Jump to content

freand

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    4.292
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

freand Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

7.672 profil görüntüleme
  1. Nerelerdesin arkadaşım?

  2. Stalin'i ölesiye savunan ne kadar komünist, sosyalist falan varsa bunları bilmeli. Lenin'in Stalin hakkında yazdıklarını okuyunca şok geçireceksiniz. İşte karanlık tarihiniz. Bakalım Lenin, Stalin hakkında neler düşünüyormuş? Stalin çok kaba; biz komünistler arasında bu kötü özellik katlanılabilir olsa da Genel Sekreterlik makamı için tahammül edilemezdir. Bu yüzden yoldaşların Stalin’i o konumdan almanın bir yolunu bulması ve Yoldaş Stalin’den bu açıdan farklı bir yoldaşı aynı göreve getirmenin bir yolunu bulmaları gerektiğini düşünüyorum; daha anlayışlı, daha sadık, daha saygılı ve yoldaşlarına karşı daha düşünceli, daha az kaprisli vb. Bu durum ayrıntı olarak değerlendirilebilir. Ancak partide olası bir bölünmenin engellenmesi açısında Stalin ile Troçki’nin ilişkisiyle ilgili yazdıklarım önemsiz değildir, belirleyici olabilecek bir ayrıntıdır. Yoldaş Stalin, Genel Sekreter olur olmaz elinde büyük bir güç biriktirmeye başladı. Bu yetki ve gücü gerekli özenle kullanacağına dair emin olamıyorum. Diğer yandan yoldaş Troçki ise İletişim Halk Komiserliği başlığında da görüldüğü gibi Merkez Komite iradesine karşı yürüttüğü mücadele sırasında önderlik kabiliyetlerini göstermiştir. Görüldüğü gibi Lenin aslında Troçki'nin başa geçmesini istiyordu. Stalin'in diktatör olma tehlikesini ölmeden önce fark etmişti. Yıllar sonra Stalin Troçki'yi öldürttü.
  3. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Lenin'i Stalin zehirletti diye bir iddia var. Sizce bu doğru mu arkadaşlar? Stalin iktidara geldikten sonra bütün arkadaşlarını kesti. Bence olabilir. Stalin'den her şey beklenir.
  4. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Haha doğru.
  5. freand

    Komünizm Kötü Bir Şey Mi?

    Stalin denen herif, komünizm adına binlerce bilimadamını kurşuna dizdirdi. Basın ve yayın özgürlüğü yoktu. Haberleşme özgürlüğü yoktu. Devlet sansürcüydü.
  6. freand

    Komünizm Kötü Bir Şey Mi?

