Jump to content

bilgivehis

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.362
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

bilgivehis Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

1.032 profil görüntüleme
  1. bilgivehis

    Vefa Borcu

    19. asrın başlarında henüz sekiz yaşında, orta halli bir köylünün oğluydu. Hem ilk okula gidiyor hem babasının tarlasında çalışıyordu. Kitap okumayı çok sevdiği halde kırsal ortamda kitap bulması neredeyse imkansızdı. Eline geçirdiği sıradan bir roman kitabını defalarca okumuş olmasına rağmen, tekrar okumaktan sıkılmıyordu. Okuma, araştırma ve yaşadığı dünyayı keşfetme isteği oldukça yüksek bir yapıya sahipti. Babasının kente okuması için göndermesi tam da onun aradığı büyük bir fırsat olmuştu. Gittiği öğretmen okulunda köylü diye alaya alınıyor, her fırsatta onu rencide ediyorlardı. Ancak kitap sevgisi ona başka bir kapı açmıştı. Okulun kütüphanesinde ona asistan görevi vermişlerdi. Neredeyse bütün zamanını kütüphanede kitap okuyarak geçiriyordu. Aynı zamanda kişiliğini orada tanıyacak, dünyadaki bütün önemli isimleri orada değerlendirecekti. Ülkesi işgal edilmişti. Ülkeyi işgalciler ve yerli işbirlikçiler yönetiyordu. Bu durumda eli-kolu bağlı duramazdı. İşgalcilere karşı giriştiği bazı eylemler bir işe yaramıyordu, bu yüzden hedefini gerçekleşttirmek için dağlara yöneldi. Çevre köylerden 17 bin kişilik gerilla oluşturdu. İşgalcilerin ve 6 milyonluk ordusu olan işbirlikçilere karşı bu sayı anlamsız görülebilirdi, ancak günden güne artan kurtardığı bölge sayısı ve gerilla sayısı düşmanın dikkatini çekmesine yetmişti. Gerilla sayısı 100 bini bulan bu küçük orduya karşı düşman bütün gücüyle saldırmaya başlamıştı. Ancak düşman umduğunu bulamıyor, 6 milyonluk düzenli orduyla bir adım öteyi gidemiyordu. Üstelik bu ordudan da gerillara katılımlar oluyordu. Bu durum karşısında düşman farklı yöntemlere başvurdu. Bir yandan gerilla lideriyle anlaşmaya çalışıyordu diğer yandan gerilla arasına casuslar yerleştiriyordu. Gerilla liderinin işi şimdi daha zorlaşmıştı, ancak bulduğu bir yöntem sayesinde casuslar, hainler bir şey yapamıyordu. Gerilla lideri buna karşılık bir yandan yeni köylüleri hem ordusuna katıyor hem de ordusu ve köylülerle birlikte üretim yapıyordu. İşgale karşı bu yöntem tutmuştu. 40'lı yılların sonuna gelindiğinde gerilla lideri, işgalcileri ve yerli işbirlikçileri kesin yenilgiye uğratmış, ülkenin başına gelmişti. Köyden çıkarak, uzun savaşlar sonucu ülkenin başına gelen bu kişi, Atatürk'ü örnek alan Çin Cumhuriyeti kurucusu Mao Zedung'dur. "bizden önce emperyalizme karsi en büyük savasimi veren ve yedi düvelin tankina topuna yekvücut karsi koyan Türk milletine ve onun ebedi liderine saygilarimi arz ederim." Mao Zedung " Mao, uzun yürüyüş sırasında yoksul bir Çin köyünde mola verdiği sırada yanına gelerek dertlerini anlatan 40 yaşlarındaki Çin köylüsü Tse Yoe Haan'a "sizi anlıyorum ama yılmamalısınız büyük Türk devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi köylü milletin efendisidir" Mao Zedung İşte o Türk milleti Atatürk'e vefa borcunu ödemek için şimdi tayyibin kıçını yalıyor(?).
  2. bilgivehis

    Gaga bulut

    Bu ilkede tecavüz suç olmaktan kaldırılırken, tecavüzcülere ödül verilirken, tecavüz vakıfları desteklenirken, toplumun ahlak dengesi yozlaştırılırken, hatta toplum namussuzlaştırılırken, iki çocuğu parayla öpüşmeye teşvik etmeye "ne var bunda?" demenizi aynı yozlaşmaya dahil olup-olmadığınızı bir kez daha düşünün.
  3. bilgivehis

    GENÇLER DİKKAT! Ateist nedir? Tanrı nedir?

