Jump to content

Kemalist Fedai

Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • İçerik sayısı

    271
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

Kemalist Fedai Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

592 profil görüntüleme
  1. Kemalist Fedai

    Atatürk ve bozkurt sembolü

    Atatürk büyük bir kumandan, büyük bir asker olduğu kadar büyük bir devrimciydi de. O yok olmanın eşiğindeki bir ulusa milli bilinci aşılayarak millete genç ve dinamik bir cumhuriyet armağan etmekle kalmamış, aşıladığı bu milli bilinci hem bilimsel temellere dayandırmış, hem de çeşitli sembollerle bu milli bilinci ayakta tutmaya çalışmıştır. İşte Atatürk’ün milli bilinci ayakta tutmak namına kullandığı bu sembollerden biri ve hiç şüphesiz en önemlisi de Türk milletinin sembolü ve yol göstericisi olan “bozkurt”tur. Bozkurdun Türk milleti için öyle bir önemi vardır ki çağlar içinde Türkler kendilerini “börü budun“(kurt kavmi) olarak da adlandırmışlardır. İşte Ulu Önder’in öne çıkardığı, tavsiyede bulunduğu, uygulamaya koyduğu bazı bozkurt sembol çalışmaları. Türkiye Cumhuriyeti devlet armasındaki bozkurt figürü özellikle Atatürk tarafından koydurulmuştur. Bozkurt figürlü paralar; 5 tl: 10 tl: Atatürk’ün hayali, bozkurt başlı gök bayrak; Atatürk’ün İbrahim Çallı’ya yaptırdığı Ergenekon’dan çıkış tablosu; Kahramanmaraş kalesine yaptırılan bayrak tutan bozkurt heykeli; Malatya mebusu Dr. Hilmi Bey’e yazdırdığı bozkurt cumhuriyet marşı; Türk Ocakları amblemi; CHP’nin bozkurtlu afişi; Bozkurt pulları; Atatürk’ün çalışma masasını süsleyen bozkurt; 1935 yılında piyasaya çıkan Bozkurt sigarası; Cumhuriyetimizin 10. yılı dolayısıyla hazırlanan bir afiş; Yozgat; Atatürk ve bozkurt heykeli; TCDD bozkurt ve karakurt lokomotifleri; Bozkurt armalı tebrik kartlı; Atatürk dönemi türkiye haritasında bozkurt amblemi; Türkiyat Enstitüsü ambleminde Atatürk’ün isteği ile çizilen bozkurt; 1927 yılında basılan bir gazetenin ilk sayfası. Atatürk ve hemen altında bozkurt amblemi; Türkiye İdman Cemiyetleri broşürü ve güreş federasyonu logosu; Atatürk, türk gençliği ve bozkurt; Atatürk ve bozkurtlu afiş; Bozkurt dergisi; Halk Dostu gazetesi; Harold C. Armstrong’un “Grey Wolf”(Bozkurt) isimli biyografi kitabı; Bozkurt-Lotus davası ve Atatürk’ün Mahmut Esat Bey’e “Bozkurt” soyadını vermesi; İşte Atatürk’ün aşıladığı bu milli bilinç ve bozkurtu Türk milletinin sembolü haline getirmesi ile toplum olarak bozkurta ve bozkurt sembolüne sahip çıkmaya başladık o dönem kurulan pek çok şirket, gerek isimlerinde, gerek amblemlerinde bozkurt figürünü kullanmayı tercih etti. bozkurt mensucat, bozkurt metal, çift kurtlar vb gibi… Yani Atatürk’ün yol göstermesi ile Türk milleti ongununu benimsedi ve sahiplendi.
  2. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun bir merkez sağcı liberal olduğu gerçeği

    Türk milliyetçiliğinin ülkücülerin tekelinde olduğunu kim söyledi ki? Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Yusuf Akçura, Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saraçoğlu gibi adamlar ülkücü müydü? Ya da Necip Hablemitoğlu mesela bu adam Türkçü ve Kemalistti ve ülkücülüğü eleştiren yazılarını da gösterebilirim. Evet Atatürk batıyı örnek aldı ama o dönem örnek alınabilecek başka bir medeniyet mi vardı ki?
  3. Kemalist Fedai

    Muhsin Yazıcıoğlu nasıl birisiydi?

