Jump to content

bilgivehis

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.128
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

bilgivehis Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

705 profil görüntüleme
  1. Başlık ve ilgi çelişkisi

    "Yaşadığımız asırlar içerisinde insanların yüzde biri gerçek aydın olabilecek kapasitede" bu görüşümü bundan 45 yıl önce söylemiştim, o zaman için bir çokları tarafından insanları küçümsediğim şeklinde algılanmış ve en yakın dava arkadaşlarıma dahi itici gelmiştim. Bu görüşümün iki kaynağı vardı, biri evrim sürecine diğeri o zamanki dava arkadaşlarımın Atatürk'ü anlamakta zorlanmasına dayandırmıştım. Zira o tarihte hem komünist hem Atatürkçü olan çok çok az komünistten biriydim. Açtığım bu başlık ve senin yaptığın bu gerçek tespit, görüşümü bir kez daha doğrular niteliktedir. Ancak bu yüzde birlik oranı 21. asırda en azından yüzde ikiye çıkar diye düşünmüştüm, herhalde burada yanıldım. Beni bu noktada yanıltan, o zamanki insanların müthiş bir kitap okuma ve sorgulama refleksiydi. Meğerse hepsi bugünkü dinci faşizme hazırlıktan ibaretmiş, işte burayı göremedim. Bu noktada "Sorgulama" denen olguyu bir kez daha masaya yatırmak gerekiyor, buna göre "her sorgulama iyidir ama her sorgulama aydınlığı getirmiyor muş"...
  2. Hümanizm bir şerefsizliktir

    Yine yanlış başlık, yine yanlış içerik. Söz konusu hümanizm değil niyettir. Her insanda az veya çok hümanistlik var, önemli olan bunu hangi niyetle kullanmaktır. Örneğin Avrupa'da hümanizm herkes için geçerlidir, çünkü aşağı-yukarı eşittir. Türkiye'de ise ateistlere, kemalistlere, alevilere ve muhalif olan herkese gelince humanizm işlemez ama tecavüzcüye, vatan hainine, dinciye gelince kanunlar bile hümanist kesilir. İşin bu tarafına bakmadan hümanizmi şerefsizlikle nitelendirmek büyük yanlıştır. İnsana ait özellikleri yok sayarak toplum gelişimi olmaz, insan özelliklerini hesaba katmadan yapılan her şey bugün bu ülkede olduğu gibi kanunsuzluğu, adaletsizliği ve faşizmi getirir. Bu yüzden bir olguyu bir düşünceyi bir özelliği şerefsizlikle nitelendirmeden önce iyi düşünülmeli, geniş araştırılmalı, zira hümanistlik salt bir düşünce değil, bizzat insanlarda bulunan bir özelliktir...
  3. Neler yapılabilir?

    Elli yılını, bütün yaşamını topluma vermiş, bunun için çok bedeller ödemiş biriyim. Ülkenin her metre karesini dolanmış, bütün kesimlerle içiçe olmuş ve insan denen canlıyı gayet iyi tanımış biriyim. İnsanların içine girmek, kendini onlara sevdirmek, bilgi ve birikiminle, duruşunla cazip hale gelmek, gerçekleri anlatmak hepsi boş ve bomboş. İnsanlar güne-güncele bakar, para, iş-aş kimdeyse ona gider, gittikleri kişinin karakteri, dünya görüşü, kurtarıcı vasfı olup-olmamasına bakmazlar, bunun için kendi değerlerini de ayaklar altına hiç tereddütsüz alırlar. Para dindeyse dinci olurlar, para ateistdeyse ateist olurlar, toplumun değeri yok, öyle Avrupa ülkeleri gibi değer yargısı kazanma sürecine girmiş değiller, bütün yaşamları günü kurtarmaktan ibaret. İnsanların kıçı sıkışmadan gerçek, ilerici, kurtarıcı bir liderin peşinden gitmezler. Sakın bunları kızıyor da söylüyorum sanmayın, maalesef gerçeğin ta kendisi böyledir. Bu yüzden faşizm, şeriat veya soykırım dahi olsa umurlarında olmayan bu kalabalığa bir şey yapamazsın...
  4. Özsaygi

    Sosyal fobi, devlet ve çevrenin önce ahlak sonra güven baskısından kaynaklanır. Devlet ve çevre size güven vermiyorsa ve size bir ahlak biçimi dayatılıyorsa bu bunalım ve ardından sosyal fobiyi getirir. Türkiye tam da böyle bir ülkedir, dinciler dışında herkes bu durumu yaşar, zira dincilerde sürüye uyum vardır, sorgulama yoktur, bu yüzden kendi benliği olmadığı için devlet ve çevre baskısını tanrı lütfu olarak kabul eder...
  5. Çok kitap okuyanlar...