    Komünizm kağıt üstünde ilk bakışta hoş duruyor. Ama uygulamaya geçince komünizm bir kabusa dönüşüyor. SSBC'de şehir dışına çıkmak için bile özel pasaport almak lazımdı mesela.
  7. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Komünist Rusya'da grev yapmanın cezası ölümdü. İşçiler köle gibi zorla çalıştırılıyordu. Devlet aileni de fişliyordu ve gulag denen açık hava kamplarına sürüyordu. Gizli polis her yerdeydi.
  8. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    1931'de Rusya'da işçilerin devletten izin belgesi almadan şehir dışına çıkmaları yasaklanmış. Kendi ülkende bile ulaşım hakkın yok yani. Kurala uymazsan gulag kampına sürülüyorsun.
  9. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Bakın komünist Nazım bile Stalin'in baskılarını şiirinde açıkça itiraf etmiş. Stalin'in ölmesinden duyduğu rahatlamayı dile getirmiş. taştandı, tunçtandı, alçıdandı, kâattandı iki santimden yedi metreye kadar. taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik, şehrin bütün meydanlarında. parklarda ağaçlarımızın üstündeydi; taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gölgesi, taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın odalarımızda taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik. yok oldu bir sabah! yok oldu çizmesi meydanlardan, gölgesi ağaçlarımızın üstünden, çorbamızdan bıyığı, odalarımızdan gözleri, ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın” -nazım hikmet
  10. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Ben de tanımıyorum ama marksist bir siteden buldum. George Orwell okumalısın. Her şeyi özetlemiş kitaplarında. Hayvan Çiftliği ve 1984 romanlarını okumadan konuşma bence.
  11. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Apsimoron bunu oku. Artık komünistler bile Stalinizmin hatalı olduğunu düşünüyor. Militarist Bir Sosyalizm Olur mu? 14 Ağustos 1953 günü, ajanslar, SSCB'nin hidrojen bombası yaptığına dair açıklamasını dünyaya duyurdu. "Kontrolsüz termonükleer enerji sağlayabilen yıkıcı nükleer silah" olarak tanımlanan bu şeyin sosyalizmle ne gibi bir ilgisi vardı? SSCB'nin "yanılmaz" lideri Stalin, 1946'da tek ülkede komünizme geçilebileceğini söylemişti. Nükleer silahların, tankların, topların, tüfeklerin gölgesindeki, dünyanın en büyük askeri güçlerinden birine sahip olan bir rejim, eşitliğe, özgürlüğe ve adalete dayalı olan yeni bir toplum olarak nasıl sunulabilir? Militarist bir sosyalizm olabilir mi? Kuracağımız yeni toplumda güçlü bir devlet ve askeri bürokrasi mi olacak? Devrim ve ordu Lenin'e göre, devlet, tüm şatafatına rağmen asıl olarak bürokrasi ve eli silahlı adamlardan oluşuyordu. Bir sınıfın diğerine karşı egemenlik aracı olan devletin sopası asker, polis, gizli istihbarat örgütleriydi. Modern toplumda, sermaye sınıfının çıkarlarını korumak için kapitalist devlet baştan aşağı silahlanmış ve emekçi sınıflara karşı bir savaş örgütü olarak kurgulanmıştı. Lenin, tam da devrimin ortasında, 1917 Ağustos'unda yazdığı Devlet ve Devrim'de, işçi sınıfının iktidarı alır almaz düzenli orduları lağvetmesinden ve tüm halkın silahlanmasından bahseder. 1905 ve Şubat 1917 Rus Devrimleri'nin deneyini tartışır. Her düzenli ordu gibi, Rus ordusunun da çoğunluğunu emekçi sınıflardan gelenler (genellikle köylüler) oluşturur. 1905 ve 1917 Devrimleri'nde Rus Ordusu bölünmüştür. Çoğunluk, kendi kardeşlerine kurşun atmayı reddedip karşı tarafa geçmiş, işçilerle birlikte silah depolarını ele geçirmiş ve devrimi savunmak için tüm halk silahlanmıştı. Subaylar ise Çarlık'ın çıkarları için savaşmaya çalıştılar. Ama onlar küçücük bir azınlıktı. İşçiler Sovyet adlı doğrudan demokrasi örgütlenmelerini kurarken, askerler de subaylara isyan etmiş ve kendi sovyetlerini kurmuştu. I. Dünya Savaşı'nın kanlı cepheleri, birbirlerini öldürmeyi reddeden askerlerin kardeşleşmelerine tanık oluyordu. 1917 Ekim Devrimi ile Sovyetler iktidara geldi. Kansız bir devrimdi. Devrimin kalbi Petersburg'a hiç kimsenin burnu kanamadan hâkim olunmuştu. Moskova'da küçük çatışmalar olmuşsa da sadece birkaç kişi ölmüştü. İç Savaş Devrimin ilk kararları arasında Çarlık Ordusu'nun dağıtılması, rütbelerin ve hiyerarşinin yasaklanması vardı. Lenin ve Bolşevikler, dünya devrimini bekliyorlardı. Eğer gelişmiş bir kapitalist ülkede (beklenen: Almanya) devrim olursa, bunun Rusya'daki geçişi kolaylaştıracağını düşünüyorlardı. Ancak Alman Devrimi yenildi. Devrimden sadece bir yıl sonra ilk tokadın sersemliğini üzerinden atan Rus egemen sınıfı toparlanmış, dünyadaki 13 emperyalist ülkenin desteğini alarak devrimi boğmak için Beyaz Ordu'yu ileri sürmüş, iç savaş başlamıştı. Tüm halkın silahlandırıldığı, özel silahlı güç ortadan kaldırılarak bu görevin herkese dağıtılıp anlamsızlaştırıldığı politika, yerini savaşın gerçekliğine bıraktı. Beyaz Ordu'ya karşı Kızıl Ordu kuruldu. 1919-1921 arasındaki iç savaş döneminden Sovyet iktidarı zaferle çıktı. Bu, yenenin mağlup olduğu bir zaferdi. 