Jump to content

Emre_1974tr

Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    348
  • Katılım

  • Son ziyaret

Emre_1974tr kullanıcısının paylaşımları

  1. 1995 İlluminati kart oyunu Aşağıda yazdıklarım yabancı forumlardan aktarımlarımlardır: Doksanlı yıllarda piyasaya sürülen İlluminati kart oyununda ikiz kulelere ve Pentagon'a saldırıdan tutun da, salgın hastalıklar üretmeye kadar tüm planları resmedilmişti. 11 Mart 2011 tarihindeki Japonya depreminden sonra aslında bunun da kartlarda yıllar önce belirtildiği görülmekte: The Wako Clock tower at Ginza in Tokyo Kartın üstündeki saat kesinlikle Tokyo'daki saat ve akreple yelkovan 3 ve 11 rakamlarını gösteriyor. Yani yılın 3. ayı olan Mart ve ayın 11'i. Ve 11 aynı zamanda yıl olan 2011'e de işaret ediyor olmalı. Bitmedi: Deprem sonrası tsunaminin nükleer felakete yol açacağı da dolaylı bir şekilde belirtiliyor. http://www.abovetopsecret.com/forum/thread675301/pg1 --------------------------------------------------------------------------------------- Peki gelecekle ilgili planları neler? Kartlara bakarak bir fikir elde edilebilir: İnternetten kartları inceleyebilirsiniz. Gelecekle ilgili olanlar arasında; Dev bir meteorun dünyaya çarpması, sahte uzaylı istilası, komünizmi kullanarak ülkeleri ele geçirmek, teknolojiyi kullanarak sahte mesih projesini gerçekleştirmek vs. ilk göze çarpanlar... Sapkın planlarının işlendiği 1995 basımı kartlardan birkaç tanesi daha şöyle: üçüncü Dünya Savaşı'nı çıkarma planları çok eski. Ve yine bu kartlarına da işlemişler... Sahte uzaylı saldırılarıyla ilgili kartları: Diğer kartlardan bir kaçı daha: Sahte uzaylı saldırısı ile tüm dünyayı tek ülke haline getirme planlarını uygulamaya geçirme hazırlığındalar gibi gözüküyor. Öncelikle uzaylılarla ilgili daha çok haber ve açıklamalar duyacaksınız. İnsanların bilinçaltları yakınımızda dünya dışı varlıkların olduğu ve saldırabilecekleri bilgileriyle yıkanacak. Daha sonra kendi sözde uçan daireleri ile saldırılar düzenlemeyi hedefliyorlar. Bu arada bu uzay gemilerindeki sahte uzaylıların şu bildik ruhçu uzaylı dinini tebliğ edeceğinden şüpheniz olmasın. Ruhlar alemi, reenkarnasyon, evrim, komünizm, panteizm gibi pagan inançlarını bu yolla da insanlara bir kat daha benimsetme amacındalar ne yazık ki. İlluminatinin bilim ve teknolojisinin günümüzün 25 yıl ilerisinde olduğu, yaşlanmayı geciktirmek gibi birçok sırra ulaştıkları da iddialar arasında(bu iddiaları yapanların hepsi de bilimadamları) ------------------------------------------------------------------ İlluminati kartlarda 1995 yılında gösterdiği ikiz kuleler saldırısını 11 Eylül 2001 tarihinde gerçekleştirmişti. Bu Japonya depremini de 11 Mart 2011 tarihinde gerçekleştirdi. 11 sayısı onlar için önemli. Bir diğer dikkat çekici nokta da her 2 olay arasında 10 yıl olması. Yani bir düzeni takip ediyorlar gibi. Bu yıl 2011 yılı olması dolayısıyla tarih hep 11'i vereceğinden, birçok olayı yine bu sene içerisinde gerçekleştirmek isteyeceklerdir ne yazık ki. Özellikle de 11.11.11 tarihi hakkında korkunç planları olabilir. Bir diğer ürkütücü olan ise tabii ki şu bildik 21 Aralık 2012 tarihiyle ilgili olan... Bu tarihte belki doğal olarak hiçbirşey olmayacak ama İlluminati mutlaka birşey planlıyordur. Bu yüzden dünyada filmlerden haberlere kadar birçok kanalı kullanarak insanları doğal bir felaket beklentisi içine sokuyorken, perde arkasından olayı bizzat onlar gerçekleştirme hazırlığında olabilirler. Şimdi şu 2 olayın tarihlerine bir daha bakalım. 