Jump to content

Türk Ateist

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    2.566
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

6 Takipçiler

Türk Ateist Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

2.776 profil görüntüleme
  1. Atatürk'te Gördüğünüz Hatalar

    Ankara Fişek Fabrikası (1924), Gölcük Tersanesi (1924), Şakir Zümre Fabrikası (1925), Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925), Alpullu Şeker Fabrikası (1926), Uşak Şeker Fabrikası (1926), Kırıkkale Muhimmat Fabrikası (1926), Bünyan Dokuma Fabrikası (1927), Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927), Kırıkkale Çelik Fabrikası (1928), Ankara Çimento Fabrikası (1928), Ankara Havagazı Fabrikası (1929), Kayaş Kapsül Fabrikası (1930), Kırıkkale Elektrik Santrali (1931), Eskişehir Şeker Fabrikası (1934), Turhal Şeker Fabrikaları (1934), Konya Ereğli Bez Fabrikası (1934), Bakırköy Bez Fabrikası (1934), Bursa Süt Fabrikası (1934), İzmit Şişe ve Cam Fabrikası (1934), Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934), Zonguldak Kömür Yık. Fabrikası (1934), Isparta Gülyağı Fabrikası (1934), İ zmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1934), Kayseri Bez Fabrikası (1934), Paşabahçe Cam Fabrikası (1935), Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935), Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935), Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935), Ankara Çubuk Barajı (1936), Barut, Tüfek ve Top Fabrikası (1936), Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936), Malatya Sigara Fabrikası (1936), Bitlis Sigara Fabrikası (1936), Nazilli Basma Fabrikası (1937), Malatya Bez Fabrikası (1937), Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937), Divriği Demir Ocakları (1938), İzmir Klor Fabrikası (1938), Sivas Çimento Fabrikası (1938), Bursa Merinos Fabrikası (1938). Bunlar yalnız 1924'den, öldüğü yıl olan 1938'e kar kurulan fabrikalar, tesisler vb. Bunları, iki çok büyük savaştan, açlık ve kıtlığın dibinin bulunduğu dönemden çıkmışken yaptı. Daha çıkmamışken hatta. Yalnız 1929-1938 arasında kurulmuş sanayi tesisleriyle üretim %152 artmış, toplam üretimse %180. Demir üretimi sıfırken 180 bin tona çıkmış. Şeker üretimi 1926'da başlamış, 1927-1930 arasında 5162 tondan 95.192 tona çıkmış. Toplamda 200 katı artmış. Tekstil sanayi ülke ihtiyacının %80'inini karşılar duruma gelmiş, tekstil ithalatı 1927'de 51 milyon TL iken 1939'da 11 milyon 900 bin TL'ye düşmüş. Pamuk ürünleri üretimi 1924'-1929 yılları arasında 70 tondan 3773 tona, yün üretimi 400 tondan 763 tona, ipek ise 2 tondan 31 tona çıkmış. Gidin rakamları araştırın, açılan fabrikaları araştırın, ne zırvalayacaksanız ondan sonra zırvalayın. İnsan utanır, korkar sizin şu yazdıklarınızı yazmaya. Cahil cesareti.
  2. Erdoğan ile A.B.D neden karşı karşıya geldi ?

    Bölgeyi bataklık haline getiren ve mevcut mikropların güçlenip örgütlenerek pislik yayacak hale gelmesini sağlayan ABD değil miydi peki? Bunu neden yaptı? Kendi yarattığı pisliği mi temizliyor diyorsun? Bu arada bölgede pekçok değişti, birtakım ülke liderleri öldü veya öldürüldü, Müslümanlar birbirini kesti, sınırlar değişti ve değişmeye devam edecek. Bunlar ABD'nin boş, aptal, öngörüsüz olacak kadar saf olmasından mı kaynaklandı? Seni anlamaya çalışıyorum. Bir süredir ABD konusunda bolca yazıyorsun, ben de diğer arkadaşlar gibi okuyorum. Sana katıldığım pekçok şey oldu, çok da haklı buldum ama bazı yerlerde sıkıntı var.
  3. Nasrettin hocanın en sevdiğiniz fıkrası

