Jump to content

Türk Ateist

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    4.019
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Türk Ateist Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

5.997 profil görüntüleme
  1. Türk Ateist

    VİCDAN SAHİPLERİNE SESLENİYORUM!!

    Sana hayatın tadını al, keyfine bak dedik diye git de alkol ve uyuşturucu batağına bat mı dedik? Tövbe tövbe ya... Sen manyaksan, zevk almak deyince madde ve alkol bağımlısı olmayı anlıyorsan ben ne yapayım? Kaç kişiyle ne haltlar yemiş de bilmem neymiş... Sana git haltlar karıştır, pislik yap diyen mi var? Al işte, anlayış bu. Sen hayatın nasıl zevk alarak, tadına vararak yaşanacağını bile bilmiyorsun ki. Hayatını rezil et, her şeyi yüzüne gözüne bulaştır, ondan sonra "Gel Allah'ım beni kurtar, beni cennete al" diye yalvar. O da yetmez, "N'olur siz de inanın" diye bizi de halisünojenik hayatına ortak etmeye kalk. Kötü haber şu ki cennet falan yok. Bu dünyada hayatını adam gibi kurdun kurdun. Yoksa toprak altında farenin böceğin hayatını şenlendireceksin, bütün işe yararlığın bu olacak. Benden söylemesi valla. Gerisi sana kalmış.
  2. Türk Ateist

    VİCDAN SAHİPLERİNE SESLENİYORUM!!

    Dünyevi olmayan zevk de mi varmış? Benim niye haberim yok acaba? Demek sen atmosfer dışına, uzaya falan çıkıp dünya dışına vardı ve oralarda başka zevkler de tattıysan... Biz daha oralara gidemedik. Dünyevi zevkler dediğin de gezip tozmak, kadın erkek rahat rahat dolaşmak, eğlenmek, açık gezmek, belki içki içmek, seks yapmak falan... Bu sıradan, doğal insan halleri yaşayana iyi geliyor, zevk veriyor diye tu-kaka ilan edip ille de böcek gibi yasasın istiyorsunuz. Boşver sen nefsi, tekamülü falan. Keyfine bak, yapamadım diye de kendini harap etme. Bu hayat tek kullanımlık. Cennet cehennem de yok. Bize güven sen.
  3. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    O iki paragraftan ne Tanrı çıkar ne de üst bir güç, akıl ya da benzeri bir zırva. Senin çıkarman normal ama... Ateizmin benim kurtarıcılığıma ihtiyacı yok, orada sapasağlam duruyor. Üslubuna dikkat etmesi gereken sensin. Malum, sabıkan büyük ve ben unutmuş değilim. Orada, yani hoşuna gitmeyip üslubuma indirgediğin o paragrafta sana sadece mevcut gerçeğini söyledim. Yine söyleyeyim ve seninle iletişimi öyle keseyim. "Hah işte, siz oturun teoloji falan konuşun, bilinçten Allah çıkartıp oturun. Bilincin ne olduğundan sana ne, size ne? Allah yapmış işte. Üst bilinç, üst akıl bilmem ne... Mistik mistik yaşayın öyle."
  4. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Konu biraz derine gitti, farkındayım ama unutma ki biz baştan sona, tamamen maddeyiz. Maddenin örgütlenmiş, kümülatif haliyiz. Yani bizim yaptığımız ettiğimiz her şey maddenin kendisi ve onun davranış biçimlerinden yalnızca bir grubu. Viruslar beyni olan diğerleriyle, hele de bizimki gibi daha kompleks olanlarla kıyaslandığında eylem bakımından elbette zayıf. Bunu, nitelik ve nicelik derken anlatmaya çalıştım zaten. Onun bilinci, eylemlerine baktığımızda daha farklı. Bizim bilincimiz de onlarınki gibi tepkimeye girmekten ibaret. Bizimki sadece nicelik olarak fazla. Doğalarımız farklı olduğu içim eylemlerimiz kendi içinde farklı ve bu bizi yanıltan şeyin kendisi oluyor. Bu arada, biz de tıpkı viruslar gibi tamamen kendimizi kopyalamak için varız. Bu noktada da hiç farkımız yok. Üstelik onlar bu konuda bizden çok daha başarılı. Bunda bir ruhanilik yok. Bilinç bize hep yalnızca insana aitmiş gibi anlatılıp durduğu ve göklere çıkartıldığı için (mucizevi olduğunu düşünmesek bile) maddenin de bilinci olduğunu düşünmek onu Tanrılaştırmak gibi geliyor galiba. Oysa biz başından sonuna kadar maddeyiz ve onun sınırlarının dışına çıkamıyoruz.
  5. Türk Ateist

    VİCDAN SAHİPLERİNE SESLENİYORUM!!

