Jump to content

John_Ahmet

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    704
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

John_Ahmet Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Profile Information

  • Gender
    Male
  • Location
    Eskişehir

Güncel Profil Ziyaretleri

779 profil görüntüleme
  1. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Boşver sen ne yapacaksın onların teolojik görüşlerini ve dindarlığını, Kuran'a olan bağlılıklarını! Gerçekte ülke için bir birey olarak insanları başarılarına göre ve insanlıktaki seviyelerine göre değerlendirmek gerekiyor. Şunu biliyorum ki gerçek dindarlar çok mülayim insanlar oluyorlar ve gerçekten çok zekiler. Hayata çok iyimser bakıyorlar ve hiç kibirli insanlar değiller. Diğerlerinin afrasından tafrasından yanına varılmıyor. Bu sebeplerle dindar bir müslümanı arkadaşlıkta dostlukta çoğu sinsi ve kibirli olan ateistlere tercih ederim. Bence ıslah edilmesi gerekenler ateistler ve solculardır. Çok aşırı kibirliler ve çok sinsiler. Zaten ülkede o eski solculardan pek yok. Cebi biraz para görenler o sevimli dindar anadolu insanlarını beğenmiyor burun kıvırıyor. Solcu dediğiniz kitlenin çoğu bu ukâlardan oluşuyor. Bunların çoğu solyal medya solcusu ve her fırsatta yalan yanlış mevcut hükümete verip veriştiriyor. Paylaştıkları donelerin çoğu yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeriyorlar ve önemli bir kitle bu içerikleri oluşturmak için ciddi mesai harcıyor. Halbu ki gerçekler çok farklıdır. Şu bilin ki gerçekten dindar insanlardan size zarar gelmez. Onlar çok iyi insanlardır. Belki çoğu iyi bir eğitim alamamıştır fakat gerçekten çok eğlenceli ve can ciğer insanlardır.
  2. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Bu arada ben kendimi ateist olarak tanımlamıyorum. Bu konuda net bir fikrim olmadığı için kendimi agnostik olarak görüyorum. Ben daima haklının ve mizacı iyi olan mert insanların yanındayım. Yalan söylemeye müsait, sinsi, pesimist ve negatif tipler ki çoğu solcudur ve önemli bir kısmı da ateisttir çok sevmem fakat kendimi yine de sosyal demokrat olarak tanımlarım. Geçmişteki ülkücülerin bugün ulaştığı kafa yapısıdır bu fakat kendimi ülkücü olarak da tanımlamam yanlış olur.
  3. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Türkiye'yi 17 yıldır siyasal islamcılar (ki ben öyle demem doğrusu ılımlı islamcılar) yönetiyor da Türkiye bu 17 yıl boyunca daha kötü bir konuma mı ulaştı? Türkiye'de gözle görülür ölçüde çok ciddi gelişmeler oldu. Bir defa ekonomisi bu süre içerisinde 3,5 kat büyüdü. IMF'ye olan borcunu bitirdi hatta IMF'ye borç verebilecek bir konuma geldi. Dış borcunu azaltarak devam ederken ihracatı çok ciddi seviyelere ulaştırdı. Daha önceki hükümetlerde çok yanlış yönetilen ekonomiyi düştüğü çukurdan çıkardı. %80-90 lardaki enflasyon bugün tek haneli sayıları zorlayarak geriliyor. Biz biliyoruz bir ürünün fiyatı bu yıl x lira ise gelecek yıl 2x lira oluyordu. Uzun yıllar boyunca hesabımızı kitabımızı buna göre yapardık. Zengini daha zengin yapan faizle zengin olan insanlar vardı. Yatırım yapmadan zenginşenlere gün doğdu ve ekonomi böyle tatlı su kurnazları için onlara çok iyi bir zemin hazırlamıştı. Bugün ise yatırımcıyı üreticiyi destekleyen bir anlayışı zor da olsa yaymaya geliştirmeye çalışıyorlar. Yine diplomaside Türkiye'deki bütün ilkler bu sürede yaşandı. Çok daha geniş bir coğrafyanın lideri konumuna yükselen Türkiye, yine Avrupa ve ABD hatta Çin ile de bağlarını koparmadan çok daha büyük bir disiplin ile yoluna devam ediyor. Daha önce hiç yaşamadığımız kadar spor, edebiyat, sanat, bilim alanlarında sözü çok fazla geçen bir konuma yükseldi. Haliyle ekonomik ve siyasal anlamdaki istikrarın meyveleri bu alanda bizi mutlu edecek ölçüde toplandı ve bu yükseliş devam ediyor. RTE aynı zamanda sağ cenahın bizi küçük düşüren bir çok yönünü onların huyuna gitmeden istikrarlı şekilde öyle bir değiştirdi ki daha önceleri sokaklarda yollarda kesilen kurbanlar bugün sadece bunun için hazırlanmış alanlarda kesiliyor ve bu çirkin görüntüden kurtulmuş olduk. Yine çeşitli günlerde şehrin çeşitli noktalarında kurulan pazarlarımız vardı. Bağrışlar çığırışlar eşliğinde şehre kirli bir görüntü katıyordu ve bu pazarlar kendileri için ayrılmış yapılarda değil şehrin bilimum sokak ve caddelerinde kurulurdu ve pazar bittiğinde çürümüş ve satılamayan sebze ve meyveler sokağa kirli bir görüntü katardı. Bugün RTE'nin talimatlarıyla tüm bunlar değiştirildi. Yine RTE döneminde hastanelerde daha önceleri yaşanan izdihamlar büyük ölçüde azaltılarak yüksek teknolojiyi hastanelerle buluşturup tıp alanında olması gereken nizama bu dönemde kavuşmuş olduk. Eksik kalınan yerli üretim konusu üzerinde son dönemde fazlaca durluyor ve bu hükümet eksiklerinin ve yapamadıklarının farkındalığı ile büyük bir disiplinde çalışmaya devam ediyorlar. İşte sizin gibi çok bilmiş sosyal medya solcuları da yapılan bunca şeye rağmen bu çalışmaları gölgede bırakmak için uydurdukları türlü numaralar ile karalama kampanyalarını tüm güçleriyle sürdürüyorlar. Böyle güçlü ve sözü dinlenen bir lideri sağ cenahta bulunmasından öyle rahatsızlık duyuyorlar ki bu konuda tamamen riyakar ve nankör şekilde gözlerini gerçeklere kapattıkları küfürlerine ve haksız ithamlarına hemen her ortamda denk geliyoruz. İşte ılımlı İslam bu halkı kesinlikle reformize etmiştir. Zaten başka türlü bu halkın kalbini, gönlünü kazanıp bu reformları yapamazdınız. Bu anlamda ılımlı İslam anlayışı kesinlikle Türkiye'ye çok şey kazandırmıştır. Hem batının gözünde daha fazla masumlaştık hem de gücümüzün de olduğunu gösterip onları yönetecek konumlara doğru evriliyoruz.
