Jump to content

nemesis_

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    251
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

nemesis_ Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

441 profil görüntüleme
  1. nemesis_

    Ateizm Ve Astral Seyahat

    Astral seyahat bir hayal değil. Sanıldığı gibi bir şey de değil. Astral seyahat bir çeşit lucid rüyadır. Bilinçli rüya görme durumudur. Herhangi bir lucid rüyadan farkı rüya mekanının, kişinin bulunduğu ortam olmasıdır. Kısaca rüyasında bedeninin dışına çıktığını görür ve rüyayı kontrol edebilir. Astral seyahat özellikle uyku felcinden sıkıntı yaşayanlara önerilir. Uyku felci durumundan bilinçli rüya durumuna kolaylıkla geçilebilir.
  2. nemesis_

    Bilinç

    ->
  3. nemesis_

    Bilinç

    beyni bedenden bedene nakletmek öyle bahsettiğiniz kadar kolay değil malesef. En azından günümüz teknolojisiyle imkansız. Omurilikteki en ufak hasar bile onarılamaz felce sebep oluyorken, beyni omuriliğe bağlamak ne kadar uçuk bir şey siz düşünün. Beyni komple omurilikle birlikte nakletmeye kalksanız bile binlerce siniri bağlamak zorundasınız. Beyni uyandırana kadar öldürürsünüz.
  4. nemesis_

    Kan Grupları

    Hayır değilim teşekkür ederim Üniversite hocalarının bildiğinin çeyreğini bilmiyorumdur, haksızlık etmeyelim Kendi çapımda araştırdıklarım bunlar. Merak işin anahtarı.
  5. nemesis_

    Kan Grupları

    Elbette var. Mutasyon her an hayatımızda. Yaklaşık 250.000 kişide bir görülen Bombay kan grubu var. Hatta bu kişiler özellikle iletişim halinde olurlar ki acil bir durumda kan bulunabilsin. Ayrıca 2012'de iki yeni kan grubu daha tanımlandı. Langereis ve Junior kan grupları. Başka var mı bilmiyorum, hatırladıklarım bunlar. Belki de daha onlarca bilinmeyen kan grubu vardır. Tabi bu A ve B kan grupları primat atalarımızdan geliyorlar. Bombay gibi nadir kan gruplarının frekansının A ve B gibi artması pek muhtemel değil. Ancak kişi soyunu yayabilirse mümkün tabi. Kan uyuşmazlığı Rhesus (Rh) faktörüne bağlı bir şey. Anne Rh(-) ve bebek Rh(+) olduğu durumlarda ikinci bebekte ortaya çıkan bir durum. Ayrıca bu faktöre bağlı kan uyuşmazlığının bilimsel adı 'eritroblastozis fetalis'tir. İlk bebek Rh(+) olduğunda; anne, bebeğin kanındaki Rh antijenlerini "yabancı madde" olarak algılar ve dolayısıyla bir hastalıkmış gibi tepki verip antijeni B lenfositleriyle tanımlamaya başlar. Daha sonra anne bu "hastalığa" karşı antikor üretmeye başlar. Ancak antikor üretimi henüz yetersiz olduğu için bebeğe fazla zarar vermez. Antikorlar iyice güçlenene kadar bebek doğar. İkinci bebek Rh(+) olduğunda, bu sefer annenin bağışıklık sistemi Rh antijenini tanıdığı ve tehdit olarak gördüğü için hızla antikor üretmeye başlar. Bu sefer tam anlamıyla bağışıklığa sahip olduğundan, bebeğin kanındaki alyuvarları anında parçalamaya başlar. Bunun sonucunda da bebekte kansızlık ve dolayısıyla sarılık görülür. Bebek tedavi edilmezse ölür. Bu olayın bugün gerçekleşme ihtimali çok düşük. Artık doktorlar olası bir kan uyuşmazlığı durumunu zaten kontrol ediyorlar. Eğer kan uyuşmazlığının gerçekleşeceği öğrenilirse anneye bir ilaç verilir. Bu ilaç annenin Rh antikoru oluşturmasını durdurur ve dolayısıyla bebeğin alyuvarları parçalanmamış olur. Ne akıllı(!) bir tasarımdır ki; anne vücudu, bebeğini hastalık olarak görür.
  6. nemesis_

