Jump to content

Magnesia

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    246
  • Katılım

  • Son ziyaret

Magnesia kullanıcısının paylaşımları

  1. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Bu söylediklerinin hepsi hatalı... Batılı ülkelerde 20-30 sene yaşarsan o dile hakim olur, ciddi bir konuşucu olursun. Kırıklık kalmaz, seni kendilerinden farklı saymazlar. Türkçe'de bu mümkün değildir. Ben İngilizceyi değil, tüm batı dillerini, hatta uzak doğu dillerini baz aldım. Dil bilimi okumuş biri olarak bunları görerek konuşuyorum... Sert ünsüzlerin yumuşaması kuralını bir cahile öğretmek için zarf olarak attım, Türkçe'de çok daha karmaşık ve zor Gramer kuralları var... Sen de aynı tuzağa düşüp konuşma... Türkçe'deki suffix olayı, Türkçe öğrenemek isteyen yabancıların içinden çıkamadığı bir karmaşadır. Beceremezler...
  2. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Olmaz, İngilizce öğretmenlerine böyle laf konuşmak yanlış... Onların elinde bir kitap var, o kitaba göre öğretiyorlar... Ne öğrendilerse onu aktarıyorlar... Sen tavsiye istedin, ben de tavsiye verdim...
  3. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Uzman prof sıçmış... O alıntıladığın link'te de sıçmışlar... Bir kere daha tekrarlıyorum; bir dili konuşmak için 4000 kelime+gramer yeterli olabilir. Ama 5000 kelime+gramer kelime daha iyidir... 10000 kelime+gramer ise süper olur. 800 kelimeyle dil konuşma iddiası soytarılıktır...
  4. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Çalışacaksın, durmaksızın kelime ezberleyecek, gramer öğrenecek ve azmedeceksin; asla kaytarmayacaksın.. Mümkünse en az iki yıl ciddi kurslara gideceksin... Maddi durumun elveriyorsa, kursları tamamladıktan sonra bir-kaç yıl İngiltere ya da ABD'ye gideceksin. İngilizce kitaplar okuyacak, durmaksızın İngilizce TV'ler seyredeceksin... Paran yoksa, ya da yaşın 30'lardaysa hiç başlama...
  5. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    800 kelimeyle hiç bir dili anlaman mümkün değildir. Özellikle 350 bini aşkın kelimesi olan İngilizce'de 800 sayısı komik kalır... (Türkçe'de maksimum 35 bin kelime vardır, 800 sayısı Türkçe için bile mümkünü olmayan bir sayıdır) Senin bu söylediğin belki mümkün olabilir, ama sayı 800 değil, en az 5000'dir...
  6. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Mal, internetten baktın, sen de öğrendin.. Ben ne diyom? Ecnebiye öğret de götü*** çapını gör diyom... Kapiş? Yahu google'da aratıp bulunca kendini alim sanan bu yeni yetme tenekelere uyuz oluyorum... Küfür etmeyim diye kendimi zor tutuyorum... Şuna bak, google'dan buldu, bulduklarıyla bize sert ünsüz kuralını üğretmeye çalışıyor öküz... Lan mal herif, ben sert ünsüzlerin yumuşama kuralını sana bizzat yem diye attım. Çünkü biliyorum, bu kuralı bilen sayısı çok azdır... Sazan gibi atlayıp kuralın piri gibi yazdın... Ama not düşüyorum, Üniversite'de dil bilimi okurken biz bu kuralı google'dan öğrenmedik, direk kitaptan öğrendik... Zaten o zamanlar google, moogle yoktu...
  7. Magnesia

    Kuran'da çok eşlilik yok.