  4. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Dikkat ettiysen ben ezbere konuşmuyorum? Bu konuda postmodern bir anlayışımın olduğunu söylüyorum ve İslam'ın korunup kollanması gereken yönlerine değiniyorum ki böyle bir forumda bunu yapmaya oldukça ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Alışık olduğunuz ezber argümanlara cevabınız hazır olduğundan konuya sizin bakmaktan kaçındığınız bir açıdan yaklaşarak yeteri kadar iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Bu başlıkta değindiğim konuları tekrar okuyacak olursak; Görüldüğü üzere bu yazılarda kimseye saldırmıyorum. Sürekli kötü olarak eleştirdiğiniz böyle bir doktrinin iyi yönlerinin korunmaya muhtaç olduğunu ve sardığı yaraları aynı şekilde tedavi edecek başka bir kurumun bulunmadığını da özellikle vurguluyorum. Dualite gereği her şey zıttıyla varlığını sürdürebiliyor. Dolayısıyla bir şeyi yok etmek öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Bir şeyi yok ederken yerine başka bir şey koyamıyorsanız o şeyi yok edemezsiniz. Özellikle tanrı savı konusunda ontolojik bir açıklama kesinlikle yoktur ve dinler bir açıdan böyle önemli soruların cevabı niteliğini taşırken diğer yandan zalim insanların kurduğu tuzaklar için çok önemli öğretilere sahiptir. Zalime karşı savaş açmadan savunma ve bilgi verme yöntemleriyle onu etkisizleştirir. Gördüğüm kadarıyla bu foruma üye olanlar arasında ateist olanların diğerlerine nazaran daha agresif tonda paylaşımlar yaptığını ve iyi ve kaliteli paylaşımları küfürle aşağılama ve haddini aşan söylemler yoluyla değersizleştirmeye çabalıyorsunuz. Sizin motivasyonunuzun kaynağı İslam'ı kötü bir mevhum gibi göstermeye çalışan İslam'ın göbeğindeki görece dine daha uzak olan mezhep ve gruplar gibi batının da bunun destekçisi olduğunu ve aynı şekilde bu hain grupların ekmeğine yağ süren İslamafobinin yaygınlaşmasına katkı sağlanıyor. Çünkü İslam insanların gözünde masumlaşırsa bu batı için hiç iyi olmayacak bunun farkındalığı ile bu konuda manupülatif tüm projelere destek veriyorlar. Bu nedenlerle Türkiye'den de çok korkuyorlar. Bunu son dönemlerde çok daha iyi anlıyoruz fakat önemli noktaları rahat bırakmayıp oralardaki vahşetin sürmesine destek verip İsrail askerlerinin en küçük sebeplerden cuma namazı kılan oradaki masum insanların üzerine ateş açarak müslümanları diğer insanların gözünde küçültmeye tüm güçlerini kullanarak devam ediyorlar. Bunu yapmalarındaki sebep çok açık. İslam'ın bu hipnotik etkisinden korkuyorlar. İslam savunucularını çok önemli yapan ve yaygınlaşmasını çok hızlı artırıp mensuplarını zengin eden böyle bir kurumu elbette sizin gözünüzde değersizleştirme gayretinde olacaklar. İşte sizler bu gibi nedenlerle gereksiz yere İslamafobik yapıdasınız. Bir ateist olarak aynı nefreti Hıristiyanlık, Musevilik ve Budizm için de gösteremediğiniz sürece benim gibi mertliği en önemli değer olarak gören insanların gözünde bitin yavşağı kadar değer taşımadığınızı bilmenizi istiyorum. Siz kötüsünüz! Birinin size bunu söylemesi gerekiyor.
  5. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Şu yukarıdaki sorunu cevaplamak adına kendi düşüncemi yazdım. Kendi anlayışında gözümüze batan en aşırı eylemleri namaz kılmak, zekat vermek ve yardımlaşma kültürünü yaymak amacıyla kendince fakir olanlara yardım edip, senede bir ay boyunca oruç tutup bu çıplaklık hissiyatını gidermek için görece diğerlerine göre daha kapalı giyinen insanların dışındaki görece bu insanlara nazaran dine daha uzak olan ve islam diniyle bağdaşmayan eylemlerini referans gösterip bu dini ve bu kültürü kötüleme ve aşağılama çabanızı kınıyorum. Eğer islam dinini tamamen yok etmek istiyorsanız tarif edilen müslümandan çok daha iyi bireyler olup, daha şefkatli daha üretken ve daha yardım sever ve paylaşımcı olamadığınız müddetçe islam her yerde kendini yoğun şekilde hissettirecektir. Çünkü islam kendinden önceki din ve kültürleri bu anlayışla yok etmiştir.
  6. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    İyi bir vicadana muhtaç, savunmasız, görece daha iyi bir toplum için faydalı olunmaya dönük genetik bir yapıyla dünyaya gelen masum bireylerin bu din olmadan çıplak gibi hissetmesi ve bunun yerini alacak şefkatli ve daha yapıcı bireylerin çoğalmasıdır.
  7. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    @kavak @teflon @322 @Buzul @sağduyu Arkadaşlar şunu bilin ki kötülük hiç bir zaman kitaplaştıralamadı. Şunu düşünüyor olabilirsiniz; "Canlılık ve canlı olarak kalabilmek beraberinde bir vahşetle boğuşmanızı gerektiriyor" gibi daha rasyonel bir bakışınız olabilir hatta diyebilirsiniz ki "bakın kurban bayramı içerisindeyiz ve milyonlarca hayvan 1 gün içerisinde kurban edildi". Bu konuda haklı olabilirsiniz ancak insan kurbanın etmenin yerine o gün en doğru yaklaşım hayvan kurban etmekti. Bunu yeteri kadar düşündüğünüzde kavrayabiliyorsunuz. Yine pek çok hukuk ve adalet konusunda yapılan yanlışlar vardı ve tüm bunlarla etkili şekilde baş edecek etkili sistemlere ihtiyaç duyuluyordu. Bugünün soyal devlet, hukuk devleti anlayışı bu ihtiyacı karşıladığı için dini saf dışı bıraktı diyebilirsiniz fakat ben aksini düşünüyorum çünkü vicdan gibi daha hassas ve kurallara dökülmek için çok karmaşık olan değerlerimiz için hala bir sisteme ihtiyaç duyuyoruz. Siz kitaplar ve kitap okumak deyince ne hissediyorsunuz? Çoğunuzun kabul edebileceği gibi kitaplar en iyi dostumuzdur ve geçmiş ve geleceği en iyi şekilde bu araçlarla aydınlatabiliyoruz. Sizin bir kitaba karşı duyduğunuz bu aşırı öfkeyi ve sürekli hakkında konuşma ve yazma ihtiyacı hissetmenizi anlıyorum ancak bu konuda yanlış şekilde sürekli negatif düşünmenizi anlamıyorum. Merak etmeyin kötülük, hiç bir zaman bir doktirine dönüşüp kitaplaşamadı bu konudan emin olabilirsiniz.
  8. John_Ahmet

