Jump to content

CharlesDarwin

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    2.962
  • Katılım

  • Son ziyaret

İletiler bölümüne CharlesDarwin kullanıcısının eklediği dosyalar

  1. Benim neyi savunduğum ve ne zaman ortaya koyduğumun o şeyin doğru olmasıyla ne gibi bir sorunu olabilir.

    Yazdığımın doğru olduğunu biliyorsun. Mantık kurgusu doğru. O yüzden başka yerden sataşıyorsun.

    Bende ahlak var. Bence de pedofili ahlak dışı bir suçtur. Bunu sen yapacak olursan ve ben de buna şahitlik edersem seni anında ihbar eder, yargılanman için elimden geleni yaparım.

    Ancak peygamberlerini örnek alan, ensar vakfının bazı üyeleri için bu tip işler bir ahlak sorunu değildir. Biz ateistler için ise sorundur. Ne oldu şimdi?

  2. Orada burada her şey maddedir insan sadece maddedir iddialarında bulunup diğer taraftan ahlak temelli tartışmalar açıyorsunuz. Komik!

    Hayvanlar aleminde yaş hesabı mı var? Hepimiz hayvan değil miyiz? Hangi referans noktasına göre neyin doğru neyin yanlış olduğunu iddia edeceğiz?

    Hem özgür irademiz de yoksa nasıl suçlu olabiliriz?

    Asya toplumlarında da genç hatun ve ensest ilişki yaygındır. Asya pornolarında hep okula giden mini etekli, tecrübesiz, masum görünümlü kızlar kullanılır, aynı şekilde filmlerinde ensest ilişki de yer alır ki sırf bu nedenle Asya filmlerine antipatim vardır.

    Tüm dünyaya Arap ve Asya kültürleri hakim olsaydı bu eleştirdiğiniz durum çok normal kabul edilmeyecek miydi? Nerede o zaman objektivite?

    O kültürlerde yaşıyor olsaydınız sizin de onlardan biri olmayacağınızın garantisi nedir? Sınırı nasıl çizecektiniz?

    Müslüman bozması arkadaş, İslamı haklı çıkarmak için ateistlere saldırmış. Ortada örtülemeyecek bir pislik varsa, yapılacak şey sağa sola pislik atmaktır.

  3. Söylerim tabi ki.

    Mesela ilk dikkatimi çeken burun boşluklarının genişliği. Bu da haliyle geniş burna sahip olduğunu gösterir. Afrikalılar ve Aborjinler direk ayırt edilebiliyor. Aborjinlerin alın kemikleri ve kafa yapıları da biraz daha farklı duruyor.

    Asyalılarda da çene kısmı biraz daha dar.

    Kafkas erkeği kafatası ve amerikan yerlisi kafatasını bu görüntüden ayırt edemiyorum. Ama birkaç tane farklı görsem ayırt edebilirim diye düşünüyorum.

    Direk link: http://i.imgur.com/vg918tX.jpg

    Arkadaşım bunu altyazılarını okumadan söyleyeceksin. Bak yukarıda ben farklı bir resim paylaştım. Buyur bunların içinden zenci olanları bul.

  4. Yanlış..Bende ''modern bilimin temelini atanlar Babil'lilerdir'' dersem,ne diyeceksin bana?

    Hiçbir şey diyemezsin..Çünkü bu mantık doğru değil..

    Müslümanlar,modern bilimin temelini atmadılar ama müslümanların modern bilime katkıları yadsınamaz..

    Tercüme çalışması,başlıbaşına çok büyük bir olgudur ve bu olgu,modern bilimin doğuşu sayılan rönesansın en önemli nedenleri arasında gösterilir..

    Doğru. Katılıyorum.

  5. Müslümanların bilime katkıları alkolü bulmaları ve birkaç yıldıza isim vermeleridir. Daha çok kendilerinden önce gelen Yunan ve Roma düşünürlerinin kitaplarını okumuş ve onlara kendi fikirlerini de katarak tekrar yorumlamış olmalarıdır.

    Modern bilimin temellerini atanlar, özellikle felsefe alanında, eski Yunanlılardır.

  6. Evrim dersi ateistlere de şart. Başka gezegenlerde insan olamaz. İnsan omurgalı bir canlıdır.

    Başka gezegende insan olabilmesi için, o gezegende, primatların, memelilerin, sürüngenlerin, balıkların, kordalı kurtların vs olması gerekir. Tabii tüm canlılar etkileşim halinde şekillendiği için de dinazorların vs de o gezegende ortaya çıkmış ve bir zaman sonra yok olmuş olması gerekir.