    Kuran'da çatır çatır çok eşlilik vardır. Eş kah nikahlı (o dönemde nikah ne demekse?), kah er kişinin variyeti (cebinin gücü) ile orantılı olarak cariyelerle belirlenir. Er kişi zengin ise evini satın alınmış cariyelerle (İslami ticarette cariyeler para ile satın alınır, hala da öyledir) doldurur, bir-iki (ya da dörde kadar) nikahlı karı alarak ele güne karşı evliyim ayağı atar... 1400 yıllık köhne Arap kültüründen ibaret İslam'ı bize anlatmayın... Hasan Akçay; yeter, sen de Şu arap kültürü İslamı kurtarmayı, yağlayıp ballamayı bırak artık... Müslülerden başka kimse yemiyor bunca yalanı...
  8. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Türkçe'nin gramer yapısı batı dillerinden farklıdır ve daha zordur. Suffix kavramını anlayamamışsın, sana kolay emme ecnebi için bir kabus. Suffix kullanımının çok da net bir kuralı yok. Sert ünsüzlerin yumşaması kuralını bir yabancıya öğret de göreyim... Dediğim gibi bir fiilin arkasına ekler yaparak cümle kurulabilir, batı dillerinde böyle bir şey yok. Bunu öğrenmek ancak ana dil öğrenirken kolaydır.. Sonradan Türkçe öğrenmiş birini bulursan incele , bak bakalım ne kadar suffix kullanıyor... 30 yıl İngiltere'de kalmış eğitimli bir Türk'ün konuştuğu İngilizceyi, İngiliz'den ayırdedemezsin. Ancak dili öğrendiği yöreye göre aksan farklılıkları görürsün. Belli ki yaşın genç ve bunu deneyimlememişsin...
  9. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Yok o kadar da kolay bir dil değil Türkçe.. Örneğin suffix (son ek) zenginidir Türkçe. Bir kelimeye suffix'ler ekleyerek tek kelimelik cümle haline getirebilirsiniz. Bir Avrupalı bu durumda dumura uğruyor, çözemiyor dili... Batı dilleri SVO (özne+fiil+nesne) kalıbındayken, Türkçe SOV (özne+nesne+fiil) kalıbındadır. Yani terstir... Batı dillerine göre onlarca gramer farklılığı içerir. 30 yıl Türkiye'de yaşamış bir yabancının Türkçe'si kırıktır, ana dili Türkçe olanlardan hemen ayrılır. Geçenlerde 90 kusur yaşında bir Yahudi kadını ziyarete gittim. Kendisi İspanya'da yetişmiş, 18-20 yaşlarında Türkiye'ye gelmiş. Yani 70 yıldır Türkiye'de yaşıyor, ama hala Türkçesi kırık, oturmamış... Kısacası, Türkçe öyle kolay öğrenilebilecek bir lisan değil, zor bir lisan...
  10. Magnesia

    Türkçe güzel bir dil mi?

