Jump to content

murad

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    250
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

murad Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

Güncel ziyaretçiler bloku aktif değil. Diğer kullanıcılar son ziyaretçilerinizi aktif edene kadar göremezler.

  1. murad

    Kuranda ayetlerin birbirini yalanlaması

    Aman @murad bu konuyu görmesin, hemen atılıp bunlar 50 kere tartışıldı ya der durur. Alerjisi var islam'ın rezilliklerini, saçmalıklarını gösteren konulara. ---》 bak Sagduyu, is dusundugun gibi degil.aynen muslumanlar gibi dusunuyorsun.. ben diyorum ki artik cikalim bu islamin batakliklarindan.. tartisma ufuklarimizi genisletelim.
  2. murad

    Şamanizm

    Hayvan figürleri Şaman’ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çiyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. İskit (Saka) kurganlarında ortaya çıkarılan halılar gibi bugün Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler Şaman giysilerinin izleri taşımaktadır https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/eski-turk-devletleri-turk-yurtlari-turk-topluluklari/turklerin-tanrisi/samanizm-ve-tengricilikten-gelen-turk-adetleri/ (alinti)
  3. murad

    Şamanizm

    Uzağa gidenin arkasından su dökmek Şaman ve kadim Türk adetidir. Birçok farklı açıklaması yapıldığından gerçek amacını ifade etmek zordur. Seyahat kolaylıkları yüzünden dünyanın oldukça küçüldüğü günümüzde artık sadece uzun süreli, üzüntü veren ayrılıklar için uygulanmaktadır. Yeni ayın görünmesi Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türkler’in eski Gök Tengri (Tanrı) inancından kaynaklanmaktadır. Eskiden Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktaydı. Köpek ulumasının uğursuz sayılması Köpeklerin bâzı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır. İnanışa göre köpek ruhun ya da başka bir bedensiz varlığın yaklaştığını farkederek uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Anadolu’da köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeğin ulurken yöneldiği yerde birisinin pek yakında öleceğine işaret sayılır. Kurban Türk gelenekleri içerisinde en köklü ve günümüze ulaşanıdır. Kanlı ve kansız olmak üzere ikiye ayrılan kurban ibadeti, hangi dine mensup olursa olsun bütün Türk toplulukları tarafından yerine getirilmektedir. Önceleri ruhlar için kesilen/yapılan bu kurbanlar, günümüzde şükran ve kefaret kurbanlarına dönüşmüştür. İçki içilmesi Göktanrı inancında kanlı kurbanlardan başka bir de kansız kurbanlar vardır. Saçı, yalma, yani ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme gibi törenler bu kansız kurbanlardır. Şamanlar (kamlar), Tanrı ve koruyucu ruhlar için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılır. Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın bir gelenektir. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde müzik eşliğinde içki içilmesi geleneği vardır. İslâm’da içki içilmesi kesinlikle yasaklanmış olmasına rağmen Türklerde bu adet yer yer sürdürülmektedir. Ağaçlara bez ve çaput bağlamak, dilek tutmak, Nevruzda gül ağacına dilek takmak Çapıt (çaput-çabut-çabıt-bez) bağlama Türklerin Şamanlık ritüelinden kalan Gök Tengriye (Gök Tanrıya) adak geleneğidir. Anadolu’da, Azerbaycan’da, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde ve Türklerin özerk bölgelerinde, Afganistan’ın Özbek-Türkmen bölgelerinde Türklerin yaşadığı her yer hala sürdürülen bir Türk geleneği. Bu inançta, Türkler çeşitli dilek ve isteklerinin yerine gelmesi amacı ile söz konusu bez ve çaputları kendi kutsal bildikleri ağaçlara, yerlere bağlamaktadırlar. Bezler onu bağlayan kişinin vücudunun bir parçasını sembolize etmektedir. Geleneksel Türk dininde “saçı” ile “yalama” adı verilmiştir. Birer kansız kurban olan bu saçılar -sadakalar- Anadolu Türkçesinde yer alan “darısı başınıza” temennisi ile günümüze kadar ulaşmıştır. Kubbe Türklerin cami mimarisine kattığı “kubbe” gök kubbeyi yani göğü temsil etmesi amacıyla Gök Tengri (Tanrı) dini’nden taşınmıştır.
  4. murad

