Jump to content

hulas

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    354
  • Katılım

  • Son ziyaret

hulas kullanıcısının paylaşımları

  1. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Her güne bir gülümsemeyle başlayıp o şekilde atlatıverin. (W. C. Fields) Asla düşünebildiğinden daha net konuşma. (Jeremy Bernstein) Önemli bir amaca ulaşmakta, zekâ küçük bir yetidir. (G. H. Hardy) Gelecek kuşaklar, onları hiç düşünmediğimiz için, bizi hiç unutmayacaklar. (Henrik Tikkanen) Bazı insanlar, düşünemeyecek kadar tembel oldukları için okurlar. (G. C. Lichtenberg) İnsan, kendi türünden hazzetmeyen toplumsal bir yaratıktır. (Eugene Delacroix) Muhteşem olandan başka hiçbir şey güzel değildir. (Andre Breton) Krallar ihaneti sever, ama hainlerden nefret eder. (Thomas Dekker) Kahraman, kaçmaya korkan kişidir. (İngiliz Atasözü) Hiç gürültü yapmayan insanlar tehlikelidir. (Jean de La Fontaine) Hatasız olan her şey eksiktir. (Joseph Joubert) Problem çözülünce basit görünür. (Charles Franklin Kettering) Almaya paranız yetiyorsa, satın almanın eğlencesi yoktur. (Wallis Simpson) Para fikre sahip değildir ama fikirler para getirir. (reklamcı Jacques Seguela) Para, mantıklı düşüncelerden çok daha inandırıcıdır. (Euripides) Neyi riske attığın, neye değer verdiğini gösterir. (Jeanette Winterson) "Son dakika" olmasaydı, çoğu işler yapılamazdı. (Michael S. Tarilor) Hayat, uyuyamadığın zaman gerçekleşen bir şeydir. (Fran Lebowitz) Hırsız, herkesin kendisi gibi çaldığına inanır. (E. W. Howe) Hırsızlık yapmayın, devletler rakip istemez! (V for Vendetta filminden) Umarsızlığı anlamadan şizofreni anlaşılamaz. (psikiyatrist R. D. Laing) Bence insanın adı, onunla en az ilgili olan yanıdır. (Yusuf Atılgan) Vejetaryen, çocuğu olabilen hiçbir şeyi yemeyen kişiye denir. (David Brenner) Kedi, sevgisine layıksan dostun olur, ama asla kölen olmaz. (Theophile Gautier) Kedilerin amacı, bize doğada her şeyin bir işlevi olmadığını öğretmektir. (Garrison Keillor)
  2. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Sizin gibi idealist (veya eskilerin tabiriyle diğergam) insanlara, rahatını bozarak, hayatını feda ederek kendisini halkına adayan insanlara şahsen saygım çok büyük... Aydın bir insan olduğunuz kesinlikle belli oluyor... Halkın çoğunluğu maalesef aydınlara, bilgili insanlara veya bilimadamlarına kıymet vereceği yerde tek meziyeti kurnazlık olan demagog siyaset erbablarının ya da yarı cahil din bezirganlarının filan peşine takılıp gidiyor. (Sayıları milyonları bulan muhafazakar kesim şimdi "Fetullahçılar bizi yıllarca kandırmış" diye salya sümük ağlıyor! Sen halk olarak eşek olursan, sırtına semer vuran çok olur tabii!) Bu topraklarda Aydınlanma, daha uzun seneler boyunca tam manasıyla hayata geçmeyecek gibi görünüyor. Bana göre her şeyden önce çok okuyan bir toplum olmak zorunda Türk halkı. Çok ve çeşitli okumalar yapmadan bir toplumun yükselmesini mümkün görmüyorum ben. Okumak yeter şart değil belki ama kesinlikle gerek şart... Eğitimli kitlelerin gözü, cahil kitlelere göre daha açık oluyor, burası kesin... Şimdi size tuhaf gelebilir ama internetin icadını da çok değerli bir buluş olarak görüyorum ben. İnternet de, insanların gözünün açılmasına az da olsa katkı sağlıyor. Eskiden bilgiye ulaşım basbayağı kısıtlıydı ve insanlar tek yönden gelen bir propagandanın etkisi altındaydı. Kapalı bir fanusun içinde yaşıyor gibiydi herkes. Şimdi internette herkes her türlü görüşten haberdar oluyor, bütün değişik, aykırı fikirleri, tezleri, ideolojileri, bakış açılarını öğreniyor, tanıyor. İnsanların ufku açılıyor. Herkes internet sayesinde zengin ve çok taraflı bir bilgilenme imkanına kavuştu. Bu da çok mühim bir gelişme. Türkiye'deki yaşlı nüfustan pek bir beklentim yok ama sanki genç nüfus internetin de yardımıyla daha bir bilinçliymiş gibi geliyor bana... Bilmiyorum belki de ben olaya iyimser yaklaşıyorumdur...