    Muhsin'in şerefsiz bir katliamcı ve Arap milliyetçisi olduğu konusunda hemfikiriz. Peki bu herifi Tayyip ya da Feto niye öldürmek istesin? Bu ses kaydına göre ölüm emrini veren Fethullah Gülen değil, bir başkası. Ona bu konudaki fikri soruluyor sadece, o da çok iyi olur diyor. Yani Fethullah ölüm emri vermemiş olsa da bu cinayeti onaylamış.
  4. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun bir merkez sağcı liberal olduğu gerçeği

    Ülkücüler kim ya onları milliyetçiden sayan mı var? Ülkücülük Arap milliyetçiliğidir. Kemalizm ise Türkçüdür.
  5. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun bir merkez sağcı liberal olduğu gerçeği

    6 ilkesi arasında devletçilik ve milliyetçilik olan bir ideoloji nasıl liberal olsun ki?
  6. Kemalist Fedai

    CHP'nin sahip çıktığı Atatürk ve cumhuriyet düşmanları

    8. İbrahim Kaypakkaya:
  7. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun Alevi olmaması

    Benim Alevilikle uzaktan yakından en ufak bir alakam yok, Alevilikten de nefret ederim. Ama bazı salak Aleviler sırf Alevi bir aileden geliyor diye bu herifin köpekliğini yapıyor. Ama buna karşılık Kılıçdaroğlu Alevilere karşı pek de ilgi ve alaka göstermiyor. Aksine hep şeriatçı ve Sünni kesime yaranmaya çalışıyor.
  8. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun Alevi olmaması

