Jump to content

Baykush

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    54
  • Katılım

  • Son ziyaret

Baykush kullanıcısının paylaşımları

  1. 7, dini kültürde çok sevilen bir rakamdır. Yaratılış 7 gün sürer. Firavun rüyasında 7 inek görür. Gök 7 kat yaratılmıştır. Mağara uyurları 7 kişidir. vs. vs. Gelelim yedi kat gök ile ilgili müslüman yalanlarına. Yalan 1: 7 Kat gök dünya atmosferinin tabakalarını işaret eder1. Yalan 2: Kuranda 7 kat gök kelimesi 7 kere geçmektedir. Yalan 3: Miraç gecesi Muhammed bu katları ziyaret etmiştir. Yalan 4: Her kat semada bir peygamber bulunur2. 1) 1. Troposfer, 2. Stratosfer, 3. Mezosfer, 4. Termosfer, 5. Ekzosfer, 6. İyonosfer, 7. Magnetosfer 2) Birinci kat semada Âdem aleyhisselam, ikinci kat semada Yahya aleyhisselam ile İsa aleyhisselam, üçüncü kat semada Yusuf aleyhisselam, dördüncü kat semada İdris aleyhisselam, beşinci kat semada Harun aleyhisselam, altıncı kat semada Musa aleyhisselam ve yedinci kat semada İbrahim aleyhisselam. (Buhari, Menâkıbu’l-Ensâr, 42)
  2. Baykush

    Kuran'daki Paradokslar

    Öncelikle paradoks nedir? Bir hatırlatma yapayım. En ünlü paradoks da Giritli olan Epimenides'in "Bütün Giritliler yalancıdır !" diyerek çelişki oluşturduğu paradokstur. Kendisi de bir Giritli olduğuna göre o da yalancıdır, söylediği çelişki oluşturur. Bu başlık kurandaki paradoksları göstermek için açılmıştır. Bu ayette paradoks yoktur diye savunmanız anlamsız olacaktır.
  3. Bilim adamları insanlar ve maymunlar (apes) arasındaki farklılığın tek bir genden kaynaklandığını söylüyorlar. Bizi diğer canlılardan ayrı kılan ne diye sorulduğunda insan konuşur derler. Araştırmalar bazı hayvanların da bir dili olduğunu gösteriyor. Bazılarına göre ise farklılığımız alet kullanmamızmış. Alet kullanabilen başka canlıların var olduğunu biliyoruz. Edinburg üniversitesindenki araştırmacılar insanlarla maymunları birbirinden ayıran şeyin miR-941 geni olduğunu söylüyorlar. Bu gen dil ve alet kullanmada gerekli rolü sağlamış. http://www.medicaldaily.com/articles/13227/20121121/scientists-reveal-single-gene-difference-between-humans.htm#Bfz7xgJeloasJCvZ.99
  4. Mars'taki Curiosity aracı ile araştırma yapan bilim insanları son bulgularını açıklamaya hazırlanıyorlar. Emin olmak için kontrol yapıyorlarmış. Eğer doğru ise yer yerinden oynayacakmış. Tarih kitaplarına geçecek bir buluşmuş. Umarım CERN'deki nötrinolar ile ışık hızı geçildi haberine benzemez. http://www.npr.org/2012/11/20/165513016/big-news-from-mars-rover-scientists-mum-for-now
  5. Hindistanda 11-12 yaşındaki öğrencilere yönelik yazılmış hijyen ve sağlık ders kitabına göre, et yiyenler yalan söylemeye, verdiği sözü tutmamaya ve cinsel suçlara yatkın kişilermiş. Konu din olunca ilk başvurulan kaynak da tabi ki Harran'lı yahudi İbrahimin dini. Adem ve Havva cennet sakinleri iken beslenme menülerinde hayvanlar yoktu. Tanrı onlara meyvalar, kabuklu yemişler ve sebzeler vermişti. Tanrı cennetteki herşeyden yiyin ama bu ağaca dokunmayın demişti. Tanrı yasakladığı elmayı yediler diye ilksel anne ve babamızı yeryüzüne defetti ama çocukları yeryüzünde daha da ileri gittiler yenebilecek ne varsa yemeye başladılar. Hindistan'da yayınlanan bu kitaba göre et yiyenler hile hurdaya, yalan dolana, sözden dönmeye ve cinsel suçlara yatkın kişiler oluyorlarmış. İşte Link : http://www.bbc.co.uk...-india-20354669 İşte kitabın kapağı.