  3. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Türk üst kimliğinin kabulü konusunda ülkemizde Kürtlerin bir bölümü haricinde ciddi bir sıkıntının olmadığını görüyorum ben. Bazı kişiler bu mevzular konuşulurken arada bir Çerkezleri, Lazları, Boşnakları falan da sayarak kafa karıştırırlar ama işin aslı şudur ki, Türkiye'de Kürtler (veya Kürtlerin ekseriyeti) haricinde Türklük'ten rahatsız olan bir kitle göze çarpmamaktadır. Anketlerde de görülmektedir ki, halkın yaklaşık % 80'inin Türklükle alakalı bir rahatsızlığı yoktur. Kendisini direkt olarak Türk olarak tanımlamakta da beis görmemektedirler. Bu çok ciddi bir orandır. Bir ülkede bir konuda % 80 mutabakat sağlanmış olması gözardı edilemeyecek bir husustur. Şimdi, ülkenin yaklaşık % 20'si psikolojik olarak Türk kelimesine gıcık kaptılar diye veya olayı bir gurur meselesi yapıyor diye, halkın % 80'inin yıllardır gayet te benimsediği bir milli kimlik, öyle ha deyince çöpe atılamaz herhalde. Türk üst kimliğini hâkim özellik olmaktan birdenbire çıkardığınız zaman, Türklüğü yıllardır benimsemiş % 80'e yeni bir kimlik nasıl vereceksiniz? Her şeyden önce bu % 80'lik homojenleşmiş yapıyı da etnik temelde parçalamayı göze almanız lazım. Yani ülkedeki % 20'lik küçük parçanın keyfi uğruna, ülkedeki % 80'lik büyük parçayı da feda etmeyi göze almanız lazım... Bu bence bir maceraya atılmaktır ve sonu meçhul bir sürece sokar Türkiye'yi. Halk arasında, sokakta, okulda, çarşıda, pazarda etnik kavgaların başlayacağı bir döneme sokar. "Nüfus dikte eder" diye bir söz duymuştum birisinden. Türkiye'de nüfus üstünlüğü, hâlâ kendini Türk olarak tanımlayan (veya devlet tarafından böyle tanımlanmaktan rahatsız olmayan) kitleye aittir. Ve çoğunluğu oluşturan Türkler, yıllardır sahiplendikleri Türk Devleti'nin resmî olarak yıkılmasına, resmî olarak "devletsiz kalmaya" kolay kolay razı olmazlar. Niye olsunlar ki? "Türkiye'ye İran tipi şeriat gelsin mi?" diye bir soru sorsanız, belki en az % 20 oranında evet diyecek bir kitle çıkar tüm ülke çapında. (belki daha fazla çıkar da, biz % 20 diyelim şimdilik) Ülkenin % 20'si şeriat gibi çağdışı bir rejimi kabulleniverdi diye, ülkenin geri kalan % 80'inin gayet te memnun olduğu çağdaş laik düzeni çöpe atıp tüm ülkeyi bir maceraya sokmayı göze alamaz hiçbir devlet adamı herhalde... Ha denilebilir ki "Kürtler ülkenin bir parçasında (Doğu'da) nüfus olarak çoğunluktadır, o zaman en azından Doğu'da Kürtlük resmî olarak egemen kimlik olsun!"... İyi de o zaman da Türkiye'yi coğrafi olarak resmen parçalamış olursunuz. Batı'da ayrı bir devlet düzeni, Doğu'da ayrı bir devlet düzeni anlamına gelir bu... Türkiye tek parça olarak kalacaksa, bir kısım topraklarını diğer bir kısım topraklarından resmen ayıran bir uygulamaya müsaade etmesi düşünülemez. Bu çeşit bir coğrafi parçalanmayı zaten PKK silah yoluyla başarmaya çalışmakta ama buna güç yetirememektedir. Not: KONDA'nın 2019 tarihli bir anketine göre halkın yüzde 77'si kendisini Türk olarak tanımlamaktadır. Kendisini Kürt olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 16. Aynı şirketin 2010 tarihli anketine göre ise halkın yüzde 78'i kendisini Türk olarak tanımlarken, kendisini Kürt olarak tanımlayanların oranı yüzde 18. https://www.tarafsizhaberajansi.com/2019/11/19/kondanin-anketine-gore-turkiyede-kimligini-kurt-olarak-aciklayanlarin-orani-yuzde-16 https://www.internethaber.com/konda-anketi-turk-ve-kurt-nufusunu-saydi-351420h.htm
  4. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Batı'nın bombaları nereye düşüyorsa orası Doğu'dur. (Nihat Genç) Medyayı kim kontrol ediyorsa zihinleri de onlar kontrol ediyor. (Jim Morrison) Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi. (William Inge) Herkes tarafından kayıtsız şartsız kabul edilmesi gereken hiçbir değerler kümesi yoktur. (Alexandre Nehamas) Yüksek bir mevkiye yerleşen alçak bir kişiden daha tehlikeli biri olamaz. (Marcus Livius Drusus Claudianus) Politik açıdan doğru olmak ve liberal olmak, güvenlikli bir sitede yaşıyorsanız kolaydır. (Bobcat Goldthwait) Biraz yaşlanmak ve azıcık para, sosyalizmin kökünü kazır. (Will Durant) Despotluk ne kadar sıkı olursa, görünürde her şey o kadar rahat işler. (Elizabeth Cady Stanton) Liderlik testlerinden birisi, acil duruma gelmeden önce bir sorunu tanıma becerisidir. (Arnold H. Glasow) Yoksullukla mücadele etmiş herkes, yoksul olmanın ne kadar pahalı olduğunu bilir. (James Baldwin) Sonuç olarak şunu unutmamak önemli: Olmamız gereken şeyi, olduğumuz gibi kalarak olamayız. (Max de Pree) En korkutucu olan şey evrenin bize karşı hasmane değil, kayıtsız olduğu gerçeğidir. (Stanley Kubrick) Evren düşmanca da davranmaz, dostça da... Kayıtsızdır, o kadar. (John Haynes Holmes) Doğa'nın değişmez yasası: Ayak uydur ya da yok ol. (H. G. Wells) Evrene yönelik bir sevinç ve her şeye karşı bir merak... İşte benim dinim bu... (John Burroughs) Dünya insansız