Jump to content

dr.Kemal

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.315
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

3 Takipçiler

dr.Kemal Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

744 profil görüntüleme
  1. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    anlıyorum ama benim tümünü yazmaya vaktim yok ayrıca bir cümleyle anlatılacak basit konu değil
  2. dr.Kemal

    Dinlerin bel kemiği (imtihan)argümanı

    evet ama bu bir sırdır nekadar kısa da yazsan arka planında bir çok farklı faktör var bir şeyi öğrenmek anlamak için ya bilen birinden örenirsin veya bir kitap alıp okursun her halükarda bildim öğrendim anladım diyemezsin bunun için ciddii bir çalışma yapman lazım
  3. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    Madem kâinatın en müntehab neticesi hayattır.. ve hayatın en müntehab hülâsası ruhtur.. ve zîruhun en müntehab kısmı zîşuurdur.. ve zîşuurun en câmii insandır.. ve bütün kâinat ise, hayata müsahhardır ve onun için çalışıyor.. ve zîhayatlar, zîruhlara müsahhardır, onlar için dünyaya gönderiliyorlar.. ve zîruhlar, insanlara müsahhardır, onlara yardım ediyorlar.. ve insanlar fıtraten Hâlıkını pek ciddî severler ve Hâlıkları onları hem sever, hem kendini onlara her vesile ile sevdirir.. ve insanın istidadı ve cihazat-ı maneviyesi, başka bir bâki âleme ve ebedî bir hayata bakıyor.. ve insanın kalbi ve şuuru, bütün kuvvetiyle beka istiyor.. ve lisanı, hadsiz dualarıyla beka için Hâlıkına yalvarıyor; elbette ve herhalde, o çok seven ve sevilen ve mahbub ve muhib olan insanları dirilmemek üzere öldürmekle, ebedî bir muhabbet için yaradılmış iken, ebedî bir adavetle gücendirmek olamaz ve kabil değildir. Belki başka bir ebedî âlemde mes'udane yaşaması hikmetiyle, bu dünyada çalışmak ve onu kazanmak için gönderilmiştir. Ve insana tecelli eden isimlerin, bu fâni ve kısa hayattaki cilveleriyle âlem-i bekada onların âyinesi olan insanların, ebedî cilvelerine mazhar olacaklarına işaret ederler. Evet, ebedînin sadık dostu, ebedî olacak. Ve Bâki'nin âyine-i zîşuuru, bâki olmak lâzım gelir. Asa-yı Musa ( 207 - 208 )
  4. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    burada nefis nedir ? mahiyeti nasıldır 7 saat video ders var izlersen sorularına cevap olabilir Nefis Nedir Mahiyeti ve Hakikati Nasıldır 1 (28.9.2008)..Cuxhaven http://www.nurdersi.com/goruntululer/haritali-dersler/nefsin-mahiyeti-ve-hakikati
  5. dr.Kemal