    Yazarlar Dünya Politika Bilim Ekonomi Emek Kültür Sanat Türkiye Ege Sağlık Spor Toplum Medya Özgürlük Meydanı İş Dünyası Eğitim Gençlik Piyasa Günlüğü Çevre Gezi Tarih Aydınlık Kitap Teori Köşe Yazıları Manşetler Tüm Haberler Video Haberler Künye Rıza Zelyut Aydınlık Gazetesi, 28.6.2018 CHP’liler bu sesi duyun! Paylaş Tweet'le CHP’nin oyları ciddi anlamda düştüğü halde kendisini başarılı gören Kemal Kılıçdaroğlu, Salı günü “Koltuk sevdalılarını partide barındırmam!” diyerek Muharrem İnce yanlılarını partiden atmakla tehdit etti. Dün ise, tehdidi bıraktı, kucaklamaktan söz etti. 24 saatte iki ayrı renge boyanarak ne kadar tutarsız ve güvenilmez olduğunu bir kez daha gösterdi. O, sıkıştığında “Kuva-yı Milliye’nin partisiyiz!” dese de Kuva-yı Milliye’nin ruhuna aykırı ne varsa yaptı ve bugün geldiğimiz noktada CHP artık Mustafa Kemal’in partisi olmaktan çıkartıldı. Bunu, parti içindeki akıl sahibi, dürüst ve başarılı siyasetçiler de görüyor ve isyan ediyorlar. SÜRGÜN EDİLEN VEKİLİN İSYANI CHP’lilere, Gürsel Erol’u hatırlatıyorum. O, geçen dönem Tunceli milletvekili seçilmişti. Kendisi Atatürk ve cumhuriyet ilkelerine bağlı olduğundan Kılıçdaroğlu ve çevresindekileri eleştirmişti. Bu yüzden Kılıçdaroğlu onu Tunceli’den göstermedi; tuttu Elazığ’dan aday yaptı. 41 yıldır CHP’nin milletvekili çıkartamadığı bu bölgede onu harcamak istedi. Ama Gürsel, yıktı geçti engeli, Tayyip Erdoğan ve Mehmet Ağar’a karşın oradan milletvekili seçilmeyi başardı. İşte bu genç arkadaşımız isyan ediyor. Seçimden hemen sonra Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu ve çevresindekileri istifaya çağırıyor. “Partimizin koltuk adamlarına değil, ülkenin yönetimi ile ilgili iddia taşıyan dava adamlarına ihtiyacı vardır” diyor. Gürsel Erol, Salı günü de Twitter’dan yaptığı açıklamasında “Gelecek hedefi olmayan, yalnızca iktidara karşı mücadele ve direniş hikâyesi anlatan bir yönetim anlayışını tanımıyorum. Genel Merkez önünde oturma eylemi başlatacağım. Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’sine sahip çıkmalıyız” dedi. DERSİMLİ DEĞİL TUNCELİLİ İşte iki insan tipi... İkisi de Tunceli kökenli: Birisi Kılıçdaroğlu, birisi Gürsel Erol... Kılıçdaroğlu, Dersim derebeylerinin izinde yürüyor, parti seçim bildirgesine Dersim fitnesini sokuyor, “Dersimli Kemal’im!” demesi bu yüzden. Gürsel ise büyük dedesi Diyap Ağa gibi, Atatürk’ün safında duruyor. O, gerçek