    Şamanizm

    Tahtaya işaret ve orta parmakların eklemleriyle üç kere vurmak İstenmeyen bir olay duyulduğunda “benim/bizim de başımıza gelmesin”, “bizden uzak dursun” düşüncesiyle aslında kötülükten korunmak ve kötü ruhların duymasını önlemek amacıyla yapılır. Kimileri bunun arkasından dudaklarını büzüp bir kulağın memesini de çekerler. Amerikalılar da olumsuz bir olaydan haberdar olduklarında aynı kaderi paylaşmayalım düşüncesiyle “knock on the wood” deyip 3 defa tahtaya vururlar. Bu adet onlara Bering Boğazını geçip kıta yerlileriyle karışan, oralarda ortak Şaman kültünü oluşturan Asyalı Türklerden gelmiş olmasın? İngiltere ve Avustralya’da buna tahtaya değme “touch wood” denir ve birinin ölümü ya da iradesi dışında maruz kaldığı elverişsiz durumdan kaçınılması amacını taşır. Kurşun dökmek İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmak için yapılır. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. Çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldir. Türkiye ve Azerbaycan’da bu adet halen yoğun şekilde sürdürülmektedir. Nazar inancı Türklerde halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın ve eski bir inançtır. Bazı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Üzerlik (yüzerlik) otu yakmak Kötü nazarları, kötü ruhların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için tütsü olarak yüzerlik (üzerlik) otu yakılmaktadır. Halk arasında nazarlık otu de denilen yüzerlik ya da üzerlik otu gerçekten de sinir sistemini rahatlatıyor, histeriyi gideriyor, baş ve bel ağrılarına, nefes darlığına iyi geliyor, kalp çarpıntısını önlüyor Türkiye ve Azerbaycan’da bu adet halen yoğun şekilde sürdürülmektedir.
  5. murad

    Şamanizm

    Suudi Arabistan’da yerleşik ve hakim Vahhabi inanışı buna şiddetle karşı çıkmakta ve şirk (Allah’a eş koşma) olarak kabul etmektedir. Bu nedenle Suudi Arabistan’da bazı Şii mezarlıkları dışında mezar taşı, ve yapılı mezar hatta bazı yerlerde tümsek bile yoktur. Mevtanın hiçbir değeri ve önemi yoktur, toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir. Ölülerin güneş battıktan sonra gömülmemesi Güneşin batımı ile birlikte yerlerin mühürlendiğine/kilitlendiğine dair eski Türk inanışından kaynaklanmaktadır. Türbe Şamanlık ritüelinde atalara bağlılık esastır, doğru onlardadır, atalar öldükten sonra türbelerde yatırılır. Türbelerin rağbet görme sebebi bu atalar kültüdür. Türbelerde, cem evlerinde mum yakmak Bu adet ateşe tapanlardan gelmiştir. O zamanlar ölenlere mum yakma, bir çeşit kurban sayılıyordu. Şamanlara göre ise mezar başında mum yakan kişi, mezardaki ölüyle kendisini bütünleşmiş, ondan bir parça olmuş gibi kabul ediyordu. Işığı kutsayan eski Türk boylarından bazılarına ışık taifesi denirdi. Bugün birçok türbede örneğin Ankara Ulus’taki Karyağdı türbesinde orada yatanın ışığının sönmediği inancının göstergesi olarak mum yakma adeti sürdürülmektedir. Cemevlerinde muma “delil” mum yakmaya “çerağı uyandırmak” denilmektedir. Güneşi sembolize ettiği, kutsadığı kabul edilir. Karanlığı ve kötülükleri kovan, evreni ve insanlığı aydınlatan güneş gibi, çerağ ile mekanı değil gönüllerdeki karanlığı aydınlatma, kötülüğü kovma amaçlanır. Çerağın yerine konulması ayakta, eller göğüs üstünde, sağ ayak parmakları sol ayaküstünde, pür dikkatle izlenir. Çerağın sönmesi, sönmesine neden olunması kötülüğe delalettir. Müzikli ayinler Şamanlık geleneğinde ataların hatıraları kutsal gün ve gecelerde müzikle yaşatılmıştır. Müziksiz bir Şaman ayini düşünülemezdi. Bu adet günümüzde kandil gecelerinde, dini anmalarda (mevlit), düğünlerde uygulanmaktadır.Şamanlar âyinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da Hz. Muhammed’in (mevlit), Hz. Ali’nin hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlevi semaları, alevi semahları, mevlit ve ilahiler, ağıtlar sadece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır. Azerbaycan’da Muharrem ayında camilerde 3 gece topluca ilahi benzeri ağıtlar okunur. İslam dini örfünde Kur’an düz ya da makamla okunabilir, Kur’an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması, dans edilmesi günah kabul edilirken Türklerde Şamanizmden kalan bu tür adetler sürdürülmektedir
  6. murad