başladı ve insansız son bulacak. (Claude Levi-Strauss) Keşfedilen bir hakikatin mutlaka ilginç olacağını farz etmek için bir neden yoktur. (Sör Isiah Berlin) Haksız eleştiri, çoğunlukla şekil değiştirmiş övgüdür. (Dale Carnegie) İyi kararlar tecrübeden kaynaklanır. Tecrübeler ise kötü kararlardan. (Barry LePatner) Haklı olduğunuza inanıyorsanız sakin olmayı başarabilirsiniz. (Bud Holiday) Ya düşünürsünüz ya da başkaları sizin yerinize düşünür. (F. Scott Fitzgerald) Eğitim, bilmediğinizi bile bilmediğiniz şeyleri öğrenmektir. (Daniel F. Boorstin) Zeki olmanın avantajı, kendini aptal gibi gösterebilmektedir. Tersi çok daha zordur. (Kurt Tucholsky) Para hakkında kafa yormamanın tek yolu, bol miktarda paraya sahip olmaktır. (Edith Wharton) Paranın sağladığı tek şey, para için endişelenmeme özgürlüğüdür. (Johnny Carson) Bir insanın ölümü, kendinden çok, geride kalanların sorunudur. (Thomas Mann) Ölüm cezasının kalkması isteniyorsa, ilk adımı katil dostlarımız atsınlar. (Alphonse Karr) Ağzının ortasına yumruğu yiyene kadar herkesin bir planı vardır. (boksör Mike Tyson)
  5. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Bu milletten bir halt olmaz dedirttiler size yani sonunda! Siz görmüş geçirmiş bir insansınız anladığım kadarıyla. 50 yıl bu millet için çabaladım demiştiniz bir keresinde. Ama bu cahil, aymaz millet sonuçta sizi bile pes ettirdi görüyorum ki. Ne hali varsa görsünler diyorsunuz! Ben de şahsen bazen bu milletten bir cacık olmayacağı düşüncesine kapılıyorum, sonra bu fikrimden vazgeçip ümitleniyorum, sonra da tekrar ümidimi kaybediyorum... İşin gerçeği, halkın bir gün gözünü açıp aydınlanmasını bekliyoruz, kah ümitle kah ümitsizce. Aslında Tayyip'in konumu çok da sağlam ve güçlü değil bence... Tamam, ülkeyi yönetme hakkını ve meşruiyetini ele geçirecek bir oy yüzdesini sandıktan çıkarmayı başarabildi bugüne kadar. Ama nüfusun ezici çoğunluğunu (ya da anayasayı komple değiştirecek bir çoğunluğu) da ele geçiremiyor. Tayyip'in şu anki halk desteği % 40 civarındadır. (MHP'den gelen bir % 10'luk oy katkısıyla cumhurbaşkanlığı seçiminde toplam % 51 oy aldı). Demek ki halkın öteki yarısı kendisinin peşine takılacak kadar şuursuz değil diyorum kendi kendime!.. Demek ki diyorum o kadar da kör değil Türk milleti... İşte beni arada sırada ümitlendiren, bu Tayyip'e oy vermemiş % 50'dir. En azından halkımızın yarısı o kadar da aptal ve koyun değil diye kendi kendimi teselli ediyorum işin özeti... Son yerel seçimde büyükşehirlerde AKP çoğunluğu ele geçiremedi ve kaybetti. Büyükşehirlerdeki bu tablo da beni ülkenin geleceği adına ümitlendiren bir gelişme oldu.
  6. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Şiddet karşıtı politikacı Mahatma Gandhi'nin şu sözü bence hayli çarpıcıdır: "Uğruna ölebileceğim birçok dava var, ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yok."
  7. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Anonim Sözler: Bir toplumun ne kadar gelişmiş olduğunu görmek için, önce o toplumdaki kadınların durumuna bakınız. Afrika'daki annelerin çocuklarına ''O tabaktakilerin hepsi bitecek!'' diye bağıracağı gün gelene kadar, yoksulluk en büyük insanlık sorunumuzdur! Heykeli tımarhaneye, kendisi hapishaneye konulan bir ülkede "düşünen adam" nasıl yetişsin! Gelişmiş ülke, yoksulların araba sahibi olduğu ülke değil, zenginlerin toplu taşıma kullandığı ülkedir. Hiçbir kimse cahilliğini itiraf etmez. Birisi konuşurken daha sözünü bitirmeden lafa başlayan kişi müstesna... İyi arkadaşlar, yıldızlar gibidir; onları her zaman göremezsiniz ama her zaman orada olduklarını bilirsiniz. Savaşlar, oy kazandırmayıp oy kaybettirseydi, milyonlarca masum insan ölmezdi belki de. Devlet adamı, seçim kazanarak olunmaz. Bilgi-birikim ve strateji gerekir. Din, eleştiriye karşı koruma talep eden tek fikirdir. Aptal insanları zekânızla etkileyemezsiniz. Düşünmekten utanmıyorsan, söylemekten de utanma! Paran varsa insanlar seni tanır, paran yoksa sen insanları tanırsın! Bazı insanlar, sadece içinde bulundukları için, dünyayı daha özel kılarlar. Aptal gibi gözükmeye razı değilsen, âşık olmayı hak etmiyorsun demektir. Bir kadın sizi milyarder yapabilir. Eğer trilyonerseniz... Bir kadını diz çöktürebilecek tek şey, mağazadaki alt raflardır. Bir kadına "365 gün seni düşündüm" dersen, "6 saat ne yaptın?" diye sorar. Bir kadına tekme atmak, yalnızca karnındaki bebeğinin