    Kan Grupları

    Eğer aynı kan grubundan bulunamıyorsa ve acilen gerekiyorsa ancak başka kan gruplarından kan alabilirsiniz. A kan grubunda: A antijeni ve B antikoru bulunur. B kan grubunda da: B antijeni ve A antikoru bulunur. antikorlar, kendi grubundaki antijenle birleşip çökeltir. Eğer A birey B bireye kan verirse: B kan gruplu bireyin A antikorları, gelen A gruplu kandaki A antijenlerini çökeltir. Aynı şekilde gelen A antikorları da, B gruplu kişinin B antijenlerini çökeltir. Yani verilen kan, hastanın damarlarında tamamen çökelmeye uğrar. Bu da damarları tıkar ve ölüme sebep olur. AB kan gruplu bireyde: A antijeni ve B antijeni bulunurken A,B antikorları bulunmaz. Dolayısıyla AB'ye kan verildiği zaman, verilen kandaki antijenler, AB tarafından antikor bulunmadığı için çökeltilmez. Ancak verilen kanda bir miktar antikor bulunur. Örneğin A grubu veriyorsa, B antikoru bulunur. B antikorunun miktarı az da olsa AB grubundaki B antijeniyle karşılaştığı an B antijenini çökeltir. Ancak verilen kandaki antikor miktarı az olduğundan, öğrencinin de kafası karışmaması için okullarda hesaba katılmaz. Yani A dan B ye vermek kesin ölüm getirirken; A dan AB ye vermek sadece tehlikelidir. Öldürebilir de, öldürmeyebilir de. Söz konusu insan sağlığı olunca işi şansa bırakamazsınız. Son çare olarak kullanılır sadece. Ayrıca okullarda yanlış öğretilen tek şey kan grubu değil. Birçok şey bilinçli olarak yanlış öğretilir. Çünkü doğrusu çok daha karmaşıktır ve öğrencinin seviyesine uygun değildir. Bu kısmen yanlış kısmen doğru bilgiler öğrencinin anlayacağı şekilde öğrencide temel oluşması açısından verilir. Daha sonra öğrenci alanını seçer ve üniversitede o karmaşık olan doğruları öğrenmeye başlar. Sistem böyledir.
  7. nemesis_

    Kan Grupları

    Kan grubu denen şey kandaki bazı proteinlerin var olup olmaması esasına dayanır. Eğer bir kişinin kanında A antijeni bulunuyorsa A, B antijeni bulunuyorsa B, her ikisi de bulunuyorsa AB, ikisi de bulunmuyorsa O kan grubu diyoruz. Yani kan gruplarını ayıran tek fark bu A ve B proteinlerinin var olup olmamasıyla ilgili. A kan grubuna sahip bireyle, B kan grubuna sahip bireylerin kanlarının içeriği farklı değil. Sadece biri A antijeni taşırken diğeri B antijeni taşıyor. Yani taşıdığımız bu antijenler tamamen DNA mızın ürettiği proteinlerden ibaret. Genetik bir mutasyon sonucu oluşuyorlar elbette. Seçilimsel olarak da bir zararları olmadığından bugüne kadar DNA mızda kalıyorlar. A kan grubunun önce, B nin sonra ve O nun en son evrimleştiği tahmin ediliyor. Bu konuyla ilgili daha net bir bilgi var mı bilmiyorum.
  8. nemesis_

    Zencilerin beyazlara göre bağışıklığı

    lise de böyle öğretilmişti ? Neden öyle öğretiliyor ki, önceden öyle olduğu sanılan bir yanlış mı ?
  9. nemesis_

    Zencilerin beyazlara göre bağışıklığı

    Bir de zencilerin verem hastalığına karşı doğal bir bağışıklığı var
  10. nemesis_

    Beyin Duyu Organı mıdır?

