Jump to content

Edip Cevdet

Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    505
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

2 Takipçiler

Edip Cevdet Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

948 profil görüntüleme
  1. Edip Cevdet

    ÜYELİĞİ SONLANDIRILAN KULLANICILAR

    Üyelik hesâbımın sonlandırlmasını talep ediyorum.
  2. Edip Cevdet

    Muhammed ve Zekası

    "Bilmek" ve "inanmak" farklı kavramlar. Bir çok insan ölüm gerçeğini kolayca kabul edemez. Bir şeylere inanma ihtiyâcı duyar. Esâsen, dindarlar herkesi kendi inanç dünyaları doğrultusunda dizayn etmeye çabalamadıkları müddetçe de kimin, neye inandığının bir önemi yoktur. Birilerini "Yanlış" tan çevirmenin yolu onları aşağılamak değil, zor ve uzun bir süreç dâhilinde düşünmelerini, sorgulamalarını sağlayacak doneler vermektir
  3. Edip Cevdet

    universiteler neden berbat ?

    Bana göre; Ortadoğu, Istanbul teknik, Boğaziçi ve Hâcettepe dışında diğer üniveersiteler de zâten berbat durumda idi. AKP'nin eğitime müdâheleleri ile daha berbat hâle geldi. Bizdeki üniversitelerde Prof. titri taşıyanların kahır ekseriyeti, ABD ve Batı Avrupada iyi bir lisede öğretmenlik dahi yapamazlar.
  4. Edip Cevdet

    Muhammed ve Zekası

    Yâni, ateistler dışındaki herkes "virus" size göre. İnsan algınız ve insana yaklaşımınız "müthiş"(!) gerçekten. Başka bir "ateist" üye de şunu demiş: "İnanç, aptallık ve cehaletle doğru, zeka ve bilgelikle ters orantılıdır." Tabii, ben câhil bir inançlı olarak, bu derece keskin hakâretler edemem. Ne var ki ateist olmaktaki "mahâret" kendisi gibi düşünmeyene "giydirmek" ise böyle yapmak için "atayıs" olmak gerekli midir diye düşünmekteyim Sıradan bir sokak ağzı, yeterli gibi duruyor sanki... Fikirlerimizi, düşücelerimizi paylaşmak ve doğruyu bulma adına fikir teatisi yapmak için mi; Yoksa muhataba laf sokuşturup, onu ne kadar çok rencide edebilrsek o derece "zekî" olduğumuzu göstermek için mi yazıyoruz ?
  5. Edip Cevdet

    Peygamberin Evliliği

    Ahzab Sûresi 50. âyet tefsiri, İmam Kurtûbi'nin "el Camiul lil ahkamul kuran" adlı tefsirinde epey tafsilâtlı olarak yer almış. Benim burada anlatacağım husus, bahse konu âyetin tefsiri ile doğrudan ilgili değil. İmam Kurtûbi Ahzab 50'yi tefsir ederken, "Peygamber (sav)'a özel olarak helâl kılınanlar" diye bir başlık altında 16 madde sıralamış. Burada özellikle 10. Maddeye dikkat edelim !.. İslâm Peygamberi yolda yürürken bir kadını gördü ve beğendi. Bunu da yanında bulunanlara söyledi. O kadın evli olsa bile kocasının karısını boşaması "Vâcip" olurmuş. Demek ki Zeyd ile ilgili olarak gelen rivâyet doğru. Bakınız; aşağıda bununla ilgili kaynağı veriyorum:
  6. Edip Cevdet

    ABD’de Trump’a dava izni.

    ABD Başkanı Trump’ın kendi özel işleriyle resmi makamını ayırmadığı için anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle açılan davada sıcak bir gelişme yaşandı!.. ABD'de Maryland Yargıcı, Trump'a anayasayı ihlalden dava açılmasına izin verdi. Maryland Federal Mahkemesi ABD Adalet Bakanlığı'nın bu davayı sona erdirme talebine veto verdi. Bu karar ile birlikte Trump’ın ülke dışındaki kaynaklardan ve Beyaz Saray’a etki etmek isteyen kişilerden aldığı ödemelerin finansal kayıtlarını incelemenin de önünü açacak. Haber Bizler de bir gün böyle "Daşşahlı" yargıçlar görebilecek miyiz acabâ ? Kalemini siyasilere satmış "entel"(!)ler, liboşlar; partili cumhurbşkanı ile çay toplamaya giden yargıtay başkanları vs... Batı da hukûkun üstünlüğü. Bizde üstünlerin hukûku. Vah ki vah !..
  7. Edip Cevdet