hakkıdır. Kadın, her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise, tek ihtiyacını karşılayacak her kadını. Kadınlar, eski sevgilisinin yeni sevgilisinden ve yeni sevgilisinin eski sevgilisinden nefret ederler. Komik olmak iyidir; böylece çok güzel gülen kadınlar tanırsın. Kadınlar, romantik erkekleri ödüllendirmek yerine kalpsiz erkekleri ödüllendirdikleri için, romantik erkeklerin nesli tükenmek üzere... Kadınlar erkeklerin değişeceğini ümit ederek evleniyor. Erkekler de kadınların değişmeyeceğini ümit ederek... Sonuçta her iki taraf da hayal kırıklığına uğruyor. İstediğin kadar şık giyin, sevişirken çıplak olacaksın. Eğer kimsen yoksa, kimse sana zarar veremez. Her şeyin bal gibi farkında olup, salağa yatmak... İşte bütün mesele bu... Eğer insanların dikkatini çekmek istiyorsanız, ya daha agresif ya da daha çekici olmalısınız. Birini seç! Bugün, en çok satanlar listesinde yine insanlar var. Orospulara bir lafım yok, fakat çocukları çok canımı sıkıyor! O beni ''herhalde'' sevmiş. Oysa ben onu ''her halde'' sevmiştim. Eğer bir iş para ile yapılamıyorsa, o iş çok parayla mutlaka yapılabiliyordur. Parayla her şeyin satın alınabileceğini düşünmek, paranızın olmadığına delalettir! Haya(t) ile haya(l) arasındaki tek fark, (tl)'dir. Hayat, "hayal"i bir harfle ıskalar! Her aşk "merhaba" ile başlayıp, "o da kim"le biter. Yani, "hi" dan gelen, "who" ya gider.
  8. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Evrim teorisinin gerçeklerle yeterince desteklenmediğini düşüncesizce savunanlar, kendi teorilerinin hiçbir gerçekle desteklenmediğini unutmuş görünüyorlar. (Herbert Spencer) Bir gün uyanıp insanoğlunun aynı ırk, renk ve dine ait olduğunu görseydik, öğleye kadar yeni önyargılar bulmak zorunda kalırdık. (George Aiken) Şiddet ancak yalanla gizlenebilir, yalan ise ancak şiddetle sürdürülebilir. Kim ki şiddeti bir yöntem olarak benimser, ister istemez yalanı ilke edinir. (Aleksandr Soljenitsin) Eskiden insanın kendi ülkesi için ölmesinin ne kadar güzel bir şey olduğunu yazarlardı. Ama çağdaş savaşlarda ölümün güzeli yok. Durup dururken köpek gibi geberiyorsun. (Ernest Hemingway) Bir politikacıdan daha bencil başka bir yaratık yoktur. Bencilliklerini "ortak yarar" adı altında kolayca haklı çıkarırlar, dolayısıyla olaylar örtbas edilir gider. (Harlan Coben) Bir insanın gerçek karakteri, hiçbir zaman yakalanmayacağını bile bile yaptığı davranışlara göre ölçülür. (Thomas Babington Macaulay) Dünyanın en namuslu, en dürüst, en erdemli adamına altı satır yazı yazdırın, onu giyotine gönderecek en az bir açığını yakalarım. (Kardinal Richelieu) Anladım ki, çocuklara nasihat vermenin en iyi yolu, önce ne istediklerini keşfetmek, sonra da onu yapmalarını öğütlemekmiş. (Harry S. Truman) Kim olduğunu keşfetmek işin ilk adımıdır. Kendini kabul etmek işin zor kısmıdır. Kendini geliştirmek ise işin eğlenceli kısmıdır. (B'Anne Younker) Eğer yoksullarımızın sefaleti doğa yasalarından değil de kurumlarımızdan kaynaklanıyorsa, kabahatimiz çok büyük demektir. (Charles Darwin) Şu aklının içine neler koyduğuna çok ama çok dikkat et! Çünkü onu oradan hiç ama hiç çıkarmayacaksın. (Cardinal Wolsey) Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. (Thomas Edison) Hayattaki en güzel şey, tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen sizin hâlâ muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin bulunmasıdır. (Ernest Hemingway) Yolun sonunda kötümserler haklı çıksa bile, iyimserler yolculuk boyunca daha iyi zaman geçirmiş olacak. (Daniel L. Reardon)
  9. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren, onları yakalamaktır. (Jack Davies) Kadınlar, güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana kendini bir eşya gibi sunar. (Cesare Pavese) Kadınların iki büyük silahı vardır: makyaj ve gözyaşı. Erkeklerin şansına, ikisini aynı anda kullanamazlar. (David Niven) Bir kadının sana âşık olduğunu şuradan anlarsın: seni koklayarak öper. (Ayşe Kulin) Eğer bir kadın 24 yaşına kadar hayatının erkeğine rastlamadıysa, o kadın şanslı bir kadındır. (Deborah Kerr) Kadınları, susmak kadar rahatsız eden bir şey yoktur. (Jean-Jacques Rousseau) Bir kadın söyleyeceği çok şey olduğu halde susuyorsa, erkek artık tüm şansını kaybetmiştir. (Pablo Neruda) Bir erkeği mutlu eden tek bir evlilik vardır: Kızınınki. (Marcel Achard) Dokuz kadını hamile bırakarak, bir ayda bebek sahibi olamazsınız. (Warren