Jump to content

BOSS

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    485
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

BOSS Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

3.759 profil görüntüleme
  1. Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan, Başbakan Erdoğan'ı eleştirdiği yazısında çok ağır ifadeler kullandı. Ahmet Altan'ın sözleri büyük yankı uyandıracak. Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan, Başbakan Erdoğan eleştirilerin de deyim yerindeyse yine kantarın topuzunu kaçırdı. İşte Ahmet Altan'ın o çok konuşulacak yazısından bir bölüm: TEK KİŞİLİK MİLLET Siyasetçinin oyu arttıkça gerçek değeri ortaya çıkıyor. Başbakan Erdoğan’ın arkasında yüzde ellilik bir destek var, iki kişiden biri ona oy vermiş. Sorunları çözmek için önünde hiçbir engel yok. Ama tek bir sorunu bile çözemiyor. Çapı yetmiyor çünkü. 12 Eylül Anayasası’nı hala değiştiremedi, bu gidişle de değiştiremeyecek. Kürt meselesini çözemedi, gitti “silahın” gölgesine yattı, Kıbrıs meselesini çözemedi, gitti askerlerin politikasını benimsedi, Alevi sorununu çözemedi, Ermeni sorununu çözemedi, Avrupa Birliği sorununu çözemedi. Üstelik bu sorunların hepsinin çözülmesi gerektiğini ve nasıl çözüleceğini biliyor. Daha önce kendisi anlatıyordu nasıl çözüleceğini. O zamanlar önünde asker vardı, onların arkasına saklanıyordu, “asker yüzünden çözemiyorum” demeye getiriyordu, askerî vesayet bitti ve kendi cesaretsizliğinden, küçük hesaplarından dolayı çözemediği ortaya çıktı. Son zamanlarda dört elle sarıldığı ucuz popülizmden de bundan sonra çözmeye hiç niyeti olmadığı, meseleleri “sahte kavgalarla” kamufle etmeye uğraşacağı anlaşılıyor. Sadece şu son zamanlarda yaşadıklarımıza bakın. Uludere katliamının sorumluları hâlâ bulunamadı. İlk işi, katliamı gerçekleştiren ordunun Genelkurmay Başkanı’na teşekkür etmek olan bir Başbakan’ın o sorumluları ortaya çıkarmaya hiç de istekli olmadığı görülüyor zaten. Şike meselesinin göbeğine daldı, eline yüzüne bulaştırdı. Şike sahtekârlık demek, “ahlak” adına sanata müdahale etmeye kalkan adamın ahlak anlayışı “bu sahtekârlıktan” hiç gocunmuyor, nasıl bir ahlaksa artık. Dış politika komedi dizisine döndü, komşularla sıfır sorun, Ortadoğu’da anlaşmazlıklarda biz arabuluculuk yapacağız derken, sorunumuz olmayan ülke kalmadı neredeyse, barışmak için bizim arabuluculara ihtiyacımız var. Peki, ne yapıyor önünde bunca büyük sorun duran ve birkaç yıla kadar başbakanlığı bırakacak adam? “Aydınları” düşman ilan ediyor. Belediye tiyatrolarında “bürokratların” sanat meselelerine karışmasına karşı çıkıp bu uygulamayı eleştirenlere verdiği cevaba bakın, “Şehir Tiyatroları’nda yapılan bir yönetmelik değişikliği üzerinden hem bizi hem tüm muhafazakârları aşağılamaya, küçümsemeye başladılar. Soruyorum, yahu siz kimsiniz? Bu ülkede tiyatro sizin tekelinizde mi? Bu ülkede sanat sizin tekelinizde mi? Sanat konusunda söz söyleme ehliyetine sahip olan sadece sizler misiniz? Geçti o günler. Artık despot aydın tavrıyla parmağınızı sallayarak bu milleti küçümseme, bu milleti azarlama dönemi geride kalmıştır.” Erdoğan olayları inanılmaz biçimde çarpıtıyor. “Tiyatroya bürokratlar karışmasın” tezine cevap olarak “muhafazakârları aşağılıyorlar” diyor. Kasaba ahlakını bürokratlar eliyle tiyatroya taşımaya kalkan bir zihniyeti, “muhafazakâr” değerlerin tek sahibi gibi göstermeye uğraşıyor. Tam bir Kemalist despot gibi “her şeyi ben bilirim, sanatı da ben bilirim, beni eleştiremezsiniz” diyor. İstiyor ki hiç anlamadığı sanat konusundaki keyfiliklerine sanatçılar sessiz kalsın, eleştirmesin. Sonra da kendi “despotluğunu” aydınlara yansıtıyor, “despot aydınlar” diyor. Topu yok, tüfeği yok, partisi yok, seçmeni yok, bir aydın nasıl despot olacak? Eleştirmek, sanata bürokratların karışmamasını istemek ne zamandan beri “despotluk” sayılıyor? Başbakanı ya da belediye başkanını eleştirmek ne zamandan beri “milleti azarlamak” oluyor? Ne zamandan beri Erdoğan kendini “millet” olarak görmeye başladı? Kendini “millet” sanan son şaşkın Evren’di, yaptıklarını eleştirenlerin “Türkiye’yi eleştirdiklerini” söylerdi. Şimdi de Tayyip Paşa çıktı. “Beni eleştirmek, milleti eleştirmektir.” Zaten bu çarpılma neredeyse her sözünde ortaya çıkıyor, “tiyatroları özelleştireceğim” diyor, özelleştirsin bunda itiraz edilecek bir şey yok ama arkasından “biz hükümet olarak istediğimiz oyuna desteğimizi veririz” diyor. Devletin hazinesi Erdoğan’ın “kesesi” değil, öyle her istediğine parayı dağıtamaz ama ruhundaki Kemalist yansımayla kendini hazinenin sahibi sanıyor, “istediğine” para verecekmiş, destekleyeceği piyesin sanatsal değerini de kimse sorgulamayacakmış. Siyasetteki yetersizliğini, sorunları çözmedeki beceriksizliğini şimdi “aydınlarla girişeceği” bir savaşla saklamaya çalışacak. Siyasette kurnazlık bugüne dek kimseye hayır getirmedi. Bütün ordu dövüştü aydınlarla. Ne oldu? İşini dürüstçe yapan hiç kimse aydınlarla dövüşmez, aydınlarla dövüşmeye başladın mı dürüstlükten saptığın yerleri eleştiriden uzaklaştırmak istiyorsun demektir. Uludere’de köylüleri kim öldürdü? Despot aydınlar mı? Söylesene kim emir verdi öldürülmeleri için? Buna cevap vermek yerine aydınlarla kavga etmek kolay değil mi? Hiç mi bitmeyecek hey tanrım bu ülkede sahtekârlık? Kaynak: http://www.haber365.com/Haber/Ahmet_Altan_Erdogana_Capsiz_Dedi/
  2. BOSS