    Yıldızların yerlerine yemin etmek

    Mevzû "Din" olduğunda, binyıllardır olan-biten de bu zâten. Teolojik literatürde bir önemi var mı bilemem de ben, inanç ile din mefhumlarını ayrı anlarım. Din, inancın kurumsallaşarak hâkim kültüre entegre olup başkalaşmış, sıradanlaşmış versiyonudur. Bu hâliyle de toplumların zapt-u rapt altına alınma, yönetilme ve sömürülmesinde elverişli bir araç hâline gelmiştir. Dindarda araziye uyma ve taklid, inançlı insanda samimiyet vardır. Dindar, tarihsel süreçte genel kabul gördüğü varsayılan dogma ve yaptırımlara, sorgusuz-sualsiz, itirazsız biat eder. İnançlı kimse, zihninde oluşturduğu "Tanrı" imajı ve mantığına uymayan hususları, dindara nispetle daha rahat ayırır ve gerektiğinde reddeder. İnançlı için "kutsal Kitap" veya değişmez kutsal metinler yoktur. İlkeler vardır. Benim bu tesbitlerimin günümüzde etkin olan inanç algısında pek yeri olduğunu sanmıyorum. Sâdece, şahsi kanâ'atlerim doğrultusunda "olması gereken" leri yazıyorum. Biraz da Gnostikler gibi Tanrı ve inanç konulu hususların, insiyasyon yoluyla anlaşıldığını düşünmekteyim.
  8. Edip Cevdet

    Eski Ahit`in Tanrısı ve Yeni Ahit`in Tanrısı OZAN FIRAT Yazdı..

    İncil ve Kur'an'ın tamâmını, Tanah'ın da yaklaşık % 50'sini okudum. Müslümanların "Aynı İlahtan" geldiğini iddia ettikleri bu metinlerin kaynağı aynı olamaz. Aralarında çok net ilkesel çelişkiler var. Mûsâ'nın Rabbi: ".... Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım." (Çıkış 20:5) derken, kültür Hristiyanları - Özellikle de Protestanlar - "Sevgi pıtırcığı" bir Tanrıdan söz ederler. Hadi müslimler, "Tahrifat" iddiası ile önceki kitapların şimdiki versiyonlarını dikkate almazlar. Ben, Hristiyanların Tanah ile İncil arasındaki zıtlık'a rağmen, bu metinleri birlikte kutsayıp kabul etmelerine bir anlam veremiyorum.
  9. Edip Cevdet