    Peygamber Muhammed gelmiş de kafirlere müşriklere hitap ediyor sandım bi an... Kendinizi böyle seçilmiş, özel, haber iletici, doğru yola sokucu falan hissediyorsunuz durduk yerde. Cenneti de garantiliyorsunuz. Ne güzel kafa valla. Sen milletin "arayış" içinde olduğunu niye düşündün, bu kanıya nereden vardın veya burada öyle insanlar olduğu fikrine nereden kapıldın ki? Ama ateistlerin bir şekilde kandırılmaya uygun olduğu düşüncesi bütün din misyonerlerinde var. Bir ara Yehova Şahitleri'nden olan bir grup ateist olduğumu öğrenince peşime düşmüştü. Bu ilişkimizin sonu çok hazin bitti falan ama oluyor bu. Ateistleri, arayış içinde, mutsuz, ne yana gideceğini bilemeyen kararsızlar sanmak hoşunuza gittiğinden değil yalnız, onları dine sokup bonus kazanmak istemekten de oluyor.
  6. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Emin ol bu saydıklarında da bilinç var Sundance. Bir denizanasının da beyni yoktur mesela, ama bilinci vardır. Bilinç için beyne bile ihtiyaç yok. Bizim diğer hayvanlardan farkımız aklımızdır demiştik hani... Yani bilincimizin farkında olmamız, bilincimizin bilince de varmamızdır. O yüzden homo sapien sapien dedik türümüze. Bilinç, canlının (hatta belki cansızın da, yani bir kayanın da) eylem süreçlerine, bunların toplamına verilen isimdir. Örnek verdiğin et yiyen bitki, çanağına konan sineği direkt algılayıp çanağını kapatıyor ya, işte bu sürece bilinç denir. Mekanik alt yapısına bütün eylemlerini gerçekleştirir. Bizdeki bilinç, mekanik alt yapımızın, daha doğrusu beynimizin kompleks olmasından dolayı binlerce yıldır çarpıtılır durur. O uzun uzun açıklamalar, yorumlar, karmaşık tanımlar hep bu yüzdendir. Buna en çok da dinler neden olmuştur. Bir hayalet gibi, çok üstün ve özel bir insan özelliği gibi anlatılmıştır hep. Biz insanlar ve primatlar, ve hatta filler falan, beyni (veya gelişmiş beyni) olmayan diğer hayvan ve canlılardan daha fazla sayıda durum yaşıyor ve onlar arasından seçim yapıp eyleme geçiyoruz. Bunu da fiziksel, mekanik süreçlerle (gen, hormon, nöron, sinaps, genetik kodlardan gelen içgüdü) yapıyoruz. Yani fiziksel faktörlerle öğrenilmiş, edinilmiş bilgi ve tecrübelerimiz sonucunda bir eylemde bulunuyor, buna da bilinç diyoruz. Virüs kendi genlerini aktarma, çoğalma yönünde kendi doğasına göre eylemde bulunuyor. Bu da bilinç. Yani aradaki fark niteliksel değil. Niceliksel. Bizimki gibi daha kompleks beyinlerde çok fazla sayıda işlem beynin farklı bölgelerinde meydana geliyor. Fark bu.
  7. Türk Ateist