    Kafatası sebebiyle çalışmayan bir özellik, evrimsel süreçte kendiliğinden gelişemez.
  11. nemesis_

    Evrim Teorisi'ne bir soru

    yahu tersinim bırak şu kopala yapıştır işini Yazdıkların tamamen saçmalık. En basitinden şunu bize açıklar mısın g)-Dişiler genç ve sağlıklı olanları (yani güzelleri) seçerek ırklarını en iyi şekilde aktarımına çabalarlar. bunun evrimle çelişen yanı nedir ? Dinliyorum
  12. nemesis_

    CANLILIĞIN FİZİĞİ

    Evrim hipotez değildir, teoridir. 1. Lenski deneyi ve binlerce paleontolojik bulgu. 2. Evrim teorisi canlıların uzun süreçlerde evrildiğini söyler. İlgili iddia evrimcilerin değil doğrudan evrim teorisinindir. Ayrıca bu iddia mantığın kaçınılmaz sonucudur. 3. Bahsedilen zamanı yüzlerce kat genişletirseniz çeşitlenmedeki birikimin canlıları türleşmeye ittiğini görebilirsiniz. 4. Neymiş bu ilkeler ? 5. Evrim teorisi en baş ile ilgilenmez. Yine de abiyogenezle rahatlıkla açıklanabilir. Gerekçeleri tek tek inceleyelim: a. Korunma Neyden korunma ? Ortamda henüz başka bir canlı yok, varsa bile bu canlılar da son derece ilkel olacağından henüz birbirlerini savaşarak eleme imkanları yok. Ortamdan korunma çevreye uyum olarak belirtilmiş zaten. b. Savunma Bkz: a c. Çevreye Uyum Oluşan ilk canlı zaten çevreye uyumlu olmak zorundadır. Zira çevreye uyumlu olmasaydı o çevrede oluşamazdı. Hidrotermal bacaların etrafı bu ilkel canlılar için son derece uyumludur. d. Beslenme İlk canlı besinlerini difüzyon yoluyla alıyordu. Difüzyon canlılığın bir özelliği değil, maddenin bir özelliğidir. Çok yoğun ortamdaki besin, az yoğun ortama kendiliğinden hareket eder. Solunum organlarında gazın alışverişinde olduğu gibi... e. Üreme Üremenin ilkel versiyonu, genişleyen yağ kabarcıkları artık gerilime dayanamayıp ikiye bölünür. Genetik materyalle üreme dönemi için üremenin evrimini araştırın. Koca bir konuyu buraya taşıyamam. 6. Böyle bir varsayım yok. 7. Nasıl ? 8. Doğru ancak bahsedilen yapı kendi düzenliliğini koruyacak şekilde enerji sarf etmiyorsa geçerlidir. Bir canlı enerji giriş çıkışını, solunum olayıyla kontrol eder ve düzenliliğini korur. 9. Böyle bir iddia yok. 10. Saçmalık. Zaman evrim için yeterlidir. Evrim için sabit bir zaman birimi yoktur. Canlılar 1 milyar yılda da türleşebilir, 1 milyon yılda da. 11. Hangi sorularmış onlar ? 12. a. Öyle bir engel yok. b. İlgili hipotezin, uzuvların gelişimiyle hiçbir alakası yok. Ayrıca hipotezle ilgili açıklama yanlış. Dollo hipotezi zaten yanlıştır ve yazılan şeyi iddia etmez. İfade dollo hipotezine ait olmasa da açıklayayım; kullanılmayan organların körelmesiyle, uzuvların gelişiminin bir alakası yok. Uzuvlar gelişirken her zaman bir görevi üstlenmiştir. Dolayısıyla işe yaramayan organ körelir yasasının kapsama alanı dışındadır c. Canlılar bir seçim yapmaz. Ayrıca ne anlatılmak istenmiş net değil. Laf olsun torba dolsun ? d. Eee ? Evrimle ters düşen yanı ? Bu evrimi yanlışlamaz, doğrular e. Doğal elenme ile doğal seleksiyon aynı şeydir. Kelime oyunu yapmayıın. f. Ona üreme değil rejenerasyon denir. Bu ifadeye göre senin doğumun ailenin bozulan yapılarını onarmış öyle mi ? Ayrıca hücresel boyutta bozulan yapıların onarımını sağlayamaz üreme. İnsanların vücut hücreleri mitoz bölünme geçirerek ürer, çoğalır. Bu sayede organizmanın bozulan yapılarının yerine yenisi üremiş olur. Sonuçta vücut hücrelerin onarılmamış, üremiş ancak dokun onarılmış olur. Tüm bunlar bir yana, iddianız evrimin neresiyle ters düşüyor anlamadım. Bir başka laf olsun torba dolsun mu bu da? g. EVET. Dalga mı geçiyorsun Tebrik ederim, biraz önce evrimin bir mekanizması olan cinsel seçilimi açıkladın. h. Yanlış. Genelde etkisiz, nadiren negatiftir. Etkisiz mutasyonların birikimiyle yararlı ya da yararsız genler meydana gelir. ı. Açıklamıştık zaten. i. ne j. EVET. Tebrikler evrimin temel kaynakları olan genetik varyasyonların canlıları ne denli değiştirebileceğini açıkladın. Hadi cevapladım şimdi ne diyeceksin bakayım ? Ayrıca bu kopyayı en az 3 defa daha cevapladığımı hatırlıyorum. Bundan sonra arşiv yapıcam kendime, bu kopyayı sorarsa şunu yapıştır, onu sorarsa bunu yapıştır... Evrim hakkında hiçbir bilgin yok değil mi O yüzden bunu direk kopyaladın sanırım. Yazan kişi bir b*k biliyor sanıp atladın hemen. Aferin sana. Ancak söyleyeyim sana, bu yazı total bullshit. İddiaların çoğu yanlış. Bir kısmı evrimi destekliyor. Geri kalanı anlamsız. Evet beyler evrimi çürütüyorum. İşte evrime ters düşen gerçekler: 1. Dünya güneşin etrafında dönüyor. 2. Canlıların besine ihtiyacı vardır. 3. Doğada en kötü olanlar elenir böylece en iyiler nesillerini devam ettirebilir. 4. Newton'ın yerçekimi yasasına göre F = G.m1.m2/d^2 5. Termodinamiğin 4. kanununa göre evrim imkansızdır. -0. Isıl denge -1. Enerji korunumu -2. Entropi -3. Mutlak sıfır -4. Tahta
  13. nemesis_

