Burakey

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    31
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Burakey Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

104 profil görüntüleme
  1. Bu soruya nasıl cevap verilebilir. bir film repliğinde dediği gibi; patates püresi ile krema karıştıktan sonra ayrılabilir mi..? Dinin varlığı tamamen vicdana aykırıdır demek istiyorum..Bir Tanrı varsa elçisi vicdan olmalıdır.. Tanrısız dinlerden bahsediyorsak eğer; o zaman vicdan tanrıdır.. İnsan doğumundan zihni gelişene kadar muthiş bir algı bombardımanına maruz kalıyor, inşa edilen bu algılama biçimlerinden arınmak ve temiz,doğru ve kendimize has bir algı sistemi oluşturmak neredeyse imkansız..birini yıkıp yerine başkasını koyduğumuzda onun doğru, temiz ve bize has olduğunu nasıl anlayacağız? ölçümüz ne olacak? ..değişen duygulara sahibiz ve değişen fikirlere..var mı kalıcı,mutlak,sarsılmaz bir şey?
  2. Kuranı okuduk,anlamaya çalıştık,Tanrı sözüdür dedik, bir daha bir daha düşündük..bekledik, dua ettik, sabrettik, tefekkür ettik.. ancak anlayamadık. tanrı sözü olarak değilde insan sözü olarak bakınca ise anladık dostum . hani derler ya tüm manalar açıldı bize.. Yazılarınızı biraz okudum. hayal okyanusunda yüzüyorsunuz..açılabildiğiniz kadar açılın insanın hayal gücü sonsuzdur.. iyi niyetle dininizi savunmaya çalışıyorsanız saygı duyarım ancak para veya çıkar karşılığı yapıyorsanız yazıklar olsun derim.. İslam asırlarca çağa ve eleştrilere karşı kendini iyi savundu..ancak son yıllardaki kelime oyunu ve hayal gücü içerikli savunmalar ancak kendini kandırmak isteyen insanlar için başarılıdır. sanırım artık başka yol bulamıyorlar . böyle giderse ateizmin güçlü argümanları karşısında yenilgi kaçınılmaz duruyor.. Kuranda ruhçuluk konusu beni aşar ancak tasavvuf konusunu incelemişliğim var. size isra 85 deki ruh sözcüğünüde bu yüzden sormuştum. tasavvufun temel öğretileri kuran ile bağdaşmıyor bu konuda size katılıyorum. çoğu tasavvufi görüş islama göre şirk ve küfürdür.. ancak tassavufa karşı savaş açan sizler şunu da unutmayın İslam felsefesi tasavvuf ile resmen iç içe geçmiş. ve tasavvufun felsefesi oldukça güçlü ,hatta felsefe yapan sadece tasavvufcular desek çokta yanlış olmaz..tasavvufu dışlarsanız felsefesinden de mahrum kalırsınız ve eleştiriler karşısında daha da güçsüz düşersiniz..
  3. Emre Bey; Mukatil Bin Süleymanın(MS: 702-767) değilde sizin (MS 1974- ?) doğruyu söylediğinizi nasıl ayıracağız? sizin din üstüne hayali din yazma ihtimaliniz mi yüksek yoksa Mükatil Bin Süleymanın mı?
  4. Kuranı okumamıştır..
  5. ateistlerin sitesinde şirkti ruhtu neyin kafası bu ya:) madem sitedesiniz ateistlerden nasiplenin biraz...