bir Tunceli insanı... İKİ FARKLI ALEVİ İşte size iki Alevi: Birisi, gerici Seyit Rıza’nın izinden gidip Dersim üstünden ve HDP üstünden PKK’ya dolaylı korumacılık yapıyor; öbürü ise gerçek bir Alevi gibi davranıp Atatürk ilkelerine ve devrimlerine sahip çıkıyor. Reklamdan sonra devam ediyor Bu iki tipe bakın; Dersim ile Tunceli’nin farkını görürsünüz. Bu iki tipe bakın; sözde Alevi ile gerçek Alevi arasındaki derin farkı anlarsınız. UYAN ALEVİ, UYAN! CHP’deki Alevilere düşen görev önemlidir. Bunların, gerici, Atatürk düşmanı HDP’ye verdikleri her oy, atalarına ihanettir. O HDP’lilerin dedeleri, tarih boyunca Osmanlı Devleti’nin askeri olmuş, Kızılbaşlar diyerek Alevileri katletmişlerdir. Bunlar Şeyh Sait denilen yobaz isyancının heykelini dikip Atatürk heykellerini kıranlardır. Bunlar 2013 Nevruzunda Tayyip Erdoğan’la İslam Kardeşliği nutukları atanlardır. Bunlar, Fethullah Gülen’in hocası yobaz Said-i Nursi için anma töreni düzenleyenlerdir. Bunlar, “Gezi’de darbe vardı!” diyerek AKP’ye arka çıkanlardır. Bunlar, Reyhanlı katliamında AKP’yi savunanlardır. Alevileri, işte bu zihniyete oy vermeleri için kandıran bu CHP yönetiminden hesap sormak gerekmiyor mu? ALEVİ DELEGELER Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başında tutan kurultay delegelerinin çoğu, Alevi kökenlidir. Bunların bir kısmı inanç duyarlığı ile hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy veriyor. Evet, Kılıçdaroğlu’nun ailesi Alevidir ama kendisinin Alevilikle bir ilgisi kalmamıştır. Kendisi, bunca yıllık siyaset hayatında Alevileri bir kez bile ağzına almamış, TBMM’de Alevi kesimin yararına olacak en küçük bir girişimi görülmemiştir. Yani o bir sözde Alevi’dir. Uyarıyorum: CHP’deki Alevi delegelerin mezhepçi tutumları, Alevi toplumunun imajına zarar veriyor ve biz Alevileri Tayyip destekçisi tarikatçıların konumuna düşürüyor. Alevilerin tek lideri vardır: O da Mustafa Kemal Atatürk’tür... Bir kez bile Atatürk demeyen, WikiLeaks belgelerinde adı ABD doğrultusunda geçen, Sorosçu TESEV’den gelme Kılıçdaroğlu’na destek olmak, kendimize ihanettir. *** CHP’li arkadaşlar! Bunları gördüğüm için 2014 yılı Mart ayında CHP’den istifa ettim. Daha ayrıntılı gerekçeyi de MUAVİYE’DEN ERDOĞAN’A DİN VE SİYASET adlı kitabımda ortaya koydum. Şimdi fikri hür, irfanı hür, siyasal tavrı hür bir yazarım.
  9. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun Alevi olmaması

