Jump to content
Ateistforum

sehervakti

Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    28
  • Katılım

  • Son ziyaret

sehervakti kullanıcısının paylaşımları

  1. aileleri devreye soktuğun o yazıyı ve onunla alakalı yazıları forum yöneticilerine rica et, silsinler. aksi takdirde, masum annelerimizin hakkını koumak için, ben suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacağım. bunu yapmayı istemiyorum. ama aksi takdirde mecbur kalacağım.
  2. ismi lazım değil, senden önce birini insan evladı zannedip güzel güzel konuşurken, hatta kendisine hem yüzüne hemde arkasından dua ettiğimiz bir şahsa, elimizden geleni yazdığımız halde, o tuttu; işin içine "aile" leri kattı. böyle bir hainliğe karşı hangi hakkı anlatmaktan bahsedebilirsin. elbette, masum ailelerimizin buraya taşınmasına kimse razı olamaz. ümit ediyorum ki, mahkemede bunu dikkate alacak ve gereken cezayı verecektir. ben de o cezadan alacağım parayı, bulabilirsem, 17 aylık bebeğin yakınlarına göndereceğim. insan gibi insanlarla herşeyi konuşuruz. amma, insanlıktan çıkanlar
  3. Allah razı olsun kardeş. eline sağlık.
  4. mahşerde, o 17 aylık bebeğin davası görülürken, bu cevapları oradada aynen verecek misin acaba ? bana değil, kendine ver bu sorunun cevabını.
  5. matrix. seninle cennette buluşmak ümidiyle dua ederek ayrılan ve sana faydadan başka bir söz söylemeyen bir insana bu yazıları yazacak kadar ruhun mahvolmuş. mahkeme-i kübrada seninle görüşürüm. bir daha asla bana mesaj yazma. seninle orada görüşürüz. ilave olarak yeni yasa ile internet suçları netliğe kavuştu. ben avukatım. seni mutlaka bulduracak ve mahkemeye çıkartacağım. ip numalaran bende var nasıl olsa.
  6. ilave olarak siz ey ateistler. bu konuda ağzınızı açmaya hakkınız yok. çünki, Kur'an hükümlerinin hakim olduğu adil bir nizamda, o adamın cezaının ne olduğunu biliyorsunuz. kendi evladımız olsaydı o çocuk, elbette hepiniz, ateistte olsanız, şeriatın o suça ön gördüğü cezanın tatbikini isterdiniz. amma; üstadlarınız olan avrupa kafirlerinin sözde medeni yasalarında, o suç için ön görülen ceza; aynı sizin vicdanlarınız gibi kapkara ve çok basit bir cezadır. "adalet" konusunda ağzınızı açmaya hakkınız yok. çünki siz ve avrupa kafirleri, "idam" cezasına çoğunluk olarak karşı çıkıyorsunuz
  7. asıl en büyük zülmü sen işliyorsun. o masumun hakkını, cehennemin varlığını inkar etmekle... o bebek, en evvel senden davacı olacak. çünki, onun hukukunu kurtaracak bir tek adil padişaha sen küfrediyorsun. ve bu suçuna da o masumu alet ediorsun. cehennemim varlığını inkat ermekle, o masumu cehennemden daha beter bir hale mahkum ediyorsun. elbette, o tecavüzcü adamla beraber cehennem azabını kazanmaya hak kazanıyorsun. ben ise; cehennemin varlığına iman ile, o masumun hukukunun kurtulacağına iman ediyorum. ve o bebeğe diyorum ki; ebedi bir cennette, çok yakışıklı, namuslu bir del
  8. 17 aylık bebeğin cennete gitmesini de eleştiren bir zihniyete susmaktan başka bir cevap veremem. ben bu cevabımı animale yazdım. sana ise son cevabımı dün yazmıştım.
  9. EY ANİMAL; demek sen "adalet" kavramına inanan birsisin. "adalet" i savunuyorsun. "ve adalet uğruna cehennemi tercih ediyorsun" eğer samimi isen... sana bir çift sözüm olacak EY ANİMAL. yukarıdaki zülümlere razı olan sahte bir tanrıya tapmaktan, adaletlilerin en adaletlisi olan alemlerin Rabbi'ne sığınırım. senin küfrettiğin o sahte tanrıya, ben senden yüz misli daha fazla küfrederim. Allah, o şerefsiz alçak sahte tanrıdan münezzeh ve müberradır. Amma; senin niyetin samimi değilse; illede adillerin en adili olan yüceler yücesi sultana küfretmekse niyetin o zaman kulağını aç