  6. Mukatil Bin Süleyman adında ilk dönem tefsircisi var. Kuran Terimleri Sözlüğü diye türkçeye çevrilen eserinde isra 85 deki ruh sözcügünün BÜYÜK MELEK anlamına geldiğini yazmış. ki bu adam ilk dönem tefsircisi şimdikiler mi doğru bilir yoksa zamansal olarak peygambere daha yakın olan mı? taktirinize bırakıyorum. o zamanlar büyük melek diye bilinen bir melek varmış..onun hakkında soru soruyorlar peygambere. peygamberde bu ayetle cevap veriyor. yani burada ki ruh tasavvufcuların bahsettiği ''insanın özü'' ile alakası yok.ayrıca bu kitapta ayetlere göre ruh sözcügünün anlamları yazılmış. ruh dediğiniz gibi kuran vahiy anlamı yanında,cebrail,hz.isa ve burda bahsettiğim büyük melek (büyük melek cebrail değil ama) ve şuan hatırlayamadım biraz daha anlamı vardı sanırım. kullanıldığı yere göre ayet ayet bu tefsirci yazmış. kısacası arkadaşım din üzerine üfüren üfürene.. adamlar bildiğin o zamanlar inanılan bir büyük melegi soruyor tasavvufcular bunu insana can veren /öz anlamında alıyorlar ve kendilerine kurandan dayanak uyduruyorlar..(tekamül felsefelerine veya inançlarına bu ayeti dayanak yapar tasavufcular) üfüren üfürene... kusura bakmayın ama sizde üfürüyorsunuz..
  7. İsra 85 teki ruh sözcüğü hangi anlamda kullanımıştır sizce Emre Bey?
  8. Akıl adamlarının (filozoflar) aşk hakkındaki ''şuur bozukluğu'' tanımı doğrudur. aşk üzerine çok düşündüm fiozofların bu ortak kanısını kabul ediyorum. ancak şahsi düşüncem aşk ''aşkın'' bir şeydir yani tanımlanamaz. kimse aşkı öğelerine ayıramaz ve açıklayamaz.muhteşem bir duygu. tutku. yücelik. evrimciler veya biyologların rasyonel atıfları yetersiz. (bilim metodolojisi gereği mecburen rasyonel nedenler arar) ve bu tecrübelerime göre duygudan sıyrılmanın tek çözümü var. gözden ırak gönülden ırak. atalar doğru söylemiş.
  9. Eyvallah. teşekkürler. rasyonel dayanağım kısaca; varoluşun akıl dışı ve bilinemez yapısıdır. bu yüzden inanca (veya umuda) yer açmayı başarabiliyorum (kendi algım da)
  10. Çok karanlık bir tablo.. dostum dinlere,ruhun ölümsüzlüğüne/dönüşümüne veya bu zamana kadar tasvir edilmiş bulunan tanrılara inanmıyorum. bir yaratıcı var mıdır onuda pek sanmıyorum. ancak yinede ölümle herşeyin biteceğine,yokluğa-anlamsızlığa-hiçliğe inanasım gelmiyor veya hala bununla yüzleşemiyorum diyeyim. siz gerçekten bu çizdiğiniz tabloyu içselleştirebildiniz/kabullenebildiniz mi? yanlış anlamayın rasyonel olarak veya bilinç düzeyinde itiraz etmiyorum.(rasyonel düzlemde size yakınım) duygusal ve psikolojik olarak soruyorum.
  11. Sanırım bu sözü ilk Sokrat söylemiş.. kendini bilmek nedir? ben nedir? biz kimiz? kendini bilen rabbini bilir sözünden ne anlıyorsunuz? Kendini bil ! nereden geldik nereye gidiyoruz sorusunun cevabını içimizde/kendimizde aramamızı söyleyen bir öğreti. Etkili bir söz! bunu kabul ediyorum. ancak içi boş bir slogan gibi geliyor artık bana. ben kendimi gözlemlediğimde duygularımdan ve psikolojimden başka bişi göremiyorum kendimde. kısaca siz kimsiniz? Ben dediğiniz nedir/kimdir ? nasıl hissediyorsunuz? paylaşırsanız hislerinizi ve düşüncelerinizi öğremek istiyorum arkadaşlar.