  7. Neanderthaller ile Sapienslerin ataları aynıdır. Neanderthaller ve Sapienslerin atalarının Homo heidelbergensis olduğu düşünülür. Avrupa'da yaşayan heidelbergensis'ler Neanderthallere dönüşmüş, Afrika'dakiler ise Sapiens olmuştur.

    Şu an da Dünya üzerinde tek tür Homo vardır. Ancak daha önceleri çok fazla sayıda Homo türü bulunmakta idi. En başarılı Homo türü ise Erectuslardır. 1 Milyon yıl boyunca varlıklarını korumuşlardır.

    Tek homo türü kalması ilginç bir durum. Sapeins de nerede ise yok olmak üzere imiş. Bu da insanın nasıl bir geleceği olacağına bir ışık tutuyor olabilir. Özellikle Sapiens'in çevreyi ve doğayı son derece radikal şekilde değiştirdiğini düşünürsek, yok olan Homo türleri arasına katılabiliriz biz de.

  8. Bu ayete göre diyelim ki ben sizin kölenizi öldürdüm; siz de benim kölemi öldürebilirsiniz. Ancak bu ayetin adaleti sağlamadığı fark edilmiş ve ustaca İslam filozofları tarafından tıraşlanmıştır.

    Bu ayete göre;

    * Kadın hür değildir, ayrı bir sınıftır. (2. sınıf insan)

    * Katilin cezalandırılması önemli değildir. Önemli olan kabileler arası anlaşmanın sağlanmasıdır.

    * Bu ayetin bir problem doğurduğu aşikardır ve etkisiz hale getirilmesi gerekmiştir. Kuranın sözü resmen çarpıtılarak etkisizleştirilmiştir.

    Avliye ve reddiye'de olduğu gibi, burada da madem Kuran'ı birebir uygulayamıyorsunuz, neden hala bu kitapta ısrar ediyorsunuz?

  9. Peki yanlış anlamayın bilgilenmek adına soruyorum; ilk canlı oluşumlarında fenotipteki extrem değişimler nasıl olmuştur

    Kambriyen iddiası, eski bir iddiadır. Artık Kambriyen patlaması diye bir durumdan bahsedilmiyor.

    Daha önceleri kambriyen öncesi hayvan fosilleri bulunamadığı için, bu dönemden sonraki fosillere rastlandığı için olay "Kambriyen patlaması" olarak adlandırılmıştır. Ama son keşiflerle, kambriyen öncesi fosillere de ulaşılmış ve kambriyen öncesi bir hayvan yaşamının kanıtları bilim dünyasına sunulmuştur.

    Kambriyen'in önceki dönemden farkı, sahneye etoburların çıkması ile silahlanma yarışının başlamasıdır.

  10. Atnalıyengecinin değişim göstermediği koca bir yalan. Ona bakarsanız balık da nerede ise aynı kalmış. 450 milyon yıl önceki balıkların da yüzgeçleri, kuyruğu vs varmış şimdiki balıkların da.

    Evrim fenotipin ekstrem boyutlarda değişmesi anlamına gelmez. Fenotip aynı görünebilir ama genetik bilgi mutlaka değişmiştir.

    Atnalı yengeçlerinin şu anda bilinen 3 farklı türü vardır. Bu da onların da evrildiğini gösterir. Bunun yanında özellikle trake sistemlerinin fosiller ile modern olanlarda oldukça farklı olduğu da biliniyor.

    Her okuduğunuza inanmayın. Evrim her canlı için işliyor. Atnalı yengecinde de işliyor.

  11. Yaşam bir hak değil, bir ayrıcalıktır.

    Doğanın bize kısa süreliğine tanımış olduğu bir ayrıcalık.

    Biz zaten ölü idik. Milyarlarca yıl boyunca.

    Ölü iken kısmen bilen, düşünen yapılara dönüştük.

    Ancak bu ayrıcalığa kısa bir süreliğine sahip olduk.

    Ne idi isek ona dönüşeceğiz sonunda.

    Ölü idik, ölü olmaya devam edeceğiz.

    O yüzden ölmeyi düşünmek yerine, yaşamda olmanın nasıl güzel bir ayrıcalık olduğunu düşünmek; bunun için doğa anaya teşekkür etmek gerekir.

  12. Devletsiz hayat iyi olur ama devletsizliğin devamını kim, nasıl sağlayacak? İlk devlet yapılarının zorbalar tarafından kurulduğu söylenir. İlk krallar insanları haraca bağlayan çete liderleri olmuş. Vergi ve krallıklar böyle oluşmuş. Gücü elinde hisseden kişiler zorbalığa soyunacakları için arkasından devlet denilen oluşum da kendiliğinden gelecektir.

    Esas sorun parada. Para ve mülk denilen olay var olduğu sürece bunun kontrolü için devletler de varlığına devam eder.

