Jump to content

Kör Saatçi

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    197
  • Katılım

  • Son ziyaret

Kör Saatçi kullanıcısının paylaşımları

  1. Kör Saatçi

    Ateist kız bulma sorunu

    İyi de ülkemizdeki herhangi bir dine inanmayan insanların önemli kısmı Kemalisttir, nasıl bulamadınız ?
  2. Kör Saatçi

    BAŞ ÖRTÜSÜ

    Yani doğru şey 11-12 yaşlarında çocukların türban takması ? Ayrıca: https://tr.euronews.com/2018/11/24/avrupa-da-basortusunu-burkayi-ve-nikabi-yasaklayan-ulkeler
  3. Kör Saatçi

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Sonsuz kudret ve bilgelikteki bir tanrının mesajının bu kadar çarpıtılmasına izin vermemesi, bizi nice çevirmene vb muhtaç bırakmaması gerekirdi mantıken. Çok mu zordu ulan herkesin hemen anlayabileceği bir dil yaratmak ? 1400 yıllık vahşetin tarihine şöyle bakmak yeterli aslında ilkel dininizi anlamak için, o kadar araştırmaya vb gerek yok, nasıl Hitler'i anlamak için illa Kavgam'ı okumaya ya da Afrika ülkelerinin fakir olduğunu bilmek için Afrika ekonomisine dair kitapalr okumaya gerek yoksa. Bazı yazarlar vs ise utanmadan bu pisliği iyi bir şey gibi gösteriyorlar, şuna da bakılmalı: http://alfa-sorgulama.blogspot.com/2014/03/kuran-mucizeleri-uzerine.html?view=timeslide Yazdığında ise öyle bir şey yok, daha ötesindeki varlıklardan bahsetmiş sadece, yani daha öte örnekleri kast etmiş, üzerinde duranı değil, parazit olduğunu düşünmek için sebep yok
  4. Kör Saatçi

    Anlamak isteyenler için kısa bir video

    Evet, geçenlerde evrimsel robotik üzerine yaptığı doktorasını bitirdi, bu alan dünyada pek az üniversitede mevcut günümüzde. Evrim Ağacı ise sadece evrimsel biyoloji alanında değil, genel olarak Türkçe en büyük bilim sayfasıdır, onla yarışacak bir site yok internette bu konuda. Hayı, ODTÜ mezunu değilim.
  5. Kör Saatçi

    Anlamak isteyenler için kısa bir video

    evrim her şeyin tesadüfen olduğunu savunmaz, seçilim tesadüfün tam tersidir mesela, hem öyle olduğunu savunsaydı bu kadar araştırma neden olurdu, öyle deyip geçerlerdi
  6. Kör Saatçi

    Anlamak isteyenler için kısa bir video

    cidden feci cehalet dolu bu tarz şeyler, keşke araştırsanız az biilinmeyene sığınmak yerine. gerçi sen evrim karşıtı biriydin değil mi ?
  7. Kör Saatçi

    Kıyamet Çağı'nın başlangıcı 21.09.2018

    (olmadı ya la sdjsddgsdgjsd zaman kaybı bu tarz şeyler sadece)
  8. Kör Saatçi

    Cevaplarınızı bekliyorum .

    doğada ereksellik değil nedensellik kanunları işler. yağmur canlılar için yağmaz, yağmur nedensellik çerçevesinde buharlaşma ve yoğuşma süreçlerinin sonunda yağar. yağmur yağışının "canlıları besliim, yaşatiim" diye bir gayesi, ereği, amacı yoktur. yağmurun ortamı yeşertmek ve hayat bahşetmek gibi amacı olsaydı bugün çöller olmazdı. canlılar, karıncaların besinlere doğru yol alması gibi verimli ve yağış alan bölgelere göç ederler. neden çöle yağmur yağmaz ya da çok az yağar? insanların topunu çöle koyun bakalım yağmuru çekecek mi. alıntı: https://eksisozluk.com/entry/52874074 süreçlere uyum sağlayamayan canlılarsa zaten elenir, şu ana kadar var olmuş canlı türlerinin yüzde 99'undan fazlasının yok olmuş olması erekselliği değil nedenselliği gösterir, seçilim de tasarımın zıttıdır. bahsettiğiniz olay ise bazı fiziksel yasaların ve onları tetikleyen koşulların sonucudur sadece, araştırın az. evet, yoktur, videonun tamamına da bak, hiçbir ciddi kimse var demiyor zaten, doğal süreçleri açıklıyorlar:
  9. Kör Saatçi

