Jump to content

bilgivehis

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    1.286
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

1 Takipçi

bilgivehis Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

935 profil görüntüleme
  1. bilgivehis

    Berkin Elvan ve Eren Bülbül arasındaki fark

    Asıl sorun bir halkın hakkını araması değil, asıl sorun zaman ve mekan sorunudur. Bu söyledikleriniz kulağa hoş geliyor ama işin bu tarafını ve daha başka boyutlarını hesaba katmadan değerlendirmeler her zaman yanlış çıkar. Örneğin ABD'de yüzlerce halk var, hepsi ABD'li olduğunu ve bundan gurur duyduklarını söylerler, elbette doğrusu da budur. Neden doğrudur, çünkü ABD toprak ve ekonomik bağımsızlığını kazanmış, millet olma erdemine ve bilincine ulaşmış bir ülkedir, orada kimsenin ABD'li olmakla bir sorunu yoktur, aynısı AB ülkeleri için de geçerlidir. Türkiye ise 2-3 bin yıl geride kalmış, ilkel bir toplum olmaktan çıkamamıştır. Millet olmak şöyle dursun daha ırk, din, dil ilkelliğini dahi aşamamıştır. Kendisine yurttaşlık verildiği halde marabalık ve ümmetlikten kurtulamamış, düşünsel anlamda yurttaş olamamıştır. Oysa bir toplum, işgal, saldırı gibi durumlarda zayıf kalan halkların birleşmesiyle meydana gelmektedir. Irk, din, dil ayrımcılığını aşamayan halklar toplum olamaz ve dolayısıyla millet hiç olamaz. Birleşmeyen halklar zayıf kalmaya ve güçlünün altında ezilmeye mahkümdur. Böylesi koşullarda önce toprak, ekonomik bağımsızlık için savaşılır, dil, din, ırk hakları daha sonra gelir. Ancak bu ülkede tersi yapılıyor, önce dil, din, ırk hakkı için savaşılıyor, toprak ve ekonomik bağımsızlık kimsenin umurunda değil. Oysa yaşamı sürdürmek için zorunlu olan toprak ve ekonomi yoksa hiç birini kazanamazsın.
  2. bilgivehis

    Tayyip: "Biz savaşa hazırız"

    Biz akpli koyunlardan beklerken, asıl koyunlar chpden çıktı. https://odatv.com/devlete-ulkeye-ve-milli-cikarlara-muhalefet-olmaz-13081826.html https://odatv.com/amerikanin-karsisina-dikilmek-halkimizin-boynunun-borcudur-13081805.html
  3. bilgivehis

    Tayyip: "Biz savaşa hazırız"

    Tayyip, "biz savaşa hazırız" derken kimi kastediyor acaba? Savaşa hazır olan yandaşlar mı, kendisine oy veren koyunlar mı, başkanlığa dönüştürülen ordu mu, yoksa bedelliler mi? Zira 15 Temmuz'da gördüğümüz danışıklı dövüş şimdi de ABD ile yapılıyor, Tayyib'in "Biz savaşa hazırız çağrısına" vatanını seven aklı başında hiç kimse katılmaz, çünkü vatanını seven bu oyuna düşmek yerine ona karşı gelir. Kötü giden ekonomiye bir düşman bulundu, Tayyibe oy veren koyunlar bakalım yutacak mı? https://odatv.com/muttefikim-diyeceksin-sonra-ayagina-kursun-sikacaksin-13081809.html
  4. bilgivehis

    Ali Nesin'den Skandal Açıklama

    Kaybetmedi, dinler islam olduğu müddetçe de kaybetmez. Bugüne kadar yaptığı gibi para, vaat ve birbirine düşürerek. Evcilleşmiş gibi görülen islam ülkeleri her zaman için potansiyel teröristtir, onlar için evcil-mevcil farketmez, iki ayaklı ilahları ne derse odur.
  5. bilgivehis

    Ali Nesin'den Skandal Açıklama

    Tayyibe hakaretten en çok ceza alan birinci ülkeyiz, aynı şekilde Atatürk'e hakaret edenlerin ödüllendirildiği birinci ülkeyiz. Burada özgürlükler Tayyibe göre belirlenirken, sen kalkmışsın adamı masum yapmışsın, Ali Nesin bu gerçeği bildiği halde Atatürk'e hakareti özgürlükle bağdaştırmıştır. Hakaret suç olmasın diye ne zaman denir biliyor musun, bilinç düzeyi yüksek bir toplum olduğu zaman, böyle faşist dikta varken bundan bahsedersen adama böyle yalaka derler.
  6. bilgivehis