    Şamanizm

    Şamanlık ve Tengricilik’ten gelen Türk adetleri Şamanlık geleneğinde gökte Gök Tanrıya (Tengri) inanılır. Yerde ise de Şaman din adamı olmazsa olmazdır. Günümüzdeki hoca, şeyh, pir, veli, evliya, baba, dede bunların hepsi, eski Şamanların yerine geçmiştir. Ölülere önem verme Şaman, âyin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, ailenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanlar’ın ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman’a yardım ettiği kabul edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman’a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman’a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Ölü için yemek verme Eski Türklerin Yoğ- Yuğ törenleri sonrasında ölünün ruhunu teskin ve onun kötülüklerinden korunmak amacı ile cenaze törenine katılanlara yemek verme adeti, başta Azerbaycan olmak üzere Orta Asya Türk topluluklarında sürdürülmektedir. Anadolu’da da mahiyet değiştirerek ölüye sevap olsun inancı ile verilmeye devam etmektedir. Helva dağıtma, ölü evine yemek götürme veya yemeğe parasal katkıda bulunma da bu Şamanist adetten gelmektedir. 40 sayısının önemine inanmak Eski Türk inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsânesinde de, Sağan Han’ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tâne kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür. 40 sayısı ayrıca totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semâvî dinler dahil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslamda “kırklar” adı altında kırk kişilik cemaat/evliya menkıbeleri bulunmaktadır. İslâmiyette ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur’an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa’nın Tanrı’nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, eski Mısır’da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanların paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde o devirlerden kalma Şaman veya totem geleneklerine benzetilmektedir. Ölüler için 40. gece yanında 7. gece, 52. gece ölü için Kur’an okuma, hatim indirme İslam’a Şamanizm ritüelinden geçmiştir. Anadolu ve Azerbaycan’da bu adetler halen yoğun şekilde sürdürülmektedir. Hz. Muhammed’in hayatında ölü için Kur’an okuma, mezarda Kur’an okuma diye bir şey yoktur. Bunu isteyenlere ölüleriniz için sadece fakirlere, dullara, yetimlere yardım edin demiştir. Buna rağmen Şamanizm ritüeli toplum içerinde baskın çıkmıştır. Mezarlara önem verme Mezar ziyaret edilen demektir. Toplumda ulu kabul edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler haline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca türbe, tekke, yatır, dede v.b. mezarlar ziyaretleri doğrudan Atalar kültü ile de bağlantılıdır. Eski Türklerde mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerilerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir.Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın san’at eseri haline getirilecek kadar süslenmesi Türklerde görülmektedir. Mezarların baş ve ayakuçlarına birer adet taş ve/veya ağaç dikilmesi de kadim Türk taş nine geleneğinin bir devamıdır
  7. murad

    Şamanizm

    İlk şaman nasıl ortaya çıktı? Çeşitli toplumların çeşitli efsanelerinde farklı farklı hikayeler olsa da bir din tarihçisi olan Mircea Eliade'nin bahsettiği bir Buryat efsanesine göre tanrılar, insanı yarattıktan sonra, kötü ruhlar hastalık ve ölüm yaymaya başlar. Bunun üzerine ilahlar, bu kötü ruhlarla mücadele etmesi ve insanlara yardım etmesi için bir şaman göndermeye karar verir. Ancak şaman olarak gönderilen kartalın dilinden anlamayan insanlar ona güvenmez. Bunun üzerine kartal ilahlara döner ve kendisine insanlarla konuşma yeteneği verilmesini ya da onlara kendi cinslerinden bir şaman gönderilmesini diler. İkinci dileği kabul olan kartal insan kılığında tekrar dünyaya gönderilir. Geri dönen kartal ağacın altında uyuya kalmış bir kadın görür ve bu kadınla birlikte olur. Bu birlikteliğin sonucunda ise ilk şaman olarak nitelenen çocuk dünyaya gelir.
  8. murad