    Konuştuğumuz dile direk Türkçe değil de, Türkiye Türkçe'si demek daha doğru olur kanısındayım. Çünkü Türkiye Türkçesi Yunanca, Rumca, Farsça, Arapça, Avrupa dilleri ve kadim Anadolu dilleri ile karışarak değişik bir gramer ve şekil almış bir dil durumundadır. Öyle ki Türkiye Türkçesi konuşanlar, Türki ülkelerde konuşulan Türkçeyi anlamazlar, anlayabilmeleri için Tercümana ihtiyaçları vardır. Türkçe güzel bir dil midir sorusu ise görecelidir. Geçmişte bir süre Almanya'da yaşadım, bir vesile ile hastahaneye gitmiştik. Doktorun sorduğu soruları arkadaşım bana tercüme ediyor ben de ona cevap veriyordum. Biz konuşurken doktor dikkatle bizim konuşmamızı dinliyordu. Daha sonra doktor arkadaşıma "Türkçe dinlemeye bayılıyorum, müthiş ahenkli ve şiir gibi bir dil, Türkçe konuşulurken sanki şarkı dinliyor gibi hissediyorum" demişti...
  11. Yukarıdaki satırlardan açıkça anlaşıldığı gibi, asırlar sonra doğacak İslam güneşi ve onun yüce Peygamberi (asv), son derece net bir şekilde tarif edilmiştir. Ve bu Peygamberin ( a.s.m), “ziyadesiyle övülmüş”, “Ahmet” ve “alemlere rahmet” unvanlarıyla, putları kaldıracak birinin olduğu yazılıdır. Bu kitabın hâlen mevcut olan kısımlarından Yasht 13 ün 129. bölümünde, aynı hakikatler bir daha dile getirilir ve putları kıracak olan zattan, “herkese ve âlemlere rahmet” ismiyle bahsedilir. Bilindiği gibi efendimizin bir ismi de, rahmeten-lil-alemin (alemlere rahmet olan) şeklindedir. Hind mukaddes metinlerindeki işaretler: Paru 8, Khand 8, Adhya 8 ve Shalok 5-8 gibi hind mukaddes metinlerinde, Efendimizden (a.s.m) şöyle bahsedilmektedir: Yukarıdaki ifadede Efendimizin (asm.) has isminin aynen belirtilmiş olması, son derece dikkat çekicidir. Aynı satırlarda geçen “beşeriyetin iftiharı” kelimeleri ise, Peygamberimiz (asv)'in "fahr-i âlem" şeklindeki ismiyle aynı manadadır. Buda (gautama buddha) kendisinin ölümünden sonra dünyayı şereflendirecek olan bir yüce kişiden bahseder. Palice lisanında adı “matteya”, sanskritçede “maitreya”, burmacada ise “armidia” olarak geçen bu kişi müşfik ve iyi kalpli olup, insanları doğru yola çağıracaktır. Budanın çok önceden vermiş olduğu bu haberde geçen isimlerin manası da, ”rahmet” demektir. Bilindiği gibi peygamberimiz için, Kur'an'da Enbiya Suresi'nin 107. Ayetinde, “Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyurulmaktadır. Bu yazmalardan birinde, şu ifade geçer: Pali ve sanskrit yazılı metinlerinde, ileride gelecek olan o yüce kişinin isimleri Maho, Maha ve Metta olarak geçer. Bu isimlerden ilk ikisi, “yüce aydınlatıcı” sonuncusu ise “inayetli” manasına gelir ki, bunlardan her ikisi de peygamberimizin sıfatlarıdır. Zaten dikkat edilecek olursa, başka kutsi metinlerde geçen Efendimiz (asv)'in has ismini gösteren Mohamet veya Mahamet adının, Maha ve Moha kelimelerinden teşekkül ettiği açıkça görülecektir. Araştırmamızı, şimdi de Tevrat, İncil ve Zebur üzerinde sürdürelim. Bu konuda yapılan en detaylı inceleme Hüseyin-i Cisri'ye aittir. Hicri 1261-1327 yılları arasında yaşayan ve anne ile babası ehlibeyit'ten olan bu Suriye'li alim, söz konusu mukaddes kitaplardan Efendimizl'e (s.a.v.) alakalı 114 işaret çıkartmış ve bunları Türkçe'ye de çevrilen Risale-i Hamidiyye'sinde neşretmiştir. Eski mukaddes