  12. Kurana duyulan öfke bu forumda en öne çıkan duygu. (şu ana kadar ki düşüncelerime göre) ancak arkadaşlar ; kuran ile ülkemizde yaşanan din gerçekten de birbiri ile örtüşmüyor. insanlarımızın büyük çoğunluğu kurana değil anlatılan dine inanıyor. yıllardır beş vakit namaz kılan yakınlarım islam da kölelik olmadığını, peygamberin cariyesi olmadığını savunabiliyorlar. sonra mecburen kabul ediyorlar tabi. ve o klasik savunmalar devreye giriyor. yok şartlar, yok kadınları korumak için felan diyolar . buna benzer şeylere sizlerde çokça şahit olmuşsunuzdur. Bu saçmalıklara nasıl inanıyorlar diye de öfke gözlemliyorum. dinden arınmayı başaran birinin böyle düşünmesi gayet normal. ancak din; çocukluktan itibaren ''yücelik''hakikat''gerçek'' gibi çok güçlü kavramlarla ve sevgi,korku,kaygı gibi duygularla insanın hücrelerine öyle bir işliyor ki bunları söküp atmak kolay değil. birde ölüm var,hastalık var,dehşet ve şiddet var bu dünyada. bunlarda itiyor insanları inancın kucağa..insanın sürekli anlam arayışında olan doğasıda işin kaymağı..ve insanlar saçmaya böylece inanıyorlar işte.. sonuç olarak demek istediğim çokta haksızlık yapmayın insanlara...inanç düşünce gibi birşey değil ..öyle akılla, mantıkla, kanıtla hemen çökertilebilsin.. yukardaki satırlarımda anlatmaya çalıştığım gibi oldukça karmaşık bir yapı..insan psikolojisi için ;derin,karanlık ve kaotik derler inanç içinde kullanılabilir sanırım bu sözcükler..
  13. Uydurulan din - Gerçek din Dostum kendi ifadeniz olan 'uydurulan din'' üzerine düşündünüz mü? Siz herşeyin yaratıcısı Allah'ın mesajının insanlar tarafından yanlış anlaşıldığını iddia ediyorsunuz ! (bilerek veya bilmeyerek bu çok önemli değil) ve ki bu Allah ki bizi bu mesajlarından mahkeme edecek... ve bu öyle önemli bir bir mahkeme ki insanın sonsuza kadar ki durumunu belirleyecek.. ve bu Allah herşeye gücü yeten ,alim ve adaletli. ama siz bu şartlar altında Allahın mesajının yanlış anlaşıldığını iddia ediyorsunuz! peki siz kimsiniz ve kanıtlarınız ne? Siz son elçiden yaklaşılk14 asır sonra dünyaya gelmiş. ve aradaki 14 asırda tarih ilminin yasalarına tabi olarak size ulaşmış olan kuran ve diğer islam külliyatını inceleyerek düşünce sahibi olmuş bir kişisiniz ve diyorsunuz ki; uydurulan din!! aslında öyle değil böyle! dostum; dediğiniz şey üzerine düşünmenizi tavsiye ederim.. iddianız ;büyüktür-küçüktür,doğrudur-yanlıştır,mantıklıdır-değildir. bunların bir önemi yok. dikkat çekmek istediğim nokta şudur; iddianızın VARLIĞI bile İDDİA EDİLEBiLİYOR olması bile; Allahın vahiy uygulamasının ve iman beklentisinin adaletten ne kadar yoksun olduğunun kanıtıdır. Adaletsiz bir tanrı güvenilmez demektir, güvenilmez olmak Tanrısal olmamak demektir (Tanrı kavramı ile güvenilmezlik bir arada bulunamaz) umarım kendimce algıladığım çelişkinizi anlatabilmişimdir..
  14. Hasan Akçay; dostum derdiniz nedir sizin (ve sizin şahsınızda diğer islam savunucuları) gerçekten anlamıyorum. alenen insan sözü olduğu belli olan metinleri tanrı sözü diye ne diye savunuyorsunuz. savunurken saçmaladığınızı,saçmalarken de böyle bir sistem (vahiy ve tanrısı) olamayacağını nasıl anlayamıyorsunuz!? ya geçtim dini Tanrı nedir? diye düşünün..sonrada dünyada olanlara bakın yeter! zehrinizi akıtmayın. bu platformu bari rahat bırakın!
  15. İslam köleliği kaldırmıştır diyerek cübbeliyi solladı bence. ayrıca deist argümanlarla islamı savunuyor. çamurdaki elementlerle insandaki elementleri örtüştürüp islamda evrim karşıtı bişi yoktur falan diyor. inanılmaz şeyler cübbeli bu kadarını yapamaz:)