    Tevbe Suresi 5.ayet

    Kur'an da geçen hikayekerdeki halklar tam anlamı ile kötüyü oynayan iyiler konumundadır ve şöyle düşünürler "illa ki birileri kötü olacaksa onlar biz olalım ki gerçek kötülere fırsat vermeyelim" derler ve bunu hakkıyla belirli bir yere kadar başarmışlardır. Kendilerini gerçekten kötü sananlara da bıyıklarının altından gülüp o dönemin diyalektiği ile bunu yeteri kadar ifade etmiş olmalılar ancak yine bunu doğru anlamayıp saldırgan ve gaspçı kültür bu dinin tam kendileri için olduğunu düşünüp haddini aştığı durumlar da yaşanmıştır. Sonuç olarak islam dinine gerçekte iyi bir amaç için bizi yaratan her kimse o dönemin tanrı inançlarını etkileyerek bu dinden daha kötü gelenekleri olan halkların insan kurban ettiği, kız çocuklarını öldürdüğü ve masum muhtaç insanları ezdiği düşünülürse islam o dönemlerde ışık saçıyordu. Bu durumda ayetleri okurken değer yargılarını kendi atmosferin gibi konforlu odanda sıcacık kahveni yudumladığın o huzur dolu bir ambiansta değil bilakis çok yoğun ve şiddet dolu kin duygularının ve katliamların ortasında kendini hayal edip anlamlarını böyle yorumlarsan daha doğru sonuçlara ulaşabilirsiniz. Sayın @sağduyu ve @teflon bu konuda daha dikkkatli olun. Gerçekte bir tanrı olduğuna inanmasam da geçmişte buna fazlası ile inandığı halde uygun olmayan barış dışı yada öfke ve kin dolu eylemleri dizginlemek için onların tanrı inanışlarını etkilemek ve yönlendirmenin o kadar da yanlış bir davranış olduğunu düşünmüyorum. Sizlerde de böyle hassasiyetler bulunmasını istiyorum ve değerlendirmelerinizi size çağ dışı gelen ayetleri o ayetleri yazanlardan binlerce kez daha vahşi insanları düşünüp biraz daha anlayış göstermenizi talep ediyorum.
  9. John_Ahmet