    Şamanizm

    Her zaman ilgi duymusumtur şaman ayinlerine ve muziklerine.şaman muzigi bana manevi rahatlik veriyor.
  9. murad

    Akaşa kayıtları

    mümkun oldugu kadar kaynak vermemeyecalışkı daha ciddiye alınabilesın. ---》 burasini anlamadim.nasil yani ciddiye alinmak icin kaynak vermemek?
  10. murad

    Akaşa kayıtları

    grubun en azılı ateistleri burada yok. umarım çok uzun bir sürede yok olurlar. ---》 profilime bakarsan 8 yildir burada oldugumu gorursun. Yillardir burayi izliyorum. Onceleri en sacma dandik konulari bile hakaretle alayla ele almazdilar.muhammedin ata binerek goklere cikmasi iddiasinin da yalan oldugunu da 50 hadis ve Kuranin kendisi ile ispat ediyorlardi.her konuda elestiriler belirli bilgi birikim ve mantiga esaslaniyordu. Simdi ne mantik ne bilgi ne birikim, hic bir sey yok.sadece ayni dusuncede olmadigin icin hakaretler duyuyorsun.2-3 gun once senin de farkli bir konuda dusuncelerini paylasdigini gordum ve hoş bir cevap almadigini gorunce anladim ki bunlarin bu bilimden mantikdan uzak tavri bunlardan olmayan her inanca felsefeye karsidir.. sen sadece dogru konu baslıgını aç biz burdayız .. yardımcı oluruz. ama sert şekılde eleştirebilriiz. bunada alışmalısın. burası bir tartışma platformu. ---》 Ben konularin tartismasindan yanayim zaten.ornegin dogon kabilesi konusunda tartisarak fransiz astronomlarina akdar gittik.senegal ile malideki dogonlarin koyunun uzakligini bile olctuk.dusun yani 😊 Ben bilimin ve tartismanin taraftariyim. AMA burada bir cok konuda tartismalar konu uzerinden DEGIL, şahislar uzerinden yurutuluyor. Hele gecenlerde bir mevzuda icler acisi yorumlar vardi.resmen bana diyorlar ki sen inancini soyle cabuk ol cabuuuuk.... sanki alman esir kampindayiz.sana ne lan benim inancimdan? Sen konuyla ilgili fikrin varsa yaz, yoksa gule gule.oyle degil mi? YINE SOYLUYORUM: Ben tartismanin ve bir seyler ogrenmenin taraftariyim. AMA asla şahsi tartismayi sevmem. Şunu da hatirlatayim ki mesaj kutuma 3 mesaj geldi hic birini cevaplamadim daha.hepsini de okuduktan sonra sildim.kimseyle şahsi sohbet etmeye gelmedim buraya.
  11. murad

    BUNLARI OKUDUKMU?

    Senin gibiler rahatsız olsa da gündemden düştükçe hatırlatmakta fayda var İslam'ın ne kadar pislik, rezil, ve kepaze bir din olduğunu. Adama bak, İslam'ın bu pisliklerine ve rezilliklerini eleştireceğine bu pislikleri dile getirenlere laf yetiştirmeye çalışıyor.--- Beyin bedava....ben diyorum ki ayni seyleri bin defe tartismaktan bikmadiniz mi?
  12. murad

