Jump to content

Bir Buçuk

Ateistforum Moderatör Grubu
  • İçerik sayısı

    621
  • Katılım

  • Son ziyaret

Bir Buçuk kullanıcısının paylaşımları

  1. Bir Buçuk

    NİCK DEĞİŞTİRMEK İSTEYEN KULLANICILAR

    Jan ismi kullanımda.
  2. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Evet, şık çözüm buydu. Tebrikler Maalesef formüllere o kadar bağlanıyoruz ki, basit çözümleri göremiyoruz bazen. Ben de görememiştim bana sorulduğunda.
  3. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Son 3 takımın ikisi kendi arasında oynar, biri maç yapmadan finale çıkar. Eğer bahsettiğim şık çözüm bulunursa, bu sorunun cevabı da bulunur rahatça.
  4. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Bu sorunun birçok çözümü var. En “şık olmayan” ve kötü çözüm, 512’den başlayıp, her adımda ikiye böle böle toplamaktır. Daha şık çözüm, seri toplamı formülüyle veya CinleriGorenAdam’ın çözümüdür. Bahsettiğim daha da şık çözüm ise, sayılar ve kümelerle ilgili olup, cevap söylediğinde basitliğine şaşırılacak, hatta rahatça bulunabilir gibi gelecek bir çözüm. Resimler yaşadığımız teknik sorundan dolayı gitmiş. Ancak yazıdan da anlaşılabiliyor. 1/x’in integrali lnx’tir. Lnx’in limit sonsuzdaki değeri sonsuzdur. Yani fonksiyon sonsuza giderken, alan da sonsuza gider. Bu yüzey alanı değil, fonksiyonun altındaki alan. Çevrilmiş cisimde başlangıçtaki kesit alanı, PI * 1 * 1 olup,yeni fonksiyonun her yerinde geçerlidir. Daha doğrusu, fonksiyonun x noktasındaki kesit alanı PI*(1/x)*(1/x) = PI*x^-2’dir. Bunun integrali ise -PI * (1/x) olup, sonsuzda 0’a, 0’daysa -sonsuza gider. Başlangıç noktamız 1 idi. Yani integralin sonsuzdaki değerinden 1’deki değerini çıkarırsak hacmi buluruz, ki o da PI eder.
  5. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Evet, 4 takım katılıyorsa kazanan 2 takım bir daha maç yapıyor. Soru basit bir soru. “Şık” vurgusunu bu yüzden yaptım. Beklenmedik bir çözümü var.
  6. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Bir futbol turnuvası düzenleniyor. Turnuvaya 2048 takım katılıyor. Eleme usulü, ikili eşleşerek kazanan belirleniyor. Toplam kaç maç yapılmıştır? Not: Cevap “şık” olmalı
  7. Bir Buçuk

    Matematik Soruları Paylaşalım

    Artık kotanı arttırdık DreiMalAli Resmi bekliyoruz. Bir soru da ben sorayım eğer sorulmadıysa. İki matematikçi eski bir arkadaşlarının evine gider. Arkadaşlarının 2 çocuğu vardır. Yaşlarını sorarlar. Çocukların annesi de bir kağıda yaşların toplamını bir kağıda, çarpımını bir kağıda yazar ve kağıtları matematikçilere verir. Yani birinci matematikçi yaşların toplamını, ikinci ise çarpımını biliyor ve birbirlerine söylemiyorlar ellerindekini. İkisi de "Bu bilgi yeterli değil" diyor. Sonra çocuğun annesi "Bir daha düşünün" diyor ve elinde çarpım olan matematikçi "Haa, buldum." diyor. Bu nasıl oluyor? Oluyorsa ikinci matematikçinin elindeki sayı ne?
  8. Bir Buçuk

    Güncelleme

    İki durumla da ilgilenilecek. Başka bir sorun tespit eden olursa bu başlık altına yazabilir. @priest of nature , siteyi okundu işaretle butonu gördüğüm kadarıyla düzgün çalışıyor. Başka bir butondan mı bahsediyoruz?
  9. Bir Buçuk

    Ne yapmalıyım?

    Önce "rahat" olmayı öğrenmelisin. Ailenin butik oteli var, abin 5 yıldızlı otelde müdür ve halen rahat olamıyor musun? Çok güzel imkanlar elinde. İster 5 yıldızlı otelde ister butik otelde işi öğren, paranı kazan, ister orda yüksel ister aile şirketine dön. İmkanları heba etme. Hırslı insanların senin olduğun durumda başarabileceklerini görsen hiç vakit kaybetmezsin.
  10. Bir Buçuk

    NİCK DEĞİŞTİRMEK İSTEYEN KULLANICILAR

    Hristiyangenç18'in adı Tengrizm18 olarak değiştirildi.
  11. Bir Buçuk

    Cumhuriyet nedir?