metinler arasında en çok tahrif edilmiş olma özelliğini taşıyan Tevrat'ta bile, Peygamberimize (asm.) ait şu işaretler vardır: Burada peygamber İşaya tarafından bildirilen iki biniciden merkep üzerinde olanı Hz. İsa dır (a.s.). Çünkü İsa peygamber, Kudüs'e bir merkep üzerinde girmiştir. Deve üzerinde olan kişiyle de, Peygamber Efendimize (s.a.v.) İşaret edildiği açıktır. Efendimiz (asv) Medine'ye girişte devesinin üstündeydi. Yeri gelmişken şunu da belirtelim ki, İncil tercümelerinde faraklit veya paraklit (perikletos) kelimeleri aynen muhafaza edilirken, yakın zamanlarda basılmış olan İncil tercümelerinde bu kelime değiştirilerek Arapça tercümelerinde “muazzi”, Türkçe tercümelerinde ise “teselli edici” şeklinde verilmiştir. Hazreti Şuayb (asv)'ın suhufunda, Efendimiz (asv)'in ismi Müşeffeh şeklinde geçer ki, kelime olarak tam karşılığı “Muhammed”dir. Tevrat'ta geçen Münhemenna isminin karşılığı da, yine Muhammed'dir. (Bilindiği gibi Muhammed kelimesinin lügat karşılığı da, “tekrar tekrar methedilmiş” şeklindedir.) Bunların dışında, Efendimizin (s.a.v.) İsmi, Tevrat'ta çoklukla “Ahyed”, İncil'de ise, ”Ahmet” olarak geçmektedir. Konumuzu, bir hadis-i şerifle noktalıyoruz. Bilgi için bk. Doğu Kutsal Metinlerinde Hz. Muhammed (Zerdüşt, Hindu, Budist), A. H. Vidyarthi; Çeviren: Kemal Karataş, İnsan Yayınları; İstanbul, 1997. Tümü yalan, tümü sahte, tümü uydurma bilgidir ve tamamı bir takım sahtekarlar tarafından oluşturulup piyasaya sürülmüştür. Müslümanlar 1400 yıldır yalan üretir, birbirlerini kandırırlar. Zaten İslamın tamamını yalanlar üzerine inşa edilmiş bir yalanlar abidesidir.
  12. Müslüman deyince aklıma sahteciden başka bir şey gelmiyor. nasıl da elalemin dinindeki mevzuları kendilerine göre eğip büküyor, canlarının istediği gibi yorumlıyorlar. Direk sahtekarlık... Hıristiyan dininde Teslis (üçlü birlik) inancı vardır. Buna göre tanrı tek olmasına rağmen kendisini insanlara 3 kişide açıklamıştır: Baba-oğul-kutsal ruh... Yani bu inanca göre babanın dışında oğul ve kutsal ruh da tanrısal bir kişiliğe sahiptir. Kısacası ilahi kişilikler çoğuldur. (mevzu uzun, merak eden ayrıntısını araştırabilir) Yuhanna kitabının 14-15 ve16. Bap'larında kutsal ruh açıklamaları yapılmaktadır. Sahtekar müslülerin dediği gibi Muhammed'den falan söz edildiği yoktur. Kuran'da güya İsa'nın söylediği sözlermiş gibi aktarılanlar (Saff-6) "kendin çal, kendin oyna" mevzusudur, iddia edilen konuya kanıt olarak gösterilmesi laubaliliktir...
  13. Hee diyom Emre, ama sen bir akıl doktoruna görünsen? Nokta... Şalom...
  14. Geçen akşam arka bahçedeki karıncaları ziyarete gittim. Abi bir misafirperveler aklın durur. Hizmet ve ikram bitmiyor, işçi karıncalar durmadan servis yapıyorlar. Misafirperverliklerini bir kenara bırak, bir muhabbetleri var aklın durur, tadından yenmiyor muhabbetleri. Anlata anlata bitiremiyorlar maceralarını, biri bırakıyor öbürü başlıyor. Hepsi delikanlı, mert çocuklar. Bir de litrelik rakı açtılar, yağ gibi gitti karınca muhabetiynen. Kız karıncalar azcık göbek attı eğlendirdi bizi. Biz de bahşiş verdik. Sabahı ettik muhabbet, alem-malem derken vesselam. Kendi kendimi tebrik ettim "ne iyi etmişim de Süleyman peygamber gibi karınca dili öğrenmişim" diye...
  15. Magnesia

