Jump to content

brackish

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    82
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

brackish Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  1. brackish

    GÜL ve ERDOĞAN KAVGASI ARTIK SAKLANAMAZ HAL ALDI

    vaayyyy moruk hemşerim benim vaayyyy.... Ne zamandan beridir bozgunculuğa başladın sen!.. Ziya Paşa'nın meşhur beyitini yazsam, yaşına hürmetsizlik olur. Rahmetli Kemal Sunal'ın ağzıyla cevaplasam maskara oluruz millete... Yok efendim Gül ile Erdoğan arası bozukmuş; yok efendim Kılıçdaroğlu ile Akif Hamzaçebi arasında soğuk rüzgârlar esiyormuş; yok efendim Bahçeli ile Koray Aydın birbirlerine giriyorlarmış...mışmuş...muşşşşş... Bu yaşta asılsız haber veya yorumla kocakarılar gibi DEDİKODU KUMKUMALIĞINA soyunmanı hem garipsedim hemde yadırgadım.... Neyine gerek, yaşının keyfini sürsene; sahil yolu ile deniz arasındaki yaya ve koşu yolu senin neyine yetmiyor!...
  2. brackish

    seve seve gidebilecegim cami modeli

    ::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: Ha şöyle kitapsız hanım... Senin ait olduğun yer zaten ya mutfaktır ya çamaşırhane Elinin hamuruyla neden biz inançlıların işina karışıyorsun demezler mi şimdi.. Bu arada hoş geldin yeniden göründüğüne sevindim demem gerekir aslında...İnancın bizi ilgilendirmez de yokmu o CHP taraftarlığın...Ulu Önder yaşasaydı şimdiki CHP yöneticilerinin topunu darağacında sallandırırdı kesinlikle...Hem Atatürk'çü olacaksın hem de günün iktidarını yine günün CHP lileri gibi aşağılayacaksın...İşte bunu sana yakıştıramadım. TOPİĞE GELİNCE: Aslında bizim gönlümüzden geçeni güzelce betimlemişsin ama ne yaparsın ki toplum içinde benim de tasvip etmediğim bir sürü DİN TACİRİ var ve hepsine lânet okuyorum zaten.
  3. brackish

    Erkeklerin Karşısında Banyo Yapan Validemiz

    İnançlı bir kimse olarak en çok bozulduğum ve rastladıkça içimden lanetler savurduğum bir konu vardır. Sözüm ona inançlı ama zırcahil takımından kimseler buraya gelip, HADİS ile örnekler vermiyorlar mı? İfrit oluyorum çoğunlukla. Başlığı açan densiz salak, neye dayanarak doğru hadisci diye Buhari sahtekarının uydurma HADİS'ini asmış buraya...İnancımıza saldırmak için fırsat gözleyen imansız dostlara da salvo atma fırsatı vermiş... Ulen DEYYUS(-kusura bakmayın, böyle ifadeler kullanan biri değilim ama....) HADİS, yani Peygamber(SAV) sözü olan ifadeler, eğer Kur'an'dan bir ayet, usre filana değiniyorsa, atıfta bulunuyorsa DOĞRU HADİS'tir ve sayıları da çok azdır. Hal böyle iken, RAVİ'nin RAVİ'sinden rivayette bulunan, Peygamberin ölümünden 250 yıl kadar sonra yaşamış bir din taciri sahtekarın HADİS diye yutturduğu bu safsataları buraya asıp, aslında bizi rrencide ediyorsun... Lânetler olsun sana....
  4. brackish

    Avcı Yorulunca!...