    İNANÇ MI TAHMİN Mİ?

    İnanç nedir; İnsanoğlunun sezgi, duyum, his vs. yoluyla algıladığı ve kavramlaştırdığı olguya inanç denir. İnançlar, soyut olarak kavramlaştırılmıştır. İnanç; yansısı algılanarak kavramlaştırılan maddenin karşıtıdır. Peki tahmin nedir; Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akıla, sezgiye ya da kimi verilere dayanarak gelecek bir şeyi, olayı kestirmeye çalışmak. Önceden kestirilen, düşünülen şey de denebilir fakat, tahmininiz doğru çıktığı zaman geçerlidir. Bir dine veya bir Tanrıya inanmak; korku, arzu ve bilinmezliğin ortaya çıkardığı bir olgu olan inancı etraflıca düşündüğünüzde, aslında bir tahminde bulunduğunuzu fark edersiniz. Her inanç bir tahmindir, elinizde bilimsel veriler olmadığı sürece inandığınız her olgu bir tahminden öteye gidemez. İnsanlar ne idüğü belirsiz sağından solundan duydukları efsaneleri ciddiye alıp kendi birikimlerine göre neden bir tahminde bulunmak zorunda kalmışlardır? Tüm bunlar gösteriyor ki insanlar, bulundukları etnik köken, coğrafya, kültür ve gelenekleri yine o coğrafya içinde yetiştiği toplumun inancını alarak yaşıyor. Yani onlarla aynı tahminde bulunuyoruz. İnançmı tahminmi?
  3. BOSS