    Kılıçdaroğlu Alevi değildir Paylaş Tweet'le CHP’li okurlarım diyorlar ki: Partide mezhepçilik yapılıyor... Mezhepçilik dedikleri de Alevicilik... Kurultay için yapılan delege seçimlerinde, Kemal Kılıçdaroğlu yanlıları için söylüyorlar bunu. Diyorlarmış ki: “Kılıçdaroğlu Alevidir. Ona bu yüzden karşı çıkıyorlar; biz de kendisine sahip çıkalım.” Diyorum ki: “Alevi aileden gelmiş olması onun Alevi olduğunu göstermez.” NE VERDİ? Lütfen bir düşünün: Genel başkanlığı sürecinde Kılıçdaroğlu Alevilerin sorunlarını ve isteklerini yok saymış, parti gündeminden uzak tutmuştur. Çünkü onun için Alevilik değil Dersimcilik önemlidir; bölücü harekete dolaylı destek önemlidir. | Kılıçdaroğlu, Fethullahçı derin örgüte gösterdiği ilginin binde birisini Alevi temsilcilerine göstermemiştir. Onun Cem Vakfı’na karşı tutumu ortadadır. O; Alevileri İslam dışı gösteren ve Kürtçü harekete yamayan Avrupa’daki Turgut Öker ve ekibinin ayağına gitmiş ama Atatürkçü Prof. İzzettin Doğan ile görüşmemiş, Fethullahçı kanallarda boy gösterirken Cem TV’ye bir kez bile gelmemiştir. | Üstüne üstlük birçok Sünni politikacının yapmayacağı ölçüde Sünnicilik yapmış; “Türbanı biz serbest bıraktık!” diyerek türbancılıkla övünmüştür. | İmam hatip okulları gibi AKP’nin arka bahçesi haline getirilen okullara arka çıkmış; CHP’nin buraları koruyacağını ısrarla açıklamıştır. | Gericileştirilen, kızlarımızı dışlayan eğitim sistemine tek laf etmemiştir. | Atatürk düşmanı sağcıları CHP’ye doldurmuştur. | ”Laiklik karın doyurmuyor!” diyerek Alevilerin hayat damarı olan laikliği önemsiz göstermiştir. *Yetmemiş, “Laiklik tehlikede değildir.” diyerek AKP’nin yürüttüğü gericileştirme politikasını normal gördüğünü ortaya koymuştur. | ”1930’ların CHP’si değiliz!” diyerek Atatürk’ün şanlı devrim yıllarını reddetmiştir. | Bugün CHP; Amerikancı (Dervişçi) ajan liberallerin örgütü haline getirilmiştir. | CHP’li gençliği Sivas/Madımak’a yollamamış ama Kobani’ye gönderebilmiştir. *** Kılıçdaroğlu, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmek için kullandığı elemanlardan birisidir ve Alevilikle ilgisi kalmamış bir figüre dönüşmüştür. CHP’deki Alevi dostlarımız eğer bu Amerikancı (Feto’cu) figürü desteklerlerse, Türkiye’de saygın bir konumda bulunan Alevi algısını derinden yaralamış olacaklardır. Aleviler toplum gözünde değer kaybedecektir. Onlar iyi bilirler ki Alevi olmak için Alevi ana babadan gelmiş olmak yetmez. Alevi insan; bağımsızlıktan yanadır; aklı, bilimi kılavuz alan laik sistemi savunur. Bu amaçla da Atatürk devrimlerine ve ilkelerine gönülden sarılır. Laikliğe ve Atatürk devrimlerine karşı olan, Kürdistancılarla Barış Bloku kurmaya kalkışan, Amerikan ajanı Fethullahçılarla derin ilişkisi bulunan Kemal Kılıçdaroğlu Alevi ise Tayyip Erdoğan da Alevidir. Bu yüzden, CHP’deki Kurultay delegelerini, Sorosçu Kılıçdaroğlu’na değil, gerici Osmanlı düzenini yıkarak Alevilere hayat alanı açan büyük devrimci Mustafa Kemal’e sahip çıkmaya çağırıyorum. *** CHP’li belediye başkanlarının delege seçimlerinde Kılıçdaroğlu lehinde çok baskı yaptıkları söyleniyor. Değerli başkanlar! Topal ördek durumuna düşmüş ve artık umut olmaktan çıkmış birisine bu kadar yapışmak, siyasi bir davranış sayılmaz. Sizlere yaraşan Atatürk devrim ve ilkelerine, neye mal olursa olsun sahip çıkmak; bu ilkelere sarılan politikacıları desteklemektir. Böylece hem siz kazanırsınız hem de CHP... Milyonlarca çağdaş insanın sizden beklentisi de budur... ZERDUZ PALAN Büyük bilim insanı, Türk olmakla hep övünen Prof. Aziz Sancar’a Nobel Kimya Ödülü Oslo’da verildi. Cumhuriyet rejiminin, ülkenin en kuytu köşelerinden birisinde bulup yetiştirdiği Aziz Sancar ile biz övünüyoruz; o da Cumhuriyet rejimi ile övünüyor. Böylece o, Kürtçülerin söylediği gibi 90 yıllık cumhuriyetin baskı, zulüm asimilasyon olmadığını, herkese eşit olanaklar sunduğunu canlı biçimde ispat ediyor. Elbette ki aldığı ödülü hak ediyor... Bir de Türkiye’deki ödüllere bakın... Kıyıda köşede kalmış ikinci-üçüncü sınıf insanlara da büyük büyük madalyalar takılıyor. Gericiliğin, bölücülüğün ödüllendirildiği bu işler aklıma Ziya Paşa’nın meşhur beytini getirdi. Diyor ki: “Bed asla necabet mi verir hiç üniforma Zerduz palan ursan eşek yine eşektir” (Mayası bozuk olana üniforma soyluluk vermez. Eşeğe altın işlemeli palan (semer) bile vursan, eşek yine eşektir.) Siz gericiye, çıkarcıya, bencil ve işbirlikçiye istediğiniz madalyayı takın ama onu saygın yapamazsınız. Not: Bu tür ilginç beytleri merak edenler, bizim “SEÇKİNLER KİTABI/Kitab-ı Ekabir” isimli çalışmamızdan (Kripto Yayınları) faydalanabilirler.
  10. Kemalist Fedai

