Jump to content

imhotep

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    264
  • Katılım

  • Son ziyaret

imhotep kullanıcısının paylaşımları

  1. imhotep

    Ateizm Solun Afyonudur

    Bilimsel Sosyalizm'den gelip, oradan Kemalizm'e, oradan da Faşizm'e geçişin ilginç bir örneği bu Türksolu grubu. Her geçen gün hayretle izlemekteyim. Laiklik tanımlamaları bile sağcılaşmış. Din ve politikanın ayrılması olarak ifade etmişler. Oysa Kemalizm'de Laiklik din ve "dünya" işlerinin ayrılmasını ifade eder. Neyse... Bu Türksolu'nun bizi ilk şaşırtması değil. Solcu kafatasçılıktan sonra şimdi de solcu muhafazakar olmuşlar! Türk-İslam sentezi cuk oturmuş üzerlerine. Allahları akıl fikir ihsan eylesin.
  2. imhotep

    Uğur'lar Olsun!

    İki üst iletide ne demişiz? Türkiye’de her değer, O’nu hakketmeyenler tarafından sahiplenilmektedir. Yıllardan beri Mustafa Kemal gerçekliğinde buna şahit oluyoruz. Uğur Mumcu için de aynı şeyleri yaşıyoruz. Yarın göreceğiz, düzen medyası Uğur Mumcu'ya ağıt yakmaya başlayacaktır. Başta neo liberal aydınlarımız-meşhur döneklerimiz- Uğur Mumcu'ya methiye düzeceklerdir. Uğur Mumcu yaşasaydı, 'Ergenekoncu' diye yaftalayacak olanların bir kez olsun Uğur Mumcu gibi meselelere yaklaşmadığı çok açık. Bu alçaklar sürüsünün Uğur Mumcu'yu sahiplenme iki yüzlülüğünü, Türkiye'nin geleceğinde hiç bir geçer
  3. imhotep

    Uğur'lar Olsun!

    Bugün, Uğur Mumcu’nun haince katledilmesinin 19. yıl dönümü. Uğur Mumcu kimlerin, neden hedefi olmuştu? Uğur Mumcu ile ilgili bir çok iyi-kötü değerlendirmeye erişmek mümkün. İdeolojik olarak yapılan değerlendirmeler ise, ne yazık ki pek tutulmuyor. Biz, Uğur Mumcu’yu hedef haline getiren olgunun, aslında Uğur Mumcu’nun ideolojik yönü olduğu kanaatindeyiz. Elbette, Uğur Mumcu iyi bir gazetecidir, araştırmacıdır; günümüzün “servis eden gazeteciliğinden” farklı olarak, araştıran-sorgulayan gazeteciliğin simgesidir. Uğur Mumcu’nun ideolojik bakışı Fakat, Uğur Mumcu’ya gazetecilikte bu üstün
  4. imhotep

    Hrant Dink Davası Agosçuları şok etti!

    Evet, davayı Ergenekon'a bağlamaları pek mümkün olmadı. Çünkü Dink cinayeti buram buram F tipi kokuyor!
  5. Bugün Avrupa sallandı. 50 bine yakın Türk yurttaşı Fransa'da soykırım iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifinin senatoda reddedilmesi için Paris'te yürüyüş düzenledi. Fransa'nın dört bir yanından ve Avrupa'nın Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerinden gelen Türkler Denfert Rochereau meydanını doldurdu. Türk ve Fransız bayraklarıyla gösteriye gelen Türkler, yasa teklifinin ifade ve düşünce özgürlüğüne ve Fransız anayasasına aykırı olduğunu ifade eden pankartlar taşıdı ve sloganlar attı. Sadece Talat Paşa Komitesi gitti Türkiye'den sadece Talat Paşa Komitesi'nin gittiği yü
  6. soL Haber Merkezi, pek çok konuda olduğu gibi Rauf Dentaş konusunda da yalpalamaya devam ediyor. AKP'nin Denktaş'ın ölümü üzerine methiyeler düzmesini soL, anlayabiliyormuş. Çünkü Denktaş eskiden sağcıymış! Aynı yoldan geçmişler, aynı sudan içmişlermiş. TKP hayata ne zaman "diyalektik" bakacak bir türlü kestiremiyoruz. Sıkıştıkları 19. yüzyıl Marksizmi'ni aşabilseler onlar da rahatlayacak, biz de! Hayat statik ilerlemiyor. Yeni konjenktürler, yeni cepheleşmeler gerektiriyor. Bu, omurgasızlık veya döneklik değil bizzat devrimci duruşun ta kendisidir. Aynı statiklikte ilerleyen sözüm ona bir
  7. Abdurrahman Dilipak bugünkü köşesinde, Anıtkabir ziyaretçilerinin sayısal verilerini ortaya koyarak Kemalizm'in sonunun geldiği fetvasında bulunuyor. Hatta daha da ilerisine gidiyor, Kemalizm hiç olmadı diyor. Olmayan bir şeye karşı bu kadar yıl niye mücadele ettiniz madem diye sormuyoruz. Çünkü, ödlerinin korktuğu Kemalizm'i küçümseme amaçlı bu çıkışını ciddiye dahi almıyoruz. Dilipak sayısal verilere bu kadar önem veriyorsa öncelikle gidip kendi gazetesinin tirajlarına bir baksın. O kadar yandaşlığa 40 bin bile satamıyorlar. Oysa yakın çalışma arkadaşlarından Zaman, milyona dayanmış durumda
  8. imhotep