11 Eylül 2001 Yani 11.9.2001 Japonya depreminin tarihi ise 11 Mart 2011 Yani 11.3.2011 Şimdi bu tarihleri toplayalım: 11.9.01+11.3.11 = 22.12.12 Yani bu 2 felaketin tarihlerinin toplamı şu meşhur 21.12.2012 tarihinin sadece bir gün sonrasını veriyor. Tesadüf mü değil mi bilemeyiz şu andan tabii. Zaten yılları toplarken 2001+2011 şeklinde toplarsak bu sefer 4012'yi vermekte... Bu arada 2012 kehaneti Mayalara dayanıyor bilindiği üzere. Ve onların sembolü de tıpkı Mısırlılar gibi piramitler. İlluminati de sembol olarak piramiti kullanır. Ve 11 demişken ilginçdir: 21.12.2012 2+1+1+2+2+0+1+2=11 Bir diğer ilginç nokta da: 11 Mart Japonya depremi Cuma günü idi ve 21.12.2012 de Cuma'ya denk gelmekte. Eğer bu tarihi 21.12.12 şeklinde yazacak olursak: 21 12 12 3 3 3 Hem 3 hem de 333 İlluminati için en önemli sayılardan. ------------------------------------------------------------------ Amerikan HAARP teknolojisi (High Frequency Active Auroral Research Program)Tesla'nın buluşları üzerine kuruludur. Sanki ABD'de bilimsel araştırma amaçlı kurulmuş sivil bir proje gibi gösterilmesine karşın, İlluminatinin silahı olduğu konusunda hemen tüm araştırmacılar hemfikir. Ve yine hemen herkesin hemfikir olduğu üzere: Bu teknoloji ile depremler ve iklim değişiklikleri yaratılabilir. Uçaklar düşürülebilir Bir ülkeye istenildiği kadar doğrudan enerji yollanarak o ülke yok edilebilir(Tesla ise tam tersine , dünyaya bedava enerji dağıtımını hedeflemişti bu buluşunu gerçekleştirirken). Düşünce kontrolü yapılabilir, insanlar-toplumlar yönlendirilebilir. Bu teknolojinin resmi sitesinden günlük verileri takip edebiliyorsunuz. http://maestro.haarp.alaska.edu/cgi-bin/scmag/disp-scmag.cgi Ve göreceksiniz ki 11 Mart Japonya depreminde veriler artmış ve sonrasında yine normale düşmüştür. Aynı şekilde 17 Ağustos 1999 depreminde de benzer veriler var ama ilginçtir ki depremin tam tarihi olan 17 Ağustos günü ile ilgili olan sayfada veriler karartılmış, ulaşılamıyor yazıyor. Yine Haiti depreminde de veriler paralel bir tablo sunuyor. Depremden birkaç gün önce hareketlilik başlıyor, birgün öncesinde ve deprem günü zirveye çıkıyor, sonra da normale dönmeye başlıyor... Japonya Depremini ele alalım. 6 Martta herşey normal seyrindeyken 7 Martta kıpırdınmalar başlıyor ve hergeçen gün şiddeti artıyor. 10 ve 11 Martta ise doruğa ulaşıyor. --------------------------------------------- Kartlardan biri yeni hastalıklar türetmeyi ve de yaymayı, biri de fırtına, rüzgar hortumu gibi felaketleri oluşturmayı gösteriyordu. Yine şu tesadüfe bakın ki bugünlerde bunlar sıradan olaylarmış gibi artarak dünyayı sarmaya başladı. http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/1995-illuminati-kart-oyunu.html