    Yıldızların yerlerine yemin etmek

    İslâm Peygamberinin yaşamadığı, hayâli bir kişilik olduğu noktasındaki münâkaşalara katılmadım. Çünki; yaşamış biri olduğu husûsunda kuvvetli argümanlarım var. Ne var ki başkalarına da bir şey ıspatlama mecbûriyetim olmadığından, "yaşadı-yaşamadı" tartışmalarına müdâhil olmadım. Ben, ömrümün otuz yılını İslâmı öğrenme, anlama çabasıyla geçirdim. Gerçi bu süreç, pek plânlı ve disiplinli bir öğrenme faaliyeti ile geçmedi. Ama; çoğu İslâm ilâhiyatçısından belki de daha fazla emek verdim, çabaladım. Tek eksiğim Arapça bilmiyor oluşumdur. Takdir edersiniz ki konu İslâm olduğunda, Arapça bilmemek de büyük bir eksiklik olarak ortaya çıkıyor !.. 2009 yılı başlarından itibaren, İncil üzerinde yoğunlaştım. Kendi ölçeğimde sağlıklı bir mukâyese yapabilecek birikimim var. İslâm'ın, Ebiyonitlerin bir devamı olarak ortaya çıktığına dâir iddialar var. Ebiyonitler, MESİH'te var olduğu öne sürülen "Tanrısal Doğa" inancına karşı çıkar ve O'nu sâdece bir "Peygamber" bilirler. Hz. Hatice'nin akrabâsı ve Nastûri Rahibi Varaka bin Nevfel ile Muhammed arasında bir bağlantı olduğunu iddia ederler. Bir defâ, Nastûriler ile Ebiyonitler arasında çok fark var. Natûriler, MESİH'in Tanrısal Doğasının Kutsal Ruh ile birlikte oluştuğunu, çarmıha gerildiğinde, bu doğanın kendisineden ayrıldığını, haç üzerinde insan doğasının öldüğünü ve Tanrısal Doğanın aslâ ölmeyeceğini ileri sürerler. Ki bendeniz de MESİH'in kişiliği noktasında Nastûri düşüncesini mantıklı bulurum. Hâsıl-ı kelâm; İslâm ile Ebiyonizm arasında dahi çok büyük farklılıklar vardır. Bir defâ Ebiyonitler çoğunlukla Yahudi olup, Mûsâ'nın Yasasına tâbidirler Hayâli bir Peygamber üzerinden yeni bir inanç geliştirmeleri mümkün değildir. İncildeki MESİH karakteri ile kendisine kadınlardan harem kuran Muhammed arasında uzak-yakın bir benzerlik yoktur. Müslimler, Yuhanna İncilinde geçen Kutsal Ruh'un, Grekçe tanımını "Paraklitos-müjdeci" olarak kabul eder, Muhammed'in diğer ismi olan "Ahmed"in de aynı anlama geldiğini ileri sürerek, İslâm Peygamberini İsâ ağzından meşrûlaştırmaya çabalarlar. Tabii, bunlar sıradan, absürd argümanlar. Hattâ komedi olamayacak derecede mantıksal temelden uzaktırlar. Dinlerden herhangi biri ile hemhâl olmamış, inancın fikri çilelerini yüklenmemiş, içinde bulunduğu çevresel-kültürel etkiler nedeniyle Tanrı fikrini ve dinleri kolayca reddedebilmiş kişiler, bu mevzûları yüzeysel olarak görürler. Bunu, kendisini "ateist" olarak tanımlayanları rencide etmek için söylemiyor, kendimce bir tesbit yapıyorum. Bence, sâdece Tanrı'yı ve dinleri reddediyor olmak, ateist olmak için yetmez. Bir ateistin evvelâ neye karşı çıktığını iyi bilmesi, Tanrı ve dinler hakkında detaylı bilgi ve yaşanmışlıklara sahip olması gerekir. Ha, Tanrı'yı reddeden herkesi kâğıt üzerinde "ateist" olarak sınıflandırmak mümkündür Ne var ki mevzûnun derinine inildiğinde bence durum böyle değil. Yazımın giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinde konu farklılıkları oluştu. Kusur affola. Birbiriyle bağlantılı ama; farklı konulara değinme ihtiyâcından oldu bu.
  10. Edip Cevdet

    Yıldızların yerlerine yemin etmek

    Muhammed'in yaşadığı dönemle ilgili yazılı belgelerin bulunmayışı, kendisinin yaşayıp-yaşamadığı noktasındaki tartışmaların birinci sebebi gibi görünüyor. İslâm Peygamberinin Sasani, Bizans ve Mısır hükümdarlarına gönderdiği iddia edilen mektupların asılları bulunamadı bu güne kadar. İnternette Heraklius'a gönderdiği iddia edilen bir mektubun görüntüsüne rastladım. Ancak; gerçekten tarihi değeri var mıdır, kanıt olarak kullanılabilir mi bilmiyorum. Bence Muhammed'in yaşamış bir kişilik olduğunun en belirgin kanıtı Kur'andır. Çünki; süreki olarak, Muhammed'e göre "refleks" geliştiren bir "İlah" profili görmekteyiz. Mevlânâ'nın tâbiriyle "Pergel"in sâbit ayağı Muhammed'dir. Eğer Kur'an bir kurgu veya eski Arap hikâyelerinin Emeviler tarafından derlenmesi olsaydı, Allah'ın daha ön plânda bulunduğu bir metnin elimizde olması gerekirdi. Kur'an'ı kurgulayanlar, Muhammed ile ilgili bolca mûcize hikâyesi de uydururlardı. Putperest Arapların mucize noktasında Muhammed'e sürekli meydan okumaları karşısında, birtakım bahanaler arkasında "tam siper" olan bir "Allah" figürü ile karşılaşmazdık.
  11. Edip Cevdet

    Yıldızların yerlerine yemin etmek

    İyi, güzel ve dahi hoş da... Mâdem ki Allah, anlamamızı ve hattâ iknâ olmamızı kolaylaştma adına, bizim algı düzeyimize inip, "İlâhi Kelâm"daki seviyeyi bu derece düşürecekse "müteşâbih âyet"ler neden ? Kendi âyetlerinin inandırıcılığını sağlama ve insanların "mütma'in" olması gerçekleştirme adına "yemin" ederken; Kureyş'in, Muhammed'in elçilik iddiasını ıspatlaması için "mucize" göstermesi gerektiği husûsundaki taleplerine neden "Öncekiler yalanladı" bahânesi ile karşı çıkılıyor ? Mucizeleri yalanlayanlar yeminlere inanacak mı ? Muhammed, Allah'tan çok daha önemli bir kişilik midir ?
  12. Edip Cevdet

    YER İLE GÖK ARASINDAKİ MESAFE KAÇ YILDIR.

