Jump to content

democrossian

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    13.971
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

democrossian Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

8.283 profil görüntüleme
  1. democrossian

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    Yemin'in net kesin anlamı sağ eldir. Söz verme türev anlamdır. Söz verirken sağ el ile bir hareket yapıldığı için bu anlam türetilmiştir. Her sözcüğe böyle türev anlam verilirse her şey birbirine karışır. Göz deyince görme organını değil çekmeceyi ya da pınarın çıkışını kastettiysen cümlede bu kastı belirten, türev anlamı kastettiğini belirten bir unsur mutlaka olmalıdır. Masanın gözünde demeyip sadece gözde denir mi yahu? En temiz içme suyu pınarın gözündedir demeyip en temiz içme suyu gözdedir denir mi hiç? Olmayacak iş! Olacak mantıklı bir laf olacak ki olabilir diyeceğiz! Bunlar çaresizlikten boşa çırpınışlar. Akıl var mantık var. Olacak bir şey olsa akıl reddetmez. Aklın kabul ettiğini reddetmeyiz. Aklın yolu birdir.
  2. democrossian

    İslam kendinden önceki dinlerin bozulmuş halidir.

    Biz bunu İslamı çürütmek için söylemiyoruz. Gerçek öyle olduğu için gerçeği ifade ediyoruz. Krallar, hakanlar, firavunlar hakkında tonlarla kanıtı niye buluyoruz da bir tane peygamberle ilgili tek kanıt yok?
  3. democrossian

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    Meleket eyman nasıl canının istediği zaman canının istediği anlama geliyor? Canın isteyince köle, canın isteyince yemin nihahlı! Yemin nikahı diye bir şey varsa bu Kuran'da neden tanımlanmamış? Böyle bir ayrım olsa bunun önemle açıklanması gerekirdi ki yanlış anlama olmasın!
  4. democrossian

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    Hayır biz odamıza kimin girmesini isteyip kimin istemediğimizi allahtan mı öğreneceğiz ne zırvalıyor bu salak allah o da işin başka yönü! Ülen yatak odamızla uğraşacağına git şu mirası düzgün taksim et şaşkın ördek! Tutmuş yatak odanıza şu girsin şu girmesin! Salak, onu ben çok iyi bilirim, senin burnunu yatak odama sokmana hiç ama hiç gerek yok! Geri zekalı... Kalkar bir de kitap göndermeye kalkışır şu zekasıyla!
  5. democrossian

    Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

    Tamam işte meleket eyman köle ve cariye. Zevcelerinle ilişkin kınanamadığı gibi meleket eymanla ilişkinden de kınanmıyorsun! Köle ve cariye sen sere serpe çıplak uyurken ise odana izinsiz niye girsin be! Herhalde girmeyecek! "Vallaaa kııız bizim efendinin ağaran sadece saçı sakalı değilmiiiş" derse ne olacak? Karın bile girsin istemezsin! Hele dört karın varsa! Ne dediğinin mi farkında değilsin, bunamış olmayasın?
  6. democrossian

    GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

    Aslında Mustafa İsmail ve Abdüssamed'in de videoları değilse de ses kayıtları var YouTube'da.
  7. democrossian

    GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

    Bir söz vardır Kuran Arabistanda indi Türkiye'de yazıldı Mısır'da okundu! Evet Talaal Bedru Aleyna'yı kimse Ümmü Gülsüm gibi okuyamadı. Mısır bülbülüdür o. Harika gırtlağı vardır. Ateistim ama Ümmü Gülsüm Talaal Bedr'i okuyunca ürperiyorum. Elimizde net ses kaydı yok. 60 lı yılların teknolojisi ile kayıtlar var. Ama yine de olağanüstü bir ses olduğunu anlayabiliyorsun. Ümmü Gülsüm'ün ise iyi kötü videosu var YouTube'da.
  8. democrossian

    İslam öncesi islamın varlığına dair kanıt arıyorum.