    Sizce bu ilişki yürür mü?

    Mesela şöyle yazabilirsin. Sana diyeceği tek kelime "ibne" olacaktır. Sonra şöyle devam et. Sana hemen "hadi oradan pezevenk" diyecektir. Kadınlar erkeklerin kendilerini onure etmesinden hoşlanmazlar. Daima onlara kendi değerininizin yüksekliğini hissettiren bir diyalektikle onlara her fırsatta gücünü çirkinliğinizden alan bir motivasyonla uygulayıp, kendisinden hemen vazgeçebileceğiniz sıradan bir kız olduğunu hissettirebilirseniz. Sizi ele avuca gelmez bir tip olarak değerlendirecek ve sizi değerli hissedecektir. İşte kadınların bir çoğunda zeka bu seviyededir. Sıradan, çirkin ve iğrenç şekilde şımarık olduğunuz sürece onun prensi olmaya adaysınız demektir. se se Gözlerimden bir kaç damla yaşş... Yok yok bunu kanıksamış en ketum halimle interneti kullanmaya devam ediyorum. Duygularımı yok ettiniz lan!
  10. John_Ahmet

    Hem Ateistlere Hem Dincilere Sorum Var

    Lütfetmişsin. Bu osuruklarınıza ve oksimoron açıklamalarınıza cevap verme motivasyonum yok fakat yine de kendimi biraz zorlayayım. Ne de olsa bilim gönüllüsü bir birey olarak tutarsız ve mantık dışı yorumlarınıza cevap vermeyi görev biliyorum. Böyle açıklamalar yapmadan önce yeteri kadar düşünüyor musunuz? Evrim dediğimiz bu devasa dönüşüm adaptasyon amaçlı metaforfik süreçlerin toplamıdır. Bu süreçlere ve nedenlerine birazdan değinirim fakat ondan önce "Adaptasyon amaçlı değişim diye bir şey yoktur." gibi bir cümle kurduktan sonra "yarayan", "yaramayan", "gelişmiş", "ihtiyaç" gibi tamamiyle bir amaca içkin kelimeler kullanmak senin gibi bir özürlüye mahsus olmalı. Konuya tamamen semantik yaklaşmıyorum birazdan açıklarım. Evrim adaptasyon amaçlı metamorfik süreçlerin toplamıdır demiştim. Tüm canlılar besin ve su bulmak, üremek ve tümüyle adaptif şekilde hayatta kalmak azminde olup ancak bunu başarabilenler genlerini gelecek nesillerine aktarabilirler. Bunu hepiniz biliyorsunuz ancak şöyle bir detay daha var. Bir canlı çeşitli sebeplerle yerinden yurdundan edildiğinde yeni yerine adapte olmak için değişim ve dönüşüm geçirir. Örneğin kutup ayıları beyazdır. Bu bir avcı olarak kendisini daha görünmez yapar yine sadece kendi değil kutup tilkisi gibi diğer rakipleri de yine beyazdır. Ormanda yaşayan bir çok hayvanın derileri ve çıkan tüylerinin renkleri onları adeta bulmacanın görünmez bir parçası yapacak şekilde olur ve bu bizde ilk öğrendiğimizde hayranlık uyandırır. Bir kurbağayı düşündüğünüzde canlılığın sudan karaya geçişini simgeleyen özelliktedir. Kurbağanın yavruları ilk doğduğunda tıpkı bir balık gibidir ve tüm organları yavruyken tıpkı bir balığınki gibiyken büyüdükçe karada daha fazla dolaşmasına imkan verecek şekilde dönüşüme uğrar sonrasında ayakları oluşur solunum sistemi değişir vs. Yine konu maymunlara gelişmişken daha bol ağaç bulunan ortamda ayakları elleri gibi olan ve ağaçtan ağaca zıplarken dengelerini korumasına yardımcı olan bir kuyruğa sahip olan maymun atalarımız bir şekilde ağacın pek olmadığı sahanaya düştüğünde tehlikeleri önceden görebilmek adına uzun otların engellediği görüş açısını genişletmek için ayağa kalkmak zorunda kalmıştır. Yine kendilerine bir yük olan kuyrukları nesilden nesile zamanla kısalıp yok olurken ayakları da düzleşmiş ve parmakları kısalmıştır. Bir de pangedan itibaren yer kabuğu sürekli hareket halinde olduğundan kıtaları değişen hayvanlar vardır ve diğer kıtadaki akrabalarından giderek farklılaşarak onlara daha az benzerler. Demek ki yerinden yurdundan olunca her canlı bireyin hayatta kalma istenci (amacı) tüm bu metamorfik süreçlerin nedenidir ve dolayısıyla bu doğrudan amacı ifade eder. Bir bakıma evrim dediğimiz mevhum tüm canlı bireylerin ayrı ayrı besin zincirindeki konumlarının elzem olduğu birbirleriyle entegre şekilde