  6. Mini etek giyildiği için deprem oluyor diyenlere duyurulur. Gaybı allah bilirdi ama müslümanlar da şaşırdı. İran'ın başkenti Tahran’da düzenlenen 1. Ekonomik İşbirliği Organizasyonunda konuşan İranlı merciler yaptıkları açıklamalarda İranlı bilim adamlarının depremi önceden belirleyen alçak irtifalı uydular geliştirmek üzere çalıştıklarını belirttiler. İran Sanayi ve Bilim Çalışmaları Merkezi Başkan Yardımcısı Muhammed Hassan Entezari, 6o kilo civarında ağırlığa sahip ‘Ayet’ isimli İran uydusunun alçak irtifaya yerleştirilerek depremi uzaydan haber vereceğini söyledi. Fransa, Çin ve Rusya’nın da benzer uydu sistemleri üzerine çalıştıklarına dikkat çeken Entezari, İran uydusunun deprem öncesi ve sonrası hareketlenmeler için sismik bozuklukları halletmek noktasında çok mühim bir adım atmış olduğunu belirtti. http://dunya.milliye...705/default.htm
  7. Müslüman yalan söyler mi? Evet söyler. Takiiye ve Kitman yaparak söyleyebilir. Popüler müslüman yalanları başlığında verilen yalanlar da aslında kurana göre günah değil. İmanı, islamı güçlendirmek için gerektiğinde yalan söylenebilir. İnsanlar kandırılabilir. Yeter ki allahın isteği yerine gelsin. Takiyye: Çeşitli sebepler dolayısıyla, dini inançları saklamak ve hatta başka bir inançta imiş gibi görüntü vermek. Kitman: Politik inançların ve davranışların saklanması veya başka bir şekilde takdim edilmesi. Bu konuda kuranda ayet var mı? Var. Nahl 106. Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır. Al-i İmran 28. Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır. Mumin 28. Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: Bakara 225. Allah sizi, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir) Tahrim 2. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. .. Al-i İmran 54. Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Boşuna müslümanlarla tartışıyorsunuz. Yalan islamın bir parçası.
  8. Geçtiğimiz aylarda Mısır'da bazı radikal gruplar ülkedeki tarihi eserlerin yıkılmasını isteyerek Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye piramitleri yıkma çağrısı yapmışlardı. Bu girişim ilk değil. 12. yy da da müslümanlar piramitlerden birinin üst kaplamasını sökmeye uğraşmışlardır. Piramitlerin nasıl yapıldığı konusunda spekülasyonların hadi hesabı yok iken, nasıl yok edildiğine dair spekülasyon olmayacak eğer başarırlarsa. Tarih boyunca başka kültürlere ait eserler hep yakılmış ve yıkılmıştır. Bütün dinlerde ve medeniyetlerde benzeri olaylar yaşanmıştır. Bu olay günümüzde de sürmektedir. Genelde yeni düzenin hala yaşayan eski düşünce biçimlerini yok etmek isteğidir. Ama bazan da yaşamayan eski bir kültüre ait değerler de yok edilmektedir. İbrahimin tapınaktaki putları kırması en eski eser tahribi olarak verilebilir. Bugün ucube gibi görülen bir eser yüzyıllar sonra turist çeken bir eser olabiliyor. Ne olursa olsun dünya insanlık mirasının korunması lazımdır. Yaşama alanlarımız daha sıkışmadı. Yeterince yer var.
