Jump to content

hoca-efendi

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    402
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

hoca-efendi Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male
  1. hoca-efendi

    Agnostisizm Allah için de bilinemez olabilir der mi?

    Bu simülasyon argümanı çok ilginç. Agnostiklere pek yararmı bilemeyiz ama dindarlara yarayabilir. Simülasyon hipotezi nerdeyse tamamen matrix filminin çok benzeri senaryo. Dikkat ederseniz matrix de de asıl gerçeklik dışardaydı yani beyininize elektrodlarla simülasyon dataları gönderiliyor. Beyin ve öznel gözlemci olmadan simülasyon olamaz. Simülasyondaki karakterler sims ler gibi olursa onlar ne pixelleri görebilir ne simülasyonu. Neyse bu ayrı konu. Benim değinmek istediğim şu olasılık: Eğer simülasyon varsa ve bunu yapan "tanrı" (bize göre tanrı oluyor) büyük ihtimal psikopattır. Yani o kişi derin dindar olabilir ve bu koca evreni kendi dinine göre oluşturup bize herşeyi yapabilir. O durumda bu simülasyon iddiasına ihtimal verenler, Simülasyoncunun Peygambere vahiy gönderme ihtimalini yalanlayamazlar. Pekala vahiy göndermiş, bize saçma görünen din (mesela islam) yaratmış olabilir. Ve inanmayanları sonsuza kadar yanan cehennem simülasyonuna gönderir ve buna hiçbir şekilde "olamaz, saçma" diyemezsiniz çünkü herşey simülasyoncunun elinde. Hatta çok bilmiş bilim adamlarını, kendini akıllı sanan ateistleri evrimle, fizik kanunlarıyla kandırıyor olabilir. Her türlü kendini gizliyor sadece koru körüne inanları istiyor olabilir. Hatta muslumanlar icinden bile sadece filan cemaatini yada mezhebini kabul ediyor olabilir. Bu durumda, simulasyoncu agnostikler tez shahadet getirmeli mantikli olarak. Bu arada sunu da okuyun, robotlar ve bilgisayarlar kisa zaman icinde bizden zeki olacaklar : http://waitbutwhy.com/2015/01/artificial-intelligence-revolution-1.html ve onlar bu simulasyonlari yapabilir pekala. inanmayanlar biraz ingilizceniz varsa su chatbot "rose" hanimla tartisin : https://www.chatbots.org/chatbot/rosette/ neredeyse insanlari kandirabilecek seviyeye geliyorlar.
  2. hoca-efendi

    Ateist oldum ama...

    Genc yasta ateist olman buyuk avantaj. Bir dusun bizim gibi yillarca ibadet edip, inanip bir hayat kurdugunu ve sonra hayatinin temelindeki seyin yalan oldugunu ogrenmek cok daha zor. Hic tasalanma, dinsizlik dogal birsey yani gercekleri kabul etmek. Senin bunalimlarin kisa zamanda duzelir hayat devam ediyor. Her samimi durust inanana nasip olur umarim. Sen muslumanliktan gelen adetlerine devam et, dosluklarida surdur bir zarari yok. Ateistin samimi olmadiginda ceza verecek bir tanrisi da yok, sadece vicdanina hesap verirsin.
  3. hoca-efendi

    Dinler ve Masallar

    Ekonomi ve benzeri disiplinlerde ogretilen : "Game Theory" ye bir bakin. Eger buyuk cogunluk kurallara uyarsa ve iyiyse kotu olmak ve guclu olmak cok avantajlidir. Koyun millet nekadar cogunluktaysa usttekiler o kadar rahat ve refah icinde olur(bkz: Turkiye). Dinlerin bu kadar desteklenmesi bu sistemi iyi isletiyor yuzyillardir. Fakat uckagitci ve namussuz orani belli seviyenin uzerine cikarsa avantajini kaybeder. Samimi naif dindarlar olmadan Dinciler para kazanamaz. Cemaatler de de durum boyledir bence %90 i samimi inanclidir ve kalan %10 luk din tuccari ust kesime fayda saglarlar, dinci orani yuksek olursa karli olmaz bu is.
  4. hoca-efendi

    Ateist biri müslüman olur mu?

