Jump to content

CharlesDarwin

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    2.962
  • Katılım

  • Son ziyaret

İletiler bölümüne CharlesDarwin kullanıcısının eklediği dosyalar

  1. http://www.ntvmsnbc.com/news/440898.asp sitesinden alıntıdır:

    İSTANBUL - Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Erol Karaaslan ile avukatı katılmadı. Ticaretle uğraşan şikayetçi Ali Emre Bukağılı ile avukatları duruşmada hazır bulundu.

    Haberin devamı

    Duruşmada şikayeti sorulan Bukağılı, kitapta açıkça dine ve mukaddes değerlere karşı saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek, kitabın toplatılmasını talep etti.

    Bukağılı’nın davaya katılmak istemesine ilişkin düşünceleri sorulan cumhuriyet savcısı Mücahit Ercan, Bukağılı’nın işlendiği iddia edilen suçtan doğrudan zarar görmediğini belirterek, davaya katılma talebinin reddine karar verilmesini istedi.

    Hakim Hakkı Yalçınkaya ise Bukağılı’nın duygusal olarak zarar gördüğünü belirterek, davaya katılma istemini kabul etti.

    SAVCI BERAAT İSTEDİ

    Esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı Ercan, Karaaslan’ın söz konusu kitabı bizzat yazmadığını ve çevirisini yaptığını ifade ederek, sanığın, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca cezai sorumluluğu bulunmadığı için beraatına karar verilmesini talep etti.

    Mütalaaya ilişkin diyecekleri sorulan Ali Emre Bukağılı’nın avukatları, bu konuda beyanda bulunmak süre talep etti. Mahkeme, Bukağılı’nın mütalaaya ilişkin beyanlarını hazırlamaları için kendilerine süre vererek, duruşmayı erteledi.

    İDDİANAME

    Şişli Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, İngiliz Profesör Richard Dawkıns’ın yazdığı “Tanrının Yanılgısı” isimli kitabın, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığınca görevlendirilen Dekan vekili Prof. Dr. İlyas Çelebi tarafından incelendiği belirtiliyor.

    Çelebi’nin, 14 Ocak 2008’de hazırladığı raporda, söz konusu kitabın, ateizmi savunmak ve her türlü “teistik” (Tanrı inancı) düşünceyi reddetmek için kaleme alındığının belirtildiği anlatılan iddianamede, aynı raporda, kitapta, hakikati aramak gibi ilmi, akademik bir amaç ve endişenin söz konusu olmadığının, üslup ve tarz itibari ile de din konusunda bilgisiz, cahil, eleştiri kabiliyeti olmayan ve istismara müsait insanların kandırılmasının ya da yanlış yönlendirilmesinin amaçlandığının vurgulandığı kaydediliyor.

    İddianamede, kitapta, Allah hakkında küçültücü, Tanrı inancına sahip insanları rahatsız edici ya da dinler hakkında hakaret ve tahrik içeren ifadeler kullanıldığı savunularak, Kuzey Yayıncılık’ın sahibi Erol Karaaslan tarafından tercümesi yapılarak basılan kitabın tercümesindeki ifadelerin, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğinin ve mukaddesata hakaret ettiğinin anlaşıldığı” ifade ediliyor.

    Karaaslan’ın “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu düzenleyen TCK’nın 216. maddesi gereğince 1,5 yıldan 4 yıla kadar hapsi isteniyor.

  2. Bu arada AteshBey balıklara ve keselere takmış. Ama ona bir sözüm vardı. Bir makaleyi çevirecektim. Çeviremedim. Ancak göz attığım kadarı ile makale yüzme keselerinin sebebini hipoksia ye bağlıyor.

    Bu ne demek? Neden okyanustaki tüm balıkların akciğerleri yok? Neden bazıları evrimleşerek kara hayvanlarına döndü ancak okyanustakiler öyle bir evrim geçirmedi? Çünkü okyanus suyunda yeteri kadar erimiş oksijen buluyor. Aynı zamanda bu onların, sadece yüzeyde yüzebilmeleri demek olurdu ve akciğerli bir balık, okyanustaki rakiplerine göre avantajlı konumda olmazdı.

    Ancak suyun sığ olduğu bölgelerde eğer populasyon da giderek artıyorsa o zaman suyun içindeki erimiş oksijen miktarı oldukça azalır. Eğer burası da tamamen kuruyan bir yer değil ancak sürekli seviyesi düşüyorsa o zaman havanın oksijeninden en iyi yararlanabilen en başarılı olan olacaktır. Ve belki de sonraları yumurtalarını kıyıdan en uzağa bırakabilen, ki o zamanlar karada tehdit olabilecek canlı olmayacak, en başarılı üreyenler olabilecektir.