    Dikkatli bakın ve görüşlerinizi güzelce belirtin...
  5. brackish

    Sallalahu Aleyhi Vesselem'e Avukat aranmaktadir

    Ehhh!... İnanmayan inanmaz, aklın mantığın gerektirdiği şekilde düşünülüp davranılırsa doğru olan da tesbit edilebilir. İslâm karşıtı olanların en önemli ritüel olarak ileri sürdüğü HADİS'ler konusu muğlaktır.Kesin olan şey, Peygamber(SAV)'e ait olduğu ileri sürülen sözlerin doğru olup olmadığnı tesbit yoludur.Rehber kitapta değinilen herhangi bir hususu betimlemeyen, bir ayete filan gönderme yapmayan tüm HADİS'lerin uydurma olduğu da su götürmez bir gerçektir. Keza, rehber kitabı yorumlayan, yani tefsir eden bazı cahil cühela takımının bilmeden bile olsa yaptıkları yapılmış gitmiş sayılmalıdır. Sözümü şu şekilde bağlayayım; FENİMİZM, KOCAYI BULUNCAYA... KOMÜNİZM PARAYI BULUNCAYA... ATEİZM, UÇAK SALLANINCAYA. kadardır.
  6. brackish

    Ne Dersiniz?

    Canım sıkılıyordu son zamanlarda... Yine böyle bir anımda; msn listemde mevcut dostların kişisel iletilerini inceleyeyim dedim, çok yakından tanıdığım ama son zamanlarda pek online olmayan bir arkadaşımın iletisi dikkatimi çekti... "I spit on your grave...Because, the only disgrace of you" Yani, "Mezarına tüküreceğim...Çünkü, senden kalan sadece rezillik" Bu arkadaşın geçmişini biliyordum ve bir anlam veremedim önce...Biraz düşününce meseleyi çaktım..Çakmasına çaktım da, insan ne kadar öfkelenirse öfkelensin bu gibi bir beddua içeren ifadeyi neden alenen kullanır? İnsanın bu duruma gelmesini yaratan olgular nelerdir merak etmekten de alamadım kendimi... Sizler ne dersiniz?
  7. brackish

    BAŞBAKAN PROTESTO EDİLEBİLİR

    Eleştiri herkesin tabii hakkıdır... Ancak, bu yazdıklarında eleştiri ise eğer, "YAZIKLAR OLSUN BU MÜSLÜMBABA'YA" Bir siyasetçiye muhalif olacağım derken iyici suyunu çıkarıyorsunuz eleştiri nüansının... Hani geçenlerde Kültür Bakanı bir gaf yaptı da Cumburcemaat Partisinin Lideri(!) Bakan'a hitaben "O'nun yapması gereken istifa etmesidir." demesine karşı Bakan'ın "O GENEL BAŞKAN BİR KAMERA ŞAKASI SONUNDA GELMİŞ BİR KAMERA ŞAKASI'NDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR" demesi nasıl cuk oturduysa, senin bu topic'teki kelimelirin de ayni cevabı haketmene sebep oluyor gibi görünüyor... Amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olunca böyle şaşıyorsnuz işte...
  8. brackish

    30 Yaş Dönümü

    http://www.jjchandler.com/tombstone/ Madem 30 yaş için ağıtlar yakıyorsunuz... Buraya girip mezartaşınızı hazırlayın bari...
  9. brackish

    Ateist Başbakan

    Avustralya’nın ilk kadın başbakanı Julia Gillard’ın ateist olduğunu söyleyerek yemin etmemesi ülkeyi karıştırdı. Muhalifler “Yeminsiz göreve başlayamaz” derken, hükümet “Yemin zorunlu değil” karşılığını veriyor Dünyanın en özgürlükçü ülkelerinden biri olan Avustralya’nın çiçeği burnunda Başbakanı Julia Gillard ülkeyi karıştırdı. Gillard, haziranda İşçi Partisi içindeki seçimi kazanarak, hem parti liderliğini hem de başbakanlığı üstlenmişti. Avustralya’nın ilk kadın başbakanı olan Gillard, bir ayı aşkın süredir koltukta oturmasına rağmen hala yemin etmiş değil. Bunun nedeni ise 49 yaşındaki Başbakan’ın ateist olması. Gillard “Ben ateistim. İncil üzerine el basmamın bir anlamı yok“ diyerek, yemin törenini iptal etti. Ancak bu duruma tepki gösteren muhalefetteki Muhafazakârlar, “Hiçbir başbakan yemin etmeden göreve başlayamaz” dedi. İşçi Partisi yetkilileri ise “Bu sadece isteğe bağlı uygulanan dini bir tören. Devlet tüm dinlere eşit mesafede durmalıdır. Yemin zorunlu değil” karşılığını verdi. Gillard ise “Ateist olmak benim tercihim ve bu kesinlikle devlet politikalarını etkilemeyecek. Bazıları kiliseye yeni vergiler getirileceğini öne sürüyor. Bunlar doğru değil. Kilise-devlet mesafesi aynen korunacak” dedi. Gillard 21 Ağustos’ta yapılacak genel seçimler içinse “Bu tercihim belki bazı dindar kesimlerin oylarını kaybetmemize neden olabilir. Bunlara saygı duyuyorum” dedi. Kaynak: Gazete Vatan
  10. brackish