  10. diyelim ki; senin sorduğun soruların bir kısmına ben ya da bir başkası seni ikna edecek cevap veremedi. bu neyi açıklar ki ? Kur'an'ın kelamullah olduğuna dair yüzlerce kesin delilin hepsini ne yapacaksın o zaman ? Bütün o delillere karşı gözünümü yumacaksın bir kaç sorunun cevabını bulamadım diye; beni ikna edemediler diye. Veyahut fahr-ı kainat'ın son nebi olduğuna dair binlerce delili ne yapacaksın ? Sen yanlış yapıyorsun. Kendi açından yanlış yapıyorsun. Kafandaki soruların arkı arkası kesileceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. "vesvese veren" şeytan seni ve bütün ademoğullarını yo
  11. değişmek- değişmemek; bunlara bize göre olan kavramlardır. mutlak manada ilmi ezelideki takdirin değişmesi söz konusu olamaz. fakat bunun ne manaya geldiğini anlamak için "ezeli" kavramının mahiyetçe ne demek olduğunu anlamak gerekiyor. Allah'ını seversen; bana "ezeli" kavramının mahiyetini anlatacak bir açıklama yapabilir misin ? Bu kavramı açıklamaktan aciz kalan insan aklı, nasıl "ezeli ilmi ve ezeli takdiri" açıklayabilir. Varlığını bildiğimiz ama mahiyetini bilemediğimiz şeylerdir bunlar. bu noktada yapılması gereken şey, aklıda yaratan ezeli ilim sahibinin bu konu hakkında söyledikleri
  12. acil bir işim çıktı. ben çıkıyorum
  13. Kâinatta bir düzen ve ölçü var. Bu bize aşikar bir şekilde hikmet ve adalet sahibi, Adil ve her işi hikmetli olan bir Allah'ın var olduğunu aşikare gösteriyor. Adalet sahibi olan yüce Allah; insan için mükafat ve cezaya sebep olacak, mahiyeti meçhul bir cüz’-i ihtiyarî vermiştir. O Adil ve Hakim olan yüce Allah'ın, pek çok hikmetini bilmediğimiz gibi, şu cüz’-i ihtiyarînin kaderle nasıl uygun düştüğünü bilmediğimiz, olmamasına delalet etmez. Zorunlı olarak, ister istemez herkes kendisinde bir ihtiyar (yani seçme özgürlüğü) hisseder. O ihtiyarın varlığını vicdanen bilir. Va
  14. "ezel" denilen kavramı hep kullanıyoruz. ezeli ilimden, ezeli takdirden bajsediyoruz. ezel nedir ? çoğumuz zannediyoruz ki ezel ; geçmişe doğru uzanan bir silsilenin uç noktası. bu tariften sonrada ilmi ezeli, takdiri ezeli kelimelerine yanlış manalar veriyoruz, sonra da işin içinden çıkamıyoruz. geçmişte bir uç noktada ezel kavramını tasavvur etmek, bir kere "ezel" kelimesinin manasına muhaliftir. Çünki ne kadar gidersen git, mutlaka o gittiğin noktadan da önce bir nokta olacaktır. o halde ezeli bulmak imkansızdır. Halbuki "ezel" denilen kavram; hem geçmişi, hem geleceği hemde şu
  15. adaletsizlik yapmak vadinden dönmek ile dilediğini yapmak aynı şeyler değildir. hem adil olup hem de vadinden dönmeyerek dilediğini yapar. Allah'ın adil olduğuna ne ile karar veriyorsun ? Akli ve nakli bilgilerle karar veriyorsun değil mi ? Dİlediğini yapmasına da hem aklen hem de naklen zorunlu olarak inanmamız gerekiyor. Dilediğini yapması, yani İSTİKLAL sahibi olması ise herşeyi kapsar. Bu herşeyin içerisine ancak ve ancak "noksan sıfatlar" dediğimiz kötü işler dahil değildir. Yani; her türlü noksan sıfattan münezzeh bir şekilde, her istediği şeyi yapar. Buna kati olarak in
  16. "ezel" nedir ? başlangıcı olmayan. bana "başlangıcı olmamanın" ne demek olduğunu izah et, bende sana bunu izah edeyim.
  17. işte yine kendi kurallarımızla Allah'ı sınırlandırmya çalışıyoruz. Allah, hiçbir şey ile sınırlanamaz. Mutlak İSTİKLAL sahibidir. Dilediğini yapar. Ol der olur. Bu önyargıyı bir kenara bırakmazsak doğruyu bulamayız.