    2019 YILI ATATÜRK TAKVİMİ

    Çok mutlu ol sen. O kadar sevindim ki; umarım hep çok mutlu olursun. Kalbim senle, biliyorsun. Yazmayacağını düşünürken seni görmek çok iyi geldi. Neden gelemeyeceğinin nedeni de böylelikle anlaşıldı tabii. 30 sonrası su gibi akıp geçiyor, ona da hazır ol. Ben 35'le birlikte saymaktan vazgeçip yaşlanmaya başlamakla barışmış ve rahatlamıştım.:) Yeter ki kendine iyi bak, sağlığın iyi olsun, iyi görün. Takvim için diyecek bir şey yok, şahanesin. Ne kadar teşekkür etsek az. Kim düşünmüş yapmışsa ellerine sağlık. Hiç haberim yoktu.
  8. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Hah işte, siz oturun teoloji falan konuşun, bilinçten Allah çıkartıp oturun. Bilincin ne olduğundan sana ne, size ne? Allah yapmış işte. Üst bilinç, üst akıl bilmem ne... Mistik mistik yaşayın öyle.
  9. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    İnsan olmayan hayvanlarda da bilinç var Sevgili Sundance. Hangilerinde olduğu da biliniyor, bir dolu hayvanı yakından incelemişler, incelemediklerinde de olduğunu kesin olarak düşünüyorlar. Bilinç bize ait bir özellik değil, biz bu anlamda özel değiliz. O kadar eminler ki, anlaşmaya vardı ve 2012 yılında bir toplantı düzenleyip ilan ettiler. "Kuşlar, davranış konusunda, nörofizyoloji açısından, nöroanatomi açısından bizlere bilincin evrimine dair çarpıcı bir paralellik göstermektedir. İnsana yakın bir bilincin varlığı, özellikle Afrika gri papağanı gibi türlerde çok net bir şekilde gözlenmiştir. Duygusal ağlar ve algısal mikrodevreler bakımından memeliler ile kuşlar arasındaki benzerlik (homoloji) şimdiye kadar sandığımızdan çok daha fazladır. Üstelik bazı kuşlarda, REM uykusunu ayarlayan devreler başta olmak üzere, memelilerinkine benzer nöral uyku devreleri keşfedilmiştir, öyle ki özellikle zebra ispinozlarında yapılan bu gözlemler, memelilerde gördüğümüz gibi gelişmiş bir neokorteks yapısının bilincin oluşması için şart olmadığını anlamamızı sağlamıştır. Saksağanlar üzerinde yapılan davranış çalışmaları, insan, insansı maymunlar, yunuslar ve fillere şaşırtıcı derecede benzer özbilincin varlığını ispatlamıştır. (...) Şunu ilan etmekteyiz: Bir neokorteksin varlığının bir organizmanın duygusal durumlara sahip olması için bir zorunluluk olmadığını görüyoruz. Farklı bilim dallarından gelen ve aynı noktada birleşen araştırma verileri ışığında, insan dışı hayvanlarda da bilincin varlığını gösteren yeterli sayıda nöroanatomik, nörokimyasal ve nörofizyolojik özelliklere ulaşılmıştır ve bu hayvanların da istemli davranışlar sergileyebildikleri gösterilmiştir. Sonuç olarak, elimizdeki delillerin fazlalığı, insanların bir bilinç oluşumu için gereken nörolojik bileşenlere sahip olma konusunda eşsiz olmadığını göstermektedir. Tüm memelileri ve kuşları kapsamakla birlikte, ahtapotlar gibi başka birçok diğer hayvanı da içine alan bir insan-dışı hayvan grubunda bu nörolojik bileşenler bulunmaktadır." http://fcmconference.org/img/CambridgeDeclarationOnConsciousness.pdf  https://www.newscientist.com/article/mg21528836-200-animals-are-conscious-and-should-be-treated-as-such/ In July of this year, the question was discussed in detail by a group of scientists gathered at the University of Cambridge for the first annual Francis Crick Memorial Conference. Crick, co-discoverer of DNA, spent the latter part of his career studying consciousness and in 1994 published a book about it, The Astonishing Hypothesis: The scientific search for the soul. The upshot of the meeting was the Cambridge Declaration on Consciousness, which was publicly proclaimed by three eminent neuroscientists, David Edelman of the Neurosciences Institute in La Jolla, California, Philip Low of Stanford University and Christof Koch of the California Institute of Technology. Bu da haberin Türkçe çevirisi: https://evrimagaci.org/bilim-camiasi-anlasmaya-vardi-insan-disi-hayvanlar-da-bilincli-1101