    Sıktın yalnız. Başlığı gelip küfürlerinle rezil ettin, başlık temizlenip insanlar çekildiği halde cahil cahil yazmaya devam ediyor ve millete laf atıp zorla aranıyorsun. Her sefer aynı şeyi yapıyorsun, kendi kendine konuşsun dursun deyip çekiliyoruz ama gerçekten sıktın. Git biraz halk edebiyatı oku, folklor oku ve kendine hadis yazıp pisliğini temizlemeye çalışan Müslümanları rehber edinme. Sana tavsiyemdir. Senin kişisel hassasiyetin ve fıkraları bu saçma hassasiyetle yorumlamaktaki takıntın kimseyi bağlamaz. Seni bağlar. Millete dayatmak için kendini paralama, daha fazla sıkma.
  4. Aşk ya da sevgi adını siz koyun

    Yok yok, ben o "bulamıyorsan kendin yap" tipi kadın değilim, tam da tersi olarak hazır yapılmışını isterim ille de. Yani öyle idim, hala öyleyim. Üşenirim, uğraşamam zaten ama ondan da çok olmamış adama saygı duyamam, erkeğim gibi göremem, teslim olamam vs vs... Çok yorucu iş o. Ama yapılmalı. Yapanlar doğrusunu yapıyor, bunun için okumuş etmiş olmak gerekmiyor, dediğin gibi eğitim almamış kadınlar da bunu gayet iyi yapıyor, hatta bana sorarsan okumuştan daha başarılı şekilde yapıyor. Ama mümkün gerçekten. Daha önce de söylediğim gibi olmuş erkek çok az ve onlardan birine denk gelmek piyangodan büyük ikramiye çıkması gibi bir şey. Ben o piyango çıkmış şanslı azınlıktanım ve tuzum kuru bu anlamda, o yüzden gerçek erkek nedir, kadın aslında neye ihtiyaç duyar konusunda yalnız profesyonelliğime dayanarak değil, kadın güdülerime dayanarak da konuşabiliyorum. Hatta en çok onlara dayanarak... Türkiye'de kadınların durumunun nedeni iki yüzlü ahlak anlayışı. Seks vb sorunlar, kadınların kimden ne alsam, ne koparsam kar mantığı sadece buradan gelir. Kabaca aynı düşünüyoruz.
  5. Atatürk'te Gördüğünüz Hatalar

    O konuda ben de çok kırgınım Atatürk'e. Gerçekten... Bence de. Yaptığı devrimler, açtığı fabrikalar, antropoloji ve biyolojiyi bu topraklara getirmesi, başlattığı büyük eğitim atağı falan hep hikaye... Matbaayı bile üç yüzyıl sonra getiren ve batının gelişimini borçlu olduğu bilimsel gerçeklere gözünü yumup iyice batan Osmanlı'ya kalsa da Atatürk'ün yaptığı bu sıradan şeyler kendiliğinden olacaktı tabii. Biz hepimiz salağız, hepimizin resmi ideoloji taradından yıkanmış da Atatürk'ü devrimci falan sanıp seviyoruz işte... Diğer cümleleriniz için de bir şeyler yazmak istedim ama yüreğim daraldı.
  6. Erdoğan ile A.B.D neden karşı karşıya geldi ?

    Kürtlere oluk oluk yardım etmekteki amaçları ne peki? Ortadoğuda, o bölgede ne yapmak istiyorlar da Kürtleri partner olarak seçtiler? IŞİD'i yok edip demokrasi mi getirmeye çalışıyorlar, nedir dertleri? Bu adamlar buralarda ne yapıyor bunca senedir, burunlarını neden hiç çıkarmıyor, ne istiyorlar?
  7. Erdoğan’ın Atatürkçü kesilmesi