hayatta kalma azimlerinin sonucundaki dönüşümüdür diyebiliriz. Kendi türünden olanlarla ve çevreyle olan etkileşimi onu zorunlu olarak adaptosyana zorlar. Siz hiç mi duymadınız Türkiye'de pek kullanmazlar "Adaptif Evrim" yada "evrimin adaptif özelliği". Bu anahtar kelimeleri biraz daha iyi araştırın. "gebeş", "alık" gibi ifadeler kullanmışsınız. Evet forumu ilk keşfettiğimde aman ne güzel farklı bilgi örüntülerine sahip, farklı jargon kullanan pek çok insanın farklı görüşlerini paylaştığı böyle bir ortamı bir zenginlik olarak düşündüm ve ilk duyduğunuzda size çok aykırı gelecek sınır bilim araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri paylaştığımda insanlardan haddini aşan küfürler içeren cevaplar yazıldı ve bunları ilk duyduğumda biraz afalladım ve gerçekten alık bir ifadeye bürünmüş olabilirim. Yine paylaşımlarımı çok sivri zeka gerektiren sınır bilim çalışmalarından seçtiğimden konudaki %99.9 'unuzun tamamiyle popülist bilgilerle dolu zihinleriniz konuyu yanlış anlamanıza sebep oluyor ve agresyonunuzu artırıyor. Ayrıca sizin sahip olduğunuz diyalektikte göze batan marjinal biri gibi gözükmek için ekstra bir çaba harcamadığımdan ve kullandığım dilde daha kolay anlaşılmak için özellikle yalın ifadeler kullandığımdan yine böyle algılamış olabilirsiniz. Bu yalınlık çok zeki insanların kalitelerini yansıtan en önemli ve çarpıcı özellikleridir. Taktir edersiniz ki böylesine sükunetli ve keyifli olunması gereken bir ortamdaki gereksiz agresyonlarınız zeka düşüklüğünüzü ve hödüklüğünüzü en çıplak haliyle bana gösterir. Bir konuyu derinlimesine öğrenip bilgi netwokündeki diğer konularla sentezleyerek özümsemek sizin sahip olduğunuz zekanızı fazlasıyla aştığından her konunun 3-5 satırlık 'description' larını ezberleyip kendinizi daha zeki göstermek adına gelip burada yalan yanlış horozlanmanıza sebep oluyor. Bilimin de markalaştığı ve bilginin de pazarlandığı çağımızda yapılan bilimsel araştırmalar için hazırlanan haberlerin biraz abartılmış ve ilgi uyandıran başlıklar haline getirilme çabasından kaynaklı bir bilgi defarmosyonu doğurmakta ve bu durum görünen o ki sizin gibi embesilleri fazlasıyla etkiliyor. Daha önce evrimdeki ilerlemeyi tanımlamak ve örnekler göstermek adına yaptığım paylaşımın içerisine harmanlanmış Neanderthal konusu da yeniden ister istemez gündeme geldi. Madem konu yine açıldı burada yine sana çok çarpıcı bazı bilgiler daha vereyim. "Homo sapiens sapiens" gibi tekrar eden iki sapiens ifadesini neden kullanmak istemişler. Bunu düşünmüş müydün? Burada "Homo" cinsi, "sapiens" türü, ikinci sapiens ise alt türü ifade eder. Bulunan kemiklerinden sonra Neanterthal türü ilk konu edildiğinde bu kemiklerin yine insan türü olduğu düşünülüp adına "Homo sapiens neanderthal" denilmişti fakat sonradan yapılan çalışmalardan sonra bu kemiklerin daha farklı bir tür olduğuna yönelik bilgiler ağır gelince bu senin ırkına münasip bazı bilim adamlarını korkuttu ve başındaki Homo ifadesi de biz insansak bunlar melek olmalı düşüncesiyle kaldırılıldı. Daha ilkel oldukları yönünde yanıltıcı bilgileri basına vererek bu bilgiler manupüle edildi. Hatta sonra sapiens ifadedi de kladırılarak yalnızca Neanderthal denilmeye başlandı. Bu yaptıkları yanıltmaya kılıf olarakta insanlar birbirlerinin (Çinli, Afrikalı, Kuzey Avrupalı) farklı türde insanların melezi olduklarını öğrenirlerse bu ırkçılığı artırır gerekçesiyle anlamlı bir kılıf da buldular. Belki bir çoğunuz Neanderthallerin insandan daha ilkel bir tür olduğunu düşünüyorsunuz ancak onlar çok çok çok daha fazla zekiydiler ve insan alt türleri arasında hiç sarışın birey olmamasına rağmen sarışın bireyler yalnızca bu türde gözleniyordu. Doğal olarak sarışın birini gördüğünüzde onun daha fazla neanderthal genine sahip olduğunu