    TÜRKLER , TÜRKCE BILMIYOR

    TDK ya bakarsan Euroya Avro diyorlar Mark Dolara neden isim uydurmadılarki
  4. BOSS

    ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ

    Elinde kuran denen bir kitabın allah tarafından gönderilmediğine dair bir delil olmadığına göre ve yine elinde incilin orjinali olmadığına göre nasıl orjinalincilden bahsedebilirsinki? Haa bunlar bir iddia değil ben böyle inanıyorum diyorsan o zaman ne tartışıyorsunki?
  5. BOSS

    İslam'ın Kısır Döngüsüne Bir Örnek

    Altdaki soru eksik kalmış tamamlayalım.
  6. BOSS

    "Ölüm Yolu Balı"

    Sevgili Bilinmeyen Millet, Bak buradaki video seni anlatıyor.
  7. BOSS

    Abdest alan müslümanlar

    Ben orada namazın Müslümanlara verdiği zararlardan bahsettim, onları aşağılamadım. Aşağılamak, tahrik etmekle bir şeyin zararlarını ortaya koymak (çoğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır) arasında farklar vardır. Çıksın abdestin şu zararları var desin kim saldırı olarak algılayacak ki?
  8. BOSS

    Abdest alan müslümanlar

    Müslümanları tahrik etmek amaçlı bir başlık açmışsın, her ne idolojiye sahipsen bu şekilde kendi idolojine de zarar verirsin. Kaldı ki Müsülümanların tamamını hedef almışsın, hoş değil.
  9. BOSS

    Abdest alan müslümanlar

    Çok fazla abartmışsın Marine, sanki kin kusar gibi hiç gerek yoktu böyle bir konu açmaya.
  10. BOSS

    Önce hangisini kurtarırsınız?

    Senin başka işin yokmu sürekli uyduruk başlıklar açıyorsun?
  11. BOSS

    Müslümanlar İslam'ı Ateistforum'dan Öğreniyor mu?

    Her Müslüman'ın bir kırılma noktası vardır. Tıpki Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı, Hüseyin Üzmez ve Hasan Mezarcı gibi. Sizin şeyhleriniz hacı hoca tayfalarınızda bir gün kırılacaklar, hatta hergün defalarca kırılıyorlar siz görmüyorsunuz.
  12. BOSS

    Allah Unuturmu ?

    Ulen geri zekalı ne 100 kişisi? bana aklı başında bir tane arap getir diyorum sana. Bir tanecik getir bak ne yapıyom sana cahil herif. Eğer getiremezsen seni bu forumda en karektersiz müslüman ilan edicem, haydi bakalım kimmiş karektersiz.
  13. BOSS

    Allah Unuturmu ?