    NEVRUZ

    Bilindiği gibi Orta Asya kökenli tüm ulusların (-genelde TÜRK'ler i tanımlıyor) baharın başlangıcını kutladıkları bir geleneksel bayram günleri vardır ve eski tabirle toprağa düşen birinci cemre tarihi olarak kabul edilen 21 Mart'ta gerçekleşir. Bu bayramı bugünkü Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya'daki Türk Kökenli kavimler kutlarlar. Güzel bir gelenektir haliyle... Ancak; Yıllardır merak ederim. Türkiye'deki Nevruz Kutlamalarını sahiplenmeye çalışan bir ırk vardır...Onlara göre, Nevruz kendilerine has bir gelenek ve kutlamadır. Son zamanlarda ise bu ırkın büyük kesimi TÜRK olmadıklarını iddia ederek önce demokrasi ve özerklik diye tutturdular. Sonuçta emperyalistlerin oyununa gelerek bağımsız devlet olma arzusuna kapılacakları aleni görünüyor. Başarıp başaramayacaklarını zaman gösterir elbette ama konumuz bu değil. Bu ırk mensupları niçin TÜRK ırkıyla bir alakaları olmadığını iddia ettikleri halde, tamamen TÜRK geleneği olan NEVRUZ BAYRAMI'nı sahiplenmeye çalışıyorlar? Geleneğin doğduğu yerlerdeki kutlamaların tamamen değişik bir şeklini kullanarak olayı çarpıtmaya ve eski İRAN'da mevcut ZERDÜŞT dini ile ilgili ritüelleri kutlama törenlerinde kullanıyorlar? Aklmıma gelen bir husus, YUNANLILAR, Baklava'nın kendilerine has olduğunu iddia ediyorlar ya...Bunların yaptıkları da öyle bir şey olmasın!... Son olarak, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
  11. brackish

    CHP ile MHP birleşmelidir !

    :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: Başlığı açan eğlence amaçlı açmış anlaşılan...Tamamen zıt görüşlere sahip iki partinin birleşmesi mi? Peh peh pehhhhh!... AKP li değilim diyerek; CHP nin bugünkü durumu gözönüne alınırsa ortaya çıkan net sonuç şu görünüyor: Hizipçi ve demagog, halka güven veremeyen bir lider, her telden çalan ama hiçbir konuda biraraya gelemeyen bir Parti Yönetimi Kadrosu, yapıcı ve geliştirici politika üretmekten aciz, sadece muhalif olmayı meziyet sanan vekiller, iller ve ilçelerdeki kendi kişisel çıkarlarını öne alıp halkın sorunlarına duyarsız kalan merkezden tayin edilmiş idari kadro, yerel yönetimlere seçilmiş olanlarının % 90 ınının sadece yolsuzluk amaçlı davranışları....etc.... Bütün bunları bünyesinde barındıran bir parti zaman zaman oylarında atlayış kabilinden artışlar sağlayabilir ama hiçbir zaman millet tarafından iktidar ellerine verilmez. Ne zaman ki; yapıcı politika üretebilen, halkın sorunlarına duyarlı ve çözüm yaratabileceğine inanılan dürüst ve güvenli bir lider, liderin çevresindeki akil kişiler, tabandaki sorunlarla yakından ilgilenen taşra yönetici kadrosu kurulursa ve de parti kurucusunun düşünceleri, eylemleri takip edilip gerçektleştirilmeye çalşılırsa belki iktidar olabilirler. Bugünkü kadrosuyla CHP, yapılacak ilk genel seçimde Meclis dışında kalmaya mahkum görünüyor. Memur zihniyetiyle hareket edip, kişisel çıkarları öne alan partilerin kaçınamadığı son gibi... Acı ama gerçek ve akl-ı selim sahibi herkes bunu kolayca anlayabilir.
  12. brackish