    İlahi Aşk'a ve Allah'a ulaşmanın formülü

    Şu yüzden:
  10. Kör Saatçi

    İlk Anıtkabir ziyaretim

    O duyguları da bırakmak lazım nasıl dini duyguları bırakmak lazımsa. Çünkü bu du duygular insan merkezli değil, tanrı ya da toplum merkezlidir, birey mutluluğunu ertelerler, bu duygularda insan özne değil nesnedir. Bir de dini duyguları aşıp onları aşamamak denizde yüzüp havuzda boğulmaya benzer. Bir alıntı da yerindedir: "Milliyetçilik bizi yoksullaştırır çünkü onun Siyam ikizi korumacılıktır ve bu iç piyasayı yok ederken uluslararası ticareti sekteye uğratır.'' "Milliyetçilik bizi güçsüzleştirir çünkü sürekli düşman bulma, başkalarını küçümseme, kendini üstün görme ihtiyacı, başka uluslarla ortak bir özgürlük ve güvenlik sağlama arayışı için işbirliğini çok daha zorlaştırır. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45295222
  11. Kör Saatçi

    SAYİN CUMHURBASKANİMİZ BİZİ HAPSE ATARSA

    böyle bir şey için uğraşaklarını sanmam, bu hem çok gereksizdir hem de masraflıdır. ayrıca kolay kolay satın alamazlar oralarda yargıyı.
  12. Kör Saatçi

    İlk Anıtkabir ziyaretim

    Bayram, anma vb olmayan herhangi bir günde gitmeye bakın, o günlerde rahatça gezilebilir, öyle dolu olmasa da pek boş değildir o günlerde.
  13. Kör Saatçi

    CHP, Türkçe ezanı savunan vekilini disipline sevk etti

    Çok yanlış tartışmaların bu şekilde dönmesi, özgürlüklere inanan biri bu tarz şeyler siyasetçilerin konusu değildir, insanlar kendi karar vermelidir diye düşünür . Ha gerçi günde 5 defa 250 dB şiddetinde çevreyi rahatsız etmek özgürlük de değildir gerçi.
  14. Kör Saatçi

    Ateistler kör ve sağır taklidi mi yapar ?

  15. Kör Saatçi

    SAYİN CUMHURBASKANİMİZ BİZİ HAPSE ATARSA

    site serveri ip'si falan abd'de, türkiye'de değil, bir halt yapamazlar o yüzden.
  16. Kör Saatçi

    Kim Daha Zeki?

    Hangisi daha alçak gönüllüdür? Açık fikirle evrene bakan ve evren bize ne gösterirse göstersin kabul eden bilim insanı mı, yoksa bu kitapta yazan her şeyin mutlak gerçek olarak kabul edilmesi ve işin içindeki tüm insanların yanılma ihtimalinin görmezden gelinmesi gerektiğini söyleyen biri mi? -Carl Sagan -Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur. -Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. -Atatürk Eğer rahipleri istiyorsanız filozoflara ihtiyacınız yok demektir ve eğer filozofları istiyorsanız rahiplere ihtiyacınız yoktur; çünkü biri aklın dostu ve bilimin geliştiricisi olarak anılırken, diğeri aklın düşmanı ve cehaletin savunucusu olarak tanınır. -Denis Diderot Soruyla ilgili şu videoyu öneririm:
  17. Kör Saatçi

    Toplumlar Nasıl Kalkınır?