    Dinlerin bel kemiği (imtihan)argümanı

    Yaratılışın hikmeti sadece imtihan değildir aşağıda ayrıntılı bir açıklama var okumanızı tavsiye ederim: Onbirinci Söz بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَالشَّمْسِ وَضُحَيهَا ٭ وَالْقَمَرِ اِذَا تَلَيهَا ٭ وَالنَّهَارِ اِذَا جَلَّيهَا ٭ وَ الَّيْلِ اِذَا يَغْشَيهَا ٭ وَ السَّمَاءِ وَمَا بَنَيهَا ٭ وَ اْلاَرْضِ وَمَا طَحَيهَا ٭ وَ نَفْسٍ وَمَا سَوَّيهَا ٭ الخ Ey kardeş! Eğer hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammasını ve hakikat-ı salâtın rumuzunu bir parça fehmetmek istersen, nefsimle beraber şu temsilî hikâyeciğe bak: Bir zaman bir sultan varmış; servetçe onun pek çok hazineleri vardı. Hem o hazinelerde her çeşit cevahir, elmas ve zümrüt bulunuyormuş. Hem gizli pek acaib defineleri varmış. Hem kemalâtça sanayi-i garibede pek çok mehareti varmış. Hem hesabsız fünun-u acibeye marifeti, ihatası varmış. Hem, nihayetsiz ulûm-u bedîaya ilim ve ıttılaı varmış. Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca; o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin; tâ nâsın enzarında saltanatının haşmetini, hem servetinin şaşaasını, hem kendi san'atının hârikalarını, hem kendi marifetinin garibelerini izhar edip göstersin. Tâ cemal ve kemal-i manevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir vechi: Bizzât nazar-ı dekaik-aşinasıyla görsün. Diğeri: Gayrın nazarıyla baksın. Bu hikmete binaen, cesîm ve geniş ve muhteşem bir kasrı yapmağa başladı. Şahane bir surette dairelere, menzillere taksim ederek hazinelerinin türlü türlü murassaatıyla süslendirip kendi dest-i san'atının en latif, en güzel eserleriyle zînetlendirip, fünun-u hikmetinin en incelikleriyle tanzim edip düzelterek ve ulûmunun âsâr-ı mu'cizekâraneleriyle donatarak tekmil ettikten sonra, herbir taam ve nimetlerinin bütün çeşitlerinden en lezizlerini câmi' sofralar, o sarayda kurdu. Herbir taifeye lâyık bir sofra tayin etti. Öyle sehavetkârane, san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki, güya herbir sofra, yüz sanayi-i latifenin eserleriyle vücud bulmuş gibi kıymetli hadsiz nimetleri serdi. Sonra aktar-ı memleketindeki ahali ve raiyetini, seyre ve tenezzühe ve ziyafete davet etti. Sonra bir yaver-i ekremine sarayın hikmetlerini ve müştemilâtının manalarını bildirerek onu üstad ve tarif edici tayin etti. Tâ ki, sarayın Sâni'ini, sarayın müştemilâtıyla ahaliye tarif etsin ve sarayın nakışlarının rumuzlarını bildirip, içindeki san'atlarının işaretlerini öğretip, derûnundaki manzum murassa'lar ve mevzun nukuş nedir? Ve ne vecihle saray sahibinin kemalâtına ve hünerlerine delalet ettiklerini, o saraya girenlere tarif etsin ve girmenin âdâbını ve seyrin merasimini bildirip, o görünmeyen sultana karşı marziyatı dairesinde teşrifat merasimini tarif etsin. İşte o muarrif üstadın herbir dairede birer avenesi bulunuyor. Kendisi en büyük dairede şakirdleri içinde durmuş, bütün seyircilere şöyle bir tebligatta bulunuyor. Diyor ki: "Ey ahali! Şu kasrın meliki olan seyyidimiz, bu şeylerin izharıyla ve bu sarayı yapmasıyla, kendini size tanıttırmak