Jump to content
Ateistforum

Magnesia

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    330
  • Katılım

  • Son ziyaret

İletiler bölümüne Magnesia kullanıcısının eklediği dosyalar

  1. 25 dakika önce, hansar yazdı:

     

    damlanın ete etinde kemiğe bürünmesi kimin vücudunda oluyor aklınmı yok senin? Kur'an'da zaten sizi bir erkek ve bir kadından Yarattık buyurmuyormu? bizzat kadın demesimi gerek? ona bakarsan erkek bile denmiyor Yaratılış hadisesinden bahsediliyor meniden alaka alakdan mudgaya dönüşmesi anlatılıyor dikkat oraya çekiliyor. senin inkar etmek için derdin ne? siz hemen bir kulp bulup saçma sapan atıp tutmaya çalışıyorsunuz.

     

    Kadın vucudunda olduğunu kuranı uyduran da biliyor, Kuran'dan önce de biliniyordu. Bunu bilmek mucize değil. Burada söz konusu olan kadındaki "yumurta" mevzusu. Yukarıdan beri Kuran'ı uyduranın kadında yumurta olduğunu bilmediği tartışılıyor. Şimdi neden mevzuyu kıvırtıp başka yöne çekiyorsun?

  2. 6 saat önce, hansar yazdı:

     

    alay edeceğine kendi ahmaklığına bak güven sende gram beyin yok.

     

    "Melekler ve Ruh miktarı 50 bin sene olan bir günde O'na yükselir" Ayetini bir daha oku cahil mahluk.

     

    Melekler ve Ruh 50 bin senede O'na yükselir denmiyor, miktarı 50 bin sene süren bir günde O'na yükselir buyuruluyor. yani bir gün var ve o günün süresi 50 bin sene bu hangi gündür?

     

    Hadislere baktığımızda Ahiret Günü'nün 50 bin sene süreceği bildirilir. işte miktarı 50 bin sene olan gün o gündür yani Ahiret günü. Ayetde Ahiret gününe ve o gün de Meleklerin ve Hz. Cebrail'in, ALLAH'ın Takdir ettiği yere yükseleceği bildirilir.

     

    senin gibi cahillerde, Melekler ve Cebrail'in 50 bin sene süren bir yolculuğa çıktığını anlar bu Ayet'ten. ateistlerin çoğu gerçekten ahmaktır bu tescillenmiş bir gerçek.

     

     

     

    İyice saçmalamış, mevzuyu çorba etmişsin. Ama haklısın elbette, bu zırva kitabı saçmalamadan izah edemezsin.. 

     

    Allahın ya da ahiretin bir günü neymiş, 50 bin yılmış. Yani ahirette ve Allahın katında günler dünya günüyle 50 bin yıl sürüyormuş. Diğer değişle dünyada süren 50000 yılın karşılığında ahirette 1 gün geçiyormuş. Dünyada geçen 50 bin yılın ahirette bir gün olarak algılanmasının zerre kadar önemi yok, biz dünyada geçen süreye bakarız. Çünkü bizim için geçen süre odur, ahirette geçen süre değil. O halde 700'lü yıllarda yükselen bir meleğin Allah katına ulaşması için bize (yani insanlara) göre daha  48700 gün var.  

  3. 6 saat önce, hansar yazdı:

     

    şerefsizlik yapma abdülmalik.

     

    Ayet'i düzgün okumadınmı? kim öyle düşünüyormuş? Ayet'de; Sonra o damlayı bir alaka dönüştürdük, bu alakayı bir et parçacığına dönüştürdük, (buraya dikkat, alakadan dönüşen mudga yani et parçacığı hala menimidir? burda hala erkek menisinden bahsedilmiyor o meninin kadının yumurtalıklarında yaptığı değişimden bahsediyor. sen, Yaratan'ın yarattığı kadının yumurtalıklarından haberi olmadığını nasıl söylersin densiz, senin gibiler alay etmek için hep böyle uydururlar.) Ayet'in devamı; bu et parçacığını kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratılışla şekillendirdik.