  18. bu soruyu daha öncede sordun. çok sinirlerim bozuldu. büyük bir iftira ve zulmü söylediğin için. cevap vermek istedim ama vazgeçtim. ey arkadaş. eğer samimi isen; yüce yaratıcıya küfretmemek şartıyla, 17 aylık çocuğuda senle tartışabilirim. çünki, kendi kendime dedim ki; "bu adam yüce Allah'a küfretmiyor aslında. Ona bu sözü söyleten, kalbindeki vicdan ve adalet duygusudur. Demek ki, güzellik namına kalbinde hala birşeyler kalmış olabilir. Öfkesinin kaynağı budur." eğer küfretmeyi bırakırsan sana 17 aylık bebeğin durumunu izah ederim. ev evvel üstteki sözünü geri al. ve sohbete başlay
  19. Bir şeyin değişip değişmeyeceğine karar verecek tek güç vardır o da ALLAH tır. Bu yüzden "değişmez" ön yargısı mutlak anlamda doğru değildir. Bu sadece bizim bir kuruntumuzdur. Allah dilerse, her şey değişir. Çünki, tek sebep vardır kainatta. O da Allah'ın dilemesidir. "KUN FE YEKUN=Ol der ve olur". Benim edeceğim dua ile Allah neden yazılı olan bir hükmü değiştirmesin. "O duayı edeceğimi biliyordu, ettirdi ve yazılı olan hükmü değişirdi" bilgisini de geri planda yazmasına ne engel olabilir ? Şer'i hükümlerde de tarih sürecinde istediği şeyi değiştirmiştir. Bir peygambere haram kıldığı
  20. her zaman olduğu gibi; ateistlerin yine 2 yüzlü tavırlarının çarpıcı örnekleri ile dolu mesajları okudum. atesitlerin yukarıda yaptıkları eleştirileri, bir hırıstiyan yapsa anlarım. çünki inandığı bir yaratıcı var ve o yaratıcı tarafından gönderilen elçiler var. bu noktadan, islama dair hükümleri kendi noktasından eleştirebilir. peki siz ey atesitler; hangi akıl ile, olmadığını iddia ettiğiniz bir ilahın, olmayan bir kitabında yazan hükümleri sorguluyorsunuz. madem siz, bunların hepsini inkar ediyorsunuz; o halde bu hükümleri eleştirmek hangi sağlıklı aklın işi olabilir. -Allah korusun- be
  21. üniversite yıllarımda, nakşi tarikatından bir arkadaş bana şöyle bir hikaye anlattı. hikayenin kaynağı nedir bilmiyorum. beni ilgilendiren kısım hikayedeki çok çarpıcı bir vurguydu. belki bu hikaye senin sorun için doğrudan bir cevap değil. şimdi aklıma geldiği için sana yazmak istedim. çok kısa olarak hikayeyi aktarayım. çok eski zamanda bir şeyh varmış. alnı secdeden kalkmaz, hep secde edermiş.... bu şeyhin bir müridi varmış. zamanla manevi alemde terakki ede ede öyle bir makama gelmiş ki, geldiği makam itibariyle manevi perde açılmış ve birde ne görsün : şeyhini, cehennem alevleri ar
  22. biliyorum. sorunun başlangıç noktasını bir kere daha açıklar mısın? 2 deneme yaptım. bunlar değilse nedir sorun ?
  23. ben çok okudum o mesajları. sarhoş kusmuklarıyla dolu o çöp tenekelerini midem bulana bulana çok karıştırdım. ki o okuduklarım arasında, m.kemal'in peygamberliğini iddia eden kuş beyinliler bile vardı. işe yarar birşeyler aradım. bazı müslümanların çok güzel mesajları dışında, kayda değer, elle tutulur hiçbir şey bulamadım. formdaki yazıları okumak için üye olmak gerekmiyor. üye olmadan da okunabiliyor.
  24. matrix. sorunu az çok anlıyorum. anlamaya çalışıyorum.senin de söylediğin gibi sorunun başlangıç noktasını yakalayamıyorum. sen güzel izah etmeye çalışıyorsun sorunu. sorunun başlangıç noktasını bulmada ittifak edersek, sırasıyla devam edebileceğiz. peki bir deneme daha yapacağım. inşallah isabet ederim. sorunun başlangıç noktası şu soru mudur : Kader ile cüz’-i ihtiyarî, nasıl uygun, uyumlu olabilir ? bu mudur sorunun başlangıç noktası ?
  25. bilgi mi ? "ateizm" hurafesine inanan bir kafada bilgi kırıntısı olabileceğini mi iddia ediyorsunuz yoksa ? güldürmeyin adamı.
×
×
  • Yeni Oluştur...