    Cumhuriyet pek de makul bir sistem değildir esasında. Popülizme kurban gitmesi çok kolaydır. Ve maalesef, başka yönetim sistemleri mevcutken "halkın sesinin dinlendiği" propagandasıyla reklamını yapabilir ve böyle de devam eder. O zengin siyasetçilerin fabrikası olanlarına bir teklif yapılsa... Bu fabrikayı işçilerin seçtiği biri yönetecek dense acaba kabul eder mi? Bir konu hakkında hiçbir fikri olmayan insanlardan, bu alanda fikri olan veya olmayan insanları seçecek yetkinliğe ve bilince sahip olmasını bekliyoruz. Türkiye'de kaç kişinin ekonomi, siyaset, ideoloji hakkında bir fikri var ki, kendilerini temsilen birini seçip bu düşüncelerini ülke ölçeğinde temsil etsinler? İşte cumhuriyet, bu yöneticilerin kim olacağını insanlara sorarmış gibi yaparak ağzına bir parmak bal çalıp kafana göre ülke yönetmektir. Daha da kötüsü, bu sistemde başa gelmenin yegane yolu insanlara bu "seçiyormuş" hissini vermek olup, devamında da onları aptallaştırma zorunluluğudur. Bu sistemin cezasını bütün insanlık çekecek. Alternatifler var mı? Belki de... Mümkün mü? Sanmam.
  12. İçeriksiz başlık tavanarasına taşınıyor.
  13. Zaten sorun senin lise düzeyinde bile bir matematik veya fizik bilgisine sahip olmamanda. Jartiyer hikayelerin yerine senden sistemi bekliyoruz. Bilim forumunu bu şekilde meşgul edemezsin. Sistemi yaptım diyorsan paylaş. Yorumu olan yapar. Fotoğrafını da istemiyoruz, biz forum olarak böyle bir kötülüğü haketmedik.
  14. Bir Buçuk

    Kendimizi Kandırmak

    Bu öyle bir sistem ki, senin kendini geliştirme isteğini bile sana bir şey pazarlarken malzeme olarak kullanıyor. Peki bunu nasıl yapıyor? Ortalama veya kötü şartlarda yaşıyorsan, sana umut aşılayacak insanların hepsi "Kendini geliştir, onlardan daha iyi ol" diyor. Kendimizi geliştirince yükselecekmişiz. Babasından kalma gayrimenkullerin kirasıyla senin 100 katın para kazanan adamlara daha fazla para kazandıracağın seviyelere yükselmekten bahsediyor sanırım. Onların altında yükselecekmişiz. Başka ne olacaktı ki? Başkalarını feda etme şansı olan iş sahiplerini, kira ile kat kat para kazananları , senin emeğinin en az yarısını çalıp başkalarına dağıtanların olmadığı bir dünya dileğiyle...
  15. Bir Buçuk

    Neden buluşları olan insanlarla alay ediliyor

    Doğru söylüyorsun adalet123. Üretmediğimiz gibi üretenleri de eleştiriyoruz. Ama karşımıza öyle fikirlerle çıkıyorlar ki insanlar, dalga geçmemek mümkün olmuyor bazen. Hem fikrin sağlamlığını öğrenmek için çoğu zaman paylaşmak gerekir. Zaten çoğu insanın cesaret edemeyeceği bir fikirdir. Saklamak çoğu zaman körleştirir. Beni rahatsız eden bir ise bambaşka. Herkesin her şeyi bilmesi durumu. Yıllardır okumuş, işin içine girmiş, matematiğini ve o mühendisliğin her katmanını görmüş adama inat etmek. Her şeyi daha iyi bildiğini düşünmek. Yahu, bir şey bulduğunu veya bulduğunu zanneden kişi bana gelip istediğini sorabilir. Ona, onun anlayacağı şekilde yaptığı şeyin teknik olarak mümkün olup olmadığını, eğer biliyorsam söylerim. Hatta bunun neden mümkün olmadığı kafasına yatmıyorsa daha ayrıntılı anlatırım. Bilmiyorsam da bilmiyorum derim. Bu iş tutar mı, yurtdışında var mı, iyi satar mı gibi konular da ilgi alanıma girmekle beraber bu konularda otorite değilim. Görüşüme katılmıyor olabilir, bunu da tartışırız. Ancak hayatında bu işe elini sürmemiş adamlar gelip, "Yok yav anlamadın sen." , "Biraz açık görüşlü ol, çok sığ bakıyorsun." , "Üniversite bir şey öğretmiyor, bence mümkün." gibi laflar ediyorsa işte orada durmalıdır. Sana o işin mümkün olmadığını söyleyip yardımcı olmuşuz. Kendini çok dahi zannediyor ve aslında o kadar aptal ki, herkesin onun dandik fikrini çalmaya çalıştığını ve onu dibe çekmeye çalıştığını düşünüyor. Zaten sormasının sebebi de mümkün olup olmadığını öğrenmek değil. Kendini onaylattırmak. Olumsuz bir cevap alınca da üstte yazdığım bahanelerle kendini kandırıyor. Elbette bunlar senin için geçerli değil. Zaten buluşunla ilgili bir soru da sormadın. Umarım başarılı olursun.
  16. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Bilinç konusunda yapılan açıklamalar, varolan bilim düzeyinde beni tatmin etmiyor. Bu yüzden benim için halen bir sır. Kimisi bunun üzerine düşünmeyebilir ancak bunun çözülmemiş olması bence büyük bir meseledir. Böyle çözülmemiş(benim açımdan) bir mesele varken tanrı vardır veya yoktur demek bana kalırsa her anlamda imkansızdır, bu bir canlının kolunun bacağının evrilmesi gibi ufak bir problem değildir. Keşfedilmesi de bilimde büyük bir atılım olacaktır.
  17. Bir Buçuk