    Din isinde iyi para var, tamamen duygusal(!) nedenlerle musluman olabilir. Diger olasiliklar neredeyse imkansiz.
  5. hoca-efendi

    Dinler ve Masallar

    İkinci bir başlık açmaya usediğim için başka bir anektodu da buraya yazayım: Sizce fahişelik ve din tüccarlığı neden en eski mesleklerdir? Bence ikiside bizdeki ve diğer canlılardaki en temel ve en güçlü iki içgüdü ile besleniyor: Turun devamı ve hayatta kalmak. İnsanlar bazen büyük riskler alarak ölüm pahasına sexe yönelir, bundan da fahişeler para kazanıyor. Din adamları da hayatta kalma içgüdüsünün ve bize özel olan "kendi olumluluğnun farkında olma" durumunun ticaretini yapıyor. Ölümden sonra yaşam vadediyor. Fahişeler daha namuslu, en azından paranın karşılığını veriyor.
  6. hoca-efendi

    Dinler ve Masallar

    Dinlerin ve masallarin insan mutluluguna ve kisiligine bazi onemli zararlari var. Masallarda küçük çocuklara bir ideal dünya tasviri aşılanır. Günümüzde de filmler ve benzeri şeyler ile aynısi yapılıyor. Çocuk büyüyünce ve dünyadaki haksızlıkları ve adaletsizlikleri bizzat görünce mutsuz ve depresif oluyor. Haksızlığa tahammülsüzlük gösteriyor. Herşeyde adalet olması gerektiğini, iyilerin kazanıp kötülerin cezalandırıldığını görmek istiyor. Fakat hayat öyle değil. Oysa çocuğa iyi kalpli prensesin veya kahramanın her zaman mutlu sona ulaşamayağını aksilikler ve kötülüklerin var olduğunu ve birçok zaman onların kazandığı söylense hayata daha hazır olur ve her aksilik ve haksızlıkta mutsuz olmaz. Büyüklere de dinler yoluyla aynı yalanlar telkin ediliyor, masal ile kandırılamıyoruz biraz daha ayrıntılı ve büyüklere yönelik olanı dini inançlar. Evrende bir adalet olduğunu, bu dünyada yapılanların cezası ve ödülünün verileceğini söyleyerek küçükken dinlenen masalların devamı anlatılıyor. Oysa acı da olsa gerçekler çok daha faydalıdır. Toplumda ezen, çalan çırpan, yolsuzluk yapanın yakasına hemen yapışmak yerine "Allah cezanı verecek" diye kendini avutup hayatını mazlum olarak geçiriyor çoğunluk. Gerçekte ise Evrenin ve fizik kanunlarının dışında bir adalet filan yok. Evrenin umrunda değiliz, bizim kendi uydurduğumuz kavramların (adalet, haksızlık..) fiziksel evrende bir karşılığı yok. Toplum olarak mutlu yaşamak için bu adalet kavramını sadece dünya hayatına endexli düşünebilenler başarılı oluyorlar. Fakat yine de haksızlıklar adaletsizlikler hep olacaktır bunu idrak edip hayata daha gerçekçi bakmak ve kabullenmek birçok mutsuzluğu ortadan kaldırabilir. Foruma uzun zaman uğrayamadım, başlığı takip edeceğim.
  7. hoca-efendi

    Dünya Müslüman Olacak

    Bu kisma katiliyorum. Avrupa da bile en fazla cogalanlar muslumanlar. Bu tabloya gore islam cogunlukta olacak diyebiliriz fakat dogan cocuklar avrupadaki egitimi aliyor ve anne babalarina gore daha acik fikirli cogu dini onemsemiyor. Belki musluman asilli olurlar ancak koyu dindar olmazlar.
  8. hoca-efendi

    Müzikle Açalım

    Hadi ben yurtdisinda yasiyorumda, yine de dayanamiyoruz. http://youtu.be/anH3uS8Zm-A
  9. hoca-efendi

    Yabancı gazeteciye küfür eden gurbetçi Türkler

    yabancilar derken avrupalilar dersek, bu insanlar aslinda Turklerden pek de rahatsiz degiller ama islamafobi var. Turkler musluman olmasaydi cok daha fazla sempatik olurdu. Geleneksel turk kadini ve kultur daha exotik geliyor onlara.
  10. hoca-efendi

    KAOS...

    Hayatin ve canliligin simulasyonu ile ilgili cok ilginc bir deney: http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=56531 Kaos ile ilgili bir konu ve cok basit ve sinirli bir ortamda nasil sonuclar cikabildigini gosteriyor.
  11. hoca-efendi