    Ne kadar naifsin... Tayyip Atatürkçülerden oy alamaz, alamayacağını da en iyi kendisi bilir. Bizim oyumuza ihtiyacı falan da yok ayrıca. Tenezzül bile etmez. Kimsenin oyuna ihtiyacı yok, zira istediği oyu aldığını ilan ediyor ve kimse de bir şey yapmıyor. Referandumdan haberiniz yok galiba. Oy için yanaşacağı kitle belli. Kürtler. Kürt seçmenin HDP'ye oy veren kanadını ikna etse yeter, onları ikna etmek Atatürkçüyü ikna etmekten çok çok daha kolaydır onun için. Ve evet, bütün sorun Reza. ABD ile ipleri koparmak istemesinin nedeni yalnızca bu. Bu iş sandığınız gibi basit bir iş değil. İran, Reza'nın en önemli ortağı olan Babek Zencani'yi apar topar idam etti. Çünkü o da oradaki bir dolu bakana vs rüşvet vermişti ve hepsi ortaya çıkacaktı. Babek Zencani idam edildiğinde epeyce bir insanın midesi bulandı ve hükumet içinde ondan rüşvet alan bakanlar ortaya çıkmasın ve olay uluslararası bir rezalete daha fazla dönüşmesin diye adamı astıklarını söyledi. Doğruydu da. Reza da bu yüzden kaçtı gitti, büyük ihtimalle tutuklanacağı bile bile, belki de anlaşmış halde ABD'ye gitti ve canını kurtardı. Burada da öldürülebilirdi çünkü. İş çok büyük, bizim bakanların aldığı yüz milyonlarca dolar paradan en yukarıdakine pay vermemeleri imkansız tabii. Kısacası, mesele seçimler değil çünkü bu aşağılık hırsızın bizim oylarımıza ihtiyacı olmadığı gibi, alamayacağını da en iyi kendisi biliyor. O bile biliyor, siz bilmiyorsunuz...
  8. Aşk ya da sevgi adını siz koyun

    Peki bu neden böyle sence? Bizim ülkemiz kızlarından sözediyorum... Burada bizim gençlere anlatıyoruz madem kadın erkek ilişkilerini ve kadın tiplerini, kadınların çoğunun neden böyle olduğunu da azıcık konuşalım. Ekşi Sözlük'te filan sürekli bu konuda yazar çizer, şikayetler ederler mesela. Çok da korkarlar bu kızlardan, karşılaşıp da hayatım kayacak diye ödleri kopar. Aslında bu kızlarla başetmek gayet mümkün ama kadın denen şeyi iyi bilmek, epeyce de bir deneyim sahibi olmak lazım. Bu da gençlerde yok haliyle. Yani kadın bin yılın pişmiş bilmem nesi de olsa ondan sapasağlam bir kadın yaratmak mümkün. Ama işte çok zor, bizde modern falan denen erkekler bile kadınla evlendikten sonra bakire olmamasını bir tür yüzüne vurur ve onu öyle kabul ettiği için ne kadar iyi ve modern bir erkek olduğunu hatırlatır, minnet bekler. O kadar çok gördüm ki... Aman boşver ya. Bu ülkede erkek ne kadar döküntüyse kadın da o kadar döküntü. Birbirlerine denkler. Biz hep erkeklere kadınları tanıyın veya anlayıp çözün diyoruz ama kadının da istediği erkeği yaratma gücü var. Bulamıyorsan, evde kendin yap hani... Kadınlar sever bu işleri de ne istediklerini kendileri bilmiyor. Çünkü yukarıda söylediğin gibi, doğru erkek modeliyle karşılaşmamışlar ya da o modelin ne olduğunu hiç bilmedikleri için tasavvur bile edemiyor, her iyi niteliğin başka başka adamlarda olduğuna inanıyorlar. Biri çok romantiktir o yönünü sever, biri çok iyi sevişir, onunla seks ihtiyacını giderir, diğeri çok anlayışlı ve müşfiktir, ona ihtiyaç duyduğunda onu arar falan. Garip gelebilir ama çok sevgilili bir dolu kadın vardır, Türk kadınlarının en az %40'ının eşlerini aldattığı ÇİSED'in son araştırmasında net biçimde ortaya çıkmıştır.
  9. Erdoğan’ın Atatürkçü kesilmesi

    Herkesin kafasını karıştırıyor. Tayyip istese bundan güzel propaganda malzemesi bulamaz, yaratamazdı. Atatürk'le adı yan yana geldi, tam da ihtiyaç duyduğu bir zamanda. NATO gerçekten Atatürk hakkında böyle bir yanlışlık(!) yaptıysa elbette affedilmez, yalanlarını da kimse yemez. İç siyasette Tayyip bunu kullanır meselesi başka mesele. Ama yabancı basında Atatürk adı geçmiyor, yani düşman kuvvetler fotoğrafları içinde Atatürk'ün fotosu konmasından hiç sözetmiyor. Yalnızca Tayyip adına açılan fake RTerdoğan hesabı ve hesaptan paylaşılanlara yer veriyorlar. Atatürk'le ilgili olay da yansır belki, bilmiyorum. Onu da paylaşırız.
  10. Erdoğan’ın Atatürkçü kesilmesi