  2. Her zaman ateistlerin evrimi(tekamül), komunizmi ve de Nazismi-ırkçılığı(evrimleşmiş sarışın ırk yalanı) ruhçulardan aldığını söylüyorum.Benim yıllardır söylediğimi başkaları da söylemeye başladı: http://www.gnostics.com/newdawn-1.html Komunizm, ırkçılık ve evrim binlerce yıldır bu öğretinin insanlara sistemli bir şekilde aşılamaya çalıştığı temel dogmalardır. Hitler de bilinen çılgınlıklarını medyumları aracılığıyla aldığı direktifler doğrultusunda yapmış, New Age öğretisini dünyaya hakim kılmak için zalimliklerini vücuda getirmişti. Amaçları dinleri ateizm maskesiyle ortadan kaldırdıktan sonra ruhçu öğretiyi açıkça hakim kılmak. Ve şimdi de spiritualism ateistlere gizli yöneticilik yapmaktan sıkılmış olmalı ki açıkça onları egemenliği altına alma çalışmalarına başlamış gibi gözüküyor. Bu öğreti değiştirilmiş İncillere ve hatta Tevrat'a bile sızmış durumda ne yazık ki. Bir tek Kuran korunmuştur ve insanlara gerçek dini, mutluluğu ve kurtuluş yolunu kıyamete kadar sunacaktır. Bu ruhçu öğretinin tuzaklarını deşifre edip, planlarını boşa çıkartıp, insanlara umut yolunu gösterecek yine bir tek Kuran olacaktır. ******************* Bu arada ayetlerden: A'raf Suresi 27 Ey ademoğulları! şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık. A'raf Suresi 201 Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler. Enfal Suresi 48 şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir." İbrahim Suresi 22 İş bitirilince şeytan onlara şöyle dedi: "Allah size hak bir vaatle vaatte bulundu, ben ise vaat ettim ama vaadimden caydım. Benim sizin üzerinizde bir sultam yoktu. Sizi davet ettim, siz de bana uydunuz. Hepsi bu. Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Aslında ben sizin, daha önceden beni şirk aracı yapmanıza karşı çıkmıştım. Zalimler için acıklı bir azap öngörülmüştür." Meryem Suresi 83 Görmedin mi biz, şeytanları inkârcıların üzerine salmışız da onları oynatıp kıvırttırıyorlar. Zühruf Suresi 37 Bu şeytanlar onları yoldan saptırırlar. Onlarsa kendilerinin hâlâ hidayet üzere olduklarını sanırlar. Bakara Suresi 102 Süleyman'ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarını uydurdular.Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.Ve Babil'de Harut ve Marut adlı iki melek üzerine indirileni öğretiyorlardı. Oysaki o iki melek, "biz bir imtihan aracıyız, sakın küfre sapma"demedikçe hiç kimseye birşey öğretmiyorlardı.İnsanlar onlardan erkekle eşinin arasını açacakları şeyi öğreniyorlardı. Ne var ki, onlar onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezler. Onlar kendilerine zarar vereni, yarar vermeyeni öğreniyorlardı.Yemin olsun ki, onu satun alanın ahirette hiçbir nasibi olmayacağını açıkça bilmişlerdir. Özbenliklerini sattıkları şey ne kötüdür! Bir bilebilselerdi Nisa Suresi 118 Allah o şeytana lanet etmiştir. Demişti ki o: "Senin kullarından belirli bir pay elbette alacağım." -------------------------------------------------------------------------------- Nisa Suresi 119 "Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır. En'am Suresi 100 Allah'a bir de cinleri/gözle görülmeyen yaratıkları ortak koştular. Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler. Şanı yücedir O'nun! Onların nitelemelerinin ötesindedir O! 40. Gün olur, onların hepsini bir yere toplar, sonra meleklere sorar: "Şunlar, sadece size mi kulluk/ibadet ediyorlardı?" 