    Böyle olmazsa zaten iş ezbere kaçar, o kitabı anlayamaz veya üzerinde fikir geliştiremezsin, yazar anana da sövse sorgulayamazsın. Elbette kitap türü ne olursa olsun onu yaşayacak ve ondaki eksi-artıları olumlu-olumsuz eleştireceksin. Çünkü kitap sadece bilgi almak için değildir, fikir üretmek ve onu geliştirmek içindir. Örneğin kuranı ezberleyen geliyor burada bir halt bildiğini sanarak ahkam kesiyor sonra da çuvallıyor. Yine örneğin kuran ve dini kitapları ezber yerine anlama ve sorgulama açısından okuyan insanlar dinsiz olmazsa dahi oldukça yerinde fikir üretebiliyorlar, hatta bizler dahi onlardan bir şeyler öğreniyoruz, böyle bir örnek bu forumda Vefik Sami var...
  6. Sıkılmak güzeldir

    Teşekkürler, yaramı deşen bu konuyu kibar ve sade bir dille paylaşmışsınız Oysa bu konu en az 50 yıldır başımıza geçirilmiş at gözlüğü gibidir, birileri nasıl istiyorsa toplum da öyle eğlenir ve öyle düşünür veya düşünmez. İşte biz buna toplum yozlaştırma operasyonu diyoruz. İnsanların kendi kabuğundan çıkıp gerçekleri anlayacağı tek yer cezaevidir, insanlar düşünmesin, sorgulamasın, gerçekleri öğrenmesin diye orada dahi her kitap yasak olduğu halde dinsel içerikli kitaplar serbesttir, koğuşların her köşesinde din kitapları ve ayrıca her on beş günde bir dışarıdan imam gelir, insanlarda uyanma var mı diye dini sohbet esnasında gizliden kontrol ederler... Bahsettiğiniz bu konu bir tesadüf değildir, bizzat ülkeyi ele geçirenlerin yaptığı planlı, örgütlü bir operasyondur. Bu foruma gelen troller ne yapıyorsa aynısı tüm ülke çapında ve her alanda uygulanıyor. Dediğiniz gibi bizim zamanımızda farklı kitap okuma, araştırma, sorgulama ve yüksek tonajda olsa da adam gibi tartışma vardı. Operasyon dahilinde iletişim alanı genişledikçe topluma daha çok ve daha kolay at gözlüğü takıldı, sizi bu yazıya iten temel neden budur. Bundan sonra sizin bahsettiğiniz gibi at gözlüğünü çıkarırlar mı, hiç sanmıyorum, çünkü artık toplum için sorgulamakla enayilik aynı anlama geliyor. Onlar için en iyi yöntem biat etmek, sürüden kopmamak, bu yüzden artık ben de kimseye kabugunuzdan çıkın, sorgulayın, sıkılın demiyorum...
  7. Neden hapishanelerdeki ateist oranı toplumdaki ateist oranından kat kat daha düşüktür.

    Ateistleri ahlaksızlıkla suçlaman için önce peygamberinin yaptığı tecavüzleri ayıkla, 6 yaşındaki çocukla yaptığı cinsel ilişkiyi ayıkla, bizden olmayanı öldürün fetvasını ayıkla, üvey oğlunun karısını elde etmek için onu nasıl öldürttüğünü ayıkla, peygamberinin bu namussuzluklarını ayıkla ondan sonra gel yüzün olsun, gerçi sizlerde ahlaklı yüz olmaz, her tarafınız yalan, namussuzu dahi peygamber sayandan ahlak beklemek hatadır...
  8. Türkiye'deki cinsellik kıtlığı

    Başlıkta yapılan diğer yorumlar tutar veya tutmaz salt tahmine dayanıyor, aynı kişiden alıntıladığım bu üç cümlelik yorum ise yaşanmış gerçeklere dayanıyor. Bu yüzden bu üç yorumu masaya yatıralım. Önce yorumun üçünün de tamamen doğru olduğunu belirteyim. Birinci yorumdan başlayalım,. Erkeklerde ezelden beri üzerine giydirilen kadın üzerinde egemen olma anlayışı yüzünden modern bir ülkenin yurttaşı olsa dahi bu anlayışın kalıntılarını bilinç dışında olsa da üzerinde taşıdığı için kadını mal gibi görüyor. Bu da doğal olarak erkek üzerinde "bunları nereden biliyor, aldatıyor mu?" gibi şüpheler oluşturuyor, işte bu şüphelerin olumsuzluğundan çekinen kadın kendini istediği gibi gösteremiyor. Gösteremeyince de ortaya robot-vari bir seks ortamı çıkıyor, daha sonra da kadın suçlu ilan ediliyor. Oysa burada erkeğin bilinç dışında halen kadını mal olarak görmesi ve kadının yenilik yapma, yaratıcı özelliği taşımadığı düşüncesi yatmaktadır... İkinci alıntıda ise sekse ulaşmaktan bahsedilmiş. Burada bahsedilen salt sekstir, yani seksin hazzını yaşamak değil. Türkiye gibi ülkelerde erkekler seks yapar ama onun hazzını yaşaması için gerekli olan, bilinçten, sevgiden, karşılıklı tatmin anlayışından yoksundur, oysa bunların hepsi aslında kadınlarda doğal olarak var ama onu uygulayacak ortam yok demek istenmiş... Üçüncü alıntı ise daha önemli. Kadınlar erkekleri tanıyor ama kendisini iyi tanımıyor, erkekler ise her ikisini de tanımıyor. Ne dersiniz, sorunun baş mimarı burası olabilir mi? Elbette olabilir, çünkü erkekler genelde egoisttir, kadını tanıma gereği görmez, "nasıl olsa o bir maldır, seks metasıdır ve yaratıcı özelliği yoktur" kafasıyla bakar. Kadınlar gerçekten erkekleri çok iyi tahlil eder, aynı yetenek erkeklerde yoktur. İşin tam da burasını açabilir ve tartışılması gereken bu nokta üzerinde durabiliriz...
  9. Dünyanın terör örgütleri konusundaki iki yüzlülüğü