Buffett) Karı kocanın canı aynı anda kavga etmek istiyorsa, o evlilikte uyum vardır. (Jean Rostand) Evlilikte sorun, her kadının yüreğinde anneliği taşırken, her erkeğin yüreğinde bekârlığı taşımasıdır. (E. V. Lucas) Aşk, bir erkeğin tek bir kadınla yetinmek için verdiği çabaya verilen isimdir. (Paul Geraldy) Bir kadının sevgisi bütün ihtiyaçlarımızı nadiren karşılar, bu yüzden onu sevmediğimiz bir kadınla aldatırız. (Marcel Proust) Kadınlara büyük saygı duyan ve onları her şeyin üstünde tutan erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler. (Joseph Addison) Bir kadın, sevdiği adamın başka bir kadın tarafından mutlu edildiğini görmektense, onu can çekişirken görmeyi tercih eder. (Gabriel Garcia Marquez) ''Kadınlar kendini güldüren erkekten hoşlanır'' sözü yalandır, unutma! Çünkü kadınlar, sadece hoşlandıkları erkeklere güler aslında. (Can Dündar) Kadınlar otuzunu aştıklarında en mükemmel dönemlerini yaşarlar. Fakat otuzunu aşmış erkekler bunu anlayamayacak kadar yaşlıdırlar. (Jean-Paul Belmondo) Kadın sevgi uğruna her şeye hazırdır, hatta sevişmeye de... Erkek ise sevişmek için her şeyi feda etmeye hazırdır; sevmeyi bile... (Paulo Coelho) Kadınları en çok küçümseyen erkekler, kadınlara en fazla düşkün olan erkeklerdir. (Aldous Huxley) Erkekler hayatı çok erken, kadınlar çok geç tanırlar. (Oscar Wilde) Dünyada en çok değişen şey, kadınların saçlarını tarayış şeklidir. (Joseph Addison) Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken, sevişmek için saklanmak zorunda olduğumuz bir dünyada yaşıyoruz. (John Lennon)
  10. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Bence aydınlanma ve ateizm (ya da non-teizm) arasında doğrudan ilişki vardır. Yeterince bilinçlenmeyen adam nasıl olup da ateist olacak? Okumayan, düşünmeyen, araştırmayan, sorgulamayan kişinin -en azından Türkiye koşullarında- ateist olması çok çok zordur. Türkiye'de ve dahi dünyada insanların ezici çoğunluğu teist bir ortamın içine doğuyorlar. Teizm zaten aileden, çevreden, medyadan sürekli pompalanıyor. Yoğun propagandanın olduğu böylesi bir fikirsel baskı ortamında teizmi (dinleri) reddetmek yani sürüden ayrılmak, mutlaka belli bir bilgi, eğitim, bilinç ve farkındalık seviyesine ulaşmış olmakla mümkündür. Şöyle bir gözleme sahibim: Eğitim seviyesi orta veya düşük kitlelerde teizm aşırı baskınken, yüksek eğitimli kitlelerde de non-teizm (ya da seküler yaşam) ağırlıklı olarak görülmektedir. (Elbette iki tarafta da istisnalar bulunsa da ana eğilimler böyledir). Şimdi bu bir tesadüf değildir herhalde.
  11. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    İlk adım, daima şaşırmayı başarmak, tuhaf bir şeyler döndüğünü fark etmektir. (David Gelernter) İnsanın özgürleşmesinin başlangıcı, otoriteye gülme ve onunla alay etme yeteneğidir. (Cristopher Hitchens) Bir erkeği eğitirseniz bir kişiyi eğitirsiniz. Bir kadını eğitirseniz bir kuşağı eğitirsiniz. (Brigham Young) Kent hayatı, insanı başkalarını değerlendirirken daha hoşgörülü ve liberal kılar. (Henry Wadsworth Longfellow) İnsan yaşamayı öğrenebilir mi? Mutsuzsa evet! Mutlulukta erdem yoktur. (Sidonie-Gabrielle Colette) İnsan mutlu olduğu zaman, hayatın anlamı ve diğer ölümsüz temalarla nadiren ilgilenir. (Andrey Tarkovsky) İnsanla ilgili her şey ilerlemezse, mutlaka geriler. (Edward Gibbon) Kimse kimseye acımasaydı hiçbir insan acınacak halde bulunmazdı. (Peyami Safa) Kafeste doğan kuşlar uçmayı hastalık zanneder. (Alejandro Jodorowsky) Kötülüğün zaferi için gerekli tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamalarıdır. (Edmund Burke) Olmadığım kişi için sevilmektense, olduğum kişi yüzünden nefret edilmeyi tercih ederim. (Kurt Cobain) İnsanların çok iyi olmasını istemiyorum, çünkü bu beni onları sevme sıkıntısından koruyor. (Jane Austen) Babamın kim olduğu önemli değil, benim onu kim olarak hatırladığım önemli. (Anne Sexton) Sizinkine benzer bir sorun yaşamamış birinden asla öğüt almayın. (Sydney J. Harris) Mükemmellikten hiç korkmayın. Nasıl olsa hiçbir zaman ulaşamazsınız. (Salvador Dali) Hiçbir şey yaşamamışken güçlü olmak kolaydı. (Şebnem Ferah) Kimsenin umudunu kırmayın, belki de sahip olduğu tek şey odur. (Jean Christophe Grange) Sana ihtiyacım yok ki benim. İnsan yalnız da mutsuz olabilir çünkü. (Sabahattin Ali) ''Beni ömrün boyunca unutamayacaksın'' demişti birisi. Ama kimin söylediğini hatırlamıyorum. (İlhan Berk)
  12. hulas