    Piri Reis

    mantik, İnsanın hayatında bir sebepler zinciri vardır. Sebepler sonuçları doğurur ancak bunu biraz da insan uydurur, her sonucun sebebini göremez, yakıştırma yaparız. Bir yandan da sağlam sebeplerin olduğuna inanmak isteriz. Çünkü yıllar yılı her şeyin sebebini düşünerek bunu alışkanlık haline getirmişizdir, halbuki çoğu şeyin sebebi hiç de sandığımız şey değildir. Bu da psikologlar ve matematikçilerle incelenen bir durumdur. Çoğu zaman inanmaya meyilli olduğumuza inanırız. Manipüle olur, düşük olasılıkları abartırız. Bazen de azımsarız. Peki bunun konumuzla ilgisi nedir? Geçmişe baktığımızda da bu nedenselliği görmek istiyoruz ancak gördüklerimiz genelde cevap değil. Çünkü rastgeleliği gözden kaçırıyoruz. Padişaha bu fikri açacak kişi önceki gün ölmüş olabilir. Sayamayacağımız kadar çok ihtimal var. Keşfin gerçekleşmesi bütün sebepleri çözebileceğimiz veya çözülebilir olduğu anlamına gelmemekte. Elbette genel yorumlar yapılabilir, ancak onların doğruluğu da bir ölçüye kadardır. Benim bu konuyla ilgili yorumum budur. Yani cevabını aradığımız sorunun böyle mutlak bir cevabı olduğunu, öyle bir cevap versek bile bundan emin olabileceğimizi nereden biliyoruz? Örneğin Nemecsek'in dediği de rastgeleliğe bir örnek.
  18. Bir Buçuk

    Piri Reis

    İşin ilginci, matbaa çağı 1493'de başlıyor Osmanlı'da. Yahudiler kitap basıyor. Kitabı görmek çok ilginç bir deneyimdi. Türk Musevileri Müzesi'nde görülebilir.
  19. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Bu arada... Kişisel tartışmalara girmeyelim. Aynı zamanda beynin çalışma prensibi sayesinde bizler bugün görüntü, ses tanıma gibi işlemleri yapan yapay zekalar yapabiliyoruz. Beyin bir sihir değildir. Benim tartıştığım kısım bilinçtir. Bundan pay çıkarıp binlerce yıllık masallara inanmamızı bekleyenlere duyurulur.
  20. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    O yıldız sistemlerinde de bazı beklenmedik durumlar vardı. İşte bunu araştırıp kafayı buna yoran insanlar sayesinde kuantum fiziğini keşfettik.
  21. Bir Buçuk