    The Game of Life. Conway'in Hayat Oyunu - Cok Ilginc

    Baska bir simulasyon: http://youtu.be/XcuBvj0pw-E
  12. Matematik profesoru john Horton Conway Daha bilgisayar simulasyonlari yok iken bir canlilik ve hayat ile ilgili bir oyun gelistirdi. Videolari seyredin cok ilgi cekici sonuclar elde etmis: Burada daha cok ilginc "canlilar" ortaya cikiyor: Oyunun kurallari soyle: Hayat oyununun evreni sonsuz iki boyutlu dikey ızgaraların kare hücreleridir. Hücreler iki durumda olabilir: ölü ya da diri. Her hücre yatay, dikey veya çapraz omak üzere bitişik olan sekiz komşusuyla doğrudan etkileşir. Herhangi bir hücre için, her zaman adımında aşağıdaki değişikliklerden biri gerçekleşir: Bir canlı hücrenin, iki'den daha az canlı komşusu varsa "yalnızlık nedeniyle" ölür Bir canlı hücrenin, üç'ten daha fazla canlı komşusu varsa "kalabalıklaşma nedeniyle" ölür Bir canlı hücrenin, iki ya da üç canlı komşusu varsa değişmeden bir sonraki nesile kalır Bir ölü hücrenin tam olarak üç canlı komşusu varsa canlanır. Başlangıçtaki dağılıma sistemin "tohumu" denir. Birinci nesil, üstteki kuralların eş zamanlı olarak "tohum"daki her hücreye uygulanmasıyla elde edilir.-canlanmalar ve ölümler tek bir anda oluşur. Bu bir sonraki nesle geçiş adımına bazen "tick" adı verilir. (başka bir deyişle, her nesil yalnızca bir önceki nesildeki dağılımın bir sonucudur). Bu kuralllar daha fazla nesil yaratmak için aynı şekilde ard arda uygulanır. Nice nesil sonra oldukça estetik canlı temsiller oluşabiliyor. İşte böyle bir yazılım daha da geliştirilebilir. Her nesilde seçilecek kopyaları kullanıcının belirlemesi yerine, oluşturulacak sanal çevredeki çeşitli değişkenler belirleyici olabilir. Böylece Conway'in Hayat Oyunu'nda olduğu gibi yazılım kendi başına bırakılabilir. Epey zaman sonra bilgisayara tekrar bakıldığında oldukça şaşırtıcı canlı temsillerle karşılaşılabilir. Eger iki boyutlu cok basit kurallari olan bir "canlilik similasyonu" boyle evrim geciriyorsa evrende canliligin olusmasina sasirmamak gerek. Kaos cok ilginc bir sekilde bilinc olusturuyor gibi. Kaynaklar: http://tr.wikipedia....;in_Hayat_Oyunu http://www.youtube.c...w?feature=watch http://www.bitstorm.org/gameoflife/
  13. hoca-efendi

    İSLAM'DAN NASIL KURTULURUZ?

    Dine karşı akılla bilimle mücadele etmek çok da verimli değil. Sebebi dinin neredeyse tamamen duygusal olması. Aklıyla, mantığıyla tartıp düşünüp araştırıp dine bağlanmıyor ki insanlar akılla bilimle ikna olsunlar. Duygular çok etkili, zaten eğitim seviyesi düşük toplumlarda ve bireylerde duygusal bir dine bağlılık var. Ortalama dindar bir insanı en belirgin olarak Korku ve sevgi, korunma ait olma duyguları yöneltiyor dine. Yaratıcı yı bir ebeveyn gibi seven ve kollayan görüyorlar ve peygamberi de bir eşsiz temiz efsanevi insan. Allah sevgisi var , aynı zamanda korkusu da var. Dindar insan, Allah'ın da kendisini sevdiğini düşünür ve duygusal olarak bağlanır. Ne kadar mantıkla bilimle gelirseniz, sevdiğine hakaret görüp sizi dinlemez sinirlenir. Aşık bir erkeğe kadın duygularını sömürerek istediklerini yaptırır, Aynen din üzerinden geçirenler öyle yapıyor duygu sömürüsü. Anne sevgisi, çocuk sevgisi falan bize çok kutsal görünür fakat şimdi bunların evrimin bir ürünü genlerin devamı için olduğunu biliyoruz. Dindar kişi bunu düşünemez bile, Allahı da aynı kategoride sever veya korkar. Eğer dini islami bitirecek bir yöntem varsa duygulara yönelmeli yada isveç norveç gibi birden zengin ve eğitimli olmalı toplumun herkesimi.
  14. Olumden sonra hersey olabilir fakat yok olmak en rahati gibi geliyor bana. birdaha hayata gel filan cekilmez bunlar. birkere yasadik yeter uzatmayalim.
  15. hoca-efendi

    Neden İnanamıyorum?

    gercekleri biraz gec gormus birisi olarak diyebilirmki inancli bireyler imani sorgulamaz bile, mutlak dogru kabul eder herseyi buna gore tartar olcer. Allahin ve islamin yalan olabilecegini , birgun benimde dinsiz olabilecegimi hayal bile edemezdim. Bir tesbit yapayim burada: Dindarsaniz ne kadar erken Ateist olursaniz okadar karlisiniz, ayni sekilde nekadar gec musluman olursaniz o kadar karli cikarsiniz, en iyisi hayatini yasayip hertulu ateistligi(!) yaptiktan sonra son nefes yaklasinca sahadet getirip hurilere ve Allaha kavusmak. Musluman olarak gecirdigim yillarima yanarim ben.
×
×
  • Yeni Oluştur...