    Biraz gülümseyelim lütfen ...

    Meşhur fıkradır... En sevdiğim fıkralardan biridir: Temel, Amerika'da otobüs şoförüdür. Bir gün otobüste siyah-beyaz tartışması başgösterir, otobüsteki siyahlar ve beyazlar sen arkaya oturacaksın, yok ben öne oturacaktım diye kavgaya tutuşurlar. Sinirleri tepesine vuran Temel ayağa kalkıp; - Kavgayı kesin! Bundan sonra siyah-beyaz yok tamam mı, varsayalım ki hepiniz yeşilsiniz, hepiniz yeşil! diye bağırınca otobüs eski sükunetine geri döner, yolcular rastgele yerlerine oturur. Daha sonra dikizden yolcuları izleyen Temel ani bir frenle durdurur otobüsü, arkaya döner ve bağırır; - Şimdi açık yeşiller öne, koyu yeşiller arkaya otursun!
  13. hulas

    Sevdiğim Laflar...

    Hayallerinin peşinden koş, bir gün mutlaka yorulacaklar! (Paul Auster) Evreni anlama çabasının sorunu şu ki, onu mukayese edeceğimiz hiçbir şey yok elimizde. (Heinz R. Pagels) Anlama olmadan zekâ olmaz. Hiçbir bilgisayar, ne yaptığının farkında değildir. (Roger Penrose) Fikirleri nereden aldığınız değil, nereye götürdüğünüz önemlidir. (Jean-Luc Godard) Mümkün olan her şey, var olmayı talep eder. (Gottfried Leibniz) İnsan dâhi değilse eğer, en iyisi, anlaşılır olmayı seçmelidir. (Anthony Hope) Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez! (Regina Brett) Evet deme gücü olmayan insanın, size hayır demesine asla izin vermeyin. (Eleanor Roosevelt) Ciddi numarası yapabilirsiniz ama nükteli numarası yapamazsınız. (Sacha Guitry) Çirkin olanı sevecek bilgeliğe henüz eriştiğimi sanmıyorum. (Stendhal) Sende sevmediğim sadece 2 şey var: yüzlerin. (Marina Rudd) Hiçbir şey bilmeyen, her şeye inanmak zorundadır. (Marie von Ebner-Eschenbach) Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yoktur. (Haldun Taner) İntihar, hayata yöneltilen bir eleştiridir. (Wilfrid Sheed) Güzel bir şey her zaman iyi değildir; ama iyi bir şey her zaman güzeldir. (Ninon de Lenclos) Cahil bir adamı bir tartışmada yenilgiye uğratmak imkânsızdır. (William G. McAdoo) Hiçbir şey tüm fikirlerini değiştirmek kadar eğlenceli değildir. (Laurence Sterne) Zalim bir akla sahip erdemli kişi kadar nâhoş bir şey yoktur. (Walter Bagehot) Tüm yanıtları bilmektense, bazı soruları bilmek iyidir. (James Thurber) Yanlış hayat doğru yaşanmaz. (Theodor W. Adorno) Hayvanla gerçek insan arasındaki kayıp halka, muhtemelen biziz. (Konrad Lorenz) Güvenilmek, sevilmekten daha büyük bir iltifattır. (George Macdonald) Tek bir yenilgiyi, hiçbir zaman kesin bir yenilgiyle karıştırmayın. (F. Scott Fitzgerald) Düşmanlarınıza karşı gözünüzü dört açın, hatalarınızı ilk onlar yakalar. (Antisthenes) Ağaçtan düşen elmayı milyonlar gördü ama "Neden?" sorusunu bir tek Newton sordu. (Bernard Baruch)
  14. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Ben de üzülerek söylüyorum ki, Atatürk'e ve O'nun ideallerine açık veya gizli düşmanlık besleyen bir kafanın, örümcek bağlamış herhangi bir kafadan farkı yoktur... Ateist adam, bilinçlenmiş adam demektir. Fakat Atatürk'ün önemini hâlâ kavrayamamış bir ateist, henüz layıkıyla bilinçlenememiş, henüz yeterince aydınlanamamış, henüz beynini doğru işletmeyi tam öğrenememiş demektir.
  15. hulas

    İmamoğlu "Türk milleti" yerine "Türkiye insanları" dedi

    Bence buluttan nem kapmaya gerek yok... Doğaçlama bir konuşmada geçen spontane bir tabir gibi geldi bana... İmamoğlu'nun Türklükle sıkıntısı olduğunu düşünmek zorlama bir yorum olur... İmamoğlu birçok konuşmasında Türk kelimesini yüksünmeden kullanmıştır... Aşağıdaki ilk videoda "Biz adalete susamış, demokrasiye inancı tam TÜRK gençliğiyiz" diye bağırıyor! İkinci videoda ise "Biz hep birlikte Türk Milleti'yiz" diyor...
  16. hulas

    Foruma giren misafir sayısı çoğalmış.

    Böyle bir forumda yazar olmak, belli bir kültür, bilgi, birikim gerektiriyor. Hiç yazmayanlar belki de bu sebeple çekiniyorlardır, o yüzden sadece izlemekle yetiniyorlardır, olabilir mi? Şöyle bir gerçek de var... Türkiye'de artık herkesin elinde veya evinde internet bağlantısı var. Milyonlarca internet kullanıcısı demektir bu... Fakat buna rağmen internetteki forumların yazar sayıları çok yüksek değil... Bu da enteresandır...
  17. hulas

    Kanal İstanbul için düşünceniz nedir?