  9. Avatar: Son Havabükücü hakkında bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Avatar:_Son_Havab%C3%BCk%C3%BCc%C3%BC Bu da bizim Havabükücümüz. Sandy kasırgası ABD'yi kasıp kavururken cemaat mensuplarının Pennsylvania'da yaşayan Fethullah Gülen'i merak etmesi üzerine twitterdan açklama yapıldı. "Sandy kasırgası buradan da geçti. Çok yıkım bekleniyordu ama Elhamdulillah dualar sayesinde korkulan olmadı. Bizde ve tanıdıklarımızda birkaç ağaç devrilmesinden başka hasar yok. Elektrik ve internet kesintisi devam ediyor. İlk fırsatta yeni nağme'ler yayınlayacağız."
  10. Başlığı arşivden çıkardım. Yazan: CharlesDarwin Allah kuranında öfkelenir, kızar, sever vs. yani duyguları vardır. Peki ya şehvet? Allah bunu da hisseder mi? Böyle bir özellik onda yoksa bu onda bir kusur değil midir? Böyle bir özellik onda yoksa bu hissin ne olduğunu bilebilir mi? Bir hissin ne olduğunu bilmek için onu yaşamak lazımdır. Hiç orgazm olmamış kişiye nasıl birşey olduğunu tarif edemezsiniz. Allahta bizi gökten seyredip hiç yaşamadığı birşeyin ne olduğun nereden bilebilir? CharlesDarwin Ben bir insan olarak bir android robot yapmaya kalksam cinsel tercihlerime, zevklerime, algılarıma, eksikliklerime, beğenilerime göre bir robot yapmaya kalkardım. Cinsi sapık isem sonuçta yapacağım robot erdişi bir robot olurdu. Eğer robotumu pazarda satacak isem settings diye bir seçenek yapıp içine müşterinin günlük tercihlerine göre süper zenci ile süper dişi arasında ayarlanabilen bir button kordum. Bunu yaparken de deneyimlerimden müşterinin ne hissedebileceğini düşünerek yapardım. İyi bir iş adamı isem bunu işe aldığım testerlara, ceo'lara sorardım. Esas konuya gelelim. Allah şehveti nerden biliyor? Öfke, kızgınlık, sevgiyi anladık da şehveti nerden biliyor? Kendi bilmiyor, yaşamamış ise kimlerden almış bilgiyi? Şeytana mı, meleklere mi sormuş?
  11. Genelde müslümanlar arasında dayanışma varmış gibi görünür ama aslında durum göründüğü gibi değil. Irkları, renkleri, dilleri, kültürleri, geçmişten gelen düşmanlıkları, yedikleri, içtikleri ve en önemlisi liderleri farklı olduğu için birbirleri ile çatışırlar. Biri diğerinin müslümanlığını, ibadetini, itikadini beğenmez. Mezhep çatışmaları dışında çok farklı nedenlerle bir müslüman diğerini sevmez, eleştirir, dalga geçer. Bizim ilahiyatçı profesörler birbirlerini sevmedikleri gibi, medresede yetişmiş naif müslümanları hiç sevmezler. Gelenekçilerle yenilikçiler hep çatışır. Aslında ne kadar bölünürlerse o kadar iyi. Böylelikle toparlanmaları güçleşir. Biraz din paparazisi olacak ama sizce kim kimi sevmiyor?