    Bu nedeni nereden biliyorsun, yoksa sana da mı hira mağarasında ayan oldu?
  4. bilgivehis

    Ateizm bir ekonomi meselesidir. Ateizm içsel Tanrı karşıtlığı değildir.

    Ekonomi her şeye hakim ise onsuz hiç bir şey tam olarak değerlendirlemez, buna sanat, spor ve daha başka sosyal aktiviteler de dahil, hatta tanrı iddiasının kökeninde dahi ekonomi payı aranmalıdır. Ancak başlık sahibi ateizmi tamamen ekonomiye bağlama gibi büyük bir yanlış yapmış, o da ayrı bir konu.
  5. bilgivehis

    GENÇLER DİKKAT! Ateist nedir? Tanrı nedir?

    Bu cümle ile kendi düşünceni lağvetmişsin. Arabayı yapan mühendisi biliyorsun, görüyorsun, buna karşılık tanrı görüyor musun?
  6. bilgivehis

    Gizliligimize onem vermeli miyiz?

    Gizliliğimize elbette önem vermeliyiz ama hani nerede, bırakın sanal ortamı gerçek yaşamda dahi sürekli izleniyoruz. Saydıklarınız içinde sadece GNU/Linux'ta güvendesin ama internete girdiğinde yine durum değişiyor. Şirketler hizmet veya reklam adına bizi izliyor, topladıkları bilgileri de devletlere satıyorlar. Devletler de bunu iki amaçla kullanıyor, ya diğer devlete karşı kullanıyor ya da akp diktatörlüğünde olduğu gibi kendi muhaliflerini sindirmek için kullanıyor. Bunun tersi yani kişinin devleti izlemesi pek bir işe yaramıyor, örneğin bunun en büyük ustası Aaron Swartz idi, ABD yönetiminin ve Pentagon bilgilerini ele geçirdiği halde daha onu derleyemeden öldürdüler. Daha da şıkışırlarsa devletler kendi ülkelerindeki şirketleri tehdit ederek bilgileri alıyorlar. Yani devletler olduğu müddetçe gizliliğini ne kadar korusan da pek bir işe yaramayacaktır.
  7. bilgivehis

    İlber Ortaylı da AKP'li oldu

    Ben bunları anlattığım zaman kötü oluyorum, lakin su akıp gediğini bulunca inanıyorlar. Bu ülkede tanınmış muhalif görünen kim varsa hepsi aslında tarafın hasıdır ama bunları millete anlatamıyoruz. Forumda Robespiere nickli arkadaşımız vardı, kendisini çok severim, lakin ağzından Perinçek sevgisini hiç düşürmezdi. Ona da Perinçek'in muhalif olmadığını sadece öyle göründüğünü detaylı bir şekilde anlatmıştım. Perinçek "Vatan Partisi demek AKP demektir" diye açıkça dediği halde yine de onu bırakamadı. Maalesef insanların gerçekleri kabul etmesi genelde çok zor ve hatta imkansız oluyor.
  8. bilgivehis