    Aslında bu soru sosyolojinin olduğu kadar ekonominin de bir sorusudur, üstte bahsedilen çözümlerin nasıl gerçekleştirilebileceği doğrudan ekonomiyle ilgilidir. Hangi ekonomik model/politikaları uygulamalıyız ki o hedefleri gerçekleştirebilelim ?
  18. AB: Milliyetçilik alkoliklik gibidir, kısa bir coşkuyu uzun başağrısı izler 24 Ağustos 2018 Paylaş Facebook Paylaş Messenger Paylaş Twitter Paylaş E-posta Paylaş Almanya'daki aşırı sağcı Pegida hareketi de Avrupa'da yaygınlaşan milliyetçi hareketlerden. Avrupa Birliği'nin sosyal medyada yayınlanmak üzere hazırladığı mesajında, AB Komisyonu milliyetçiliğin ülkeleri güçsüzleştirdiğini, yoksullaştırdığını ve ahlaken çökerttiğini söylüyor. Avrupa Birliği'nin 2009 yılından bu yana törenlerle andığı Avrupa Nazizm ve Stalinizm Kurbanlarını Anma Günü mesajında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Avrupa'nın tarihte sorunlarını savaşla çözmeye çalıştığını söyledi ve iki dünya savaşını "Avrupanın kolektif intihar girişimi" diye niteledi. "Avrupa dersini aldı. Bu artık kaçınmamız gereken bir hata" diyen Timmermans "Milliyetçilik alkolikliğe benzer. Kısa süren bir coşku dönemini uzun başağrısı dönemleri izler" diye konuştu. Mesajın, İngiltere'de yapılan referandumda AB'den ayrılma kararı çıktığı, Avrupa çapında aşırı sağ ve popülist milliyetçi partilerin yükselişe geçtiği hatta İtalya, Avusturya ve Macaristan'da iktidar oldukları bir dönemde yayınlanmış olması dikkat çekici. Telif hakkıAFP IYunanistan'da milliyetçi Altın Şafak hareketinin bir gösterisi. Timmermans mesajında şöyle diyor: "Milliyetçilik bizi yoksullaştırır çünkü onun Siyam ikizi korumacılıktır ve bu iç piyasayı yok ederken uluslararası ticareti sekteye uğratır. "Milliyetçilik bizi güçsüzleştirir çünkü sürekli düşman bulma, başkalarını küçümseme, kendini üstün görme ihtiyacı, başka uluslarla ortak bir özgürlük ve güvenlik sağlama arayışı için işbirliğini çok daha zorlaştırır. "Eğer milliyetçilik bizi yoksullaştırıyor, güçsüzleştiriyor ve ahlaken çökertiyorsa, nasıl yurtsever olduğunu iddia edebilir? İddia ediyorum ki milliyetçiler yurtsever değildir." AB Komisyonu başkan yardımcısı İngiltere'deki AB'den ayrılık yanlılarını da öfkelendirecek bir cümle de ekledi: "Yurtseverlik Avrupalı olmaktır. Avrupalı olmak yurtseverliktir." Bir de ben hiç anlayamıyorum dini aşmış ama vatan, millet gibi kavramları aşamamış insanları, denizde yüzüp havuzda boğulmak gibi geliyor. Kaldı ki neden sevelim ki bizim gibi ülkeleri ? Bu çocuklarına kötü davranan ebeveynleri sevmek gibi değil midir ?
  19. Kör Saatçi

    Ateistler kör ve sağır taklidi mi yapar ?

    Cidden üzücü halen bu leş argümanları sunmanız, keşke felsefe/bilim ile ilgili eserlere baksanız bu konularda, bunlara verilmiş cevaplara baksanız, mesela: alfa-sorgulama.blogspot.com/2014/08/hassas-ayar-arguman.html
  20. Kör Saatçi