    Her ezileni masum sanma!

    Esas ezik siteden kovulan Loki Cehennemin dibine kadar yolun var...
  9. HER EZİLENİ MAZLUM SANMA! ELEŞTİRİ SAYESİNDE TARTIŞABİLİYORUZ Bu yazının da yayımlandığı www.tgb.gen.tr sitesinde ''TGB'nin Dersim olaylarına bakışına eleştiri'' başlığıyla bir yazı yayımlandı. Sözü edilen yazı içerisinde hakaretamiz ifadeler olsa da TGB'nin bu konuda eleştirilmesi ve bu eleştirinin yayımlanması kafaların köşesindeki düşüncelerin ortaya çıkması ve yanıt bulma şansını yakalaması açısından çok olumlu bir sürece olanak sağlamıştır. Yazan arkadaşımızın adını bilmiyorum, ama bu yazıyı konu hakkında kafası karışmış tüm vicdanlı insanların ortak eseri olarak görüyorum. Şimdi ise el
  10. imhotep

    Odatv neden göremiyor?

    Bunların ihbarcılıkla ne alakası var? Sen devrimcilik adına git işçi öldür, biz de ses çıkarmayalım! Bunun adı ihbarsa, evet ihbarcıdır Aydınlık! Ama esas meseleyi es geçmeyelim. Aydınlık yayınlarıyla sürekli olarak devrimcileri uyarmıştır. Yoksa polis değiliz ki, biz haber yaptık diye adamları kurşuna dizecekler. Polis bizim haberlere muhtaç kalmışsa vay hallerine!
  11. imhotep

    Odatv neden göremiyor?

    Aynı yazıdan Pante
  12. imhotep

    Odatv neden göremiyor?

    Yazıyı buraya astığım saattir 17,30. Kemalistler.net'te daha önce yayınlanmıştı. Kadro sıkıntısının bu meselede etkin olduğunu düşünmüyorum. Anında verdikleri haber de bir hayli var. Son dönemde Aydınlık ve İşçi Partisi'ne karşı bir tavır seziyorum açıkçası. Cumhuriyet ya da Sözcü gibi alçaklık yapmıyorlar orası kesin. Sebebini de merak ediyorum açıkçası nedir dertleri? Sol'un verdiği Perinçek haberlerini de biliyoruz Pante.
  13. imhotep

    Odatv neden göremiyor?