istiyor. Siz dahi onu tanıyınız ve güzelce tanımağa çalışınız. Hem şu tezyinatla kendini size sevdirmek istiyor. Siz dahi onun san'atını takdir ve işlerini istihsan ile kendinizi ona sevdiriniz. Hem bu gördüğünüz ihsanat ile, size muhabbetini gösteriyor. Siz dahi itaat ile ona muhabbet ediniz. Hem şu görünen in'am ve ikramlar ile, size şefkatini ve merhametini gösteriyor. Siz dahi şükür ile ona hürmet ediniz. Hem şu kemalâtının âsârıyla, manevî cemalini size göstermek istiyor. Siz dahi onu görmeğe ve teveccühünü kazanmağa iştiyakınızı gösteriniz. Hem bütün şu gördüğünüz masnuat ve müzeyyenat üstünde birer mahsus sikke, birer hususî hâtem, birer taklid edilmez turra koymakla, herşey kendisine has olduğunu ve kendi eser-i desti olduğunu ve kendisi tek ve yekta, istiklal ve infirad sahibi olduğunu size göstermek istiyor. Siz dahi onu tek ve yekta ve misilsiz, nazirsiz bîhemta tanıyınız ve kabul ediniz." Daha bunun gibi, ona ve o makama münasib sözleri seyircilere söyledi. Sonra, giren ahali iki güruha ayrıldılar: Birinci güruhu: Kendini tanımış ve aklı başında ve kalbi yerinde oldukları için, o sarayın içindeki acaiblere baktıkları zaman dediler: "Bunda büyük bir iş var." Hem anladılar ki: Beyhude değil, âdi bir oyuncak değil. Onun için merak ettiler. "Acaba tılsımı nedir, içinde ne var?" deyip düşünürken, birden o muarrif üstadın beyan ettiği nutkunu işittiler. Anladılar ki, bütün esrarın anahtarları ondadır. Ona müteveccihen gittiler ve dediler: "Esselâmü Aleyke ya Eyyühel Üstad! Hakkan, şöyle bir muhteşem sarayın, senin gibi sadık ve müdakkik bir muarrifi lâzımdır. Seyyidimiz sana ne bildirmişse lütfen bize bildiriniz." Üstad ise, evvel zikri geçen nutukları onlara dedi. Bunlar güzelce dinlediler, iyice kabul edip tam istifade ettiler. Padişahın marziyatı dairesinde amel ettiler. Onların şu edebli muamele ve vaziyetleri o padişahın hoşuna geldiğinden onları has ve yüksek ve tavsif edilmez diğer bir saraya davet etti, ihsan etti. Hem öyle bir Cevvad-ı Melik'e lâyık ve öyle muti ahaliye şayeste ve öyle edebli misafirlere münasib ve öyle yüksek bir kasra şâyan bir surette ikram etti, daimî onları saadetlendirdi. İkinci güruh ise; akılları bozulmuş, kalbleri sönmüş olduklarından, saraya girdikleri vakit, nefislerine mağlub olup lezzetli taamlardan başka hiç bir şeye iltifat etmediler; bütün o mehasinden gözlerini kapadılar ve o üstadın irşadatından ve şakirdlerinin ikazatından kulaklarını tıkadılar. Hayvan gibi yiyerek uykuya daldılar. İçilmeyen, fakat bazı şeyler için ihzar edilen iksirlerden içtiler. Sarhoş olup öyle bağırdılar, karıştırdılar; seyirci misafirleri çok rahatsız ettiler. Sâni'-i Zîşan'ın düsturlarına karşı edebsizlikte bulundular. Saray sahibinin askerleri de onları tutup, öyle edebsizlere lâyık bir hapse attılar. Ey benimle bu hikâyeyi dinleyen arkadaş! Elbette anladın ki: O Hâkim-i Zîşan bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu maksadların husulü ise, iki şeye mütevakkıftır: ...... Sözler ( 122 ) devamı için bakınız Bediüzzamanın sözler kitabı 11.söz
  6. dr.Kemal