    Kılıçdaroğlu'nun Alevi olmaması

    Bilindiği gibi sırf Alevi kökenli olduğu için bu iti inatla savunan bir sürü gerizekalı Alevi mevcut ama ben artık bu adamın Alevi olduğuna da inanmıyorum. Niye mi? Adamın ne Aleviyim dediğini duyduk bugüne kadar, ne Alevilere sahip çıktığını. Aleviler sürekli bu ite yağ çekip duruyor, ama o ise Aleviler yerine sürekli Sünni, şeriatçı, sağcı ve cemaatçilere yağ çekiyor. Partiye Mehmet Bekaroğlu ve Mahmut Tanal gibi Sünni, sağcı ve Fethullahçı isimleri doldurdu. Fethullahçı Ekmeleddin'i aday gösterdi. Yetmedi Madımak katliamının sorumlularından Temel Karamollaoğlu ile ittifak kurdu. Adamın işi güçü hep şeriatçı, sağcı, liboş ve Fethullahçılarla. Sürekli onlara yaranmaya çalışıyor. Alevi bir insanın bu kadar sağcı, liboş ve Fetullahçı aşkıyla yanıp tutuşabileceğine ben ihtimal vermiyorum.
  11. Türban meselesi, Kürt açılımı, Oslo görüşmeleri gibi en kritik konularda hükümetin yanında hep Kılıçdaroğlu vardı. ABD aleyhinde en ufak bir söylemi ya da icraatı olmayan Kılıçdaroğlu. Liberal ekonomiyi savunan Kılıçdaroğlu. Hükümet FETÖ'yü tasfiye etmeye başlayınca FETÖ'nün avukatlığına soyunan yine Kılıçdaroğlu. Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak gibi liboş hainlerin haklarını savunan yine Kılıçdaroğlu. Atatürkçüleri, Kemalistleri, ulusalcıları dışlayıp Mehmet Bekaroğlu ve Mahmut Tanal gibi Fethullahçıları baş tacı yapan yine Kılıçdaroğlu. Türbana karşı taviz veren, tarikatlara ve cemaatlere saygı duyan yine Kılıçdaroğlu. İmam hatipleri savunan yine Kılıçdaroğlu. Kısacası bu adam salak bir liboştan başka hiçbir şey değil. Ama hala bir sürü gerizekalı solcuyum, devrimciyim deyip sırf Alevi diye bu liboşu savunmaya devam ediyor. Esasen ben Kılıçdaroğlu'nun Alevi olduğunu bile düşünmüyorum. Adam Fetoşçuklara gösterdiği ilgi ve alakanın binde birini bile Alevilere göstermedi.
  12. Sığınanlar bizim soydaşlarımız olunca nasıl da kudurmuş şerefsiz kancık piç. Milyonlarca it kopuk Suriyeliye kucak açarken sorun yok ama kendi soydaşlarımız söz konusu olunca var.
  13. Kemalist Fedai

    Geç boşalma sorunu

    Muhtemelen Uludağ Sözlük'teki Evren ile alakalı trollük amaçlı girdiğim entryleri okumuş. Gerçekte Evren'i o kadar sevmem.
  14. Kemalist Fedai

    Geç boşalma sorunu

    Ne alaka şimdi?
  15. Kemalist Fedai

    Geç boşalma sorunu

    Forumda erken boşalma ile ilgili daha önce konu açılmıştı. Ben de dün ilk defa tam tersi bir sorunun bende olduğunu anladım ve bu konuyu açmaya karar verdim. Ben de mastürbasyonda hep erken boşalırım ama sekste meğerse tam tersiymiş. Dün hayatımdaki ilk cinsel deneyimimi yaşamamla birlikte bunu anlamış oldum. Tahmin ettiğiniz gibi hayal kırıklığı yaşadım. Pek hayal ettiğim gibi olmadı. Sanki çok alışık olduğum, sıradan bir şeymiş gibi geldi hatta. Hayal etmekten çok hoşlandığım fetiş türü fanteziler bana zevksiz ve hatta mide bulandırıcı geldi. Mastürbasyondaki kadar uyarılmadım, pek bir şey hissetmedim. Doğal olarak boşalmam uzun sürdü, yarım saat kadar. Hatta partnerim sinirlendi çok. Antidepresan falan mı kullanıyorsun diye sordu. Antidepresanları bırakalı 10-11 gün olmuştu halbuki. Ama dün yeniden başka bir ilaca başlamıştım. Antidepresanların etkisi bırakıldıktan 10-11 gün sonra da devam edebilir mi ki? Ya da yeni bir ilaç daha ilk günden etki gösterebilir mi? Her şey rağmen dün yine mutlu olmuştum, kendime bir özgüvenim geldi. Bence iyi bir şey yaptım.
×