  13. ►konudan çok sapmadan, görüntü için çok fotonun tek noktada toplanması gerekir ancak bu ''çok fotonlar'' uzay zaman içinde çok saçma yerlere (her biri farklı veya bağzısı aynı olmak üzere) sapmış olabilir. Buda görüntü eldesini mümkün kılmaz. Yinede uzay çok boştur buda kısmen bozulmamış gözlemlenebilir evreni gözler önüne serer

    Eh biraz fantezi tabii. Söylediklerin kısmen yanlış. Eğer fotoları birer parçacık olarak düşünürsen haklısın. Ama dalga olarak düşünürsen uzayın her bir noktasında sınırsız foton olmalı. Yani fotonlar dalga olarak yayılıyorsa tek bir fotonu bulduğun yerde, diğerlerini de bulman gerekir. Ama görünür kılmak için içiçe geçmiş dalgaları ayırmak lazım ki bu da imkansıza yakın bir iş.

  14. vücut kılları ile ilgili teoriler ortaya atmak biraz daha kolay ama sakal-bıyık zorluyor. baya araştırdım, tatmin edici pek birşey yok. Almancı arkadaşlar Almanca kaynaklardan bişeyler bulabilse iyi olurdu. ben sadece İngilizce kaynakları okuyabiliyorum

    Birşey bulamazsınız da ondan. Doğanın neden bazı kılları seçip, bazılarını elediğini net olarak anlamak için doğanın kendisine sormak gerekir. Doğa da sorulana cevap veren bir varlık değil. Sadece akıl yürütme ile bu konuda fikir sahibi olunabilir.

    Ancak görünen bir durum var. Özellikle memeli erkeklerinde, diğer erkeklerle savaşmak için, savaş sırasında karşı tarafı korkutmak için belli uzuvlar büyümüş. Boynuzlu hayvanların boynuzları bunlardan biri. Sadece erkeklerde sakal çıkıyor olması da, bu durumun erkekler arasında geçen bir mücadele için gerekli olduğunu işaret ediyor.

    Dış işaretleyicilerin (sakal, boynuz, renkli tüyler vs) hemen hemen hepsinin nedeni sekstir. Bunlar karşı cinsi çekmek için kullanıldığı gibi, aynı cinsten olanı korkutmak için de kullanılır.

    Kaşlara gelince. Atalarımızın kaş hizasında göz kemerleri mevcuttu. Bu kemerler şempanzelerde de var. Bu kemerlerin göz altında gölge yaparak uzağı görmekte faydalı olduğu düşünülüyor. Ancak insanın beyni büyümeye devam etti, ve daha fazla yer kazanabilmek için özellikle alın bölgesi genişledi. Kaş kemerleri tamamen yok oldu. Ancak buradan kaşlarımız kaldı. Kaşlarımız atalarımızın kaş kemerlerinin birer kalıntılarıdır.

    Peki onlar neden kaldılar? Eski insanların konuşamadıklarını unutmayın. Konuşuyor olsalar bile bizim kadar net ifadeler kuramıyorlardı. Birbirlerini yüz ifadelerinden anlıyorlardı. Kaşlar ifade belirtmek için çok önemli yapılardan biridir. Kaş çatmak, kızmanın ifadesidir. Kaşlar olmadan yüz ifadeleri net şekilde karşı tarafa aktarılamazdı.

    Yani atalarımız yüz ifadelerini kaş kemerlerini de kullanarak karşıya aktarırken, kaş kemerlerinin zaman içinde kaybolması ancak yüz ifadelerinin kaybolmaması için kemerler gitti, kaşlar kaldı.

  15. Kendi ışığınızı görebilmeniz için önce bulunduğunuz yerden uzaklaşmanız gerekir. Eğer kendinizi 3 milyar ışık yılı uzağa ışınlayabilirseniz, oradan Dünya'ya baktığınız zaman, Dünya'nın ve Güneş'in 3 milyar yıl önceki halini görebilirsiniz. Ancak oturduğunuz yerden kendinizi, ışık gidip gelmediği sürece göremezsiniz. 3 milyar yıl öncesinin ışığı, 3 milyar ışık yılı uzakta bir mesafede bulunuyor.

    Ancak bir yol olabilir. Kütleçekimin uzay-zaman üzerindeki etkisinden dolayı, 3 milyar yıl önce yola çıkmış olan ışığımız, birkaç karadeliğin çevresinden dolaşıp bize tekrar dönüyor olabilir. Belki birkaç yy sonra kurulacak dev teleskoplar vasıtası ile bize dönen ışığı bilimadamları bulabilir, büyütebilir ve görünür hale getirebilir. Kim bilir?

×
×
  • Yeni Oluştur...