    Tanrı nedir ve nasıl kendi kendini yaratmıştır?

    Bir şeyi tanrı (god allah vb) tanrı diye nitelendiriyorsan sıfatlarından en az biri doğmamış doğurulmamış bizatihi var olan olmak zorundadır yoksa tanrı yaratıcı allah cc denemez
  7. dr.Kemal

    4. ve 5. Boyutu anladıktan sonra tanrıya inanmayacak birileri aranıyor!

    Herşey her bilimsel gelişme buluş icat Cenabı Hakkın varlığını birliğini isbat ediyor çok boyutlu evren Kuranda hadislerde varolan MELEK CİN ERVAHI HABİSE RUHANİLER HÜDDAMLAR vb insan gözüyle görmekten aciz olduğumuz varlıkların yaşam alanları pekala olabilir büyük evliyaullahın Bastı zaman (zamanda ileri geri gitme) Tayyı mekan (aynı anda birden çok yerde olabilme) kerametlerine bilimsel bir temel olabilir
  8. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    ha ha ha sen ve senin gibilerin yazıları bana bir şey öğretmekten çok güldürüyor beni ilim ilim bilmekten önce kendini bilmektir sen daha kendini bilmiyorsun ki bir şey öğrenesin içindeki öleceksin yok olacaksın hiç olacaksın baskısını azabını hissetemiyorsinki buna cevap bulabilesin soru neydi Tanrıya inanmak ne işe yarar? bu mu neden sormuştun? ne ihtiyacın var? sen atesit değilmisin neden sorma gereği duymuştun? vicdanının baskısını rahatlatmaya çalışıyorsun acaba bir müslüman bana Allahın varlığını isbat edip beni bu azaptan kurtarabilecekmi diye bu siteye takılıyorsun işin ilginç yanı diğerleri de böyle ve burada okadar insana faydam dokundu onları Allahın cc izniyle hem dünya hem ahiret azabından kurtardım ki şaşarsın ama senin işin zor cehenneme müstehak olmuşsun bunu yaparken şöyle demen lazım kendim ettim kendim buldum ve madem ciddi dinsiz olduğunu iddia ediyorsun bundan sonra böyle konular sorularla işin olmaz müslüman hatalı olabilir zayıf nefsani kusurlu günahkar olabilir bu islamın hatası değil ama Allah cc şöyle buyuruyor kulum hata işlese tövbe etse onu affederim yani bizi islamı ve müslümanları düşünmene üzülmene gerek yok biz başımızın çarsine bakarız evelallah
  9. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    bunca yıldır bu forumda şöyle yada böyle ama aynı sorularına cevap arayan sen esas ezik durumda olansın maalesef ezikliğin itilip kakılmışlığının isbatı yazının direkt verilen cevap a cevap olmaması suçlama ve aşağılama içermesi bu da aşağılık kompleksinden kaynaklanıyor evet Allahı cc tanımayan herşeye kul köle olmaya mahkumdur --- verdiğim cevap bilgisayarımda yaklaşık 7-8 sene önce kaydettiğim bir cevap yani 2003 den beri bu sitelere taklırım ateistlerin soruları aynı bizim de cevaplarımız aynı ben ve benim gibiler bir ideal ve amaçla buraya geliyoruz pek sen ve senin gibiler madem allah yok ne işiniz var burada? gününü gün etmeye baksana ama hayır gününü gün edemezsin öleceksin yok olacaksın hiç olacaksın gübre olacaksın sevdiğin ve seni seven herkesten ebediyen ayrılacakksın buna inanmışsın haydi şimdi gününü gün et bakalım 2 gr aklı olan bu acıya tahammül edemez velev ki beynini uyuşturmuş uyutmuş olsun ki düşünemesin akibetini
  10. dr.Kemal

    Ateizme katliam diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

    ne tehdidi gerçek bu kavak ölmeyecekmisin? ölünce yok olacağına inanmıyormusun? işte senin cehennemin budur realitedir bu
  11. dr.Kemal

    Kuranda ahlaki ve insani emirler

    Güzel toplama olmuş bir takım şeytanlaşmış insanlar varki islamı kötülemek yılan gibi insanları zehirlemek onların mesleği olmuş şüphesiz ebedi cehennem odunlarıdır onlar o gibilerin ağzına güzel bir tokat patlatıyor evet islam güzel ahlaktır Peygamber sav in buyurduğu gibi
  12. dr.Kemal

    Ateizme katliam diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

    az kaldı geberince anyayı konyayı görürsün kabir neresi cehennem neresi o zaman anlarsın
  13. dr.Kemal

    Tanrıya İnanmak Ne İşe Yarar?

    ha ha ha işte böyle yamulur kalırsın cehennemlik odun desene: ben hayatttan acaip zevk lezet alıyorum ölümden korkmuyorum dünyadan tad almakta sığırdan üstünüm senin söylediklerin yanlış desin diyemez diyemezsiniz diyemiyorsunuz
  14. dr.Kemal

    Richard Dawkins Agnostik Midir ?

    bilimsel gelişmelerin sonucu olarak dawkins bile çarketmiş %100 tanrı yoktur diyemiyor demesi de mümkün değil bir önemli nokta türkiyedeki dinsizlerin yanıldığı nokta yabancı ateistler hristiyanlığı inkar edip çürütebilir onların argümanları islam da işe yaramaz zaten hükmü kalkmış hristiyanlığı inkar etmeleri islamı bilmiyorlarsa veya yanlış biliyorlarsa mesul olmadıkları için onları cennetlik ehli necat bile yapar ama türk ateistlerin kaçarı yok direkt ebedi cehennem bu nedenle kendinize dikkat etmelisiniz islamı doğru kaynaklardan öğrenin sonra gelin tartışın hem dünyanızı hem ahiretinizi kaybetmeyin derim
  15. dr.Kemal

    Kainatta allahın varlığına deliller

    bu arkadaşın saydığı delillere bir 4.sü insanın vicdanıdır fıtratıdır evet vicdanı bozulmamış bir insan vicdanen allahın varlığını ve kabul eder inkar edemez
×