    Dişi Sivrisineğin Üzerindeki Canlı

    Ha sektör...
  16. Magnesia

    Ateist kız bulma sorunu

    Forum ne yazık ki çoluk çocuğun eline düştü. Biri mastürbasyonu nasıl bırakırım diyor, biri de Ateist kız nasıl bulurum diyor... Hepsinin aklı cinsel organında, ya da forumu manuple etme peşindeler... Şıklar iki; ya forumu manuple edip trollük işi yapıyorlar, ya da elleri kuşağında gezen abaza ergenler forumu canımın istediği gibi kullanırım diyorlar... Her iki şıktaki kişilerin de forumdan atılması gerekir, onlara fikir vermeye çalışıp, onların ipinde oynamak değil... Bu forum abazanın da, çoluk çocuğun da, trolün de at oynatması için kurulmadı.. Bu tür kişilerin forumdan atılması, bunların canının istediği gibi yazmasına engel olmak gerekir... Benim yıllardır deneyimlediğim Ateistforum bunu yapar ve yapmalıdır...
  17. Magnesia

    Ateist kız bulma sorunu

    Karaköy'e, yüksek kaldırıma git... Para ver rahatla.. Ama bu ergen sorunlarını foruma getirme, getirip küfür yeme... Bu nedir yahu? Forum ergen abazalarla doldu.. Bunlar derhal temizlenmeli, hemen raporluyorum...
  18. İsmimi versem n'olucak? Armasını yaptırıp boynuna mı asacan? Mal herif, isimleri bırak, fikirlere bak...
  19. Turan Dursun... Hahhh hahh hahh...
  20. Bak çocuğum; belki de sizler doğmadan önce ben bu işlerin peşinde koşuyordum. Ciltlerle kitabı hatmettim... Yıllardır bu bilgileri aktarmayla uğraşırım. İstiyorsanız öğretmeye hazırım, ama artık 20 yıl önceki şevkim yok... O şevki siz verirseniz varım, yoksa uzaktan bakarım...
  21. sana ne İslamın kökeninden? Yemişim İslamın kökenini... Sen mevcut durumuna, mevcut durumuyla verdiği zarara bakacaksın.. İslam zararlı bir tufeyli ise sorun budur, yok Kybeleymiş, yok petraymış, yok kordobanın kıblesi zart-zurt bunlar çocukça isler.. Uğraşmam, çene yormam... Şu söylediklerin de körpe olduğunun kanıtı... Sevmem cahille sohbeti... Dinleyeceksen birikim çok, yoksa ... Gönder memleketine...
  22. Aynı şeyi söylemiyoruz. Sen soytarılıklarla uğraşıyorsun, ben resmi tarihin analizinin peşindeyim...
  23. Sıçmışım Cordoba camisinin kıblesine... Sen genele bak, müslülerin mevcut inanç sistemini öğren... Boş geç, ilginç soytarı mevzuatlarını...
  24. Kaynaklar mevcut bilinen kaynaklardır. Bilinmeyen, kanıtı olmayan, latif ama ilginç mevzular insanları çeker. Mesela Erich Von Daniken isimli şarlatan, bu tür soytarılıklarla milyon dolarları götürdü. Hep kandılırılmaya yatkın bilinçsiz beyinleri düdükleyerek... İslam tarihi var sayalım bilinmeyen daha eski bir tarihin üzerine inşa edilmiş, ya da sonra gelen Emevi ve Abbasi hanedanları tarafından ortaya atılmış bir din olsun... Bunu hangi müslüye kabul ettirebileceksin? Sen götünü de yırtsan, günümüzün inanırının tarih bilgisini değiştiremezsin.. Ee o halde neye çabalıyon?
  25. Tarih oyuncak değildir çocuğum, tarih canı isteyen tarafından değiştirilemez-yenileyemez. Tarih belgelere dayanır, dedikodularla tarih yazılamaz... Ne idüğü belirsiz mevzuları sanki belgeli tarih gerçekler gibi getirirsen, sana ya "yalancı, ya da soytarı" derler... Haa, elinde reddedilemez kanıtlar varsa, o başka... Ama sen birilerinden duyduğun şarlatanlıkları tarih sanıyorsun. Hadi şimdi git kumda oyna...
×
×
  • Yeni Oluştur...