41. Melekler derler ki: "Tespih ederiz seni! Bizim Velî'miz sendin, onlar değil. Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi ******************************* Eski bir iletimde şöyle demişim: Günümüzde gündemde olan iki konuyla ayrıca tekrar taraftar kazanmaya başlamıştır ruhçuluk. Bunlardan biri alternatif tıp,diğeri de ufolar meselesidir. Aslında bu iki konunun bu öğretiyle doğrudan bir ilişkisi yok.Ama ruhçu öğreti bu konuları sahiplendiğinden,bu alanlardaki ispatlar sanki ruhçuların inançlarını ispatlıyor bir görüntü oluşturuyor ve böylelikle gün geçtikçe inanırlarını arttırıyor. Alternatif tıp adı verilen şey aslında binlerce yıldır uygulanmakta olan,geleneksel doğal tedavi ve korunma yöntemlerine verilen addır.Bunların arasında akupunturdan tutun da bitkisel kür ve tedavilere,ayurvedaya kadar bütün geleneksel yöntemler yer alır. Günümüzde bu doğal yöntemler bilimin merceğe altına girmiştir.Artık hastalıkların tedavisinin tabiatta var olduğu kabul edilmiş ve alternatif tıp bilimin süzgecinden geçirilmeye başlanmıştır. Bunun sonucunda özellikle bitkisel tedaviler ve akupuntur üniversite ve hastanelere kadar girip kabul görmüştür.Bitkilerle ve diğer doğal ilaçlarla ilgili her geçen gün yeni ispatlara ve buluşlara rastlıyoruz. Akupunturun etkinliği de zaten yıllar önce ispatlanmıştı. Ama nasıl etki ettiği bir yıl öncesine kadar bilimsel olarak açıklanamıyordu. Artık gelişen teknoloji sayesinde vücudumuzdaki enerji akımı da gözlemlenir olmuştur ve bir yıldır artık akupunktur tamamen bilimsel bir yöntem olarak tıpdaki yerini almıştır. Yalnız bu yöntemlerin kabul edilmesiyle birlikte pekçok insan bunlarla birlikte uzakdoğu öğretilerini ve tabiatıyla ruhçu öğretiyi de benimsemeye başlamıştır. Çünkü bu yöntemlerin gerçekliğinin ispatlanması sanki reenkarnasyon, enkarne olan ruhlar alemi, tekamül gibi safsataların da ispatlanmış olduğu izlemini veriyor. Halbuki ne tabiatın iyileştirici gücü ne de akupunturun gerçek olması bu öğretinin nimetlerinden değildir.Ama ne yazık ki şeytan kendi öğretisiyle ,gerçekleri öyle güzel bir şekilde harmanlamıştır ki insanların bunları ayırtedebilmesi çok zordur. Aynı olayı ufo meselesinde de görüyoruz.Bir tür ufo dini üretilmiştir. Yine burada safkan bir ruhçu öğreti görüyoruz. Reenkarnasyondan tutun da ,tekamül inancına kadar, tanrısal varlıklardan tutun da madde düşmanlığına kadar bütün temel putperest inançlar karşımıza dikiliveriyor. Eğer olur da yarın öbürgün dünya dışı araçların varlığı ispatlanacak olursa, bu da sanki ruhçu öğretinin bir zaferi gibi gösterilecek ve pek çok insanın bu dine iman etmesi sağlanacaktır. Ama halbuki yine ortada hiçbir bağlantı yoktur. Tamamen bir ilizyonla, dünya dışı uygarlıkların bulunması, bu uydurma ufo dininin ispatı yani ruhçuluğun doğruluğu haline getirilmiştir. Gerçekten şeytan yine yapacağını yapıyor. Ve söz verdiği gibi insanların ayağını kaydırma projesini korkunç bir disiplin içerisinde hayata geçirmeye devam ederek öğretisini tüm dünyaya bir şekilde benimsetmeye devam ediyor. ********************* Başka bir forumda "antiateist" sordu: "Ruh yok diyorsunda Amerikada FBI ile medyumlar ortak çalışıyor. Medyumlar ölen ruhlar ile konuşuyor ??" CEVABIM: İşte onlar cinler diyorum ben de. Sana birkaç iyilik yapıp , uzun vadede çok büyük saptırmalara zemin hazırlıyorlar. Özellikle ünlü kişileri seçip o insanlara ruhçuluğu aşılıyorlar. Eğer gerçekten hortlaklar olsaydı, hiçbir cinayet çözümsüz kalmaz, kurbanın ruhu mutlaka intikamını alırdı. Medyumlara filan da gerek yok, direkt kendileri katilin hayatını cehenneme çevirirlerdi. Diyoruz ya, modaya göre ruh, modaya göre uzaylı veya tnrısal bir üst boyut varlığı gibi kendilerini tanıtarak pençelerini atıyorlar. Başlangıçta bir iki ufak tefek iyilik (örneğin Cenk Koray'a onda şifa gücü olduğu bilgisini vermişlerdi) yaparak güven kazanıyor, uzun vadede ise spiritualizmi yaygınlaştırıyorlar. Bakın çok kötü günler yaşıyoruz. Türkiye ve ABD başlıca hedefleri gözüküyor ruhçuların. İletişim kaynaklarını ele geçiriyorlar, küçük çocukların zihinlerine nüfus ederek sahte reenkarnasyon örnekleri yaratıyor, İslam inancının içine bile çaktırmadan bu dini sokuşturuyorlar. Evvelden Almanya'yı mahvettiler. Şimdi ise buralara yöneldiler. Önümüzdeki yıllarda ruhlara ve reenkarnasyona inanmayanı yobaz ilan edecek bir ortam yaratma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Biliyorsunuz evrim hurafesi de itinayla benimsetilmişti insanlara. Bu konunun şakaya gelir bir tarafı yok. Hele ki bizim için artık hiç yok. Sevgi ve bilgelik maskesiyle geliyorlar, bilim ve din dünyasını ele geçirmek için gece gündüz çalışıyor bu cin ordusu. Kuran'a yönelerek gerçek islam'ı ve öğretiyi kavramadıkça bu tuzakları göremezsiniz. Dün ruhlara(dindarlar) ve evrime(bazı dindarlar ve tüm materyalistler) inandırıldınız, bugün ise reenkarnasyona sıra geldi. İnsanın tanrısal parçası, ölümsüz ruhu-hayaleti-hortlağı yoktur. Bu pagan inançla mücadele için geldi İslam-Kuran. Selam. http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/ruhcu-ogreti-ateizmin-ack-yoneticisi.html
  3. Emre_1974tr

    Hız mı yoksa yavaşlık mı?

    Hayır bilgisayarlar hem hızlandı hem de güçlendi. Mantığın ve sorgulama düzeyin çok kötü durumda ekinegemen. Zaten öyle olmasa ateist olamazdın öyle değil mi. Ve tabii ki yazdıklarımı yanlış algılamışsın. Beklenildiği üzere... Selam
  4. Bu arada yıldızlar taş denmiyor Güven: http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2017/02/mucizelerin-devami.html
  5. Bu arada hiçbirşey peygamberin yüzü suyu hürmetine yaratılmıyor. Bunlar hadislerde geçer. Yani piyasadaki İnciller gibi insan yazımı hadis kitaplarında. Sadece Kuran verir bilgiyi. Şu an elimizdeki tek kutsal kitap. Selam
  6. Nerede anlayamaz demişim, iyice coştunuz saçmalama ve hayal alemine dalmada.
  7. Tam tersine olduğu gibi ayetleri sunduk. Kuran gezegenler ve evrenler arası yolculuğun olduğunu söyler. Bak Hıristiyan misyoner Desert Wind, Kuran açıkça İsa'nın çarmıha gerilmediğini de söyler. Ama senin Müslüman maskesi takmış meslektaşların (yani hıristiyan misyonerler) ise yerli ve yabancı forumlarda, Kuran'ın İsa'nın çarmıha gerildiğini söylediğini iddia eden makaleler yayımlar utanmadan. Hem de apaçık bir şekilde gerilmediğini söyleyen ayeti sunarak. Çünkü dini çarpıtma ve kendi öğretinizle uyumlu hale getirme çabası, şaşkınlığı içerisindesiniz. Her kılıkta varsınız.