    Epifiz bezi

    DMT ve Ayahuasca Bitkisi Ayahuasca bitkisi Brezilya’da, Amazon Ormanları’nın derinliklerinde epey sık kullanılıyor ve bunun için çay saatleri bile düzenleniyor. Bu kadar önem verilmesinin nedeni de hayatın yeniden keşfedildiğine inanılması. Yani bu bitkiyi içen kişilerde bir nevi aydınlanma olduğu belirtiliyor. Bu keşfi sağlayan maddeninse DMT molekülü olduğu belirtiliyor. DMT molekülü, alın boşluğunda gözlerin ortasında yer alan epifiz bezinin salgıladığı bir molekül ve bunun salgılandığı zamanlar doğum, ölüm, derin uyku zamanları… Daha günlük bir ifadeyle söylenirse tüm hayatınızın göz önünden geçmesi gibi bir durum söz konusu oluyor. DMT maddesi eğer vücuda ayahuasca bitkisi ile alınırsa zihnin gelişeceğine ve algıların değişeceğine inanılıyor. Bir anlamda kalp gözü gönül gözü açılması durumu yaşanıyor. Bu durum bir anlamda ölüm anına da işaret ediyor ve halüsinasyon niteliği de taşımakta. Tabi ki bu söylenen ayahuasca çayı faydaları olarak adledilenler bir iddia ya da felsefe sayılabilir. Tahmin edileceği gibi DMT maddesi bilim dünyasının yıllardır tartıştığı konular arasında… Bunun nedeni aranan sorularla da ilgili olması, yani normal şekilde algılanamayan bir alemin var olup olmadığı sorusu… Bu noktada da parapsikoloji gündeme geliyor. DMT üzerinden farklı alemlerin olup olmadığı konusuna bakıldığında da insanların ölüm ve doğum gibi duyguları yaşayabileceği düşünülüyor. Daha ileri boyutta bir düşünce ise DMT içerikli bitkilerle transa geçileceği ve bu şekilde başka alemlere bile gidileceği iddia edilmekte. Yüksek dozda dimethyltryptamine verilen denekler bu yöndeki iddiaları destekliyor. Bir denek, ilk başlarda sersemlik yaşadığını, daha sonra öldüğünü zannettiğini, beyaz bulutlar sonrasında tanrılar melekler gördüğünü ifade ediyor. Başka bir deneğin anlattıkları ise bedeninden uzaklaşarak başka bir evrene açıldığı, geçmiş ve gelecek hislerinden uzaklaştığı yönünde… Bu denek, içtiği bitki ile beyaz sarı bir ışık gördüğünü, güneşten kopan alevler gördüğünü iddia ediyor. (alinti)
  13. murad

    Epifiz bezi

    idiyot da embesil de salak da gerizekali da sensin.bu sozlerden sonra gelelim senin psikolojik durumuna: sen ciddi bir eziklik hissetdigin icin konuyu hakarete ve seviyesiz tartismaya cekmeye calisiyorsun. senin seviyene inmek istemem.o yuzden pek uzun yazmayacagim. acikca anlatmissin zaten.salak seni kanit getirme olanagi yok ama katarakt ameliyatinin nasil yapildigini acikca anlatmis.haklisin.senin tahminlerin uzerinden tartisacak degilim.hatta bilimin de tahminleri uzerinden gercek bir tartisma yapilamaz.sen istedigin kadar yaparsin.cunku mal bir okuzsun.hadi yallah git kufurlerini evde ayna karsisinda yap. hakaretler yapdigin muddetce ciddiye alinmayacaksin.gerci hakaretlerin disinda da ciddiye alinacak bir yazin yok.
  14. murad

    Akaşa kayıtları

    bilseydim seninle tartisarak zaman kaybeder miydim?
  15. murad

    Akaşa kayıtları

    godofwar, konunun ilgi gormemesinin sebebi cok acik. kuranin ayni suresinin ayni ayesini 123 defa farkli basliklarda muzakire eden insanlar icin diger konular golgede kaliyor malesef.ayrica bilimsel takilan bu adamlara bakiyorum da forumun 10 kisiden 9-u bu adamlar.peki neden bu bilim sever kisilerin forumunda bilim forumunda ateistcafe ve ateistforuma nispeten 10-15 defa daha az yorum yapilmis durumda...? cunku bu adamlarin isi gucu bilim degil dini elestirmektir. ornegin bilim forumunda enerji verimliligi konusunda 100 kisi konuya bakmis 2 yorum yapilmis cunku bilimden falan anladiklari yok.tek dertleri islam kuran muhammet ve onun karilari...ama bir konu acmaya kalkma hemen baslayacaklar ki, aman efendim akademik makale lutfen kisacasi bu adamlarin samimiliyine inanmiyorum....
×