    Devlet Nedir?

    ::::::::::::::::::::::::::::: Dr.... Konu başlığı Devlet Nedir? iken siz yine komunizme çevirdiniz meseleyi. Gerçekleştirilmesi nerdeyse imkânsız bir ütopya etrafında dolanıp duruyorsunuz halen ya; iletimin sebebi o değil... Sosyolojik olarak Devlet kavramı basitçe şu şekilde tanımlanır: Aile, Aile Grupları(köy, belde, şehir, bölge v.d) bir araya gelir ve devleti oluştururlar. Bu devletin işleyişi içinde belli kurallar ve doktrinler tesbit edilip uygulanmaya çalışılır. Uygulamada yetersizlikler ve belirsizlikler olması durumunda da anarşi durumu ortaya çıkar ve binbir emekle kurulan Devlet içinden çatırdamaya başlayarak, zamanla tarihin dernliklerine gömülür gider. Bunun başlıca nedeni Devleti oluşturan fertlerin kendi başına buyruk hareket etmeleri, yani otoritesizlik oluşmasıdır. Otorite olmazsa, kurallar işlemezse devlet denilen sosyolojik birim de olmaz. Devletin temel görevi bireylerinin sosyal ve mali açıdan rahat etmelerinin sağlanması ve bunun için gerekli tedbirleri almasıdır. Fertlerin hepsi tornadan çıkmış gibi ayni kapasite ve özelliklere sahip olamazlar. Aklı doğru çalışıp, geniş düşünebilen fert ile sadece kendi kendini idare edebilen fertde ayni yaşam şartlarına tabi olamazlar haliyle. Birisi aklını kullanmış, birlikten kuvvet doğar prensibini işleterek rahat ve dingin yaşarken, birçoğu da bu özelliklere haiz olamadığından sadece hayatını idame ettirebilmiştir. Bu fertler diğerlerine hizmet etmeye, onlardan iş ve aş istemeye mahkum olmuşlardır. Bu durumu değiştirmeye çalışanlar ise gerçekleri göremeyip sadece ve sadece ÜTOPİK BİR DÜŞÜNCEYE takılıp fasit daire içinde dönüp durmaktadırlar...Tipik örneği de sizsiniz... Bıkmadınız mı bu ÜTOPİK düşüncelerden? PS: Bakınız...Ne güzel bir yerde kendinize ait güzel bir evde hayatınızı sürdüyorsunuz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın deseniz kıyamit mi kopar?
  13. brackish

    Dehri...nice mutlu yıllara!

    Parçacıklarınla, atom moleküllerinle, e=mc2 formülünün rüyalarından eksik olmaması dileğiyle uzun seneler boyunca yaşarken zıbarmalar dilerim. Academi odasından beni banlarsın haaaa!... İntikam dediğin böyle olur...
  14. brackish