     

    Neyi nereye kadar okursan oku; hiçbir koşulda kadın yumurtasından söz edilmiyor. Dönüşen, ete kemiğe bürünen o bir damla sıvı... Niye kafandan uydurup oraya kadın yumurtalıklarını ekliyorsun?

  4. Geçenlerde Celal Şengör de aynı şeyleri söylemiş, Osmanlı'da çöküş Kanuni ile birlikte başlamıştır demişti. Tesadüfen o programı yakalamış, Celal hoca'nın önemli aktarımlarını dinlemiştim.

     

    Devlet yönetimine pek çok elin karışması, kadınların ve Haremin yönetimi manuple etmesi, futursuz tavırlar, saray kepazelikleri, rezaletler, entrikalar ve daha bir sürü devleti kemiren işler hep Kanuni döneminde başlamıştır. O döneme kadar durmaksızın genişleyen ve zaferden zafere koşan devletin artık ilerlemesi durmuş, ya savunmaya çekilmiş ya da kayıplar vermeye başlamıştır. İçerde başlayan isyanlar, soygunlar, çalma çırpma, talan bu dönemde ayyuka çıkmış,  devlet kemirgenler tarafından kemirilmeye başlamıştır.  Celal hoca en çok bilimden uzaklaşılmasını, hurafelerin ve dinin bu dönemde daha baskın hale getirildiğinin, din tüccarlarının güçlendiğini belirtmekte, Fatih'in başlattığı bilim ve aydınlanma çabalarının Kanuni döneminde terk edildiğinin altını çizmektedir. Zaten şeyhülislam denen parazitler bu dönem güçlenerek devlette önemli bir güç edinmişlerdir. Adı unutulmayan, maceraları anlatmakla bitmez Ebu Suud isimli şerefsiz bu dönemin ürünüdür. Sonraki yüzyıllarda şeyhülislam ismi verilen bu alçakların devlet yönetiminde güçleri kademe kademe yükselecek, olmadık kepazeliklerin altına imzalarını atacaklardır. 

     

    Kanuni'den sonra gelen Sarı Selim (2. Selim) ise babasının bıraktığı karmaşa ve talan iktidarına en uygun kişidir ve babasının bıraktığı kötü mirası katmerli bir şekilde sürdürerek Osmanlı'nın çöküşünün zeminini sağlamlaştırmıştır. 

  5. En fazla suya sabuna dokunmadan "aman başımıza iş almayalım" diye yazıyorlar, çoğunlukla iktidara paralel görüntü çiziyorlardı. Korkak gazetecilikten örnekler segileyen bu gurubun en baştan Tayyibe verdikleri desteği unutmuş değiliz. Bu şekliyle güven vermeyen, umut bağlanılamayacak muhalif olmaktan uzak bir medya gurubuydu. Şİmdi Tayyibin eline geçince direk yönü bilir, takip listemizden çıkartır atarız...

     

    "The post" filmini seyredin, korkusuz gazetecilik nasıl olurmuş öğrenin...

  6. 4 saat önce, hiena_16 yazdı:

    Jet fadıl denilen dolandırıcı bu ülkede milletvekili seçilebilmişti.
    Türk insanı sever dolandırıcıları.
    Anadoluda Türk yurdunda çok döner zaten alavera işleri.
    Türkler alışıktır.

     

    Bir tek Jet Fadıl mı? Uzan'ı ne yapacağız? O da bankalarında yüksek faiz vaad ederek milletin parasını topladı, paralar sonra buhar oldu. Yüzde yüz devlet garantisi altında olduğundan, hepsini vatandaş ödedi. Yine de bu halk hırsızın derme çatma partisine neredeyse barajı aşırtacaklardı. O nedenle köşe dönmeci bu şuursuz halka hiç acımıyorum, yakalayan düdüklesin...

     

     

×
×
  • Yeni Oluştur...