  12. Kurandaki bilimsel, matematik, mantık hatalarından en çok dikkatinizi çeken 5 hata nedir? Başkalarının yazdığını, aynı cümleyi kullanmamak kaydıyla siz de yazabilirsiniz. Biliyorum yüzlerce, binlerce hata var ama siz 5 tane yazın. Ama sadece hata, tutarsızlık veya yanlışlık olsun. Benim listem. İki denizin karışmaması. Bu denizler yer denizi ile gök denizi. Suyu acı olan okyanus, tatlı olan gök denizi. Yağmur suyu tatlı değil mi? Ay ile güneşin birbirine kavuşmadan yer etrafında dönmeleri, ve birbirlerine yetişmemeleri. Güneşin dünyaya uzaklığı, ayın dünyaya uzaklığının 400 katı. Yetişme diye bir şey söz konusu bile olamaz. Zulkarneyn'in güneşin battığı yere kadar gitmesi. Kıyamet günü yıldızların sönerek yere dökülmesi. Yıldızların yere gezegenlerden daha yakın olması ve göğün alt tavanında asılı olmaları.
  13. Resimlerde, minyatürlerde melekler insana benzeyen kanatlı yaratıklar olarak betimlenir. Eski ahitte büyük meleklerin (arş melekleri) kanadı olup olmadığı belli değildir. Keruvlar ve seraflar denen melekler de çok nadir olarak kanatları ile tasvir edilir. Eski ahitte melekler genelde yeryüzünde insan görünümünde dolaşırlar. Mısırdan Çıkış 25:20 Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak. Yeşeya 6: 2 Üzerinde Seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı. Kuranda meleklerin kanadı olduğu açıkça yazılıdır. Hadislerde ise Cebrail'in 600 kanadı olduğu söylenir. Fatır 1: Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter. Kuran'a göre nurdan yaratılmış bir meleğin uçmak için neden kanada ihtiyacı olsun? Fiziksel kurallara bağlı olmayan bu yaratıklara neden kanat takmak ihtiyacı doğmuş? Meleklere kanatlar gerçekten düşünülmüş mü, yoksa bu bir sembol mü?
  14. “The religion of one age is the literary entertainment of the next.” Ralph Waldo Emerson Türkçesi; Bir çağın dini, bir sonrakinin edebi eğlencesidir. Babası gibi papaz olan, eşinin ve erkek kardeşlerinin ölümü üzerine ruhsal bunalıma girip 1832'de rahipliği bırakan, amerikalı düşünür, yazar Ralph Waldo Emerson söylemiş bu sözü. Diğer beğendiğim bir sözü de Bir krala saldırdığınızda, onu öldürmek zorundasınız. Helenistik dönemin tanrılarını bugün sinemada, video oyunlarında, reklamlarda, güldürü edebiyatında kullanabiliyoruz. Bir film "Clash of the Titans", ve bir bilgisayar oyunu olarak "God of War" bunlardan bazıları. Oysa o dönemlerde Zeusu, Afroditi bırakın bir şehir tanrısını inkar etmek bile günahtı ve inkarcı insanlar idam ediliyordu. Örneğin Sokrates bu tanrılara inanmadığı veya onların yerine başka tanrıları koyduğu için gençliği zehirlemekle suçlandı ve ölüme mahkum edildi. Bugün islam toplumlarında benzeri durumlarla karşılaşılmakta. Bir müslüman yahudi ve hıristiyanın tanrısını kabul ederken diğer bütün tanrıları reddetmektedir. Onun dışındaki dinlere mensup kişiler diğer insanların tanrılarını reddetmekte, eleştirmekte hatta edebi eğlence aracı olarak kullanmakta sakınca görmemektedir. Ama başkalarının tanrılarına saygı duyuyormuş gibi görünmek siyasetçilerin, din adamlarının işlerine gelmektedir. Benim düşüncem mutlak doğrudur diyen farklı iki din adamı bir araya geldiğinde ne kadar komik olduğunun farkında değiller. Bir kadının kocası ile aşığının birlikte takılmasına benzetiyorum. Bir gün gelecek bu dinler de edebi eğlence aracı olacak. Bu defa günümüzün dinleri yazarlara, sinemacılara, oyunculara, karikatüristlere malzeme ve geçim aracı olacak. Ahirette görürsünüz siz diyenler binlerce yıl önce de vardı. Bilinmeyen azaldıkça tanrılar da değişecek. Olympos dağından gökyüzüne çıkan tanrılar gittikçe bizden uzaklaşmışlardı ama yüzyılımızın başında ortaya çıkan paralel evren düşüncesi ile yeniden burnumuzun dibine geldiler.