    Lausanne Antlaşması

    Dr.Rıza NUR isimli bir megaloman siyasetçimiz vardır... Kurtuluş Savaşı sırasında Sağlık Bakanlığı yapmış; Lozan Müzakere Heyetine II.Reis olarak katılmıştır. HAYAT VE HATIRATIM isimli, "Ölümümden sonra 25 yıl geçmedikçe açılmayacak ve yayınlanmayacaktır" şerhi ile İngiltere'de muhafaza altına aldırıp, ölümünden 25 yıl sonra 1967 de yayınlanan 4 ciltlik hatıra kitabında Lozan Anlaşması'na geniş yer verir. O'na göre Lozan Anlaşması Müzakerelerinin ikinci safhası tam bir teslimiyet mahiyetindedir. Birinci safhada kopartılan birçok kazanım; ikinci safhada geri verilmiştir. Bu kazanımlar arasında Musul ve Kerkük'ün olduğunu yazar. Kürtler ile ilgili doğrudan değil ama dolaylı olarak imalarda bulunur. Meglamonisi ve her konuya muhalif bir ruhi yapısı olması nedeniyle hatıralarında bahsedilen hususlar doğru mudur yanlış mıdır bilemem haliyle. Ama eğer doğruysa; zamanın yönetimi hatalar yapmıştır. Hiçbir olayın ve olgunun tam da istenilen bir sonuçla sonuçlandırılamayacağı da doğaldır. Kim bilir????????/
  15. brackish

    DEHA

    Forumda uzun sayılabilecek bir süredir bulunmaktayım. Arşiv de ve şu andaki haliyle toplamda 140 kadar iletim bulunmaktadır. Aktif olmamanın en önemli nedeni nedir bilir misiniz? DEHA nickli üyenin varlığı ve şahsi düşüncelerimle birebir örtüşen fikirleri...Stili... DEHA ne yapıyordu da ben aktif olmak istemiyordum!... Gerek ideolojik, gerekse sosyal bazda ortak yönlerimiz vardır. O'da Kapitalizmi, serbest piyasa ekonomisini savunur; devletin sosyal ve üniter yapısı hakkında benimle ayni fikirdedir. Modası geçip tarihin derinliklerine karışmaya mahkum olmuş Sosyalizm ve Komunizmi tu kaka etmekte mahirdir. Bu husularda kendisiyle tartışmaya giren kişileri köşeye sıkıştırıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığını tartışma adabına uygun olarak ortaya koyar. Bıkmadan, üşenmeden, delilleri ve kanıtları ortaya atıp tartışır. Fikir ve savlarına cevap vermekten acze düşen kişilern sataşmalarına bir dereceye kadar tahammül eder, öncelikle kibarca uyarır; belli bir noktadan sonra da bendini yıkan seller gibi kükremeye başlar. Dikkatimi çeken ideolojik ve sosyal konulu bir başlığa dahil olmak istediğimde DEHA ileti yazmışsa artık benim girmeme gerek kalmamıştr. Keyifle ve ilgiyle konuyu takip ederim. Ola ki arada dayanamayıp bir ileti yazarsam çorba olup çıkar. Dini konularda tartışmayı sevmeyen bir kişiliğim vardır. Tartışacaksam, muhataplarımın en azından Kuran-ı Kerim'in üstü örtülü ayetlerini ayırdedebilme ve yorumlama kbiliyetine haiz olmasını isterim de bu platforma gelenlerden bu özellikte kim vardır? Haliyle bende ne dini topic açarım, ne de açılan topiclere bulaşırım. DEHA yazarken her konuda ince eleyip sık dokudukca, muhatapları doğruları kabullenemedikleri veya kendi savlarının en iyisi olduğu düşüncesiyle inat ettiklerinde, fikirleri mahkum olmaya başladıkça KÜFÜRE VARAN HAKARETyoluna meyletmişlerdir genelde. Bu durumlarda olay FİKİR TARTIŞMASI değil FİKİR ÇATIŞMASI'na dönmüştür. Sonunda DEHA dayanamamış, üyelikten istifa yolunu tercih etmiştir. Nedeni açıktır. KÜFÜR ve HAKARET... DEHA gibi, platformun ağır toplarından, en çok emeği geçen üyelerden birinin bu duruma gelmesi YÖNETİM ZAFİYETİNDENDİR. Takkeyi önüne koyup enine boyuna düşünmeli ve gerekeni yapmalıdır YÖNETİM... PS: Huyum kurusun, açtığım topiclere mecbur kalmadıkça 2.c iletiyi yazmam.
×
×
  • Yeni Oluştur...