    İlk anda ben de inanmadım, bu adamın söylediklerine inanmamakta da son derece haklıyız tabii ama görünene göre yalan değil. Nato'da masa üstü tatbikatında, "Karşıt Kuvvet", yani düşman saflarını gösterirken Atatürk'ün fotoğrafını gösteriyorlar, bizim askerler hemen tepki gösteriyor ve bunu yapan kişinin sivil bir teknisyen olduğu ortaya çıkıyor. Medya teknisyeni görevden alınıyor. Tayyip'e yapılan az daha değişik. NATO içindeki asker ve subayların iletişimi için kullanılan sosyal paylaşım sitesinde, biri Tayyip adıyla fake bir hesap açıyor ve onun ağzından NATO ve müttefikler aleyhinde paylaşımlarda bulunuyor. Bunu yapanın Türk kökenli bir Norveç subayı olduğu anlaşılıyor, o da görevden alınıyor. NATO özür diledi, sonra Norveç Savunma Bakanı. Skandaldan da öte bir şey bu. Olayların ortaya çıkma zamanı, oluş biçimi vs vs hepsi mide bulandırıcı. NATO'nun ilk yaptığı pis iş değil bu. Bakalım neler olacak...
  11. Aşk ya da sevgi adını siz koyun

    Hemen her tür insan davranışının evrimde yeri var. Bu kadının durumunu da böyle açıklamak mümkün elbette ama bu, genel kadın ve erkek davranışları, yaklaşımı vs vs içinde değil. Daha spesifik bir kadın tipi bu. Sen iflah olmaz bir romantik diye tanımlamışsın mesela. Bense arıza diye tanımlıyorum. Böyle tanımlamak zararlı bir arıza olduğu anlamı taşımaz, ama bu tip kadınlar zaten çok azdır. Çoook olan, içine sığmayan sevgisini, ille de hemen hiçbir kadının tercih etmeyeceği, görünümü son derece anormal bir adama yöneltmek istemek için öncesinde öyle veya böyle bir sıkıntı yaşamış bu kadın. Neyi nasıl öğrenmiş, kafasında nasıl kodlamış ve neden herkesçe bir tür acınan birine gidip de özellikle onu seçmiş, bilmek lazım. Bir de bu kadının, senin söylediğin gibi tipik mutlu ve varlıklı bir esnaf ailesi gibi bir aileye sahip olduğunu düşünmüyorum. Ama öyle ise bile bir şeyleri sakat kodlamış sonuçta. Şöyle söyleyeyim, bu kadar absürd bir şeyi gözü kapalı yapacak kadar romantik olmak da normal değil, bu da bir tür defekt.
  12. Erdoğan’ın Atatürkçü kesilmesi

    Bak verdiğin linkte ne yazıyor. Sen okumuşsun zaten de tıklamaya üşenenler için alıntı yapayım. "Yalnız bana değil, Atatürk'e de saldırıyorlar, ikimizi de koruyun" diyor. Ona sahip çıkalım diye kendini Atatürk'ün yanına monte edip değer kazanmaya çalışıyor. "Ben gidersem ülke de gider, Atatürk de" demeye çalışıyor aptal. Eee... Böyledir bu iş... Atatürk öyle büyük bir güç ki, düşmanı önünde diz çökmeye ve kurtuluş için ona dilenmeye mahkum olur. Doğru bir tanedir, değişmez. Ama işte onu Atatürk bile kurtaramayacak, daha doğrusu kurtarmayacak. "NATO’da beraberiz diye yanlışları söylemeyecek miyiz? Dün Norveç'te bir durum oldu. Norveç'te düşman tablosu diye bir tablo koymuşlar. Bu tabloda Atatürk'ün resmi ve bir tarafta da şahsımın ismi var. Hedefte bunlar. Bu haber gelince Genelkurmay Başkanımız ve AB'den sorumlu Bakanımız, onlar da Kanada yolundaydı, bizi aradılar. 'Böyle böyle bir durum var. Bu tatbikat da NATO tatbikatı. 40 tane askerimiz var, biz şimdi bu askerimizi çekme kararı verdik, çekiyoruz.' dediler. Dedik ki 'Tabii, hiç durmayın hemen. Velev ki o hedefler kaldırılsa dahi 40 askerimizi süratle oradan çekin.' Böyle bir ittifak, böyle bir müttefiklik olamaz"
  13. Forumun terbiyesiz yöneticileri