    Andımız geri geliyor

    Eminim ki maddi durumu vs karşılasa çoğunluk giderdi kalıcı olarak. İslamcılığı eleştirdiğimizde de benzeri şeyler diyorlar. Nasıl kendi adına düşünemeyen çocuklara belli bir inancın dogmalarını dayatmak yanlışsa milliyetçi dogmaları dayatmak da öyle yanlıştır, şurada ODTÜ Felsefe hocası eleştirmiş bu durumu: İnsan merkezdir Nasıl devlet, hizmet etmekle yükümlü olduğu halktan bağımsız olarak bir değer taşımıyorsa, insan yaşamına destek olan her türlü kaynak da, insandan bağımsız olarak bir değer taşımaz Haber: YASİN CEYLAN - yceylan@metu.edu.tr / Arşivi Varlığım neye veya kime armağan olsun? Hiçbir şeye! Hiç kimseye! Böyle bir soru ile buna verilecek cevap arasına, fazla bir zaman girmesine tahammül edemediğim için, belki sonunda verilmesi gereken cevabı, başta vermiş oldum. Yazının bundan sonraki kısmı, bu cevabın açıklamasından ibarettir. Çünkü insanın kendisi için, kendi varlığından daha kıymetli, daha aziz bir şey olamaz. Kendi varlığı, kendisi için nihai amaçtır. İnsan unsuru hariç, diğer her şey onun için birer araçtır. Hangi şey hangi şeye armağan olsun diye sorulursa, verilecek cevap şudur: Her şey ama istisnasız her şey, insana armağan olsun! Bu “her şey”e insanın yaratmış olduğu tüm nesne, değer ve kavramlar da dâhildir. İnsanlık, tarih boyunca, çoğu zaman kurguladığı mitoloji, inanç sistemleri ve ideolojilerde, kendine, şanına yakışmayacak yer ve roller tanıyarak, değerini düşürdü, kendi ürettiği objelere kendini esir etti. Yalnızca zihin dünyasında var olabilen hayali tanrılara bir kavmin en güzel kızını veya delikanlısını kurban edecek kadar düştü, kendisini aşağıladı. Öyle ya, varlık âleminde, kendimizden başka, bizi esarete mahkûm eden başka bir ses, bir işaret var mı? “Ben bu evrenin efendisiyim, benden üstün bir varlık olamaz!” dersek “Hayır, değilsin” diyen bir varlık mı var? Bazı inanç sistemleri, bir taraftan, insan için “yaratılanların en şereflisi” gibi ifadeler kullanarak onu yüceltirken, diğer taraftan onu mütehakkim bir tanrıya kul ve esir kılarak, değerini düşürüyor. İnsanlar doğru inanca geçsinler diye, yine insanlar feda edildi, insanlar katledildi. İnsanların mutluluğu için insanlar öldürüldü. İdeolojilere kutsallık atfedildi, gerçekleşmesi için milyonlarca insan yok edildi. Kısacası, varlığımız birçok şeye feda edildi! Niçin diye sorulursa ne cevap verilecektir? Mantıklı cevap, “bizden daha değerli bir şey için” olması gerekir. Peki, bizden daha değerli bir şey nedir? Kendi için İnsanı çevreleyen her türlü nesne, insan yaşamına katkısı oranında değer kazanır. Üzerinde yaşadığı toprak, içtiği su, barındığı ev, yaşamı için vazgeçilmez değerlerdir. Bunlar olmadan yaşamını sürdüremez. Bunları elinden almak isteyenlere direnir, vermez. Görünürde onlar için savaşmış olur, ancak özde kendi varlığı için savaşır. Varlığına saygı duyduğu için, değer verdiği için mücadele eder. Etrafını saran her türlü varlık, o olmadan hiçbir değere sahip değildir. En değerli bilinen toprak bile, insan yaşamına verdiği katkı nispetince değerli veya değersizdir. Nasıl devlet, hizmet etmekle yükümlü olduğu halktan bağımsız olarak bir değer taşımıyorsa, insan yaşamına destek olan her türlü kaynak da, insandan bağımsız olarak bir değer taşımaz. Halkına zulmeden bir devlet nasıl meşruiyetini ve kutsallığını kaybederse, üstünde yaşayan insanı besleyip doyurmayan bir vatan da, vatan olmaktan çıkar, kutsiyetini kaybeder. İnsanlar bu yüzden, zulmeden kendi devletinden yüz çevirir, ona huzur verebilecek yabancı bir devleti tercih eder. Yine insanlar, yaşamlarını destekleyemeyen anavatanlarını terk ederler, başka mekânları vatan edinirler. Görülüyor ki değer verdiğimiz her şey, kıymetini insanın değerinden alıyor. Nihai merci ve referans, insanın kendisidir. Üzerinde yaşadığım toprağı, içtiğim suyu, meyve veren ağacımı elimden kim almaya çalışırsa, ona karşı koyarım; belki bu uğurda hayatımı da kaybederim. Ama bu, toprağa, suya, ağaca olan saygımdan değil, kendime, yaşamıma olan saygımdandır. Olayı ters çevirip “Ben toprağım için, suyum için, ağacım için ölürüm” demek yanlış olur. Çünkü yaşamımı destekleyen binlerce nesne vardır, onların her birini elimden almaya çalışana direnirim, bunu yaparken de hayatımı kaybedebilirim. Ama kalkıp bu nesneleri tek tek sayıp “ben bunlar için hayatımı veririm” demenin ne anlamı var? Nitekim bir ormanda yaşayan canlılar da, içgüdüsel olarak yaşam alanlarını korurlar. Korurken canlarından da olabilirler. Bu canlılarda vatan aşkı var, onun için ölüyorlar diyebilir miyiz? Çünkü bu canlılar, göçebe kavimler gibi, çoğu zaman hareket halindeler, yaşam alanları da doğal olarak değişir. Evlat acısı İnsanın, tüm değerlerin merkezi olduğunu ve her şeyden daha kıymetli olduğunu, vatan için şehit veren bir ailenin, içine düştüğü tarifi imkânsız acı ve hüzünde aramak gerekir. Acı çeken o ana babaya, tüm dünyayı, içindekilerle beraber verirseniz, kaybettikleri o masum nâsiyeye denk düşer mi? O çektikleri acıyı hafifletir mi? Kaybedilen o kıymet karşısında, maddi dünyanın tümü, onlar için bir değer taşımaz. Bu sebeple, buruk bir sesle telaffuz ettikleri “vatan sağolsun!” sözü, onlar için gerçekten bir teselli midir diye sorulabilir. Kurtarılmış vatana bir o kadar da eklense, acaba onların acısını dindirebilir mi? Bir inanç sisteminde veya dünya görüşünde, “insan”ın kendisi, değerlerin merkezinde değilse, insandan daha kıymetli kutsallıklar ve kavramlar var ise, öyle bir dünyada insanlar, kurbanlıklardan ibarettir. İnsanlar, ancak bu insanüstü kutsallara, kendilerini feda ederek değer kazanabilirler. Her bireyin zihninde, kendini feda edeceği bir yüce değer vardır. O değer için, kendini yok ederek, yüceleceğini zanneder. Bu, insanın ve insanlığın iflasıdır. İnsanın kıymeti Durum böyle olunca, insan hayatının hiçbir şeye feda edilmemesi gerekir. Bir insanın hayatı başka bir insana da prensip olarak feda edilemez. İki eşit değerin birini diğerine feda etmenin ne anlamı olabilir? Bir insanı, insanüstü mevkilere yükseltip diğer insanları aşağıda göstermek, tüm insanlığa yapılmış büyük bir ayıptır. İnsanlık, bireylerin icra ettikleri erdemlerle, komple yükselir. Erdemli insana saygı duyulur. Kendisini diğer insanlardan üstün gören insan, en büyük günahı işlemiş olur. Onun şahsında, insanlık kaybeder. Diğer taraftan, başka bir insanı, insanüstü mevkilere çıkartan insan da, kendi şahsında, hem kendisini hem de insanlığı alçaltmış olur. Söylemek istediğim husus şu: İnsanın kıymeti her şeyin üstünde olmalı. Hele küçük yaştaki çocuğa, varlığını başka değerlere feda etmesini telkin etmek, ona yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bunu yapmak, “kendi varlığına saygın olmasın” demektir. Çocuğa “varlığım şuna ve buna armağan olsun” diye, bir tarikatın zikri gibi tekrarlattığımızda, o yaştaki çocuk, sadece kendi varlığının farkında olduğundan, feda edilecek, kendisinden daha yüce (!) şeyin ne olduğunu henüz bilmemektedir. Ancak kesin olarak, kendi varlığının kurban edilecek kıymetsiz bir şey olduğunun bilincine getirilmiştir. Bu kıymetsiz şeyi, ilerde büyüdüğünde, neye feda edeceği, şimdilik belirsizdir. Neyi kıymetli görürse ona armağan edecektir. Bu mukarrer nakarata yapılan en sadakatli vefanın örneğini, vücuduna bağladığı bombalarla, önce kendi varlığını, sonra etrafındaki insanların varlığını, bir kutsal(!)a armağan eden intihar bombacısının eyleminde görüyoruz. YASİN CEYLAN: Prof. Dr., ODTÜ , Felsefe http://www.radikal.com.tr/radikal2/insan-merkezdir-1032386/
  21. Kör Saatçi