  8. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Hayır ayet öyle demiyor: http://www.kuranmeali.org/9/tevbe_suresi/3.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx Ve ayrıca ayetleri bütünlük içinde okursanız antlaşmaya uyanlara karşı siz de uyun dendiğini göreceksiniz. Selam
  9. Çıkamaz demiyor tam tersine çıkar diyor: http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2016/05/goklerevrenler.html Yazımdan ilgili kısımlardan: Rahman 33. Ey cin ve insan toplulukları! göklerin ve yerin bucaklarından/köşelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse, hadi geçin gidin. Bilgi ve güç dışında birşeyle geçip gidemezsiniz! Ayrıca bu bucakları yani gezegenlerin ve evrenlerin sınırlarını geçebilmek için özel bir güce veya teknolojiye, ilme veya imkana sahip olmak gerektiği de anlatılmakta. Başka bir deyişle gezegenler ve hatta evrenler arası yolculuğun aslında mümkün olduğu, ama bunun insanlar ve cinler açısından hiç de kolay olmadığı bilgisi veriliyor. İnşikak 19: Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz/geçeceksiniz! Tabakadan tabakaya geçmek ifadesi de hem gezegenler arası, hem de evrenler arası yolculuğu (Ahiret Evreninde yaşamaya başlamak da diğer evrene geçiştir) anlatmakta. Selam
  10. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Yok yine hayır Tam tersine, biz gerçek anlamını , olduğu gibi ayetleri sunuyoruz. Bu arada reformist de değiliz biz. Reformist olanlar hadis/mezhep tasavvuf öğretilerini benimseyip dinde değişiklik yaratmaya çalışanlar. Biz ise dinin ilk, orijinal halini benimsiyor ve sunuyoruz. Selam
  11. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Yine hayal aleminde okuduklarını anlamamak için takla atıyorsun. 4. ayette o antlaşma yapılan (saldırgan) müşrikler antlaşmaya uyarsa siz de uyun deniliyor. 5. ayette de yine o saldırgan müşriklerden bahsediyor, antlaşmanın saldırma yasağı dönemi bütünce onlarla savaşa devam edin diyor. Yine bahsedilen sadece o saldırgan, savaş halinde olan müşrikler. Sonra surenin ve kitabın tamamını okursan , bu saldırgan müşrikler savaştan tamamen vazgeçerlerse siz de vazgeçin sakın saldırmayın diyor ayetler. İstenen barış, düşünce özgürlüğü. Kimsenin kimseye karışmaması. Zaten imtihan hayatının amacı budur, içindeki iyilik veya kötülükle yüzleşme. Ki ahirette itiraz hakkı olamasın kimsenin. Kendisinin ne olduğunu görsün ve tatsın. Selam
  12. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Yine hayır; Müslümanlara saldıranlarla yapılan savaşta, o tacizkar müşriklerle yapılan bir antlaşma var. "Şu dönemde saldırılır, şu dönemde saldırılmayacak" diye. Bu antlaşmaya uydukları takdirde siz de uyun deniliyor. Bu antlaşmaya göre o süre dolunca da savaş kaldığı yerden devam ediyormuş. Ama eğer saldırgan müşrikler saldırılarından tamamen vazgeçip barışa yanaşırlarsa siz de yanaşın diyor. Sureyi bütünlük içinde okuyunca istenenin saldırganların durdurulması, nefsi müdafaa olduğu çok net. Hatta kitabın tamamını okuyunca, saldırgan taraf Müslüman ise bile onlarla barışa yanaşıncaya kadar mücadele edin dendiğini göreceksiniz. Yeter ki ayetlerin anlamını eğip bükmeye veya ayet cımbızlamaya kalkmayın. Kuran'a göre tokat atmak dahi yasaktır bir insana inancından dolayı. Selam
  13. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Kuran`da sadece nefsi müdafaya izin vardır İslam karşıtlarının yaptığı en güzel çarpıtma taktiklerinden biri de ayet cımbızlamadır. Bu yolla surenin bağlamından koparılan ayet alınır ve aslında sadece savunma savaşına izin veren söylemler sanki saldırı savaşını ve dinsel baskıyı emrediyormuş gibi gösterilir. Örneğin: 9 - Tevbe Suresi 1. Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur bu; 2. Yeryüzünde dört ay daha dolaşın ve bilin ki siz, Allah`ı âciz bırakamazsınız. Şu da bir gerçek ki, Allah küfre batanları rezil eder. 3. Bir de Allah ve resulünden insanlara Büyük Hac günü bir duyuru var: Allah da O`nun elçisi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. O halde, tövde ederseniz bu sizin için hayırlırdır. Yok eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, siz Allah`ı acze düşüremezsiniz. Küfre saplananlara acıklı bir azabı muştula! 4. Antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size karşı bir eksiklik sergilemeyen ve aleyhinizde başka birine yardım etmeyenler müstesnadır. Artık, onlara verdiğiniz sözü belirlenen süreye kadar tam bir şekilde koruyun. Şu bir gerçek ki Allah, sakınanları sever. 5. O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Yakalayın onları, kuşatın onları, tüm geçit noktalarını tıkayın onların. Bunun ardından tövbe eder, namazı gereğince kılar, zekâtı verirlerse, yollarını açın onların. Kesin olan şu ki, Allah Gafûr`dur, Rahîm`dir. 6. Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah`ın kel dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur. 7. Müşriklerin Allah katında, onun resulü katında ahitleri nasıl olabilir! Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız müstesna. Bu şekilde antlaşması olanlara, onlar size doğru-dürüst davrandıkça, siz de doğru-dürüst davranın. Allah, sakınanları sever -------------------------------------------- Şimdi burada açıkça antlaşmayı bozup saldıran inkarcılara karşı siz de onlara karşı savunma amaçlı savaşın emri vardır.Ama antlaşmaya aykırı davranmayan , saldırmayanlara siz de saldırmayın, size saldıranlar da bundan vazgeçerlerse hemen siz de barışa yönelin denmektedir ayetlerde. 9:12 Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler. -------------------------------------------------------------------------------- 9:13 Andlarını bozan, elçiyi sürmeye yeltenen ve sizinle (savaşı) ilk defa başlatan topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? İnanıyorsanız asıl çekinmeniz gereken ALLAH`tır. -------------------------------------------------------------------------------- 9:14 Onlarla savaşın ki, ALLAH ellerinizle onları cezalandırıp rezil etsin, sizi zafere ulaştırsın ve inanan toplumun göğsünü ferahlatsın, Yine aynı sürede saldıranlarla savaşın kendinizi savunun emri vardır. İşte tüm savaşla ilgili sürelerde istenen budur. Ama çarpıtma tekniğine başvurmak isteyenler bu nefsi müdafayla ilgili ayetlerden birini cımbızlıyor ve sanki durup dururken inkarcıları yakalayıp öldürün deniyormuş gibi bir hava yaratılıyor.) Ama aslında istenen tek bir şey vardır, sana saldırana karşı kendini savun,onlar vazgeçerlerse sen de barış yap. "Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah, aşırı gidenleri sevmez.Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir. (Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur. "(2 Bakara Suresi , 190-193) Evet bu savunma savaşıyla ilgili ayetlerden de biri cımbızlanırsa sanki inanmayanlara saldırın gibi bir ifade varmış gibi gösterilir ki bu strateji hep izlenmektedir. -------------------------------------------------------------------------------------- Kuran`da düşünce özgürlüğü temeldir. Çünkü imtihan dünyasının gereği insanlar dilediğine inanacak ki ahirette ondan sorumlu tutulabilsinler. Bu yüzden islam`da sadece tebliğ vardır. Kimse kimseye düşüncesinden dolayı bir tokat bile atamaz yoksa kendine yazık etmiş olur: -------------------------------------------------------------------------------- Mearic Suresi 42 bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar. ------------------------------------------------ En`am Suresi 112 İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar; -------------------------------------------------- Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (60 Mümtehine Suresi, Herkes dilediğine inanmakta ve yaşamakta özgürdür ki, ahirette inancından dolayı sorumlu tutulabilsin: Bakara Suresi 256 Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur. Doğru bilgiye dayalı eriş, bozuk bilgiye dayalı sapıştan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah`a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir. 29. De ki, "Bu gerçek senin Rabbindendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Biz zalimler için onları çepeçevre saracak bir ateş hazırladık. Onlar her ne zaman feryad ederek yardım isteseler, derişik asit gibi yüzleri haşlayan bir su sunulur. Ne kötübir içecek, ne kötü bir son! 10:99 Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. Öyleyse, sen mi halkı inanmaları için zorlayacaksın? Evet düşünce özgürlüğü ve dilediğin gibi yaşama serbestliği vardır. Ve nefsi müdafa dışında savaş yasaktır. Hatta tokat bile