    İlber Ortaylı da AKP'li oldu

    Yiğide hakkını vermeniz ve iyi niyetinizi anlıyorum, ancak söz konusu olan bir tarihçi ile bir siyesetçi ise olayı daha geniş boyutta değerlendirmek gerekir. Burada Oltaylı'nın akpli olup-olmadığının hiç bir önemi yok, hatta elindeki eserlerin orada olmasının daha iyi olacağını düşünmüş de olabilir, bunda da pek sorun yok. Sorun olan şudur, bir tarihçinin düşmanı içerden çökertme gibi bir şansı yoktur, üstelik bu düşman bir diktatörse, BOP görevi yapıyorsa, kendi meclisine dahi köpekli arama yapmadan girecek cesareti yoksa, en basit muhalifleri dahi öldürebiliyorsa, böyle bir diktatör için muhalif tarihçiyle en fazla gövde şovu yapar , tarihçi de dönek damgası yemekle kalır. Düşmanı içerden göçertmek için farklı konumlarda veya farklı kişiliklerde olmak gerekir, bunun için bir örnek vereyim. Çin'de 40'lu yıllarda delinin bir tanesini hapse atıyorlar, o savaş ortamında deliyi hapse attıklarını unutuyorlar, gardiyanlar ve diğer mahkümlar bu deliyi köle gibi kullanıyorlar, tam 20 yıl boyunca o zindanda sağlam bir yeri kalmıyor. 60'lı yıllara gelindiğinde ülke yönetimi el değiştiriyor, zindanlar da boşalıyor. Kısa bir süre sonra bu deli, Çin devletinin en yüksek madalyasıyla onurlandırılıyor, çünkü bu delinin görevi zindanda deli rolü yapmak ve kendini ciddiye almayan gardiyan ve siyasi mahkümlardan aldığı bilgiyi ÇKP merkezine aktarmakmış.
  9. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Sömürü nedir? Örneğin toplumun uyanmasını sağlayan dernekleri kapatmaktır. https://odatv.com/insanlar-bizimle-birlikte-gorunmekten-korkuyor-01101829.html
  10. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Sömürü nedir? Sömürü, örneğin kriz yok demek ve ardından zam yağdırmaktır. https://odatv.com/havalar-sogudu-dogalgaza-zam-geldi-01101829.html
  11. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Sömürü nedir? Sömürü, örneğin Abdülaziz'in fotoğrafını asmak, Atatürk fotoğrafını kaldırmaktır. https://odatv.com/burasi-kurumun-toplanti-odasi-01101802.html
  12. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Sömürü nedir? Örneğin sömürü böyle bir şeydir. Sömürü ağaları kendi çıkarları için tüm toplumun onurunu hiçe sayarak kararlar alır veya almaya yeltenir. https://odatv.com/milliyet-yazari-ben-affetmiyorum-dedi-ve-ilk-kez-anlatti-30091857.html
  13. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Sömürü nedir? Örneğin sömürüye karşı basit tepki gösterenler dahi böyle sonlanıyor. Marketlerdeki kırtasiye ürünlerinin çocuk sağlığını tehdit ettiği için şikayette bulunan 11 tane kitabın yazarı şikayetten kısa bir süre sonra intihar süsüyle öldürülüyor. https://odatv.com/cok-yoruldum-anne-01101823.html
  14. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    Şsst! ahlaksızlar ahlaksız dediğini duymasın, ahlaklarına dokunur:) Bu iktidara oy verenler elbette ahlak sahibidir, onların ahlak anlayışı biat çerçevesi içindedir, zaten söz konusu olan da bu biat ahlakıdır. Biat ahlakı dediğimiz ahlak biçimi sahibine tanrıdan daha fazla itaat etmektir, çünkü o sahipli bir maldır, mal olmak onun için en yüce değerdir. En yüce değer ise sahibine sonsuz itaat ile cennet ödülü almaktır. Hatta bu ödüle ulaşmak için sahipleri tarafından ne kadar ezilir, horlanır, tecavüze uğrarsa ve aynısını ne kadar diğerlerine yaparsa cennete o kadar daha yakın olduğuna inanmaktır. Gördüğünüz gibi tayyibe oy verenler de ahlak sahibidir, hemi de herkesin ulaşma şansına sahip olamayacağı kadar yüksek değerde biat ahlakına sahiptirler. Zaten bu ahlaka sahip olanlara "Tecavüze uğruyorsun" dediğinde "Sanane delik benim değil mi?" diyorlar.
  15. bilgivehis

    Sömürü nedir?

    -İki kişinin ancak yapabileceği işi bir kişiye yaptırmaktır. -Sekiz saatten fazla çalıştırmaktır. -Emeğin karşılığını vermemektir. -Çalışana sosyal yaşam hakkı tanımamaktır. -Emekçiye değer vermemek ve onu yaşamın her alanında manevi olarak aşağılamaktır. -Devletin sömürüyü desteklemesidir. -Devletin sömürü sistemi üzerine inşa edilmesidir. -TV yayınları, spor faaliyetleri, sinema, sanat, basın, yayın gibi alanların sömürüyü empoze etmesi ve onu doğal yaşam biçimi şeklinde göstermesidir. -Devlet güvenlik kurumlarının sömürülen insanların üzerinde baskı oluşturmasıdır. -Toplumu yoksulluğa iterek sömürü sistemine razı etmesidir. -Sessiz çoğunluğun sesini kısmasıdır. -Toplumun sorgulama refleksini deforme etmesidir. -Toplumun sömürü mekanizmasını algılamaması için dinsel, ırksal ve ahlaksal çatışmanın içine itmesidir. Bunlardan daha ciddi ve daha vahimi ise bizzat devlet yönetim ve kurumlarının dini dayatması, dini desteklemesi ve din sayesinde toplumu uyuşturmasıdır. Sömürü denen şey basitçe budur, bunu tayyipçiler, dinciler, liberaller, ayrılıkçılar idrak edemez, çünkü onlara göre uzaya beş şeritli yol yapmak bu sömürü gerçeğinden daha inandırıcıdır.
×