  10. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Evet, kesin çünkü siz zaten çok iyi bilinen gerçekleri değiştirmeye çalışıyor, bilinen net tanımlar için "onu bırak, kendin yorumla" falan diyorsunuz resmen. Örneğinin duygu dediğimiz hormonal gerçeğin, davranışları anlamlandırma çabamızdan ibaret olduğunu söyleyebiliyorsunuz. Bunlar kökten yanlış. Sistemin nasıl işlediğini yazdım ve evet, o gayet kesin. Allah da yok mesela, o da kesin. Keza herhangi bir Tanrı da. Ben önce davranıp sonra da davranışa neden bulduğumuzu söylemedim. Böyle bir şeyi asla söylemem çünkü bu doğru değil. Verdiğiniz örnekten devam ettim; yine oradan devam ederek diyorum ki, önce duygulanım yaşarız (çocuğu görünce üzülmek, endişelenmek, onun adına korkmak vb), sonra da gider yardım eder veya etmeyiz. O duygu durumunu yaşamışsak, ona göre akıl yürütür ve sonunda gider paltomuzu veririz, ona yemek alırız, evimize görürürüz ya da barınacak yer ararız vs. Veya hiçbir şey hissetmez, umursamaz ve yolumuza devam ederiz. Yani bizim çocuğa yardım etmemizi sağlayan şey duygularımız, hormonlarımızdır. Genlere kadar gider iş. Orada çocuğa palto vermek, barınacak yer bakmak, karnını doyurmak gibi davranışlar, davranış modellerine baktığımızda bir kalıp olarak değerlendirilebilir elbette, ama bu bambaşka bir konudur. Bunların hiçbirinin bilinçle ilgisi yok.
  11. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Arkadaşım, ben verdiğiniz çocuk örneği üzerinden yazdım. Bu getirdiğiniz yazının bizim konuştuğumuz şeyle uzaktan yakından ilgisi yok. Davranışbilimi kendi başına bir alandır ve burada tartıştığımız konuyla hiç ilgisi yoktur. Algılamak ve algılar konusu da başlı başına bir konudur mesela. Örneğiniz ve yazınız ortada. Benim yanıtlarım da. Merak eden döner ve okur.
  12. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Üyeliğini sonlandırmak mı istiyorsun? Açıkça söyle sonlandırayım. Seni forumdan atmak gerektiğini düşünsem kendim atardım. Senin kural hatırlatmana hiç ihtiyaç yok. Geç bu ucuz kahramanlıkları... Sorumluluk al biraz.
  13. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Arkadaşım, seninle ilgilenmek, ille de sen hakkında konuşmak zorunda bırakıyorsun insanları. Bu çok sıkıcı. Senin neyi nasıl gördüğün, nasıl hissettiğin, nasıl algıladığın beni bağlamaz, kimsenin paşa gönlünü eylemek gibi bir gündemim olmaz. Her yazılandan kendine pay çıkarmayı bırakıp sadece ne dendiğine odaklanırsan, yani her şeyi kendinle açıklamak sıkıntısından kurtulursan bir şeyler daha kolay olur. Elbette bilim vurgusu yapacağım. Başka ne yapayım? Ben bilimden daha sağlam ve güvenilir bir bilgiye ulaşma metodu bilmiyorum. Adam başlık açıp bilim bilinci açıklayamadı, nasıl ateist olunur diyor. Ne yapayım burada, masal mı anlatayım, felsefe mi yapayım? Kendine açmak istediğin yolun taşlarından bir tekini bile döşemem, bilesin. Allahçılar döşüyor başlıkta yeterince. Bilimsel falan değilsin, beni de zerre kadar ilgilendirmiyorsun. Her dakika, her başlıkta seninle uğraşamam, yazdıklarımın hesabını da vermem.
  14. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Bu ne kadar saçma bir soru. Sizin için benim için diye bir şey yok, herkes kafasına göre tanım yapamaz. Duygunun tanımı bellidir, hormonlar bellidir, hepsi bilinir. Kafama göre duygu tanımı oluşturacak değilim. Nedir duygu? Bir olay, durum, nesne ya da kişi karşısında iç dünyada ortaya çıkan/oluşan tepki, etki veya izlenimdir. İlgili hormoınlar devreye girer, salınır ve o tepki duygu olarak ortaya çıkar. Verdiğiniz çocuk örneğinde gerçekleşen şey önce budur, yani duygulanım. Sonra da davranışı belirleriz. Korkuyu düşünürseniz daha kolay anlayabilirsiniz. Tehlikeli bir durum karşısında direkt korkar ve ondan sonra harekete geçeriz. Umarım anladınız... Çünkü siz durumu tersine değerlendiriyorsunuz. Önce davranıyor, sonra davranışımıza nedenler buluyor anlam yüklüyoruz falan diyorsunuz.
  15. Türk Ateist

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Senden gerçekten sıkıldım. Tanımları, kavramları senin keyfine göre eğip bükecek değilim, ne yazdığım belli. Diyorum ki günlük dilde ben de dahil hepimiz teknik hata içindeyiz. Neye göre? Bu başlıkta ele alındığı bağlama göre. Bunu anlamıyorsan sorun sende. Terbiyeli ol, haddini bil. O peygamberliği de çok pis yediririm sana. Şuraya gelmişsin ne anlatıldığını zerre kadar anlamadan alakasız yerlere dalıyor, resmen onay bekliyorsun. Onaylanmadan bir şeyi savunamıyor musun sen? Benden neyin onayını bekliyor, neyin hesabını soruyorsun sen?
×