    Peki, sayın anibal, sizce bu projenin perde arkasında neler yatıyor? Katar'la veya ihvancılıkla bir ilgisi var mıdır? Arap zenginlere arazilerin peşkeş çekileceği iddiaları da çok dillendiriliyor... Tayyip'in bu kadar gözünü karartıp ısrar etmesinin altında bir çapanoğlu yatıyor gibi sanki... Sizin düşüncelerinizi merak ediyorum...
  18. hulas

    Kanal İstanbul için düşünceniz nedir?

    Bu projeyle ilgili bir sürü değişik iddia söyleniyor. Getirisi-götürüsü üzerinde büyük tartışmalar var. Yüksek maliyetine değip değmeyeceği belli değil... Bir "rant projesi" olduğuna dair iddialar ayyuka çıkmış durumda... Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da güçlü gerekçelerle projeye karşı çıkıyor... Anketlerde halkın çoğunluğu projeyi desteklemiyor... Ama bütün bunlara rağmen Tayyip, artık kimlere söz verdiyse, "kim ne derse desin yapacağım" diyor, kimseyi dinlemiyor... Halka rağmen iş yapmaya kalkanlar, burnunun dikine gidenler sandıkta bunun bedelini öderler. Şöyle de bir video bulunmakta: Amerika Neden Israrla Kanal İstanbul'un Yapılmasını İstiyor?
  19. Çok doğru tespitleriniz var sayın Las Seis Flechas... Atatürk'e dil uzatmaya kalkanlara direkt ümitsiz ruh hastaları gözüyle bakmak gerekir zaten. Bakarsanız, bu tiplerin asıl derdinin aslında Türklük ile olduğunu görürsünüz. Güya Atatürk'ü eleştiriyormuş gibi görünüp aslında Türklük karşısındaki komplekslerini tatmin etmeye çalışmakta, ezikliklerini böyle bastırmaya çalışmaktadırlar. İddialarının tamamı da ya iftiradır ya tahriftir ya da çarpıtmadır... Özetle, hepsi de ciğeri beş para etmez adamlardır...
  20. hulas

    YAŞAMIN ANLAMI

    Güzel bir yazı Hacı ağabey... Eline, aklına sağlık... Yaşamın anlamı konusu çok karmaşık ve felsefi bir konu. Ben de bu işlerin uzmanı değilim, benim boyumu çok aşar ama hiç haddim olmayarak şöyle bir yorumda bulunmak istiyorum: Hayatın bizatihi anlamı yoktur. Yani bütün insanları topluca kapsayan, tartışmasız, "yüce" bir anlamı yoktur. Bireyler tek tek kendi hayatına kendince bir anlam kattığını düşünebilirler. Veyahut ilahî bir anlama sığınmaya çalışarak tutunacak bir dal arayabilirler. Hayatlarını ulvi bir anlama sahipmiş gibi devam ettirebilirler. Fakat bence bu bir yanılsamadır, kendini kandırmadır, yapay bir keşiftir. Anlamsız bir şeyin anlamlıymış gibi algılanması da pekala mümkündür sonuçta, öyle değil mi? Nitekim insanların çoğu da zaten böyle yapmakta, (sizin de dediğiniz gibi) yaşamda anlamı aramakta ve her seferinde de onu bulmaktadırlar. Peki insanlar neden sık sık anlam krizine girip intihar etmiyorlar? Özellikle de bütün ateistler intihar mı etmeli? Bu soru bir anda akla gelmektedir. Buna cevabım şöyle: Hayata bir anlam katsanız da katmasanız da intihar etmeniz çok zordur! Çünkü, hayatta kalmanın (intihardan kaçınmanın) 2 büyük motivasyonu var: 1) Ölüm denilen hadiseden (yani belirsizlikten, meçhulden) "içgüdüsel olarak" çok korkmak 2) Yaşamdaki ayrıntılardan haz almak Kısacası; korku içgüdüsü ve zevk duygusu, insanları bu anlamsız dünyada (veyahut kimilerince "sahte anlamlar" katılmış dünyada) her şeye rağmen hayatta tutmaktadır. Bu iki içgüdü ve duygu, insan vücuduna büsbütün egemen olmasaydı, toplu intihar vakalarına sık rastlanırdı diye düşünüyorum. Hayatını anlamlı zannedenler de aslında bu iki içgüdü ve duygudan dolayı intihardan geri durmaktadırlar. Yoksa hayatlarına kendince (yüce ve ilahî) bir anlam katmış oldukları için değil... Şayet bir anlam katmamış olsalardı da zaten gene kolay kolay intihar edemezlerdi! Not 1: Filozof Albert Camus, "intihar meselesi" üzerine takıntılı biçimde çok kafa patlatmış bir insandır diye biliyorum. O'nun görüşlerine de bakmak lazım... Not 2: Yaşamın anlamı konusu gerçekten de çok karmaşık bir konuymuş! Bu kısacık iletiyi yazarken bile çok zorlandım!
  21. hulas

    Kasım Süleymani neden öldürüldü?