düşünebilirsiniz. Çeşitli sebeplerle (kıtalarının batması vs.) %96'sı yok olan bu türün bireyleri bugün çok ciddi şekilde asimile edilmeye çalışılıyor ve eğer bu %96 yok olmasaydı. Kumral yada sarışın, çok fazla kıllı ve sizden çok daha yakışıklı olan bireylerini gördükten sonra eve gidince sıçamazdınız. Ben bol kıllı bir sarışınım dolayısıyla gördüğünüz diğer sarışın bireylerden daha neanderthal olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca hem daha önce bahsettiğim konunun bir uzantısı olarak ve yine zekam konusundaki enformatik bilgiyi de size sunmak açısından şöyle bir paylaşım daha yapayım. Tamam evrimin geçmişine baktığımızda nasıl bir tablo önümüzde duruyor az çok bilgiye sahibiz. Peki gelecekte nasıl olabilir gibi bir soruyla karşılaştığınızda neler söyleyebilirsiniz. Örneğin milyonlarca hatta milyarlarca yıl sonra neler olabilir. Benim github.com üzerinde Türkiye'de pek eşine benzerine rastlayamayacağınız bir projem var ve projenin daha önceki bir versiyonunu şu linkte "apiogenesis" ismiyle paylaştım. Özellikle bu ismi verdim birazdan nedenlerini anlatırım. https://github.com/ayhanarican/apiogenesis Apiogenesis, benim dynamic consept dediğim design paternde oluşturulmuş ihtiyaç duyduğunuz "API" (Application Process Interface) yada diğer değişle "Web Service"'ini ihtiyaç duyduğunuz özelliklerde kodlarda değişikliğe gerek kalmadan hem sıfırdan oluşturabiliyor hem sonradan tümüyle dynamic olarak kodunda değişikliğe ihtiyaç duymadan güncelleyebiliyorsunuz. Bu sistemin aynı zamanda tüm arayüzleri de dynamic şekilde oluşturabilen "dynamic- genesis" isimli ikinci bir projesi daha var ve onu henüz paylaşmadım yalnızca bilgisayarımda duruyor. Şimdi ben burda ne söylemek istiyorum. Bu sistemin çok daha gelişmiş olanlarını hayal edin. Konuyu biraz mekanik anlamda da somutlaştırırsam yapay zeka çalışmaları için elzem olan sistemin tümünün kodda değişikliğe gerek kalmadan kendini yeni görevler için güncelleyebilmesi ve çok köklü değişiklikler yapabilmesi olarak biraz hayal güzünüzü zorlayarak düşünmenizi isteyeceğim. Hani şu küpler var var ya onları düşünün farklı şekilde bir araya gelerek lego parçaları gibi farklı nesneler oluşturabiliyor. İşte onların çok daha küçük komponenetlerder oluştuğunu düşünün benim projem sistemin yazılımıyla daha çok ilgiliyken sistemin mekanik kısmının daha ileri bir versiyonu hani şu terminator filmindeki T-1000 modeli gibi ihtiyaç duyduğunda hemen her şeye dönüşebilen sistem olarak ele alabilirsiniz. Ben insanın sahip olduğu teknolojinin de evrimin bir parçası olarak yorumlanmasından yanayım. Netice de insanlar olarak evrimden koparılmış değiliz ve gelişmeye devam ediyoruz. Diğer canlılardan farklı olarak adaptif evrimin dışına çıkarken çevreye uyum sağlamak yerine çevreyi değiştiren farklı bir dalda bence zeka olarak evrimimiz ilerleyişini sürdürecek. İşte milyonlarca hatta milyarlarca yıl sonra öyle bir hale geleceğiz ki ihtiyaç duyduğumuzda pek çok şey olabilen varlıklar haline dönüşeceğiz. İnsanlar olarak belki bunu teknolojimizin yardımıyla hızlandıracağız ve pek çok özelliğini de yalnızca teknoloji kullanarak elde edeceğiz ancak bu yarışta yalnızca insanlar olmayacak ve diğer canlılar da evrimlerine devam ederken benim kritik eşik dediğim ve adaptasyonel bir değişimden ziyade çevresel koşullarını değiştirebilen bir seviyeye ulaştıktan sonra bizim rakibimiz olmaya başlayacaklar ve bu eşiği geçtikten sonra onlardan gerçekten korkmamız gerektiğini anlamamız gerekir. Neticede ihtiyaç duyduğunda pek çok şey olabilen ütopik varlıklara dönüşeceğiz. Ben böyle öngörüyorum. Yaptığım çalışma da bu prensipleri ve ihtiyaçları öngörerek hazılanmış bir projedir ve ismini de "abiogenesis" kelimesinden esinlenerek verdim.
  11. John_Ahmet