    Akciğerin gelişimi böylesi bir bölgede kaçınılmazdır. Ve şu an yaşayan akciğerli balıkların yanlış hatırlamıyorsam bizlerin ataları ile alakaları yoktur. Onların akciğerleri gene benzer koşullarda bizlerin atalarından çok sonraları gelişmiş akciğerlerdir.

  3. Deha gereken cevabı vermiş.

    Evrim denilince sürekli bir gelişmeyi düşünüyorlar. Ama esas önemli olan hayatta kalabilmektir.

    Hayatta bir amaç olduğuna şartlanan zihinleri evrimde de bir amaç aradığı için böylesine gülünç sorular soruyorlar. Öncelikle bakış açılarındaki hataları görebilmelri gerekir.

    Hayat bir amaç taşımaz. Evrim de bir amaç yoktur. Amaç hayatta kalmaktır. Hayatta kalabilen ise üremeye devam eder. İşte bakteriler o yüzden aslında tüm yüksek canlılardan daha üstündür. Her koşulda hayatta kalabilen türler oluşturmuşlardır. Onları yok etmek nerede ise imkansızdır. Onlar başka bakteri türleri olarak evrim geçirmişlerdir. Çünkü bir kısmı bu halleri ile daha çok avantajlı konuma geçmiştir. Bir kısmı da koloni oluşturmuş ve sonra da evrim geçirerek biz yüksek canlıları oluşturmuşlardır.

    Her canlı aynı şartlara tabii kalmamıştır. Bazı durumlarda farklı canlılar farklı mekanizmalar geliştirerek bulundukları ortamlara uyum sağlamayı başarmışlardır. Bakteriler daha basite doğru örneğin viruslere evrimleşerek, diğerleri de koloni kurarak canlılıklarını devam ettirmişlerdir.

  4. Bu başlığı bir süre daha yukarı taşımak istiyorum. Ateizmin ve hür düşüncenin en önemli simgelerinden biri olan evrim teorisi tartışmalarına arkadaşların katılmasını istiyorum.

    Geçen zamanlarda evrim karşıtlığı adına ücretsiz kitaplar dağıtıldığını hatırlayalım. Evrim karşıtlığının ülkemizde prim yaptığını biliyoruz. Düşünmeyen, bilim üretemeyen; doğmalara bağlı insanlar yaratılmaya çalışılıyor. Ateistforum bu insanların zihnine girebilmeyi başarmaktadır. Umarım aynı başarıya evrim tartışmalarında da ulaşabiliriz.

  5. Yıllardan beri kurmayı düşündüğüm evrim sitesinin nihayet ilk adımlarını attım. Ancak iş güçten dolayı malesef gelişimi hızlı olamayacak gibi. Ama gene de siz ateistforum arkadaşlarımın katılımlarını bekliyorum.

    Site bir önsöz niteliğinde evrimi açıklyan kısa bir yazı ile karşınıza çıkacak. Evrimforum a ulaşmak için : forum.evrimforum.info adresini explorerin adres barına yazarak direkt adrese ulaşabilir ya da siteye girdikten sonra kısa yolu tıklayabilirsiniz.

    Umarım kurduğum gibi işletebileceğim ve vakit ayırabileceğim bir site olur. Şimdiden katılımlarınız için teşekkür ederim.

  6. Ben sadece soğuk tuzaktan bahsetmedim ki...

    Birde izolasyondan bahsettim...

    Yani canlı için gerekli olan aminoasitlerin yanında birde bu aminoasitleri yokedecek organik asitlerde oluşmaktadır... Bu asitleri nasıl izole edecek bu çorba?

    Hadi diyelimki doğa bir şekilde bu izolasyonu da başardı...

    Peki protein sentezi nasıl olacak? Suyun içinde protein sentezi yapılamaz ki? Yoksa yapılabilir mi?

    Le Châtelier kanununa göre "açığa su çıkaran bir reaksiyonun, su içeren bir ortamda meydana gelmesi mümkün değildir"

    Yani doğa hem soğuk tuzağı yapacak, hem amino asitleri organik asitlerden izole edicek hemde aynı amino asitler sudan uzaklaştıracak... ;)

    Soğuk tuzak nedir ateşbey?

    Bilmediğin ama duyduğun birşey sanırım.....

×
×
  • Yeni Oluştur...