    İran açısından (birçok kişiye göre) fiyaskolarla dolu bir süreç yaşandı. Özetlersek: - Efsane generalimiz diye takdim ettikleri karanlık bir adamı ABD bir nokta operasyonuyla paramparça etti. (ABD, Irak'taki elçiliğinin basılması olayına en sert şekilde yanıt vermiş oldu böylece) - Adamın cenazesindeki izdihamda 78 İranlı birbirini öldürdü! - Misilleme yapalım diye ABD üssüne birkaç füze attılar. Tek bir Amerikalı asker ölmedi, bir tane Amerikalının burnu kanamadı. - Sonra tam bir skandal ortaya çıktı. İran devletinin, Tahran'dan kalkan bir yolcu uçağını, ABD füzesi zannıyla vurup düşürdüğü anlaşıldı. Meğer 176 tane sivil ve masum insanı (82 İranlı, 63 Kanadalı, 11 Ukraynalı, 10 İsveçli, 4 Afgan, 3 Alman ve 3 İngiliz) resmen katletmişler. Önce gerçeği saklamaya kalktı İran rejimi. Sonra da hiçbir suçu günahı olmayan bu masum insanların yanlışlıkla öldürüldüğünü söyleyip özür diledi İran. Siz ne anladınız bu işten? İran her şeyi eline yüzüne bulaştırmış görünüyor, öyle değil mi? Bu arada dün Tahran'da rejim karşıtı, özgürlük yanlısı bir gösteri düzenlendi. "Diktatöre ölüm", "Yalancılar istifa" "Hamaney istifa" sloganları atıldı. Bu kadar baskıcı, militer, totaliter bir rejime sahip bir ülkede insanların başkentte sokağa çıkıp rejim aleyhine slogan atabilmeleri de düpedüz cesaret gerektiren bir şey...
  22. hulas

    Turkiye'de, ateizmin yükselişi

    Uçuyorsun HATEM... Kuşlar gibi uçuyorsun... Yok keramet gördüm, yok Mehdi gelecek, yok İslam hukukuna geçilecek... Biraz ayakların yere sağlam bassın...
  23. hulas

    Turkiye'de, ateizmin yükselişi

    İslam denen ortaçağ çöl ideolojisi, yavaş yavaş da olsa yok olmaya yüz tutmaya mahkumdur. Çünkü, birtakım hayalî varlıklar üzerine kurulu, yalan üzerine inşa edilmiş, sayısız efsanelerle örülü bir mitolojinin, içinde bulunduğumuz Bilgi Çağı'nda, bilim ve teknoloji çağında uzun süre tutunması imkansızdır. İslam'ın temeli her şeyden önce YALANA dayanmaktadır. Bundan 1.400 sene önce çöldeki bir Arap'ın mağarada otururken görünmez bir varlıkla iletişime geçtiği ve bu bedeviye itaat etmeyenlerin nihayetinde ateşe atılıp cayır cayır yakılacağı şeklinde ABSÜRD bir palavraya dayanmaktadır. Daha bunun gibi sayısız akıldışı ve bilimdışı dogmaya İslam'da rastlanmaktadır. Ateistforum'da da İslam'daki akıldışılıklar, tutarsızlıklar, çelişkiler yıllar boyunca masaya yatırılmış, didik didik edilerek ortaya serilmiştir. Ateistforum arşivi, İslam'ın temelsiz, çağdışı ve bilimdışı iddialarının irdelendiği iletilerle doludur. İnanç denilen şey, nihayetinde bir varsayımdır, subjektif bir değerlendirmedir. İspattan ve bilimsellikten yoksundur. Bilgi'nin karşısındadır. "Gerçeğin düşmanı sadece yalanlar değildir. Gerçeğin daha tehlikeli düşmanı, inançlardır" demiş Nietzsche... Güzel de demiş... Eğitim ve bilgi seviyesi arttıkça, bilinç seviyesi yükseldikçe, insanların dinlerden, mitolojilerden uzaklaşmasını ben çok doğal buluyorum. Nitekim Türkiye'de de eğitim seviyesi nisbeten yüksek olan muhitlerde (örneğin Çankaya, Yenimahalle, Kadıköy, Beşiktaş, Şişli, Bakırköy, Karşıyaka, Nilüfer vs gibi ilçelerde) CHP'nin de çok yüksek oy alması bir tesadüf müdür? Elbette ki değildir. Demek ki eğitim düzeyi arttıkça, bilgilenme, şehirleşme, modernizm, çağdaşlaşma arttıkça, beraberinde mutlaka sekülerleşme de kaçınılmaz olarak artmaktadır. Bu sosyolojik bir gerçektir. Buna karşılık cehaletin yaygın olduğu yerlerde de dini taassubun kol gezdiğine tanık olunmaktadır. Bu da sosyolojik bir gerçektir.
  24. hulas

    Democrasian ı özleyen kaç kişiyiz?

    Aynı görüşteyim. Bence de democrossian donanımlı, bilgili, forum için faydalı bir üyeydi. Samimiydi. Çok iyi bir yazardı.
  25. hulas

    Turkiye'de, ateizmin yükselişi

    Neden bilmiyorum ama bu konuda farklı gözlemlere sahibiz... Ben, 100.000'den fazla yazar sayısına sahip Ekşi Sözlük'te, CHP'li veya İyi Parti'li seküler Atatürkçülerin baskın grubu oluşturduğunu, onların ağırlıkta olduğunu gözlemliyorum. Göze batıcı miktarda Kürtçü ve liberal de bulunsa da onlar hiçbir zaman çoğunluk eğilimi oluşturmuyorlar. Ayrıca Sözlük, sekülerizmin internet alemindeki en önemli kalelerinden birisi olmak gibi bir işleve sahip. Bendeki izlenim böyle...
×
×
  • Yeni Oluştur...