    Devridaim ve termodinamik hakkında ne biliyorsunuz?

    Oradaki sert tavrım senin için değildi üzerine bu kadar alınmana gerek yok. Ben atarsız herhangi bir paylaşım yaptığımda forumdaki bir kaç kendini bilmez hemen dahil olup olmadık laflar ediyorlar bu nedenle biraz çemkirerek anlatmak hem bu tarz insanların ön yargılarını aşıp düşünmelerine sebep oluyor hem de beni biraz küfürlerden koruyor. Konuya ilgili ve seviyeli paylaşım yapan arkadaşlar bu tarz egosantrik kısımları pek ciddiye almazlarsa sevinirim. Eğer konu hakkında yeteri kadar düşünmeden ve hesap yapmadan tamamıyle 20. yüzyıl bilim çevrelerine güvenip bunları yazdıysan üzülerek söyleyeyim ki bu konuda mitomanisi olan sizlersiniz ve çalışmayacağını söylemekte pasif mitomani sayılabilir. Buradaki konunun girift kısımlarını çalışacağı yönündeki kesin fiziksel gerçeği açıklayanlar yalnızca ben değilim. Bunu bilmiyor olmanıza üzülüp konu hakkında benden daha fazla bilgi almak isteyeceğinizi umuyorum ve size konunun tümünü okumayı öneriyorum. Yine konu hakkında bir çok başlıkta başka paylaşımlarım da var. Bunların tümünü profil sayfamdan Etkinliğim bölümünden ulaşarak hepsini okuyabilirsiniz. Zira bu enerji konusu gerçekten önemli bir konudur ve paylaşımların hepsi sadece döner bir fırıldakla ilgili değil, günlük hayatınızda kullabileceğiniz ve yanınızda taşıyabileceğiniz güç kaynağı olarak satılan ürünler de bulunmaktadır.
  12. John_Ahmet

    Devridaim ve termodinamik hakkında ne biliyorsunuz?

    Sen bunu buradaki hesabın doğrusunu yapmaya üşenecek kişilere söyle de inansınlar. Ben de buna inanmalarını isterim. Burada yaptığım bu paylaşım kolaylıkla anlaşılmasın ki bir yüzyıl sonra okunduğunda bu sistemlerin çalışmayacağı söylemine karşılık matematik ve fizik bilgileri içeren karşı görüşlerin olduğunu anlasınlar. Şimdi anlaşılmak gibi bir beklentim yok. O zaman geldiğinde bu durum biraz ruhumu okşasın yeterli benim için. Hali hazırda bunu söyleyenler eline kağıt kalem alıp hesap yapmaktan imtinayla kaçınan ve bilimin tükürdüğü her teraneyi önümüze element diye koyan, bir konuyu derinlemesine öğrenme azminden yoksun bu günümüz bilim yalakalarına açıklanamayacak kadar karmaşık bir konu olmamasına rağmen konunun özünü bir kaç kelime ile anlatan özlü yazılarıma da kayıtsız ve duyarsız kalmalarını anlayabiliyorum. Çünkü üzerine düşünmeden her zaman yaptıkları gibi bir konudaki 3-5 satırlık 'description'ları ezberleyip içlerindeki yanlış bilgiler içeren popülist söylemleri kendi bilgi dağarcıklarına ekleyerek ilerledikleri için onlardan bu konuyu gerektiği gibi anlamalarını bekleyemem. Yapmaları gereken şey oldukça basittir. Yukarıdaki düzenekte birbirlerine zıt yönlü olan kuvvetleri tespit edip hesaplasınlar. Burada ağırlıkları hesaba katmak çok gereksizdir çünkü zaten dengededir. Bu konunun anlaşılması suyun kuvvetle karşılık verdiği hacimleri dikkate alarak yapacağınız bir hesaba bağlıdır. Bana bu hesabı Vsol.g, VSağ.g arasında bir bağıntı kurarak yaparsanız daha önce yaptığınız hesapların ne kadar anlamsız ve yanıltıcı olduğunu anlarsınız. Bunu üzerine fazla düşünmeden ve dikkatli şekilde incelemeden yorumlamışsın. Zaten dikkatli şekilde inceleyip gerekli tüm kuvvetleri hesaplasan neden çalışabileceğini anlarsın. Sanırım sen karşı görüşteyken böyle düşünmek senin düşüncelerini tamamladığından ön yargılı düşüncelerin sonucunda yaşadığın bir yanılgıydı. Şimdi sistemi daha dikkatli incelediğinde sistemin dönmesine etki eden kuvvetleri eş zamanlı olmayan bu ağırlık kuvvetleri olarak ele alırsan elbette hesaplamaların sonucunda bu kuvvetlerin bileşkesinin sıfır olacağını kaçınılmaz olarak hesaplayacaksın. Ancak düşen ağırlığın oluşturduğu momentum kuvvetlerini ve ağırlık düşerken oluşan merkezkaç kuvvetlerini de dahil ettiğinde böyle bir sistemin neden çalışacağı ile ilgili elinde somut fiziksel bilgiler olacak. Videoyu dikkatli izlersen bu her defasında terkarlanan kuvvetler azaldıkça sistem neredeyse durma noktasına geliyor ancak tamen yeniden oluşan bu kuvvetler sistemin bir daha durmayacak şekilde dönme hareketinin sürmesini sağlıyor. Bunu anlaman bu kadar zor olmamalı. Elbette sizler bu gibi sistemlerin hali hazırda çalıştığından haberiniz olmadığı için sizlerden bunların hangi sebeplerle çalıştığına açıklama getirmenizi bekleyemem. Bu bir maymundan en sevdiğiniz şarkıyı söylemesini istemek gibi bir şey olurdu. (Adminden rica etsem fonda çalabilir mi? Akdeniiiiz akşamlarıııı ıı ıı)
  13. John_Ahmet