    Şamanlar ruhların coşması olarak tanımladıkları fırtınalı havalarda özel ayin yapardı. Çünkü ventilasyon olarak tanımlanan şiddetli hava akımlarının da bir tür kendinden geçme haline neden olduğu bilinmektedir. Hatta bu yüzden paraşütçüler paraşütü açmayı bile unutabilir! Herkes korkup bir yerlere çekilip saklanırken şaman fırtınada ayin yapar, kendinden geçer ve kabile onun fırtına altındaki acayip hareketlerini korkuyla izlerdi. Fırtınadan sonra şaman heyecan ve coşkuyla gördüğü halisünasyonları ruhları gördüm diye anlatırdı. Dinler böyle oluştu yani... Şamanizmin oluşumunu Roger Lewin Modern İnsanın Kökeni kitabında çok güzel anlatmıştır. Asya ve Afrika'da ilkel kabilelere kadar gidip ilkel zamanlardan beri gelmiş inançların izlerini sürmüş çok değerli bir araştırmacı yazardır. Muslimler onu okumazlar çünkü kitabında aslında evrimi anlatır. Dinlerin evrimi sadece bir bölüm. Muslimlerin oraya kadar okumaya dayanmaları olanaksız! Temel başucu ve başvuru kaynaklarım arasında olan kitaplığımın nadide parçalarından birisi.
  9. democrossian

    İslam öncesi islamın varlığına dair kanıt arıyorum.

    Oruç ilk din olan Şamanizmde, tarih öncesi ilkel insanlarda bile vardı. Yere kapanıp namaz kılar şekilde tapınma da öyle. Kurban adama da öyle. Bunlardan bir şey çıkmaz. Trans, kendinden geçme, halisünasyonlar görme ilkel şamanlarda da vardı. Dinin niteliği üç aşağı beş yukarı belli. Bunun aşağı yukarı bütün toplumlarda benzer biçimlerde tezahür etmesi son derece normal. Bundan bir şey çıkmaz. Yani sonuç olarak etrafındaki görünür maddi nesneleri bir ruhani alemin perdesi olarak düşünüyorsun ve kendinden geçme anlarında gördüğün halisünasyonları bu perdenin arkasını, ruhlar alemini görme olarak yorumluyorsun. Şamanlar başta mantarlar olmak üzere halisünajen maddeler de kullanırlardı. Hatta haşhaşa esrar adını da mutasavvıflar vermiştir. Mutasavvıflar da yoğun haşhaş kullanırdı. Halisünasyonları keşif keramet zannederlerdi! Dinin niteliği üç aşağı beş yukarı aynıdır.
  10. democrossian

    GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

    Mustafa İsmail bir sanatçıydı, şovmendi, o yüzden bağnazlar onu beğenmezdi. Kuran mı okuyor arya mı derlerdi. Faraza Hud suresi okurdu. Nuh tufanı konusuna geldiğinde tiyatro doruğa çıkardı. Faraza Nuh'un oğlunun gemiye binmediğini anlattığı yerde oğlanın "yüksek bir dağa çıkar kurtulurum" deyişini kibirli bir tonda okur, Nuh "oğlum gemiye bin bu gün başka kurtuluş yoktur" diye yalvardığı yerleri ağlamaklı titreyen bir sesle okurdu. Sonra tufan başladığında adeta çığlık atarak okurdu. Sesinin son perdesine çıkardı. Tufanın ıslığını duyar gibi olurdunuz. Sonra sular çekildiğinde sesi yatışır, ağırlaşırdı. Nuh dua eder rabbim oğlum ehlimdi ehlimi kurtaracağına söz vermiştin diye kırgın bir sesle okurdu. O kırgınlığı, üzüntüyü ses tonuna verirdi. Cevapta oğlun ehlin değildir o kafirlerden oldu derken ağır ve tehditkar bir tonu sesine yansıtırdı. Kehf okurken o mağaranın ağır, ürpertici yoğun havasını sesine vermeyi başarıyordu. Ne dediğini hiç anlamayan biri bile esrarengiz, ürpertici bir atmosferden bahsettiğini anlayabilirdi. Bir tek öğrenci yetiştirdi, o da Abdussamed. O hocası kadar tiyatral okuyamazdı ama ses perdesi çok genişti. Avrupalı doktorlar öldükten sonra gırtlağını incelemek için para karşılığı vasiyet bırakmasını önerdiler, kabul etmedi. Onu dinleyenler bir kalın bir ince sesli iki kişi sırayla okuyor sanırlardı. Bir dakika hiç soluk almadan son perdeden okuyabilirdi. Mısırlılarda genetik olarak iyi bir gırtlak yapısı vardır. Abdussamed bunun zirvesiydi. İkisi de öldüler. Sonra başka öyle okuyan çıkmadı.
  11. democrossian

    GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

    Olayın geçtiği yıllar 60 lı filan video yok o zaman.
  12. democrossian

    İslam kendinden önceki dinlerin bozulmuş halidir.