1917 Ekim Devrimi'ne katılan işçi, köylü ve askerlerin yüzde 95'i iç savaşta yaşamını yitirmişti. Tüm ekonomi savaş için örgütlenmişti, şehirlerde ise açlık kol geziyordu. Devrimi yapan sınıf yok olurken, yeni bir sınıfın iktidarı doğuyordu. Eski rejimin bürokratları, devrimi selamlayarak partiye üye oluyordu. Çünkü Bolşevik Partisi artık değişmiş, kocaman bir ülkeyi elindeki silahlı güçle yönetmeye çalışan ve kendini devlet olarak örgütleyen bir aygıta dönüşmüştü. Kızıl Ordu devasa bir güçtü. Çarlık Ordusu'nun bazı subayları saf değiştirerek Kızıl Ordu'ya katılmış ve komuta kademesinde yer almıştı. Stalin, 1926'da tek bir ülkede sosyalizmin mümkün olduğunu yazdı. 1929 yılında "I. Beş Yıllık Ekonomik Plan" yürürlüğe girdi. Stalin bir hedef koymuştu. Sovyet Rusya, Batı'nın 200 yılda yaptığını 20 yılda yapmalı ve sanayileşmeliydi. 20 yıl demişti. 1917 Ekim Devrimi 1. Dünya Savaşı'na son vermişti. Ancak emperyalist güçlerin arasındaki dünyanın yeniden paylaşımı meselesi sonuçlanmamıştı. 1929'daki Büyük Bunalım'la birlikte tüm devletler yeniden savaş için tepeden tırnağa silahlanmaya başlamıştı. Ordu içinde rütbeler hızla geri geldi. Ast-üst ayrımı yürürlüğe sokuldu. Devrim, sıradan bir askerle subayın aynı ücreti almasını şart koşmuştu. Stalinizmin hâkimiyeti ile birlikte bu ortadan kaldırıldı. Ordunun komuta kademesi aynı zamanda egemen sınıfın ta kendisiydi. Rus ekonomisinin temel güdüsü, toplumun tüketimi için üretim değil, daha fazla silahla için üretim oldu. Rus ekonomisi bir sürekli savaş ekonomisine dönüşmüştü.* 1939 yılında Rusya ile Japonya sınır anlaşmazlıkları yaşayıp çatıştı. Stalin, dünyayı paylaşmak için Hitler'le zaten anlaşmıştı. 23 Ağustos 1939'da Nazi Almanya'sı ve SSCB arasında imzalanan Molotov-Ribentrop Anlaşması doğrultusunda Avrupa'yı ikiye bölmek için harekete geçti. Polonya ve Besarabya'yı işgal etti. 1 Eylül 1939 günü ise milyonlarca insanın ölümüne neden olan 2. Dünya Savaşı başlamıştı. Bu, emperyalist bir savaştı ve temel neden Batı gibi SSCB'nin de emperyal bir güce dönüşme isteğiydi. Savaşta kazanan taraf Stalin'in SSCB'si ve ABD olmuştu. Stalinist Rusya, Doğu Avrupa'yı işgal ederek dünyanın üçte birini siyasi egemenliği altına almıştı. Dünya, 70 milyondan fazla insanın ölümü pahasına paylaşmıştı. SSCB, Soğuk Savaş boyunca dünyada nükleer gerilimi artıran ve bölgesel çatışmaları kışkırtan bir politika izledi. Yıkılan sosyalizm değil Bütün bu hikâyenin sosyalizmle bir ilgisi yok. Ordulu, generalli, nükleer silahlı, gizli polisli bir rejim sosyalist olamaz. Militarizmin olduğu yerde yeni bir toplumun ya da bu topluma dönük bir girişimin varlığından söz edilemez. SSCB'yi sosyalist, 'reel sosyalist' ya da kapitalizmden daha ileri bir toplum olarak görenler ise tam tersini düşünüyor. Eğer sosyalizmde güçlü ordular ve askeri hiyerarşi olacaksa, neden darbe yapmak isteyen kendi ordunu desteklemeyesin ki? 1989-1991'de Doğu Bloku'nda yıkılanın ne olduğu tartışmasından bu yüzden kaçınılamaz. Eğer yıkılanın sosyalizm değil bürokratik devlet kapitalizmi olduğunu, işçi sınıfının sömürüldüğünü ve eskisi gibi baskı altında tutulduğunu teslim etmezseniz, aynı yere düşersiniz. Bu yerin de artık emekçi sınıfların gözünde herhangi bir değeri yok. Yeni bir toplum militarizm, baskı, yayılmacılık üzerine kurulamaz. Kim bunu yapmak istiyorsa, sosyalistler onların daima karşısında olacaktır. Volkan Akyıldırım
  12. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Protelerya diktatörlüğü ve Faşizm, ikisinin de son derece devletçi, son derece baskıcı, son derece otoriter yine son derece totaliter tek adam mentalitesinde sistemler olduğu bir gerçektir. Faşist Partiler ve Komünist Partilerin Ortak Özellikleri: Fanatik kömünistler dev miting meydanlarında Stalin'i diniiyorlar: Fanatik faşist Nazi'ler dev miting meydanlarında Hitler'i dinliyorlar: Fanatik komünistler lider kültünü uyguluyorlar. Ulu ve üstün insan Stalin: Fanatik Faşist Nazi'ler lider kültünü uyguluyorlar. Hitler üstün bir varlık gibi yansıtılmış: Fanatik Komünist Parti Yanlısı askerler gösteri yapıyor: Fanatik faşist birlikler gösteri yapıyor.
  13. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Çok doğru dedin hocam. Devrim mutlaka yozlaşmak zorunda. Komünizm peşinde koşmak boş umuttur. Devrimden sonra gelen rejimler, öncekilerden bile kötü oluyor genelde. İnsan doğası bu.
  14. freand

    Komünizm Neden Dejenere Olmak Zorunda?

    Amerika, kapitalizm sütten çıkmış ak kaşık değildir. Ama Stalinist rejimler iki yüzlüdür. Stalin'in kollektivizasyon polikası yüzünden açlıktan ölen milyonlarca köylüden haberin var mı senin?
  15. freand

    Bakteriler Konuşuyor

    Quorum Sensing denen bir olay bu. ''Konuşmak'' mecaz anlamda tabi. Bakteriler birbirlerini uyaran sinyal molekülleri salgılayarak planlı sürüler gibi davranabiliyorlar.
×
×
  • Yeni Oluştur...