    Hem Ateistlere Hem Dincilere Sorum Var

    Biliyorsun ki hayvanlar çevresel koşullar değiştiğinde sel, yangın, aşırı soğuklar, besin kıtlığı ve daha pek çok nedenden dolayı ölüyorlar. Tüm bu olumsuz durumlardan kendini korumak adına görece çevresel koşullara uyum sağlamak yerine değiştirebileceği çevresel koşulları değiştirebilen hayvanlar yoktur. Böylece adaptasyon amaçlı değişimler için binlerce hatta milyonlarca yıl süren ve çoğu gereksiz olan tüm bu hengameye gerek kalır mıydı? Bu anlamda insan, evimin ustalık eseri değil midir? Evrimi de bir canlı gibi düşündüğünde bu süreçlere daha kolay ve hızlı çözümler üretebilmek adına bir bakıma kendini kopyalamıştır diyebilir miyiz? Sen bu cümleyi kurmadan önce iyice düşündün mü? Yoksa bu konuda çok düşünmüş biri olarak böyle aksi söylemler üretip popülist olmaya mı çalışıyorsun? Yoksa hayvanlar hakkında daha farklı düşünceler içerisinde misin? İşte örneğin bir sivri sinek yada bir uğur böceği bizden aslında çok çok daha zeki olup çevresel koşulları değiştirmek adına çok gizli deneyler yapıp bunları uygularken aman ha bunu insanlar fark edip komplekse girmesinler diye kendilerini olabildiği kadar doğal gösterip ve zekalarını mümkün mertebe gizlediklerini mi söylemeye çalışıyorsun? Daha önce seninle yaptığımız farklı bir tartışmada yine aynını söylediğinde sana cevabını en etkili şekilde verdim. Görülen o ki verdiğim o cevaba karşılık veremedin ve yine gözüne kestirdiklerine yine aynı yalanı söyleyip onların aklını karıştırmaya hiç utanmadan devam etmektesin. Bak sana o tartışmadaki cevabımın ilgili kısmını buraya ekleyeyim. Fakat daha önce okuduğun için yine okumayı ihmal etme ve yine yavaşça ve düşünerek okumanı tavsiye edeceğim. Bir daha böyle evrimi anlamaya çalışan kişilere böyle popülist yalanlar atan sözde bilimcilerin kitaplarını, özellikle ateizmi savunmak için eyip büktükleri bilgiler içerenleri referans olarak gösterme. Dolayısıyla zeka dediğimiz ve zamanla korelatif olarak artış gösteren bir mevhumun girift girdaplarında canlının hayatta kalma şansını artıracak kendi bünyesinde çevresel koşulları değiştirmeye kadar sirayet eden bir gelişim söz konusudur. Sonra karşıma çıkıp evrimin yönü ve amacı yok dersen yalan söyleyen bir ilkokul çocuğuna gösterdiğim tavrı gösterir parmağımı sallarım. Yada sen nasıl anlamak istersen (Jay Gould'un kitabı için)
  14. John_Ahmet

    Sizce bu ilişki yürür mü?

    Arkadaşlar elbette konu yalnızca seks değil kadınlar erkeğine olduğu kadar çevresine de çok odaklıdır. Çevresinde ne kadar sevildiği ve takdir gördüğü çok önemlidir. Kadınlar ona ne kadar değer verdiğiniz konusunda gerçekçi değerlendirmeler yapamaz ve kendisine ele avuca sığmaz yetenekli bol talipli biri gibi görünmeniz oldukça önemlidir. Bunların dışında şöyle çok önemli bir konu daha var ki çirkinliğinden yakınan bir arkadaşa cevap olarak yazmıştım;
  15. John_Ahmet

    Sizce bu ilişki yürür mü?

    ani anladığım kadarıyla bu arkadaş senin tanımladığın şekilde yaşamaya çok alıştırılmış bir Selin, bir Sibel bir Berna yada ağlak erkekleri fazla deneyimlemiş bakımlı bir anadolu kızı değil sanırım ki bu kafada olmayan birine ışık vermiş. Bu muhtemelen bildiğin firijit Kezban. Zaten Selin'in, Sibeli'in Berna'nın beklentileri o kadar yüksek ve o denli sıkıştırılmış bir hayat dersi almış ki öyle sağda solda boşta gezen bir tanesine denk gelmek o kadar kolay değildir.
×
×
  • Yeni Oluştur...