    Ben zâten dönem insanını küçümsediğinizi ifâde etmedim. "Bu tip anlatımlara kimler, neden inanır ?" gibi sorular oluşur zihnimizde. Orta Çağ Arabistanının kültürel dokusu, okuma yazma oranı, köleci toplum, yağma-talan türü saldırıların günlük hayâtın"sıradan" bir parçası hâline gelmesi gibi hususlar dikkate alınırsa bir şekilde kabul edilmiş "Peygamberlik" sıfatının, kişiye nasıl bir güç kazandıracağını hesap etmek, pek zor olmayacaktır. Bu gün müslümanların kahır ekseriyeti namazın farzlarını, sehiv secdesinin hangi durumlarda yapıldığını bilmez. Kaldı ki teferruat ile ilgilenilsin. Çoğunun, bu yazdıklarınızdan bihber olduğunu tahmin diyorum.
  13. Edip Cevdet

    YER İLE GÖK ARASINDAKİ MESAFE KAÇ YILDIR.

    Sn. güven; Bizler, 7. yy insanına nazaran, uzay hakkında çok daha fazla bilgiye sâhibiz. O dönemin insanı, bu gün bizim öğrenebildiklerimizin binde birini dahi bilmiyordu. Bu anlatılanları şimdiki bilginle okur veya dinlersen gülmekten yerlere yatarsın. Ama; evren hakkındaki bilgilerini "delete" tuşu ile silip, Orta Çağ Arabistanındaki câhil bedevinin birikimi ile dinlersen ağzın bir karış açık kalacaktır. İslâm Peygamberi, çok zeki bir adam. Muhteşem bir stratejist. O dönem imkânlarına göre imrenilecek bir eğitim metodu kullanıyor. Tabii, insanları etkilemeyi de başarıyor. Bu foruma bir çok başlık açıp, hadis aktardığına göre, muhtemelen bir şeyin de farkında olmalısın. Muhammed, insanları anlatmak istedikleriyle etkilemeyi plânladığında, evvelâ onların ilgisini toplayacak sorular sorar ve cevap isterdi. Orada bulunanlar, "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" deyince, dinleyenler mevzûya odaklanmış olur; nihâyet, önceden kurguladığı, işitenlerin aslâ aksini iddia edemeyecekleri ve dönem insanını hayrete düşüren hikâyeleri anlatır; karşısındaki kitle de anlatılanları pür dikkat dinlerdi. Bu gün insanlığın üzerindeki problem, gülüp geçeceğimiz kadar basit değil !..
  14. Edip Cevdet

    "Manna"

    @Türk Ateist; Ben, bir ara evrim ile ilgili araştırma yapayım dedim. Mevzûyu iyi anlamak için süreci ve canlıların evrimindeki bağlantıları iyi bilmek gerek. Biraz sabırsız bir yapım var. Çok okumak beni sıktı. Açıkçası, bâzı kısımları da anlayamadığım için, Oktar'ın evrim karşıtı yazılarına yönelmiştim. Bu arada, Quantum Fizği ile ilgilii makâlelerine de bir göz attım. İşin bana enteresan gelen tarafı ise A9 tv'den izlediğim Adnan Oktar'ın bu mevzûlara hiç girmemesi olmuştu. Sürekli geyik muhabbeti yapıyor. En sık dillendirdiği iki husus var. 1 - İngiliz derin devleti 2 - Mehdiyet Bir süredir tv'den izlediğim Oktar'da yazılarında okuduğum birikimi göremediğimden, "bu işin sırrı nedir ?" diye düşünür dururdum. Bu başlıktaki yazılarınız benim için bilgilendirici oldu. Teşekkür ederim. @democrossian; Resimdeki bayan uzaylı mı ? Kafasının arka tarafı minâre gibi sivrilmiş ?
  15. Edip Cevdet

    "Manna"

    İyi de mezkür şahıs, gerek bastırdığı kitaplarında, gerekse değişik sitelerde yayınlanan makâlelerinde bu yazıların altına imzâsını atıyor; kendi ürünü olarak pazarlıyor. Dediğin gibi olsa telif haklarından ötürü sıkıntıya düşmez mi ? Bizlerin haberi olmaz mı ? Gerçi benim İngilizcerm olmadığından neyi-nereden aldığını çözmem mümkün değil.
×