atamazsın. Sadece nefsi müdafaya izin veren ayetlerin dini bir konuda baskıyla yakından uzaktan alakasının olmadığının, amacın tamamen saldırganı durdurmak olduğunun en güzel kanıtlarından biri de şu ayettir: HUCURAT 9. Müminlerden iki zümre çarpışırlarsa, onların aralarında hemen barışı kurun! Eğer onlardan biri öteki aleyhine sınır tanımazlık edip saldırırsa, azgınlık edenle, Allah`ın emrine dönünceye kadar savaşın. Eğer vazgeçerse, yine ikisi arasını adalet ve dürüstlükle sulh edin. Kuşkusuz, Allah adalette titiz davrananları sever. Görüldüğü üzere saldıran taraf bir müslüman topluluk ise bile onlarla barışa yanaşıncaya kadar, başka bir deyişle saldırılarından vazgeçinceye kadar mücadele edin diyor. Her zaman ayetlerde istenen barışın sağlanması, saldırganın-zulmedenin durdurulmasıdır. Yoksa herkes dilediği inancı yaşamakta serbesttir. Selam ve sevgiler. http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/kuranda-sadece-nefsi-mudafaya-izin.html
  14. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Çaprazlamadan bahseden ayet nefsi müdafadan bahsediyor: http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2012/12/maide-33te-istenen-nefsi-mudafa-ve.html
  15. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Yine yazılanları okumadan yorum yapan bir kibir abidesi Malta Eriği var karşımızda. Önce bir okumak lazım, düşünceleri neymiş bahsettiğin kişinin, neler anlatıyor: http://emre1974tr.blogspot.com.tr/
  16. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Antiateist tartışmaya girebilmen için önce biraz tevazu, yazılanları okuman lazım zaten. Biraz da gayret tabii. İnşallah ileride... Malta Eriği; neler saçmalıyorsun, sizin gibi yobaz fanatikler öyle sapkınlıklar yapar. İslam'a göre ise kimseye tokat daha atamazsın. Selam
  17. Tabii bunu açıkça halka anlatarak yapmıyorlar batıda Desert Wind, tepenizdeki yöneticiler, düşünürleriniz falan bir takım bilgileri alıyor ve sizi şekillendiriyor. Selam
  18. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    "inadım inat , yazılanları bile okumam kaf dağındayım" diyorsun hala yani İşte bunu aşabildiğinde birşeyler değişecek Antiateist. Selam
  19. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Ha yok azgınsın o açıdan gerçekten, ama daha nazik bir dil için tuhaf olarak yazdım. Yoksa kendin de biliyorsun durumu... Selam
  20. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Yok, inatçı, kibirli ve bu açıdan tuhaf bir yapıya sahip olan sensin Antiateist. Fakat bu gerçekleri sana göstermekten beni vazgeçirmez elbette. Selam
  21. Tam tersine, batı kendi hadis kitaplarından uzaklaşıp, şu an tek kutsal kitap olan Kuran'ı benimsediği ölçüde yükseldi. Selam
  22. Bak Hıristiyan misyoner Desert Wind; sizin Hıristiyan toplumlar İnciller adı verdiğiniz hadis kitaplarından uzaklaşıp, bugün elimizdeki tek kutsal kitap olan Kuran'a yöneldiği sürece yükseldi. İşte cehennemin başka bir evrende olduğunu fark eden batı toplumunun , yani Kuran'daki bilgiyi yine kabul eden batılıların çevirdiği bir film: https://www.rottentomatoes.com/m/event_horizon/
  23. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Antiateist, işte delile rağmen ayet inkarı onları bu hale düşürdü. Umulur ki bir gün tekrar o ayetlere (Tevbe 128 ve 129) iman ederler. Selam
  24. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Hıristiyan misyoner Desert Wind, kurtulamayan sizin hadis kitaplarınızdaki (İnciller, Tevrat adını taktığınız) bir ton abuk sabuk yanlış bilgiler. Hatta diğer hadis kitapları da sizin hadis kitaplarınız gibi yanlış ve çelişkili anlatır olayları. Bir tek Kuran var elimizde kutsal kitap olarak ve gerçeği anlatır geçer. Hatta bazen bir cümle ile bazen iki cümle ile... Sizin tonlarca kaleme aldığınız kitaplar yani hadis kitapları bu bir cümle karşısında darmadağın olur. Tıpkı gerçekte ruhların olmadığını göstermesi gibi. Ve de İsa'nın aslında çarmıha gerilmediğini anlatması gibi. Selam
  25. Emre_1974tr

    19 SİSTEMİ SADECE BİR MUCİZEDİR

    Hıristiyan Desert Wind, sizin uydurma hadis kitaplarınızda, İnciller ve Tevrat adını verdiğiniz hadis kitaplarınızda bu bilgiler hep yanlış ve eksik. Gördüğün gibi sadece ve sadece Kuran gerçek bilgiyi vermektedir. Selam
×
×
  • Yeni Oluştur...