    Ali Nesin'den Skandal Açıklama

    Hakareti hakaret yapan, onun niteliğini belirleyen kişinin niyetidir. Örneğin, arkadaşlar arasında birbirimize, şerefsiz, aptal, ahmak, deli, hayvan dediğimizde sadece gülüşürüz ama aynı kelimeleri nefret ettiklerimize telafuz ettiğimizde hakaret sınıfına girer. Buna göre Ali Nesin'in bu görüşüne baktığımızda hakareti genel anlamda değerlendirmiş olsaydı belki ciddiye alınmayacaktı, ancak Atatürk'e hakaret edeni savunma bağlamında böyle bir görüş belirtmesi elbette son derece vahim bir durumdur. Hakaretin suç olmaktan çıkarılmasını istemek tam da Atatürk'e hakaret olayında olmasının altında Atatürk düşmanlığının olduğu bariz şekilde açığa çıkmaktadır. Dolayısıyla AKP, Tayyip ve yandaşlarının Atatürk düşmanlığı ne ise Ali Nesin de onu yapmıştır, sözde özgürlüğü savunmak adına Atatürk'e olan nefretini ve diktatöre yalakalığını kusmuştur. Tabi bizim konumuz böyle şerefsizler değil, herhangi bir söylemin nerelerde hakaret olduğunun tanımı bizi ilgilendirmektedir, onu da ilk cümlemde açıkladım.
  7. Benden alıntı yaparak bunları ne için yazdığını anlayamadım, bu söylediklerin doğru, herhalde benim itiraz edeceğimi düşünmüşsündür. Bakın ben Atatürkçüyüm, Atatürk vefat ettikten sonraki Türkiye düzeni benim Atatürkçülüğüm ile bağdaşmaz, Atatürk sonrası yürütülen sisteme karşıyım, ne için dersen işte bu senin söylediklerin için, çünkü Atatürk böyle bir sistemi isteseydi emperyalizme karşı savaşmasına gerek kalmazdı, ülkeyi kapitalizme teslim eder köşesine çekilirdi. Atatürk'ün ismini ve kurduğu Cumhuriyeti kullanarak ülkeyi kapitalizme peşkeş çektiler, bunu bütün partiler yaptı, halk da nemalanmak adına bunlara yardımcı oldu. Bu gidişe dur diyenlere halk sahip çıkmadı, hep işbirlikçiler tarafını tuttular, halen de öyle, işte MHP'si, CHP'si, AKP'si ve diğerleri ortada, hepsi partileri kendi kişisel çıkarı için kullandılar, seçim zamanını geçim zamanına çevirdiler, açıkça ülkeyi sattılar ve satanlara destek verdiler. Ülkenin değerlerine sahip çıkmayanların Atatürk'ten şikayet etmeye hakkı yoktur. Kendisine verilen yurttaşlık hakkını dahi kullanamayan, iradesini satanların Atatürk'ten şikayet etme hakkı yoktur. Bu ülkenin halkı yurttaşlık haklarını Tayyibin iki dudağının arasına teslim etti, kendi zavallılıklarını görmeyenler Atatürk'ten şikayetçi olmayı erdem saydı. Böylesi bir ülkede sistemden şikayetçi olanlar utanmadan bunu Atatürk'e bağlama acizliğini gösterebiliyor, oysa Atatürk'e gelene kadar herkes önce kendi kıçına bakmalı...
  8. Esad ailesi hep sosyalist blokun yanında olmuştur, Alevi olmalarının da bunda payı var, dişli olması bu özelliğine dayanıyor. Esad'ın beyanlarını incelediyseniz hem çok zeki hem antiemperyalist duruşa sahip olduğu görülüyor. Aslında Kaddafi de öyleydi ama Kaddafi'nin arkasında kimse yoktu, tek gücü dürüst bir vatansever olmasıydı, istese ülkeden kaçardı, bu imkanı vardı ama linç olma pahasına ülkeyi terk etmedi. Esad'ın bir de koşulların getirdiği şansını görmek gerekir, ABD'nin BOP kapsamında ilerleyişi bir yerde durdurulmalıydı, Rusya, Çin ve İran için Suriye saldırısı son sınırdı, daha ötesine sessiz kaldıklarında kendileri de risk altına gireceklerdi. Tabi bu sessizlik sadece sınıra dayandığından değil, aynı zamanda Rusya ve Çin her iki ülke de son 30 yılda toparlanma süresi içindeydi, belirli bir ekonomiye ulaşmadan risk alamazlardı. Gerçi halen tam olarak kalkınabilmiş değiller ama en azından dur diyecek konuma geldiler. Suriye işgalinin bu kadar uzun sürmesi ve daha sürecek olması bu dengelere dayanıyor. Ancak dengeler BOP sürecini yavaşlatmış olsa da bu proje bir şekilde yürümeye devam ediyor. Çünkü dikkat edilirse Suriye ve İran yedi koldan BOP projesiyle kuşatılmış durumda, kuşatanların başında da en başta Tayyip diktatörü geliyor. Tayyibin Rusya ile yakınlaşması hem Rusya hem ABD'nin çıkarına dayanıyor, Türkiye'nin çıkarı söz konusu dahi değildir. Eğer Tayyip BOP eş başkanı olmasaydı Rusya'ya yakınlaşması söz konusu dahi olmayacaktı...
  9. İlk bakışta çelişki gibi görünse de İslamdan beslenen liberallerin çift yönlü oynaması normaldir. Söz konusu çıkar olunca liberaller için İslam veya ideoloji kendi anlamını yitirerek akar kaynağına dönüşür. Zaten liberalizmin kendisi uzlaşı kapitalizmidir, akar olduğu müddetçe herkesten anlaşır.
  10. bilgivehis