    AKP şeriatçı mı?

    Bir o şeriat hukuku kaldı işte, yoksa ülkeyi fiilen İslam rejimine çevirdiler. Mesela çok eşliliği yasallaştırmadılar elbette ama resmi nikah olmadan dini nikahın olmasını suç sayan yasayı kaldırdılar Mayıs 2015'te.Hukukçular bunun çok eşlilik dahil illegal evlilikleri arttırabileceğini söylüyorlardı.
  22. Esad da nice insanın katledilmesinden, zulüm görmesinden sorumlu olan bir diktatör.
  23. Kör Saatçi

    Haydar Baş'ın Mallarına Tedbir Konuldu

    Pek çok hukukçunun da dediği gibi adalete güven kalmadı maalesef, yalancı çoban hikayesini andırıyor bana ülkemizdeki birçok olay.
  24. Kör Saatçi

    İslamofaşist Türkler ve Devletleri İçin Ölmek Sizi Gururlandırıyor mu ?

    Vatan doğup büyüdüğün yer değil, mutlu olduğun yerdir. Hatta memleket doğduğun değil, doyduğun yerdir diye bir söz de vardı :)))) Oluyor da ne oluyor, ülkeyi batıranlar en çok ülkeyi sevdiği,ona hizmet ettiğini söyleyenler değil mi ? Halbuki şair Tevfik Fikret'in dediği gibi vatanımız yeryüzü, milletimiz insanlık olmalıdır illa bu kavramlar olacaksa.Dinleri aşıp bu tarz kavramları aşamamak denizde yüzüp havuda boğulmak gibi.Bir insanın aklını bu tarz kavramlar ele geçirdi mi gerçeklerden haktan hukuktan bahsedemezsin ona.
  25. Kör Saatçi

    DR dan alışveriş yapmayın.

    Sözcü Kitabevi de var ilericilere ait olan, birçok kitap daha ucuz orada hatta.
×