücadeleye rağmen uzay boş bir vaküm izlenimini vermektedir. Çünkü bütün bu süreçler sırasında ortaya ne çıktıysa yok olmaktadır. Quantum mekanik uzay çılgınlığın, kaosun, belirsizliğin, en olmadık süreçlerin hüküm sürdüğü gizemli bir yerdir. http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=48754 ileti 7 kozmopolit: Bahsi geçen virtüel parçacıkların ise zaman-enerji relasyonları ve reel enerjileri belirsizdir, çünkü enerji miktarları veya yaydıkları impuls ölçülemiyor. Bunun nedeni gözlemlenebilmeleri için gereken zaman sürekliliğine sahip olmayışları ve ortaya çıkış ve kayboluş süresi, diğer bir isimle sanal geçişlerin kaydedilemeyecek kadar çok hızlı gerçekleşmeleri. Bu yüzden onlara sanal parçacıklar, enerjilerine de sanal enerji deniliyor. Hatta buna sanal enerji demek de tam doğru değil, belki impuls denilirse daha iyi kavranabilir. Sanal parçacıkların belirgin bir özelliği sanki hiç yoktan birdenbire ortaya çıkmaları ve ortaya çıktıkları gibi de aniden yok olmalarıdır. Evrende hiçbir madde ya da enerji yok olmadığı ve yoktan da var olmadığı için buna "sanal geçişler" denmektedir. Sanal parçacıkların nereye gittiği, neye çözüldükleri veya nereye sanal geçiş yaptıkları enerjileri belirsin olduğu için bilinmiyor çünkü bu sanal geçişler kaydedilemeyecek kadar çok çabuk gerçekleşmektedirler. Bunun yanında bazı sanal parçacıklar ortaya çıktıktan sonra çevresindeki kuantum şartların uygunluğuna bağlı olarak enerji kazanıp kendilerini "gerçek şeyler" dünyasında sabitleştirebiliyorlar ve gerçek parçaçıklara dönüşüyorlar. Hatta bunu yapay olarak yapmak da mümkün. Deneylerde sanal parçacıkların ortaya çıktığı ve kaybolduğu bir vakum boşluğuna belirli bir miktar enerji yüklendiğinde bazı sanal parçacıklar gerçek parçacıklara dönüştürülebilmektedir. Buradaki sanal parçacıklara dair anlaşılmazlık şimdilik kuantum dünyasının en büyük sorunlarından biridir. Bu virtüel parçacıklar görünürde ortaya çıkıp yine çok kısa bir süre içinde kaybolmaktadırlar. Bu sanal parçacıklar gereken reel enerjilere sahip olamadıkları için bildiğimiz gerçek parçacıklara dönüşemeden ortadan kayboluyorlar. Ama bu sanal parçacıkların yok oldukları da söylenemez, çünkü "hiç bir madde veya enerji yok olmadığı ve yoktan da var olmadığı gibi “hiçbir kayıp olasılık da yoktur!". Çünkü bu işin ilginç yanı eğer sanal fotonlara belirli bir enerji yüklenildiğinde bunlar da gerçek parçacıklara dönüşebiliyorlar.
  7. eyvahcubbeli

    Tanrı varmıdır ?

    Bunlar varsayım. Gerçek olan yoktan var oluştur.
  8. eyvahcubbeli

    Tanrı varmıdır ?

    Yalancı zerre nedir? Haci: Quantum mekaniğine göre hiçbirşeylikte bile bir tür enerji vardır. Partikül fiziği ile uğraşanlara göre Hiçbirşeylik olarak nitelendirebileceğimiz vaküm basit olmayıp, nisbeten karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu ilginç yokluk ortamında virtual particle’lar denen zerreler aniden ortaya çıkarlar ve 10^-21 saniye varlıklarını sürdürdükten ve bu süre içinde doğadan aldıkları yarım fotonluk enerji borçları ile sefa sürdürdükten sonra, onu doğaya geri iade ederek, yok olur giderler. Buna quantum fluctuation denmektedir. Yani Kuantum dalgalanma... Zimni zerre olarak da isimlendirebileceğimiz bu yalancı parçacıklar Heisenberg’in belirsizlik ilkesine uyarlar. Ortaya çıkış ve yok oluşlarında belirsizlik vardır.
  9. eyvahcubbeli

    Kimler cehenneme gidecek?

    Bu dünyadayken korkmazlar demek istemiş galiba.
  10. Ne biliyorsan söyle. Bilgi paylaştıkça güzel. (yoksa sevgi miydi?)
  11. Nerden biliyorsun? Senin için bir bilgiyi yalan veya doğru yapan kıstasın nedir? İki bacağının arasına odaklanmış aklın mı?
  12. Şeytanda takva var mıymış?
  13. Sana faydası olmayan şeylere öğrenme. Sen bilim forumlarında dolaş.
  14. 1- Allahı bulması gerekir. Bulduktan sonra akıl ve mantığını bir kenara koyup emir ve yasaklara uyması gerekir. Akıl mı üstün Allah mı? 2- Hikmeti teslimiyet sınavı.
  15. Takva nedir equus? Bildiğini sanmıyorum ama bir dinleyim seni.
×
×
  • Yeni Oluştur...