    Biyolojide Kanunlar Yoktur !

    Burada bahsedilen kanun bilimsel tanımındaki kanun değil, maddenin davranışına etki eden kanunlar. Fizikte kanun dendiği zaman, maddenin nasıl davranması gerektiğini söyleyen kanunlar akla gelir. Biyolojide böyle kanunlar yoktur. Şurada da: http://www.ateistfor...showtopic=58183 "maddenin davranışını düzenleyen kanunlar var mıdır yoksa kanunlar, insanlar tarafından maddelerin rastgele davranışlarını anlamlandırmak için mi uydurulmuştur?" konulu bir tartışma var.
  14. nemesis_

    Beyinde Elektron Hareketi

    Meb in kitabı gayet basit anlatmış. Bir incele istersen: http://static.eba.gov.tr/ekitap_ftp/biyoloji/12/derskitabi/meb/biyoloji_12_derskitabi_meb_biyoloji_mosOi.pdf Ctrl + F yapıp arat "Sinirlerde İmpuls oluşumu ve iletimi" ya da sayfa 127'yi bul
  15. nemesis_

    Beyinde Elektron Hareketi

    Beyinde elektron hareketi yok. Nöronlarda sodyum ve potasyum iyonlarının sarkoplazma ve sarkoplazmik retikulum arasındaki taşınması sonucu oluşan kutuplaşmaya impuls deniyor. Nöronlarda impuls iletim mekanizmasını araştırın.
×
×
  • Yeni Oluştur...