    Amma takıntılı, kompleksli bir adammışsın ki öyle olduğunu zaten biliyorduk. Manyak mısın arkadaşım, gelip gelip laf yetiştiriyorsun? Atıldın, sonra yedeklediğin eski nickle çıkıp geldin bir daha atıldın, şimdi yine atılacaksın. Hani gelip yaptığın bir şey de yok, bolca çiş yarışı ve dedikodudan başka... Niyeti doğru olan insan yöneticiye, şuna buna bakmaz, oturup sapasağlam yazar. Yönetici kim ki beni kontrol etsin, tepeme çöküp bana laf etsin, karışsın? Amacı doğru olan ve adam gibi yazan insana, düşünceleri ne denli farklı olursa olsun yönetici karışmaz. Üstelik ona bir de teşekkür eder. Yöneticiler ahlaksızsa, aptalsa, ahmaksa, kötüyse, cahilse, ben o foruma uğramam, o adamları muhatap olarak kabul edip de didişmem zaten. O forumu tıklamam bile. Ee? Siz ne tür insanlarsınız ki bu kadar beğenmeyip aşağıladığınız adamlara gelip gelip ayar vermeye çalışıyor, forumla uğraşıyorsunuz? Başka forum mu yok? Ergenikten çıkamıyor bizim toplum. Kendini bi önemli, özel, herkesten çok farklı hissetme ve bunu gösterme çabası... Yöntem de bu işte. Bolca polemik, bıdı bıdı, dikkat çekip şak şak alma arzusu, ben daha akıllıyım savaşı, dedikodu vs... Allah akıl fikir versin.
  14. Aşk ya da sevgi adını siz koyun

    Onların neden çıktığını anlamak için doktora gitmek şart. Hormonlar mı, kullanılan sabun veya şampuanlar mı ya da başka bir şey mi, onu anlamak lazım. Kızlarda çokça polikistik over yüzünden olur mesela, tedavisi de çok kolaydır. Ama işte bilmek için gidip birtakım tetkikler yaptırmak, öncelikle bir cildiyeciye görünmek lazım.
  15. Aşk ya da sevgi adını siz koyun

    Ben bu tip beraberlikleri pek normal bulmuyorum anibal. Yani bildiğimiz ve senin burada çokça anlattığın genel dinamiklerle açıklayamayız bunu. Bunların altında genellikle bir patoloji, travma vb yatar. Kadın ya geçmişte yaşadığı bir travma nedeniyle adamı yakın görmüş, acımıştır ve aşk demiştir adına, ya da adamın acayip popüler olması durumunu kullanabileceğini düşünüp kimbilir ne hayallere kapılmıştır vs. Yani altında yatan nedir, uzaktan bilebilmek mümkün değildir ama genel kadın ve erkek güdüleriyle açıklanamayacağı açık. Hatta o güdülere epeyce aykırı bir durum. Adamın yüzü anormal. Çirkin olmak değil bu. Anormal. Sonradan olmuş olması da bir şey ifade etmez çünkü o yüze bakacak kadın. İkincisi, adam dünyanın en ağır, en zorlu ameliyatlarından birini oldu ve bu adam mutlaka bir dolu ilaca mahkum, muhtemelen bir ömür boyu kullanacak onları. Bunların hepsini düşünür kadın. Hani sen kadın sevmez, aşık olmaz alan der durursun ya? Aynen öyledir, kadınlar erkeklerin yaşadığı şekliyle, onların bildiği anlamda aşık olmaz, sevmez. Erkek beğenir, hoşlanır, aşık olur ve gerisine pek bakmaz, bir dolu riski göze alıp aşkını yaşamaya koyulur. Kadınınsa bir yığın parametresi, hesabı kitabı vardır, kafasında bin tane tilki döner ve onların önemli bir kısmı hayata geçmeyecek gibiyse arkasını kolayca döner, sevgili aşktan ölüp geberiyor olsa da. Üzülmez bile, düşünmez kadın. Ama hani bu adam, tüm parametrelerin dışında bir yerde. Üstelik kadın ona göre gayet de güzel ve sağlıklı görünüyor. Böyle bir kadının böyle bir adamla evlenmesi "beni iyi anlıyor, çok iyi sevişiyor, bana kadın olduğumu her şeyiyle hissettiriyor" gibi açıklamalara tâbi tutulamaz pek. Tam da tersi, kadın güdülerine epeyce de aykırı bir örnek bunlarınki. Böyle başka örnekler de var, biliyoruz.
×