    Türk milletinden daha büyük terörist yoktur, Ankara'dan Kahire'ye kadar ne kadar silahlı örgüt varsa, ne kadar ölüm-katliam-acı varsa hepsinin tek sorumlusudur. Orta Doğu'daki bütün teröristleri toplasan Türk milleti kadar terörist etmez...
  10. Türkiye'deki cinsellik kıtlığı

    Bu konuda bir çok etken vardır, bunların başında uyuşmazlık, sevgisizlik, bilinçsizlik, baskılar, din ve yoksulluk gelir. Gelişmiş veya dinin egemen olmadığı ülkeler bu sorunu kısmen aşmışlardır. Gelişmiş ülkelerde önce seks yapılır sonra evlenilir, İslam ülkelerinde ise önce evlenilir sonra seks yapılır. İslam bu konuda iki yüzlüdür, bir yandan seksi ayıp, günah olarak belirtir, diğer yandan harem kurarlar. Sistemlerin veya farklı iktidarların da bu konuda çok rolü vardır. Örneğin, AKP iktidarı kadın hakları kisvesiyle boşanmaları kolaylaştırmış, yuvaların dağılarak aile ortamlarının yozlaşmasına neden olmuştur. Bir ülkede aileler yozlaşırsa bu durum diğer konularda olduğu gibi sekse de olumsuz yansır. Ayrıca kadın ile erkeğin uyum sorunu vardır, yukarıda bahsettiğim sorunlar yüzünden uyumu yakalamakta zorlanılmaktadır, bu da haliyle seks olgusunu deforme etmektedir...
  11. Liboşluk ile sosyal demokratlık arasında ne fark var?

    Robot varsa artık insan emeğine ihtiyaç yok, o halde kapitalizm işine yaramayan nüfus fazlasını yok etmeye şimdiden başladı diyorsun, aynı zamanda kapitalizmin dünya nüfusu üzerindeki etkisini de itiraf etmiş oluyorsun. Böylece kapitalizmi dünya üzerinde etkisiz gösteren iddianı da kendin çürütmüş oluyorsun...
  12. CHP artık bitmiştir, helvasını yiyebiliriz

    Daha önce de bütün partilerin delegeleri için yüzde doksanı şerefsiz dedik, bunu ne için dedik, çünkü delegelerin yüzde doksanı şerefsizlerden seçiliyor. Ama sen kalktın Kılıçdarı destekleyen Aleviler bahanesiyle bütün Alevilere küfür ettin. Şimdi de kendini haklı çıkarma peşindesin. Her şeyden önce Aleviler bunu hak etmiyor, tarih boyunca hep ezilenin yanında olmuş tek millettir, onlar da insan, zaman zaman hata yapabilirler ki, günümüzde yaptıkları hata belki de tarihte ilktir. Sonuçta son yüz yılda Aleviler üzerinde oynanan yozlaştırma operasyonu olduğu unutulmamalıdır, bu operasyon Seyit Rıza, Kılıçdar destekleme gibi işte böyle kendini gösteriyor. Alevilere değil, küfür edeceksen operasyon sahibine edeceksin...
  13. CHP Kurultayı

    Seyirci bir işe yaramıyor, ülkenin tapusu delegelerin elinde o delegelerin yüzde doksanı da egoist, bunu demek istedim.
  14. Bundan sonra anibal için gereken yapılacak...

    Atatürk'e keyif sürdü gibi aşağılayıcı bir hakaret ve iftira yapacak kadar alçaksın. Forumu Atatürk'e hakaret ve iftira amaçlı kullanıyorsun, bütün mesajların bunun üzerine kurulu, alçaklığın keyfini sürüyorsun...
  15. CHP Kurultayı

    Kocasakal'a imza dahi vermeyen bu delegelerden mi darbe bekliyorsunuz? Türkiye'de bütün partilerin delegelerinin yüzde doksanı şerefsiz, vatan hainidir, bu ülkenin başına ne geldiyse bu şerefsizlerden geldi, hep kendi çıkarını düşünen egoistlerden seçilmiş delegelerin olduğu partilerden medet ummayın...
×