    Müslüman Türkler için Canlarını Feda Etmeye Hazır Ateistler

    Bu adamın bildiği yanıldığını karşılamaz, bir taraftan doğru şeyler söyleyip de diğer taraftan yanlış yaptıktan sonra o doğrunun da bir anlamı kalmıyor. Bir defa evrim sürecinden bağımsız iddialarda bulunmuş, teori ile pratiği mutlaklaştırmış. Oysa sen ne kadar teori üretirsen üret, gerçek yaşamın sonuçları her zaman koşullara bağlıdır. Dünya koşulları hiç bir halkı saf orjinli tutmaya müsait değildir. Bugün ABD'li olan halk dün Avrupalıydı, bugün ABD'li olan Zenciler dün Afrikalıydı, bu Zenciler Amerika coğrafyasına göre evriliyorlar. Aynı şekilde dün hafif çekik gözlü olan Doğulu Türkler bugün bu coğrafyaya (Avrasya) göre evrildiler. Doğal olarak çeşitli koşullar farklı kültürleri, farklı ırkları harmanlıyor, bu gerçeği yok sayarak bir halkı veya bir ırkı orjin olmamakla suçlamak veya küçümsemek açıkça ırkçılıktır. Kürtlerde olduğu gibi bir halkın hakkını araması ile ateistlerin hakkını araması özde aynı şey gibi görünse de ikisinin mücadele biçimi farklı koşullara dayanır. Halklar sistem içinde hak arar, ateistler ise sisteme karşı hakkını arar. Bunun başlıca nedeni, birisi devletin halklar arası ayrımcılığına, diğeri ise dinsel baskıya dayanmasıdır. Eğer ülkedeki din bütün halkın değeriyse orada ateistler aynen ateist forumda olduğu gibi halkı uyarmak ve uyanmasını beklemek durumundadır. Aynı zamanda dinci ve faşist bir devlete hizmet etme zorunda bırakılan sadece ateistler değildir, bu sistemi istemeyen herkes için geçerlidir. İşte ateistler sistemi istemeyen kesimlerle bir şekilde bütünleşmiştir, zaten ateizmin mücadele şekli böyledir, Avrupa'da ateistler yüz yıllarca süren bugünkü özgürlüğüne bu şekil kavuşmuştur.
  11. Ayrıca o yılları yaşayan biri olarak, İran'dan kaçan bir çok aydın ile arkadaşlığım oldu, içlerinde belediye başkanı da vardı, ülkelerinden ayrı kalmaktan ziyade dinci sistemin gelmesine üzülüyorlardı, İran'ın bugünkü hale geleceğini daha o zamandan bilen insanlardı, ülkeden kaçmayan veya kaçamayan diğer aydınların hepsini öldürdüler. Türkiye ile kıyaslayacak olursak, burada da benzer durum bildiğimiz seçimle yapıldı, 16 yıllık AKP iktidarında İran'dan daha çok aydın öldürüldü, zindanlara atıldı, etkisizleştirildi. Laiklikten şeriata, modernlikten ilkelliğe veya tek adamlığa geçen Türkiye ile İran halkı dünyanın en geri zekalı halkıdır, kanıtı ortada...
  12. Humeyni'yi korudukları en son yer Türkiye Bursa kenti idi, orada ona saraya benzer konak vermişlerdi, Humeyni İran'a zehirini yaymak için Bursa'dan gitti. http://www.bursadabugun.com/haber/ahmedinejad-humeyni-nin-kaldigi-evi-ziyaret-etti-523412.html
  13. bilgivehis