  15. Çocukluğumda da en çok ilgimi çeken hayvan olmuştur. Karganın mitolojide ve maneviyatta önemli bir yeri vardır. Her dinde, mitolojide ve kültürde kargaya yer verilmiştir. Kargadan başka kuş tanınmaz. Önce Kurandaki karga ile başlayalım. Maide (31) Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu. Tanrının, kardeşinin sunduğu kurbanı beğenmesini kıskanan ve bu nedenle Habil'i öldüren Kabil cesedi ne yapacağını bir kargadan öğrenir. Ama islam alimleri bu konuda hem fikir değiller. - Kabil kardeşini öldürmüş ama onu gömmeyerek iyice intikam aldığını zannediyordu. Kargayı görünce bir karga kadar değilim kardeşimi toprağa gömmüyorum dedi. - İnsanoğluna ölüyü gömmeyi Allah karga göndererek öğretmiştir. Çünkü Nuh'a kadar cesetler kokmamış. Eğer allah öğretmeseydi, cesetleri gömmeye de gerek duymayacaklardı. Siz ne düşünüyorsunuz? Kuranda veya diğer mitolojilerdeki karga hakkında.
  16. Einstein'ın ölmeden bir yıl önce okuduğu son kitap olan Choose Life: The Biblical Call to Revolt un yazarı Eric B. Gutkind' a gönderdiği, 3 Ocak 1954 yılında almanca ve el yazması olarak yazılmış mektup 3 milyon dolara açık artırma ile satışa çıkıyor. Einstein mektupta tanrı kelimesinin kendisine insan zayıflığının bir ürünü ve bir tanımdan başka bir anlamı olmadığını yazmış. İncildeki hikayelerin güzel bir kolleksiyon olduğunu ama yine de ilkel ve oldukça çocukça olduğunu belirtmiş. Ne kadar farklı yorumlanırsa yorumlansın bunun değişmeyeceğini, kitabın yazarının yaptığı yorumların da orjinal metin ile hiç ilgisinin olmadığını yazmış. Hırıstiyan ve Yahudiler de müslümanlar gibi kitaplarındaki ilkelliği ve çocuksu anlatımları yorumlayarak değiştirmek için çaba harcıyorlar ama nafile. Yer mi elin oğlu? http://www.theatlant...on-ebay/263334/
  17. Bilim adamları, bir eklem bacaklıda şimdiye kadar bulunmuş en eski modern beyni olan 520 milyon yıllık bir böcek fosili buldular. Kendi çağı için oldukça kompleks olan bu beyin kayıtlara en eski modern beyin olarak geçebilir. http://www.medicaldaily.com/articles/12631/20121010/520-million-year-old-bug-creature-first.htm
  18. Ne bulmayı bekliyorlar acaba? Ademe kadar gider bu iş. 10 Ekim 2012 Çarşamba Merhum Özal'ın mezarının açılmasının ardından mezar açma tartışmaları farklı bir boyuta taşındı. Yeni Akit Gazetesi'nin haberine göre Kültür Genetik Araştırmaları Düşünce ve Teşhis Platformu Onursal Başkanı Deniz Şar Atatürk 'ün ölüm sebebinin araştırılması Mustafa Kemal'in naaşı için otopsi yapılmasını istedi. Konuyu Akit Gazetesi'ne değerlendiren Adli Tıp Ensti­tüsü eski Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, Cum­hurbaşkanı Turgut Özal'ın mezarının açılması tartışmalarına dikkat çekerek, Atatürk'ün me­zarının açılmasıyla neyle karşılaşılacağının bi­linmediğini söyledi. Özal'ın mezarının açılmasıyla bir şey elde edilemeyeceği yönündeki iddiaları hatır­latan Prof. Atasoy, “'Kemikten başka çıkmaz' denildi. Neyle karşılaşıldı gördünüz. Bozulmamış bir cena­ze gördük. Onun için açmadan, hiç kimse için bir şey söylenemez” dedi. Atatürk'ün ölümüyle ilgili tutu­lan tutanağı hatırlatan Prof.Dr. Sevil Atasoy, “Çok ayrıntılı bir tıbbi belge var. Orada başka bir türlü şüphe yokmuş onların aklında. Onun için otopsi yapmamışlar. 8-10 kişinin imzaladığı bir belge var. Ne­den öldüğünü açıklamışlar. Karaciğer sirozu konusunda hemfikir olmuşlar. Dolayısıyla bir otopsi yap­mamışlar. Bu iş doktorlarının kararına kalmış bir durum” diye konuştu. Kaynak: YENİ AKİT