    Yok, Hristiyanlıktan türemiştir. Ama anlattığı hikayeler daha çok Tevrat'tan ve bir takım apokrif risale niteliğindeki metinlerden çalıntıdır. Örnek yedi uyurlar ne İncil ne Tevrat'ta geçer. Apokrif risalelerde anlatılır. Ne buldularsa işlerine yarar gördükleri, bulamaca katmışlar. Eski Arap şiirinden bile çalmışlar. Örnek iktarabeti saat ven şakkal kamer. Bu eski Arap şiirinden çalıntı.
  13. democrossian

    İslam kendinden önceki dinlerin bozulmuş halidir.

    Kanıt koymak iddia sahibine düşer. Senin cinayet işlediğine dair bir iddia olsa kanıtınız ne diye sorarsın. Katil olmadığını kanıtlamaya uğraşmazsın. Bir kanıt getirirlerse onu çürütmeye çalışırsın. Kanıt yok ki neyi çürüteceğiz? Peygamber diye bir takım adamların yaşadığının bile kanıtı yok. Kralların, hakanların, firavunların yaşadıklarına dair tonlarla kanıt var. Bu adamların yaşadığına dair tek kanıt yok! Önce bir Muhammed yaşadı diye kanıt bulsunlar. Sonra sıra İsa'ya Musa'ya gelsin, öyle gitsin. Hiç birinin tek kanıtı yok! Muhammed'in mezarını bir açtırıp inceletmekle başlasınlar. Orada eşşek gömülü olsa bilmeyeceğiz! Sakalı dedikleri şeyleri bir laboratuvara soksunlar! Onlar eşşek kılı olsa yine bilmeyeceğiz!
  14. democrossian

    GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

    Mantığa bak şimdi! Sana "indirilen" "kitap" tan öncesini tartışamazsın! Mantığa gel mantığa! Yahu ben bu saçma hezeyanları kısaca değerlendiriyorum yoksa... Ayrıntılı değerlendirmeye kalksan neler çıkar neler! Çapanoğlu mübarek! Şunda arkasında önünde dediğini berbat etmeyen tek bir düzgün ifade bulana Nobel Edebiyat Ödülü verilmesi gerek! Ülen bu mantıkla sen ne İsa'yı tartışabilirsin ne Musa'yı be!
  15. democrossian

    İslam öncesi islamın varlığına dair kanıt arıyorum.

    Nasıl olmaz? Son gönderildi denilen Kuran insan haklarına aykırı pasajlarla dolup taşıyor! Bana Kuran'dan bugünkü insanlık kültürüne tamamen uygun ve herkesin içine sine sine gönül rahatlığıyla uygulayacağı bir tane hukuki ayet göster! Hatta hukuki kaydını da kaldırıyorum. De ki şu ayet her modern, çağdaş, vicdanlı, empati yeteneğine sahip duyarlı insanın içine siner, rahatlıkla benimser ve uygular. Hodri meydan. Fakat kapsamı madem bu kadar geniş tuttum, ofsayta düşmemek için bir şart öne sürüyorum: Tek cümle cımbızlanmayacak. Önünde arkasında ifadeyi bir çuval inciri berbat eder tarzda bir ifade bulunmayacak. Çünkü cımbızlandığı zaman "bir insanı öldüren tüm insanları öldürmüş gibidir" gibi Tevrat'tan çalıntı da olsa bir ifade bulabiliyorsun. Böyle cımbızlama olmayacak. Kolay gelsin ama zor iş! Muhaliflerin ellerinin ayaklarının çaprazlama kesilip çarmıha asılmalarının önerildiği bir kitap müsveddesi betikte bulabileceğin bu şartlara uyar bir ifade bulmak, çölde etrafı ormanla çevrili çağlayan bulmaktan beter!
×