    ÜYELİĞİ SONLANDIRILAN KULLANICILAR

    technobase'in üyeliği isteği üzerine sonlandırıldı.
  22. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Bir canlının bilincinin olması bana göre çok ilginç bir şey. Tanrı var demiyorum. Sadece bu sorunu çözerken birçok şey öğreneceğimizi ve büyük sürprizlere gebe olduğumuzu düşünüyorum. Hacı’ya cevabım biraz uzun olacak, ayrıştığımız noktayı görmek esas mesele. “Açıklanacak” demek açıklanabiliyor demekten çok farklıdır. Açıklanacak da şu anki fizikle mi? Yoksa bambaşka şeyler mi keşfedeceğiz? Ben fiziğin kökten değişeceğine inanıyorum. İnsanoğlu birçok şeyi açıklayamadı. Sonra açıklanacak dedi ama açıklanacak denen yollar yerine yeni yollar türetip oradan açıkladığı da çok defa görüldü. İşte şu an bulunduğumuz durum bence budur, eğer bilinç sırrı çözülebilir bir şey ise.
  23. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    İnsanın varlığından en emin olduğu şey, kendi bilincinin varlığıdır. İnsan deneyimler dünyasında yaşar. Hal bu olunca, varlığından emin olduğu tek şeyin, öznenin açıklanamayışının zihni rahatsız etmesi kadar doğal bir şey var mıdır? Geyikten, börtü böcekten bahsetmiyoruz. Varlığından emin olunan tek şeyden bahsediyoruz. Geyiğin evrimi açıklanamasaydı, bu yüzden ateizmden şüpheye düşen bir insana başka örnekler gösterebilir ve akıl yürütmesini isteyebilirdik. Ama bilinç bambaşka bir konu. Evet, bana kalırsa bir devrim olmalı. Veya bir devrimin sonucu olarak açıklanabilir hale gelmeli. Evet, bu doğru. Ancak bilim her zaman böyle yumuşak dokunuşlar yapmaz. Tümevarım da her zaman bir çözüm değildir. Darwin gibi akıl yürütüp de fikirleri paramparça edilen birçok biliminsanı var. Pozitif korelasyon ile bir derdim yok. Ancak bilincin bunların bir toplamı olması fikri doğru değil. Yine açıklanmaya muhtaç. Nöron bağlantıları ve sayıları muhakkak önemli. Bunları matematiksel olarak modelleyerek "zeki" sistemler yapıyoruz. İyi de çalışıyorlar. Ancak bilinçle uzaktan yakından alakaları yok bana kalırsa. Sanıldığı gibi, nörobilimle genel anlamda bir derdim yok. Neye karşı olup olmadığımı örnek önermelere bakış açımı göstererek daha kolay anlatabilirim diye düşünüyorum. Aşağıdaki önermelerin doğru veya yanlışlığı hakkında yorum yapmıyorum. Sadece benim bu önermelerin gerçekliği durumunda muhtemel bakış açımı yazacağım. Renk bir yanılsamadır. Sadece gözlerimizin beynimize gönderdiği bir sinyaldir: Evet, doğru. Gözler beynimize nöronlar ile bir iletim yaparlar. Bizde de bu renk olarak yorumlanır. O halde bu bağlantılarla oynayarak olmayan şeyleri varmış gibi gösterebiliriz: Evet. Örneğin sesi ileten veya işleyen nöronlara uygun müdahalede bulunursak aynı gerçekmiş gibi bu tecrübeyi yaşarız. Beynin yüz tanıma kısmı zarar görmüş biri yüzleri tanıyamayabilir: Evet. Aynı yüzü görür ve tanıyamaz. Aynı şekilde bazı bölgeleri hasar görmüş insanlar belli işlemleri gerçekleştiremeyebilir. Zeka, nöronların bir işlevidir. Bir yılanın da bilinci vardır: Bilinci çözdüysek neden olmasın? Sadece insan bilinçlidir: Bilinci çözdüysek neden olmasın? İnsan beyni eşsizdir: Olabilir. Belki de göremediğimiz ölçekte apayrı bir yapısı vardır. İnsan beyni başka memeli beyinlerinden çok farklı değildir: Olabilir. Evrimsel olarak bize yakın canlıların beyninin bize benzemesi gayet normaldir. Anlaşamadığımız noktalar ise şunlar: Bilinç basit bir olaydır: Hayır, bilinç basit bir olay değildir. Madde ve enerjinin akışı diyip geçilecek bir olay da değildir. Bilinç parçaların tek başına barındırmadığı ama bütünün barındırdığı bir özelliktir: Connectionism ile bir derdim yok. Her nöronun açıklanması gibi bir beklentim de yok ki açıklanamayacaktır da. Açıklanamaması nöronların toplu olarak ortaya çıkardığı özellikleri açıklanamaz yapmaz. Üstte de belirttim, yapay zeka çalışmalarının bazılarında milyonlarla nöron modellenip zeki(ki bu da bir tartışmadır) sistemler yapılır. Bu sistem eğitildikten sonra nöronlara tek tek bakarak bu sistemi çözmek imkansıza yakındır. Sorun, zekanın bilinçle aynı kefeye konmasıdır. Bilincin böyle bağlantısal bir yolla oluşturulabileceğini kim söylüyor? Evet, iletide güzel bir deyim var. "beyni tarafindan kandirilir" İşte bu kandırılan özne nasıl oluşuyor?
  24. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    Elbette. Evrim bir gerçektir. Çok da mantıklıdır. Ey gafil! Bende aradığın sende. Diye bir şiir vardır. Bilinç konusunda insanlar kafa yürütmüş.
  25. Bir Buçuk

    En büyük sır henüz çözülmedi

    İnsan demek, özne demektir, bilinç demektir. Bilinci açıklayamayan insan nasıl ateist olabilir ki? Henüz kendi varlığını açıklayamayan biri nasıl ateist olabiliyor?
×
×
  • Yeni Oluştur...