    Forum yönetimine tepki nedenleri

    Burası ticari bir forum değil, yönetimin herkese cevap verme zorunluluğu bulunmuyor, bunun yanı sıra cevap gelmedi diye kimseye karalama hakkı vermez. Ayrıca yönetimi adil olmaya davet etmekle onu adaletsizlikle suçlamak aynı şey değildir, oysa her fırsatta yönetimi suçlama ve karalama girişimine tanık oluyoruz. Daha önce de değindim, buraya gelen her üye dost olarak gelmez, forumu ve dolayısıyla ateizmi karalamak, rencide etmek, halkın gözünde onu bayağı konumuna getirmek gibi amaç peşindeler. Böylesi bıçak sırtında bir görevi üstlenen ateist forumdan iyi niyetli üyelerin de konuya duyarlı ve anlayışla yaklaşmaları doğru bir davranış olacaktır.
  14. bilgivehis

    Forumda kapitalizmi savunup fakir olanlar amacınız nedir?

    Bence bam teli denecek cinsten önemli bir soru. Hem kapitalizmin boyunduruğu altında ezilip de aynı zamanda kapitalizmi savunmanın dayanılmaz hafifliği nedir? Milyonlar ve hatta milyarlar kendi celladını (kapitalizm) neden savunur? Kapitalizmi savunan aynı zamanda onun kölesi olanların bu soruya verecekleri cevaplar yine kapitalizmin kendisine verdiği bilgi sınırından öte geçmez., zaten öte geçseydi kendi celladını savunmazdı. Bu çelişkili ve aynı zamanda trajik durum kısaca bataklık örneğiyle açıklanabilir. Kendisini bataklığa itenden aman dilemekten başka çaresi olmayanı temsil etmektedir. Kapitalizmin baş projesi budur, önce bataklığa iter sonra kurbanı üzerinde her şeyi yapma pozisyonuna girer, ancak bataklığa itenin kendi olduğunu belli etmez, kurban ise celladı olduğunu bilmeden ona kul-köle olmaya razı olur ve hatta üzerine bir de şükür eder. Bugün kapitalizmin el ve eteğini öpen fakirlerin durumu kısaca bu örnekten ibarettir.
  15. bilgivehis

    Forum yönetimine tepki nedenleri

    Savaşta her zaman adil olamazsın, üstelik sana karşı orantısız güç kullanılıyorsa bu durum daha çok geçerlilik kazanır. Burada yapılan açıktan bir savaş olmasa da ideolojik, dinsel ve psikolojik savaş söz konusudur, karşı taraf devletin bütün olanaklarını senin aleyhinde kullanıyorsa elbette kendine göre savunma taktiği geliştirmek zorundasın. Ateist forum sıradan bir forum değildir, üyelere karşı adil, eşit, tarafsız olma sınırını zorlamakla beraber ayakta kalma hakkını da kullanmak zorundadır. Üstelik bunu yaparken asla dinsel ve ideolojik ayrım yaptığı görülmemiştir, birilerinin iddia ettiği gibi ateistlere öncelik tanıdığı gibi bir davranış içinde olmamıştır. Ateist forum önce niyete bakar, iyi niyetli ve yararlı bazı üyelere bahsettiğim nedenlerden dolayı tolerans tanıdığı olmuştur ama o da bir sınıra kadardır, bu durum elbette normal karşılanmalı. Dikkat edilirse Anibal gibi yararlı bir üye için uyarıcı başlık açan bizzat ateist forum yönetimi olmuştur. Not: burada yazdıklarım tamamen kendi görüşüm.
×