  19. Baykush

    Veren Allah alan Allah

    Televizyonlarda bitki doktorları çıkıp bitkilerin verdiği şifalar içi allaha övgüler sayıyorlar. Bu nasıl insanlar, bilim adamları ki şifa için allaha şükürler ve övgüler sunarken, hastalıklar için onu yermezler. Allahım bana bela verdin ama şifa da verdin sağol. Ne anlamı kaldı. Veren de o alan da o. 1+ (-1)=0 kazanç ne? Sabret gör. Bu saşmalığı sorgulamazsan sana ödül var.
  20. 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın hayatını kaybettiği 17 Nisan 1993 tarihinde GATA'da nöbetçi tabip subay olan Şifa Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz, cesedinin bozulmadan günümüze kadar gelmesinin sadece bilimle açıklanamayacağını söyledi. Bazı olayların bilimsel olarak açıklanamadığını, merhum Cumhurbaşkanı Özal'ın cesedinin 19 senede bozulmamasının da böyle olduğunun altını çizen Sarsılmaz, "Her şeyi bilimsel açıklamak zorundayız ama bilimsel olarak açıklayamayacağımız durumlar var. Perdeler var. Bu perdeyi aralamak için bilimsel olarak çok uğraşıyoruz ama karşımıza başka bir perde daha çıkıyor. Alanımızın biraz dışında ama herkes biliyor. Eğer bir insan mağdur edilmişse, iyiliği dokunmuşsa 'şehit' ifadesini kullanıyoruz. Onlar korunuyor. Rahmetliyle ilgili bu kadar şey yapılmış. Düşünün, 'alelacele defnedilmiş' tarzında bir yaklaşıma rağmen Allah onu 19 sene nasıl korumuş görüyoruz." dedi. CHA
  21. Kısa sureler namazda dua olarak okunur. Ama bu surelerin başında De ki, De (Kul) ifadesi geçer. Sureyi türkçe okumuş olsaydık "De ki" diyerek allaha emir vermiş olacaktık. De ki yi de çıkarınca sesler eksik gibi kalıyor. Bu "De ki" ler ayetin allah tarafından muhammede gönderildiğini belirmek için kullanılmış ama müslümanlar bunu namazda allaha söylüyorlar. Şimdi bu "De ki" emiri kime? Namazı kılan kişinin kendisine mi, allaha mı? yoksa ayrıntıyı boş ver okumana mı bak? İhlas 1: Kul (De ki, De) huwe llâhu ehad Felak 1: Kul (De ki) e’Ûzu bi-rabbi l-felaK Nas 1: Kul (De ki) e’Ûzu bi rabbi nnâs Kafirun1 :Kul (De ki) yâ-eyyuhâ l-kâfirûn
  22. Teistlerin çoğu tanrı’nın gelecekte olacak olayları bildiğini söylerler. Peki tanrı bir olayı yönlendirirken muhtemel bütün olasılıkların ne gibi sonuçlar doğuracağını biliyor mu? Yoksa ilk andan itibaren herşey deterministik olarak mı ceryan ediyor? O zaman özgür irade yok oluyor. Özgür irade var ise tanrının hiç bir olaya müdahale etmemesi gerekir. Elimde hilesiz bir zar var. Önümde de 6 tane yol var. Zarı attığımda gelen sayıya göre bu yollardan birine gideceğim.Tanrı hangi sayının geleceğini, ve bu sayıya göre gittiğim yolda başıma ne işler geleceğini de biliyor diyor teistler. Diğer olası durumlarda ne olacağını tanrı bilemez o zaman. Zar hilesiz olduğuna göre gelen sayıya göre davranmam ne tanrının iradesi ne de benim özgür iradem oluyor. Zarı atarken tanrıya benim için hayırlı olan gelsin diye dua etmem de boşuna oluyor. Çünkü diğer durumlarda ne olacağını hangisinin benim için daha hayırlı olacağını tanrı da bilemiyor. Yaşanmayacak bir olsılığı tanrının bilmesine imkan yok. Her ne kadar ateist olsam da bir tanrı olsaydı bu tür problemleri olacaktı. Sizce bir tanrı bütün olasılıkları bilir mi?