    Görmüyor Pante. Görse de geç görüyor. Biz bu yazıyı yazdığımız zaman o haber daha yayınlanmamıştı. Kaç gün geçti üzerinden! Bekledik bekledik ses soluk çıkmadı. Şükür ki eleştirimiz ses getirdi.
  14. Önce KCK'yı manşete taşımıyor diye Aydınlık'ı topa tuttu. Şimdi ise büyük bir hukuk skandalını görmemezlikten geliyor. Düşünün ki bir sanık mahkemede 4 yıldır savunma yapıyor, bir sonuca varılamıyor; ancak yaptığı savunmadan dolayı 16 yıl hapse mahkum ediliyor. Üstelik 26 yıllık bir talep daha var! Bu olaya hiçbir gazetecinin duyarsız kalmaması gerekir diye düşünürsünüz. Duyarlılık, duyarsızlık meselesinden de öte verilen ceza büyük bir skandaldır ve her skandalın haber değeri vardır. Elinizi vicdanınıza götüremiyorsanız da bu kadar basit bir bakış açısıyla olayı yine haberleştirirsiniz. Hal
  15. Mahkemedeki savunmalarından dolayı Doğu Perinçek'e 16 yıl hapis cezası verildi. Üstelik 26 yıl daha isteniyor. Anlayacağınız, savunma yapmanın bedeli 42 yıl hapis! Ergenekon davasını sonuçlandıramayanlar, ancak böyle eften püften sebeplerle vatanseverlerin tutukluluk hallerinin devamını sağlayabilecek noktaya geldiler. Abuk sabuk gerekçelere mahkum oldular! Evet, burada mahkum olan Doğu Perinçek değildir! Mahkum olan bizzat hakimler ve savcılardır! Ergenekon davasında herhangi bir delil bulamadılar, cezayı başka şekillerde sağlama yoluna gidiyorlar. Özetle diyebiliriz ki, bu dava bizzat ken
  16. Bütün paşalar tek tek tutuklanıyor. En son Başbuğ'un tutuklanmasından sonra aklımıza yine F tipi paşamız geldi. Dokunulmayan bir tek o! Sebeb-i Hikmeti'ni arayanlara dönüp Ergenekon sürecinin başını anımsatmak faydalı olacaktır. 2002 yılına geri dönelim. Başta Ecevit hükümeti var. Yüksek Askeri Şura toplamış. Ecevit, yaklaşan Körfez Savaşı tehlikesine karşı dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun görev süresini uzatmak istiyor. Kıvrıkoğlu bu öneriye sıcak bakmıyor ancak Org. Hilmi Özkök'ün de irticaya karşı yumuşak tavrı nedeniyle Genelkurmay Başkanı olmasını istemiyor. TSK,
  17. Jölelinin ardından Ece Temelkuran'ın da HaberTürk ile ilişkisine son verildi. Twitter hesabında ilk benden duyun diye yazan Temelkuran, işine son verilişini okurlarına buradan duyurdu. Meseleyi Jöleli ile ilişkilendirmiyoruz. Jöleli yalakalığın tavanına vurduğu için kovuldu. Temelkuran ise fikirlerini benimsemesek de muhalif bir kişilikti. Hakkını vermek lazım. Temelkuran'ın kovuluşunun sırrını çok uzaklarda aramamak lazım. Faşizm bangır bangır geliyor. Biz, Kemalistler olarak bunu AKP iktidara geldiğinden beri söylüyoruz. Bunu anlattığımız süreçte, dilimizde tüy biterken Ece Temelkuran'ın d
  18. Medyamızın en hazin verici özelliği döneklerin çokluğudur. Yiğit Bulut bunun en iyi örneklerinden biridir. Bizler onu akp ve ab karşıtlığıyla tanımıştık ki, 2007 seçimlerinin hemen ertesinde çok hızlı bir dönüş yaşayarak Erdoğan’ın en sadık savunucusu kesildi. Yalakalıkta sınır tanımayarak, Erdoğan’ın basın mensuplarıyla yaptığı toplantı da “padişahım yetmez biraz daha sansür lazım” diyerek gündeme oturmuştu. Onun bu konuşmasını eleştirenlerin başında gelen M. Ali Birand’ a öyle şeyler söyledi ki, yalakalıkta gerçek akplileri bile geride bırakmış oldu. Yiğit Bulut isim vermeden kendisini eleşt
  19. Son dönemlerde mutlaka gözünüze takılmıştır; kapağında erkek kılığına girmiş bir kadın gördüğünüz o roman. Kitap hakkında çıkan intihal tartışmaları, yazarının geçmişte sözde Ermeni soykırımıyla alakalı sarf ettiği sözler dolayısıyla 301.madde kapsamında yargılanması ve bunun gibi birçok mesele bu kitabın dikkatinizi çekmesi adına katkıda bulunmuştur. Öyle ki; ezen sınıflar kendi çıkarını herkesin çıkarıymış gibi göstermek adına, edebiyatı kullanarak ve kendi kamuoyu bilgilendirme araçları vasıtasıyla, bırakın romanın dikkatinizi çekmesi adına katkıda bulunmayı, kaba bir tabirle, romanı gözünü
  20. imhotep

    Odatv, PKK ile aynı sınıfta mı?