    Yıldızların, gezegenlerin gittiği yol falan yoktur, onlara yörünge deniliyor sen sapla samanı birbirine karıştırmışsın. Sapla samanı birbirine karıştıran bir insanın sağlıklı düşünce yapısına sahip olabiliceği mümkün değil. Burada rencide edici konuşulduğu falan yoktur, senin cehaletini yüzüne vurduğum için rencide edici gibi algılıyor beynin. Bir nevi ayna tutuyorum sana, bak bu sensin diye, fakat zihnin o kadar şartlanmışki kendini o aynada bulanık görüyorsun. Bak, daha önce de yazdım, kuran ilkel bir kitaptır hiç bir bilimselliği olmayan tamamen 1400 yıl önceki arapların kollektif bilincine sahiptir. Kuranı okuyan her inançlı farklı anlar, kuran senin anladığın gibi yazılmamıştır, herkesin farklı manalar çıkartacağı kadar karmakarışık bir kitaptır. Eğer kuranı okuyan herkes farklı manalar çıkartıyorsa yerinde olsam oturur düşünmeye başlarım. Kurandaki mecazları çıkarttığında ortada dehşet verici bir korku romanı görürsün. Kuran cahil arabın zihnidir, bugün bana bir tane düzgün arap gösteremezsin, milyonlarca arabın içinden en düzgününü getirsen bile onun ne kadar aptal olduğunu sana kanıtlarım şaşırırsın. Herkesin aynı şeyi anlayacağı bir kitabı bir insan, inandığın allahtan çok daha mükemmelini yazıyor. Allah diye varsaydığın ilkel bir kitap gönderen birisi falan yoktur. Bu kitap tıpki diğerleri gibi o zamanın kültürel yapısına göre insan eliyle yazılmıştır. Anlaşılmamasının ve saçma olmasının sebebi de budur. Mecaz katarak anlamaya çalışmak acizlikten başka birşey değil. Eğer islam dini gerçekten barış ve sosyal bir din olsaydı, ortada bu kadar sahtekar yalancı yobaz insan olurmuydu? Neden müslümanlar yobaz? Çünkü arabın putu yobaz olduğu için. Allah dediğin bir adam bir din gönderiyor ve o dine inanan herkes bu din sayesinde yalancı, sahtekar, geri kalmış ve yobaz oluyor. Fevkalede mukemmel, hem de kusursuz bir yaratıcı, sence böyle bir din gönderebilirmi? Bir daha otur bunları düşün, zihnine yerleştirilenlerin hepsinin yalan olabiliceğini hesapla ve bildiğin herşeyi unut yeniden öğrenmeye başla. Bildiklerinin hiçbirisi gerçek değil Plavix.
  14. BOSS

    Allah Unuturmu ?

    Tabiki icinde bulundugumuz galaksiden bahsedecegim. Bizi ilgilendiren bizim kendi icinde yasamis oldugumuz galaksi degilmi? Samanyolu galaksisini evrenin merkezi sanarsan böyle salak salak şeyler yazarsın tabiki. Geçmişte senin din kardeşi ataların da dünyayı evrenin merkezi sanıyorlardı. Bakıyorum merkezi genişletmişsiniz. Ayrıca senin yorumladığın ayetlere göre allah gökyüzünü yarattım derken, evreni değilde sadece samanyolu galaksisini yaratmış gibi görünüyor, samanyolunu göğün en üst katı olarak gören cehalete bak? Samanyolu galaksisini dumanmı basmış cahil herif? Uzayda yol nerde var? Kimler için yapılmış bu yol? Bir açıklayıversene.
  15. BOSS

    korkunun Gücü

    Kimsenin senin zihninde yaşattığın tanrının varlığını bildiği falan yoktur, hatta sen bile bilmiyorsun sadece var diye inanıyorsun. Sürekli yanılgı içindesiniz ateistleri bile tanrının varlığını bildikleri halde inanmıyor diye nitelendirmen, ateizmin ne olduğu hakkında en ufak bir fikrin olmadığını kanıtlıyor. Yaşamadığın tecrübeyi ortaya atamazsın, tanrının varlığına inanıp ona karşı gelenlere ateist denmez isyankar denir sen bu tecrübeyi yaşayıp adını ateizm koymuşsun. Önce ateizmin ne olduğunu öğren ondan sonra inandığın tanrıya kızıp isyan et. Ateizm nedir başlığını oku ayrıca, salak salak şeyler yazma.
×
×
  • Yeni Oluştur...