  23. 1982 yılından beri yapılan bir araştırmaya göre dünya üzerindeki bitkisel yaşamda çok fazla bir değişiklik olmamış. Uydu gözlemlerine dayanarak karasal bitki büyümesinin sabit kaldığını, büyümenin durduğunu tesbit etmişler. Sınır değerlere ulaşmışız. Bunun sebebi kütüphanelerde, kitaplıklarımızda biriktirdiğimiz kitaplar, atmaya kıyamadığımız mobilyalarımız olabilir mi? http://green.blogs.nytimes.com/2012/09/20/has-plant-life-reached-its-limits/
  24. Müslümanlara allah nerede diye sorduğunuzda, her yerde veya o zaman ve mekandan münezzeh derler. Kurana ve hadislere bakılırsa allah 7. gökte melekler tarafından taşınan bir tahtta oturuyor. Muhammed onunla görüşmek için neden göğe çıktı, isa neden göğe çekildi? Muhammed vahiy alırken neden doğrudan allahdan değil de cebrailden alıyor? Cebrail allahla muhammed arasını gidip gelmek için neden kanatlarını kullanıyor? Meryeme çocuk vereceği zaman neden cebraili göndermiş de üfletmiş? Demek ki allah bizim yaptıklarımızdan, dualarımızdan, ibadetlerimizden melekleri aracılığı ile haberi oluyor. Melekler ne bildiriyorlarsa o kadarını biliyor. Bir de kıyamet gününe kadar lazım olmayan bilgiyi de bilmesine gerek yok. Boşuna zihnini meşgul etmez herhalde. Şeytanla ne iş yapıyoruz onu da görmüyor. Şimdi müslümanlar inanmıyorsunuz size ne diyecekler. Ama ben biraz bu işte sakatlık seziyorum. Allah doğrudan bizi görüyor, işitiyor, biliyor ise en sevdiği, kendi seçtiği elçileri ile neden melekler aracılığı ile haberleşiyor? Allah bizi ne duyuyor ne de görüyor. Rahat olun müslümanlar.
  25. Kurandaki surelere isim verenin muhammed olduğu söyleniyor. Cebrail bir sureye yeni ayetler getirdiğinde surenin ismini mi kullanıyordu? Yoksa muhammed gelen ayetleri surelere bölüp kendi mi düzenledi? Aslına bakarsanız kuranın yazan kişiler eski ahitten etkilenip surelere isim vermişler. Bu surelerin isimleri türkçe kuran çevirilerinde de kullanılır. Oysa ingilizce veya almanca çevirilerde o dillerdeki karşılıkları kullanılır. Örneğin; Bakara için The Cow, Die Kuh yani İnek, Maide için The Food, Der Tisch yani Masa, Sofra gibi. Neden sure isimlerinin türçesi kullanılmıyor?
×
×
  • Yeni Oluştur...