    İktidar hırsımız var evet. Devrimciyiz çünkü, iktidar olup devrim yapacağız. İktidar hırsımız varsa bu devrime olan tutkumuzdandır. Yoksa sistemin basit bir koltuğuna ancak Seytan gibi vatan haini hıyarlar otururlar. Ona da boş değil dolu iken oturur puştlar. Mesele iktidarla yanyana gözükmek meselesi değildir. İki tane şer odağı var. Birini birine tercih etmiyoruz. Mesele bu kadar basit. AKP milli siyasetlerle yapmıyor bu tutuklamaları. Muhtemelen PKK ile masaya oturacağı zaman elinin güçlü olması için yapıyor. O yüzden meseleyi ciddiye almıyoruz. Ha, iktidar olsak bu Amerikancı hükümeti de
  21. imhotep

    Odatv, PKK ile aynı sınıfta mı?

    Biz egemen güç müyüz şapşal Seytan? Mal mal konuşma. Evet, siz vatan haini dangalaklarsınız. Ortada olmayan bir örgütün sözde üyeleri tutuklanırken alkış tuttunuz. Biz olan bir terör örgütünün üyelerinin tutuklanmasında bile sizin aldığınız puşt tavrı almaktan utanıyoruz. Emeğin zibidileri, özgürlüğün bıdıbıdıları sizi...
  22. imhotep

    Odatv, PKK ile aynı sınıfta mı?

    Haketmiştir vs. diyen yok Pante. Meselede taraf değiliz, olay bu kadar basit. Niye lehte ya da aleyhte gibi iki kesin tavır içerisine giriyorsunuz ki? Bölge egemenleri arasındaki bir kavgada niye saf tutacakmışız? Fikrimiz belli, zikrimiz belli. Yarın barış rüzgarları esmeye başladığında yine bunları aynı masada otururken görürüz zaten. Doğu Perinçek'in görüşmeleri ile Özgür Gündem vs. bir mi Allah aşkına? Doğu Perinçek kendisi bir siyasi hareketin lideri zaten. Gidiyor, röportajını yapıyor, savaşı bitirmesini istiyor. PKK ile pazarlık mı yapıyor? Ya da kendi partisi varken gidip PKK'nın ya
  23. imhotep

    Odatv, PKK ile aynı sınıfta mı?

    Tutuklanan gazeteciler ve muhabirler Özgür Gündem, Dicle Haber Ajansı gibi PKK ile ilişkileri belli olan kurumlardan. Gazeteci olunca terörist olunmaz diye bir kaide yok. Ergenekon ile bunu kıyaslamamak gerekir. Ergenekon yıllardır sürdürülen araştırmalara rağmen ispat edilememiş bir hayal mahsulü. PKK ise nesnel bir gerçeklik. Ortada, bölgede iki egemen gücün çatışması var. Daha düne kadar açılımlar yapılıyor, devlet PKK ile görüşüyor, Oslo görüşmelerinde %95'e varan uzlaşmalar sağlanıyordu. Şu anki çatışma anlaşılamayan %5'lik kesiminden kaynaklanıyor. KCK öncesini de hatırlamakta fayda v
  24. Odatv, Aydınlık Gazetesinin KCK Operasyonlarına ilişkin haberleri, siyasi bir tavır sergilemeksizin, yorumsuz vermesini eleştirerek bir polemik başlattı. Odatv'ye göre KCK davası kapsamındaki baskınlar düşünce özgürlüğüne karşı yapılıyor ve Aydınlık buna karşı tavır almamakla "sınıfta kalmış" oluyor. Odatv'nin KCK'ya bakışı maalesef "ideolojisiz", kısır bir bakış olmakla kalmıyor bu yönüyle Odatv'yi PKK ile aynı sınıfta gösteriyor. Şu çok açık ki, PKK ile AKP'nin açılım süreci boyunca süren işbirliği görüntüsü yerini bir hesaplaşmaya bıraktı. Kürt sorununda milli bir çözüm planı olmayan iki
×
×
  • Yeni Oluştur...